Satıcı Vitrindeki veya Stoktaki Ürünü Satmaktan Kaçınabilir mi? 6502 m.6 (2026)
Satıştan kaçınma yasağı, fizikî mağaza ve elektronik ortamda tüketicinin satış talebini korur.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Bir mağazada etiketi bulunan ürünü kasaya götürdüğünüzde “bunu satmıyoruz”, internet sitesinde stokta görünen ürünü almak istediğinizde “yalnız başka ürünle birlikte verebiliriz” veya bir hizmet sağlayıcıdan standart hizmeti talep ettiğinizde “sebep göstermeden hizmet vermiyoruz” denilmesi tüketici hukukunda doğrudan satıştan kaçınma meselesini doğurur. Bu konu yalnız ticari nezaket meselesi değildir. 6502 sayılı Kanun m.6, hangi durumda mal satışından veya hizmet sunumundan kaçınılamayacağını açık biçimde düzenler.
Bu rehber 11 Eylül 2026 tarihindeki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır. Amaç; “satıcı ürünü satmak zorunda mı?”, “stokta olan ürün verilmezse ne yapılır?”, “yalnız iki adet satıyoruz şartı geçerli mi?”, “başka ürün almadan bu ürün satılmıyor denebilir mi?” ve “hizmet vermeyi reddetmek yasal mı?” sorularına kanun maddesi üzerinden net cevap vermektir.
Kanuni Dayanak: 6502 Sayılı Kanun m.6
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi “Satıştan kaçınma” başlığını taşır. Maddenin ilk fıkrası teşhir edilen malları, ikinci fıkrası hizmet sunumunu, üçüncü fıkrası ise satışın miktar veya başka bir ürün satın alma şartına bağlanmasını düzenler. Dördüncü fıkra uygulama ve izleme görevini Ticaret Bakanlığı ile belediyelere verir.
Birinci fıkranın temel kuralı açıktır: Vitrinde, rafta, elektronik ortamda veya açıkça görülebilen herhangi bir yerde teşhir edilen bir mal, satılık olmadığı belirtilmedikçe satışa açıktır ve satıcı bu malı tüketiciye satmaktan kaçınamaz. Kanun yalnız fizikî vitrin ve rafı değil, elektronik ortamı da açıkça kapsam içine almıştır. Bu nedenle e-ticaret sitesinde satışa sunulan ürünler bakımından da m.6 önem taşır.
İkinci fıkra hizmetler yönünden ayrı bir yasak getirir. Hizmet sağlayıcı, haklı bir sebep bulunmadıkça hizmet vermekten kaçınamaz. Burada kanun “hiçbir durumda reddedilemez” dememiş, haklı sebep istisnasını açıkça korumuştur. Örneğin hizmetin teknik olarak verilememesi, yasal bir engelin bulunması veya hizmetin niteliği gereği objektif bir koşulun karşılanmaması ayrı değerlendirilir. Buna karşılık keyfî, tüketiciyi başka ürüne yönlendirmeyi amaçlayan veya görünür hiçbir objektif temeli bulunmayan ret, m.6 bakımından sorun yaratır.
Teşhir Edilen Malın Satışı Reddedilebilir mi?
Kural olarak hayır. Mal vitrinde, rafta, internet sitesinde veya satış amacıyla açıkça görünen bir alanda sergileniyorsa ve “satılık değildir” şeklinde açık bir ibare yoksa satıştan kaçınılamaz. Satıcının “bu teşhir ürünü”, “bunu satmak istemiyoruz”, “bunu ayırdık”, “fiyatı değişecek”, “yarın satacağız” gibi tek taraflı açıklamaları, kanundaki istisnaya dayanmadığı sürece satıştan kaçınmayı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Önemli nokta, tüketicinin yalnız ürünün fiziksel varlığını değil, satışa sunulmuş olduğunu da gösterebilmesidir. Mağaza rafındaki fiyat etiketi, ürünün barkodu, satış ekranındaki aktif “sepete ekle” butonu, stok bilgisi, kampanya afişi veya personelin ürünü satış ürünü olarak göstermesi bu değerlendirmede önem taşır.
Teşhir edilen mal üzerinde açık biçimde satılık olmadığı belirtilmişse m.6/1 bakımından satma zorunluluğu doğmaz. Örneğin yalnız dekorasyon amacıyla kullanılan, üzerinde açıkça “dekor ürünüdür, satılık değildir” yazan bir obje veya teknik tanıtım amacıyla kullanılan ve satışa ayrılmadığı açıkça belirtilen bir numune bu kapsamda değerlendirilir. Ancak satıcı, tüketici satın alma talebinde bulunduktan sonra sırf satıştan kaçınmak amacıyla geriye dönük şekilde “satılık değildi” savunması üretmemelidir; uyuşmazlıkta teşhir biçimi ve olay anındaki deliller dikkate alınır.
“Satılık Değildir” İbaresi Ne Anlama Gelir?
Kanun, teşhir edilen mal bakımından satıştan kaçınmanın temel istisnasını malın satılık olmadığının belirtilmesi olarak düzenler. Bu ibarenin işlevi, tüketicinin gördüğü ürünün satışa sunulduğu yönündeki doğal beklentisini ortadan kaldırmaktır. Bu nedenle açıklamanın tüketici satın alma iradesini açıklamadan önce ve anlaşılır biçimde mevcut olması gerekir.
Örneğin mağaza vitrinindeki manken üzerinde bulunan bir kıyafet normal satış stokunun parçasıysa, yalnız “vitrindeki ürünü vermiyoruz” denilmesi m.6’daki kuralı ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde tek kalan teşhir ürünü satılık olduğuna ilişkin görünüm veriyorsa, ürünün son adet olması tek başına satıştan kaçınma gerekçesi değildir. Buna karşılık ürün gerçekten mağazanın demirbaşına ait bir tanıtım numunesiyse ve bunun satılık olmadığı açıkça belirtilmişse tüketici o tek nesnenin kendisine satılmasını m.6/1’e dayanarak isteyemez.
“Satılık değildir” ibaresi, satıcının piyasada mevcut tüm aynı tür ürünleri satmaktan kaçınabileceği anlamına da gelmez. İbare yalnız teşhir edilen belirli malın satış statüsüyle ilgilidir. Satışa sunulan diğer stoklar yönünden kanunun genel kuralları devam eder.
“Stokta Yok” ile Satıştan Kaçınma Aynı Şey Değildir
Gerçekte mevcut olmayan bir malın teslim edilmesi fiilen mümkün değildir. Bu nedenle gerçek stok yokluğu ile mevcut ürünü satmama iradesi birbirinden ayrılmalıdır. Fizikî mağazada ürün rafta bulunmasına rağmen personelin ürünü kasadan geçirmeyi reddetmesi, stok yokluğundan farklıdır. E-ticarette ise sistemde stokta görünen ürünün siparişten sonra gerçek bir stok hatası nedeniyle bulunamadığı iddiası, siparişin kurulma şekli, ön bilgilendirme, bedelin tahsil edilip edilmediği ve mesafeli sözleşme hükümleriyle birlikte incelenir.
Satıcı sırf fiyat arttığı için mevcut ürünü satıştan çekemez ve daha yüksek fiyatla yeniden satma amacıyla tüketicinin satın alma talebini keyfî biçimde reddedemez. Etiket fiyatı ile kasa fiyatı uyuşmuyorsa ayrıca 6502 m.54 kapsamındaki tüketici lehine fiyat kuralı gündeme gelir. Bu konu sitedeki etiket fiyatı ile kasa fiyatı farklıysa hangi fiyatın uygulanacağı rehberinde ayrıca açıklanmıştır.
Stok bilgisinin gerçeğe aykırı gösterilmesi, reklam ve haksız ticari uygulama hükümlerini de gündeme getirebilir. Bu nedenle “stok yok” açıklaması otomatik olarak m.6 ihlali olmadığı anlamına gelmez; gerçek stok durumu, ürünün tüketiciye nasıl sunulduğu ve satıcının aynı ürünü başkalarına satmaya devam edip etmediği somut delillerle değerlendirilir.
İnternet Sitesinde Görünen Ürün Satılmak Zorunda mı?
6502 m.6, “elektronik ortamda” teşhir edilen malı açıkça sayar. Dolayısıyla e-ticaret sitesindeki bir ürün sayfası bu hükmün kapsamı dışına çıkarılamaz. Ürün aktif biçimde satışa sunulmuş, fiyatı gösterilmiş ve siparişe açık tutulmuşsa satıcı satıştan kaçınma yasağını gözetmek zorundadır.
Bununla birlikte internet alışverişinde ayrıca Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği uygulanır. Siparişin hangi aşamada bağlayıcı hâle geldiği, stok hatası, ödeme, teslim süresi, satıcının iptal gerekçesi ve tüketiciye yapılan bildirimler ayrı ayrı önemlidir. Satıcının tüketicinin siparişini yalnız daha yüksek fiyattan yeni satış yapabilmek için iptal etmesi ile gerçek teknik veya stok imkânsızlığı aynı hukuki durumda değildir.
Tüketici ispat için ürün sayfasının tarih ve saat görünen ekran görüntüsünü, stok bilgisini, sepete ekleme ekranını, sipariş numarasını, ödeme kaydını, satıcıyla yazışmaları ve iptal gerekçesini saklamalıdır. Özellikle “ürün yok” denildikten kısa süre sonra aynı ürün yeniden daha yüksek fiyatla satışa açılmışsa bu kayıtlar uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önemlidir.
Satıcı “Bu Ürünü Almak İçin Başka Ürün de Almalısınız” Diyebilir mi?
6502 m.6/3, kural olarak bir mal veya hizmetin satışının başka bir mal veya hizmetin satın alınması şartına bağlanmasını yasaklar. Satıcı “bu telefonu yalnız şu aksesuar paketini de alırsanız satarız”, “tek başına bu hizmeti vermiyoruz, ayrıca başka paket almak zorundasınız” veya “bu ürünü alabilmek için üyelik satın almalısınız” dediğinde, ticari teamül, ticari örf ve adet veya haklı sebep yoksa bağlı satış yasağı gündeme gelir.
Her birlikte satış otomatik olarak hukuka aykırı değildir. Kanun üçüncü fıkrada açık istisnalar bırakmıştır: Aksine teamül, ticari örf veya adet ya da haklı sebep bulunabilir. Örneğin ürünün niteliği gereği ayrılmaz bir bütün olarak paketlenmiş tek bir malın parçalarının tek tek satılmaması ile tüketiciyi ilgisiz bir ek ürün almaya zorlamak aynı değildir. Değerlendirmede ürünün veya hizmetin objektif niteliği esas alınır.
Satıcı kampanya yapabilir ve paket ürünü ayrıca avantajlı fiyatla sunabilir. Yasak olan, kanundaki istisnalar yokken asıl ürünün bağımsız satışını reddederek tüketiciyi istemediği başka mal veya hizmeti de satın almaya zorlamaktır.
Asgari Miktar, Adet veya Ebat Şartı Konulabilir mi?
6502 m.6/3 yalnız bağlı satışı değil, satışın satıcı tarafından belirlenen miktar, sayı veya ebat gibi koşullara bağlanmasını da düzenler. Kural, tüketicinin almak istediği mal veya hizmetin satışının keyfî miktar şartlarıyla engellenmemesidir.
“En az üç adet almak zorundasınız”, “tek parça satmıyoruz” veya “yalnız şu büyüklükte paket alırsanız hizmet veririz” şeklindeki koşullar, ticari teamül, ticari örf ve adet veya haklı sebep yoksa m.6/3 ile çatışır. Buna karşılık niteliği gereği tek satış birimi oluşturan kapalı ambalajlı ürünün içindeki parçaların tek tek satılması zorunluluğu doğmaz. Kanun, malın piyasaya sunuluş biçimini ortadan kaldırıp satıcıya yeni bir ürün oluşturma yükümlülüğü getirmez.
Bu ayrım özellikle toptan satış ile perakende satışın karıştırıldığı olaylarda önemlidir. Tüketici işlemi niteliği, satıcının ticari faaliyeti, ürünün normal satış birimi ve ilgili sektördeki teamül birlikte değerlendirilir.
Hizmet Vermeyi Reddetmek Ne Zaman Hukuka Aykırıdır?
6502 m.6/2’ye göre hizmet sağlamaktan haklı bir sebep olmaksızın kaçınılamaz. Bu hüküm, hizmet verenin her koşulda ve sınırsız biçimde sözleşme yapmak zorunda olduğu anlamına gelmez. Ancak hizmetin normal şartları karşılandığı hâlde hiçbir objektif gerekçe olmadan tüketicinin talebini reddetmek kanundaki yasağa aykırılık oluşturur.
Haklı sebep; hizmetin hukuken yasak olması, teknik kapasitenin fiilen bulunmaması, güvenlik bakımından somut engel bulunması veya hizmetin objektif ön şartlarının karşılanmaması gibi durumlarda gündeme gelir. “Sizi istemiyoruz”, “yalnız başka hizmeti de alırsanız bunu yaparız” veya “fiyatı yükselttiğimiz için eski ilan üzerinden hizmet vermiyoruz” gibi açıklamalar ise somut olayın şartlarına göre m.6 kapsamında incelenir.
Ayrıca ayrımcılık yasağı, meslek mevzuatı, sektörel düzenlemeler ve özel hizmet kuralları da olayın niteliğine göre uygulanabilir. Satıştan kaçınma incelemesi bu diğer hukuki yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Satıştan Kaçınma Nasıl İspatlanır?
Tüketici uyuşmazlığında en önemli adım, ret anını ve ürünün satışa sunulmuş olduğunu belgelemektir. Fizikî mağazada ürünün raftaki görüntüsü, fiyat etiketi, barkod, kampanya afişi, kasadaki ret kaydı, varsa yazılı mağaza açıklaması ve tanık bilgileri önem taşır. E-ticarette ise ekran görüntüsü, URL, tarih-saat, stok göstergesi, fiyat, sepet ekranı, sipariş formu, ödeme kaydı, e-posta ve mesajlar saklanmalıdır.
Tüketici mümkünse satıcıdan ret gerekçesini yazılı olarak istemelidir. “Ürün stokta fakat bu fiyattan satmıyoruz”, “yalnız iki adet alırsanız satıyoruz” veya “başka ürünü de almalısınız” şeklindeki yazılı açıklamalar uyuşmazlığın esasını doğrudan ortaya koyabilir. Telefon görüşmesi yerine e-posta, destek kaydı veya platform içi mesajlaşma gibi sonradan doğrulanabilir kanallar tercih edilmelidir.
Delil toplarken hukuka aykırı yöntem kullanılmamalıdır. Başkasının özel alanına müdahale eden, kişisel verileri gereksiz yere yayımlayan veya ceza hukuku bakımından sorun doğurabilecek kayıt yöntemlerinden kaçınılmalıdır. Amaç, tüketicinin kendi işlemine ilişkin satış teklifi ve ret gerekçesini belgelemektir.
Satıcı Satıştan Kaçınırsa Tüketici Ne Yapabilir?
Uyuşmazlığın niteliğine ve parasal değerine göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yolu gündeme gelir. İdari denetim bakımından Ticaret Bakanlığı ve belediyelerin m.6’nın uygulanması ve izlenmesine ilişkin görevleri vardır. Tüketici, elindeki delillerle ilgili idari birime şikâyette bulunabilir.
Tüketicinin talebinin ne olacağı somut işleme göre belirlenir. Bedel tahsil edilmişse para iadesi, sözleşmenin ifası veya diğer tüketici hakları gündeme gelebilir. Mesafeli satışlarda ayrıca mesafeli sözleşme hükümleri; ayıplı mal veya hizmet varsa 6502 m.8-16; fiyat uyuşmazlığı varsa m.54 uygulanır. Satıştan kaçınma, başka tüketici ihlalleriyle aynı olayda birlikte bulunabilir.
Başvuru yapılmadan önce satıcıya yazılı talep iletmek, uyuşmazlığın konusunu ve talebi açıklaştırır. Başvuruda ürünün adı, fiyatı, satışa sunulduğu tarih, ret tarihi, ret gerekçesi, ödeme durumu ve istenen çözüm açıkça yazılmalıdır.
2026 Yılında Satıştan Kaçınmanın İdari Para Cezası
Ticaret Bakanlığının 2026 yılı için yayımladığı güncel açıklamaya göre, teşhir edilen bir mal veya hizmetin haklı bir sebep olmaksızın satışından kaçınılması hâlinde aykırılığı tespit edilen her bir işlem veya sözleşme için 3.973 TL’den az olmamak üzere satışından kaçınılan mal veya hizmetin tüm vergiler dâhil toplam satış fiyatının yüzde 10’u tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.
Bu ceza tüketiciye ödenecek tazminat değildir; idari yaptırımdır. Tüketicinin sözleşmeden doğan talebi, para iadesi, ifa veya diğer özel hukuk hakları ayrıca değerlendirilir. İdari yaptırım uygulanması tüketicinin bireysel talebini kendiliğinden karşılamaz; tüketici kendi uyuşmazlığı için uygun başvuru yolunu kullanır.
2026 ceza tutarı yıllık yeniden değerleme nedeniyle sonraki yıllarda değişeceğinden, işlem tarihi 2026 dışındaysa ilgili yılın yürürlükteki tutarı esas alınmalıdır.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
6502 sayılı Kanun Türkiye genelinde uygulanır. Satıştan kaçınma yasağı yalnız Mersin’e veya belirli bir sektöre özgü değildir. Mersin’de mağaza, alışveriş merkezi, perakende işletme, e-ticaret satıcısı veya hizmet sağlayıcıyla yaşanan uyuşmazlıkta da aynı m.6 hükümleri esas alınır.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu Mersin’deki fiziksel ofisinden tüketici uyuşmazlıklarında belge incelemesi, başvuru stratejisi ve dava takibi yapmaktadır. Türkiye’nin diğer illerindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları gözetilerek dijital belge incelemesi ve gerekli yerel koordinasyonla takip edilir.
Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar
- Ürünün yalnız vitrinde bulunmasının her durumda satış zorunluluğu doğurduğunu sanmak; “satılık değildir” ibaresi bulunan gerçek teşhir numuneleri ayrıdır.
- Gerçek stok yokluğunu otomatik olarak satıştan kaçınma saymak.
- Fiyat etiketi uyuşmazlığı ile satıştan kaçınma yasağını aynı madde sanmak; m.6 ve m.54 farklı hükümler içerir.
- Başka ürün satın alma şartının her durumda geçerli olduğunu kabul etmek.
- Satıcının sözlü ret gerekçesini belgelemeden mağazadan ayrılmak.
- E-ticaret sayfasının ekran görüntüsünü, sipariş numarasını ve iptal bildirimini saklamamak.
- İdari para cezasının tüketiciye ödenecek para olduğunu düşünmek.
- Uyuşmazlığın parasal değerine göre doğru tüketici başvuru yolunu seçmemek.
Sık Sorulan Sorular
Mağaza raftaki ürünü “satmıyorum” diyebilir mi?
Ürün rafta veya başka açık bir yerde satışa sunulmuşsa ve satılık olmadığı açıkça belirtilmemişse 6502 m.6/1 gereğince satıştan kaçınılamaz.
Vitrindeki son ürünü vermek zorunda mı?
Vitrindeki ürün satışa sunulan mal niteliğindeyse ve üzerinde satılık olmadığına ilişkin açık bir ibare yoksa yalnız “son teşhir ürünü” olması satıştan kaçınma hakkı vermez. Ürün gerçekten satış dışı bir numuneyse ve bu durum önceden açıkça belirtilmişse sonuç farklıdır.
“Bu fiyat yanlış, ürünü satmıyoruz” denebilir mi?
Fiyat uyuşmazlığı ayrıca 6502 m.54 çerçevesinde değerlendirilir. Satıcının mevcut ürünü sırf fiyat değişikliği yapmak amacıyla satıştan çekmesi m.6 bakımından da sorun yaratabilir. Etiket, kasa ve sistem fiyatı kayıt altına alınmalıdır.
İnternette stokta görünen ürünün siparişi iptal edilirse m.6 uygulanır mı?
Elektronik ortam açıkça m.6 kapsamındadır. Ancak sipariş iptalinde gerçek stok durumu, sözleşmenin kurulma anı, ödeme, satıcının iptal gerekçesi ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği birlikte incelenir. Gerçek stok hatası ile daha yüksek fiyattan satmak için yapılan keyfî iptal aynı değildir.
Satıcı “en az iki tane alırsan satarım” diyebilir mi?
6502 m.6/3 uyarınca satışın miktar veya sayı koşuluna bağlanması kural olarak yasaktır. Aksine ticari teamül, ticari örf ve adet veya haklı sebep varsa istisna gündeme gelir.
Bir ürünün yanında zorunlu aksesuar satılabilir mi?
Satışın başka bir mal veya hizmetin satın alınması şartına bağlanması kural olarak yasaktır. Ürün veya hizmetin niteliğinden kaynaklanan haklı sebep ya da ticari teamül gibi kanuni istisnalar ayrıca değerlendirilir.
Hizmet veren kişi müşteriyi reddedebilir mi?
6502 m.6/2’ye göre hizmet sağlamaktan haklı bir sebep olmaksızın kaçınılamaz. Objektif ve hukuken kabul edilebilir bir sebep bulunuyorsa ret ayrı değerlendirilir; keyfî ret kanundaki yasağa tabidir.
Satıştan kaçınma cezası 2026’da ne kadar?
Ticaret Bakanlığının 2026 açıklamasına göre ceza, her bir aykırı işlem veya sözleşme için 3.973 TL’den az olmamak üzere satışından kaçınılan mal veya hizmetin vergiler dâhil toplam satış fiyatının yüzde 10’udur.
Tüketici bu cezayı kendisi mi alır?
Hayır. İdari para cezası kamuya ödenen yaptırımdır. Tüketicinin bireysel para iadesi, ifa, tazminat veya diğer özel hukuk talepleri ayrıca takip edilir.
Satıştan kaçınmayı nereye şikâyet edebilirim?
İdari denetim yönünden Ticaret Bakanlığı ve belediyelerin görevleri vardır. Bireysel tüketici uyuşmazlığında ise parasal değere ve talebin niteliğine göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi başvurusu gündeme gelir.
Resmî Kaynaklar
- Ticaret Bakanlığı – 6502 sayılı Kanun ve ikincil mevzuat
- Ticaret Bakanlığı – 2026 yılı idari para cezaları
Telefon: +90 552 224 43 66
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
