B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İtirazın İptali Davası Ne Kadar Sürede Açılır? İİK m.67 Bir Yıllık Süre

Kısa ve net cevap: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.67’ye göre, ilamsız icra takibine yapılan itiraz nedeniyle takibi duran alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Davada alacağın varlığı genel hükümlere göre ispat edilir. Borçlunun itirazı haksız bulunur ve kanuni koşullar oluşursa, alacaklının talebi üzerine hükmolunan alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Alacaklının takibi haksız ve kötü niyetli ise borçlunun talebi üzerine alacaklı da tazminata mahkûm edilebilir.

İİK 67 itirazın iptali davası bir yıl icra inkar tazminatı yüzde yirmi
İİK m.67, ödeme emrine itirazla duran takibin devamı için bir yıllık itirazın iptali davası süresini ve koşulları varsa icra inkâr tazminatını düzenler.

İİK m.67 ne düzenler?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ettiğinde takip durur. Alacaklının, icra dairesinde yalnız “itiraz haksızdır” diyerek takibi devam ettirmesi mümkün değildir. İİK m.67, alacaklıya genel mahkemede itirazın iptali davası açarak hem alacağın varlığını ispat etme hem de itirazın ortadan kaldırılmasıyla takibe devam etme imkânı verir.

Kanunun güncel resmî metnine Mevzuat Bilgi Sistemi – 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu üzerinden ulaşılabilir. İtirazın iptali davası, normal alacak davasına benzese de daha önce başlatılmış icra takibiyle doğrudan bağlantılı özel sonuçlar doğurur.

Davanın kabulüyle yalnız alacağın varlığı tespit edilmez; borçlunun icra takibine yaptığı itiraz da iptal edilir. Böylece alacaklı önceki takip dosyasından, hükmün kapsamına göre icra işlemlerine devam edebilir.

Bir yıllık dava süresi ne zaman başlar?

İİK m.67’nin en önemli süre kuralı, bir yıllık sürenin borçlunun itiraz ettiği tarihten değil, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlamasıdır. İcra dosyasında itiraz dilekçesinin tarihine bakıp doğrudan bir yıl hesaplamak yanlış sonuca yol açabilir.

Alacaklı veya vekili öncelikle icra dosyasındaki itirazın kendisine hangi tarihte tebliğ edildiğini gösteren tebliğ kaydını bulmalıdır. Elektronik tebligat varsa UETS kaydı; fiziki tebligat varsa mazbata incelenmelidir. İtirazın yalnız UYAP’ta görülmesi ile usulüne uygun tebliğ edilmesi aynı şey değildir.

Bir yıllık süre içinde dava açılmalıdır. Son günün resmî tatile rastlaması ve süre hesabına ilişkin genel hükümler ayrıca değerlendirilir. Dava şartı arabuluculuk bulunan uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvurusunun süreye etkisi ilgili özel kanuna göre ayrıca hesaplanmalıdır.

İtirazın alacaklıya hiç tebliğ edilmemesi hâlinde süre başlar mı?

İİK m.67 metni süreyi itirazın alacaklıya tebliğine bağlar. Usulüne uygun tebliğ yapılmamışsa bir yıllık özel sürenin başladığı kabul edilmeden önce dosyadaki bildirim işlemi ayrıntılı incelenmelidir. Buna rağmen alacaklının dosyayı uzun süre takipsiz bırakması, zamanaşımı ve takip hukukundaki diğer süreler bakımından risk yaratabilir.

Alacaklı itirazı UYAP’tan fiilen öğrenmişse dahi özel sürenin başlangıcı konusunda tebliğ kaydı esas alınmalıdır; fakat olası usul tartışmasını önlemek için dava gereksiz yere geciktirilmemelidir.

İtirazın iptali davası hangi mahkemede açılır?

İtirazın iptali davası genel mahkemede görülür. Görevli mahkeme alacağın doğduğu temel hukuki ilişkiye göre belirlenir. Ticari işten doğan alacakta Asliye Ticaret Mahkemesi, tüketici işleminde Tüketici Mahkemesi, iş ilişkisinde İş Mahkemesi; genel özel hukuk alacağında Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olabilir.

Yetki de temel borç ilişkisinin niteliği, davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri ve varsa geçerli yetki sözleşmesine göre belirlenir. İcra takibinin belirli yerde başlatılmış olması, itirazın iptali davasında her durumda o yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu anlamına gelmez.

Dava açmadan önce görev ve yetki birlikte kontrol edilmelidir. Yanlış görevli mahkemede açılan dava sürecin uzamasına ve bir yıllık süre bakımından ayrıca tartışmaya yol açabilir.

İtirazın iptali davasında alacak nasıl ispatlanır?

İİK m.67 “genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat” sistemini benimser. Bu nedenle alacaklı, icra takibinde dayandığı temel hukuki ilişkiyi HMK’nın delil kurallarına göre ispatlar. Sözleşme, fatura, teslim belgesi, banka dekontu, cari hesap, e-posta, ticari defter, tanık veya diğer hukuka uygun deliller uyuşmazlığa göre kullanılabilir.

İtirazın kaldırılması yolundaki sınırlı belge sistemi burada uygulanmaz. Alacaklı İİK m.68’de sayılan belgeye sahip olmasa da genel mahkemede alacağını başka geçerli delillerle ispatlayabilir.

Borçlu da ödeme, ibra, takas, zamanaşımı, ayıp, fesih, ifa edilmemiş karşı edim veya başka maddi hukuk savunmalarını genel hükümler çerçevesinde ileri sürebilir. İcra dosyasındaki kısa itiraz metni, davadaki bütün savunmanın yerine geçmez; ancak itirazın kapsamı ve sonraki savunmanın dürüstlük/usul kuralları ayrıca değerlendirilir.

İtirazın iptali davasından önce arabuluculuk gerekir mi?

Dava şartı arabuluculuk, itirazın iptali davasının dayandığı temel uyuşmazlığa göre belirlenir. Ticari nitelikte konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri, işçi-işveren alacakları ve tüketici uyuşmazlıklarının önemli bölümü özel kanunlar gereği dava şartı arabuluculuğa tabi olabilir.

Bu nedenle “itirazın iptali davasıdır, arabuluculuk gerekmez” şeklinde genel yaklaşım doğru değildir. Dava şartı arabuluculuk kapsamındaysa dava açılmadan önce başvuru yapılmalı ve son tutanak alınmalıdır.

Arabuluculuk sürecinin bir yıllık İİK m.67 süresine etkisi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun sürelerin durmasına ilişkin hükmü ve ilgili özel kanunlarla birlikte hesaplanmalıdır. Süre hesabı yazılı takvimle yapılmalıdır.

İcra inkâr tazminatı ne zaman verilir?

İİK m.67, şartları oluşursa borçlunun icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine imkân verir. Borçlunun itirazının haksız bulunması, alacaklının tazminat talep etmesi ve alacağın niteliğine ilişkin koşullar değerlendirilir. Kanundaki alt sınır, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere belirlenmiştir.

Her itirazın reddi otomatik olarak yüzde yirmi tazminat anlamına gelmez. Özellikle alacağın likit olup olmadığı uygulamada önemlidir. Borçlunun borç miktarını hesaplayabilecek durumda olduğu, alacağın belirlenmesi için geniş takdir veya karmaşık yargılama gerektirmediği hâllerde tazminat şartı güçlenir.

Mahkeme tazminata re’sen değil, tarafın talebi üzerine hükmeder. Alacaklı dava dilekçesinde icra inkâr tazminatı talebini açıkça yazmalıdır.

Alacak likit değilse icra inkâr tazminatı verilir mi?

İcra inkâr tazminatında alacağın likitliği yerleşik uygulamanın temel ölçütlerindendir. Borçlu, borcun varlığını ve miktarını kendi kayıtlarından veya sözleşmeden belirleyebilecek durumdaysa likitlik kabul edilebilir. Buna karşılık miktar ancak bilirkişi takdiri, hâkim değerlendirmesi veya kapsamlı teknik incelemeyle belirlenebiliyorsa tazminat şartı ayrıca tartışılır.

Bilirkişi kullanılmış olması tek başına alacağın kesin olarak likit olmadığı anlamına gelmez. Basit hesap için bilirkişi alınması ile alacağın esaslı biçimde takdire bağlı olması ayrılmalıdır.

Alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatı ne zaman verilir?

İİK m.67 borçluyu da haksız takipten korur. Takibinde haksız ve kötü niyetli bulunan alacaklı, borçlunun talebi üzerine kanundaki koşullarla tazminata mahkûm edilebilir. Burada yalnız davanın reddedilmesi yeterli değildir; kötü niyet unsuru ayrıca ortaya konulmalıdır.

Örneğin alacaklı borcun tamamen ödendiğini bildiği hâlde aynı borç için takip yapmışsa veya hiç taraf olmadığı sözleşmeye dayanarak bilinçli şekilde takip başlatmışsa kötü niyet tartışması doğabilir. Buna karşılık hukuken tartışmalı alacak yorumunda yanılmış olmak her durumda kötü niyet değildir.

İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark nedir?

İtirazın iptali genel mahkemede açılan, alacağın genel delillerle ispatlandığı davadır. İtirazın kaldırılması ise İİK m.68 ve devamında icra mahkemesinde görülen, kanunda sayılan belirli belgelere dayalı daha dar ve hızlı yoldur.

Alacaklının elinde imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarını içeren belge, resmî belge ya da kanunda sayılan başka belge varsa itirazın kaldırılması tercih edilebilir. Belge şartı yoksa veya uyuşmazlık kapsamlı delil incelemesi gerektiriyorsa itirazın iptali davası daha uygun olabilir.

Bu iki yolun süreleri de farklıdır. İtirazın iptali için m.67’de itirazın tebliğinden itibaren bir yıl; itirazın kaldırılması için kanundaki özel altı aylık süreler gündeme gelebilir. Dosyada yanlış yol seçilmemelidir.

Bir yıllık süre geçerse alacak tamamen sona erer mi?

Hayır. İİK m.67’deki bir yıllık süre, itirazın iptali davasının icra takibine bağlı özel sonuçlarından yararlanmak için önemlidir. Bir yılın geçmesi maddi hukuk alacağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Alacak zamanaşımına uğramamışsa alacaklı genel alacak davası açabilir. Ancak bu dava artık m.67 anlamında itirazın iptali davasının bütün takip hukuku sonuçlarını doğurmaz. Mevcut takip dosyasından devam, icra inkâr tazminatı ve ilgili özel sonuçlar bakımından fark ortaya çıkar.

Bu nedenle bir yıllık süre kaçırıldığında “alacak bitti” veya “hiçbir şey değişmedi” biçimindeki iki uç yorum da doğru değildir. Maddi hukuk zamanaşımı ile takip hukukundaki bir yıllık özel süre ayrı hesaplanmalıdır.

İtirazın iptali davası kazanılırsa takip nasıl devam eder?

Mahkeme itirazın iptaline karar verdiğinde alacaklı hükmün kapsamına göre durmuş icra takibine devam edebilir. Kararda asıl alacak, faiz ve tazminat kalemleri ayrı gösterilir. İcra dosyasına mahkeme kararı sunularak takip işlemleri sürdürülür.

Kararın kanun yolu ve kesinleşme durumu, hükmün niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Her hükmün icrası için kesinleşme şartı aynı değildir. Borçlu istinafa başvurmuşsa icranın geri bırakılması koşulları ayrıca gündeme gelebilir.

Dava açılırken hangi belgeler hazırlanmalıdır?

İcra takip talebi, ödeme emri, tebliğ mazbatası, borçlunun itiraz dilekçesi, itirazın alacaklıya tebliğ belgesi ve icra dosyasının güncel hesabı temel belgelerdir. Bir yıllık sürenin başlangıcı için özellikle itiraz tebliğ belgesi dosyada bulunmalıdır.

Temel alacağı ispatlayan sözleşme, fatura, teslim tutanağı, banka hareketi, cari hesap, ihtar ve yazışmalar eklenmelidir. Ticari uyuşmazlıkta ticari defter ve elektronik kayıtlar; tüketici uyuşmazlığında sözleşme ve bilgilendirme belgeleri; kira alacağında kira sözleşmesi ve ödeme kayıtları önemlidir.

Ödeme emrine itirazın temel süresi için İİK m.62 ödeme emrine itiraz rehberi, kısmi ödemede mahsup için TBK m.100 rehberi incelenebilir.

Sık Sorulan Sorular

İtirazın iptali davası kaç yıl içinde açılır?

İİK m.67’ye göre itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılır.

Süre borçlunun itiraz ettiği gün mü başlar?

Hayır. Kanun itirazın alacaklıya tebliğ tarihini esas alır.

Bir yıl geçerse borç silinir mi?

Hayır. Maddi hukuk alacağı zamanaşımına uğramamışsa genel alacak davası mümkün olabilir; ancak m.67’nin özel takip sonuçları kaybedilir.

İtirazın iptali davasında hangi mahkeme görevlidir?

Görev temel hukuki ilişkiye göre belirlenir; ticaret, tüketici, iş veya asliye hukuk mahkemesi olabilir.

Arabuluculuk zorunlu mu?

Uyuşmazlığın temel niteliğine göre dava şartı arabuluculuk uygulanabilir. Dava türü ve özel kanun kontrol edilmelidir.

İcra inkâr tazminatı yüzde kaçtır?

Şartları oluşursa hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilebilir.

Tazminat otomatik mi verilir?

Hayır. Talep ve kanuni koşullar gerekir; alacağın likitliği özellikle değerlendirilir.

Alacaklı kötü niyetliyse tazminat öder mi?

Takibinde haksız ve kötü niyetli bulunduğunda borçlunun talebi üzerine kanundaki koşullarla tazminat gündeme gelir.

İtirazın kaldırılması ile aynı dava mı?

Hayır. İtirazın kaldırılması icra mahkemesinde sınırlı belge sistemiyle görülen farklı bir yoldur.

Dava kazanılırsa yeni takip mi açılır?

Kural olarak itirazın iptal edildiği önceki takip dosyasından hükmün kapsamına göre devam edilir.

Sonuç

İİK m.67’de kritik tarih borçlunun itiraz ettiği gün değil, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği gündür. Alacaklı bu tarihten itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmalıdır. Dava genel hükümlerle görülür; görev temel hukuki ilişkiye göre belirlenir ve gerekiyorsa dava şartı arabuluculuk tamamlanır. Şartları oluşursa yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı istenebilir. Bir yıllık süre ile alacağın maddi hukuk zamanaşımı birbirinden ayrı takip edilmelidir.

Av. Halil BAKIRCI — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. İçerik 15 Eylül 2026 tarihindeki yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp