B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışındaki Mirasçı Türkiye’de Terekenin Resmî Tasfiyesini İsteyebilir mi? TMK 632-636 | 2026

Kısa ve net cevap: Evet. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.632’ye göre her mirasçı, mirası ret veya resmî deftere göre kabul yerine terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir. Birlikte mirasçılardan biri mirası kabul etmişse bu istem dikkate alınmaz. Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz. Tasfiye sulh mahkemesince veya atanacak tasfiye memurunca yürütülür; tereke borca batıksa TMK m.636 uyarınca iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir.

Yurt dışında yaşayan mirasçılar açısından Türkiye’deki bir mirasın en riskli taraflarından biri terekenin borç durumunu tam bilmeden mirasın sonuçlarıyla karşılaşmaktır. Mirasbırakanın banka borçları, vergi borçları, icra dosyaları, kefalet yükümlülükleri veya ticari borçları olabilir. Türk Medenî Kanunu mirasçıya yalnız “kabul et” veya “reddet” seçenekleri bırakmaz; resmî defter ve resmî tasfiye kurumları da bulunmaktadır.

Resmî tasfiye, tereke mallarının ve borçlarının mahkeme denetiminde tasfiye edilmesini sağlar. Bu yöntemde mirasçıların kişisel malvarlığı tereke borçları için sorumlu tutulmaz. Tasfiye sonunda borçlardan arta kalan değer varsa mirasçılara geçer. Terekenin aktifleri borçları karşılamıyorsa süreç iflâs hükümlerine göre yürütülür.

Yurt dışındaki mirasçının Türkiye’ye gelmesi zorunlu değildir. Uygun vekâletnameyle resmî tasfiye başvurusu ve devamındaki işlemler avukat aracılığıyla takip edilebilir. Ancak ret, resmî defter ve resmî tasfiye arasındaki seçim süre ve sonuç bakımından farklıdır; mirasın açıldığı andan itibaren dosya gecikmeden analiz edilmelidir.

Yurt dışındaki mirasçının Türkiye’de terekenin resmî tasfiyesini istemesi TMK 632-636

TMK 632: Mirasçı Resmî Tasfiye İsteyebilir

TMK m.632/1, her mirasçının mirası ret veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebileceğini düzenler. Bu kurum mirasçının tereke borçlarını kişisel malvarlığıyla üstlenmeden, terekenin kendi malvarlığı içinde tasfiye edilmesini sağlar.

Resmî tasfiye talebi mirasın reddi değildir. Red hâlinde mirasçı mirasçılık sıfatının sonuçlarından çıkar; resmî tasfiyede ise tereke mahkeme denetiminde borçlarından arındırılır ve artan değer varsa mirasçılara geçer. Bu nedenle özellikle aktif ve pasif miktarı belirsiz tereke bakımından farklı bir hukuki seçenek oluşturur.

Yurt dışında yaşayan mirasçının hangi seçeneğin ekonomik ve hukuki olarak uygun olduğunu belirlemek için tapu, banka, vergi, icra ve şirket kayıtları mümkün olduğu ölçüde araştırılmalıdır.

Resmî Tasfiye Talebinde Kim Bulunabilir?

TMK m.632 “her mirasçı” ifadesini kullanır. Kanuni veya atanmış mirasçı, diğer şartlar mevcutsa resmî tasfiye seçeneğini değerlendirebilir. Ancak birlikte mirasçılık varsa diğer mirasçıların davranışı sonucu etkileyebilir.

Mirasçının yurt dışında yaşaması, Türk vatandaşı veya yabancı olması tek başına bu hakkı ortadan kaldırmaz. Mirasın Türkiye ile bağlantısı, uygulanacak hukuk, yetkili makam ve tereke mallarının niteliği ayrıca değerlendirilir.

Yurt dışındaki mirasçıların genel dava ve işlem yetkisi için vekâletname hazırlanırken resmî tasfiye talebi, tereke tespiti, banka-tapu kayıtlarının temini ve ilgili dava/takip yetkileri açık biçimde planlanmalıdır.

Birlikte Mirasçılardan Biri Mirası Kabul Ederse

TMK m.632/2 açık bir sınırlama getirir: Resmî tasfiye istemi, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde dikkate alınmaz. Bu nedenle birden fazla mirasçılı dosyada her mirasçının seçim hakkını ne zaman ve nasıl kullandığı önemlidir.

Bir mirasçının tereke malları üzerinde kabul anlamına gelebilecek işlemleri yapması, mirasın reddi veya diğer seçimlik haklar bakımından ayrıca sonuç doğurabilir. Bu nedenle borç durumu belirsizken tereke malını satmak, çekmek, devretmek veya sahiplenmek şeklindeki işlemler hukuki değerlendirme yapılmadan gerçekleştirilmemelidir.

Yurt dışındaki mirasçı, Türkiye’deki diğer mirasçının tereke üzerinde işlem yaptığını öğrendiğinde bu işlemin kabul sayılıp sayılmayacağını ve resmî tasfiye seçeneğine etkisini gecikmeden incelemelidir.

Resmî Tasfiyede Mirasçılar Tereke Borçlarından Sorumlu Olmaz

TMK m.632/3 resmî tasfiye hâlinde mirasçıların terekenin borçlarından sorumlu olmayacağını açıkça düzenler. Bu, resmî tasfiyenin en önemli sonucudur. Borçlar tereke malvarlığından ödenir.

Buna karşılık mirasın kayıtsız şartsız kabulü hâlinde tereke borçları bakımından mirasçıların sorumluluğu farklıdır. TMK m.641 mirasçıların tereke borçlarından müteselsil sorumluluğunu düzenler. Bu nedenle “mirasın aktifleri borçları karşılamıyor olabilir” şüphesi bulunan dosyada seçim hakkı ekonomik açıdan hayati olabilir.

Resmî tasfiye mirasçının kişisel borçlarını değil, mirasbırakanın terekesini tasfiye eden bir süreçtir. Mirasçının kendi alacaklılarıyla ilişkisi başka hukuki kurallara tabidir.

Resmî Tasfiyeyi Kim Yürütür?

TMK m.634’e göre resmî tasfiye sulh mahkemesince veya onun atayacağı bir ya da birkaç tasfiye memuru tarafından yapılır. Tasfiye memuru göreviyle ilgili işlerini sulh mahkemesinin gözetim ve denetimi altında yürütür.

Mirasçılar ve tereke alacaklıları, tasfiye memurunun yaptığı veya tasarladığı işlemler nedeniyle bunu öğrendikleri tarihten itibaren yedi gün içinde sulh mahkemesine yazılı şikâyette bulunabilir. Bu kısa süre özellikle yurt dışındaki mirasçılar bakımından düzenli dosya takibini zorunlu kılar.

Avukatın ve yurt dışındaki mirasçının elektronik iletişim sistemi kurması, tasfiye memurundan gelen bilgi ve mahkeme kararlarının gecikmeden değerlendirilmesini sağlar.

Tasfiye Defter ve İlanla Başlar

TMK m.634 uyarınca resmî tasfiyeye terekenin defterinin düzenlenmesiyle başlanır. Aynı zamanda yapılacak ilanla mirasbırakanın alacaklı ve borçlularından belirlenen süre içinde alacak ve borçlarını bildirmeleri istenir.

Terekenin daha önce resmî defteri düzenlenmişse resmî tasfiye bu deftere göre yapılır. Böylece aktifler, borçlar, alacaklar ve diğer malvarlığı unsurları sistematik biçimde belirlenir.

Yurt dışındaki mirasçı kendi bildiği banka hesapları, taşınmazlar, araçlar, şirket payları, alacaklar ve borçları tasfiye dosyasına bildirmelidir. Bilgi saklanması veya eksik bırakılması süreci uzatabilir ve hak kaybı doğurabilir.

Olağan Resmî Tasfiye Hangi İşlemleri Kapsar?

TMK m.635’e göre resmî tasfiye; mirasbırakanın yürüyen işlerinin tamamlanmasını, borçların yerine getirilmesini, alacakların tahsilini, vasiyet borçlarının terekenin imkânı ölçüsünde yerine getirilmesini, gerektiğinde hak ve borçların mahkemece tespitini ve malların paraya çevrilmesini kapsar.

Tasfiye memuru terekeyle ilgili dava, takip ve idari işlemler hakkında mirasçılara bilgi vermekle yükümlüdür. Terekedeki taşınmazlar açık artırma veya bütün mirasçıların kabulü hâlinde pazarlıkla satılır.

Mirasçılar tasfiye sürerken tasfiye için gerekli olmayan tereke mallarının veya paranın kısmen ya da tamamen kendilerine verilmesini isteyebilir. Bunun mümkün olup olmadığı terekenin borçları ve tasfiye ihtiyacına göre belirlenir.

Tereke Borca Batıksa TMK 636 Uygulanır

TMK m.636, mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen terekenin tasfiyesinin sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre yapılacağını düzenler. Aktiflerin borçları karşılamadığı tespit edilirse olağan tasfiye yöntemi yerine iflâs usulü devreye girer.

Bu aşamada alacaklıların sırası, malların paraya çevrilmesi ve dağıtım İcra ve İflâs Kanunu hükümleri çerçevesinde yürütülür. Mirasçıların kişisel malvarlığı resmî tasfiye nedeniyle tereke borçları için başvuru alanı olmaz.

En yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi hâlinde de TMK m.612 uyarınca tereke sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Bu durum, bir mirasçının TMK m.632 uyarınca talep ettiği resmî tasfiyeyle aynı başlangıç mekanizması değildir; sonuçta borca batık tereke tasfiyesi bakımından iflâs hükümleri uygulanır.

Resmî Tasfiye ile Reddi Miras Arasındaki Fark

Reddi mirasta mirasçı mirası kabul etmez ve kanuni sonuçlar TMK m.605 ve devamına göre doğar. Resmî tasfiyede ise mirasçı terekenin mahkeme denetiminde tasfiyesini ister; borçlar ödendikten sonra artık değer kalırsa mirasçılar bundan yararlanabilir.

Mirası reddetme süresi TMK m.606’ya göre kural olarak üç aydır. Yurt dışında bulunmak bu süreyi otomatik olarak uzatmaz; sürenin hangi tarihte başladığı mirasçının atanmış veya yasal mirasçı olmasına göre belirlenir.

Reddi miras hakkında Yurt Dışından Reddi Miras Süresi rehberi incelenebilir. Resmî tasfiye seçeneği değerlendirilirken ret ve resmî defter seçenekleri birlikte karşılaştırılmalıdır.

Yurt Dışındaki Mirasçı Türkiye’ye Gelmeden Resmî Tasfiye İsteyebilir mi?

Evet. Usulüne uygun vekâletnameyle sulh hukuk mahkemesi başvurusu ve tasfiye dosyasının takibi avukat aracılığıyla yürütülebilir. Yurt dışındaki belgenin Türkiye’de geçerliliği için düzenlendiği ülkeye göre konsolosluk, apostil veya tasdik işlemleri gerekebilir.

Vekâletnamede tereke tespiti, mirasçılık belgesi, banka ve tapu işlemleri, dava/takip ve sulh mahkemesi başvuruları için gerekli yetkiler kontrol edilmelidir. Bazı işlemler özel yetki gerektirebilir.

Genel vekâlet süreci için Yurt Dışında Düzenlenen Vekâletnamenin Türkiye’de Geçerliliği rehberi kullanılabilir.

Resmî Tasfiye Başvurusu İçin Hazırlanacak Belgeler

  • Mirasbırakanın ölüm belgesi ve nüfus kayıtları,
  • Mirasçılık belgesi veya mirasçılığı gösteren kayıtlar,
  • Bilinen banka, tapu, araç ve şirket payı bilgileri,
  • Bilinen borç, kredi, vergi ve icra dosyaları,
  • Varsa vasiyetname ve miras sözleşmeleri,
  • Diğer mirasçıların kabul veya ret durumuna ilişkin belgeler,
  • Yurt dışındaki mirasçı için usulüne uygun vekâletname,
  • Varsa önceki resmî defter kayıtları.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

1. Mirasçı resmî tasfiye isteyebilir mi?

Evet. TMK m.632 her mirasçıya ret veya resmî deftere göre kabul yerine resmî tasfiye isteme hakkı verir.

2. Bir mirasçı mirası kabul ettiyse diğerinin resmî tasfiye talebi ne olur?

TMK m.632’ye göre birlikte mirasçılardan biri mirası kabul etmişse resmî tasfiye istemi dikkate alınmaz.

3. Resmî tasfiyede mirasçı borçlardan sorumlu olur mu?

Hayır. TMK m.632/3 mirasçıların tereke borçlarından sorumlu olmayacağını düzenler.

4. Tasfiyeyi hangi mahkeme yürütür?

Sulh mahkemesi veya onun atadığı tasfiye memuru yürütür.

5. Tasfiye memurunun işlemine itiraz süresi nedir?

TMK m.634’e göre işlem öğrenildikten sonra yedi gün içinde sulh mahkemesine yazılı şikâyet mümkündür.

6. Tereke borca batıksa ne olur?

TMK m.636 uyarınca sulh mahkemesi iflâs hükümlerine göre tasfiye yapar.

7. Taşınmazlar pazarlıkla satılabilir mi?

TMK m.635’e göre terekedeki taşınmazlar açık artırma veya bütün mirasçıların kabulü hâlinde pazarlıkla satılabilir.

8. Resmî tasfiye ile mirası ret aynı mı?

Hayır. Rette miras reddedilir; resmî tasfiyede tereke borçlardan arındırılır ve artan değer varsa mirasçılara geçebilir.

9. Yurt dışındaki mirasçı Türkiye’ye gelmeden başvurabilir mi?

Evet. Geçerli vekâletnameyle avukat aracılığıyla başvuru ve takip yapılabilir.

10. Tereke borcu bilinmiyorsa hangi yol seçilmeli?

Somut aktif-pasif durumu ve süreler incelenerek ret, resmî defter veya resmî tasfiye seçenekleri karşılaştırılmalıdır; seçim sonucu farklıdır.

Uygulama notu: Borçlu olma ihtimali bulunan terekeye ilişkin ilk günlerde tereke malını satmak, çekmek veya kişisel mal gibi kullanmak yerine seçim haklarını koruyacak şekilde hareket edin. Bir mirasçının kabulü TMK 632 resmî tasfiye talebini etkileyebilir.
Yurt dışındaki mirasçılar
Türkiye’deki terekenin banka, tapu, vergi ve icra kayıtları çıkarılarak resmî tasfiye seçeneği değerlendirilebilir; mahkeme ve tasfiye süreci Türkiye’ye gelmeden vekil aracılığıyla takip edilebilir.
Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.632-636 esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp