Yurt Dışında Yapılan Hukuki İşlemin Şekli Türkiye’de Geçerli mi? MÖHUK m.7 | 2026

MÖHUK m.7 ne söylüyor?
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 7. maddesi, yabancılık unsuru taşıyan hukukî işlemlerde şekil sorununu açık bir bağlama kuralıyla çözer. Maddeye göre hukukî işlemler, yapıldıkları ülke hukukunun öngördüğü şekle veya o hukukî işlemin esası hakkında yetkili olan hukukun maddî hukuk hükümlerinin öngördüğü şekle uygun olarak yapılabilir. Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Birleşik Krallık, ABD veya başka bir ülkede bulunan kişi, Türkiye’de sonuç doğuracak bir işlem yaparken her durumda yalnız Türk şekil kurallarına bağlı değildir. İşlemin yapıldığı ülkenin şekil şartına uygunluk da kural olarak şekil geçerliliğini sağlayabilir.
Kanunun kullandığı yapı alternatiflidir. Başka ifadeyle iki sistemin şartlarının aynı anda gerçekleşmesi aranmaz. İşlem, lex loci actus olarak adlandırılan yapıldığı yer hukukuna uygun olabilir; bu mümkün değilse veya taraflar başka bir yol seçmişse işlemin esasına uygulanacak hukukun maddî şekil koşullarına uygunluk ayrıca incelenebilir. Bu yaklaşım milletlerarası işlemlerin sırf şekil farklılığı nedeniyle hükümsüz kalmasını önlemeyi amaçlar. Bununla birlikte MÖHUK m.7’yi “yurt dışında atılan her imza Türkiye’de geçerlidir” biçiminde okumak yanlıştır. Önce işlemin türü, sonra o işlem için emredici veya özel bir şekil hükmü bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Resmî güncel kanun metni için 5718 sayılı MÖHUK esas alınmalıdır. Sitemizde sözleşmelerde uygulanacak hukuka ilişkin genel çerçeveyi ayrıca MÖHUK m.24 rehberinde açıklıyoruz. MÖHUK m.7 yalnız şekli; m.24 ise sözleşmenin esasına uygulanacak hukuku konu alır. Bu iki mesele birbirinden ayrılmadan yapılan değerlendirme eksik olur.
Şekil geçerliliğinde iki alternatif yol
Birinci yol, işlemin yapıldığı ülke hukukuna uygunluktur. Örneğin yabancı ülkede iki şirket arasında yapılan ticari sözleşmenin o ülke hukukunda basit yazılı şekille kurulabilmesi hâlinde, işlemin şekli bakımından MÖHUK m.7 devreye girer. Burada araştırılacak hukuk, sözleşmenin ekonomik merkezinin bulunduğu hukuk değil, işlemin kurulduğu yerin şekil hukukudur. Elektronik imza, noter onayı, tanık, ıslak imza veya belirli kayıtların bulunması zorunlu tutuluyorsa o ülke hukukundaki şartlar somut işlem bakımından kanıtlanmalıdır.
İkinci yol, işlemin esasına uygulanacak hukukun maddî hükümlerine göre şekil uygunluğudur. Örneğin tarafların geçerli bir hukuk seçimiyle Türk hukukunu sözleşmeye uyguladığı bir uluslararası ticari ilişkide, Türk maddî hukukunun o sözleşme için öngördüğü şekle uyulması MÖHUK m.7 bakımından yeterli olabilir. Ancak hangi hukukun esasa uygulanacağı önce MÖHUK’un ilgili bağlama kuralına göre saptanır. Sözleşmelerde m.24, tüketici sözleşmelerinde m.26, iş sözleşmelerinde m.27, fikrî mülkiyet sözleşmelerinde m.28, eşya taşımasında m.29 gibi özel hükümler vardır.
Bu nedenle uygulamada doğru soru “belge noterli mi?” değil, üç aşamalı biçimde kurulmalıdır: İşlemin türü nedir; esasa hangi hukuk uygulanır; şekil bakımından m.7’nin hangi alternatifine dayanılacaktır? Bu sıra özellikle yurt dışında yaşayan kişilerin Türkiye’de banka, şirket, dava, miras, sözleşme ve vekâlet işlemleri yapmasında önemlidir.
Özel şekil kuralları ne zaman önceliklidir?
MÖHUK m.7 genel bir şekil bağlama kuralıdır. Özel kanunlarda belirli bir işlem için emredici şekil öngörülmüşse o özel düzenleme ayrıca değerlendirilir. Türk Borçlar Kanunu’nda kefalet, taşınmaz satışı ve taşınmaz satış vaadi; Türk Medenî Kanunu’nda taşınmaz mülkiyetinin devri, vasiyetname ve miras sözleşmesi; Türk Ticaret Kanunu’nda bazı şirket işlemleri kendi şekil rejimlerine sahiptir. Bu işlemleri yalnızca m.7’ye dayanarak geçerli saymak hukuken güvenli değildir.
Özellikle Türkiye’deki taşınmazın mülkiyetini geçiren sözleşmeler, tapu sicili ve resmî şekil kuralları nedeniyle ayrı değerlendirilir. Yurt dışında bir kâğıt üzerinde “evimi sattım” yazılması, Türkiye’de tapu mülkiyetinin kendiliğinden alıcıya geçmesini sağlamaz. Aynı şekilde konsoloslukta düzenlenen vekâletname ile yabancı noter önünde düzenlenen vekâletname aynı belge doğrulama zincirine sahip değildir. Yabancı noter belgesinin Türkiye’de kullanılmasında tasdik, apostil veya konsolosluk onayı gündeme gelebilir.
Yurt dışında hazırlanmış vekâletnameler bakımından ayrıntılı uygulama için yurt dışında düzenlenen vekâletnamenin Türkiye’de geçerliliği rehberimize bakılabilir. Bu konu, sözleşmenin şekil geçerliliğinden farklı olarak belgenin Türkiye’de resmî makam önünde kullanılabilirliğini de içerir.
Apostil ile şekil geçerliliği aynı şey midir?
Hayır. Apostil, 5 Ekim 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesi kapsamındaki yabancı resmî belgelerde tasdik zincirini basitleştiren bir doğrulama mekanizmasıdır. Apostil, belgenin içeriğini veya belgede yer alan hukukî işlemin maddî hukuk bakımından geçerliliğini onaylayan bir karar değildir. Bu nedenle “apostil var, işlem kesin geçerlidir” sonucu çıkarılamaz. Önce işlem MÖHUK ve ilgili maddî hukuk yönünden geçerli olmalı; sonra belge Türkiye’de kullanılacaksa gerekli belge doğrulama ve tercüme işlemleri tamamlanmalıdır.
Lahey Konferansının resmî Apostil Sözleşmesi metni ve ülke bilgileri HCCH’nin resmî sayfasında yer alır. Sitemizde apostil, tercüme ve yabancı belge kullanımına ilişkin temel ayrımlar Apostil ne demek? rehberinde ayrıca açıklanmıştır.
Bu ayrım özellikle doğum belgesi, evlenme belgesi, şirket sicil belgesi, diploma, mahkeme kararı, noter belgesi ve vekâletnamede önemlidir. Apostil, belgenin imza ve sıfat gibi resmîlik unsurlarını doğrulama işlevi görür; işlem ehliyeti, irade sakatlığı, sözleşmenin konusu veya Türk kamu düzeni gibi meseleleri çözmez.
Yurt dışı vekâletname ve sözleşmelerde MÖHUK m.7
Yurt dışında yaşayan kişinin Türkiye’de avukata vekâlet vermesi ile iki şirketin ticari sözleşme yapması aynı hukukî kategori değildir. Vekâlet ilişkisinin sözleşmesel yönü TBK ve MÖHUK kurallarına tâbi olabilir; ancak Türkiye’de mahkeme, tapu, banka veya noter önünde temsil için kullanılacak vekâletnamenin usul ve özel yetki şartları ayrıca incelenir. Özellikle taşınmaz satışı, boşanma, mirasın reddi, sulh, ibra, tahkim, şirket pay devri gibi işlemlerde vekâletnamenin yetki kapsamı sonuç üzerinde doğrudan etkilidir.
Türkiye’de dava açılması bakımından yabancı ülkeden vekâlet verme ve UYAP sürecinin genel çerçevesi Yurt dışından Türkiye’de dava açmak rehberimizde yer almaktadır. MÖHUK m.7, vekâletnamenin şekli tartışmasında başlangıç noktası olabilir; ancak HMK, Noterlik Kanunu, Tapu mevzuatı ve işlemin niteliğine göre özel hükümler birlikte uygulanır.
Türkiye’deki taşınmazlara ilişkin işlemler
Taşınmaz işlemleri, yanlış genellemenin en riskli olduğu alandır. Bir taşınmaz Türkiye’de bulunuyorsa aynî haklara ilişkin meselelerde MÖHUK m.21 ve Türk tapu hukuku devreye girer. Mülkiyetin devri resmî şekle ve tescile bağlıdır. Yurt dışındaki malik, temsilci aracılığıyla işlem yapacaksa vekâletnamenin taşınmaz işlemine elverişli ve gerekli özel yetkileri içermesi gerekir. MÖHUK m.7’nin alternatif şekil kuralı, tapu sicilinde yapılması gereken tescilin yerine geçmez.
Bu nedenle yurt dışında hazırlanmış satış sözleşmesi, taşınmaz satış vaadi, bağışlama taahhüdü, ipotek veya intifa hakkı kurulmasına ilişkin belgeler tek tek incelenmelidir. “Yabancı ülkede noter yaptı” ibaresi Türkiye’deki aynî sonuç için tek başına yeterli ölçüt değildir. İşlemin borçlandırıcı etkisi ile aynî hakkı doğuran tescil etkisi ayrılmalıdır.
Yabancı belgenin Türk mahkemesinde ispat gücü ve tercümesi
Bir hukukî işlemin şeklen geçerli olması, o işlemi içeren yabancı belgenin Türk mahkemesinde hiçbir ek işlem olmaksızın kullanılacağı anlamına gelmez. Mahkeme, yabancı dildeki belgenin Türkçe tercümesini isteyebilir; yabancı resmî belgenin doğrulanması bakımından milletlerarası sözleşmeler ve HMK hükümleri uygulanabilir. Belgenin aslı, elektronik doğrulaması, apostili ve tercümesi ispat değerlendirmesinde ayrı başlıklardır.
Bu nedenle dava açılmadan önce belgenin yalnız “geçerli olup olmadığı” değil, “mahkemede hangi formatta sunulacağı” da planlanmalıdır. Özellikle yabancı şirket kayıtları, banka yazıları, noter senetleri ve mahkeme kararları için belge türünün resmî veya özel belge olup olmadığı tespit edilmelidir. Yabancı mahkeme kararları ayrıca tanıma veya tenfiz gerektirebilir; bu, MÖHUK m.7’nin konusu değildir.
2026 için uygulama kontrol listesi
Yurt dışında yapılan işlemin Türkiye’de kullanılmasında aşağıdaki sıralama güvenli yöntemdir:
- İşlemin hukukî türü açıkça belirlenir.
- İşlemin yapıldığı ülke ve işlem tarihi tespit edilir.
- Esasa uygulanacak hukuk MÖHUK’un ilgili maddesine göre belirlenir.
- MÖHUK m.7’nin iki alternatif şekil ölçütünden hangisinin karşılandığı belgelenir.
- İşlem için Türk hukukunda özel/emredici şekil veya resmî makam şartı bulunup bulunmadığı kontrol edilir.
- Belge resmî yabancı belge ise apostil veya diğer tasdik rejimi araştırılır.
- Türkçe tercüme ve gerektiğinde noter/mahkeme tasdiki hazırlanır.
- Belge tapu, mahkeme, banka, noter veya sicilde kullanılacaksa ilgili kurumun işlem özelindeki zorunlu unsurları ayrıca kontrol edilir.
Sık Sorulan Sorular
Yurt dışında imzalanan sözleşme Türkiye’de otomatik geçerli midir?
Otomatik değildir. Önce MÖHUK m.7 uyarınca şekil, ardından esasa uygulanacak hukuk ve varsa özel emredici şekil hükümleri incelenir.
Noter olmadan yapılan yabancı sözleşme geçersiz midir?
Her sözleşme noterlik şekline bağlı değildir. İşlemin yapıldığı ülke hukuku veya esasa uygulanacak hukuk basit yazılı ya da şekilsiz kurulmaya izin veriyorsa m.7 kapsamında şekil geçerliliği mümkün olabilir.
Apostil sözleşmeyi geçerli hâle getirir mi?
Hayır. Apostil, kapsamındaki yabancı resmî belgenin tasdik zincirini kolaylaştırır; sözleşmenin maddî hukuk bakımından geçerliliğini yaratmaz.
Yabancı noter vekâletnamesi Türkiye’de kullanılabilir mi?
Belgenin düzenlendiği ülke, apostil/tasdik rejimi, tercümesi ve yapılacak Türkiye işleminin özel yetki şartları birlikte sağlanmalıdır.
Elektronik imzalı yabancı sözleşme geçerli olabilir mi?
Olabilir; ancak elektronik imzanın şekil şartını karşılayıp karşılamadığı işlem türüne, uygulanacak hukuka ve imza sisteminin hukukî niteliğine göre belirlenir.
Türkiye’deki evi yurt dışında yapılan sözleşmeyle doğrudan satabilir miyim?
Hayır. Türkiye’de taşınmaz mülkiyetinin devri tapu sicilindeki resmî işlem ve tescil rejimine tâbidir.
Yabancı dildeki belge mahkemeye doğrudan sunulabilir mi?
Mahkemece Türkçe tercüme istenebilir. Belgenin resmî niteliğine göre apostil veya başka tasdik işlemleri de gerekebilir.
MÖHUK m.7 hangi tarihte yürürlüktedir?
5718 sayılı Kanun yürürlüktedir; somut işlem tarihinde geçerli olan kanun ve özel mevzuat ayrıca kontrol edilmelidir.
Yurt dışındaki işlem için hangi hukuk uygulanır?
Bu, işlem türüne göre değişir. Sözleşmeler için m.24 ve devamı, aile ve miras için ayrı bağlama kuralları uygulanır; m.7 yalnız şekle ilişkindir.
Belgeyi Türkiye’ye göndermeden önce ne kontrol edilmelidir?
İşlem türü, imza/yetki, apostil veya tasdik, tercüme, asıl nüsha ve belgenin kullanılacağı kurumun özel şartları birlikte kontrol edilmelidir.
Bu içerik 5718 sayılı MÖHUK m.7 merkez alınarak, yabancılık unsuru taşıyan işlemlerde şekil geçerliliğinin belge kullanımı ve özel şekil kurallarından ayrılması amacıyla hazırlanmıştır. Yurt dışındaki belgelerin Türkiye’de kullanılmasında işlem türü ve belgenin verileceği makam birlikte değerlendirilmelidir. Türkiye geneli dosyalar Mersin’den yönetilmektedir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
