B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Reasürans Nedir? TTK 1403: Sigortacının Riski Yeniden Sigortalaması | 2026

Güncelleme tarihi: 17 Eylül 2026

Kısa ve net cevap: TTK m.1403’e göre sigortacı, sigorta ettiği menfaati dilediği şartlarla yeniden sigorta ettirebilir. Buna reasürans denir. Reasürans sözleşmesi, ilk sigortacının sigorta ettirene karşı borç ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Sigorta ettiren de sırf reasürans sözleşmesi bulunduğu için reasüröre karşı doğrudan dava açma veya talepte bulunma hakkı kazanmaz. Hasar hâlinde sigortalının sözleşmesel muhatabı kural olarak kendi sigortacısıdır.

1. Reasüransın Hukuki Dayanağı: TTK 1403

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1403 reasüransı iki fıkra ile düzenler. Birinci fıkra, sigortacının sigorta ettiği menfaati dilediği şartlarla yeniden sigorta ettirebileceğini kabul eder. İkinci fıkra ise reasüransın ilk sigorta ilişkisindeki tarafların hak ve borçlarını değiştirmediğini açıklar: reasürans, sigortacının sigorta ettirene karşı borç ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz; sigorta ettirene de reasüröre karşı doğrudan dava veya talep hakkı vermez.

Bu hükmü anlamak için önce sigorta sözleşmesinin TTK 1401’deki temel yapısını ayırmak gerekir. İlk ilişkide sigorta ettiren ile sigortacı arasında bir sigorta sözleşmesi vardır. Reasürans ise sigortacının kendi portföyünde üstlendiği riskin tamamını veya bir bölümünü başka bir sigortacıya aktarmasına ilişkin ikinci ve bağımsız bir sözleşmedir.

Kanunun güncel metni için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, sektör düzenlemeleri için SEDDK kaynakları esas alınmalıdır. Reasürans işlemlerinin mali ve düzenleyici boyutu ayrıca 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ikincil mevzuatla bağlantılıdır.

2. Reasürans Neden Yapılır?

Sigorta şirketi çok sayıda poliçeyle farklı büyüklükte risk üstlenir. Tek bir büyük hasar veya aynı anda gerçekleşen çok sayıda hasar, şirketin mali yapısı üzerinde ağır yük oluşturabilir. Reasürans, sigortacının kendi üzerinde tutmak istemediği risk kısmını başka bir sigortacıya aktarmasına imkân verir. Böylece risk, ilk sigorta şirketinin bilançosu ile sınırlı kalmaz ve daha geniş bir mali kapasiteye yayılır.

Bu işlev özellikle yüksek bedelli sanayi tesisleri, büyük sorumluluk riskleri, doğal afet kümelenmeleri, havacılık, denizcilik, enerji ve büyük ticari portföylerde önem taşır. Reasüransın amacı sigortalının poliçesini ikinci bir poliçeye dönüştürmek değildir. Asıl işlev, sigorta şirketinin üstlendiği riskin kendi arka planındaki dağılımını düzenlemektir.

Sigorta ettiren açısından temel sonuç şudur: poliçede teminat altına alınan riziko gerçekleştiğinde, sigortacının “bu risk için reasürans korumam yoktu” şeklindeki iç finansman gerekçesi tek başına TTK 1403 uyarınca sigorta ettirene karşı borcu ortadan kaldırmaz. İlk sigortacı, kendi sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır.

3. Reasüransta Taraflar ve İki Ayrı Sözleşme

Reasürans yapısında en az iki hukuki ilişki vardır. Birincisi, sigorta ettiren ile sigorta şirketi arasındaki asli sigorta sözleşmesidir. İkincisi, bu sigorta şirketi ile reasürör arasındaki reasürans sözleşmesidir. Sigorta ettiren ikinci sözleşmenin tarafı değildir. Bu ayrım, hasar talebinin kime yöneltileceği ve kimin hangi sözleşmesel defileri ileri sürebileceği bakımından belirleyicidir.

İlk sigortacı kendi poliçesinde sigorta ettirene karşı “sigortacı” sıfatını taşır. Reasürans sözleşmesinde ise aynı şirket riskini devreden taraf konumundadır. Reasürörün borcu, reasürans sözleşmesinin koşulları çerçevesinde ilk sigortacıya yöneliktir. Reasürans limiti, muafiyet, istisna veya hesaplaşma hükümleri doğrudan ilk sigorta poliçesinin hükümleri değildir.

Bu nedenle bir hasar dosyasında “reasürör ödeme yapmadı” açıklaması ile “poliçe teminatı yok” açıklaması aynı değildir. İlki sigortacı ile reasürör arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirir; ikincisi sigorta ettiren ile sigortacı arasındaki teminat ilişkisini ilgilendirir. Hukuki incelemede iki ilişki birbirinden ayrılmalıdır.

4. Sigorta Ettiren Reasüröre Doğrudan Dava Açabilir mi?

TTK 1403/2’nin cevabı açıktır: reasürans, sigorta ettirene tekrar sigorta yapana, yani reasüröre karşı doğrudan dava açma ve istemde bulunma hakkı vermez. Bu hüküm, sigorta ettirenin hasar talebini yanlış kişiye yöneltmesini önleyen temel kurallardan biridir.

Örneğin bir işyeri poliçesini A Sigorta düzenlemiş ve A Sigorta bu portföyün belirli kısmını B Reasürans’a devretmişse, işyeri sahibinin sözleşmesel sigortacısı A Sigorta’dır. Riziko gerçekleştiğinde, poliçedeki teminat ve TTK hükümleri çerçevesinde talep A Sigorta’ya yöneltilir. B Reasürans ile A Sigorta arasındaki hesaplaşma, sigortalının ilk sözleşmedeki alacağını ayrı bir alacağa dönüştürmez.

Bu kural, özel kanunlardan veya ayrıca kurulmuş bağımsız hukuki ilişkilerden doğabilecek taleplerin varlığını peşinen belirlemez; ancak sırf TTK 1403 anlamında reasürans yapılmış olması sigorta ettirene doğrudan reasürör talebi sağlamaz. Reasürans sözleşmesi görülmeden “sigortalı reasüröre gider” şeklindeki açıklama doğru değildir.

5. İlk Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri Devam Eder

TTK 1403/2, reasüransın ilk sigortacının sigorta ettirene karşı borç ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını açıkça belirtir. Bu nedenle poliçeyi düzenleyen sigortacı; aydınlatma, poliçe verme, rizikoyu taşıma, teminat kapsamındaki tazminat veya bedeli ödeme ve kanundaki diğer yükümlülüklerini yerine getirmeye devam eder.

Sigortacının sözleşme öncesi açıklama borcu hakkında TTK 1423 bilgilendirme yükümlülüğü, poliçe teslimi için TTK 1424 poliçe verme süresi ve tazminatın muacceliyeti için TTK 1427 ödeme süreci ayrı ayrı uygulanır.

Sigortacı, reasürans sözleşmesindeki bir uyuşmazlığı sigorta ettirene karşı otomatik teminat dışı hâl gibi ileri süremez. Sigorta ettirenin talebi kendi poliçesi üzerinden değerlendirilir. Reasürörün ilk sigortacıya hangi ölçüde ödeme yapacağı ise ikinci sözleşmenin koşullarına göre belirlenir.

6. Reasürans Yapılarının Temel Ayrımı

TTK 1403 reasüransın ticari türlerini tek tek sınıflandırmaz; sigortacının sigorta ettiği menfaati dilediği şartlarla yeniden sigorta ettirebileceğini söyler. Uygulamada riskin tek tek devredildiği ihtiyari reasürans ile belirli bir portföy veya risk sınıfı için önceden kurulmuş sözleşmesel reasürans yapıları bulunabilir. Ayrıca reasürörün belirli bir oran üzerinden veya belirli zarar seviyelerinin üstünde sorumluluk aldığı farklı teknik modeller kullanılabilir.

Bu teknik ayrımlar, sigorta ettirenin kendi poliçesindeki teminatı tek başına değiştirmez. İlk poliçede hangi riskin hangi limite kadar güvence altına alındığı yine o poliçe ve emredici mevzuata göre belirlenir. Reasürans sözleşmesinin kapsamı ise sigortacı ile reasürör arasındaki ödeme ve risk paylaşımını belirler.

Bir uyuşmazlıkta reasürans türünün gerçekten önemli olduğu durum, genellikle ilk sigortacı ile reasürör arasındaki rücu, hesaplaşma veya reasürans kapsamı tartışmasıdır. Sigorta ettirenin hasar talebinde başlangıç noktası her zaman kendi poliçesidir.

7. Hasar Dosyasında Reasürans Varsa Ne Değişir?

Sigorta ettiren bakımından hasar ihbarı, kendi sigortacısına ve poliçede öngörülen kanallardan yapılır. Sigortacı, hasar incelemesini yürütür; gerekli belgeleri ister, ekspertiz yaptırabilir ve teminat kararını verir. Reasürörün hasar incelemesine kendi sözleşmesi gereği katılması, sigortalının ilk sözleşmedeki muhatabını değiştirmez.

Hasar dosyasında sigortacıdan gelen yazı “reasürörden onay bekleniyor” şeklindeyse, bu ifade tazminatın kanuni muacceliyetini sınırsız biçimde ertelemez. TTK 1427’de sigortacının ediminin muacceliyetine ilişkin hükümler, gerekli incelemelerin tamamlanması ve kanundaki azami sürelerle bağlantılıdır. Reasürans iç süreci ile sigorta ettirenin kanuni ödeme hakkı birbirinden ayrılmalıdır.

Teminat reddedilmişse ret gerekçesinin poliçe hükmüne ve kanuna dayanması gerekir. “Reasürans kabul etmedi” ifadesi tek başına hangi poliçe istisnasının uygulandığını göstermez. Sigorta ettiren, ret gerekçesinin somutlaştırılmasını ve hangi teminat veya istisna hükmüne dayanıldığının açıklanmasını istemelidir.

8. Sigortacının Ödeme Güçlüğü Reasürörün Doğrudan Borcunu Doğurur mu?

TTK 1403/2’deki doğrudan dava yasağı nedeniyle, ilk sigortacının ödeme güçlüğüne düşmesi sırf reasürans bulunduğu için sigorta ettirenin reasüröre yönelmesini sağlamaz. Sigortacının aczi, takibin semeresiz kalması veya iflası için TTK’nın ayrı hükümleri vardır. Özellikle TTK 1417 ve 1418, bu olağanüstü durumlarda sigorta ettirenin haklarını ve sözleşmenin sonucunu ayrıca düzenler.

Sigortacının iflasında sözleşmenin sona ermesi ve iflastan önce ödenmeyen tazminatların hangi kaynaklardan karşılanacağı TTK 1418’e göre değerlendirilir. Bu nedenle “sigortacı iflas etti, doğrudan reasürörden alırım” şeklinde bir sonuç TTK 1403’e uygun değildir.

Dosyada reasürans sözleşmesine ilişkin hakların iflas masası veya başka bir hukuki yapı içindeki durumu ayrıca incelenebilir; ancak bu, sigorta ettirenin TTK 1403’te açıkça reddedilen doğrudan talep hakkına dönüştürülemez. Hak sahibinin başvuru yolu, iflas ve sigortacılık mevzuatındaki özel düzenlemelere göre belirlenmelidir.

9. Reasüranslı Hasar Dosyası İçin Kontrol Listesi

  1. İlk poliçeyi düzenleyen sigortacıyı belirleyin.
  2. Sigorta ettiren, sigortalı ve varsa lehtar sıfatlarını ayırın.
  3. Rizikonun ilk poliçede teminat altında olup olmadığını kontrol edin.
  4. Hasar ihbarı ve belge teslim tarihlerini kaydedin.
  5. Sigortacının ret veya eksik ödeme gerekçesini yazılı alın.
  6. Reasürans gerekçesi ileri sürülüyorsa bunun ilk poliçedeki hangi hakka etkisinin iddia edildiğini sorun.
  7. TTK 1403/2 gereği ilk sigortacının sorumluluğunun devam ettiğini dikkate alın.
  8. Tazminatın muacceliyetini TTK 1427’ye göre hesaplayın.
  9. Sigortacının mali durumu sorunluysa TTK 1417-1418 ve özel sigortacılık hükümlerini inceleyin.
  10. Uyuşmazlığa göre Sigorta Tahkim Komisyonu veya görevli mahkeme yolunu değerlendirin.

10. Reasürans ile Birlikte Sigorta Aynı Şey Değildir

Reasüransın, bir riskin birden fazla sigortacı tarafından doğrudan sigortalıya karşı paylaşılmasıyla karıştırılmaması gerekir. Reasüransta sigorta ettirenin sözleşmesi ilk sigortacıyladır ve reasürör arka planda ilk sigortacının riskini üstlenir. Birlikte veya ortak sigorta modellerinde ise birden fazla sigortacının sigortalıya karşı doğrudan konumu söz konusu olabilir. Hangi modelin bulunduğu poliçe ve sözleşme belgelerinden anlaşılmalıdır.

Özellikle büyük ticari risklerde poliçede birden fazla şirket adı bulunması, otomatik olarak reasürans bulunduğunu göstermez. Lider sigortacı, koasürör, sigorta havuzu veya reasürans farklı hukuki yapılardır. Talebin kime yöneltileceği ancak belgedeki taraf sıfatları incelendikten sonra belirlenmelidir.

11. Reasürans Kaydı Poliçede Yer Almak Zorunda mı?

TTK 1403, reasürans yapılmasını sigorta ettirenin onayına bağlayan genel bir kural içermez; sigortacı sigorta ettiği menfaati dilediği şartlarla tekrar sigorta ettirebilir. Reasürans, sigortacının risk yönetimine ilişkin ayrı ilişkidir. Bununla birlikte somut poliçede veya özel mevzuatta farklı bir bilgilendirme yükümlülüğü bulunuyorsa o düzenleme ayrıca uygulanır.

Sigorta ettiren açısından asıl önemli olan, kendi poliçesinin teminat kapsamı, sigorta bedeli, istisnalar, prim ve ödeme koşullarıdır. Reasüransın varlığı veya yokluğu bu temel sözleşme hükümlerinin yerine geçmez.

12. Reasürans Sigorta Ettirenin Primini veya Poliçe Limitini Değiştirir mi?

Reasürans sözleşmesi, sigorta ettirenin ilk poliçesini kendiliğinden değiştirmez. Sigorta ettirenin ödeyeceği prim, sigorta bedeli veya sorumluluk limiti, muafiyet ve teminat kapsamı kendi sigorta sözleşmesine göre belirlenir. Sigortacı ile reasürörün kendi aralarında kararlaştırdığı reasürans primi, komisyon, risk payı veya limit farklı bir sözleşmesel ilişkidir. Bu değerler ilk poliçeye ayrıca yansıtılmadıkça sigorta ettirenin borcunun doğrudan unsuru hâline gelmez.

Sigortacı reasürans maliyetlerinin değişmesi nedeniyle yeni dönem primini değiştirmek istiyorsa, bunun dayanağı ilk poliçenin yenilenmesi, tarife veya sözleşmedeki ayarlama koşulları ve uygulanabilir mevzuattır. Mevcut sigorta döneminde reasürans koşullarının değişmiş olması, sigortacıya poliçedeki teminatı geriye dönük olarak daraltma hakkı vermez. Teminat ve prim değişikliği ancak sigorta ettirenle olan hukuki ilişki bakımından geçerli bir dayanağa sahip olmalıdır.

13. Reasürans Bilgisi Delil Olarak Ne Zaman Önem Taşır?

Sigorta ettiren ile sigortacı arasındaki sıradan bir hasar uyuşmazlığında reasürans sözleşmesi her zaman gerekli belge değildir; çünkü TTK 1403 sigortacının doğrudan sorumluluğunun devam ettiğini kabul eder. Bununla birlikte uyuşmazlık, poliçenin düzenlenme amacı, riskin niteliği, sigortacının savunmasının gerçek içeriği veya büyük ticari riskin yapılandırılmasıyla bağlantılıysa reasürans belgelerinin belirli bölümleri uyuşmazlığın anlaşılmasına katkı sağlayabilir. Belgenin istenip istenemeyeceği, hangi kısmının uyuşmazlıkla ilgili olduğu ve ticari sır niteliğindeki bilgilerin nasıl korunacağı usul hukuku çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

Sigortacı yalnızca “reasürör onaylamadı” diyorsa sigorta ettiren öncelikle kendi poliçesindeki ret dayanağını istemelidir. Reasürans sözleşmesinin tamamının görülmesi, ilk poliçedeki açık bir teminat hükmünün yerine geçmez. Delil incelemesi, iddia ve savunmayla bağlantılı somut hukuki noktaya göre yapılır.

14. Ticari Sigorta Dosyalarında Reasürans Kaydı Nasıl Okunmalı?

Büyük işletme poliçelerinde sigorta belgelerinde “cedant”, “reinsurer”, “retention”, “treaty”, “facultative” veya benzeri teknik ifadeler görülebilir. Bu ifadeler ilk bakışta karmaşık görünse de hukuki inceleme iki soruyla başlamalıdır: sigorta ettirene karşı poliçeyi kim düzenledi ve sigorta ettirenin talebi hangi sözleşmeden doğuyor? Cevap ilk sigortacıyı ve ilk poliçeyi gösteriyorsa, reasürans kayıtları esas sözleşmedeki borcu bertaraf eden bağımsız bir savunma değildir.

İkinci aşamada ilk sigortacının reasüröre karşı talebi değerlendirilir. Burada riskin reasürans kapsamına alınması, bildirim koşulları, saklama payı, limit ve hesaplaşma hükümleri önem kazanır. Bu ikinci uyuşmazlığın tarafları ve hukuki dayanakları, sigorta ettirenin ilk poliçeden doğan talebinden ayrıdır. Dosyanın başından itibaren bu iki ilişkiyi ayrı klasörlemek, yanlış tarafa başvuru ve yanlış hukuki nitelendirme riskini azaltır.

15. Reasürans Kaydı Görülen Dosyada İlk Yapılacak İşlem

Dosyada reasürans kaydı görülmesi hâlinde ilk yapılacak işlem, sigorta ettirenin kendi poliçesini ve hasar talebinin muhatabını belirlemektir. Reasürörün adı veya payı, ilk sigortacının poliçe borcunun yerine geçmez. Ret yazısı varsa hangi poliçe maddesine dayanıldığı, teminat kapsamı, hasar ihbar tarihi ve tazminatın muacceliyet tarihi birlikte kontrol edilmelidir. Böylece reasüransın yalnız iç risk paylaşımı mı olduğu, yoksa dosyada ayrıca incelenmesi gereken özel bir sözleşmesel tartışma mı bulunduğu somut belgeler üzerinden ayrılır.

Sık Sorulan Sorular

Reasürans hangi maddede düzenlenmiştir?

TTK m.1403’te düzenlenmiştir.

Reasürans sigortacının sigortalıya borcunu kaldırır mı?

Hayır. TTK 1403/2 bu borç ve yükümlülüklerin devam ettiğini açıkça düzenler.

Sigortalı reasüröre doğrudan dava açabilir mi?

Sırf reasürans ilişkisine dayanarak hayır. TTK 1403/2 sigorta ettirene reasüröre karşı doğrudan dava ve istem hakkı vermez.

Reasürör ödeme yapmazsa ilk sigortacı ödeme yapmayabilir mi?

Reasürans sözleşmesindeki ödeme sorunu, ilk sigortacının kendi poliçesinden doğan borçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Reasürans hasar ihbarının kime yapılacağını değiştirir mi?

Sigorta ettiren kendi poliçesindeki sigortacıya ve poliçede gösterilen yöntemle ihbar yapar.

Reasürans ile koasürans aynı mı?

Hayır. Reasürans sigortacının kendi riskini yeniden sigorta ettirmesidir; koasüransta birden çok sigortacı doğrudan aynı riskin sigortalanmasına katılabilir.

Sigortacı iflas ederse doğrudan reasüröre gidilir mi?

TTK 1403/2 böyle bir doğrudan talep hakkı vermez; sigortacının iflasında TTK 1418 ve özel hükümler uygulanır.

Poliçede reasürans yazmaması sigortayı geçersiz yapar mı?

Hayır. TTK 1403 reasüransı ilk sigorta sözleşmesinden ayrı bir ilişki olarak düzenler.

Reasürans sözleşmesini kim yapar?

İlk sigortacı, üstlendiği riski reasürörle yaptığı sözleşmeyle yeniden sigorta ettirir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T: İçerik 17 Eylül 2026 tarihinde TTK m.1403 ve yürürlükteki sigortacılık mevzuatı esas alınarak hazırlanmıştır. Doğrulanmamış yargı kararı kullanılmamıştır. Yazar: Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu sicil 3472.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp