Ticari Defter Başka Şehirdeyse Mahkemeye Nasıl İbraz Edilir? TTK 83–86 ve HMK 219–220 | 2026
Kısa ve net cevap: Ticari defterlerin davanın görüldüğü şehirden başka bir şehirde bulunması, defter delilinden vazgeçildiği veya ibraz yükümlülüğünün ortadan kalktığı anlamına gelmez. Mahkemenin ibraz ara kararına süresinde cevap verilerek defterlerin bulunduğu yer açıkça bildirilmelidir. 6102 sayılı TTK m.83-86 ile 6100 sayılı HMK m.219-220 ve ticari defterlerin ispat gücünü düzenleyen HMK m.222 birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlıkla ilgili kayıtların bulunduğu yerde bilirkişi tarafından incelenmesi, istinabe yoluyla inceleme, elektronik defterlerin doğrulanabilir dosya ve beratlarıyla sunulması veya mahkemenin belirleyeceği başka bir inceleme yöntemi mümkündür. “Defterler başka şehirde” denilerek verilen kesin sürenin cevapsız bırakılması ise güvenli değildir.
Ticari Defter Başka Şehirdeyse Hukuki Sorun Nedir?
Ticari davalarda yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, e-defter dosyaları, beratlar ve bunların dayanak kayıtları çoğu zaman şirket merkezinde veya şirketin muhasebe biriminde bulunur. Davanın görüldüğü mahkeme ise şirket merkezinden farklı bir ilde olabilir. Özellikle taşıma, lojistik, sigorta, acentelik, distribütörlük ve şubeler üzerinden yürütülen ticari ilişkilerde bu durum olağandır. Mahkeme “2025 ve 2026 yılı ticari defterlerinin iki hafta içinde ibrazına” şeklinde ara karar verdiğinde iki farklı husus birbirinden ayrılmalıdır: Defterlerin incelemeye açılması yükümlülüğü ile incelemenin hangi yerde ve hangi teknik yöntemle yapılacağı aynı şey değildir.
Defterlerin başka şehirde bulunması, onları delil olmaktan çıkarmaz. Fakat tarafın hiçbir açıklama yapmadan kesin süreyi geçirmesi de doğru değildir. Usul bakımından yapılması gereken, mahkemenin ara kararına süresinde cevap vermek, defterlerin yerini ve niteliğini açıklamak, incelemeye hazır olduğunu bildirmek ve somut bir inceleme yöntemi talep etmektir. Bu yöntem fiziki ibraz, bulunduğu yerde bilirkişi incelemesi, istinabe veya elektronik kayıtların doğrulanabilir biçimde sunulması olabilir.
Konunun ticari defterlerin genel ispat gücünden farkı burada ortaya çıkar. Ticari defterlerin sahibi lehine veya aleyhine delil olması HMK m.222’deki koşullara bağlıdır. Başka şehirde bulunma sorunu ise öncelikle defterlerin mahkemeye nasıl açılacağı ve verilen ara kararın nasıl yerine getirileceğiyle ilgilidir. Ticari defterlerin genel delil şartları için Ticari Defterler Mahkemede Nasıl Delil Olur? rehberine bakılabilir.
TTK m.83: Mahkemenin Ticari Defterleri İbraz Ettirme Yetkisi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.83, ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin tarafların ticari defterlerinin ibrazına resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilmesini düzenler. Hükmün merkezinde defterlerin yargısal denetime açılması vardır. Kanun, defterlerin yalnız mahkeme binasının bulunduğu şehirde tutulması gerektiğine dair bir şart getirmez. Bu nedenle defterin Ankara’da, İstanbul’da, Mersin’de veya başka bir şehirde bulunması mahkemenin ibraz ve inceleme yetkisini ortadan kaldırmaz.
Mahkemenin ara kararında hangi yıllara, hangi defterlere ve hangi uyuşmazlık konusuna ilişkin inceleme yapılacağı mümkün olduğunca açık olmalıdır. Taraf da bu ara karara cevap verirken “defterler Ankara’dadır” demekle yetinmemelidir. Defterlerin türü, dönemleri, fiziki veya elektronik olduğu, bulunduğu açık adres, muhafaza eden birim ve incelemeye hangi tarihten itibaren hazır olduğu belirtilmelidir.
TTK m.83 bakımından önemli olan, incelemenin fiilen yapılabilir hâle getirilmesidir. Taraf defterleri kendi tasarruf alanında tutuyor fakat mahkeme veya bilirkişi incelemesine açmıyorsa, sadece coğrafi mesafeye dayanarak ibraz yükümlülüğünden kurtulamaz. Buna karşılık defterlerin başka ilde olduğunu süresinde bildirip inceleme için makul ve uygulanabilir bir yol sunan tarafın davranışı, delili saklama veya yargılamayı uzatma davranışından farklıdır.
TTK m.84: Uyuşmazlıkla İlgili Kısımlar İncelenir
TTK m.84, ticari defterler ibraz edildiğinde kural olarak uyuşmazlıkla ilgili kısımların incelenmesini öngörür. Gerektiğinde ilgili defter yapraklarından suret alınabilir. Bu düzenleme, başka şehirde bulunan hacimli ticari defterler bakımından özellikle önemlidir. Bir şirketin yıllarca tuttuğu bütün muhasebe kayıtlarının, uyuşmazlık tek bir fatura veya belirli bir cari hesap dönemine ilişkin olduğu hâlde fiziksel olarak mahkemeye taşınması her zaman gerekli değildir.
Örneğin dava, 2025 yılının Mart-Haziran ayları arasındaki taşıma faturalarına ilişkinse mahkemenin inceleme konusu bu dönem ve ilgili hesaplarla sınırlandırılabilir. Bilirkişi defterlerin bulunduğu yerde gerekli kayıtları inceleyip dayanak belgelerle karşılaştırabilir; ilgili sayfaların veya elektronik kayıtların örneklerini raporuna ekleyebilir. Böyle bir yöntem TTK m.84’teki ölçülü inceleme mantığıyla uyumludur.
Bu nedenle başka şehirde bulunma itirazı yerine “uyuşmazlıkla ilgili kayıtların şu adreste incelemeye hazır olduğu, bilirkişinin ilgili hesap dönemini yerinde inceleyebileceği ve talep edilen suretlerin dosyaya sunulabileceği” şeklinde somut bir talep kurulması daha doğrudur.
TTK m.85: Defterlerin Bütün İçeriğinin İncelenmesi Hangi Hâllerde Gündeme Gelir?
TTK m.85, malvarlığı hukukuna ilişkin belirli uyuşmazlıklarda ticari defterlerin teslimine ve bütün içeriklerinin incelenmesine karar verilebilmesine imkân tanır. Kanunda özellikle miras, mal ortaklığı ve şirket tasfiyesi gibi durumlar öne çıkar. Bu düzenleme, her ticari alacak davasında bütün defterlerin koşulsuz biçimde mahkeme binasına taşınacağı anlamına gelmez.
Normal bir alacak veya itirazın iptali davasında inceleme çoğu kez uyuşmazlıkla ilgili dönem ve hesaplara yönelir. Buna karşılık tasfiye, ortaklık malvarlığı veya tüm mali yapının belirlenmesini gerektiren uyuşmazlıklarda inceleme alanı daha geniş olabilir. Başka şehirde bulunan defter bakımından da mahkeme hangi kapsamda inceleme yapılacağını belirler. Tarafın tek başına “yalnız şu sayfalara bakılabilir” diyerek mahkemenin kapsam kararını daraltma yetkisi yoktur.
TTK m.86: Elektronik Kayıtların İbrazında Okunabilirlik Şartı
TTK m.86, saklanması gereken belgelerin yalnız görüntü veya veri taşıyıcısı üzerinde bulunması hâlinde bunların okunabilmesi için gerekli araçların sağlanmasını ve gerektiğinde okunabilir kopyalarının sunulmasını düzenler. Bu hüküm e-defter ve dijital muhasebe kayıtlarının mahkeme incelemesinde temel öneme sahiptir.
E-defter kullanan bir şirket bakımından “defter Ankara’dadır” ifadesi tek başına yeterli değildir; elektronik kayıtların hangi sistemde tutulduğu, e-defter dosyaları ile beratların mevcut olup olmadığı ve bilirkişinin bunları nasıl doğrulayabileceği açıklanmalıdır. E-defterde yalnız muhasebe programından alınmış bir Excel çıktısı veya ekran görüntüsü, asıl elektronik kayıt zincirinin yerine geçirilmemelidir. İlgili e-defter dosyaları, beratlar, doğrulama bilgileri ve gerektiğinde okunabilir rapor çıktıları birlikte hazırlanmalıdır.
Elektronik kayıtların başka bir şehirdeki sunucuda veya mali müşavir sisteminde bulunması, fizikî taşıma sorununu azaltabilir. Ancak dosyaların özgünlüğü, bütünlüğü ve ilgili hesap dönemine ait olup olmadığı denetlenebilir olmalıdır. Mahkemenin veya bilirkişinin istediği format süresinde sağlanmalıdır.
HMK m.219: Tarafın Elindeki Belgeyi İbraz Yükümlülüğü
HMK m.219, tarafların kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandığı ve ellerinde bulunan belgeleri mahkemeye ibraz etmelerini düzenler. Ticari defterler bakımından bu genel belge ibraz rejimi, TTK’daki özel hükümler ve HMK m.222 ile birlikte uygulanır. “Elinde bulunmak” kavramı yalnız fiziksel olarak kişinin masasının üzerinde bulunmayı ifade etmez. Şirketin kendi arşivinde, muhasebe servisinde veya yetkili mali müşavirinin muhafazasında bulunan kayıtlar kural olarak şirketin ulaşabileceği ve incelemeye açabileceği kayıtlar arasındadır.
Bu sebeple defterlerin başka şehirdeki mali müşavir ofisinde bulunması, otomatik olarak “belge elimde değil” sonucu doğurmaz. Şirketin defterleri temin etmesi veya bilirkişi incelemesine açması beklenir. Gerçekten teslimi engelleyen bir durum varsa bu durum belgeyle açıklanmalıdır.
Elektronik belgelerde HMK m.219’un uygulanması, kayıtların incelemeye elverişli elektronik hâliyle sunulmasını da gerektirebilir. Bu nedenle e-defter dosyalarının sadece kâğıt çıktısını vermek yerine mahkemenin ve bilirkişinin doğrulama yapabileceği format korunmalıdır.
HMK m.220: İbrazdan Kaçınmanın Sonucu Nedir?
HMK m.220, ibrazı gereken bir belgenin tarafın elinde bulunduğu kabul edildiği hâlde haklı sebep olmaksızın ibraz edilmemesine sonuç bağlar. Mahkeme, somut koşullara göre karşı tarafın belgenin içeriğine ilişkin açıklamalarını kabul edebilir. Ticari defterlerde ayrıca HMK m.222’nin özel ispat hükümleri devreye girer.
Bu noktada “defterin başka şehirde olması” ile “defteri incelemeye açmamak” ayrılmalıdır. Defterin Ankara’da olması, davanın Sivas’ta görülmesi fiziksel lojistik sorunudur. Taraf, Ankara’daki açık adresi bildiriyor, defterleri bilirkişi incelemesine hazır tutuyor, masrafı karşılamaya hazır olduğunu söylüyor ve elektronik kayıtları da sunuyorsa ibrazdan kaçınma görünümü azalır. Buna karşılık defterlerin nerede olduğu açıklanmıyor, yerinde inceleme engelleniyor veya mahkemenin alternatif sunum talimatlarına uyulmuyorsa durum farklı değerlendirilir.
Mahkeme ara kararının içeriği de önemlidir. İbrazın kapsamı, süresi ve yerine getirilmemesinin sonucu açık olmalıdır. Taraf, ara kararın hukuken eksik olduğunu düşünse bile kendi kendine ara kararı yok saymamalıdır; itirazını ve alternatif usul talebini süresinde dosyaya sunmalıdır.
İki Haftalık Kesin Süre Verilmişse Ne Yapılmalıdır?
Mahkeme ticari defterlerin ibrazı için iki haftalık kesin süre vermişse, bu süre HMK m.94 çerçevesinde ciddiye alınmalıdır. Kesin süre içinde yapılması istenen iş açıkça belirlenmiş ve yaptırım usulüne uygun ihtar edilmişse süre sonunda delil bakımından ağır sonuçlar doğabilir. Defterin başka şehirde olması, süreyi hiç işlem yapmadan geçirmek için güvenli bir gerekçe değildir.
En doğru usul, süre dolmadan mahkemeye dilekçe vererek defterlerin başka şehirde bulunduğunu bildirmek ve aynı dilekçede yerine getirilebilir bir inceleme yöntemi istemektir. Defterlerin türü, dönemleri, adresi, muhafaza eden kişi veya birim, incelemeye hazır olduğu tarih ve talep edilen inceleme usulü somutlaştırılmalıdır.
Burada amaç “ek süre istemek” değildir. Asıl amaç mahkemenin emrine süresi içinde cevap verip delili incelemeye hazır hâle getirmektir. Mahkeme yerinde inceleme talebini kabul etmeyip fiziki ibraz için başka bir talimat verirse, yeni ara karara da süresinde uyulmalıdır.
Kesin sürenin son günü yalnız “defterler başka şehirde, sunmamız mümkün değildir” şeklinde soyut bir dilekçe verilmesi yeterli güvence sağlamaz. Mahkemenin incelemeyi gerçekten yapabilmesi için adres, erişim, defter listesi ve masraf hususları açık olmalıdır.
Yerinde Bilirkişi İncelemesi Nasıl Talep Edilir?
Yerinde inceleme talebinde ilk unsur açık adrestir. “Defterler Ankara’dadır” yerine ilçe, mahalle ve mümkünse işyeri adresi belirtilmelidir. İkinci unsur defter envanteridir. Hangi yıllara ait yevmiye, kebir, envanter defteri veya e-defter kayıtlarının bulunduğu gösterilmelidir. Üçüncü unsur erişim taahhüdüdür. Bilirkişinin belirlenen gün ve saatte defterlere erişebileceği, yetkili personelin hazır olacağı ve gerekli teknik araçların sağlanacağı belirtilmelidir.
Dördüncü unsur giderlerdir. Başka şehirde inceleme ek bilirkişi, yol ve inceleme gideri doğuracaksa mahkemenin belirleyeceği avansın yatırılacağı açıkça bildirilmelidir. Beşinci unsur inceleme kapsamıdır. Uyuşmazlığın hangi hesap, fatura veya dönemle ilgili olduğu belirtilerek bilirkişinin görevinin gereksiz genişlemesi önlenebilir.
Mahkeme, doğrudan bilirkişinin başka şehirde inceleme yapmasına karar verebileceği gibi istinabe yoluyla ilgili yerde inceleme yapılmasını da tercih edebilir. Hangi yöntemin seçileceği somut dosyada mahkemenin takdirindedir. Tarafın görevi uygulanabilir seçenek sunmak ve verilen karara uymaktır.
İstinabe Yoluyla Ticari Defter İncelemesi
Delilin mahkemenin yargı çevresi dışında bulunması hâlinde istinabe, başka bir mahkemenin hukuki yardımından yararlanılarak işlemin yapılmasına imkân verir. Ticari defterler başka ildeyse dosyaya bakan mahkeme, gerekli gördüğü durumda defterlerin bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırabilir. İstinabe talebinde incelenecek hususların açık yazılması önemlidir; aksi hâlde bilirkişi hangi kayıtları karşılaştıracağını belirlemekte zorlanabilir.
İstinabe otomatik bir hak değildir. Mahkeme, elektronik sunumun yeterli olduğuna veya fiziki defterlerin getirilebileceğine karar verebilir. Ancak defterlerin hacmi, güvenli taşınma gereği, şirket faaliyetinin devamlılığı ve elektronik sistemin yerinde doğrulanması gibi somut gerekçeler istinabe veya yerinde inceleme talebini güçlendirir.
E-Defter Başka Şehirdeyse Mahkemeye Nasıl Sunulur?
E-defterde fizikî defter taşıma sorunu büyük ölçüde ortadan kalksa da teknik doğrulama sorunu devam eder. E-defter uygulamasında muhasebe kayıtlarının mevzuata uygun elektronik dosyaları ve beratları birlikte önem taşır. Bilirkişinin kayıtların ilgili döneme ait olduğunu ve değiştirilmediğini denetleyebilmesi gerekir.
Mahkeme belirli dönemin e-defterlerinin ibrazını istemişse öncelikle ilgili dönem dosyaları ile beratlar eksiksiz hazırlanmalıdır. Gerekirse okunabilir PDF veya rapor çıktısı da eklenebilir; ancak çıktı, elektronik asıl kayıt ve doğrulama imkânının yerine geçmemelidir. Dosyaların fiziksel taşınabilir bellekle sunulması, UYAP üzerinden yüklenmesi veya bilirkişiye güvenli erişim verilmesi konusunda mahkemenin talimatına uyulmalıdır.
Elektronik Defter Genel Tebliği ve Gelir İdaresi Başkanlığının teknik düzenlemeleri e-defterlerin oluşturulması, saklanması ve ibrazıyla ilgili teknik çerçeveyi belirler. Mahkeme incelemesinde hukuki ispat gücü ise HMK m.222 ve somut dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Mali Müşavirde Bulunan Defterler İçin Ne Yapılır?
Ticari defterlerin serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir nezdinde bulunması uygulamada sık görülür. Şirket, mahkemeye defterlerin hangi meslek mensubunda bulunduğunu ve incelemeye hazır tutulacağını bildirebilir. Mali müşavirin iletişim ve adres bilgileri, mümkünse defterlerin bulunduğunu doğrulayan yazı ve ilgili dönem listesi dilekçeye eklenebilir.
“Mali müşavir defteri vermiyor” şeklindeki sözlü açıklama tek başına yeterli kabul edilmemelidir. Tacirin kanuni saklama ve ibraz sorumluluğu devam eder. Meslek mensubuyla teslim sorunu varsa yazılı teslim talebi yapılmalı, sorun belgelenmeli ve mahkemeye gecikmeden açıklanmalıdır. Böylece tarafın delili gizlemediği ve incelemeyi mümkün kılmaya çalıştığı gösterilebilir.
Defterleri Kargoyla Mahkemeye Göndermek Gerekir mi?
Mahkeme özel olarak fiziki teslim istemedikçe ticari defterlerin kontrolsüz biçimde kargoya verilmesi tercih edilmemelidir. Kanunen saklanması gereken defterlerin kaybolması veya hasar görmesi ayrıca sorun yaratabilir. Fiziki teslim emri varsa mahkeme kalemiyle teslim usulü netleştirilmeli; teslim edilen defterlerin türü, yılı ve sayısı tutanak altına alınmalıdır.
Hacimli defterlerde veya e-defter sisteminde yerinde inceleme ya da elektronik sunum daha işlevsel olabilir. Ancak yöntem seçimini tek başına taraf yapmaz. Mahkeme hangi usulü belirlemişse o usule uyulmalıdır.
Uygulama Örneği: Dava Sivas’ta, Defterler Ankara’da
Bir ticari alacak davasının Sivas’ta görüldüğünü, davalı şirketin 2025 ve 2026 yılı ticari defterlerinin Ankara’daki muhasebe merkezinde bulunduğunu ve mahkemenin iki haftalık kesin süreyle defterlerin ibrazını istediğini düşünelim. Şirketin yapması gereken, iki hafta boyunca hiçbir işlem yapmayıp duruşmada “defterler Ankara’daydı” demek değildir.
Süre dolmadan mahkemeye dilekçe verilerek defterlerin Ankara’daki açık adresi, türleri ve dönemleri bildirilmelidir. Fiziki ve elektronik kayıtların bilirkişi incelemesine hazır olduğu belirtilmeli; Ankara’da mahallinde inceleme veya istinabe talep edilmeli; mahkemenin belirleyeceği bilirkişi ve yol avansının yatırılacağı açıklanmalıdır. E-defter kullanılıyorsa e-defter dosyaları ve beratların mevcut olduğu da belirtilmelidir.
Mahkeme bu talebi kabul ederse inceleme Ankara’da yapılır ve bilirkişi raporu Sivas’taki dosyaya gönderilir. Mahkeme yerinde inceleme yerine belirli kayıtların elektronik sunumuna karar verirse bu talimat yerine getirilir. Mahkeme fiziki ibrazı zorunlu görürse taraf, yeni ara karara göre hareket eder ve varsa usule ilişkin itirazlarını dosyada saklı tutar.
Bu örnekte önemli olan, tarafın delili süresinde yargısal incelemeye açmış olmasıdır. Defterlerin bulunduğu şehrin farklı olması başlı başına kusur değildir; fakat mahkeme kararına karşı pasif kalmak ispat bakımından ciddi risk doğurabilir.
Yargılamayı Uzatma Amacı Olmadığı Nasıl Gösterilir?
Yerinde inceleme talebinin sürüncemede bırakma amacı taşımadığını göstermek için talep mümkün olduğunca somut ve tamamlanmış olmalıdır. Açık adres, defter listesi, muhasebe sorumlusunun irtibatı, hazır olma tarihi, elektronik kayıtların durumu ve masraf avansına ilişkin beyan aynı dilekçede sunulmalıdır. Belirsiz “uygun bir zamanda incelensin” ifadesi yerine, incelemenin derhâl yapılabileceği belirtilmelidir.
Tarafın daha önce defter deliline süresinde dayandığı, mahkemenin hangi kayıtları incelemesini istediğinin açık olduğu ve defterlerin gerçekte mevcut bulunduğu da önemlidir. Sonradan oluşturulan veya eksik kayıtlar başka bir hukuki sorundur; yerinde inceleme talebi defterlerin usulsüzlüğünü ortadan kaldırmaz.
Dilekçeye Hangi Bilgiler ve Belgeler Eklenmelidir?
| Bilgi/Belge | Amacı |
|---|---|
| Defterlerin açık adresi | İncelemenin nerede yapılacağını belirlemek |
| Defter ve dönem listesi | Ara karar kapsamındaki kayıtların mevcut olduğunu göstermek |
| Mali müşavir/şirket yazısı | Defterlerin o adreste bulunduğunu ve hazır tutulduğunu belgelemek |
| E-defter ve berat listesi | Elektronik kayıtların dönem ve bütünlüğünü göstermek |
| Masraf avansı beyanı | Yerinde inceleme giderlerinin karşılanacağını bildirmek |
| Uyuşmazlık konusu hesap/fatura listesi | İncelemeyi TTK m.84’e uygun biçimde somutlaştırmak |
Uygulamada Kaçınılması Gereken Hatalar
- Kesin süreyi hiçbir dilekçe vermeden geçirmek.
- Yalnız “defterler başka şehirde” deyip açık adres ve inceleme yöntemi bildirmemek.
- Defterlerin hangi yıllara ve hangi türe ait olduğunu açıklamamak.
- E-defterde sadece ekran görüntüsü veya Excel çıktısı sunmak.
- Mahkemenin talimatı olmadan asıl defterleri kontrolsüz kargoyla göndermek.
- Mali müşavirdeki defterleri şirketin tasarruf alanı dışında kabul etmek.
- Bilirkişi giderinin yatırılması istenmişse verilen sürede yatırmamak.
- Mahkeme başka bir inceleme yöntemi belirlediği hâlde ilk talepte ısrar edip ara karara uymamak.
Resmî Kaynaklar ve İlgili İçerikler
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu – m.83-86
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – m.94, 219, 220 ve 222
- Elektronik Defter Genel Tebliği değişikliği – Resmî Gazete
- Ticari Defterler Mahkemede Nasıl Delil Olur?
Ticari Defter Başka Şehirdeyse Dosya Nasıl Yönetilir?
Dosyada ara kararın tam metni, verilen sürenin kesin olup olmadığı, ihtaratın içeriği, defterlerin türü, bulunduğu yer ve daha önce delil listesinde ticari defterlere dayanılıp dayanılmadığı birlikte incelenmelidir. Başka şehirde bulunma, ibrazdan vazgeçme anlamına gelmez; ancak inceleme yöntemi süresinde somutlaştırılmalıdır.
Hukuki Değerlendirme Talep Edin →Sık Sorulan Sorular
Ticari defter başka şehirdeyse mahkemeye götürmek zorunlu mu?
Her dosyada fiziki taşıma zorunlu değildir. Ara kararın içeriğine göre defterlerin bulunduğu yerde bilirkişi incelemesi, istinabe, elektronik sunum veya fiziki ibraz yöntemlerinden biri belirlenebilir. Taraf, başka şehirde bulunduğunu süresinde mahkemeye bildirmelidir.
Defter başka şehirde olduğu için kesin süre işlemeyi durdurur mu?
Hayır. Defterin başka şehirde bulunması kesin süreyi kendiliğinden durdurmaz. Süre içinde ara karara cevap verilerek inceleme yöntemi talep edilmelidir.
Mahkeme bilirkişiyi başka şehre gönderebilir mi?
Mahkeme somut dosyaya göre bilirkişinin yerinde inceleme yapmasına veya istinabe yoluyla inceleme yaptırılmasına karar verebilir. Bu yöntem otomatik değildir; mahkemenin kararına bağlıdır.
Defterlerin açık adresini yazmak gerekir mi?
Evet. Yerinde inceleme talebinin uygulanabilir olması için defterlerin bulunduğu açık adresin, sorumlu birimin ve incelemeye hazır olduğunun bildirilmesi gerekir.
E-defter için fizikî defter götürülür mü?
E-defterde elektronik dosyalar, beratlar ve doğrulama bilgileri esas alınır. Mahkemenin istediği okunabilir çıktı veya teknik format da ayrıca sunulur.
Mali müşavirde bulunan defter benim elimde değil sayılır mı?
Kural olarak hayır. Tacirin defterleri saklama ve incelemeye açma yükümlülüğü sürer. Defterlerin mali müşavir nezdinde olduğu adres ve belgeyle açıklanabilir.
Defterleri kargoyla mahkemeye gönderebilir miyim?
Mahkemenin talimatı olmadan asıl ticari defterlerin kontrolsüz kargoya verilmesi uygun değildir. Fiziki teslim isteniyorsa kalemle usul netleştirilmeli ve teslim tutanağa bağlanmalıdır.
Mahkeme yalnız uyuşmazlıkla ilgili kayıtları inceleyebilir mi?
Evet. TTK m.84, uyuşmazlıkla ilgili kısımların incelenmesini ve gerektiğinde suret alınmasını düzenler.
Defterlerin tamamı hangi hâllerde incelenebilir?
TTK m.85 kapsamında özellikle miras, mal ortaklığı ve şirket tasfiyesi gibi malvarlığı uyuşmazlıklarında tüm içeriğin incelenmesi gündeme gelebilir.
Defter ibraz edilmezse ne olur?
HMK m.220 ve ticari defterler bakımından HMK m.222 kapsamında aleyhe ispat sonuçları doğabilir. Sonuç, ara kararın içeriği ve somut dosyadaki diğer delillerle birlikte belirlenir.
Yerinde inceleme talebi reddedilirse ne yapılır?
Mahkemenin belirlediği yeni yönteme süresinde uyulmalı; usule ilişkin itirazlar açıkça dosyaya kaydedilmelidir. Mahkeme kararını yok sayarak işlem yapmamak risklidir.
Başka şehirde inceleme yargılamayı uzatır mı?
Talep açık adres, defter listesi ve masraf beyanıyla somutlaştırılmışsa inceleme planlı biçimde yürütülebilir. Süresiz erteleme istemek yerine derhâl uygulanabilir inceleme yöntemi teklif edilmelidir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
