Çocuklarda Çevreye Saygı ve Çevre Temizliği Tedbiri: 20-300 Saat | 5395 m.5/A 2026
Kısa ve Net Cevap
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.5/A/2-ç uyarınca çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuğun 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenen bir bölgede çevre temizliği yapmasını veya bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmasını öngören çocuklara özgü güvenlik tedbiridir. Tedbir; Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ve yerel yönetimler tarafından yerine getirilir.
Bu tedbirin hukuki amacı çocuğu cezalandırmak veya zorla çalıştırmak değildir. 5395 m.5/A, yönlendirme tedbirlerini çocuğun psikososyal gelişimini destekleyen ve toplumsal sorumluluk bilincini güçlendiren araçlar olarak kurmuştur. Uygulamanın her aşamasında çocuğun üstün yararı, sağlığı, eğitim hakkı ve yaşına uygunluk gözetilmelidir.
Aynı maddede düzenlenen sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri ile bu tedbir karıştırılmamalıdır. Sosyal hizmetler tedbiri spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve benzeri alanlarda görev almayı; çevre tedbiri ise kanunda açıkça sayılan çevre temizliği, bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerini hedefler.
Hukuki Dayanak: 5395 m.5/A/2-ç
7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9. maddesiyle 5395 sayılı Kanun’a eklenen 5/A maddesi beş yönlendirme tedbiri düzenler. Bunlardan dördüncüsü çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiridir.
Kanun metni, görev alanlarını somut biçimde saymıştır: park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bölgelerde çevre temizliği; belirlenecek bitkilerin bakımı; ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetleri. Bu faaliyetlerin süresi 20-300 saat arasındadır. Hâkim kanuni alt sınırın altına veya üst sınırın üzerine çıkamaz.
Resmî metin için 7593 sayılı Kanunun TBMM metni ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu birlikte incelenmelidir.
Kimler Hakkında Verilebilir?
m.5/A/1’e göre yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiridir. Bu nedenle yaş tek başına yeterli değildir. Çocuğun adli süreçte bulunması ve ceza sorumluluğunun bulunmaması gerekir. Ceza sorumluluğu TCK m.31 hükümlerine göre değerlendirilir.
Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur. On iki yaşını doldurmuş fakat on beş yaşını doldurmamış çocukta ise fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği ayrıca değerlendirilir. 5395 m.35/3 gereğince on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur.
HAGB bağlamında da ayrı bir uygulama alanı vardır. 5395 m.23/2, çocuk hakkında HAGB kararı verilmesi hâlinde m.5/A’daki uygun yönlendirme tedbirlerinden bir veya birkaçının denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanmasına imkân tanır. Çocuklarda HAGB’nin güncel şartları için 5395 m.23/3 ve zararın giderilmesi şartı rehberine bakılabilir.
20-300 Saat Nasıl Belirlenir?
Kanun süreyi aralık olarak belirlemiştir. Bu nedenle her çocuk için 20 saat veya 300 saat gibi otomatik bir sonuç yoktur. Hâkim; sosyal inceleme raporu, çocuğun yaşı, eğitim programı, sağlık durumu, fiilin niteliği, tedbirin hedefi ve çocuğun gelişim ihtiyaçlarını değerlendirerek kanuni sınırlar içinde süre tayin eder.
Süre, tedbirin koruyucu ve yönlendirici amacıyla orantılı olmalıdır. Örneğin yoğun sınav dönemindeki öğrencinin okul devamını fiilen imkânsızlaştıracak bir uygulama planı, çocuğun eğitim hakkıyla çatışabilir. Uygulayıcı kurum saatleri okul dışı zamanlara yayabilir; ancak mahkemenin belirlediği toplam süreyi değiştiremez.
Her katılım günü başlangıç ve bitiş saatleriyle kaydedilmelidir. Çevre faaliyeti sırasında mola süreleri, ulaşım ve hazırlık gibi zamanların saat hesabına dahil edilip edilmeyeceği uygulama planında açıklaştırılmalıdır. Belirsiz kayıtlar sonradan tedbirin tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda uyuşmazlık yaratır.
Çocuk Hangi Faaliyetlere Katılabilir?
Kanun üç temel faaliyet grubu öngörür: çevre temizliği, bitki bakımı ve ağaçlandırma/çiçeklendirme. Parkta veya sahilde atık toplama, uygun koruyucu ekipmanla basit çevre düzenleme faaliyetlerine katılma, fidan dikimine yardımcı olma, sulama ve bakım gibi yaşa uygun işler bu çerçevede planlanabilir.
Buna karşılık tehlikeli atık toplama, tıbbi atıkla temas, kesici ekipman kullanma, yüksekten çalışma, ağır yük kaldırma, motorlu araç veya tehlikeli makine kullanma gibi riskli işler tedbirin amacıyla bağdaşmaz. Tedbir çocuk işçiliği yaratacak biçimde uygulanamaz.
Faaliyetin “çevre temizliği” olarak adlandırılması tek başına hukuka uygunluk sağlamaz. Çocuğun yaşına, fiziksel gücüne ve sağlık durumuna uygun olmayan görevler verilmemelidir. Güneş, sıcaklık, soğuk, trafik ve sahil güvenliği gibi çevresel riskler de uygulama planında dikkate alınmalıdır.
İş Sağlığı ve Güvenliği Bakımından Nelere Dikkat Edilmelidir?
Çocuğun tedbir kapsamında görev alması, kamu kurumunun veya yerel yönetimin güvenlik sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Faaliyet öncesinde risk değerlendirmesi yapılmalı; gerekiyorsa eldiven, görünür yelek, maske veya uygun diğer koruyucu ekipman sağlanmalıdır. Çocuk tehlikeli maddeye, kesici atığa veya trafik riski yüksek alana yönlendirilmemelidir.
Uygulama sırasında sorumlu yetişkin gözetimi bulunmalıdır. Çocuğun tek başına uzak bir alana gönderilmesi veya kontrolsüz şekilde riskli çevrede çalıştırılması, tedbirin koruyucu niteliğiyle çelişir. Sağlık problemi olan çocuk bakımından faaliyet türü buna göre seçilmelidir.
Tedbiri Hangi Kurumlar Yerine Getirir?
m.5/A/2-ç; Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ve yerel yönetimleri açıkça sayar. Hâkim kararı ilgili kuruma gönderilir ve uygulama bu kurumsal yapı içinde yürütülür.
5395 m.45/4 uyarınca tedbirlerin koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca, il ve ilçelerde vali ve kaymakam tarafından sağlanır. Sekretarya aile ve sosyal hizmetler il müdürlüklerince yürütülür. m.5/A/3, yönlendirme tedbirlerinde m.45’in üçüncü ve dördüncü fıkralarının uygulanacağını ayrıca belirtir.
Kolluk Yardımı İstenebilir mi?
5395 m.45/3’e göre koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesi sırasında gerekmesi hâlinde kolluktan yardım istenebilir. m.5/A/3 bu mekanizmayı yönlendirme tedbirlerine de bağlar. Kolluk yardımı tedbirin niteliğini değiştirmez; çocuğa cezaevi infazı görüntüsü verilmemeli ve zor kullanma sıradan uygulama hâline getirilmemelidir.
Tedbir Bir Ceza veya Angarya mıdır?
Hayır. m.5/A/1 tedbiri çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak nitelendirir. Çevre faaliyeti, çocuğu küçük düşürmek, teşhir etmek veya ücretsiz belediye işçisi olarak kullanmak amacıyla düzenlenemez. Tedbirin hedefi çocuğun çevre sorumluluğu, toplumsal aidiyet ve olumlu davranış geliştirmesidir.
Bu nedenle “ceza olarak çöp toplatılıyor” şeklindeki bir uygulama yaklaşımı hukuki amaca uygun değildir. Çocuğun kişiliğine saygı gösterilmeli, görev yeri ve yöntem damgalayıcı olmamalıdır.
Çocuğun Fotoğrafı Paylaşılabilir mi?
Tedbirin uygulanması sırasında çocuğun adli süreçte olduğu bilgisinin sosyal medya veya kurum duyurusuyla açıklanması, çocuk koruma hukukunun gizlilik yaklaşımıyla bağdaşmaz. Kurumun faaliyet tanıtımı amacıyla fotoğraf çekmesi bile çocuk adalet dosyasının varlığını açığa çıkarıyorsa ciddi sakınca doğurur.
Çocuğun kimliği, suç isnadı, aile bilgileri ve tedbir kararı görev için gerekli olmayan personel ve üçüncü kişilerle paylaşılmamalıdır. Saat çizelgeleri ve karar örnekleri erişim yetkisi bulunan görevlilerce saklanmalıdır.
Hastalık veya Okul Nedeniyle Katılamazsa
Kısa süreli ve belgeli mazeret tedbiri kendiliğinden sona erdirmez. Uygulayıcı kurum, mahkeme kararının toplam süresine dokunmadan programı yeniden planlayabilir. Sürekli sağlık sorunu veya eğitim koşulu tedbiri fiilen uygulanamaz hâle getiriyorsa, hâkimden tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talep edilebilir.
Başvurunun sağlık raporu, ders programı, sınav takvimi veya kurum yazısıyla desteklenmesi gerekir. Soyut “uygun değil” beyanı yerine somut engelin gösterilmesi hukuki değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Tedbire İtiraz Edilebilir mi?
5395 m.14 uyarınca çocuk hâkimi tarafından alınan tedbir kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. İtirazda özellikle ceza sorumluluğunun yanlış değerlendirilmesi, zorunlu sosyal inceleme eksikliği, kanuni 20-300 saat sınırının aşılması, faaliyet türünün çocuğun sağlığına uygun olmaması veya ölçüsüzlük gibi somut hukuki sebepler ileri sürülebilir.
İtiraz, tedbirin uygulanmasını otomatik olarak ortadan kaldırdığı varsayımıyla ele alınmamalıdır. Kanun yolu ve kararın icrası somut dosyadaki karara göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Tedbir Değiştirilebilir veya Kaldırılabilir mi?
5395 sayılı Kanun, çocuk koruma tedbirlerinin çocuğun gelişimine göre yeniden değerlendirilmesine imkân tanır. m.7 çerçevesinde şartlar değiştiğinde tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi mümkündür. Uygulayıcı kurum tek başına tedbir türünü değiştiremez.
Örneğin sağlık sorunu nedeniyle çevre faaliyeti sürdürülemiyorsa kurum, çocuğu kendiliğinden kitap ve kütüphane tedbirine geçiremez; gerekli değişiklik yargısal kararla yapılmalıdır.
Uygulama Planında Bulunması Gereken Unsurlar
Sağlıklı bir plan en azından şu bilgileri içermelidir: kararın tarih ve sayısı, toplam saat, görev yeri, faaliyet türü, sorumlu personel, günlük çalışma aralığı, koruyucu ekipman, sağlık ve güvenlik tedbirleri, mazeret bildirimi yöntemi, tamamlanan saatlerin kayıt yöntemi ve tedbir bitiminde yapılacak bildirim.
Planın çocuğun anlayabileceği şekilde açıklanması önemlidir. Çocuğun ne yapacağı, ne kadar süreyle görev alacağı ve hangi davranışların güvenlik açısından yasak olduğu açıkça anlatılmalıdır.
Avukat ve Aile İçin Kontrol Listesi
Dosyada şu on nokta kontrol edilmelidir: suç tarihindeki yaş; ceza sorumluluğu; sosyal inceleme raporu; kararın 5395 m.5/A/2-ç bendine dayanması; toplam sürenin 20-300 saat olması; uygulayıcı kurum; faaliyet alanının kanuni amaçla uyumu; iş sağlığı ve güvenliği; okul ve sağlık koşulları; tamamlanma kayıtları ve itiraz gerekip gerekmediği.
Ayrıca çocuğun başka bir yönlendirme tedbirine de tabi olup olmadığı görülmelidir. Birden fazla tedbir toplamda aşırı yük oluşturuyorsa ölçülülük yönünden dosya yeniden değerlendirilmelidir. HAGB kapsamında m.23/2 “biri veya birkaçı”na izin verse de bu ifade sınırsız yükümlülük anlamına gelmez.
Sık Sorulan Sorular
1. Çevre temizliği tedbiri kaç saattir?
Görev süresi 20 saatten az, 300 saatten fazla olamaz.
2. Çocuk sahilde çöp toplayabilir mi?
Kanun sahili açıkça örnek alan olarak sayar. Faaliyet sağlık ve güvenlik kurallarına, yaşa ve gelişim düzeyine uygun olmalıdır.
3. Ağaç dikme tedbir kapsamında mıdır?
Evet. Kanun ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmayı açıkça düzenler.
4. Tehlikeli atık toplatılabilir mi?
Tedbirin psikososyal gelişim ve çocuk güvenliği amacı tehlikeli atıkla kontrolsüz temasa izin vermez.
5. Tedbir ücretli bir iş midir?
Hayır. Bu bir iş sözleşmesi değil, çocuklara özgü yönlendirme/güvenlik tedbiridir.
6. HAGB ile birlikte verilebilir mi?
Evet. 5395 m.23/2 yönlendirme tedbirlerinin HAGB kapsamında uygulanmasına imkân verir.
7. Okul saatlerinde uygulanabilir mi?
Planlama çocuğun eğitim hakkını korumalı; gereksiz biçimde okul devamını engellememelidir.
8. Karara itiraz mümkün mü?
Evet. 5395 m.14 uyarınca tedbir kararlarına itiraz edilebilir.
9. Belediye istediği işi yaptırabilir mi?
Hayır. Görev kanundaki çevre amacıyla ve çocuğun üstün yararıyla uyumlu olmalıdır.
10. Tedbir sonradan değişebilir mi?
Şartlar oluşursa hâkim tarafından değiştirilebilir veya kaldırılabilir; kurum tek taraflı değiştiremez.
Sonuç
Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri, 2026’da 5395 sayılı Kanuna eklenen yönlendirme tedbirlerinden biridir. Kanun çocuğun 20-300 saat arasında çevre temizliği, bitki bakımı, ağaçlandırma veya çiçeklendirme faaliyetine katılmasını öngörür ve uygulayıcı kurumları açıkça belirler. Tedbirin hukuka uygunluğu yalnız saat hesabına değil; çocuğun ceza sorumluluğu, sosyal inceleme, eğitim hakkı, sağlık ve güvenlik, gizlilik ve ölçülülük unsurlarına birlikte bağlıdır.
Faaliyet Alanı Seçilirken Ölçülülük Nasıl Sağlanır?
Tedbir kararının uygulanacağı alan seçilirken yalnız kurumun personel ve saha imkânına bakılamaz. Çocuğun ikamet yeri, ulaşım imkânı, okul programı, yaşı, sağlık durumu ve faaliyetin güvenlik düzeyi birlikte değerlendirilmelidir. Uzak bir ilçede veya ulaşımı güç bir alanda görevlendirme yapılması, kararın fiilen yerine getirilmesini zorlaştırıyorsa uygulama planının çocuğun koşullarına uygunlaştırılması gerekir.
Çevre temizliği faaliyeti görünür bir kamusal alanda yürütülebilir; ancak bunun çocuğu teşhir eden veya suç isnadını çevreye açıklayan bir biçime dönüşmemesi gerekir. Çocuğa diğer kişilerden farklı, damgalayıcı bir kıyafet giydirilmesi ya da “adli tedbir kapsamında çalışıyor” biçiminde işaret verilmesi çocuk adaletinin koruyucu niteliğiyle bağdaşmaz.
Belediye veya Kurum Görev Sınırını Aşarsa Ne Yapılabilir?
Uygulayıcı kurum, hâkim kararını uygulamakla yükümlüdür; yeni bir yaptırım icat etme yetkisine sahip değildir. Kararda çevre temizliği tedbiri bulunmasına rağmen çocuğa kurum personelinin rutin ağır işlerinin gördürülmesi, tehlikeli malzeme kullandırılması veya toplam saatin artırılması hâkim kararının sınırını aşar. Böyle bir durumda uygulamaya ilişkin tutanak, görev çizelgesi, yazışma ve varsa sağlık belgesi saklanmalı; gerekli hâllerde çocuk hâkimine başvurulmalıdır.
Çocuğun güvenliği bakımından acil risk varsa kurum görevlisine derhâl bildirim yapılması gerekir. Riskin giderilmemesi, tedbirin “karar var, uygulanmalı” gerekçesiyle tehlikeli biçimde sürdürülmesini haklı kılmaz. Çocuk koruma sisteminin temelinde çocuğun üstün yararı bulunur.
Hava Koşulları Uygulamayı Etkiler mi?
Açık alanda gerçekleştirilen çevre temizliği, bitki bakımı ve ağaçlandırma faaliyetleri hava koşullarından doğrudan etkilenir. Aşırı sıcak, yoğun yağış, fırtına, aşırı soğuk veya hava kirliliği gibi koşullar özellikle çocuk bakımından sağlık riski yaratabilir. Uygulayıcı kurum çalışma saatini ve günü güvenli koşullara göre düzenlemeli; riskli zamanda faaliyeti sürdürmemelidir.
Bir günün hava koşulu nedeniyle ertelenmesi mahkemece belirlenen toplam saati değiştirmez. Eksik kalan süre daha sonra, çocuğun eğitim programı ve güvenliği gözetilerek tamamlanabilir. Kurum, ertelenen gün nedeniyle cezalandırıcı ek saat belirleyemez.
Ulaşım ve Masraflar Nasıl Değerlendirilir?
5395 m.5/A/2-ç çevre tedbirinin saat sınırını ve uygulayıcı kurumları açıkça düzenlemekle birlikte, her somut uygulamadaki ulaşım planını ayrıntılı biçimde saymaz. Bu nedenle uygulama planı yapılırken çocuğun görev yerine güvenli biçimde ulaşabilmesi ve ulaşımın eğitime devamı fiilen engellememesi gözetilmelidir. Çok uzun ulaşım süresi, tedbirin kanuni amacını aşan ek bir külfete dönüşmemelidir.
Uygulayıcı kurumun çocuktan görev için araç, malzeme veya özel ekipman satın almasını talep etmesi tedbirin niteliğiyle bağdaşmaz. Görev için gerekli eldiven, yelek ve benzeri koruyucu ekipmanın kurum tarafından temin edilmesi gerekir.
Tedbirin Tamamlandığı Nasıl Belgelenir?
Tedbir sonunda toplam saat hesabını gösteren kayıtların düzenlenmesi önemlidir. Her gün için tarih, görev yeri, faaliyet türü, başlangıç ve bitiş saati ile sorumlu personelin kayıtları tutulmalıdır. Bu kayıtların mahkemeye veya koordinasyonu sağlayan birime iletilmesi, tedbirin ne ölçüde tamamlandığının objektif biçimde görülmesini sağlar.
Çocuk veya ailesi de kendi kayıtlarını saklayabilir. Uygulama çizelgesi, kurum yazıları, mazeret belgeleri ve tamamlanma yazısı ileride doğabilecek bir infaz uyuşmazlığında önem taşır. Toplam süre dolduğu hâlde uygulamanın sürdürülmesi ya da fiilen tamamlanmayan saatlerin tamamlanmış gösterilmesi hukuken sorun doğurur.
Tedbirin İhlali Nasıl Değerlendirilir?
Çocuğun bir veya birkaç programa katılmaması her durumda aynı hukuki sonucu doğurmaz. Önce devamsızlığın nedeni, çocuğun sağlık ve eğitim durumu ve uygulama planının elverişliliği değerlendirilmelidir. Mazeretin belgeli olması durumunda programın yeniden düzenlenmesi mümkündür. Sürekli ve kasıtlı uyumsuzluk hâlinde ise durum yargısal mercie bildirilerek tedbirin geleceği hakkında karar alınmalıdır.
Uygulayıcı kurum, devamsızlık nedeniyle kendiliğinden para cezası veya ek çalışma saati koyamaz. Çocuk hakkında yeni veya ağırlaştırılmış bir hukuki sonuç doğuracaksa bunun açık kanuni dayanağı ve yetkili merci kararı bulunmalıdır.
Bu içerik 16 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki 5395 sayılı Kanun ve 7593 sayılı Kanun metni esas alınarak hazırlanmıştır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
