B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Afet İçin Sağlanan Taşınmaz Hazine Adına Re’sen Tescil Edilir mi? | 7269 m.21 (2026)

Kısa ve net cevap: Evet. 7269 sayılı Kanun m.21, bu maddeye göre afet iskânı için sağlanan taşınmazların yetkili idarenin isteği üzerine ayrıca ferağ şartı aranmaksızın Hazine adına re’sen tescil edilmesini düzenler. Ancak re’sen tescil, yalnız m.21 kapsamında usulüne uygun biçimde sağlanan taşınmazlar için uygulanır; bir özel taşınmazın sırf afet yerleşim alanında kalması bedelsiz ve doğrudan Hazine tescili sonucunu doğurmaz.
Afet iskânı için sağlanan taşınmazın Hazine adına re'sen tescili
Photo by Aram Sabah on Unsplash

7269 m.21’de Hazine adına re’sen tescil kuralı

7269 sayılı Kanunun 21. maddesi afet sonrası yeni yerleşim alanı için arazi teminini düzenler. Maddenin ilk bölümünde belirli kamu taşınmazlarının ihtiyaç kadar kısmının bedelsiz olarak afet iskânına tahsis ve temlik edilmesi, gerekli arazi kamu mallarıyla sağlanamıyorsa arazi veya bina satın alınması ya da kamulaştırılması öngörülür. Maddenin son cümlesi ise bu yollardan sağlanan taşınmazların tapu sicilindeki sonucunu belirler: taşınmaz, yetkili idarenin isteği üzerine ayrıca ferağ şartı aranmaksızın Hazine adına re’sen tescil edilir.

Bu hüküm, afet hizmetlerinin olağan devir işlemlerine takılmadan yürütülmesini sağlayan özel bir tescil kuralıdır. Kanun, örneğin belediyeye ait ve afet yerleşiminde kullanılacak bir taşınmaz için belediye temsilcisinin tapu müdürlüğünde klasik satış veya bağış işlemi yapmasını zorunlu tutmaz. Şartları oluşmuş bir m.21 ediniminde kanuni dayanak ve yetkili talep tescil işlemine esas olur.

Ancak “re’sen tescil” ifadesi hiçbir hukuki dayanak aranmadan tapu kaydının değiştirilebileceği anlamına gelmez. Re’sen yapılan işlem de kanuni şartların oluşmasına, taşınmazın kapsamda bulunmasına ve yetkili idari talebe dayanır. Maddi ve hukuki sebep yoksa re’sen tescil yetkisi doğmaz.

Hangi taşınmazlar Hazine adına re’sen tescil edilir?

Madde, “bu maddeye göre sağlanan taşınmazlar” ifadesini kullanır. Dolayısıyla tescil hükmü, m.21’in arazi temin yollarıyla bağlantılıdır. Bunlar iki ana gruptur. Birinci grup, afet bölgesi içinde veya dışında belirlenen imar ve iskân alanlarında bulunan ve Kanunda sayılan kamu idarelerine ait taşınmazlardan şartları gerçekleşenlerdir. İkinci grup ise kamu taşınmazıyla yeterli alan sağlanamadığında satın alma veya kamulaştırma yoluyla edinilen arazi ve binalardır.

Kamu taşınmazı bakımından bedelsiz tahsis ve temlik şartları gerçekleşmelidir. Vakıflar Genel Müdürlüğü taşınmazları ile Kanunun istisna tuttuğu kamu hizmetine tahsisli Hazine, özel idare ve belediye taşınmazları m.21’in bedelsiz tahsis sistemine doğrudan dâhil değildir. Bu nedenle istisna kapsamındaki bir taşınmazın “afet alanında kaldığı” gerekçesiyle aynı hükme dayanılarak Hazine adına geçirilmesi hukuken ayrıca incelenmelidir.

Özel mülkiyette ise önce satın alma veya kamulaştırmanın hukuken tamamlanması gerekir. Bir özel parselin yeni yerleşim planında konut alanı, yol veya altyapı alanı olarak gösterilmesi tek başına mülkiyeti Hazineye geçirmez. Plan kararı arazi kullanımını belirler; mülkiyet değişikliği ise satın alma veya kamulaştırma gibi kanuni edinim işlemiyle gerçekleşir.

“Ferağ şartı aranmaksızın” ne anlama gelir?

Tapu hukukunda taşınmaz devri kural olarak geçerli bir hukuki sebebe ve tescil talebine dayanır. Kamu idareleri arasında da olağan devirlerde yetkili organ kararları ve tapu işlemleri gerekir. 7269 m.21’deki “ayrıca ferağ şartı aranmaksızın” düzenlemesi, afet iskânı için özel bir kolaylaştırma getirir. Kanundaki edinim şartları tamamlandığında ayrıca malik kamu idaresinin tapuda klasik ferağ beyanı vermesi aranmaz.

Bu kolaylaştırmanın nedeni afet sonrası işlemlerin süratle yürütülmesidir. Yeni konut alanı için belediye, köy tüzel kişiliği veya başka bir kamu idaresine ait çok sayıda parselin her biri için klasik devir prosedürleri uygulanması afet konutlarının gecikmesine yol açabilir. Kanun bu bürokratik aşamayı özel hükümle sadeleştirir.

Fakat ferağ şartının kaldırılması, taşınmazın kapsam ve ihtiyaç denetimini ortadan kaldırmaz. Taşınmazın gerçekten belirlenen imar/iskân alanında bulunduğu, m.21’in kamu taşınmazı koşullarını taşıdığı, kamu hizmeti tahsis istisnasında olmadığı ve ihtiyaç kadar bölümünün seçildiği idari dosyada gösterilmelidir. Re’sen tescil, bu maddi koşulların yerine geçen bir karar değildir; onların tapu siciline yansıma yöntemidir.

Özel kişiye ait taşınmaz doğrudan Hazine adına geçirilebilir mi?

Hayır. 7269 m.21’in bedelsiz ve ferağsız kamu taşınmazı mekanizması özel mülkiyet için kullanılamaz. Özel kişiye ait arazi yeni afet yerleşimi için gerekli ise Kanun aynı maddede satın alma veya kamulaştırma yolunu öngörür. Satın almada malikin rızası ve geçerli devir işlemi; kamulaştırmada ise kamulaştırma mevzuatındaki kamu yararı, bedel ve tescil güvenceleri devreye girer.

Bu ayrım anayasal mülkiyet hakkının doğal sonucudur. İdare, özel taşınmazı “m.21 sonunda Hazine adına re’sen tescil yazıyor” diyerek kamulaştırma bedeli ödemeden alamaz. Son fıkradaki re’sen tescil hükmü, taşınmazın m.21’e göre hukuken sağlanmış olmasını ön koşul kabul eder. Edinim sebebi oluşmadan yalnız tescil cümlesine dayanmak yeterli değildir.

Özel mülkiyetin nasıl edinileceğini ayrıntılı olarak afet iskân alanında satın alma ve kamulaştırma rehberimizde ele aldık.

Hazine adına tescil için hangi idari aşamalar bulunur?

Kanun metnindeki tarihsel kurum adları güncel idari teşkilatla birebir örtüşmeyebilir. Bu nedenle uygulamada işlem dosyası hazırlanırken güncel görev dağılımı ayrıca dikkate alınır. Bununla birlikte m.21’in hukuki mantığı değişmez: önce afet iskânı için arazi ihtiyacı ve alan tespiti, sonra mülkiyetin hangi yolla sağlanacağı, ardından tescile esas yetkili talep ve tapu işlemi vardır.

Dosyada yalnız “afet konutu yapılacaktır” şeklinde genel bir yazı bulunması yeterli olmamalıdır. Hangi ada ve parselin hangi bölümünün edinildiği, taşınmazın önceki maliki, edinim yöntemi, yüzölçümü, afet yerleşim planındaki fonksiyonu ve tescilin m.21’e dayandığı anlaşılmalıdır. Parselin tamamı yerine belli kısmı kullanılıyorsa ifraz veya koordinatlı sınır işlemlerinin tapu-kadastro yönünden tamamlanması gerekir.

Tapu müdürlüğü açısından kanuni dayanak, tescil talebinde bulunan makamın yetkisi ve taşınmaz bilgilerinin sicille uyumu önem taşır. Ada/parsel veya yüzölçümü uyumsuzluğu, taşınmazın yanlış kamu idaresi adına kayıtlı olması ya da devam eden kadastro uyuşmazlığı gibi durumlar tescil işleminin ayrıca değerlendirilmesini gerektirir.

Re’sen tescil ile kamulaştırma tescili aynı kavram mı?

Her iki işlem tapu sicilinde Hazine veya ilgili kamu adına mülkiyet değişikliği doğurabilir; ancak hukuki sebep farklıdır. M.21’de kamu taşınmazı bedelsiz tahsis/temlik yoluyla sağlanmışsa özel afet hükmü gereğince ferağ aranmadan re’sen tescil öne çıkar. Özel taşınmaz kamulaştırılıyorsa mülkiyet değişikliği kamulaştırma mevzuatındaki süreç ve mahkeme tescil kararıyla bağlantılıdır. Bu nedenle dosyada “re’sen tescil” ifadesinin bulunması kamulaştırma koşullarının uygulanmayacağı anlamına gelmez.

Doğru hukuki sebep, özellikle malikin bedel hakkı, görevli yargı yolu ve işlemin iptal veya düzeltme yöntemi bakımından önemlidir. Kamu idaresinden kamu idaresine özel kanunla bedelsiz geçiş uyuşmazlığı ile özel malikin kamulaştırma bedeli uyuşmazlığı aynı hukuki rejime tabi değildir.

Hazine adına tescilden sonra hak sahibi tapuyu hemen alır mı?

Hayır. M.21 tescili araziyi afet iskânı için hukuken sağlar. Bundan sonra 7269 m.22 kapsamında gerekli taşınmazlar birleştirilir, onaylı imar ve istikamet planlarına göre parsellere ayrılır ve yeni parseller tapuya tescil edilir. Toplu inşaat yapılmayan yerlerde m.23 uyarınca şartları taşıyan hak sahiplerine kura ile arsa verilmesi, teknik yardım ve borçlandırma yapılması mümkündür.

Afet konutunun hak sahibine verilmesi ise ayrıca hak sahipliği, borçlandırma ve teslim işlemlerine bağlıdır. Hazine adına tescil edilen her parsel doğrudan belirli bir afetzedenin mülkiyetine dönüşmez. Bazı parseller yol, park, altyapı veya kamu hizmet tesisi olarak planlanabilir; bazıları toplu konut inşasına ayrılabilir. Bu nedenle tescilin amacı ile nihai tahsisin amacı birbirinden ayrılmalıdır.

Hatalı veya eksik tescil hangi sorunları doğurur?

Re’sen tescilin dayanağı olan idari işlem hatalıysa tapu kaydının hukuki sebebi de tartışmalı hâle gelir. Örneğin kamu hizmetine tahsisli olduğu için m.21’in istisnasında bulunan bir belediye taşınmazının istisna hiç incelenmeden Hazine adına geçirilmesi, taşınmazın yanlış ada/parsel numarasıyla tescili veya ihtiyaç dışında kalan bölümün de devir kapsamına alınması uyuşmazlık doğurabilir.

Özel mülkiyette daha kritik risk, satın alma veya kamulaştırma tamamlanmadan m.21 son cümlesine dayanılarak doğrudan tescil yapılmaya çalışılmasıdır. Özel malikin bedel hakkı ve kamulaştırma güvenceleri atlanamaz. Hata tespit edildiğinde uyuşmazlığın niteliğine göre idari işlemin hukuka uygunluğu, tapu sicilinin düzeltilmesi veya kamulaştırma bedeli gibi farklı yollar gündeme gelebilir.

Bu nedenle öncelikle yanlışlığın hangi aşamada meydana geldiği tespit edilmelidir: yer seçimi mi, tahsis/temlik kararı mı, kamulaştırma işlemi mi, tapu talebi mi, yoksa teknik tescil işlemi mi? Doğru başvuru ve yargı yolu bu ayrımdan sonra belirlenir.

Re’sen tescil dosyası için belge kontrol listesi

  • Afet yerleşim veya imar/iskân alanını gösteren karar ve planlar,
  • taşınmazın güncel tapu kaydı ve kadastro paftası,
  • taşınmazın m.21’de sayılan kamu idaresine ait olduğunu gösteren kayıt,
  • kamu hizmeti tahsisi bulunup bulunmadığına ilişkin belge,
  • ihtiyaç miktarı ve projedeki kullanım amacını gösteren teknik çalışma,
  • bedelsiz tahsis/temlik işlemi veya özel mülkiyetse satın alma/kamulaştırma belgeleri,
  • yetkili makamın Hazine adına tescil talebi,
  • kısmi edinim varsa ifraz/koordinat belgeleri,
  • tapu müdürlüğünün tescil yevmiye ve işlem kayıtları,
  • sonraki parselasyon ve m.22 tescil belgeleri.

Re’sen tescil, parselasyon ve hak sahibine tescil farkı

AşamaHukuki amaçSonuç
M.21 re’sen tescilAfet iskânı için araziyi kamu mülkiyetinde toplamakHazine adına kayıt
M.22 parselasyonAlanı onaylı plana göre yeni parsellere ayırmakYeni parsel kayıtları
M.23 tahsis/tescilŞartları taşıyan hak sahibine arsa vermekHak sahibi, hissedar veya varis adına tescil

Tescilden önce yüzölçümü ve sınır uyuşmazlığı varsa ne yapılır?

Afet yerleşim alanlarında eski kadastro verileri ile fiilî kullanımın veya yeni teknik ölçümlerin birbiriyle örtüşmediği durumlar çıkabilir. Re’sen tescil işlemi, taşınmazın kimliğini belirsiz bırakacak biçimde yürütülmemelidir. Ada, parsel, yüzölçümü ve koordinat verileri mevcut sicille karşılaştırılmalı; kısmi edinim varsa tescil edilecek bölüm teknik olarak ayrıştırılmalıdır. Aksi hâlde komşu parselin veya ihtiyaç dışındaki alanın yanlışlıkla Hazine kaydına geçirilmesi riski oluşur.

Kadastro sınırı hakkında devam eden bir uyuşmazlık bulunması hâlinde bunun tescil talebine etkisi dosya bazında değerlendirilir. M.21’in hızlandırıcı amacı, hangi taşınmazın edinildiğinin belirlenmesini gereksiz hâle getirmez. Tapu sicilinin aleniyet ve güven ilkeleri bakımından tescilin konusu açık ve ölçülebilir olmalıdır.

Tescil belgesinde hukuki sebebin açık olması neden önemlidir?

Afet alanlarında yıllar sonra satış, miras, borçlandırma, ipotek terkin veya hak sahipliği uyuşmazlığı çıktığında taşınmazın Hazineye hangi hukuki sebeple geçtiği yeniden incelenebilir. İşlem dosyasında 7269 m.21’e dayanan tahsis/temlik veya edinim belgesi ile tescil yevmiyesinin birbirine bağlanmış olması, sonraki incelemeyi kolaylaştırır. Sadece “afet nedeniyle tescil” biçimindeki belirsiz kayıt, kamu taşınmazı devri ile kamulaştırma tescilini ayırmayı güçleştirebilir.

Bu nedenle tescilin sebebi, önceki malik, edinilen miktar, ilgili afet iskân projesi ve kanuni dayanak dosyada izlenebilir olmalıdır. Bu yaklaşım hem kamu idaresinin hesap verebilirliği hem de daha sonra hak sahibi adına yapılacak tescillerin hukuki zinciri açısından önemlidir.

Uygulama örnekleri

Örnek 1: Belediyeye ait ve kamu hizmetine tahsisli olmayan boş parsel

Parsel afet iskân alanı içindeyse, ihtiyaç kadar kısmı m.21 şartlarıyla bedelsiz tahsis/temlik edildikten sonra Hazine adına re’sen tescil edilebilir. Belediyenin ayrıca klasik satış ferağı vermesi kanunun özel hükmü nedeniyle aranmaz.

Örnek 2: Belediyeye ait okul alanı

Parsel kamu hizmetine tahsis edilmişse m.21’in açık istisnası dikkate alınır. “Belediye taşınmazı” olduğu gerekçesiyle doğrudan bedelsiz devir ve Hazine tescili yapılması doğru değildir; mevcut tahsisin hukuki durumu ayrıca çözülmelidir.

Örnek 3: Özel kişiye ait tarla

Tarla yeni afet yerleşim alanında bulunuyorsa önce satın alma veya kamulaştırma yoluyla hukuken edinilmelidir. M.21’in son cümlesi özel malikin mülkiyetini bedelsiz ortadan kaldıran bağımsız bir yetki değildir.

Örnek 4: Parselin yalnız bir bölümü gerekli

Proje yalnız parselin belirli bölümünü gerektiriyorsa tescil kapsamı ve teknik ayırma işlemleri ihtiyaç miktarına göre yürütülmelidir. Gerekçesiz biçimde bütün parselin afet tesciline alınması ölçülülük sorunu doğurabilir.

İlgili rehberler

Resmî kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

Re’sen tescil ne demektir?

Kanunun aradığı şartlar oluştuğunda klasik ferağ beyanı beklenmeden yetkili talebe dayanılarak tapu sicilinde tescil yapılmasıdır.

Afet alanındaki her taşınmaz Hazine adına geçer mi?

Hayır. Taşınmazın m.21’e göre afet iskânı için hukuken sağlanmış olması gerekir.

Özel arsa bedelsiz Hazine adına tescil edilir mi?

Hayır. Özel mülkiyet satın alma veya kamulaştırma yoluyla edinilir; bedel güvencesi atlanamaz.

Belediye taşınmazı için tapuda ferağ gerekir mi?

M.21 kapsamındaki şartları taşıyan bedelsiz tahsis/temlikte Kanun ayrıca ferağ şartı aranmadan Hazine adına re’sen tescil öngörür.

Kamu hizmetine tahsisli belediye taşınmazı da aynı şekilde geçer mi?

M.21 bu taşınmazları bedelsiz tahsis kuralının dışında tutar. Mevcut tahsis hukuken ayrıca değerlendirilmelidir.

Hazine adına tescil edilen parsel hemen hak sahibinin olur mu?

Hayır. Parselasyon, inşaat, tahsis, borçlandırma ve hak sahibine tescil sonraki işlemlerdir.

Re’sen tescil için mahkeme kararı gerekir mi?

Kamu taşınmazlarının m.21 özel rejimindeki tescili kanuni ve idari dayanakla yürür. Özel mülkiyet kamulaştırılıyorsa kamulaştırma mevzuatındaki yargısal tescil süreci ayrıca uygulanır.

Yanlış parsel Hazine adına tescil edilirse ne yapılır?

Önce hatanın idari karar, kadastro/tapu verisi veya tescil işleminden hangisinde bulunduğu belirlenir; başvuru ve yargı yolu buna göre seçilir.

Parselin sadece bir kısmı gerekiyorsa tamamı tescil edilir mi?

Kanunun ihtiyaç ölçütü gereği işlemin gerekli alanla sınırlı kurulması esastır; teknik ifraz ve proje verileri incelenir.

Re’sen tescilin tapu belgesi alınabilir mi?

Tapu sicilindeki işlem ve kayıtlar, ilgililik ve yetki koşulları çerçevesinde tapu müdürlüğünden temin edilebilir.

Hukukçu incelemesi ve E‑E‑A‑T

Bu rehber 17 Eylül 2026 itibarıyla 7269 sayılı Kanun m.21’in arazi edinimi ve Hazine adına tescil hükmü esas alınarak hazırlanmış; kamu taşınmazı devri, özel mülkiyetin kamulaştırılması ve sonraki parselasyon işlemleri birbirinden ayrılmıştır.

Avukat Halil BAKIRCI
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayınız bakımından hak kaybı yaşamamak için uzman bir avukattan destek almanız önerilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp