B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İstinafta Davalar Birleştirilebilir mi? Güncel HMK 166/5 ve 357 | 2026

Kısa ve net cevap: İstinaf aşamasında davaların birleştirilmesi genel olarak HMK m.357/1 ile sınırlıdır; ancak kanun açık istisnalar tanır. Ayrıca 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla güncellenen HMK m.166/5, istinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken bağlantılı davaların da HMK m.166 kapsamında birleştirilebilmesine karar verilebileceğini açıkça düzenler. Bu durumda istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen BAM dairesinde yapılır.

Güncel mevzuat kontrol tarihi: 23 Eylül 2026. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun değişiklikleri nedeniyle eski tarihli kaynaklarda HMK m.166 ve m.168 farklı görülebilir. Bu yazı güncel kanun metni esas alınarak hazırlanmıştır.

  1. Davaların birleştirilmesi nedir?
  2. HMK 166 bağlantı şartı
  3. 2026 değişikliği ne getirdi?
  4. İstinafta birleştirme yasağı var mı?
  5. HMK 357 ile HMK 166 nasıl birlikte uygulanır?
  6. Ayrı BAM dairelerindeki dosyalar birleştirilebilir mi?
  7. Hangi daire incelemeye devam eder?
  8. Bağlantı nasıl belirlenir?
  9. Birleştirme talebini kim yapabilir?
  10. Resen birleştirme mümkün mü?
  11. Ayrı yargı çevrelerindeki davalar
  12. Birleştirme kararına kanun yolu
  13. HMK 168’in 2026 değişikliği
  14. UYAP’ta birleştirme nasıl görünür?
  15. Sık sorulan sorular

Davaların Birleştirilmesi Ne Demektir?

Birleştirme, aralarında kanunun aradığı bağlantı bulunan iki veya daha fazla davanın usul ekonomisi ve çelişkili kararların önlenmesi amacıyla aynı yargılama çatısı altında birlikte yürütülmesidir. Birleştirme, davaların maddi hukuk bakımından tek hak hâline gelmesi anlamına gelmez; her talebin bağımsız niteliği korunabilir.

HMK m.166 birleştirmenin şartlarını ve farklı yargı çevrelerindeki davalar bakımından usulünü düzenler. 2026 yılında yapılan değişiklikler, özellikle BAM incelemesindeki bağlantılı dosyalar yönünden önemli yeni açıklık getirmiştir.

HMK m.166/1: Aynı Yargı Çevresindeki Davalar

Güncel HMK m.166/1’e göre aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı varsa davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir.

16 Temmuz 2026 değişikliğiyle, ilk davanın açıldığı mahkemenin birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olacağı hükmü de güncellenmiştir. Bu, birleştirmenin hangi dosya üzerinde sürdürüleceğini belirler.

Bağlantı Ne Zaman Vardır?

HMK m.166/4, bağlantının ölçütünü açıkça düzenler. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması hâlinde bağlantı var sayılır.

Örneğin aynı sözleşme ilişkisinden doğan farklı talepler, aynı olaydan kaynaklanan tazminat dosyaları veya bir dosyadaki hukuki sonucun diğer dosyanın sonucunu doğrudan etkilediği hâller bağlantı doğurabilir. Sadece taraflardan birinin aynı olması tek başına her zaman yeterli değildir.

HMK m.357/1 İstinafta Birleştirme Konusunda Ne Diyor?

HMK m.357/1, BAM hukuk dairelerinde karşı dava açılamayacağını, müdahale talep edilemeyeceğini ve ıslah yapılamayacağını düzenlerken; davaların birleştirilmesi bakımından HMK m.166/1 hükmünü saklı tutar. Bu nedenle istinafta birleştirme yasağı mutlak değildir.

Üstelik 2026 tarihli güncel HMK m.166/5, istinaf aşamasında farklı dairelerde incelenmesi gereken bağlantılı dosyalar için açık özel düzenleme getirmiştir. Bu iki hüküm birlikte okunmalıdır.

2026’da HMK m.166/5 Ne Değiştirdi?

16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla güncellenen HMK m.166/5’e göre, istinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da m.166 hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir.

Bu hüküm güncel uygulama bakımından önemlidir. Eski kaynaklarda “farklı BAM dairelerindeki dosyalar hiçbir şekilde birleştirilemez” şeklinde genelleme görülürse 2026 sonrası kanun metniyle mutlaka karşılaştırılmalıdır.

Birleştirme Sonrası Hangi BAM Dairesi İnceler?

HMK m.166/5 bu soruya doğrudan cevap verir. Birleştirme hâlinde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen BAM dairesinde yapılır.

Dolayısıyla yalnız ilk dosyanın tarihine veya daire numarasına bakılarak otomatik sonuç çıkarılmaz. Birleştirilen davalar arasındaki asıl hukuki ilişkinin hangi dosyada bulunduğu belirlenmelidir.

“Asıl Hukuki İlişki” Nasıl Belirlenir?

Asıl hukuki ilişki, diğer taleplerin kaynaklandığı veya onların sonucunu etkileyen temel hukuki bağdır. Örneğin bir sözleşmenin geçerliliği hakkında verilen karar başka bir tazminat dosyasının sonucunu belirliyorsa sözleşmenin geçerliliğine ilişkin uyuşmazlık asıl ilişki niteliği taşıyabilir.

Bu belirleme dosya bazında yapılır. Mahkeme taleplerin kaynağını, hukuki sebeplerini ve bir kararın diğerine etkisini inceler.

Aynı BAM İçindeki Farklı Hukuk Daireleri Birleştirme Yapabilir mi?

Güncel HMK m.166/5, istinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların birleştirilebilmesini açıkça kabul eder. Dolayısıyla bağlantılı dosyaların örneğin farklı uzmanlık dairelerine tevzi edilmiş olması tek başına birleştirme engeli değildir.

Birleştirme kararı verildiğinde hangi dairenin incelemeye devam edeceği m.166/5’teki asıl hukuki ilişki ölçütüne göre belirlenir.

Farklı BAM Yargı Çevrelerindeki Dosyalar Ne Olur?

HMK m.166/2, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar arasında bağlantı varsa birleştirme talebinin ikinci davanın açıldığı mahkemeden istenebileceğini düzenler. İlk davanın açıldığı mahkeme, kabul ve kesinleşme sonrasında birleştirmeyle bağlı hâle gelir.

İstinaf aşamasında farklı BAM yargı çevrelerinin söz konusu olması hâlinde dosyanın niteliği, ilk derece birleştirme süreci ve güncel m.166/5 birlikte değerlendirilmelidir. Yargı çevresi ve daire iş bölümü teknik olarak ayrıca kontrol edilir.

Birleştirme Talebini Taraflar mı Yapmak Zorunda?

HMK m.166/1 aynı yargı çevresindeki bağlantılı davalarda birleştirmenin talep üzerine veya mahkemece kendiliğinden yapılabileceğini düzenler. Bu nedenle taraf talebi tek yol değildir.

BAM aşamasında da bağlantılı dosyaların varlığı mahkemece fark edilebilir. Ancak birleştirme şartlarının gerçekten bulunup bulunmadığı ve dosyaların hangi dairede toplanacağı kanuni ölçütlerle gerekçelendirilmelidir.

Birleştirme Her Bağlantılı Dosyada Zorunlu mu?

Hayır. Bağlantı bulunması birleştirmenin hukuki zemini olmakla birlikte yargılamanın aşaması, usul ekonomisi, gecikme riski ve davaların birlikte görülmesinin gerçekten yararlı olup olmadığı değerlendirilir. Kanunun “birleştirilebilir” ifadesi takdir alanı bulunduğunu gösterir.

Birleştirme, daha hızlı karar verecek dosyayı gereksiz yere geciktirecek veya uyuşmazlıkları karmaşıklaştıracaksa mahkeme şartları somut olarak değerlendirir.

İstinafta Birleştirme ile Yeni İddia İleri Sürmek Aynı mı?

Hayır. Birleştirme mevcut iki davanın birlikte incelenmesidir. Yeni iddia, savunma veya karşı dava kurmak değildir. HMK m.357’nin yeni iddia ve savunma yasağı birleştirme kararıyla ortadan kalkmaz.

Her bir dosyanın ilk derece yargılamasında oluşmuş talep ve savunma çerçevesi korunur. BAM, dosyaları birleştirdi diye taraflar yeni uyuşmazlık konuları ekleyemez.

İstinafta Birleştirme ile Islah Aynı mı?

Hayır. Islah tarafın kendi usul işlemini düzeltmesidir; birleştirme ise bağlantılı ayrı davaların birlikte görülmesidir. HMK m.357/1 istinafta ıslahı yasaklarken birleştirme için kanuni istisna tanır.

İstinafta ıslah yasağının ayrıntıları İstinafta Islah Yapılabilir mi? rehberimizde açıklanmıştır.

Birleştirme Kararına Karşı Kanun Yolu Var mı?

2026’da değiştirilen HMK m.168 bu konuda güncel kuralları getirir. Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki ilk derece mahkemelerinin birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir.

İlk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf; BAM’ın birleştirme ve ayırma kararlarına karşı ise temyiz yoluna ancak hükümle birlikte gidilebilir. Kanun ayrıca bu hususun tek başına BAM’da hükmün kaldırılarak esastan incelenmesi veya Yargıtayda bozma sebebi teşkil etmeyeceğini düzenler.

HMK m.168 Değişikliği Neden Önemli?

Eski tarihli makalelerde birleştirme ve ayırma kararlarının kanun yolu rejimi farklı anlatılabilir. 16 Temmuz 2026 tarihli değişiklik sonrası güncel m.168 metni esas alınmalıdır.

Bu nedenle 2026 ve sonrasında hazırlanacak istinaf/temyiz dilekçelerinde eski bilgi kullanılmamalıdır.

Birleştirme Kararı Kesinleşmeden Dosyalar Fiilen Birleşir mi?

Güncel m.166 metni, ilgili mahkemenin birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olacağını belirtir. Bu nedenle kararın kesinleşme aşaması dosya akışı bakımından önem taşır.

UYAP’ta birleştirme kararı verilmiş görünse bile, kanun yolu ve kesinleşme kayıtları tamamlanmadan hangi dosyanın ana dosya olarak devam edeceği ayrıca kontrol edilmelidir.

UYAP’ta Birleştirme Nasıl Görülür?

Birleştirme kararı sonrasında dosyalardan biri ana dosya üzerinden yürümeye devam eder; diğer dosyada hangi esasla birleştirildiğine ilişkin kayıt bulunabilir. UYAP safahatı, karar evrakı ve yeni esas bağlantıları birlikte incelenmelidir.

Yazı işleri yönetmeliğinde de birleştirme hâlinde esas kayıtlarına gerekli açıklamaların yapılması ve işlemlerin birleştirilen dosya üzerinden sürdürülmesi öngörülür.

Birleştirme Kararı Verildikten Sonra Duruşma Ne Olur?

Dosyalar birleştirildiğinde ana dosyanın usul aşamasına göre duruşma veya dosya incelemesi planlanır. BAM’da duruşmalı inceleme gerekiyorsa HMK m.356-358 hükümleri uygulanır; duruşmasız karar hâllerinde HMK m.353 çerçevesinde işlem yapılabilir.

Birleştirme, her iki dosyada ayrı ayrı duruşma yapılacağı anlamına gelmez; amaç zaten bağlantılı incelemeyi tek süreçte yürütmektir.

Birleştirme Talebinde Hangi Bilgiler Yer Almalıdır?

Talepte her iki dosyanın mahkemesi, esas numarası, tarafları ve uyuşmazlık konusu açıkça belirtilmelidir. Bağlantının hangi maddi veya hukuki sebepten doğduğu, bir dosyadaki kararın diğerini nasıl etkilediği açıklanmalıdır.

İstinaf aşamasında ayrıca dosyaların hangi BAM dairelerinde bulunduğu ve HMK m.166/5 kapsamında asıl hukuki ilişkinin hangi uyuşmazlıkta olduğu somutlaştırılabilir.

Birleştirme Talebi Redde Uğrarsa Ne Olur?

Birleştirme talebinin reddi hâlinde dosyalar ayrı yürümeye devam eder. Bu ara kararın kanun yolu rejimi HMK m.168’in güncel metni ve nihai hükümle bağlantısı üzerinden değerlendirilir.

Ret, davaların esasına ilişkin bir ret değildir. Tarafların maddi talepleri her dosyada kendi usul çerçevesinde incelenir.

Birleştirme ile Daire İş Bölümü Nasıl Birlikte Uygulanır?

Normalde BAM hukuk daireleri arasında uyuşmazlık türlerine göre iş bölümü bulunur. HMK m.166/5’in 2026 düzenlemesi, bağlantılı davalar farklı dairelerin iş bölümüne girse bile birleştirme yapılabilmesine özel bir zemin sağlar.

Birleştirme sonrasında hangi dairenin dosyaları inceleyeceği konusunda kanun “asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen daire” ölçütünü getirmiştir. Böylece farklı uzmanlık alanlarına temas eden bağlantılı uyuşmazlıklarda tek heyet üzerinden tutarlı sonuç hedeflenir.

Birleştirme Kararı Yargılamayı Baştan Başlatır mı?

Hayır. Birleştirme, daha önce yapılmış usul işlemlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Dosyalar geldikleri aşamadan bağlantılı biçimde yürütülür. Her dosyada verilen dilekçeler, deliller ve ara kararlar kendi hukuki etkilerini korur.

BAM’da birleştirme yapılmış olması da ilk derece yargılamasını sıfırlamaz. İnceleme istinaf sınırları içinde devam eder.

2026 Değişikliğinden Önce Açılmış Dosyalarda Hangi Metin Uygulanır?

Usul kanunlarında değişikliğin zaman bakımından uygulanması, yürürlük ve geçiş hükümleriyle birlikte değerlendirilir. 7589 sayılı Kanunun geçici hükümleri bazı değişiklikler için özel geçiş kuralları getirmiştir. Bu nedenle dava açılış tarihi tek başına yeterli olmayabilir; birleştirme veya kanun yolu işleminin hangi tarihte yapıldığı ve değişikliğin yürürlük hükmü birlikte incelenmelidir.

31 Temmuz 2026 sonrasında verilecek birleştirme ve kanun yolu kararlarında güncel HMK m.166 ve m.168 metninin kontrol edilmesi gerekir. Eski dilekçe şablonlarının otomatik kullanılması, özellikle BAM birleştirme/ayırma kararlarına karşı kanun yolu konusunda hata yaratabilir.

Birleştirme Talebi Zamanaşımını Etkiler mi?

Birleştirme, zaten açılmış davaların usulen birlikte yürütülmesine ilişkindir. Her dava bakımından zamanaşımının kesilmesi veya hak düşürücü sürenin korunması, o davanın kendi açılış tarihi ve maddi hukuk kuralları üzerinden belirlenir. Birleştirme kararı verilmesi yeni bir dava açılış tarihi yaratmaz.

Bu nedenle bir dosyanın diğerine bağlanması, ilk davada hiç ileri sürülmemiş bağımsız bir talebin zamanaşımını geriye dönük olarak kesmez. Yeni talep gerekiyorsa bunun ayrı usul işlemleri ve süreleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Birleştirme Hâlinde Harç ve Yargılama Giderleri Ne Olur?

Birleştirme, dosyaların daha önce doğmuş harç ve yargılama giderlerini yok etmez. Her davada yapılan masraflar ve alınan harçlar nihai karar aşamasında ilgili talep ve taraflar bakımından değerlendirilir. Birleştirme sonrası ortak yapılan bilirkişi, tebligat veya duruşma giderlerinin hangi dosya ve tarafla ilişkilendirileceği mahkeme kayıtlarında gösterilir.

BAM aşamasında da istinaf harç ve giderleri her başvurunun niteliğine göre korunur. Birleştirme kararı, eksik istinaf harcını kendiliğinden tamamlamaz veya ayrı başvuruların usul şartlarını ortadan kaldırmaz.

Birleştirilen Dosyalarda Tek Karar mı Verilir?

Birleştirilen davalar aynı dosya üzerinden birlikte incelenebilir ve çoğu durumda ortak karar metninde sonuçlandırılabilir. Ancak her bir asli talep ve dava bakımından hüküm fıkrasının açık, infaza elverişli ve hangi taraf hakkında hangi sonucun verildiğini gösterecek şekilde kurulması gerekir.

Birleştirme nedeniyle talepler birbirine karışmamalıdır. Özellikle farklı taraf kombinasyonlarının bulunduğu dosyalarda vekâlet ücreti, yargılama gideri ve kanun yolu sınırı her talep bakımından ayrıca önem taşıyabilir.

Birleştirme Sonrası Dosyalardan Biri Feragatle Sona Ererse Ne Olur?

Birleştirme, her davanın bağımsız usulî kimliğini tamamen ortadan kaldırmadığı için taraflardan birinin yalnız belirli davadaki talebinden feragat etmesi diğer davanın da otomatik sona ermesi sonucunu doğurmaz. Feragatin kapsamı ve hangi talebe yöneldiği açıkça belirlenmelidir.

Diğer bağlantılı dava kendi koşulları içinde devam edebilir. BAM, kalan uyuşmazlık bakımından birleştirmenin sürdürülmesinin anlamlı olup olmadığını mevcut usul durumuna göre değerlendirir.

Sonuç

İstinafta davaların birleştirilmesi mutlak biçimde yasak değildir. HMK m.357/1, HMK m.166/1’i saklı tutar; 16 Temmuz 2026 değişikliği sonrası HMK m.166/5 ise ayrı BAM dairelerinde incelenmesi gereken bağlantılı davaların da birleştirilebilmesini açıkça düzenler.

Birleştirme hâlinde inceleme, uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen BAM dairesinde yürütülür. Kanun yolu rejimi için güncel HMK m.168 mutlaka dikkate alınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

İstinafta dosyalar birleştirilebilir mi?

Evet, HMK m.166 ve m.357’deki şartlar çerçevesinde mümkündür.

Farklı BAM dairelerindeki dosyalar birleşebilir mi?

Güncel HMK m.166/5 bunu açıkça düzenler.

Birleşince hangi daire bakar?

Asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen BAM dairesi.

Bağlantı ne demektir?

Davaların aynı/benzer sebeplerden doğması veya birindeki hükmün diğerini etkilemesi bağlantı sayılır.

Birleştirme talep olmadan yapılabilir mi?

HMK m.166/1 şartlarında mahkeme resen de karar verebilir.

Birleştirme yeni dava açmak mıdır?

Hayır. Mevcut bağlantılı davaların birlikte yürütülmesidir.

Birleştirmeyle yeni iddia ileri sürülür mü?

Hayır. HMK m.357’deki yeni iddia-savunma yasağı devam eder.

BAM’ın birleştirme kararına hemen temyiz var mı?

Güncel HMK m.168’e göre BAM birleştirme/ayırma kararları hakkında temyiz ancak hükümle birlikte gündeme gelir.

Birleştirme kararı tek başına bozma sebebi mi?

HMK m.168, bu hususun tek başına bozma sebebi oluşturmadığını açıkça düzenler.

2026 öncesi makaleler güvenilir mi?

HMK m.166 ve m.168 bakımından 16 Temmuz 2026 değişikliği nedeniyle güncel metinle karşılaştırılmalıdır.

Resmî Kaynaklar

Hukukçu incelemesi: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 23 Eylül 2026 tarihinde 7589 sayılı Kanun değişiklikleri sonrası güncel HMK m.166, m.168 ve m.357 metinleri esas alınarak hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki hukuki işler görev, yetki ve temsil kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp