Hacizli Mal Satılabilir mi, Devredilebilir mi? Vergi Haczinin Sonuçları | 6183 m.73 (2026)
Kısa ve net cevap: 6183 sayılı Kanun’un 73. maddesine göre kamu borçlusu, alacaklı kamu idaresinin muvafakatini almadan hacizli mal üzerinde tasarrufta bulunamaz. Haczi koyan tahsil dairesi, bu yasağa aykırı davranışın cezai sonuç doğurabileceğini borçluya ihtar eder. Bununla birlikte üçüncü kişinin zilyetlik hükümlerine dayanarak iyiniyetle kazandığı haklar korunur. İyiniyet kurallarına aykırı biçimde hacizli mal üzerinde kazanılan üçüncü kişi haklarının ise kamu alacaklısının hacizden doğan hakkını ihlal ettiği ölçüde geçersizliğine mahkemece karar verilebilir.
Kanuni dayanak: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.73; bağlantılı olarak m.62, m.72, m.74 ve üçüncü kişi istihkakı bakımından m.66-68. İçerik 18 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanmıştır.

6183 m.73’ün temel kuralı nedir?
Madde 73, haciz konulduktan sonra mal üzerindeki tasarruf yetkisinin nasıl sınırlandığını düzenler. Haciz, mülkiyeti kamu idaresine geçirmez; borçlu malik olmaya devam eder. Ancak mal artık kamu alacağının cebren tahsiline tahsis edilmiş olduğundan borçlunun malı serbestçe satma, devretme veya kamu haczinin etkisini azaltacak başka bir işlem yapma yetkisi sınırlanır.
Kanun bu sınırlamayı doğrudan “alacaklı amme idaresinin muvafakatini almaksızın hacizli mallarda tasarrufta bulunamaz” cümlesiyle kurar. Dolayısıyla haciz, yalnız sicilde görünen pasif bir kayıt değildir; borçlunun hukuki tasarruf alanını daraltan cebri icra işlemidir.
Haczi koyan tahsil dairesinin borçluya aykırı tasarrufun cezai sonuç doğurabileceğini ihtar etmesi de maddenin açık unsurudur. Bu ihtar, hacizli malın kamu tahsil sistemi bakımından korunması amacını güçlendirir.
Maddenin diğer iki fıkrası üçüncü kişilerin durumunu dengeler. İyiniyetle zilyetlik hükümlerine göre hak kazanan üçüncü kişi korunabilir; buna karşılık haczi bilerek veya iyiniyet kurallarına aykırı biçimde hak kazanıldığı durumda kamu alacaklısının hakkını ihlal eden kısmın geçersizliğine mahkeme karar verebilir.
Hacizli mal üzerinde “tasarrufta bulunmak” ne anlama gelir?
Tasarruf, malın hukuki veya ekonomik durumunu değiştiren işlemleri kapsar. Satış, bağış, devir, bazı rehin işlemleri, üçüncü kişiye mülkiyet kazandırma veya haczin ekonomik değerini ortadan kaldıracak davranışlar bu kapsamda gündeme gelebilir.
Her fiili kullanım tasarruf sayılmaz. Borçlunun hacizli aracı yalnız kullanması ile aracı üçüncü kişiye devretmesi aynı hukuki sonuçları doğurmaz. Hacizli taşınmazda oturmaya devam etmek de mülkiyeti devretmekten farklıdır. M.73’ün odağı, kamu haczinin hukuki ve ekonomik etkisini zedeleyen tasarruflardır.
Hacizli işletme makinesinin üretimde kullanılmaya devam etmesi, tahsil dairesinin muhafaza veya satış kararına aykırı olmadığı sürece sırf kullanım nedeniyle devir sayılmaz. Buna karşılık makinenin muvafakat alınmadan satılması, başka şirkete devredilmesi veya ortadan kaldırılması haciz bakımından farklı değerlendirilir.
Malın hacizli olup olmadığının ve haczin hangi tarihte konulduğunun tespiti bu nedenle ilk adımdır. Hacizden önce tamamlanmış gerçek bir devir ile hacizden sonra yapılan tasarruf m.73 bakımından aynı değildir.
Alacaklı kamu idaresinin muvafakati neden önemlidir?
Kanun tasarruf yasağını mutlak bir “hiçbir işlem yapılamaz” kuralı olarak değil, kamu idaresinin muvafakatine bağlı bir sınırlama olarak kurmuştur. Bu nedenle kamu alacağının tahsilini tehlikeye düşürmeyen veya tahsil sonucunu iyileştiren işlemler bakımından idarenin onayı hukuki önem taşır.
Örneğin hacizli malın daha yüksek bedelle özel alıcıya devri ve satış bedelinin doğrudan kamu borcuna aktarılması gibi bir çözüm düşünülüyorsa, borçlu işlemi tek taraflı tamamlamak yerine tahsil dairesinin yazılı onayını almalıdır. Sözlü görüşme veya memurla yapılan telefon konuşması güvenli bir muvafakat belgesi değildir.
Muvafakat talebinde hacizli malın değeri, teklif edilen satış bedeli, alıcının bilgileri, kamu borcuna ödenecek tutar ve haczin kaldırılması için gerekli işlemler açıkça gösterilmelidir. Tahsil dairesinin vereceği karar dosyada saklanmalıdır.
Kamu idaresi muvafakat etmediği halde borçlunun tasarrufu gerçekleştirmesi, m.73’ün açık yasağına aykırıdır. Bu işlem üçüncü kişi bakımından da iyiniyet/kötüniyet ve zilyetlik hükümleri üzerinden ayrıca değerlendirilir.
Hacizli mal satılır veya devredilirse haciz ortadan kalkar mı?
Hayır. Borçlunun tek taraflı satışı veya devri kamu haczini kendiliğinden sona erdirmez. Haciz, usulüne uygun kaldırılıncaya veya cebri takip sonucu son buluncaya kadar hukuki sonuç doğurur.
Sicile kayıtlı araç veya taşınmazda haciz kaydı, devrin yapılabilmesini fiilen ve hukuken sınırlayabilir. Sicilsiz taşınırda ise üçüncü kişinin malı teslim alması ihtimali bulunabilir. M.73 bu noktada üçüncü kişinin iyiniyet durumuna göre ayrı sonuç öngörür.
Hacizli malın satışından doğan bedelin borçluya ödenmesi de kamu alacağının güvenliğini azaltabilir. Bu nedenle tahsil dairesinin muvafakati alınmadan özel satış yoluna gidilmesi ciddi uyuşmazlık yaratır. Borçlu açısından güvenli yöntem, haciz ve fek koşullarını resmi olarak belirleyip işlemi buna göre gerçekleştirmektir.
Yetişmemiş mahsullerde m.72 ayrıca hacizden sonra yapılan devrin haczi yapan tahsil dairesine karşı hükümsüz olduğunu açıkça düzenler. Tarımsal ürünler için 6183 m.72 yetişmemiş mahsul haczi rehberi incelenebilir.
İyiniyetli üçüncü kişinin hakkı neden korunur?
M.73, haczedilmiş mal üzerinde üçüncü kişinin zilyetlik hükümlerine dayanarak iyiniyetle elde ettiği hakları saklı tutar. Bu hüküm, kamu haczinin özel hukuktaki iyiniyetli kazanım kurallarını tamamen ortadan kaldırmadığını gösterir.
İyiniyet, üçüncü kişinin hacizden haberdar olmaması yanında, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen haczi bilmesinin mümkün olmamasıyla ilişkilidir. Her “bilmiyordum” beyanı kendiliğinden iyiniyet ispatı değildir.
Sicile kayıtlı mallarda haciz kaydının aleniyeti üçüncü kişinin iyiniyet değerlendirmesini etkileyebilir. Örneğin araç veya taşınmaz sicilinde açık haciz kaydı bulunan bir malı devralan kişinin “haczi bilmiyordum” iddiası, sicilsiz bir taşınırı piyasadan olağan koşullarda alan kişiden farklı değerlendirilir.
İyiniyetli üçüncü kişinin hakkının korunması, kamu alacağının her durumda sona erdiği anlamına gelmez. Tahsil dairesi borçlunun diğer malvarlığına yönelebilir ve tasarrufun niteliğine göre başka koruma hükümleri gündeme gelebilir.
Kötüniyetli üçüncü kişinin kazandığı hak ne olur?
M.73’e göre iyiniyet kurallarına aykırı biçimde hacizli mal üzerinde üçüncü kişinin elde ettiği hakların, alacaklı kamu idaresinin hacizle o mala ilişkin kazandığı hakları ihlal ettiği ölçüde butlanına mahkemece hükmolunur.
Kanun burada idarenin tek taraflı olarak üçüncü kişinin hakkını yok saymasını değil, mahkeme kararını öngörür. Dolayısıyla üçüncü kişinin kötüniyetli olduğu ve hakkının kamu haczine zarar verdiği ileri sürülüyorsa uyuşmazlık yargısal incelemeye taşınabilir.
Kötüniyet değerlendirmesinde haczin bilinmesi, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki yakın ilişki, olağandışı düşük satış bedeli, ödeme yapılmaması, malın fiilen borçluda kalması ve devir zamanlaması gibi olgular önem kazanabilir. Ancak tek başına akrabalık veya ticari bağlantı otomatik kötüniyet sonucu doğurmaz; somut delil gerekir.
Mahkemenin geçersizlik sonucu, üçüncü kişinin hakkının kamu alacaklısının hacizden doğan hakkını ihlal ettiği nispetle sınırlıdır. Bu ifade, uyuşmazlıkta haciz hakkı ile üçüncü kişinin hukuki konumunun somut olarak karşılaştırılmasını gerektirir.
Hacizli araç satılabilir mi?
Resmi sicile kayıtlı araçlarda haciz m.77 uyarınca sicile bildirilebilir. Haciz kaydı bulunan araç bakımından mülkiyet devri, trafik sicilindeki kısıtlamalar ve noter sistemi nedeniyle pratik olarak doğrudan etkilenir. Borçlunun yalnız taraflar arasında satış sözleşmesi yapması kamu haczini kaldırmaz.
Aracın satışını isteyen borçlu, öncelikle haczi koyan tahsil dairesinden güncel borç ve fek koşullarını öğrenmelidir. Alıcı bedelinin bir kısmının doğrudan tahsil dairesine ödenmesi gibi yöntemler ancak resmi koordinasyonla güvenli hale gelir.
Aracın hacizli olduğu bilinerek zilyetliğin üçüncü kişiye devredilmesi, m.73’teki iyiniyet korumasından yararlanma ihtimalini zayıflatabilir. Sicil kaydı ve işlem tarihi dosyada temel delillerdir.
Ticari işletmedeki hacizli stok ve makineler üzerinde tasarruf edilebilir mi?
Ticari işletmede hacizli makine, ekipman veya stok bakımından da m.73 geçerlidir. Haciz, işletmenin bütün faaliyetini otomatik olarak durdurmaz; ancak hacizli belirli malların kamu idaresinin onayı olmadan devredilmesi veya ortadan kaldırılması yasaktır.
Stok malları sürekli alınıp satılan işletmelerde hangi malların haczedildiğinin seri numarası, miktar, marka veya parti bilgisiyle tutanakta açıkça gösterilmesi önemlidir. Aksi halde normal ticari stok hareketleri ile hacizli malın tasarrufu birbirine karışabilir.
Üretim için vazgeçilmez makinenin haczi söz konusuysa borçlu alternatif mal göstermeyi, haczin daraltılmasını veya kamu borcunun tecilini değerlendirebilir. Ancak bu talepler kabul edilmeden hacizli malın başka adrese taşınması veya devredilmesi hukuki risk doğurur.
Kamu borcunun tecili bakımından 6183 m.48 tecil ve taksitlendirme rehberi incelenebilir.
M.73 ile istihkak iddiası arasındaki fark nedir?
M.73, hacizden sonra borçlunun ve üçüncü kişilerin hacizli mal üzerindeki tasarruflarının sonuçlarını düzenler. İstihkak hükümleri ise haczedilen malın en baştan üçüncü kişiye ait olduğu veya üçüncü kişinin rehin hakkı bulunduğu iddiasını ele alır.
Üçüncü kişi “Ben bu malı hacizden önce satın aldım ve mal zaten bana aitti” diyorsa m.66-68 istihkak hükümleri gündeme gelebilir. Buna karşılık “Hacizden sonra borçludan devraldım” deniliyorsa m.73’ün tasarruf ve iyiniyet hükümleri belirleyici hale gelir.
Mal borçlunun elindeyken üçüncü kişi hak iddia ediyorsa m.66; mal üçüncü kişinin elindeyse m.67 uygulanır.
Haciz kaldırılmadan mal devrine güvenilebilir mi?
Hukuki güvenlik bakımından hayır. Hacizli malın serbestçe devredilebilmesi için tahsil dairesinin fek işleminin tamamlanması ve gerekiyorsa sicil kaydının kaldırılması kontrol edilmelidir. “Borcun ödendiği söylendi” veya “fek yazısı gönderilecek” şeklindeki sözlü bilgi yeterli değildir.
Sicilli mallarda güncel kayıt, tahsil dairesinin yazısı ve borç ödeme belgesi birlikte incelenmelidir. Özellikle aynı mal üzerinde birden fazla kamu haczi veya özel alacaklı haczi bulunabilir; tek bir haczin kaldırılması malı tamamen takyidatsız hale getirmeyebilir.
Alıcı açısından devirden hemen önce güncel sicil sorgusu yapılması, borçlu açısından ise ödeme sonrası haciz fek işleminin sonuçlandırılması önem taşır.
6183 m.73 dosya kontrol listesi
- Haczin hangi tarihte ve hangi tahsil dairesince konulduğunu belirleyin.
- Malın haciz anındaki malik ve zilyet durumunu tespit edin.
- Uyuşmazlık konusu satış veya devrin hacizden önce mi sonra mı yapıldığını ayırın.
- Alacaklı kamu idaresinin yazılı muvafakati bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- Sicilli malda haciz kaydının devir tarihinde görünür olup olmadığını inceleyin.
- Üçüncü kişinin iyiniyet iddiasını destekleyen araştırma ve ödeme belgelerini toplayın.
- Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğini banka kayıtlarıyla kontrol edin.
- Malın fiili teslim ve kullanım durumunu belirleyin.
- Kötüniyet iddiası varsa somut delilleri ayrı ayrı gösterin.
- İstihkak uyuşmazlığı varsa m.66-68 sürelerini ayrıca takip edin.
- Haciz kaldırıldı deniliyorsa fek yazısı ve sicil sonucunu doğrulayın.
| Durum | Hukuki sonuç |
|---|---|
| Borçlu, kamu idaresi onayı olmadan hacizli malı devrediyor | M.73’teki tasarruf yasağına aykırılık gündeme gelir. |
| Üçüncü kişi zilyetlik hükümlerine göre iyiniyetle hak kazanıyor | Kanun bu hakkı saklı tutar. |
| Üçüncü kişi iyiniyet kurallarına aykırı hak kazanıyor | Kamu haczini ihlal ettiği ölçüde geçersizliğe mahkemece karar verilebilir. |
| Malın üçüncü kişiye hacizden önce ait olduğu iddia ediliyor | İstihkak hükümleri ayrıca uygulanır. |
Sık Sorulan Sorular
Hacizli mal satılabilir mi?
Borçlu, alacaklı kamu idaresinin muvafakatini almadan hacizli mal üzerinde tasarrufta bulunamaz. Özel satış kamu haczini kendiliğinden kaldırmaz.
Hacizli araç noterde devredilirse haciz düşer mi?
Hayır. Haczin usulüne uygun olarak tahsil dairesince kaldırılması gerekir; devir işlemi tek başına kamu haczini sona erdirmez.
Üçüncü kişi haczi bilmiyorsa ne olur?
M.73, zilyetlik hükümlerine dayanarak iyiniyetle kazanılan üçüncü kişi haklarını saklı tutar; iyiniyet somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Kötüniyetli alıcının hakkını vergi dairesi tek taraflı iptal edebilir mi?
M.73, kamu haczini ihlal eden kötüniyetli üçüncü kişi hakkının geçersizliğine mahkemece hükmolunacağını düzenler.
Hacizli mal kullanılabilir mi?
Haciz mülkiyeti kamu idaresine geçirmez; ancak muhafaza ve satış kararlarına aykırı kullanım yapılamaz. Tasarruf yasağı ile fiili kullanım ayrı değerlendirilir.
Hacizden önce yapılmış satış da m.73’e tabi midir?
Hacizden önceki devirde asıl sorun haciz tarihinde malın kime ait olduğudur; istihkak ve gerekiyorsa tasarrufun iptali hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Vergi dairesinin sözlü onayı yeterli mi?
Hukuki güvenlik için muvafakatin ve haciz fek koşullarının yazılı resmi belgeyle tespit edilmesi gerekir.
Hacizli malın alıcısı ödeme yaparsa haciz otomatik kalkar mı?
Hayır. Ödeme sonrasında tahsil dairesinin haczin kaldırılması işlemini yapması ve sicilli malda kaydın fekki gerekir.
Sonuç
6183 m.73, hacizli mal üzerinde borçlunun serbest tasarruf yetkisini sınırlar. Alacaklı kamu idaresinin muvafakati olmadan satış, devir veya kamu haczini zedeleyen tasarruf yapılamaz. Üçüncü kişinin zilyetlik hükümlerine göre iyiniyetle kazandığı haklar korunurken, iyiniyet kurallarına aykırı kazanımlar kamu alacaklısının haciz hakkını ihlal ettiği ölçüde mahkeme kararıyla geçersiz hale getirilebilir. Bu nedenle hacizli mal devrinde işlem tarihleri, resmi muvafakat, sicil kayıtları ve üçüncü kişinin iyiniyeti birlikte incelenmelidir.
İlgili rehberler: 6183 m.62 haczin kapsamı · m.72 yetişmemiş mahsul haczi · m.68 istihkak davası
Resmî kaynaklar: 6183 sayılı Kanun · Gelir İdaresi Başkanlığı mevzuat kaydı
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
