Sigorta Poliçesi Kaç Günde Verilmelidir? TTK 1424’te 24 Saat ve 15 Gün Kuralı (2026)
Sigorta poliçesinin verilmesinin hukuki dayanağı nedir?
Sigorta sözleşmesinde poliçe verme yükümlülüğü 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1424. maddesinde düzenlenmiştir. Hüküm, sigorta sözleşmesinin kurulmasından sonra sigortacının sigorta ettirene yazılı bir poliçe teslim etmesini açık bir borç hâline getirir. Kanun iki ayrı süre belirler. Sözleşmenin sigortacının kendisi veya acentesi aracılığıyla kurulması hâlinde süre 24 saattir. Sözleşmenin başka bir yolla kurulması hâlinde poliçenin verilmesi için tanınan süre 15 gündür. Bu süreler, poliçenin sadece hazırlanmasına değil sigorta ettirene verilmesine yönelik kanuni yükümlülüğün süresidir.
Poliçe, sigorta ilişkisinin kapsamını görünür hâle getiren temel belgedir. Teminat konusu, sigorta bedeli, prim, başlangıç ve bitiş tarihleri, tarafların sıfatları, özel şartlar, genel şartlara yapılan atıflar ve rizikonun kapsamı poliçe üzerinden izlenir. Bu nedenle poliçenin geç verilmesi yalnız biçimsel bir eksiklik değildir. Sigorta ettiren, sözleşmenin hangi şartlarla kurulduğunu zamanında öğrenememiş ve bu nedenle bir zarara uğramışsa TTK m.1424/1 doğrudan sigortacının sorumluluğunu düzenler.
Kanundaki düzenleme, poliçenin sözleşmenin kurucu unsuru olduğu anlamına gelmez. TTK m.1424/3 açıkça, poliçenin verilmediği hâllerde sözleşmenin ispatının genel hükümlere tabi olduğunu belirtir. Dolayısıyla “poliçe elimde yok, sigorta hiç yoktur” veya bunun tersine “poliçe düzenlenmediği için sigortacı hiçbir şekilde sorumlu değildir” biçimindeki genel kabuller kanun metniyle bağdaşmaz. Önce sözleşmenin kurulup kurulmadığı; sonra teminatın kapsamı ve ilgili dönemde yürürlükte olup olmadığı tespit edilir.
24 saat ve 15 günlük poliçe verme süreleri nasıl uygulanır?
TTK m.1424/1 iki zaman sınırı getirir. Birinci ihtimalde sözleşme doğrudan sigortacı veya onun acentesi tarafından yapılmıştır. Bu durumda poliçe, sözleşmenin yapılmasından itibaren 24 saat içinde verilmelidir. Kanun burada iş günü değil saat esaslı bir üst sınır öngörür. İkinci ihtimalde sözleşme bu kanal dışında kurulmuştur. Bu durumda sigortacının poliçeyi verme süresi 15 gündür.
Sürenin başlangıcı, sigorta sözleşmesinin kurulduğu andır. Teklif formunun doldurulması her olayda sözleşmenin kurulduğu an değildir. Teklifin kabulü, primin tahsil şekli, sigortacının kabul kaydı ve taraflar arasındaki iletişim birlikte değerlendirilir. Bununla birlikte sigortacının kendi sistemindeki iç işlem tarihini geciktirmesi, kanundaki süreyi tek taraflı olarak ileri taşıyan bir yetki vermez. Sözleşme kurulmuşsa poliçe verme borcu başlamıştır.
Elektronik poliçenin e-posta, mobil uygulama veya kalıcı veri saklayıcısı üzerinden iletilmesi günümüzde yaygındır. Burada belirleyici olan, sigorta ettirenin poliçeye erişebileceği şekilde belgenin kendisine verilmiş olmasıdır. Sistemde poliçe oluşturulmuş fakat sigorta ettirene hiç gönderilmemişse yalnızca şirket içi üretim kaydı teslim yükümlülüğünün yerine getirildiğini göstermeye yetmez. Gönderim kaydı, e-posta iletim bilgisi, SMS yönlendirmesi, uygulama bildirimi veya fiziki teslim belgesi gibi veriler önem taşır.
Acentenin sözleşmeyi kurduğu işlemlerde 24 saatlik süre uygulanır. Sigortacı, “işlem acentede yapıldı” diyerek daha uzun bir teslim süresi ileri süremez; maddenin açık lafzı acenteyi 24 saatlik gruba dahil eder. Sigorta ettiren de başvurunun teklif aşamasında mı kaldığını, yoksa risk kabul edilerek sözleşmenin kurulup kurulmadığını ödeme ve kabul kayıtları üzerinden ayırmalıdır.
Poliçe verilmezse sigorta sözleşmesi geçersiz olur mu?
Hayır. TTK m.1424/3, poliçenin verilmediği hâllerde sigorta sözleşmesinin ispatının genel hükümlere tabi olduğunu açıkça düzenler. Bu nedenle poliçe, sigorta sözleşmesinin varlığı bakımından tek ispat aracı değildir. Prim tahsil dekontu, teklif ve kabul belgeleri, acente kayıtları, elektronik mesajlar, sigortacının sistem kayıtları, yenileme bildirimleri ve riziko sonrasında yapılan yazışmalar sözleşmenin kurulmasının ispatında önem taşıyabilir.
Bu ayrım özellikle rizikonun poliçe henüz sigorta ettirene teslim edilmeden gerçekleştiği durumlarda önemlidir. Sözleşme kurulmuş ve teminat başlamışsa, poliçenin sigortacı tarafından süresinde verilmemesi tek başına teminatın hiç doğmadığı sonucu yaratmaz. Teminat başlangıç tarihi ve sözleşmenin kuruluşu somut kayıtlardan belirlenir. Sigortacının kanuni belge verme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, sigorta ettiren aleyhine otomatik bir teminat yokluğu sebebine dönüştürülemez.
Bununla birlikte teklif henüz kabul edilmemişse ayrı bir durum vardır. Teklif formunun verilmesi, her sigorta türünde ve her işlemde doğrudan sözleşmenin kurulduğunu göstermez. Bu nedenle poliçe bulunmayan dosyada ilk yapılacak işlem, sözleşmenin kurulma tarihini kesinleştirmektir. Bankadan veya kredi bağlantılı işlemden kesilen bir bedelin hangi poliçeye, hangi döneme ve hangi teminata ait olduğu da ayrıca kontrol edilmelidir.
Poliçenin geç verilmesinin hukuki sonucu nedir?
TTK m.1424/1’in son cümlesi nettir: Sigortacı, poliçenin geç verilmesinden doğan zarardan sorumludur. Burada tazminat için geç teslim ile zarar arasında bağlantı kurulması gerekir. Sırf 24 saat veya 15 günlük sürenin aşılması, her dosyada kendiliğinden belirli bir para tazminatı doğurmaz. Tazmin edilecek kalem, gecikme nedeniyle ortaya çıkan ve ispatlanan zarardır.
Örneğin sigorta ettiren, poliçedeki özel bir sınırlamayı zamanında görseydi kanuni haklarını kullanabilecek veya başka bir sigorta koruması sağlayabilecek durumda iken poliçenin geç teslimi yüzünden bu imkânı kaybetmişse, gecikmenin etkisi ayrıca değerlendirilir. Aynı şekilde sigorta ettiren poliçeyi talep ettiği hâlde uzun süre alamamış ve bu nedenle bir uyuşmazlıkta gerekli belgeyi sunmak için ek masraf yapmak zorunda kalmışsa, masrafın niteliği ve gecikmeyle bağlantısı incelenir.
Sigortacının sorumluluğu değerlendirilirken TTK m.1425 de önemlidir. Çünkü poliçenin içeriği teklifnameden veya kararlaştırılan hükümlerden farklı olabilir. Kanun, teklifnameden farklı olup sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın aleyhine getirilen hükümlerin geçersizliğini ayrıca düzenler. Bu nedenle geç verilen poliçede, tarafların daha önce üzerinde anlaşmadığı aleyhe bir kayıt bulunması sadece “poliçe geç geldi” başlığıyla değil, içerik uyuşmazlığı bakımından da incelenmelidir.
Sigorta poliçesinde hangi bilgiler bulunmalıdır?
TTK m.1425 poliçenin tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümleri, genel şartları ve varsa özel şartları içermesini ve rahat, kolay okunacak biçimde düzenlenmesini öngörür. Bu düzenleme sigorta ettirenin yalnızca bir poliçe numarası almasını yeterli görmez. Hak ve borçların anlaşılabilir biçimde belgede yer alması gerekir.
Poliçe teslim alındığında en az şu alanlar kontrol edilmelidir: sigortacının ve sigorta ettirenin bilgileri; sigortalı ile sigorta ettiren farklıysa her iki sıfat; rizikonun konusu; sigorta bedeli ve varsa limitler; teminat başlangıç ve bitiş tarihleri; prim tutarı ve ödeme planı; muafiyetler; ek teminatlar; genel ve özel şartlara ilişkin kayıtlar; lehtar veya dain-i mürtehin gibi hak sahibi kayıtları; sigortanın coğrafi kapsamı; ihbar ve başvuru kanalları.
İsim, plaka, adres, riziko yeri, meslek, faaliyet alanı veya teminat bedeli gibi temel bilgiler yanlışsa hata gecikmeden sigortacıya yazılı olarak bildirilmelidir. Yanlışlık küçük görünse bile ileride rizikonun hangi menfaate ilişkin olduğu konusunda uyuşmazlık çıkarabilir. Zeyilname düzenlenmesi gereken değişikliklerde sadece telefon görüşmesiyle yetinilmemelidir.
Poliçenin okunabilir olması da kanuni bir gerekliliktir. Çok küçük punto, erişilemeyen ek, yalnızca bağlantı verilmiş fakat bağlantının çalışmadığı genel şart veya çelişkili özel koşullar uyuşmazlıkta ayrıca değerlendirilir. Sigorta ettirenin kanuni olarak bilgilendirilmesi gereken içerik, belgenin fiilen erişilebilir ve anlaşılabilir olmasıyla birlikte ele alınır.
Sigorta poliçesi kaybolursa ne yapılır?
TTK m.1424/2’ye göre sigorta ettiren poliçesini kaybederse, gideri kendisine ait olmak üzere yeni bir poliçe verilmesini sigortacıdan isteyebilir. Bu hüküm, poliçenin kaybolmasının sigorta korumasını sona erdirmediğini de gösterir. Talep, poliçe numarası biliniyorsa bu numara; bilinmiyorsa kimlik, araç, taşınmaz, kredi veya diğer ilişkilendirici bilgiler belirtilerek yapılmalıdır.
Elektronik sistemden indirilen kopyanın doğruluğundan kuşku varsa sigortacıdan güncel ve yetkili kayıtla eşleşen nüsha istenmelidir. Özellikle zeyilnameyle değişiklik yapılmış poliçelerde ilk nüsha yerine son hâlin alınması gerekir. Sigorta ettirenin elindeki eski PDF’nin bulunması, sonraki tarihli değişikliklerin yok sayılacağı anlamına gelmez.
Poliçe ile birlikte genel şartların ve varsa özel şartların da alınması faydalıdır. Çünkü uyuşmazlık yalnız “sigorta var mı” sorusundan ibaret değildir; hangi teminatın hangi sınırlarla verildiği belirlenmelidir. Hasar tarihinde yürürlükte olan belge seti tek dosyada saklanmalıdır.
Poliçe verilmediğinde veya geç verildiğinde nasıl başvuru yapılır?
İlk adım sigortacıya veya somut poliçede yetkili acenteye yazılı başvurudur. Başvuruda sözleşmenin yapıldığı tarih, prim tahsilatı, poliçe numarası biliniyorsa numarası ve poliçenin hangi tarihte istendiği açıkça yazılmalıdır. Amaç, hem belgenin temin edilmesi hem de teslim tarihinin kayıt altına alınmasıdır.
Başvurunun alındığını gösteren kalıcı kayıt saklanmalıdır. E-posta, kayıt numarası, noter bildirimi veya sigortacının çevrimiçi başvuru sistemi kullanılabilir. Sadece müşteri hizmetleriyle yapılan ve kayıt numarası alınmayan telefon görüşmesi, daha sonra teslim tarihi ve talebin içeriği bakımından ispat sorunu yaratabilir.
Bir zarar iddiası varsa zarar kalemi ayrıca belgelenmelidir. TTK m.1424’teki sorumluluk “geç verilme” ile “doğan zarar” arasında bağ kurar. Bu nedenle talep metninde yalnızca kanuni sürenin aşıldığı yazılmamalı; gecikmenin hangi somut zarara yol açtığı, tarih ve belgelerle gösterilmelidir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre Sigorta Tahkim Komisyonu veya görevli mahkeme gündeme gelebilir. Tahkim yolunda 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili tahkim usulü uygulanır. Başvuru öncesinde sigorta kuruluşuna gerekli başvurunun yapılmış olması ve alınan cevabın veya cevap verilmediğini gösteren sürenin belgelendirilmesi önem taşır. Tüketici işlemi niteliğindeki sigorta sözleşmelerinde tüketici mevzuatının görev ve başvuru hükümleri ayrıca dikkate alınır.
Zamanaşımı ayrıca takip edilmelidir. Poliçe talebiyle yapılan yazışmanın, sigorta sözleşmesinden doğan bütün alacaklar bakımından otomatik olarak her süreyi durdurduğu kabul edilmemelidir. TTK m.1420 başta olmak üzere uyuşmazlığın türüne özgü süreler ayrı kontrol edilir. Sorumluluk sigortalarında TTK m.1482’deki özel düzenleme de ayrıca değerlendirilir.
Poliçe tesliminde kontrol listesi
Poliçe teslim alındığında öncelikle sözleşmenin tarafları ve sigortalı sıfatları kontrol edilmelidir. İkinci olarak teminat tarihleri ile prim ödeme tarihleri karşılaştırılmalıdır. Üçüncü olarak sigorta bedeli, limit, muafiyet ve istisnalar görülmelidir. Dördüncü olarak teklif formuyla poliçe arasındaki farklılıklar belirlenmelidir. Beşinci olarak poliçeye eklenen zeyilnameler tarih sırasına konulmalıdır.
Sigorta ettirenin özellikle kredi bağlantılı hayat sigortası, konut sigortası, kasko, işyeri sigortası ve mesleki sorumluluk sigortasında yalnız ana sayfayı değil ek şartları da saklaması gerekir. Banka veya aracı kurum ekranındaki kısa özet, tam poliçenin yerine geçmez. Sigorta uyuşmazlığında hangi hükmün uygulanacağı, çoğu zaman ana poliçeyle ek belgelerin birlikte okunmasıyla belirlenir.
Poliçede yanlış bilgi tespit edildiğinde düzeltme talebinin tarihi saklanmalıdır. Sigortacının zeyilname düzenlediği tarih, değişikliğin hangi tarihten itibaren etkili olduğu ve prim farkı bulunup bulunmadığı ayrı kontrol edilir. Sonradan düzenlenen belgenin geçmişteki rizikoyu hangi ölçüde etkileyebileceği, kanun ve sözleşme hükümlerine göre belirlenir; şirketin tek taraflı kayıt değişikliğiyle geçmiş olayın hukuki niteliği yeniden yazılamaz.
Sıkça sorulan sorular
Sigorta acentesi poliçeyi kaç saatte vermek zorunda?
Sözleşme sigortacı veya acentesi tarafından yapılmışsa TTK m.1424/1 uyarınca poliçe sözleşmenin kurulmasından itibaren 24 saat içinde verilmelidir.
15 günlük süre hangi durumda uygulanır?
Sözleşmenin sigortacı veya acentesi tarafından doğrudan yapılmadığı diğer hâllerde kanuni poliçe verme süresi 15 gündür.
Poliçe verilmedi diye sigorta sözleşmesi yok sayılır mı?
Hayır. TTK m.1424/3’e göre poliçe verilmemişse sözleşmenin ispatı genel hükümlere tabidir.
Poliçenin geç verilmesinden sigorta şirketi sorumlu mu?
Evet. TTK m.1424/1 sigortacının poliçenin geç verilmesinden doğan zarardan sorumlu olduğunu açıkça düzenler.
Elektronik PDF poliçe geçerli midir?
Elektronik belge, sözleşme ve elektronik işlemlere ilişkin kurallara uygun şekilde sigorta ettirene iletilmişse poliçenin elektronik ortamda verilmesi mümkündür. Esas olan belgenin erişilebilir ve doğrulanabilir şekilde teslimidir.
Poliçemi kaybettim, yeniden isteyebilir miyim?
Evet. TTK m.1424/2 uyarınca gideri sigorta ettirene ait olmak üzere yeni poliçe talep edilebilir.
Poliçede teklif formundan farklı aleyhe hüküm varsa ne olur?
TTK m.1425/2, teklifnameden veya kararlaştırılan hükümlerden farklı olup sigorta ettiren, sigortalı veya lehtar aleyhine öngörülen hükümlerin geçersizliğini düzenler.
Poliçe gelmeden hasar olursa ödeme alınamaz mı?
Bu sonuç otomatik değildir. Önce sigorta sözleşmesinin kurulup kurulmadığı ve teminatın başlayıp başlamadığı tespit edilir. Poliçenin teslim edilmemesi, kurulmuş sözleşmeyi tek başına ortadan kaldırmaz.
Poliçe talebini telefonda yapmak yeterli mi?
Kanun tek bir başvuru biçimi öngörmese de uyuşmazlık hâlinde ispat için yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı üzerinden tarihli kayıt oluşturulması gerekir.
Sigorta Tahkim Komisyonuna doğrudan gidilebilir mi?
Tahkim başvurusunda 5684 sayılı Kanun ve Komisyon usulü uyarınca sigorta kuruluşuna ön başvuru ve buna ilişkin kayıtlar önem taşır. Somut başvurunun şartları ayrıca kontrol edilir.
Türkiye geneli ve Mersin uygulaması
Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda poliçenin kuruluş tarihi, teslim tarihi, prim kaydı, hasar tarihi ve sigortacıya yapılan başvurular kronolojik olarak dosyalanmalıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Türkiye genelindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir. Yetkili mahkeme veya tahkim yolu, ofisin bulunduğu yere göre değil somut uyuşmazlığın kanuni yetki ve görev kurallarına göre belirlenir.
Bu içerik 11 Eylül 2026 tarihindeki yürürlükteki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1424 ve bağlantılı m.1425 hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Doğrulanmamış karar numarası kullanılmamıştır. Kanun metni ile poliçe ve somut işlem tarihleri birlikte kontrol edilmelidir.
Av. Halil BAKIRCI — Mersin Barosu, Sicil 3472 — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Resmî mevzuat dayanağı: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1424-1425; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu.
Mersin Ofisi: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
