Yurt Dışındaki Mirasçı Türkiye’de Mirası Nasıl Reddeder? 3 Ay Süre ve TMK m.605–610 | 2026
Mirasın reddi, özellikle mirasbırakanın borçlarının malvarlığından fazla olduğu dosyalarda yurt dışında yaşayan mirasçılar için süreye bağlı ve geri dönüşü zor bir karardır. Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, Avusturya, İsviçre, Birleşik Krallık, ABD, Kanada veya başka ülkede yaşayan mirasçı bakımından temel hata, “Türkiye’de değilim, süre Türkiye’ye geldiğimde başlar” düşüncesidir. TMK m.606 böyle bir kural içermez.
Mirasın gerçek reddi, mirasçının terekeyi kabul etmek istemediğini kanunun belirlediği süre ve şekle uygun biçimde sulh mahkemesine açıklamasıdır. Bunun yanında TMK m.605/2’de, mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması hâlinde mirasın reddedilmiş sayılması şeklinde hükmen ret sistemi vardır. Bu iki kurum aynı usul ve ispat yapısına sahip değildir.
- Kimler mirası reddedebilir?
- Üç aylık ret süresi ne zaman başlar?
- Yurt dışında olmak süreyi durdurur mu?
- Ret beyanı hangi mahkemeye ve nasıl yapılır?
- Yurt dışından vekâletle miras reddedilebilir mi?
- Konsoloslukta doğrudan miras reddi yapılır mı?
- Hangi işlemler ret hakkını düşürür?
- Hükmen ret nedir?
- Miras reddedilince pay kime geçer?
- Yurt dışındaki mirasçı hangi belgeleri hazırlamalıdır?
Kimler Mirası Reddedebilir?
TMK m.605/1 yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebileceğini açıkça düzenler. Yasal mirasçı, kanunun mirasçılık sırasına göre miras hakkı kazanan kişidir. Atanmış mirasçı ise mirasbırakanın vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarrufuyla mirasçı tayin ettiği kişidir.
Ret hakkı mirasçılık sıfatı doğduktan sonra kullanılır. Miras açılmadan önce “ileride bu kişinin mirasını kabul etmiyorum” şeklindeki tek taraflı beyan TMK m.605–609 anlamında mirasın reddi değildir. Mirasbırakan hayattayken farklı kurumlar, örneğin mirastan feragat sözleşmesi, kendi şartlarına göre gündeme gelir.
Her mirasçı ret hakkını kendisi bakımından kullanır. Bir mirasçının mirası reddetmesi diğer mirasçıların otomatik olarak reddetmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Eş, çocuklar veya kardeşler farklı tercihler yapabilir. Ancak ret sonucunda payın kime geçeceği TMK m.611 ve devamındaki kurallara göre belirlenir.
Küçük veya kısıtlı mirasçı bakımından yasal temsil ve vesayet hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir. Velayet altındaki çocuk adına ret, temsil yetkisi ve olası menfaat çatışması bakımından özel dikkat gerektirir. Mirasçının ergin ve tam ehliyetli olması hâlindeki standart ret usulü çocuk ve kısıtlı dosyalarına aynen uygulanmamalıdır.
Üç Aylık Ret Süresi Ne Zaman Başlar?
TMK m.606’nın birinci cümlesi nettir: miras üç ay içinde reddolunabilir. Ancak üç aylık sürenin başlangıcı bütün mirasçılar için aynı şekilde hesaplanmaz.
Yasal mirasçılarda süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat etmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren başlar. Kanun bu noktada “ölüm tarihi” yerine kural olarak “ölümü öğrenme” olgusuna bağlanmıştır. Yasal mirasçı, mirasçı olduğunu daha sonraki tarihte öğrendiğini ispat ederse süre başlangıcı buna göre değerlendirilir.
Atanmış mirasçılarda ise süre, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Bu nedenle vasiyetnameyle atanmış mirasçının süresi yalnız ölüm haberini aldığı tarih üzerinden hesaplanmaz.
TMK m.607 koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa ayrı başlangıç kuralı getirir. Bu hâlde yasal ve atanmış mirasçılar için ret süresi, yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından kendilerine bildirilmesiyle başlar.
TMK m.608 ise mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkının kendi mirasçılarına geçmesini düzenler. Böyle bir zincir miras durumunda süre hesabı tek ölüm tarihine indirgenmemeli; m.608’deki özel başlangıç kuralı uygulanmalıdır.
Yurt Dışında Olmak Üç Aylık Süreyi Durdurur mu?
Hayır. TMK m.606, mirasçının yabancı ülkede yaşamasını ret süresini otomatik olarak durduran veya Türkiye’ye dönüş tarihine kadar erteleyen bir sebep olarak düzenlemez. Yurt dışında yaşayan mirasçı da kanuni başlangıç anından itibaren üç aylık süreyi takip etmelidir.
Mirasçı ölüm haberini elektronik mesajla, aile bireylerinden veya başka güvenilir kanalla öğrenmiş olabilir. Süre tartışması doğarsa ölümün öğrenilme tarihi somut delillerle önem kazanır. Yalnız yurt dışı nüfus adresi veya yabancı ikamet kartı, kişinin ölümü daha geç öğrendiğini kendiliğinden ispatlamaz.
Bu nedenle yurt dışındaki mirasçı ölüm haberini aldığında ilk iş olarak tereke hakkında temel bilgi toplamalı ve ret süresini takvime kaydetmelidir. Türkiye’de taşınmaz, banka hesabı, şirket hissesi veya araç bulunup bulunmadığını araştırmak için üç aylık sürenin sonuna kadar beklemek risklidir.
TMK m.615, önemli sebepler varsa sulh hâkiminin yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış ret süresini uzatabileceğini veya yeni süre tanıyabileceğini düzenler. Ancak bu hüküm, yurt dışında yaşayan herkes için otomatik ek süre değildir. Süre uzatımı için kanundaki “önemli sebepler” somutlaştırılmalı ve mahkeme kararı alınmalıdır.
Ret Beyanı Hangi Mahkemeye ve Nasıl Yapılır?
TMK m.609’a göre mirasın reddi mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Ret beyanının kayıtsız ve şartsız olması gerekir. “Borçlar şu tutarı aşarsa reddediyorum” veya “yalnız borçları reddediyorum, taşınmazları kabul ediyorum” biçimindeki koşullu/kısmi beyan TMK m.609’daki gerçek ret şekline uygun değildir.
Sulh hâkimi sözlü veya yazılı ret beyanını tutanakla tespit eder. Süresi içinde yapılmış ret beyanı mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğe yazılır. Reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren belge verilir.
Mirasın açıldığı yer kural olarak mirasbırakanın son yerleşim yeriyle bağlantılıdır. Yabancı unsur bulunan miras uyuşmazlıklarında ayrıca MÖHUK m.43’ün milletlerarası yetki hükmü ve çekişmesiz yargıya ilişkin usul kuralları birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle özellikle mirasbırakanın son yerleşim yerinin yurt dışında olduğu dosyada mahkeme seçimi otomatik yapılmamalı, Türkiye’deki tereke malvarlığı ve usul bağlantısı kontrol edilmelidir.
Ret beyanı süre içinde mahkemeye ulaşacak şekilde planlanmalıdır. Vekâletname veya yabancı belge işlemlerinin uzun sürmesi, üç aylık sürenin kendiliğinden uzaması sonucunu doğurmaz.
Yurt Dışından Vekâletle Miras Reddedilebilir mi?
Evet. Türk Medenî Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin düzenlemeler, ret isteminin bu konuda yetkisi bulunan vekil aracılığıyla yapılmasını kabul eder ve vekâletnamenin tutanağa eklenmesini öngörür. Bu nedenle yurt dışındaki mirasçı Türkiye’ye gelmeden özel yetkili vekil aracılığıyla ret beyanını mahkemeye sunabilir.
Vekâletnamenin mirasın reddi işlemini açık biçimde kapsaması gerekir. Genel dava vekâletnamesine güvenmek yerine “mirasın reddi / reddi miras beyanında bulunma” yetkisinin açıkça yazılması, temsil yetkisi tartışmasını önler.
Yurt dışındaki Türk vatandaşı Türk konsolosluğunda vekâletname düzenleyebilir. Yabancı noter önünde düzenlenen vekâletname kullanılacaksa belgenin düzenlendiği ülkeye göre apostil, konsolosluk tasdiki veya milletlerarası sözleşme muafiyeti kontrol edilir; Türkçe değilse tercüme hazırlanır.
Vekâletname süreci üç aylık ret süresine göre geriye doğru planlanmalıdır. Konsolosluk randevusunun geç tarihe verilmesi veya yabancı apostilin gecikmesi tek başına süreyi durdurmaz. Ölüm öğrenilir öğrenilmez vekâlet işleminin başlatılması gerekir.
Konsoloslukta Doğrudan Miras Reddi Yapılır mı?
TMK m.609 ret beyanının makamını sulh mahkemesi olarak belirler. Türk konsolosluğu, yurt dışındaki mirasçı için vekâletname düzenleme ve noterlik/konsolosluk işlemleri bakımından yardımcı olabilir; ancak mirasın reddini özel kütüğe tescil eden makam sulh mahkemesidir.
Bu nedenle “konsolosluğa gidip mirası reddettim, başka işlem gerekmez” şeklinde hareket edilmemelidir. Konsoloslukta verilen vekâletname üzerinden vekil Türkiye’de ret beyanını yetkili sulh mahkemesine ulaştırmalı ve tescil sürecini takip etmelidir.
Yabancı noter vekâletnamesi hazırlanacaksa yetkinin açık olması, kişinin kimlik bilgilerinin Türk kayıtlarıyla uyumlu bulunması ve belge tasdik zincirinin doğru kurulması gerekir. Vekâletnamede mirasbırakanın adı-soyadı ve ret işlemine ilişkin özel yetki açık yazılırsa uygulamadaki tereddütler azalır.
Hangi İşlemler Mirası Ret Hakkını Düşürür?
TMK m.610, ret hakkının düşmesini açıkça düzenler. Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Ayrıca ret süresi sona ermeden mirasçı sıfatıyla tereke işlemlerine olağan yönetimin veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın ötesinde karışan mirasçı da ret hakkını kaybedebilir.
Tereke mallarını gizlemek veya kendisine mal etmek de ret hakkını ortadan kaldıran açık kanuni sebeptir. Bu nedenle yurt dışındaki mirasçı “nasıl olsa reddedeceğim” diyerek mirasbırakanın banka hesabından para çekmemeli, aracı kendi adına devretmemeli veya tereke malını satmamalıdır.
Kanun aynı zamanda önemli bir istisna getirir: zamanaşımı veya hak düşürücü sürelerin dolmasına engel olmak amacıyla dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması ret hakkını ortadan kaldırmaz. Bu hüküm, tereke hakkını korumak için zorunlu işlem ile mirası fiilen sahiplenme arasındaki farkı gösterir.
Ret kararı verilmeden önce yapılacak her tereke işlemi bu açıdan değerlendirilmelidir. Olağan koruma, muhafaza ve zorunlu yönetim işlemi ile mirası kabul anlamı taşıyabilecek tasarruf birbirinden ayrılır.
Mirasbırakan Borca Batıksa Hükmen Ret Nedir?
TMK m.605/2’ye göre ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. Bu hüküm gerçek ret beyanından farklı olarak kanunun belirlediği borca batıklık/ödemeden aciz durumuna hukuki sonuç bağlar.
Hükmen ret için yalnız mirasbırakanın borcunun bulunması yeterli değildir. Kanunun aradığı, ölüm tarihinde ödemeden aczin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olmasıdır. Terekenin aktif ve pasif yapısı, icra takipleri, hacizler, aciz belgeleri, banka ve malvarlığı kayıtları somut delillerle değerlendirilir.
Üç aylık gerçek ret süresi kaçırılmış dosyalarda “nasıl olsa borç vardı” denilerek otomatik hükmen ret kabul edilmemelidir. TMK m.605/2 koşulları ayrıca ispatlanır. Mirasçının terekeyi benimseyen işlemleri ve borca batıklık durumu dosyanın sonucunu etkileyebilir.
Yurt dışındaki mirasçı bakımından güvenli yaklaşım, mirasbırakanın borçlu olduğu biliniyorsa üç aylık gerçek ret süresini kaçırmamak; hükmen ret kurumunu süreyi ihmal etmek için bir varsayım olarak kullanmamaktır.
Miras Reddedilince Pay Kime Geçer?
TMK m.611’e göre yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Bu nedenle ret işlemi miras payını “boşa çıkarmaz”; kanuni mirasçılık sırası yeniden işletilir.
Örneğin altsoy mirasçısının reddi hâlinde onun payının kendi altsoyuna geçmesi gündeme gelebilir. Bu nedenle çocuk sahibi mirasçı ret yaparken, payın çocuklarına geçip geçmeyeceğini ve çocuklar adına ayrıca hangi işlem gerekeceğini önceden değerlendirmelidir.
Atanmış mirasçının reddinde ise TMK m.611, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan başka türlü bir arzusu anlaşılmadıkça payın mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalacağını düzenler.
En yakın yasal mirasçıların tamamının reddi hâlinde TMK m.612 uyarınca tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye olunur; tasfiye sonunda artan değerler, mirası reddetmemiş olsalardı hak sahibi olacak mirasçılara verilir.
Yurt Dışındaki Mirasçı Hangi Belgeleri Hazırlamalıdır?
İlk olarak mirasbırakanın ölüm belgesi, Türk nüfus kayıt bilgisi ve varsa mirasçılık belgesi temin edilmelidir. Mirasçının kimlik/pasaport bilgileri ile Türk kayıtlarındaki ad-soyadı uyumlu olmalıdır. Yabancı ülkede soyadı değişmişse evlilik veya ad değişikliği belgesiyle kimlik zinciri kurulmalıdır.
Vekil aracılığıyla ret yapılacaksa mirasın reddine açık özel yetki içeren vekâletname hazırlanmalıdır. Konsolosluk vekâletnamesi doğrudan kullanılabilir; yabancı noter belgesinde ülkeye göre apostil/legalizasyon ve Türkçe tercüme gerekir. Yabancı resmî belgenin Türk mahkemesine sunumu hakkında HMK m.224 yabancı resmî belge rehberi kullanılabilir.
Mirasın borç durumunun araştırılması ret süresinden bağımsız yürütülmelidir. Türkiye’deki tapu, araç, banka, şirket ve icra kayıtları mümkün olduğunca erken kontrol edilir. Ret kararı verilmeden tereke malını satma, çekme veya kendine mal etme işlemlerinden kaçınılır.
Yurt dışındaki mirasçıların Türkiye’deki genel miras işlemleri için Yurt Dışı Miras ve Veraset, Yabancıların Miras İşlemleri ve Yurt Dışındaki Müvekkiller konu merkezleri incelenebilir.
10 Adımlık Reddi Miras Kontrol Listesi
- Mirasçı sıfatının yasal mı atanmış mı olduğunu belirleyin.
- TMK m.606 bakımından üç aylık sürenin başlangıç tarihini yazılı olarak hesaplayın.
- Yurt dışında bulunmanın süreyi otomatik durdurmadığını dikkate alın.
- Terekenin aktif ve borçlarını mümkün olan en kısa sürede araştırın.
- Ret kararı verilene kadar TMK m.610’da hakkı düşürebilecek tasarruflardan kaçının.
- Ret beyanını kayıtsız ve şartsız hazırlayın.
- Türkiye’ye gelmeyecekseniz özel ret yetkili vekâletname düzenleyin.
- Yabancı noter vekâletnamesinin apostil/legalizasyon ve tercüme şartlarını tamamlayın.
- Ret beyanının sulh mahkemesine süre içinde ulaştığını ve özel kütüğe işlendiğini takip edin.
- Ret sonucunda payın kimlere geçeceğini TMK m.611–612 bakımından ayrıca kontrol edin.
Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – m.605–615
- 5718 sayılı MÖHUK – m.20 ve m.43
- T.C. Dışişleri Bakanlığı – Konsolosluk ve vekâletname işlemleri
- e-Devlet Kapısı – nüfus ve mirasla bağlantılı resmî hizmetler
Sık Sorulan Sorular
1. Yurt dışında yaşayan mirasçı mirası kaç ay içinde reddetmelidir?
TMK m.606 uyarınca kural olarak üç ay içinde. Yasal mirasçı için süre, mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispat etmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendiği tarihten başlar.
2. Yurt dışında olduğum için üç aylık süre Türkiye’ye geldiğimde mi başlar?
Hayır. Kanunda yurt dışında bulunmayı süre başlangıcını Türkiye’ye dönüşe erteleyen bir kural yoktur.
3. Konsoloslukta mirası doğrudan reddedebilir miyim?
TMK m.609 ret beyanının sulh mahkemesine yapılacağını düzenler. Konsoloslukta vekâletname düzenleyebilirsiniz; ret beyanının mahkemeye sunulması ve özel kütüğe tescili gerekir.
4. Avukat aracılığıyla miras reddedilebilir mi?
Evet. Bu konuda yetki içeren vekâletnameyle vekil ret beyanını sulh mahkemesine sunabilir.
5. Mirasın yalnız borçlarını reddedip mallarını kabul edebilir miyim?
Hayır. TMK m.609 uyarınca ret beyanı kayıtsız ve şartsız olmalıdır; kısmi veya koşullu ret gerçek ret rejimine uygun değildir.
6. Terekedeki parayı çekip sonra mirası reddedebilir miyim?
TMK m.610, tereke mallarını kendisine mal eden veya olağan yönetimin ötesinde tereke işlemlerine karışan mirasçının ret hakkını kaybedebileceğini düzenler.
7. Borçlar malvarlığından fazlaysa mutlaka üç ay içinde ret gerekir mi?
TMK m.605/2’de ölüm tarihinde ödemeden aczin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması hâlinde hükmen ret vardır. Ancak bu şartlar ayrıca ispatlanır; güvenli uygulamada üç aylık gerçek ret süresi ihmal edilmemelidir.
8. Ben reddedersem miras borçları çocuklarıma geçer mi?
TMK m.611’e göre yasal mirasçının payı, miras açıldığında kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Altsoy varsa onların durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
9. Tüm en yakın mirasçılar reddederse ne olur?
TMK m.612 uyarınca tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; artan değer kanundaki hak sahiplerine verilir.
10. Ret süresi uzatılabilir mi?
TMK m.615, önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkiminin ret süresini uzatmasına veya yeni süre tanımasına imkân verir. Bu otomatik değil, mahkeme kararına bağlı bir istisnadır.
Ret süresi, tereke borçları, vekâletname, sulh mahkemesi başvurusu ve ret sonrası pay geçişi aynı dosyada fakat ayrı hukuki başlıklar olarak kontrol edilmelidir. Türkiye geneli dosyalar Mersin ofisinden yönetilebilir.
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki 4721 sayılı TMK m.605–615 ve ilgili milletlerarası usul hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

