Gemi Çatması: Tazminat, Kusur ve Delil Tespiti (2026)
Deniz kazaları ve özel hukuk sorumluluğu • TTK m.1286–1297 • 21 Eylül 2026
Kısa ve net cevap
Gemi çatmasında tazminat, kazanın gerçekleşmesine bakılarak otomatik belirlenmez. TTK m.1287–1290 uyarınca kusursuz çatma, tek taraflı kusur ve ortak kusur ayrılır. Ortak kusurda gemi ve eşya zararları kusur oranında paylaştırılır; bu taleplerde teselsül yoktur. Ölüm, yaralanma ve sağlığın bozulmasından doğan zararlarda ise ortak kusurlu donatanlar müteselsilen sorumludur. TTK m.1292’ye göre dava öncesi delil tespit raporunda kusur oranları belirtilmez. Çatmaya dayalı tazminat talepleri, m.1297 uyarınca kaza gününden başlayan iki yıllık zamanaşımına tabidir.

Çatma dosyasında üç soru ayrı ayrı cevaplanmalıdır: Olay kanundaki çatma hükümlerinin kapsamında mıdır, zararı doğuran kusur hangi geminin işletme veya sevk alanındadır, istenen zarar eşya zararı mı yoksa bedensel zarar mıdır? Bu ayrım yapılmadan hazırlanan tek bir kusur tablosu, borçluyu ve tahsil edilecek tutarı yanlış gösterebilir. Rehberin dayanağı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun çatma bölümüdür. Liman kurallarına uyumun genel açıklaması değil, kaza sonrasındaki tazminat ve ispat düzeni ele alınmaktadır.
1. Gemi çatması nedir; fiziksel çarpışma şart mıdır?
TTK m.1286/1, iki veya daha çok geminin çarpışması sonucunda gemilere, gemilerdeki insanlara veya eşyaya verilen zararları çatma hükümlerinin kapsamına alır. İncelenecek olay yalnız gemi gövdesindeki hasardan ibaret değildir. Aynı çarpışma, yükte zıya, yolcuda yaralanma ve başka geminin ekipmanında zarar doğurmuşsa taleplerin her biri kendi zarar türüne göre ayrıştırılır. Talepte bulunan kişinin sıfatı ve talep ettiği malvarlığı veya kişilik zararı açık gösterilmelidir.
Fiziksel temas bulunmaması, çatma hükümlerini her durumda dışlamaz. TTK m.1286/2, bir geminin manevrayı yapması veya yapmaması yahut seyir kurallarına aykırılığı nedeniyle diğer gemiye, içindeki insanlara veya eşyaya çarpışmadan zarar vermesini de kapsar. Böyle bir dosyada araştırılacak bağlantı, diğer geminin hareketi ile meydana gelen zarar arasındadır. “Tekneler birbirine değmedi” savunması, bu ikinci fıkra değerlendirilmeden uyuşmazlığı çözmez.
Kapsam yalnız ticaret gemileriyle de sınırlandırılmamalıdır. TTK m.935/2, çatma hükümlerinin gezinti, spor, eğitim, öğretim ve bilim amaçlı belirli gemilere; ayrıca kamu hizmetine tahsis edilen devlet gemileri ile donanmaya bağlı gemilere uygulanmasını düzenler. Bununla birlikte aracın kanundaki gemi niteliği ve uygulanacak hukukun belirlenmesi ayrı konulardır. Yabancı bayrak veya yabancı ülkede gerçekleşen olaylarda, yalnız taraflardan birinin Türkiye’de bulunmasına dayanılarak bütün hukuk ve yetki sorunları çözülmüş sayılmaz.
2. Kusursuz çatma ile kusurlu çatma nasıl ayrılır?
TTK m.1287, umulmayan hâl, mücbir sebep veya sebebi anlaşılamayan çatma bakımından zarara uğrayanın kendi zararına katlanması esasını koyar. Aynı hüküm, gemilerin tamamı veya biri kaza sırasında demirdeyse de uygulanır. Bu düzenleme, sebebi belirlenemeyen her kazada tarafların otomatik olarak yarı yarıya sorumlu tutulamayacağını gösterir. Olayın sebebinin anlaşılamaması ile ortak kusurun varlığı belirlenip oranının saptanamaması farklıdır.
TTK m.1288’e göre çatma, gemilerden birinin donatanının veya gemi adamlarının kusurundan kaynaklanmışsa zararı o geminin donatanı tazmin eder. Burada dosyanın yalnız kaptan adıyla kurulması yeterli değildir. Geminin sicil bilgileri, işletilme biçimi, donatan sıfatı, kazaya ilişkin görev ve emir zinciri araştırılmalıdır. Acente, malik, işletmeci ve kaptan adlarının aynı belgede bulunması, bunların tamamını aynı hukuki nedenle borçlu hâle getirmez.
TTK m.1294, kusurun saptanmasında karineye dayanılmamasını öngörür. Dolayısıyla büyük gemi olmak, hasarın geminin belirli tarafında görülmesi veya olaydan sonra limana önce varmak tek başına kusur sonucunu belirlemez. Hangi seyir davranışının hangi anda gerçekleştiği, uygulanacak kurala aykırılığı ve zarara etkisi açıklanmalıdır. Liman trafik düzeninin hangi hareketleri gerektirdiği için gemi rotalama sistemi ve trafik ayırım düzeni rehberi ayrı okunmalıdır.
3. Ortak kusurda eşya ve bedensel zarar neden farklıdır?
TTK m.1289, birden fazla geminin donatanının veya gemi adamlarının kusuruyla meydana gelen çatmada gemi ve eşya zararlarını düzenler. Donatanlar kusurlarının ağırlığı oranında sorumludur. Bu oran saptanamıyorsa veya kusurlar eşit ağırlıktaysa eşit paylaşım uygulanır. Ancak bu, kusuru bulunmayan bir kişiye sırf oran belirlenemediği için sorumluluk yüklenmesi anlamına gelmez; öncelikle ortak kusur zemini ortaya konulmalıdır.
Eşya zararlarında donatanlar üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu değildir. Bu nedenle yük sahibi, sadece ortak kusur bulunduğunu söyleyerek bütün zararını dilediği tek donatana yöneltemez. Her borçlunun sorumluluk oranı, aynı zararın daha önce karşılanan kısmı ve talebin hukuki dayanağı gösterilmelidir. Talep sonucu ile bilirkişiden istenen hesap aynı paylaşım esasına dayanmalıdır.
TTK m.1290 ise ölüm, yaralanma ve sağlığın bozulması zararları için farklı bir dış ilişki kurar: ortak kusurlu donatanlar müteselsilen sorumludur. Donatanların kendi aralarındaki rücu ilişkisinde kusurun ağırlığı esas alınır; oran saptanamaması veya eşit kusur hâlinde kanundaki eşitlik kuralı dikkate alınır. Zarar görenin dış ilişkideki talebi ile ödeme yapan donatanın diğer donatana başvurusu aynı hesap değildir.
| Hukuki durum | Esas kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kusursuz veya sebebi anlaşılamayan çatma | Zarara uğrayan kendi zararına katlanır | TTK m.1287 |
| Tek gemi tarafının kusuru | O geminin donatanı tazmin eder | TTK m.1288 |
| Ortak kusur ve eşya zararı | Kusur ağırlığı oranında sorumluluk; teselsül yok | TTK m.1289 |
| Ortak kusur ve bedensel zarar | Dış ilişkide teselsül; iç ilişkide kusura göre rücu | TTK m.1290 |
Yük ilgilisinin kendi donatanına veya taşıyanına başvurusu ayrıca dikkat gerektirir. TTK m.1289/2, sevk ve teknik yönetim kusurundan doğan belirli çatmalarda m.1062 ve m.1180’e atıfla özel hükümler getirir. TTK m.1296 da taşıma ve diğer sözleşmelerden doğan borçları saklı tutar. Bu sebeple taşıma sözleşmesindeki yük hasarı talebi, çatmaya dayalı üçüncü kişi talebiyle tek başlıkta eritilmemelidir. Deniz taşımacılığında yük hasarı dosyası, sözleşme ve teslim kayıtlarıyla ayrıca kurulmalıdır.
4. Kılavuz kaptanın kusuru donatanı sorumluluktan kurtarır mı?
TTK m.1291, kılavuzluk bakımından görev türünü esas alır. Gemi zorunlu danışman kılavuz veya isteğe bağlı kılavuz tarafından sevk edilirken kılavuzun kusurundan doğan çatmada donatan sorumludur. Buna karşılık zorunlu sevk kılavuzunun kusurundan doğan çatmada maddede donatanın sorumlu olmadığı düzenlenmiştir. “Gemide kılavuz vardı” ifadesi, bu ayrım yapılmadan tek başına sorumluluğu kaldırmaz.
Kılavuzun alınmasının zorunlu olması ile kılavuzun zorunlu sevk kılavuzu niteliği aynı kavram değildir. İnceleme, uygulanacak kılavuzluk düzenlemesini, hizmet belgesini, kaptan-kılavuz bilgi alışverişini ve manevra kayıtlarını birlikte kapsamalıdır. Kılavuzun kusuru olduğu ileri sürülüyorsa hangi talimatın ne zaman verildiği ve hangi eylemin zarara bağlandığı belirtilmelidir. Kılavuz şirketine yönelik ayrı bir talep kurulacaksa bunun tarafı ve hukuki dayanağı da ayrıca gösterilmelidir.
5. Gemi çatmasında dava öncesi delil tespiti nasıl yapılır?
TTK m.1292, dava öncesi delil tespiti için özel yetki kuralı getirir. Yetkili yer, çatmanın meydana geldiği yerdir. Burada deniz ticareti işlerine bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi; bulunmuyorsa asliye ticaret mahkemesi; o da yoksa ticaret davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesi sıralaması uygulanır. Bu hüküm, bütün tazminat davalarının her durumda aynı yerde açılması gerektiği biçiminde genişletilemez; esas dava yetkisi ayrıca değerlendirilir.
Kanun, çatmaya karışan her geminin kaptanına veya temsilcisine tespit yapılacağının bildirilmesini ister. Bu nedenle başvuruda diğer geminin kimliği ve bildirim yapılabilecek temsilci bilgisi mümkün olduğunca doğru verilmelidir. Tespitin konusu; gemilerdeki fiziksel izler, hasarın yeri, ekipmanın mevcut durumu, erişilebilen seyir kayıtları ve teknik bulgular şeklinde somutlaştırılmalıdır. Genel olarak “bütün delillerin toplanması” talebi, hangi verinin kaybolma tehlikesi taşıdığını açıklamaz.
TTK m.1292/3 uyarınca tespit raporunda kusur oranları belirtilmez. Dolayısıyla dava öncesi incelemede doğrudan yüzde yüz veya yüzde elli kusur dağıtımı isteyen bir talep, bu özel sınırla karşılaşır. Amaç, esas davada değerlendirilecek teknik veriyi korumaktır. Hız, rota, temas noktası ve komut kronolojisinin tespiti ile nihai hukuki kusur paylaştırması aynı işlem değildir. Başvuru dilekçesindeki bilirkişi soruları bu ayrımı gözetmelidir.
Tespit dosyası, tazminat davasının yerine geçmez. Teknik delilin korunması, tarafların iddia ve savunmalarının esas davada tartışılmasını gereksiz kılmaz. Ayrıca yalnız delil tespiti başvurusu yapıldığı için iki yıllık tazminat süresinin kendiliğinden güvenceye alındığı kabul edilmemelidir. Süre, talebin dayanağı ve yapılan usul işlemleri bakımından ayrı takip edilmelidir.
6. Seyir kayıtları nasıl incelenmeli ve korunmalıdır?
AIS konum verileri, VDR kayıtları, elektronik harita rota bilgileri, köprüüstü ve makine jurnalleri, telsiz haberleşmesi, kılavuz kartı, römorkör kayıtları ve hava-deniz verileri ortak bir zaman çizelgesine işlenmelidir. Burada yalnız ekran görüntüsüne dayanmak yerine erişilebilen özgün veri, kayıt tarihi, kullanılan saat dilimi ve dosyayı temin eden kişi belirtilmelidir. Bir cihazın yerel saatiyle diğer kaydın UTC saatini aynı kabul etmek, manevraların sırasını yanlış gösterebilir.
Verilerin varlığı her gemide aynı kabul edilemez. Hangi cihazın kurulu olduğu, kayıt alınan dönem ve verinin kimde bulunduğu somut olarak belirlenmelidir. Karşı geminin kayıtlarına ihtiyaç varsa bu kayıtların korunması ve usulüne uygun temini talep edilmelidir. Tarafın elindeki tek bir ticari takip ekranı, karşı geminin bütün manevrasını ve komutlarını eksiksiz ortaya koyduğu varsayımıyla kullanılmamalıdır.
Fiziksel hasar için tarihli fotoğraflar, ölçekli ölçümler, onarım öncesi durum, sökülen parçaların kaydı ve inceleme raporları birlikte tutulmalıdır. Hasarın eski bir arızadan mı yoksa çatmadan mı kaynaklandığı tartışılıyorsa önceki bakım ve klas kayıtları da dosyaya alınmalıdır. Onarımın güvenlik nedeniyle geciktirilemediği durumlarda, müdahale öncesindeki mevcut durumun mümkün olan ölçüde kayıt altına alınması ispat bakımından önemlidir. Bu öneri, emniyet tedbirlerinin ertelenmesi anlamına gelmez.
7. Tazminat hesabı ve dava hazırlığında hangi ayrımlar yapılır?
Talep tablosunda gemi hasarı, yük hasarı, olayla bağlantılı giderler ve bedensel zararlar ayrı gösterilmelidir. Onarım faturası, onarım teklifinden; gerçekleşmiş gider, henüz yapılmamış harcamadan; zararın miktarı, karşı tarafın kusur payından ayrılmalıdır. Aynı zarar için sigorta ödemesi veya başka tahsilat varsa kim tarafından hangi kaleme ilişkin ödeme yapıldığı açık yazılmalıdır. Bir ödeme belgesinin bulunması, bütün zarar kalemlerinin karşılandığını veya davacının bütün taleplerinin sona erdiğini tek başına göstermez.
TTK m.1296, donatanın sorumluluğunun sınırlandırılmasına ilişkin hükümleri saklı tutar. Dolayısıyla teknik kusur oranı belirlendikten sonra inceleme bitmez; ileri sürülmüş bir sınırlama savunması veya fon varsa bunun talep üzerindeki etkisi ayrıca değerlendirilir. Sorumluluğun dayanağı, zarar tutarı, kusur payı ve uygulanabilir sınırlama birbirinden farklı hesap aşamalarıdır. Bunların aynı yüzde altında toplanması, denetlenebilir bir tazminat hesabı oluşturmaz.
Çatma sonrasında verilen kurtarma hizmeti de ayrı ücret düzenine tabidir. Kurtarma bedeli ile gemi veya yük hasarının tümü aynı alacak olarak yazılmamalıdır. Bu konuda gemi kurtarma ücreti, borçlular ve teminat rehberi, kurtarma hizmetinin kendi koşullarını açıklar. Hasar dosyasıyla kurtarma dosyası aynı olaydan doğsa da borçluları, hesap ölçütleri ve başlangıç tarihleri farklılaşır.
TTK m.1293, çatma tazminatı davasından önce özel bir ihtar veya başka şekil şartı aranmadığını belirtir. Bu hüküm, sonradan getirilen genel dava şartlarının yok sayılması anlamına gelmez. Ticari nitelikteki parasal tazminat davalarında TTK m.5/A kapsamındaki arabuluculuk ayrıca uygulanır. Arabuluculuk Daire Başkanlığının resmî açıklaması ticari alacak ve tazminat taleplerindeki bu başvuru şartını açıklar. Dava öncesi tespit, arabuluculuk ve esas dava birbirinin yerine geçen işlemler değildir.
8. Çatma tazminatında zamanaşımı ve rücu süresi
TTK m.1297/1, çatmaya dayanan tazminat istemleri için iki yıl öngörür. Süre çatmanın meydana geldiği günden başlar; onarımın bittiği, faturanın kesildiği veya eksper raporunun teslim edildiği tarih başlangıcın yerine konulmaz. Talebin gerçekten çatmaya mı, yoksa ayrı bir taşıma veya başka sözleşmeye mi dayandığı belirlenmelidir. Birden çok hukuki sebep ileri sürülen dosyalarda bütün taleplere tek tarih ve tek süre yazılması hak kaybı riski yaratır.
TTK m.1297/2’de, m.1289/2’nin ikinci cümlesi ve m.1290/2 kapsamındaki donatanlar arası rücu hakları için farklı süre vardır: ödeme tarihinden başlayan bir yıl. Bu özel rücu süresi, kazadan doğan bütün üçüncü kişi taleplerinin bir yıl olduğu anlamına gelmez. Ödeme yapan taraf, ödeme belgesini, hangi zarar kalemini karşıladığını ve diğer donatanın iç ilişkideki payını birlikte göstermelidir.
Mersin bağlantılı bir çatma dosyasında öncelik, gemi ve kayıtların tespit edilebildiği dönemde delili korumak; ardından gerçek donatanları, zarar türlerini ve süreleri ayrı çizelgede belirlemektir. Kaza yeri, geminin sonradan bulunduğu liman, bağlama limanı ve sözleşmedeki yetki kaydı aynı kavram değildir. Mersin ofisinden yürütülen dosyada da yetkili mahkeme veya tahkim mercii somut hukuki bağlantılarla belirlenir. Başvurunun nereye yapılacağı yalnız ofis adresine veya tarafın tercihine göre seçilmez.
9. Gemi çatması hakkında sık sorulan sorular
Gemiler birbirine temas etmeden çatma hükümleri uygulanır mı?
Evet. TTK m.1286/2, bir geminin manevrası, manevra yapmaması veya seyir kurallarına aykırılığıyla diğer gemiye, içindeki insanlara ya da eşyaya temas olmadan verdiği zararları da kapsar.
Çatmanın sebebi bulunamazsa zarar yarı yarıya mı bölünür?
Hayır. TTK m.1287’de sebebi anlaşılamayan çatmada zarara uğrayan kendi zararına katlanır. Ortak kusur belirlenip oranı saptanamıyorsa uygulanan eşit paylaşım farklı bir hukuki durumdur.
Yük sahibi bütün zararını tek bir ortak kusurlu donatandan isteyebilir mi?
TTK m.1289’daki çatmaya dayalı eşya zararlarında donatanlar arasında teselsül yoktur. Her donatanın sorumluluğu kusur ağırlığına göre belirlenir; ayrı sözleşme talepleri ayrıca incelenir.
Çatma sonucu yaralanmada ortak kusurlu donatanlar birlikte sorumlu mu?
TTK m.1290, ortak kusurla meydana gelen ölüm, yaralanma ve sağlığın bozulması zararlarında donatanların müteselsil sorumluluğunu düzenler. Kendi aralarındaki rücu payı kusurun ağırlığına göre belirlenir.
Kılavuz kaptan bulunması gemi donatanını kurtarır mı?
Tek başına kurtarmaz. TTK m.1291 zorunlu danışman veya isteğe bağlı kılavuz ile zorunlu sevk kılavuzunu ayırır. Sorumluluk, kılavuzun görev türü ve kusurun kaynağına göre incelenir.
Dava öncesi delil tespit raporunda kusur yüzdesi yazılır mı?
Hayır. TTK m.1292/3, bu tespit raporunda çatmaya karışan gemilerin kusur oranlarının belirtilmemesini emreder. Teknik delilin korunması ile esas davadaki kusur paylaştırması farklı işlemlerdir.
Çatma delil tespiti hangi yerde istenir?
TTK m.1292 uyarınca çatmanın meydana geldiği yerde, maddede belirtilen deniz ticareti mahkemesi, asliye ticaret mahkemesi ve ticaret davalarına bakan asliye hukuk mahkemesi sıralaması uygulanır.
Tazminat için dava açmadan önce mutlaka ihtar çekilir mi?
TTK m.1293 çatmaya özgü bir ihtar şartı aramaz. Ancak ticari parasal tazminat davasında TTK m.5/A kapsamındaki arabuluculuk gibi dava şartları ayrıca değerlendirilir.
Gemi çatması tazminatında iki yıl ne zaman başlar?
TTK m.1297/1’e göre iki yıllık süre çatmanın meydana geldiği gün başlar. Onarım faturası veya sonradan hazırlanan eksper raporu tarihi başlangıç olarak alınmaz.
Donatanlar arasındaki rücu süresi her zaman iki yıl mı?
Hayır. TTK m.1297/2’de açıkça sayılan donatanlar arası rücu haklarında süre, ödemenin yapıldığı tarihten başlayarak bir yıldır. Bu süre, zarar görenin asıl tazminat süresiyle karıştırılmamalıdır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.