B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İlam Bozulursa veya Kaldırılırsa İcra Nasıl Geri Alınır? İİK m.40 | 2026

Kısa ve Net Cevap

İİK m.40 uyarınca bir ilam bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya Yargıtayca bozulursa, devam eden icra işlemleri bulunduğu yerde durur. İlam daha önce tamamen veya kısmen icra edilmişse ve sonraki kesin ilamla borçlunun hiç borçlu olmadığı ya da daha az borçlu olduğu ortaya çıkarsa, ayrıca yeni bir hüküm almaya gerek olmadan icra tamamen veya kısmen eski hâline iade edilir. Ancak üçüncü kişilerin iyi niyetle kazandıkları haklar korunur. İcranın iadesi, İİK m.36’daki icranın geri bırakılmasından farklıdır: m.36 icra devam ederken durdurmayı, m.40 ise bozulmuş veya kaldırılmış ilamın daha önce doğurduğu cebri icra sonuçlarını geri çevirmeyi düzenler.

İİK 40 uyarınca ilam bozulunca icranın iadesi
İlamın kaldırılması veya bozulması sonrası icranın iadesi. Fotoğraf: Markus Spiske / Unsplash.
  • İİK m.40 neyi düzenler?
  • İstinafta kaldırma icrayı nasıl etkiler?
  • Yargıtay bozması sonrası ne olur?
  • İcra tamamlanmışsa para ve mallar nasıl geri alınır?
  • Kesin ilam şartı nedir?
  • Kısmi icranın iadesi nasıl yapılır?
  • Üçüncü kişilerin iyi niyetli hakları neden korunur?
  • İİK m.36 ile m.40 arasındaki fark
  • Satış yapılmışsa iade nasıl değerlendirilir?
  • Sık sorulan sorular

İİK m.40 Ne Düzenler?

İİK m.40, icra edilebilir bir mahkeme kararına dayanılarak yapılan cebri icranın, o kararın daha sonra kaldırılması veya bozulması üzerine nasıl duracağını ve daha önce sonuçlanmış icra işlemlerinin nasıl geri çevrileceğini düzenler. Kanunun amacı, geçerli bir ilama güvenilerek yapılmış icra ile daha sonra ortaya çıkan kesin hukuki durum arasında denge kurmaktır.

Maddenin ilk fıkrası devam eden icranın durmasını, ikinci fıkrası ise icra edilmiş hükmün eski hâle iadesini düzenler. Bu iki sonuç birbirinden ayrılmalıdır. Bir takip hâlen devam ediyorsa kaldırma veya bozma sonrası mevcut işlemler ilerlemez. Para tahsil edilmiş, mal teslim edilmiş veya başka bir cebri icra sonucu gerçekleşmişse, sonradan verilen kesin hükmün içeriğine göre iade mekanizması gündeme gelir.

İstinaf Mahkemesi İlamı Kaldırırsa Ne Olur?

İİK m.40’ın birinci fıkrasına göre bir ilamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması icra işlemlerini bulunduğu yerde durdurur. Takip dosyasındaki haciz, satış veya ödeme işlemleri kaldırma kararından sonra yeni hukuki durum dikkate alınarak yürütülmelidir. İcra müdürlüğü, kaldırılmış ilamı sanki geçerliliğini koruyormuş gibi icra etmeye devam edemez.

İstinaf mahkemesinin kararı yalnız belirli bir hüküm bölümünü kaldırmışsa icra dosyasındaki hangi edimin etkilendiği hüküm fıkrasından tespit edilir. Kaldırma bütün hükme ilişkin değilse, etkilenmeyen ve icra edilebilir kalan bölümler ayrıca değerlendirilir. İcra müdürlüğü üst mahkeme kararının kapsamını aşamaz.

Yargıtay Bozması Sonrası İcra İşlemleri

İİK m.40 aynı sonucu temyizen bozma için de öngörür. Yargıtay ilamı bozduğunda icra işlemleri olduğu yerde durur. Bu, bozma kararının geçmişte yapılmış bütün işlemleri kendiliğinden hiç yapılmamış hâle getirdiği anlamına gelmez. Öncelikle devam eden işlemler durur; daha önce tamamlanan icranın geri alınması için maddenin ikinci fıkrasındaki kesin ilam şartı değerlendirilir.

Bozma sonrası ilk derece veya ilgili mahkeme yeniden yargılama yapabilir. Nihai ve kesin karar, borçlunun hiç borçlu olmadığını veya daha az borçlu olduğunu ortaya koyarsa icranın iadesi gerçekleştirilir. Bu nedenle bozma kararı ile icranın fiilen iadesi aynı aşama değildir.

İcra Daha Önce Tamamlanmışsa Ne Olur?

Bir ilamın icrası sırasında borçludan para tahsil edilmiş, mal alınmış, taşınır teslim edilmiş veya başka bir edim cebren yerine getirilmiş olabilir. Sonradan ilam kaldırılır veya bozulur ve kesin ilamla borçlunun hiç ya da o kadar borçlu olmadığı belirlenirse İİK m.40, ayrıca yeni bir iade davası veya hükmü almadan icranın eski hâle getirilmesini öngörür.

Para tahsil edilmişse iade edilecek miktar, son kesin hükümde kalan borçla önceki tahsilat karşılaştırılarak belirlenir. Hiç borç olmadığı kesinleşmişse icra tamamen; yalnız daha düşük borç olduğu kesinleşmişse fazla tahsil edilen kısım yönünden iade edilir. İcra müdürlüğü dosya hesabını buna göre düzenler.

İcra edilen edim para değilse aynen geri dönüşün mümkün olup olmadığı ve üçüncü kişi hakları ayrıca incelenir. Belirli taşınırın teslimiyle ilgili süreç için İİK m.24 taşınır teslimi rehberi yardımcı olabilir.

Kesin İlam Şartı Neden Önemlidir?

İİK m.40’ın ikinci fıkrası, borçlunun hiç veya o kadar borcu olmadığının kesin bir ilamla ortaya çıkmasını arar. Yalnız bozma kararının varlığı, daha önce yapılan bütün tahsilatın o anda geri verilmesi için tek başına yeterli değildir. Yeniden yargılama sonucunda nihai borç durumunun kesinleşmesi gerekir.

Bu şart, alacaklının da korunmasını sağlar. Bozma sonrası yeniden yargılamada benzer bir alacak hükmü kurulabilir. İade, kesinleşmiş yeni hukuki durumla önceki icra sonucu arasındaki fark kadar yapılır. Böylece henüz uyuşmazlık kesin çözüme kavuşmadan geri dönüşlü işlemler zinciri yaratılması önlenir.

Tam ve Kısmi İcranın İadesi

Kanun, icranın “tamamen veya kısmen” eski hâle iadesini açıkça düzenler. Son kesin ilam borçlunun hiçbir borcu bulunmadığını belirlemişse tüm icra sonucu iade edilir. Borcun önceki ilamdan daha düşük olduğu belirlenmişse yalnız fazla icra edilen bölüm geri alınır.

Örneğin ilk ilama göre 500.000 TL tahsil edilmiş, sonraki kesin ilamda borcun 300.000 TL olduğu belirlenmişse iadenin konusu 200.000 TL ve kanunen buna bağlı olarak geri verilmesi gereken dosya kalemleridir. Somut dosyada faiz, harç, yargılama gideri ve vekâlet ücreti bakımından yeni hüküm ve tahsilat kalemleri tek tek karşılaştırılmalıdır. İcra müdürlüğü yaklaşık bir toplu hesapla hükümden farklı sonuç yaratamaz.

Üçüncü Kişilerin İyi Niyetle Kazandığı Haklar

İİK m.40’ın üçüncü fıkrası çok önemli bir sınır koyar: üçüncü kişilerin iyi niyetle kazandıkları haklara zarar verilemez. Bu nedenle icra sırasında bir mal üçüncü kişiye geçmiş ve o kişi hukuken korunan iyi niyetli bir hak kazanmışsa icranın iadesi, üçüncü kişinin hakkını otomatik biçimde ortadan kaldırmaz.

Bu koruma özellikle cebri satışlarda önem taşır. İhalenin kesinleşmesiyle mülkiyet kazanan iyi niyetli alıcının hakkı, ilamın daha sonra bozulması nedeniyle kendiliğinden yok sayılmaz. Borçlunun iade talebi, aynen geri alınamayan değer bakımından ilgili taraflar arasındaki para iadesine dönüşebilir. Her olayda satışın kesinleşme durumu, alıcının hakkı ve ihalenin ayrıca feshedilip feshedilmediği incelenir.

İİK m.36 ile İİK m.40 Arasındaki Fark

İİK m.36 icranın geri bırakılması, İİK m.40 ise icranın iadesi kurumudur. İcranın geri bırakılması, kanun yolu sürecinde şartları oluştuğunda ilamın cebren uygulanmasını durdurmayı amaçlar. İcranın iadesi ise ilamın icra edilmesinden sonra hükmün kaldırılması/bozulması ve yeni kesin ilamla borcun bulunmadığının veya daha az olduğunun ortaya çıkması üzerine geçmiş icra sonucunu geri çevirir.

Bu iki kavramın karıştırılması yanlış başvuruya yol açabilir. Kanun yolu sırasında icranın durdurulması isteniyorsa İİK m.36 tehiri icra rehberi; ilam daha önce icra edilmiş ve sonradan tersine dönmüşse m.40 uygulanır.

Satış Yapılmışsa İcra Nasıl İade Edilir?

İlamlı icra kapsamında borçlunun malı haczedilip üçüncü kişiye satılmışsa iade daha karmaşık hâle gelir. İhale kesinleşmiş ve üçüncü kişi iyi niyetle mülkiyet kazanmışsa İİK m.40/3 bu hakkı korur. Bu nedenle malın her durumda üçüncü kişiden geri alınması mümkün değildir. İade, satış bedeli ve tahsil edilen tutarlar üzerinden ilgili taraflar arasında gerçekleştirilir.

İhalenin kendisi hakkında usulsüzlük varsa ihalenin feshi hükümleri ayrıca değerlendirilir; ilamın bozulması ile ihalenin feshi aynı hukuki sebep değildir. Elektronik satış ve ihale sonuçlarıyla ilgili kurallar İİK m.114 ve devamında düzenlenmiştir.

Hacizler Kendiliğinden Kalkar mı?

Üst mahkeme kararıyla ilamın kaldırılması veya bozulması icra işlemlerini olduğu yerde durdurur; fakat dosyadaki her haciz kaydının teknik olarak kendiliğinden silindiği varsayılmamalıdır. İcra müdürlüğünün üst mahkeme kararı doğrultusunda dosya üzerindeki haciz ve muhafaza tedbirlerinin hukuki akıbetini değerlendirmesi ve gerekli fek yazılarını göndermesi gerekir.

Takibin dayanağı bütünüyle ortadan kalkmışsa haksız şekilde devam eden hacze karşı İİK m.16 şikâyet gündeme gelebilir. Ancak hangi haczin kaldırılacağı, kararın kapsamına ve dosyanın mevcut durumuna göre belirlenir.

İcra Dosyasında Hangi Belgeler Kontrol Edilmelidir?

İcranın iadesi talebinde şu belgeler temel önem taşır: ilk ilam ve kesinleşme/kanun yolu durumu, icra takip talebi, icra emri, tahsilat ve ödeme makbuzları, haciz ve satış tutanakları, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay kararı, yeniden yargılama sonucu verilen ilam, bu yeni ilamın kesinleşme kaydı ve dosya kapak hesabı. İade miktarı bu belgelerden somut olarak çıkarılmalıdır.

Dosya UYAP üzerinden kontrol edilebilir; ancak özellikle tahsilatların ve satış bedellerinin dosyaya nasıl işlendiği icra müdürlüğü hesabından ayrıca incelenmelidir. UYAP icra dosyası sorgulama rehberi dosya belgelerine erişim bakımından yol gösterir.

İade İçin Ayrı Dava Açmak Gerekir mi?

İİK m.40’ın açık hükmü, şartları oluştuğunda icranın ayrıca hükme gerek kalmaksızın tamamen veya kısmen eski hâline getirileceğini düzenler. Bu nedenle maddenin kapsadığı iade için yeni bir eda davası açılması kural değildir. İcra müdürlüğü kesin ilam ve dosya verileri üzerinden iade işlemini yürütür.

Buna karşılık iade dışında kalan zararlar, üçüncü kişi hakları veya icra dosyasının çözemeyeceği maddi hukuk uyuşmazlıkları ayrı dava konusu olabilir. M.40’ın “ayrıca hükme gerek yok” sonucu yalnız kanunun öngördüğü icranın iadesi mekanizmasına ilişkindir.

Faiz ve Feriler Nasıl Hesaplanır?

İade edilecek tutarın faiz ve diğer ferileri, yeni kesin ilamın kapsamı, önceki tahsilat tarihi ve uygulanacak maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. İcra müdürlüğü yeni kesin hükmün dışında bağımsız tazminat yaratamaz. Hesap uyuşmazlığı çıkarsa taraflar icra işlemini şikâyet yoluyla denetletebilir veya maddi hukuk talebi niteliğindeki uyuşmazlık için görevli mahkemeye başvurabilir.

Özellikle kısmi iade dosyalarında önceki takipte hangi kalemin ne kadar tahsil edildiği ayrıştırılmalıdır. Asıl alacak, işlemiş faiz, yargılama gideri ve takip giderlerinin tamamı tek rakam olarak değerlendirilmemelidir.

Resmî Kaynaklar

İİK m.40’ın güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi ve Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığı; üst mahkeme ve icra dosyası kayıtları için UYAP Vatandaş Portal kullanılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

İstinaf ilamı kaldırırsa icra hemen durur mu?

İİK m.40’a göre kaldırma, icra işlemlerini bulunduğu yerde durdurur.

Yargıtay bozması sonrası tahsil edilen para hemen iade edilir mi?

İcra daha önce tamamlanmışsa iade için borçlunun hiç veya o kadar borçlu olmadığının kesin bir ilamla ortaya çıkması gerekir.

İade için yeni dava açmak gerekir mi?

İİK m.40 şartları varsa ayrıca hüküm almadan icra tamamen veya kısmen eski hâline getirilir.

Borcun yalnız bir kısmı ortadan kalkarsa ne olur?

İcra yalnız fazla kalan kısım yönünden iade edilir.

İhaleyle mal alan üçüncü kişinin mülkiyeti otomatik iptal olur mu?

Hayır. İİK m.40, üçüncü kişilerin iyi niyetle kazandığı hakları korur.

İcranın geri bırakılması ile icranın iadesi aynı şey mi?

Hayır. Geri bırakma m.36’da, icranın iadesi m.40’ta düzenlenen farklı kurumlardır.

Bozma kararı sonrası hacizler için ne yapılır?

İcra müdürlüğü bozma/kaldırma kararının kapsamına göre işlemleri durdurur ve hukuki dayanağı kalmayan hacizlerin fek işlemlerini değerlendirir.

İcranın iadesinde iyi niyetli üçüncü kişi neden korunur?

Kanun, cebri icraya güvenerek üçüncü kişinin kazandığı korunmaya değer hakların sonradan bozulmuş ilam nedeniyle zarar görmemesini açıkça güvence altına alır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507. Son mevzuat kontrolü: 15 Eylül 2026. İçerik İİK m.40 ve bağlantılı ilamlı icra hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; Türkiye geneli icra dosyaları Mersin’den yürütülür.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirmedir. İcranın iadesi, ilk ilam, üst mahkeme kararı, yeni kesin ilam ve icra dosyasındaki fiilî tahsil/satış sonuçları birlikte incelenerek uygulanır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp