Yurt Dışı Sözleşmede Yabancı Mahkeme Yetki Şartı Geçerli mi? MÖHUK m.47 | 2026
Uluslararası sözleşmelerde “Bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda Londra mahkemeleri yetkilidir”, “Alman mahkemeleri münhasır yetkilidir” veya benzeri hükümler sık kullanılır. Ancak sözleşmede yabancı bir mahkemenin yazılmış olması, bu kaydın Türk hukuku bakımından her durumda geçerli olduğu anlamına gelmez. Türk mahkemesi önüne gelen uyuşmazlıkta MÖHUK m.47’deki şartlar tek tek incelenir.
En çok karıştırılan üç kavram birbirinden ayrılmalıdır: uygulanacak hukuk seçimi, mahkeme yetkisi seçimi ve tahkim şartı. Sözleşmeye “İsviçre hukuku uygulanır” yazılması MÖHUK m.24 bakımından hukuk seçimine ilişkindir; tek başına İsviçre mahkemelerini yetkili kılmaz. “Zürih mahkemeleri yetkilidir” ibaresi mahkeme yetkisine ilişkindir ve MÖHUK m.47 kapsamında incelenir. “Uyuşmazlık ICC tahkiminde çözülecektir” kaydı ise devlet mahkemesi seçimi değil tahkim anlaşmasıdır.
- MÖHUK m.47 için hangi şartlar gerekir?
- Yabancılık unsuru ne anlama gelir?
- Neden yalnız borç ilişkilerinde uygulanır?
- Münhasır Türk yetkisi varsa ne olur?
- Yetki anlaşması nasıl ispat edilir?
- Dava yine Türkiye’de açılırsa ne olur?
- İşçi, tüketici ve sigorta sözleşmelerinde neden farklı?
- Hukuk seçimi ile mahkeme seçimi arasındaki fark nedir?
- Tahkim şartı ile yabancı mahkeme şartı aynı mı?
- Uluslararası sözleşmede yetki maddesi nasıl kontrol edilir?
MÖHUK m.47 İçin Hangi Şartlar Gerekir?
MÖHUK m.47/1 dört temel unsur üzerine kuruludur. Birincisi, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması gerekir. İkincisi, uyuşmazlık bir borç ilişkisinden doğmalıdır. Üçüncüsü, Türk hukukunda yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre belirlenmiş olmaması gerekir. Dördüncüsü, yabancı devlet mahkemesinin seçimine ilişkin anlaşma yazılı delille ispat edilebilmelidir.
Bu unsurlardan biri eksikse, yabancı mahkeme kaydı MÖHUK m.47’nin sağladığı etkiyi doğurmaz. Bu nedenle uluslararası sözleşmenin sonunda yer alan standart bir “jurisdiction” maddesi, sözleşmenin tamamından bağımsız biçimde okunmamalıdır. Tarafların kim olduğu, edimin nerede ifa edildiği, sözleşmenin hangi ülkelerle bağlantılı olduğu, uyuşmazlığın konusu ve Türk hukukundaki yetki kuralı birlikte incelenir.
MÖHUK m.47 aynı zamanda koruyucu özel yetki hükümlerini saklı tutar. Maddenin ikinci fıkrası, m.44 iş ilişkileri, m.45 tüketici sözleşmeleri ve m.46 sigorta sözleşmelerindeki mahkemelerin yetkisinin tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemeyeceğini açıkça söyler. Dolayısıyla ticari şirketler arasında geçerli olabilecek bir yabancı mahkeme kaydı, tüketici veya işçi aleyhine aynı sonuçla uygulanmaz.
Yabancılık Unsuru Ne Anlama Gelir?
MÖHUK m.47 yalnız iç ilişkide yabancı mahkeme yaratmak için kullanılacak bir madde değildir. Kanun açıkça “yabancılık unsuru taşıyan” borç ilişkisini arar. Yabancılık unsuru taraflardan birinin yabancı kişi veya şirket olması, tarafların işyerlerinin farklı devletlerde bulunması, edimin yabancı ülkede ifa edilmesi, sözleşmenin uluslararası mal veya hizmet hareketine bağlı olması gibi objektif bağlantılardan doğabilir.
Bir Türk şirketi ile Almanya’daki şirket arasında malların Türkiye’den Almanya’ya teslimini konu alan satış sözleşmesi açık biçimde yabancılık unsuru taşır. Bir Türk şirketinin yurt dışındaki distribütörle yaptığı uzun süreli dağıtım sözleşmesi de aynı şekilde uluslararası nitelik taşıyabilir. Buna karşılık tarafları, ifası ve bütün ekonomik bağlantıları Türkiye’de bulunan saf iç ilişkide yalnız sözleşmeye yabancı mahkeme adı yazılması, MÖHUK m.47’de aranan yabancılık unsurunu kendiliğinden yaratmaz.
Yabancılık unsuru ile tarafların vatandaşlığı aynı kavram değildir. İki Türk şirketi arasında kurulan bir sözleşme de ifa yeri, işyeri veya ekonomik bağlantısı nedeniyle yabancılık unsuru taşıyabilir. Aynı şekilde taraflardan birinin yabancı olması tek başına her yetki şartını geçerli kılmaz; diğer m.47 şartları da bulunmalıdır.
MÖHUK m.47 Neden Borç İlişkilerinde Uygulanır?
Kanun yabancı mahkeme yetki anlaşmasını “borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklar” için kabul eder. Satış, hizmet, distribütörlük, acentelik, lisans, danışmanlık, ticari işbirliği ve benzeri sözleşmesel borç ilişkileri bu alanın tipik örnekleridir. Uyuşmazlığın mülkiyet, aile hukuku veya kanunun özel olarak münhasır yetkiye bağladığı bir alana taşınması hâlinde m.47’nin şartları yeniden incelenmelidir.
Bu sınırlama, tarafların her hukuki konuda istedikleri yabancı mahkemeyi seçebileceği düşüncesini engeller. Özellikle Türkiye’deki taşınmazın aynına ilişkin davalarda HMK m.12’deki kesin yetki düzenlemesi ve uyuşmazlığın niteliği nedeniyle sözleşmedeki yabancı mahkeme maddesinin etkisi farklıdır. Taraf iradesi kanunun münhasır veya kesin yetki olarak koruduğu mahkeme düzenini ortadan kaldıramaz.
Yetki maddesi hazırlanırken “sözleşmeden doğan her türlü uyuşmazlık” ifadesi kullanılmış olsa bile, mahkeme somut talebin gerçekten sözleşmesel borç ilişkisinden mi yoksa başka bir hukuki kurumdan mı doğduğunu inceler. Madde başlığının geniş yazılması kanunun izin vermediği alanda yetki yaratmaz.
Münhasır Türk Yetkisi Varsa Yabancı Mahkeme Seçilebilir mi?
Hayır. MÖHUK m.47/1’in ilk şartı, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmemiş olmasıdır. Türk hukukunun uyuşmazlığı belirli Türk mahkemelerine münhasır şekilde bağladığı durumda taraflar bu yetkiyi yabancı mahkeme anlaşmasıyla bertaraf edemez.
Münhasır yetki ile genel veya özel yetki aynı değildir. Her özel yetki kuralı otomatik olarak milletlerarası anlamda münhasır yetki değildir. Bu nedenle sözleşmedeki yabancı mahkeme maddesi değerlendirilirken “Türk hukukunda başka bir yetki kuralı var” demek tek başına yeterli değildir; ilgili yetkinin m.47 anlamında taraf iradesiyle bertaraf edilemeyen niteliği araştırılır.
Taşınmazın aynına ilişkin davalar, koruyucu yetki hükümleri ve kanunun kesin/münhasır olarak düzenlediği alanlar bu kontrolün merkezindedir. Sözleşme yalnız taşınmazın kiralanması, hizmet verilmesi veya başka bir borç ilişkisi doğuruyorsa talebin niteliği ayrıca belirlenmelidir; taşınmazla ilgili her uyuşmazlık otomatik olarak aynı yetki kategorisine girmez.
Yabancı Mahkeme Yetki Anlaşması Nasıl İspat Edilir?
MÖHUK m.47, yetki anlaşmasının yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olacağını açıkça düzenler. Bu nedenle sözlü olarak “uyuşmazlık çıkarsa Paris’te dava açarız” denilmesi, m.47’nin aradığı güvenceyi sağlamaz. Yetki iradesinin sözleşme, ek protokol, imzalı şartlar, elektronik kayıt veya yazılı delil niteliği taşıyan materyalle ortaya konulması gerekir.
Yetki hükmünün hangi devlet mahkemesini hedeflediği anlaşılır olmalıdır. Uygulamada şehir veya belirli mahkeme adı yazılması uyuşmazlığı azaltır. “Tarafların uygun göreceği yabancı mahkeme” gibi uyuşmazlık çıktıktan sonra hangi devletin seçildiğini göstermeyen muğlak ifadeler, m.47’nin öngördüğü gerçek bir yetki anlaşmasını kanıtlamakta sorun yaratır.
Genel işlem şartları içinde yer alan yetki kaydı da sözleşmeye gerçekten dâhil olup olmadığı, tarafça kabul edilip edilmediği ve yazılı delille ispatlanıp ispatlanmadığı bakımından incelenir. Sözleşmenin yalnız Türkçe veya yabancı dilde olması ise ayrı bir meseledir; Türk mahkemesine sunulacak yabancı dilde metin için HMK m.223 gereği tercüme sunulmalıdır. Bu konu yabancı dilde belgenin Türk mahkemesine sunulması rehberinde açıklanmıştır.
Geçerli Yetki Şartına Rağmen Dava Türkiye’de Açılırsa Ne Olur?
MÖHUK m.47/1 bu ihtimali doğrudan düzenler. Geçerli yabancı mahkeme yetki anlaşması bulunmasına rağmen dava Türk mahkemesinde açılmışsa, dava iki durumda yetkili Türk mahkemesinde görülebilir: yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemesinde yetki itirazında bulunulmaması.
Bu hüküm, yabancı mahkeme yetki şartının Türk mahkemesinin kendiliğinden her dosyada davayı reddetmesi şeklinde işlemediğini gösterir. Yetki itirazı usulüne uygun ve süresinde ileri sürülmelidir. HMK’da kesin yetki bulunmayan hâllerde yetki itirazı ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ileri sürülür. Savunma stratejisi oluşturulurken yabancı yetki maddesinin dava dilekçesi tebliğinden itibaren gözden kaçırılmaması gerekir.
Taraf yetki itirazında bulunmazsa MÖHUK m.47’nin açık hükmü uyarınca yetkili Türk mahkemesi davaya bakabilir. Bu nedenle sözleşmesinde yabancı mahkeme şartı bulunan şirketin Türk mahkemesinde sessizce esasa cevap vermesi, yetki maddesine sonradan dayanma imkânını usulen kaybetmesine yol açabilir.
İşçi, Tüketici ve Sigorta Sözleşmelerinde Neden Farklı?
MÖHUK m.47/2, m.44, m.45 ve m.46’da belirlenen mahkemelerin yetkisinin tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemeyeceğini açıkça düzenler. Bu üç alanın ortak özelliği zayıf tarafı koruyan özel milletlerarası yetki hükümleri içermesidir.
MÖHUK m.44 bireysel iş sözleşmesi ve iş ilişkisi uyuşmazlıklarında işçinin korunmasını esas alan yetki bağlantıları kurar. MÖHUK m.45 tüketici sözleşmesinde tüketicinin yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi koruyucu seçenekler getirir. MÖHUK m.46 sigorta uyuşmazlıklarında sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar bakımından özel koruma sağlar. Taraflar standart sözleşmeye yabancı mahkeme kaydı yazarak bu koruyucu Türk mahkemesi yetkilerini ortadan kaldıramaz.
Bu nedenle uluslararası ticari sözleşme için hazırlanmış yetki maddesinin iş sözleşmesine, tüketici şartlarına veya bireysel sigorta metnine kopyalanması doğru değildir. MÖHUK m.47/2 nedeniyle sözleşme türüne göre yetki maddesi yeniden tasarlanmalıdır.
Hukuk Seçimi ile Mahkeme Seçimi Aynı Şey mi?
Hayır. MÖHUK m.24 sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukuku düzenler. MÖHUK m.47 ise belirli şartlarda yabancı devlet mahkemesinin yetkisini kabul eden anlaşmayı düzenler. İki hükmün konusu ve hukuki sonucu farklıdır.
Örneğin sözleşmede “Bu sözleşmeye Türk hukuku uygulanacaktır; uyuşmazlıklarda Berlin mahkemeleri yetkilidir” şeklinde bir düzenleme teorik olarak iki ayrı iradeyi içerir: maddi uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanacak, davaya ise seçilen yabancı mahkeme bakacaktır. Tersine “İngiliz hukuku uygulanır” denilmesi tek başına İngiltere mahkemelerine yetki vermez.
Bu ayrım dava stratejisinde kritiktir. Türk mahkemesi yetkili olsa dahi MÖHUK’un kanunlar ihtilafı hükümleri yabancı hukukun uygulanmasını gösterebilir. Yabancı mahkeme yetkili olsa dahi o mahkemenin kendi kanunlar ihtilafı kuralları başka bir ülke hukukunun uygulanmasına yol açabilir. Yetki ve uygulanacak hukuk iki ayrı sorudur.
Tahkim Şartı ile Yabancı Mahkeme Şartı Aynı mı?
Hayır. Yabancı mahkeme yetki anlaşmasında uyuşmazlık bir devlet mahkemesine bırakılır. Tahkim anlaşmasında ise uyuşmazlığın devlet mahkemesi yerine hakem veya hakem kurulunca çözülmesi kararlaştırılır. Tahkim anlaşmasının geçerliliği ve etkisi MÖHUK m.47 değil; somut olaya göre 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu, 1958 New York Sözleşmesi ve ilgili tahkim kuralları çerçevesinde incelenir.
Sözleşmede hem “İstanbul mahkemeleri yetkilidir” hem “tüm uyuşmazlıklar ICC tahkiminde çözülür” gibi birbiriyle çelişen maddeler kullanılması yorum ve yetki uyuşmazlığı yaratır. Devlet mahkemesi yetkisi ile tahkim şartının hangi konuları kapsadığı açıkça ayrılmalıdır.
Tahkim şartının yazılı şekli hakkında sitenizdeki yurt dışı sözleşmede tahkim şartı rehberi incelenebilir. Yabancı mahkeme seçimi ise bu yazıdaki MÖHUK m.47 rejimine tabidir.
Uluslararası Sözleşmede Yetki Maddesi Nasıl Kontrol Edilir?
Sözleşme imzalanmadan önce önce uyuşmazlığın türü belirlenmelidir. İşçi, tüketici veya sigorta ilişkisi varsa m.47/2’deki koruyucu sınır doğrudan dikkate alınır. Ticari borç ilişkisi ise yabancılık unsuru ve münhasır Türk yetkisi bulunup bulunmadığı kontrol edilir.
İkinci adım, mahkeme seçiminin hukuk seçiminden ve tahkim maddesinden ayrılmasıdır. Üçüncü adım, seçilen yabancı mahkemenin açık ve uygulanabilir biçimde yazılmasıdır. Dördüncü adım, sözleşmenin tüm dil versiyonlarında yetki maddesinin aynı anlamı taşıdığının doğrulanmasıdır. Beşinci adım, tarafların sözleşmeyi imzalayan temsilcilerinin yetkilerinin belgelenmesidir.
Uyuşmazlık çıktıktan sonra dava nerede açılacak sorusu tekrar değerlendirilir. Türk mahkemesinde dava açılmışsa yetki itirazı süresi kaçırılmamalıdır. Yabancı mahkemede dava açılmışsa o mahkemenin yetki maddesini kabul edip etmediği takip edilir. Yabancı mahkeme kendisini yetkisiz sayarsa MÖHUK m.47’deki Türk mahkemesi yolu ayrıca değerlendirilir.
Yabancı şirketlerin Türkiye’de dava açarken karşılaşabileceği teminat sorunu da yetkiden ayrıdır. Bu konuda MÖHUK m.48 yabancılık teminatı rehberi kullanılabilir. Genel yurt dışı dosya yönetimi için Yurt Dışındaki Müvekkiller konu merkezi incelenebilir.
10 Adımlık Yetki Şartı Kontrol Listesi
- Sözleşmenin yabancılık unsuru taşıdığını belirleyin.
- Uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğduğunu kontrol edin.
- Türk hukukunda münhasır/kesin yetki engeli bulunup bulunmadığını inceleyin.
- MÖHUK m.44–46 kapsamındaki işçi, tüketici veya sigorta korumasını kontrol edin.
- Seçilen yabancı devlet mahkemesini açık biçimde yazın.
- Yetki anlaşmasını yazılı delille ispatlanabilir hâle getirin.
- Hukuk seçimi maddesini mahkeme seçimi maddesinden ayırın.
- Tahkim şartı varsa devlet mahkemesi kaydıyla çelişmediğini doğrulayın.
- Türk mahkemesinde dava açılırsa yetki itirazını cevap dilekçesi sürecinde değerlendirin.
- Yabancı mahkeme kendisini yetkisiz sayarsa MÖHUK m.47’deki Türk mahkemesi imkânını yeniden inceleyin.
Resmî Kaynaklar
- 5718 sayılı MÖHUK – m.40–48
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – yetki ve ilk itiraz hükümleri
- 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu
Sık Sorulan Sorular
1. Sözleşmede yabancı mahkeme yazmak her zaman geçerli midir?
Hayır. MÖHUK m.47’deki yabancılık unsuru, borç ilişkisi, münhasır yetki engelinin bulunmaması ve yazılı delille ispat şartları birlikte aranır.
2. Yalnız “İngiliz hukuku uygulanır” yazılması İngiliz mahkemelerini yetkili kılar mı?
Hayır. Uygulanacak hukuk seçimi MÖHUK m.24; yabancı mahkeme seçimi MÖHUK m.47 konusudur.
3. Yabancı mahkeme yetki şartı tahkim şartı mıdır?
Hayır. Yabancı mahkeme şartı devlet mahkemesini; tahkim şartı hakem yargılamasını seçer.
4. Türk mahkemesi yabancı mahkeme şartını kendiliğinden uygular mı?
MÖHUK m.47, yabancı mahkeme kendisini yetkisiz sayarsa veya Türk mahkemesinde yetki itirazında bulunulmazsa yetkili Türk mahkemesinin davayı görebileceğini açıkça düzenler.
5. Yetki itirazı ne zaman yapılmalıdır?
Kesin yetki bulunmayan hâllerde HMK’ya göre yetki itirazı ilk itirazdır ve cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir.
6. İş sözleşmesinde yabancı mahkeme şartıyla Türk mahkemesi yetkisi kaldırılabilir mi?
MÖHUK m.47/2, m.44’te belirlenen mahkemelerin yetkisinin taraf anlaşmasıyla bertaraf edilemeyeceğini düzenler.
7. Tüketici sözleşmesinde yabancı mahkeme maddesi tüketiciyi bağlar mı?
MÖHUK m.47/2 nedeniyle m.45’te tüketiciyi koruyan Türk mahkemesi yetkisi sözleşmeyle ortadan kaldırılamaz.
8. Sigorta poliçesindeki yabancı mahkeme şartı m.46 yetkisini kaldırır mı?
Hayır. MÖHUK m.47/2, m.46’daki koruyucu yetkinin anlaşmayla bertaraf edilemeyeceğini açıkça belirtir.
9. Yabancı mahkeme kendisini yetkisiz sayarsa Türkiye’de dava açılabilir mi?
Evet. MÖHUK m.47/1 bunu açıkça Türk mahkemesinde davanın görülebileceği hâllerden biri olarak düzenler.
10. Yabancı şirket Türkiye’de dava açarsa yalnız yetki mi kontrol edilir?
Hayır. Yetkinin yanında MÖHUK m.48 yabancılık teminatı, vekâletname, yabancı belgelerin HMK m.223–224 kapsamında sunumu ve esas uyuşmazlığa uygulanacak hukuk ayrıca değerlendirilir.
Yetki maddesi, uygulanacak hukuk, tahkim, tebligat, yabancı belge ve MÖHUK m.48 teminatı sözleşme imzalanmadan önce birlikte kontrol edilmelidir. Türkiye geneli dosyalar Mersin ofisinden yönetilebilir.
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki 5718 sayılı MÖHUK m.47 ve ilgili HMK hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

