B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Çocuklarda Bağımlılık Tedbiri Nedir? Tütün, Nikotin, Alkol, Kumar ve Uyuşturucu | 5395 m.5/A 2026

Kısa ve Net Cevap

Çocuklarda bağımlılık tedbiri, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/A maddesine 2026 yılında eklenen yönlendirme tedbirlerinden biridir. Kanunun 5/A/2-e bendine göre tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılığı bulunan çocuk hakkında, sağlığı için tehlike oluşturan bağımlılığın tedavi ve rehabilitasyonu amacıyla belirlenen programları tamamlama yükümlülüğüne hükmedilebilir. Programlar Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilir.

Bu tedbir, yalnız uyuşturucu madde bağımlılığı için düzenlenmemiştir. Kanun açıkça tütün, nikotin, alkol, kumar ve davranışsal bağımlılığı da kapsama almıştır. Dolayısıyla elektronik sigara veya nikotin ürünlerine bağımlılık, alkol kullanımı, kumar davranışı veya sağlık açısından tehlikeli hâle gelmiş davranışsal bağımlılık, kanuni şartları varsa m.5/A kapsamında değerlendirilir.

Bağımlılık tedbiri ile sağlık kurumundaki çocuk için acil korunma kararı aynı kurum değildir. m.5/A’daki yönlendirme tedbiri bir programı tamamlama yükümlülüğüdür; m.9’daki acil korunma ise çocuğun kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu sağlık durumlarında 24 ve 48 saatlik özel yargısal süreç içerir.

Hukuki Dayanak: 5395 Sayılı Kanun m.5/A/2-e

7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9. maddesiyle 5395 sayılı Kanun’a 5/A maddesi eklenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasının (e) bendi bağımlılık tedbirini açıkça düzenler. Kanun, çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamasını öngörür.

Kanunun kabul edilen metnine TBMM’nin 7593 sayılı Kanun metninden, yürürlükteki bütünlük içindeki metne ise Mevzuat Bilgi Sistemindeki 5395 sayılı Kanundan ulaşılabilir.

m.5/A/1’e göre yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır. Bunun yanında 5395 m.23/2, çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde m.5/A’daki uygun tedbirlerden biri veya birkaçının denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanmasına da imkân verir.

Hangi Bağımlılıklar Kanunda Açıkça Sayılmıştır?

5395 m.5/A/2-e altı grubu açıkça sayar: tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık. Bu sayım önemlidir; çünkü tedbirin yalnız klasik anlamdaki madde bağımlılığına indirgenmesine engel olur. Özellikle nikotin ve kumar, kanunda ayrıca yazılmıştır.

Tütün ile nikotin ifadelerinin ayrı ayrı kullanılması, nikotin içeren ancak klasik sigara biçiminde olmayan ürünlerin de sağlık açısından tehlikeli bağımlılık oluşturması hâlinde değerlendirmeye alınabilmesini sağlar. Kumar bakımından ise yalnız fiziksel kumar ortamı değil, davranışın niteliğine göre çevrimiçi kumar alışkanlığı da bağımlılık değerlendirmesinin konusu olabilir. Ancak somut çocuğun bağımlılık düzeyi sağlık ve sosyal değerlendirmeyle belirlenmeli; yalnız bir defalık davranış otomatik olarak “bağımlılık” kabul edilmemelidir.

Davranışsal bağımlılık kavramı da kanunda açıkça yer alır. Bu kavram, madde kullanılmadan gelişen ve çocuğun sağlığını, eğitimini, sosyal işlevselliğini veya günlük yaşamını ciddi biçimde etkileyen bağımlılık örüntülerini kapsayabilir. Tedbirin uygulanması, ilgili uzmanların değerlendirmesi ve hazırlanacak programın çocuğun ihtiyacına uygun olması esasına dayanmalıdır.

Bu Tedbir Kimler Hakkında Uygulanır?

m.5/A/1’in temel uygulama alanı, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklardır. Ceza sorumluluğu bakımından TCK m.31 hükümleri esas alınır. On iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur. On iki yaşını doldurmuş ancak on beş yaşını doldurmamış çocuklarda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği değerlendirilir.

5395 m.35/3 uyarınca on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Bu rapor yalnız suç isnadına ilişkin bir belge değildir; çocuğun aile, eğitim, sosyal çevre, gelişim ve risk faktörlerini değerlendirerek hangi tedbirin uygun olacağı konusunda mahkemeye veri sağlar.

On beş yaşını doldurmuş çocuk bakımından sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde ise 2026 değişikliği uyarınca savcı, mahkeme veya çocuk hâkimi gerekçesini iddianamede veya kararda göstermek zorundadır. Bu nedenle bağımlılık tedbiri değerlendirilirken çocuğun yalnız yaşı değil, bağımlılığın sağlık açısından oluşturduğu risk ve sosyal inceleme sonuçları birlikte ele alınmalıdır.

Bağımlılık Tedbiri Bir Ceza mıdır?

Hayır. 5395 m.5/A/1, yönlendirme tedbirlerini çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak tanımlar. Tedbirin amacı cezalandırmak değil, çocuğun sağlığı için tehlike oluşturan bağımlılığı tedavi ve rehabilitasyon programıyla azaltmak veya ortadan kaldırmaktır.

Bu ayrım uygulamada önemlidir. Çocuğun bağımlılığı nedeniyle damgalanması, aşağılanması, okul veya sosyal çevresinde teşhir edilmesi tedbirin amacına aykırıdır. Programın dili ve yöntemi de çocuğun yaşına uygun olmalı, bağımlılığı “suç” gibi sunan cezalandırıcı yaklaşım yerine tedavi ve rehabilitasyon hedeflenmelidir.

Programı Hangi Kurumlar Uygular?

Kanun üç kurumu açıkça sayar: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay. Mahkeme kararının kapsamına ve çocuğun ihtiyacına göre tedavi, danışmanlık, psikososyal destek, aile çalışması ve rehabilitasyon bileşenleri içeren bir program oluşturulabilir.

Uygulayıcı kurum kararın türünü veya hukuki kapsamını kendiliğinden değiştiremez. Kurumun görevi, verilen tedbir kararını kendi uzmanlık alanı içinde çocuğun ihtiyacına uygun programla yerine getirmektir. Tedbirin kaldırılması, değiştirilmesi veya başka tedbire dönüştürülmesi yargısal değerlendirme gerektirir.

5395 m.5/A/3, bu tedbirlerin yerine getirilmesinde m.45’in üçüncü ve dördüncü fıkralarının uygulanacağını belirtir. Buna göre gerektiğinde kolluktan yardım istenebilir; kurumlar arası koordinasyon merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, il ve ilçelerde vali ve kaymakam tarafından sağlanır.

Programın Süresi Kanunda Kaç Gün veya Ay Olarak Belirlenmiştir?

Bağımlılık tedbirinde, sosyal hizmet veya çevre temizliği tedbirlerinde olduğu gibi 20-300 saatlik sabit bir aralık yoktur. Kanun, çocuğun tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamasını esas alır. Bu nedenle programın süresi bağımlılığın türüne, sağlık değerlendirmesine ve programın niteliğine göre şekillenir.

Bu durum sınırsız bir uygulama yetkisi anlamına gelmez. Tedbir çocuğun ihtiyacı ve üstün yararıyla bağlantılı olmalı, gerekli olduğu süreden daha ağır veya uzun uygulanmamalıdır. Programın başlangıcı, hedefleri, takip sıklığı ve tamamlanma ölçütleri mümkün olduğunca açık biçimde kayıt altına alınmalıdır.

Çocuğun Rızası Gerekir mi?

Yönlendirme tedbiri mahkeme kararıyla uygulanan bir güvenlik tedbiridir; bu nedenle klasik özel hukuk sözleşmesindeki gibi yalnız çocuğun rızasına bağlı değildir. Bununla birlikte çocuk koruma hukukunda çocuğun görüşünün alınması, yaşına ve gelişim düzeyine uygun bilgilendirme yapılması ve tedavinin iş birliği içinde yürütülmesi önemlidir.

Tıbbi müdahaleler bakımından hasta hakları, tıbbi etik ve özel sağlık mevzuatı ayrıca uygulanır. 5395 m.5/A, her türlü tıbbi müdahaleyi otomatik olarak zorla yapma yetkisi veren genel bir hüküm değildir. Acil tehlike hâllerinde m.9’daki özel acil korunma prosedürü ayrıca değerlendirilmelidir.

Bağımlılık Tedbiri ile Acil Korunma Arasındaki Fark

5395 m.9/4-6, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuk için özel bir acil korunma mekanizması kurar. Sağlık kurumuna gelen veya getirilen çocukta uzman hekim tedavi ihtiyacı tespit ederse 24 saat içinde rapor düzenlenir; sağlık kurumu rapordan itibaren en geç 24 saat içinde çocuk hâkimine başvurur; üç uzman hekimden oluşan sağlık kurulu raporu başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde mahkemeye sunulur.

Bağımlılık yönlendirme tedbirinde ise esas, çocuğun belirlenen tedavi ve rehabilitasyon programını tamamlamasıdır. Çocuğun kendisi veya başkaları için ciddi ve acil tehlike oluşturduğu sağlık durumu varsa yalnız m.5/A’daki program yükümlülüğüyle yetinilmez; m.9’daki acil süreç de gündeme gelir.

HAGB Kararıyla Birlikte Uygulanabilir mi?

Evet. 5395 m.23/2 açıkça, adli süreçteki çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirse m.5/A’da düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçının denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanacağını düzenler. Bağımlılık tedbiri bu kapsamda yer alır.

HAGB’nin diğer koşulları CMK m.231 ile birlikte değerlendirilir. Çocuklar açısından 5395 m.23/3 ayrıca, suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde zararın giderilmesi şartının aranmayabileceğini düzenlemiştir. Ayrıntılı açıklama için çocuklarda HAGB ve zararın giderilmesi şartı rehberimize bakılabilir.

Birden Fazla Yönlendirme Tedbiri Birlikte Verilebilir mi?

Özellikle m.23/2, HAGB kapsamında uygun görülen yönlendirme tedbirlerinin “biri veya birkaçı”nın uygulanmasına izin verir. Bağımlılık tedbiri, çocuğun ihtiyacı varsa dijital risklerden korunma tedbiri, kitap ve kütüphane tedbiri veya sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri ile birlikte değerlendirilebilir.

Ancak birden fazla tedbir kararı toplamda çocuğun eğitimini, tedavisini veya günlük yaşamını gereksiz biçimde imkânsızlaştırmamalıdır. Her bir tedbir ayrı bir ihtiyaca dayanmalı ve birlikte uygulama ölçülü olmalıdır.

Programın Tamamlanması Nasıl Belgelenir?

Uygulayıcı kurum programın başlangıç tarihini, katılım takvimini, tamamlanan oturumları ve programın bitişini kayıt altına almalıdır. Sağlık verileri özel nitelikli kişisel veri olduğundan, kayıtlar yalnız yetkili kişiler tarafından ve gerekli olduğu ölçüde işlenmelidir.

Mahkemeye bildirilecek bilgi, tedbirin yerine getirilip getirilmediğini ortaya koyacak yeterlilikte olmalı; çocuğun gereksiz sağlık ayrıntıları üçüncü kişilerle paylaşılmamalıdır. Aile veya müdafi de katılım belgeleri ve kurum yazılarını dosyada saklamalıdır.

Gizlilik ve Sağlık Verileri Nasıl Korunur?

Bağımlılık bilgisi çocuğun hem sağlık verisi hem de özel hayatı bakımından hassas bir bilgidir. Tedbirin okul yönetimi, arkadaş çevresi veya ilgisiz kurum personeliyle gereksiz biçimde paylaşılması çocuk koruma yaklaşımıyla bağdaşmaz. Tedbir kararına erişim, görev gereği ihtiyacı olan personelle sınırlı tutulmalıdır.

Programın sosyal medya paylaşımına dönüştürülmesi, çocuğun fotoğrafının veya kimliğinin bağımlılık tedbiriyle ilişkilendirilmesi, çocuğu damgalayabilir. Çocuğun üstün yararı ve kişisel verilerin korunması ilkesi gereği kamuya açık tanıtım yapılmamalıdır.

Çocuk Programa Katılmazsa Ne Olur?

Programa katılmama her olayda aynı sonuca bağlanamaz. Önce devamsızlığın nedeni araştırılmalıdır. Sağlık sorunu, ulaşım güçlüğü, okul sınavı veya başka haklı neden varsa program yeniden planlanabilir. Sürekli ve mazeretsiz uyumsuzluk hâlinde uygulayıcı kurum durumu yargısal mercie bildirir.

Kurum, kendi başına para cezası veya kanunda bulunmayan ek yaptırım koyamaz. Tedbirin niteliğini değiştirecek veya çocuğa yeni yükümlülük getirecek kararın kanuni dayanağı ve yetkili merci kararı bulunmalıdır.

Anne, Baba veya Vasi Tedaviyi Engellerse

Çocuk hakkında verilen tedbirlerin uygulanmasında bakım ve gözetimden sorumlu kişilerin de yükümlülükleri bulunur. 5395 m.45/5, koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse bakımından üç günden on güne kadar tazyik hapsi düzenler. Yönlendirme tedbirlerinin m.45’in üçüncü ve dördüncü fıkralarına açık atfı bulunduğundan, somut olayda m.45/5’in uygulanabilirliği kararın hukuki niteliği ve ihlalin biçimi üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.

Genel çerçeve için çocuk koruma tedbirine uymayan ana, baba veya vasi yazımıza bakılabilir.

Tedbir Kararına İtiraz Edilebilir mi?

5395 m.14 uyarınca çocuk hâkimi tarafından alınan tedbir kararlarına karşı itiraz mümkündür. İtirazda soyut şekilde “bağımlılık yoktur” denilmesi yerine, kararın dayandığı sağlık ve sosyal inceleme verileri, bağımlılığın türü, programın çocuğun ihtiyacına uygunluğu, ölçülülük ve varsa hatalı tespitler somut olarak gösterilmelidir.

Kararın kanuni şartları taşımadığı, yanlış kişiye uygulandığı, programın sağlık gereksinimiyle ilgisiz olduğu veya çocuğun eğitim ve tedavisini ölçüsüz biçimde engellediği ileri sürülebilir. İtiraz süresi ve mercii somut kararın tebliğiyle birlikte kontrol edilmelidir.

Tedbir Değiştirilebilir veya Kaldırılabilir mi?

Çocuk koruma tedbirleri değişen koşullara göre yeniden değerlendirilebilir. Tedavi ve rehabilitasyon programının tamamlanması, bağımlılık riskinin ortadan kalkması, farklı bir sağlık ihtiyacının ortaya çıkması veya tedbirin çocuk açısından elverişsiz hâle gelmesi durumunda mahkemeden değişiklik veya kaldırma talep edilebilir.

Uygulayıcı kurum kendiliğinden tedbir kararını kaldırmaz. Kurum değerlendirmesini ve program sonucunu yargısal mercie bildirir; hukuki karar yetkili hâkim veya mahkeme tarafından verilir.

Dosyada Kontrol Edilmesi Gereken Belgeler

Bağımlılık tedbiri dosyasında çocuğun yaşı ve ceza sorumluluğu, sosyal inceleme raporu, varsa uzman değerlendirmeleri, tedbir kararının tam metni, programın hangi kurum tarafından yürütüleceği, program takvimi, katılım kayıtları, sağlık ve eğitim durumunu gösteren belgeler ve tamamlanma yazısı birlikte incelenmelidir.

On beş yaşını doldurmamış çocukta sosyal inceleme yapılmamışsa bu yalnız tedbir bakımından değil, CMK m.174’teki iddianamenin iadesi düzenlemesi bakımından da önemlidir. 2026 değişikliği, on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yapılmaksızın düzenlenen iddianameyi açık bir iade nedeni hâline getirmiştir.

Sık Sorulan Sorular

1. Çocuklarda bağımlılık tedbiri hangi maddede?

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.5/A/2-e’de düzenlenmiştir.

2. Sadece uyuşturucu bağımlılığı mı kapsamdadır?

Hayır. Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık açıkça sayılmıştır.

3. Elektronik sigara veya nikotin bağımlılığı kapsama girebilir mi?

Kanun nikotini ayrıca saydığı için sağlık açısından tehlike oluşturan nikotin bağımlılığı tedbir kapsamında değerlendirilebilir.

4. Kumar bağımlılığı için de tedbir verilebilir mi?

Evet. Kumar kanunda açıkça sayılmıştır.

5. Programı kim uygular?

Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay.

6. Tedbir kaç saat sürer?

Bu tedbir için 20-300 saat gibi sabit süre yoktur; kanun belirlenen tedavi ve rehabilitasyon programlarının tamamlanmasını esas alır.

7. HAGB ile birlikte uygulanabilir mi?

Evet. 5395 m.23/2 uyarınca uygun yönlendirme tedbirleri HAGB kapsamında denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanabilir.

8. Karara itiraz mümkün mü?

Evet. 5395 m.14 uyarınca çocuk hâkimi tedbir kararlarına itiraz edilebilir.

9. Acil korunma kararıyla aynı şey mi?

Hayır. Acil korunma m.9’da ciddi tehlike hâlleri için özel 24 ve 48 saatlik süreçle düzenlenmiştir.

10. Tedbir tamamlanınca otomatik olarak ceza doğar mı?

Hayır. Tedbir çocuklara özgü güvenlik/yönlendirme tedbiridir; programın tamamlanması başlı başına hapis veya adli para cezası doğurmaz.

Sonuç

5395 m.5/A/2-e ile getirilen bağımlılık tedbiri, çocuk adalet sisteminde sağlık ve rehabilitasyonu merkeze alan yeni bir yönlendirme tedbiridir. Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılıklar açıkça kapsama alınmıştır. Kararın uygulanmasında ceza sorumluluğu, sosyal inceleme, çocuğun sağlık ihtiyacı, programın ölçülülüğü, gizlilik, eğitim hakkı ve kurumlar arası koordinasyon birlikte gözetilmelidir.

Programın Başarılı Sayılması İçin Ne Gerekir?

Bağımlılık tedbirinde kanun, yalnız programa kayıt olmayı değil belirlenecek programların tamamlanmasını esas alır. Bu nedenle uygulayıcı kurum; katılım şartlarını, değerlendirme görüşmelerini, gerekiyorsa sağlık kontrollerini ve programın tamamlanma ölçütlerini başlangıçta açıklaştırmalıdır. Çocuğun hangi tarihlerde katıldığı, hangi aşamaları tamamladığı ve programın bitirilip bitirilmediği kayıt altına alınmalıdır.

Programın niteliğine göre tek bir görüşme yeterli olmayabilir. Tedavi ve rehabilitasyonun süresi uzman değerlendirmesine göre belirlenirken çocuğun okul devamı, ulaşım imkânı ve aile desteği de göz önünde tutulmalıdır. Kurum, mahkeme kararında bulunmayan cezalandırıcı ek yükümlülükler koyamaz.

Nüks veya Tekrar Kullanım Tedbirin Başarısız Olduğu Anlamına Gelir mi?

Bağımlılık tedavisinde tek bir tekrar kullanım veya davranışın nüks etmesi, hukuken programın otomatik olarak başarısız sayılacağı anlamına gelmez. Uzmanlar çocuğun bağımlılık düzeyini, tedavi sürecini ve risk faktörlerini yeniden değerlendirmelidir. Programın değiştirilmesi veya yoğunlaştırılması gerekiyorsa bu durum ilgili yargısal mercie bildirilmelidir.

Uygulayıcı kurumun görevi çocuğu cezalandırmak değil, tedavi ve rehabilitasyonu yürütmektir. Nüksün disiplin cezası gibi ele alınması m.5/A/2-e’nin sağlık odaklı yapısıyla bağdaşmaz.

Aileye de Danışmanlık Verilebilir mi?

Bağımlılık tedavisinde aile desteği çoğu çocuk için önem taşır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Yeşilay tarafından yürütülen programlarda aile görüşmeleri ve ebeveyn danışmanlığı programın parçası olabilir. Ancak anne veya babaya yönelik çalışma, çocuğun özel sağlık bilgilerinin sınırsız paylaşılması anlamına gelmez.

Çocuğun yaşı, gelişim düzeyi ve sağlık mahremiyeti dikkate alınmalı; aileye yalnız destek ve güvenli bakım için gerekli bilgi aktarılmalıdır. Aile içindeki bir risk faktörü tedaviyi olumsuz etkiliyorsa ayrıca koruyucu ve destekleyici tedbir ihtiyacı değerlendirilir.

Okul Devamı ve Tedavi Programı Çakışırsa

Tedavi programının çocuğun eğitim hakkını gereksiz biçimde aksatmaması gerekir. Randevu ve grup çalışmaları mümkün olduğunca okul saatleri dışında planlanmalı; zorunlu sağlık randevuları için okul yönetiminde gerekli mazeret işlemleri yürütülmelidir. Çocuğun tedavi gördüğünün sınıf arkadaşlarına veya ilgisiz personele açıklanması gerekmez.

Program saatleri eğitimle sürekli çatışıyorsa uygulayıcı kurumla yeni takvim oluşturulmalı; sorun programın niteliğini veya mahkeme kararını etkiliyorsa yetkili yargısal merciden düzenleme talep edilmelidir.

Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 7593 sayılı Kanun esas alınarak hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp