B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazın İmar Amacı Değişirse İade İstenebilir mi? AYM 2020/38004 (2026)

Kısa ve net cevap: Anayasa Mahkemesi, 3 Eylül 2026 tarihli İkinci Bölüm toplantısında B. No: 2020/38004 sayılı başvuruda, su isale hattı geçirilerek kamulaştırmasız el atılan bir taşınmaz hakkında açılan tazminat davasından sonra yapılan imar planı değişikliğiyle kullanım amacının değiştirilmesi, tapudaki tescilin yolsuz olduğu ve taşınmazın iadesi gerektiği iddialarıyla açılan davanın reddedilmesi nedeniyle Anayasa m.35 kapsamındaki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karar, kamulaştırmasız el atma sonrasında taşınmazın kamu amacının ortadan kalkması veya kullanım biçiminin değişmesi hâlinde mülkiyet hakkının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterir; ancak her plan değişikliği otomatik iade sonucu doğurmaz.

AYM 2020/38004 Kararının Konusu Nedir?

Anayasa Mahkemesinin 3 Eylül 2026 tarihli resmî Bölüm sonuç sayfasına göre B. No: 2020/38004 sayılı başvuru, su isale hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz hakkında daha önce açılan kamulaştırmasız el atma davasından sonra imar planının değiştirilmesi, kullanım amacının farklılaştırılması, tapudaki tescilin yolsuz hâle geldiği ve taşınmazın iadesi gerektiği iddialarıyla açılan davanın reddedilmesine ilişkindir.

AYM, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasını kabul edilebilir bulmuş ve esas yönünden Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Bu sonuç, daha önce kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat süreci yaşanmış bir taşınmazda kamu kullanımının veya plan amacının değişmesinin hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı yönündeki mekanik yaklaşımın yeterli olmadığını gösterir.

Kararın doğru okunması gerekir. AYM’nin sonuç sayfası “imar planı değişen her taşınmaz eski malike iade edilir” şeklinde genel bir kural koymaz. İhlal, somut başvurudaki mülkiyet hakkı dengesine ilişkindir. İade, tescil ve tazminat taleplerinin hangi özel hukuk ve kamulaştırma hükümlerine dayanacağı somut taşınmazın geçmişine göre belirlenir.

Kamulaştırmasız El Atma Nedir?

Kamulaştırmasız el atma, idarenin özel mülkiyetteki taşınmaza usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi tamamlamadan fiilen el koyması veya mülkiyet hakkını fiilen kullanılamaz hâle getirmesi durumunda kullanılan hukuki kavramdır. Klasik fiilî el atmada idare taşınmaz üzerinde yol, hat, tesis veya başka kalıcı kamu kullanımı oluşturur.

Kamulaştırmasız el atma, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’ndaki olağan kamulaştırmadan farklıdır. Olağan kamulaştırmada kamu yararı kararı, kamulaştırma işlemleri, bedel tespiti ve tescil kanuni sırayla yürütülür. Kamulaştırmasız el atmada ise idare bu süreci tamamlamadan taşınmazı fiilen kullanmaya başlar.

Malik, el atmanın niteliğine ve tarihe göre el atmanın önlenmesi, bedel/tazminat veya ilgili diğer talepleri ileri sürebilir. Uygulanacak hükümler el atmanın tarihine, fiilî veya hukuki niteliğine ve taşınmazın mevcut kullanımına göre değişir. Bu nedenle “kamulaştırmasız el atma” başlığı altında bütün uyuşmazlıkların aynı dava türüyle çözüldüğü kabul edilmemelidir.

Uygulamadaki temel dava yapısı için kamulaştırmasız el atma tazminat dava dilekçesi rehberimiz incelenebilir.

Anayasa m.35 ve m.46 Neden Birlikte Önemlidir?

Anayasa m.35 herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğunu; bu hakkın yalnız kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğini düzenler. Anayasa m.46 ise kamulaştırmanın kamu yararı amacıyla ve gerçek karşılığın ödenmesi şartıyla yapılmasını öngörür.

İdare, özel mülkiyetteki taşınmazı kamu hizmeti için sürekli olarak kullanacaksa hukuki işlemlerini kamulaştırma rejimine uygun yürütmelidir. Kamulaştırmasız fiilî el atma, malik ile kamu yararı arasındaki dengeyi bozar; çünkü malik taşınmazını kullanamazken kamulaştırmanın usul güvencelerinden başlangıçta yararlanamaz.

Daha sonra tazminat ödenmesi bazı durumlarda müdahalenin sonuçlarını giderebilir. Fakat 2020/38004 başvurusunun gösterdiği özel problem, taşınmazın el atmaya temel kamu kullanımının sonradan değişmesi ve buna bağlı olarak tescil/iade tartışmasının ortaya çıkmasıdır.

İmar Planı Değişikliği Neden Önemlidir?

3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde imar planı, taşınmazın kullanım kararını belirleyen temel idari araçlardan biridir. Bir taşınmazın yol, teknik altyapı, sosyal donatı, konut, ticaret veya başka bir fonksiyona ayrılması kullanım imkânlarını ve kamu müdahalesinin gerekçesini doğrudan etkiler.

Kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma belirli bir kamu hizmeti gerekçesiyle gerçekleşmişse, daha sonra plan fonksiyonunun tamamen değişmesi “ilk müdahalenin amacı devam ediyor mu?” sorusunu gündeme getirir. Ancak plan değişikliği tek başına tapuyu otomatik olarak eski malike döndürmez. Taşınmazın hangi işlemle idare adına tescil edildiği, bedelin ödenip ödenmediği, mevcut kamu kullanımı ve yeni plan fonksiyonu birlikte değerlendirilir.

AYM 2020/38004 karar sonucu, bu değişikliğin mülkiyet hakkı bakımından etkisiz sayılamayacağını ortaya koyar. Mahkemeler, iade veya tescil talebini değerlendirirken plan değişikliğinin ve kamu amacındaki değişimin malikin mülkiyet hakkı üzerindeki etkisini somut biçimde incelemelidir.

Yolsuz Tescil ve TMK m.1025

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.1025’e göre bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin ya da değiştirilmişse, bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Kanunda bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.

Kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma geçmişi bulunan taşınmazlarda “yolsuz tescil” iddiası, sıradan satış kaynaklı yolsuz tescilden farklı değerlendirme gerektirir. İdarenin tescilinin hangi mahkeme kararına, kamulaştırma işlemine veya tazminat hükmüne dayandığı incelenmelidir.

İlk tescilin hukuken geçerli bir karara dayanması, sonradan kullanım amacının değişmesi hâlinde otomatik olarak tescilin baştan itibaren yolsuz olduğu anlamına gelmez. Buna karşılık somut hukuki sebebin ortadan kalkması veya iade hakkını doğuran özel düzenlemenin varlığı farklı sonuç yaratabilir. Bu nedenle TMK m.1025 iddiası, tapu geçmişi ve kamu hukuku işlemleriyle birlikte kurulmalıdır.

Yolsuz tescilin genel şartları için TMK m.1025 tapu iptal ve tescil rehberimize bakılabilir.

Taşınmazın İadesi Hangi Koşullarda Tartışılır?

Kamulaştırılan veya kamulaştırmasız el atma sonunda idare adına tescil edilen taşınmazın iadesi, müdahalenin hukuki tarihine ve kullanılan yola göre değerlendirilir. 2942 sayılı Kanun’da kamulaştırılan taşınmazın belirli koşullarda eski malike geri verilmesine ilişkin özel hükümler bulunmaktadır. Bu hükümler ile mülkiyet hakkının genel güvenceleri birlikte incelenir.

İade talebinin ilk adımı, taşınmazın idare adına hangi hukuki nedenle geçtiğini belirlemektir. Tapu kaydındaki edinme sebebi, mahkeme ilamı, kamulaştırma dosyası, tazminat kararı ve imar planı değişiklikleri kronolojik sıraya konulmalıdır.

İkinci adım, taşınmazın fiilen hangi amaçla kullanıldığını tespit etmektir. İlk kamu amacı hâlen devam ediyorsa iade değerlendirmesi farklı; kamu tesisi ortadan kalkmış, hat kaldırılmış veya plan fonksiyonu tamamen değiştirilmişse farklı olabilir.

Üçüncü adım, ödenmiş bedelin ve iade hâlindeki parasal denkleştirmenin hangi hükümlere tabi olduğunu belirlemektir. Daha önce tazminat alınmış olması tek başına her durumda iade talebini anlamsız hâle getirmez; ancak mali sonuçlar ve hukuki sebep ayrıca incelenir.

Tazminat ile İade Talebi Arasındaki Fark

Tazminat talebi, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ekonomik karşılığının ödenmesine yöneliktir. İade veya tapu iptal-tescil talebi ise taşınmaz üzerindeki ayni hakkın yeniden malik adına kurulmasını hedefler. Bu iki talep aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedelin tahsiline karar verilmiş ve taşınmaz idare adına tescil edilmişse, sonraki yıllarda kamu kullanımının değişmesi hâlinde eski bedel kararı ile yeni iade iddiası arasındaki ilişki ayrıca değerlendirilmelidir. AYM 2020/38004 başvurusu tam olarak böyle bir sonraki aşama mülkiyet uyuşmazlığının anayasal önemini göstermektedir.

Dava açılırken talebin “bedel”, “el atmanın önlenmesi”, “tapu iptali ve tescil” veya özel iade hükmüne dayalı talep olup olmadığı açıkça belirlenmelidir. Yanlış hukuki nitelendirme mahkemenin görev, süre ve esas incelemesini etkileyebilir.

Hangi Belgeler Toplanmalıdır?

Bu tür dosyalarda tek bir güncel tapu kaydı yeterli değildir. Taşınmazın mülkiyet ve kullanım geçmişinin dosya üzerinden kurulması gerekir. Özellikle şu belgeler önemlidir:

  • tapu kaydının tedavüllü örneği ve edinme sebebi,
  • kadastro paftası ve parsel bilgileri,
  • kamulaştırma veya kamulaştırmasız el atma dosyası,
  • önceki tazminat ve tescil mahkeme kararları,
  • kesinleşme şerhleri,
  • eski ve yeni imar planları ile plan notları,
  • imar planı değişikliğine ilişkin belediye veya ilgili idare kararları,
  • taşınmazın mevcut fiilî kullanımını gösteren keşif, fotoğraf ve teknik kayıtlar,
  • su isale hattı veya başka altyapı tesisinin güncel konumunu gösteren teknik planlar,
  • ödenmiş bedel ve ödeme tarihlerini gösteren belgeler.

Bu belgeler olmadan “kamu amacı ortadan kalktı” iddiası soyut kalabilir. Özellikle imar planında fonksiyon değişikliği ile fiilî kullanımın aynı anda ortaya konulması gerekir.

AYM 2020/38004 Kararının 2026 Uygulamasına Etkisi

Karar, kamulaştırmasız el atma sonrası tazminat alınmış dosyaların tamamının yeniden açılması anlamına gelmez. Kesin hüküm, süre, tapu tescilinin hukuki sebebi ve yeni olayın niteliği her dosyada ayrı değerlendirilir.

Bununla birlikte 3 Eylül 2026 tarihli ihlal sonucu, sonradan ortaya çıkan plan ve kullanım değişikliklerinin mülkiyet hakkı bakımından gerçek bir inceleme konusu olduğunu açıkça gösterir. Mahkeme, yalnız “daha önce tazminat ödendi” diyerek yeni mülkiyet iddiasını şeklen reddetmeden önce kamu amacındaki değişimin hukuki etkisini değerlendirmelidir.

Taşınmazın geri verilmesini düzenleyen özel kamulaştırma hükümleri varsa bunlar öncelikle uygulanır. TMK m.1025’e dayalı yolsuz tescil iddiası ileri sürülüyorsa tescilin hukuki sebebi ve sonradan ortaya çıkan olayların bu sebebe etkisi açıklanmalıdır.

Genel tapu iptal ve tescil davasının sebepleri ve delilleri için tapu iptal ve tescil davası rehberimiz de incelenebilir.

AYM Kararı Her İmar Planı Değişikliğinde İade Sağlar mı?

Hayır. İmar planının değişmesi tek başına taşınmazın otomatik olarak eski malike dönmesine yol açmaz. AYM’nin ihlal kararı, somut dosyadaki kamulaştırmasız el atma geçmişi, kullanım amacı değişikliği, tescil ve iade talebinin reddi birlikte değerlendirilerek verilmiştir.

Yeni bir dosyada iade hakkı bulunduğunu söyleyebilmek için tapu geçişinin hukuki dayanağı, kamulaştırma veya el atma tarihi, ödenen bedel, özel geri alma hükümleri, imar planı değişikliği ve fiilî kullanım birlikte incelenmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Plan değişikliğini otomatik iade sebebi sanmak: Tapu tescilinin ve kamu kullanımının hukuki geçmişi ayrıca incelenir.
  2. Yalnız güncel tapu kaydını incelemek: Tedavüllü kayıt ve tescil sebebi belirleyicidir.
  3. Tazminat ile tapu iptal-tescili aynı talep sanmak: Ekonomik karşılık ile ayni hakkın iadesi farklı sonuçlardır.
  4. TMK m.1025’i her idare tesciline doğrudan uygulamak: Tescilin hukuki sebebi ve özel kamulaştırma hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
  5. Eski ve yeni imar planlarını dosyaya sunmamak: Kullanım amacı değişikliği resmî plan belgeleriyle gösterilmelidir.
  6. Fiilî kullanımı tespit etmemek: Plan fonksiyonu ile sahadaki durum farklı olabilir.
  7. AYM kararını olağan kanun yolu yerine kullanmak: Önce görevli mahkemelerde ve olağan kanun yollarında iddialar ileri sürülmelidir.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

1. AYM 2020/38004 kararında hangi hak ihlal edildi?

Anayasa m.35 kapsamındaki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildi.

2. Kamulaştırmasız el atma ne demektir?

İdarenin usulüne uygun kamulaştırma sürecini tamamlamadan özel mülkiyetteki taşınmaza fiilen el koyması veya onu kamu hizmetinde kullanmasıdır.

3. İmar planı değişince taşınmaz otomatik geri alınır mı?

Hayır. Plan değişikliği önemli bir unsur olmakla birlikte tescilin hukuki sebebi, kullanım ve özel iade hükümleri birlikte incelenir.

4. Daha önce tazminat alınmışsa iade talebi mümkün değil midir?

Bu konuda kategorik bir yasak kurulamaz; önceki hükmün kapsamı, tescilin sebebi ve sonradan ortaya çıkan yeni olgular birlikte değerlendirilir.

5. TMK m.1025 neyi düzenler?

Yolsuz tescil nedeniyle ayni hakkı zedelenen kişinin tapu sicilinin düzeltilmesini dava etmesini düzenler.

6. Hangi imar planı esas alınır?

Uyuşmazlığın kronolojisine göre el atma ve tescil dönemindeki planlarla güncel plan birlikte incelenir.

7. Fiilî kullanım önemli midir?

Evet. Taşınmazın plan kararının yanında gerçekte hangi kamu hizmetinde kullanıldığı da iade değerlendirmesi bakımından önem taşır.

8. Dava açmadan önce hangi belge alınmalıdır?

En az tedavüllü tapu kaydı, önceki mahkeme kararları, eski-yeni imar planları ve mevcut kullanımın teknik belgeleri alınmalıdır.

9. AYM’ye doğrudan taşınmaz iadesi davası açılır mı?

Hayır. Bireysel başvuru olağan hukuk yolları tüketildikten sonra temel hak ihlali iddiasıyla yapılır.

10. 2020/38004 kararı neden 2026 güncel içeriktir?

Başvuru numarası 2020 yılına ait olmakla birlikte ihlal sonucu Anayasa Mahkemesinin 3 Eylül 2026 tarihli Bölüm toplantısında açıklanmıştır.

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki Anayasa, TMK, Kamulaştırma Kanunu ve İmar Kanunu ile AYM’nin 3 Eylül 2026 tarihli resmî sonuç sayfası esas alınarak hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp