B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Patent Sicili Aleni mi? Devir ve Lisans Ne Zaman Üçüncü Kişilere Karşı Geçerli Olur? SMK 106 | 2026

Kısa ve net cevap: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.106, patent başvurusu ve patent sicilinin hukuki etkisini beş ayrı fıkrada düzenler. Sicil alenidir. Devir, lisans ve patent veya başvuruyu etkileyen iradi ya da mecburi tasarruflar, SMK m.111/1 saklı kalmak üzere, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sicile kayıt tarihinden itibaren hüküm doğurur. Patent veya başvurunun sağladığı haklar usulüne uygun biçimde sicile kaydedilmedikçe iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Hakkını ileri süren kişi patent veya başvuru numarasını karşı tarafa bildirmek; ürün, etiket, ambalaj, ilan, reklam veya basılı evrak üzerinde patent koruması bulunduğu izlenimini veren kişi de ilgili numarayı belirtmek zorundadır.

Kanun Maddesi – 6769 sayılı SMK m.106

m.106/1: Patent başvuruları ve patent sicile kaydedilir; sicil alenidir. Talep ve ücret şartıyla patentin onaylı sureti verilir.
m.106/2: SMK m.111/1 saklı kalmak üzere, devirler, lisanslar ve başvuru veya patenti etkileyen iradi ya da mecburi tasarruflar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sicile kayıt tarihinden itibaren hüküm doğurur.
m.106/3: Patent başvurusu veya patentin sağladığı haklar usulüne uygun şekilde sicile kaydedilmedikçe iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
m.106/4: Hakkı ileri süren kişi patent veya başvuru numarasını karşı tarafa bildirmek zorundadır.
m.106/5: Ürün, etiket, ambalaj, ilan, reklam veya basılı evrakta patent koruması bulunduğu izlenimi veren kişi patent veya başvuru numarasını belirtmek zorundadır.

Maddeye özgü sonuç: SMK 106 bir “sicil tutulur” hükmünden ibaret değildir. Maddenin asıl önemi, kayıt tarihini iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hukuki etki bakımından belirleyici hâle getirmesi ve patent iddiasının numarayla somutlaştırılmasını zorunlu kılmasıdır.

Patent sicilinin aleniliği ne anlama gelir?

SMK m.106/1, patent başvuruları ve patentlerin sicile kaydedileceğini ve sicilin aleni olduğunu açıkça söyler. Aleniyet, patent sisteminde yalnız hak sahibinin değil üçüncü kişilerin de hukuki durumu görebilmesini sağlar. Bir yatırımcı, lisans almayı düşünen şirket, patent devralacak kişi veya uyuşmazlık öncesi inceleme yapan avukat güncel hak sahipliği ve kayıtlı işlemleri sicil üzerinden denetleyebilir.

Aleniyet, sicilde görülen her kaydın patentin teknik olarak hükümsüz kılınamayacağı anlamına gelmez. Sicil, hak ve kayıtlı tasarrufların resmî görünümünü sağlar; patentlenebilirlik şartları veya hükümsüzlük sebepleri ise farklı normlara tabidir. Bu nedenle bir patent satın alınırken “sicilde tescilli” olmak ile “hükümsüzlük riski taşımamak” aynı kontrol değildir.

Kanun ayrıca talep ve ücret şartıyla patentin onaylı suretinin verileceğini düzenler. Mahkeme dosyasında, devir işleminde veya kurumsal due diligence çalışmasında yalnız ekran görüntüsüne dayanmak yerine gerektiğinde onaylı suret alınması ispat güvenliğini artırır.

Patent devri ne zaman üçüncü kişilere karşı hüküm doğurur?

Patent veya patent başvurusunun devri bakımından en kritik cümle m.106/2’dedir. Taraflar kendi aralarında devir sözleşmesini imzalamış olabilir; ancak iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hukuki etki, kanunun açık ifadesiyle sicile kayıt tarihinden itibaren doğar. Bu nedenle imza tarihi ve sicile kayıt tarihi farklı hukuki fonksiyonlara sahiptir.

Örneğin patent sahibi A ile B arasında devir sözleşmesi imzalanmış, fakat devir uzun süre sicile kaydedilmemiş olsun. Bu süreçte sicile güvenerek hak üzerinde işlem yapan iyiniyetli üçüncü kişi bakımından m.106/2-3 gündeme gelir. B’nin yalnız özel sözleşmeye dayanması her durumda üçüncü kişiye karşı yeterli olmayabilir. Kanunun amacı ticari dolaşımda sicile güveni korumaktır.

Devir dosyasında en az devir sözleşmesi, imza yetkileri, TÜRKPATENT’e sunulan kayıt talebi, sicile kayıt tarihi ve güncel sicil çıktısı birlikte saklanmalıdır. Özellikle şirket birleşmesi, bölünmesi veya portföy devrinde yüzlerce patentin tek işlemle ekonomik olarak devredilmesi, her hakkın sicil durumunun ayrıca izlenmesi ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Lisans sözleşmesinin sicile kaydı neden önemlidir?

SMK m.106/2 lisansı da açıkça sayar. Lisans sözleşmesi patent sahibi ile lisans alan arasında sözleşmesel ilişki kurar; ancak iyiniyetli üçüncü kişilere karşı kayıt etkisi bakımından sicil tarihi önemlidir. Özellikle inhisari lisans, alt lisans yetkisi, lisansın devredilebilirliği ve sonraki devir işlemleri bakımından sicil görünümü ticari risk analizinin merkezindedir.

Patent sahibi lisans verdikten sonra patenti üçüncü kişiye devrederse, lisansın yeni hak sahibine karşı ileri sürülebilirliği incelenirken m.106’nın sicil hükümleri kritik hâle gelir. Sözleşmenin varlığı kadar, lisansın hangi tarihte sicile kaydedildiği ve üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı da önemlidir.

Lisans sözleşmesinde “sicile kayıt işlemini kim yapacak, masrafı kim taşıyacak, hangi süre içinde başvurulacak, kayıt için gerekli belgeleri kim temin edecek?” soruları açıkça düzenlenmelidir. Bu maddeler sözleşmenin ekonomik kısmı kadar önemlidir.

İradi ve mecburi tasarruflar nelerdir?

M.106/2 yalnız devir ve lisansı değil, patent başvurusu veya patenti etkileyen iradi veya mecburi tasarrufları da kapsar. Bu ifade, patent üzerindeki hukukî durumun yalnız iki taraflı ticari sözleşmelerden ibaret olmadığını gösterir. Rehin, cebrî icra kaynaklı işlemler veya yetkili makam kararlarının patent üzerindeki etkisi ilgili özel mevzuatla birlikte değerlendirilir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, her özel hukuk işleminin kendiliğinden aynı kayıt prosedürüne tabi olduğu varsayımına düşmemektir. Önce işlemin niteliği belirlenmeli; sonra SMK, uygulama yönetmeliği ve ilgili özel mevzuat uyarınca hangi belgenin ve hangi kayıt yolunun gerekli olduğu kontrol edilmelidir.

İyiniyetli üçüncü kişi koruması nasıl çalışır?

SMK 106/2 ve 106/3’ün ortak anahtar kavramı iyiniyetli üçüncü kişidir. Kanun, sicile kaydedilmemiş hak veya tasarrufun üçüncü kişiye karşı sınırsız biçimde ileri sürülmesine izin vermez. Bununla birlikte “iyiniyet” somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir; üçüncü kişinin hakkı bildiği veya bilmesi gerektiği iddiası ayrı bir ispat tartışması doğurabilir.

Bu nedenle uyuşmazlıkta yalnız sicil kaydının bulunup bulunmadığına değil, üçüncü kişinin işlem tarihindeki bilgi durumuna da bakılır. Yazılı bildirimler, sözleşme müzakereleri, ihtarnameler, due diligence belgeleri ve patent numarasının açıkça paylaşıldığı yazışmalar somut olaya göre önem kazanabilir.

M.106/3’teki “usulüne uygun şekilde sicile kaydedilmedikçe” ifadesi de önemlidir. Eksik, yanlış patent numarasıyla yapılmış veya henüz tamamlanmamış kayıt başvurusunun üçüncü kişiye karşı hangi sonucu doğuracağı, fiilî durum ve Kurum kayıtları üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.

Patent numarasını bildirme yükümlülüğü

SMK m.106/4, patent başvurusu veya patentten doğan hakkı ileri süren kişiye özel bir yükümlülük getirir: ilgili patent veya başvuru numarası karşı tarafa bildirilmelidir. Bu yükümlülük, patent ihtarnamelerinde son derece önemlidir. “Patent hakkımızı ihlal ediyorsunuz” şeklindeki soyut bir bildirim yerine hangi başvuru veya patente dayanıldığı numarayla belirtilmelidir.

Numaranın doğru olması kadar, bildirilen hakkın gerçekten ilgili ürün veya yöntemle bağlantılı olması da önemlidir. Farklı aile üyelerine, sona ermiş haklara veya ürünle ilgisiz patentlere dayanarak belirsiz ihtar gönderilmesi ticari uyuşmazlığı büyütebilir. İhtar öncesinde sicil statüsü, yıllık ücretler, patentin geçerlilik durumu ve istem kapsamı kontrol edilmelidir.

Ürün ve reklamlarda patent beyanı

SMK m.106/5, ürün, etiket, ambalaj, ilan, reklam veya basılı evrak üzerinde patent başvurusu ya da patent koruması bulunduğu izlenimini veren beyanlar için numara belirtme zorunluluğu getirir. Bu hüküm “patent pending”, “patentli ürün”, “patent korumalı” gibi ifadelerin kullanılmasında doğrudan önem taşır.

Bir ürün üzerinde yalnız “patentli” yazılması ve hangi patentin kastedildiğinin anlaşılmaması m.106/5 bakımından sorun yaratır. Pazarlama birimi ile patent portföyünü yöneten ekip arasında güncel bir eşleştirme yapılmalıdır. Patent sona erdiğinde, başvuru reddedildiğinde veya ürün artık farklı teknoloji kullandığında ambalaj ve web sayfalarındaki patent beyanları da güncellenmelidir.

Patent satın almadan önce due diligence nasıl yapılır?

Patent devir veya yatırım incelemesinde sicil kontrolü tek bir “evet/hayır” sorusu değildir. İnceleme en az şu başlıkları içermelidir:

  • Güncel patent veya başvuru sahibi kimdir?
  • Devir zincirinde sicile kaydedilmemiş işlem var mıdır?
  • İnhisari veya inhisari olmayan lisans kaydı bulunuyor mu?
  • Rehin, haciz veya başka tasarruf kaydı var mı?
  • Yıllık ücretler ve koruma süresi güncel mi?
  • Patent hakkında hükümsüzlük veya hak sahipliği uyuşmazlığı bulunuyor mu?
  • Satıcı gerçekten devretme yetkisine sahip mi?
  • Patent numarası, istem kapsamı ve ticari ürün eşleşiyor mu?

Sicil incelemesi, sözleşme garantilerinin yerine geçmez. Devir sözleşmesinde satıcının hak sahipliği, mevcut lisanslar, uyuşmazlıklar, yıllık ücretler ve üçüncü kişi hakları hakkında açık beyan ve tekeffül hükümleri ayrıca kurulmalıdır.

Somut uyuşmazlık senaryoları

Senaryo 1: Devir sözleşmesi imzalandı fakat sicile kaydedilmedi

A şirketi patentini B şirketine devrediyor; sözleşme imzalanıyor ancak kayıt işlemi yapılmıyor. Daha sonra sicilde A’yı hak sahibi gören C şirketi iyi niyetle patent üzerinde başka bir işlem yapıyor. Bu uyuşmazlıkta m.106/2-3 doğrudan merkezî hükümlerdir. B’nin sözleşmesel hakkı ile C’nin sicile güvenen üçüncü kişi konumu ayrı ayrı incelenir.

Senaryo 2: Lisans alan şirket patentin yeni sahibine karşı lisansı ileri sürüyor

Patent sahibi lisans veriyor, sonra patenti üçüncü kişiye devrediyor. Lisans sicile kaydedilmişse kayıt tarihi yeni hak sahibine karşı hukuki etki bakımından önemli bir delildir. Lisans kaydedilmemişse yeni hak sahibinin iyiniyeti ve olayın diğer şartları tartışılır.

Senaryo 3: Üründe “patentli” yazıyor ancak numara yok

Şirket ambalajında “patent korumalı teknoloji” ibaresi kullanıyor ancak numara belirtmiyor. SMK 106/5 doğrudan numara belirtme yükümlülüğü öngörür. Pazarlama materyali, ilgili patent numarası ve güncel sicil statüsüyle eşleştirilmelidir.

Senaryo 4: İhtarnamede yanlış patent numarası

Hak sahibi rakibe ihtar gönderiyor ancak metinde başka bir patent ailesine ait numara yer alıyor. M.106/4 bakımından hakkın hangi patentten doğduğunun doğru biçimde bildirilmesi gerekir. Hata fark edildiğinde yeni ve doğru bildirim yapılması; önceki ihtarın uyuşmazlığa etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Dava ve ihtiyati tedbir öncesi sicil kontrolü

Patent hakkına dayanılarak dava, ihtiyati tedbir veya delil tespiti talep edilecekse hak sahibinin aktif husumet sıfatı ve patentin güncel statüsü dava tarihine yakın bir sicil kaydıyla doğrulanmalıdır. Yakın tarihte devir yapılmışsa sicile kayıt tarihi özellikle önemlidir.

İnhisari lisans alanın dava yetkisi gibi meseleler ise yalnız m.106 ile çözülemez; lisans sözleşmesi ve SMK’nın dava hakkına ilişkin özel hükümleri ayrıca incelenir. Bu ayrım, her sicil kaydının otomatik dava yetkisi yarattığı şeklindeki hatalı sonucu önler.

SMK 106 bakımından sık yapılan hatalar

HataDoğru yaklaşım
Devir sözleşmesi imzalanınca üçüncü kişilere karşı sonuç doğduğunu varsaymakİyiniyetli üçüncü kişilere karşı sicile kayıt tarihini esas almak
Sicil kaydını patentin teknik geçerlilik garantisi saymakSicil ile hükümsüzlük/patentlenebilirlik analizini ayırmak
Patent ihtarında numara vermemekSMK 106/4 gereği başvuru veya patent numarasını bildirmek
Ambalajda “patentli” ibaresini numarasız kullanmakSMK 106/5 uyarınca ilgili numarayı belirtmek
Lisans sözleşmesi sonrası kayıt işlemini yıllarca bekletmekÜçüncü kişilere karşı etki için sicil kaydını geciktirmemek

Patent sicili ile ticaret sicili aynı şey değildir

Patent sahibi bir şirket olduğunda, şirketin ticaret sicilindeki değişiklikleri ile patent sicilindeki kayıtların birbirinden ayrı sistemlerde yürüdüğü unutulmamalıdır. Şirket unvanı değişmiş, birleşme gerçekleşmiş veya tüzel kişilik yapısı değişmiş olabilir; bu durum patent sicilinin kendiliğinden her zaman aynı anda güncellendiği anlamına gelmez. Kurumsal yeniden yapılanma sonrasında patent portföyünün TÜRKPATENT kayıtlarıyla karşılaştırılması gerekir.

Özellikle birleşme ve bölünme işlemlerinde patentlerin hangi şirkete geçtiği, ticaret sicili ve işlem belgeleri üzerinden netleştirilmeli; ardından TÜRKPATENT sicilinde doğru hak sahibi kaydı sağlanmalıdır. Sicilde eski unvan veya eski hak sahibi kalması, devir ve lisans işlemlerinde gereksiz uyuşmazlık ve belge eksikliği yaratabilir.

Patent sicil kaydının yatırım ve şirket satın almalarındaki önemi

Bir şirket satın alınırken bilanço üzerinde “fikrî mülkiyet” kalemi görmek patent portföyünün gerçekten şirkete ait olduğunu kanıtlamaz. Her patent ve başvuru için güncel sicil kaydı, devir zinciri, mevcut lisanslar, rehinler ve devam eden uyuşmazlıklar ayrı incelenmelidir. Özellikle önemli gelir üreten tek bir patent üzerinde sicile kaydedilmiş inhisari lisans bulunması, patent devralınsa bile ekonomik kullanım imkânını ciddi biçimde etkileyebilir.

Bu nedenle due diligence raporunda her patent için “kayıtlı hak sahibi”, “sözleşmedeki hak sahibi”, “sicile kayıtlı lisans”, “diğer tasarruflar”, “koruma süresi” ve “uyuşmazlık” başlıkları ayrı satırlarda gösterilmelidir. SMK 106’nın üçüncü kişilere karşı etki hükümleri yatırım sözleşmesindeki garanti ve tazminat maddeleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Patent numarası bildirimindeki hata nasıl yönetilmelidir?

İhtarname, lisans teklifi veya ürün üzerindeki patent ibaresinde yanlış numara kullanılmışsa hata fark edildiğinde gecikmeden düzeltilmiş bildirim yapılmalıdır. Çünkü SMK 106/4-5’in amacı, muhatabın hangi sınai mülkiyet hakkının ileri sürüldüğünü açıkça belirleyebilmesidir. Birden fazla patent ailesi bulunan şirketlerde yalnız başvuru adıyla yetinmek yerine ülke, başvuru/patent numarası ve güncel statü birlikte kontrol edilmelidir.

Ayrıca aynı teknolojinin Avrupa patenti, ulusal doğrulaması, faydalı model veya farklı devam başvuruları bulunabilir. Ürün üzerinde genel “patented” ibaresi kullanırken gerçekten Türkiye’de koruma sağlayan doğru hak numarasının belirtilmesi gerekir; başka ülkedeki bir patent numarasının Türkiye’de koruma varmış izlenimi yaratacak biçimde kullanılması ayrı hukuki risk doğurabilir.

SMK 106’nın esas noktası: sicil kaydı üçüncü kişilere karşı ne zaman sonuç doğurur?

SMK 106/1 patent başvuruları ile patentin sicile kaydedileceğini ve sicilin aleni olduğunu düzenler. Bu aleniyet, patent portföyü incelemesinde yalnız başvuru sahibinin kendi sözleşmelerine değil TÜRKPATENT siciline de bakılması gerektiği anlamına gelir. Talep ve ücret şartları sağlandığında patentin onaylı sureti de alınabilir.

SMK 106/2 devir, lisans ve patent başvurusu ya da patenti etkileyen iradi veya mecburi tasarrufların, SMK 111/1 saklı kalmak üzere, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sicile kayıt tarihinden itibaren hüküm doğuracağını söyler. Sözleşmenin taraflar arasında daha önce imzalanmış olması ile iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi aynı konu değildir. Bu nedenle özellikle yatırım, birleşme-devralma, lisans ve teminat işlemlerinde “sözleşme tarihi” ile “sicil kayıt tarihi” ayrı sütunlarda izlenmelidir.

SMK 106/3 ayrıca patent başvurusu veya patentin sağladığı hakların usulüne uygun biçimde sicile kaydedilmedikçe iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini düzenler. Bu hüküm, sicil kaydının yalnız idari formalite olmadığını gösterir.

Patent numarası bildirme yükümlülüğü neden önemlidir?

SMK 106/4, haklarını ileri süren kişinin patent başvurusu veya patent numarasını karşı tarafa bildirmesini zorunlu kılar. Beşinci fıkra ise ürün, etiket, ambalaj, ilan, reklam veya basılı evrak üzerinde patent koruması varmış izlenimi veren beyan kullanılıyorsa başvuru veya patent numarasının da belirtilmesini öngörür. “Patentli ürün”, “patent pending” benzeri ifadeler pazarlama metnine rastgele eklenmemeli; gerçek dosya numarası ve güncel statü kontrol edilmelidir.

Resmî kaynak: TÜRKPATENT Mevzuat.

Sık sorulan sorular

1. Patent sicili herkese açık mı?

Evet. SMK 106/1 sicilin aleni olduğunu açıkça düzenler.

2. Patentin onaylı sureti alınabilir mi?

Evet. Talep edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla verilir.

3. Patent devri üçüncü kişilere karşı ne zaman hüküm doğurur?

SMK 106/2’ye göre iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sicile kayıt tarihinden itibaren.

4. Lisans da aynı kurala tabi mi?

Evet. M.106/2 lisansı açıkça sayar.

5. Sicile kaydedilmeyen patent hakkı üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilir mi?

Usulüne uygun kayıt yoksa iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

6. Patent ihtarında patent numarası yazılmalı mı?

Evet. M.106/4 bunu zorunlu kılar.

7. Ambalajda “patentli” ifadesi varsa numara gerekli mi?

Evet. M.106/5 uyarınca ilgili patent veya başvuru numarası belirtilmelidir.

8. Sicil kaydı patentin kesin geçerli olduğunu gösterir mi?

Hayır. Sicil hak ve kayıtlı işlemleri gösterir; hükümsüzlük ayrı hukuki incelemedir.

9. Devir sözleşmesinin tarihi mi sicil tarihi mi önemlidir?

Taraflar arası ilişki ve üçüncü kişilere karşı etki farklıdır. İyiniyetli üçüncü kişilere karşı m.106 sicile kayıt tarihini esas alır.

10. Patent satın alırken sadece sicil yeterli mi?

Hayır. Sicil yanında teknik geçerlilik, uyuşmazlık, yıllık ücret, lisans ve istem kapsamı da incelenmelidir.

Resmî kaynaklar ve ilgili yazılar

Resmî kaynak: TÜRKPATENT – 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu · TÜRKPATENT Mevzuat.

İlgili içerikler: SMK 105 – Patent başvurusunun geri çekilmesi · SMK 107 – Sürelerin kurtarılması · SMK 109 – Patent isteme hakkı · Fikri Mülkiyet Hukuku.

Hukuki kaynak notu: İçerik 28.09.2026 tarihinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.106 esas alınarak baştan yazılmıştır. Devir, lisans veya dava işleminde güncel sicil kaydı ve ilgili sözleşmenin somut hükümleri ayrıca incelenmelidir. Yazar: Av. Halil BAKIRCI, Mersin Barosu Sicil 3472.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp