İdare Mahkeme Kararını Kaç Günde Uygulamak Zorunda? İYUK m.28 | 2026
İdare Mahkeme Kararını Kaç Günde Uygulamak Zorunda? İYUK m.28 hakkında bu rehberin dayanağı İYUK m.28 hükmüdür. İdare, Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem veya eylem tesis etmek zorundadır; süre kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde 30 günü geçemez. Metin, 2026 yılı itibarıyla yürürlükteki İYUK esas alınarak hazırlanmıştır.
Net kanuni kural: İdare, Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem veya eylem tesis etmek zorundadır; süre kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde 30 günü geçemez.
Dosyaya etkisi: 30 gün idarenin dilediği kadar bekleyebileceği olağan süre değil, kanunun koyduğu azami sınırdır; mümkün olan işlem gecikmeksizin yapılmalıdır.
Net cevap ve kanuni dayanak
Uygulamadaki birçok hata, açık kanun kuralının somut tarihlere yanlış uygulanmasından doğar. İdare, Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem veya eylem tesis etmek zorundadır; süre kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde 30 günü geçemez. 30 gün idarenin dilediği kadar bekleyebileceği olağan süre değil, kanunun koyduğu azami sınırdır; mümkün olan işlem gecikmeksizin yapılmalıdır.
Maddenin amacı ve sistem içindeki yeri
Dosya kontrolünde bir sayfalık kronoloji tablosu etkili olur: işlem tarihi, tebliğ tarihi, idari başvuru tarihi, idarenin cevap tarihi, zımni ret tarihi varsa bu tarih, dava son günü ve yapılan yargısal işlemler ayrı satırlara yazılır. Bu tablo, İYUK m.28 uygulamasında tarih kaynaklı hatayı azaltır.
Kuralın kapsamı
Bir uyuşmazlığın hukuki adı ile gerçekte talep edilen sonuç aynı olmayabilir. Davacı ‘itiraz’ dediği halde hukuken iptal davası, ‘zararım ödensin’ dediği halde tam yargı davası gerekebilir. Bu nedenle başlığa değil talebin maddi içeriğine bakılarak İYUK’taki doğru dava türü ve usul seçilir.
Uygulanma şartları
İdareden gelen yazı kesin işlem mi, hazırlık işlemi mi, bilgi verme yazısı mı yoksa başvurunun reddi mi sorusu ayrıca cevaplanmalıdır. Kesin ve yürütülmesi gereken işlem şartı İYUK m.14 ilk incelemesinin temel başlıklarındandır; henüz hukuki sonuç doğurmayan hazırlık aşamasına erken dava açılması usul sorunu yaratabilir.
Somut olayda ilk yapılacak kontrol
Vekille takip edilen dosyada vekaletnamenin kapsamı ve özel yetki gerektiren işlemler ayrıca kontrol edilir. Tebligatın kime ve ne zaman yapıldığı süre hesabı bakımından önem taşır. Yurt dışındaki taraflarda konsolosluk ve elektronik tebligat imkanları da dosyanın koşullarına göre değerlendirilir.
Süre ve kronoloji yönetimi
Sonuç bölümü açık olmalıdır: hangi idari işlemin iptali, hangi miktar veya zarar kaleminin tazmini, varsa yürütmenin durdurulması ve yargılama giderleri ayrı ayrı talep edilir. Mahkemenin idare yerine geçerek yeni bir işlem kurması değil, hukuka uygunluk denetimi yapması istendiği unutulmamalıdır.
Dilekçenin kurulması
İdare, Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem veya eylem tesis etmek zorundadır; süre kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde 30 günü geçemez. Bu düzenleme, uyuşmazlığı soyut bir hakkaniyet değerlendirmesine bırakmaz; hangi hukuki koşulun aranacağını önceden belirler. Dava dosyasında kullanılan her iddia, bu kanuni koşullardan biriyle ilişkilendirilmeli ve işlemin tarih-sayısı ile tebliğ ya da öğrenme tarihi açıkça gösterilmelidir.
Delil ve belge düzeni
30 gün idarenin dilediği kadar bekleyebileceği olağan süre değil, kanunun koyduğu azami sınırdır; mümkün olan işlem gecikmeksizin yapılmalıdır. Bunun pratik anlamı, kanun metninin yalnız alıntılanması değil, hükümdeki kavramların dosyanın gerçek olgularıyla eşleştirilmesidir. İşlem, başvuru, cevap ve tebliğ evrakı ayrı kronolojik sıraya konulduğunda hem süre hesabı hem de talebin kapsamı denetlenebilir hale gelir.
Mahkemenin inceleme yöntemi
Uygulamada şu örnek kuralın sınırını gösterir: İptal kararı idareye tebliğ edildiğinde tebliğ tarihi kaydedilir ve kararın gerektirdiği yeni işlem veya geri alma süreci izlenir. Örneğin değeri, başka dosyaya otomatik sonuç taşımak değil; İYUK m.28 hükmündeki unsurun hangi somut vakıa üzerinden test edildiğini göstermesidir. Benzer görünen dosyada tarih, işlem türü veya statü farklıysa hukuki sonuç da farklılaşabilir.
Bağlantılı İYUK hükümleri
30 günlük sınırın kararın tarafça öğrenildiği tarihten değil, idareye tebliğden itibaren hesaplandığı gözden kaçırılmamalıdır. Bu risk dava açılmadan önce giderilebilir. Bunun için dava konusu işlemin tam örneği, tebliğ belgesi, varsa idari başvuru ve cevabı, yetki-görev bağlantısını gösteren bilgiler ve talebi destekleyen maddi belgeler aynı kontrol dosyasında tutulmalıdır.
Birinci uygulama örneği
Örnek 1: İptal kararı idareye tebliğ edildiğinde tebliğ tarihi kaydedilir ve kararın gerektirdiği yeni işlem veya geri alma süreci izlenir. Bu örnekte önce işlem ve tebliğ tarihi, sonra İYUK m.28 kapsamında aranan unsur, son olarak talep sonucu kontrol edilir.
İkinci uygulama örneği
Örnek 2: Aynı başlıktaki ikinci dosyada işlem türü, davacının statüsü veya tebliğ tarihi farklıysa ilk örneğin sonucu otomatik uygulanmaz. 30 gün idarenin dilediği kadar bekleyebileceği olağan süre değil, kanunun koyduğu azami sınırdır; mümkün olan işlem gecikmeksizin yapılmalıdır. Bu nedenle her dosya kendi belge ve kronolojisi üzerinden incelenir.
Sık yapılan usul hataları
Kritik hata: 30 günlük sınırın kararın tarafça öğrenildiği tarihten değil, idareye tebliğden itibaren hesaplandığı gözden kaçırılmamalıdır. Ayrıca yanlış görevli/yetkili mahkeme seçimi, sürenin yanlış başlangıçtan hesaplanması ve tebliğ belgesinin dosyaya konulmaması sık görülen usul sorunlarıdır.
Yanlış yorum ile doğru yaklaşım arasındaki fark
Delil bakımından idari yargının re’sen araştırma ilkesi tarafın dosyasını belgesiz bırakmasına izin veren bir kural değildir. Elde bulunan belgeler başlangıçta sunulmalı; idarede bulunan ve tarafın erişemediği kayıtlar açıkça tanımlanarak mahkemeden getirtilmesi istenmelidir. Elektronik tebligat ve UYAP kayıtları da tarih ispatı bakımından saklanmalıdır.
Dava öncesi kontrol listesi
Görev ve yetki, kamu düzeniyle ilişkili usul sorunlarıdır. Konu personel, taşınmaz, tam yargı veya vergi uyuşmazlığına dönüşüyorsa İYUK m.32-37 arasındaki özel yetki kuralları ayrıca incelenmelidir. Sadece davacının bulunduğu şehirden hareketle mahkeme seçmek güvenli bir yöntem değildir.
Karar veya başvuru sonrasında yapılacaklar
İdari başvuru yapılmışsa başvurunun hangi kanun maddesine dayandığı açıkça belirlenmelidir. Özellikle İYUK m.10 ile m.11 farklı işlevlere sahiptir; birinde işlem veya eylem yapılması istenirken diğerinde mevcut işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni işlem yapılması talep edilir. Süreye etkileri de buna göre hesaplanır.
SEO ve kullanıcı arama niyeti açısından kısa özet
Dava açıldıktan sonra dosya tebligatları günlük değil, hukuki süre doğuran işlemler olarak takip edilmelidir. Savunma, ara karar, bilirkişi incelemesi, duruşma veya kanun yolu bildirimi geldiğinde tebliğ tarihi aynı gün kayda alınmalı; son gün hafta sonu ve resmi tatil kontrolüyle hesaplanmalıdır.
Sonuç
Kanuni düzenlemenin amacı, idari yargılamayı öngörülebilir hale getirmektir. İYUK m.28 yönünden mahkeme önüne getirilen uyuşmazlıkta tarafın ne istediği, idarenin hangi işlemi yaptığı ve bu işlemin hangi hukuk normuyla çatıştığı üç ayrı cümleyle ifade edilemiyorsa dilekçe yeniden sadeleştirilmelidir.
İlgili site içi rehberler
- Yabani Zeytinlik Tahsisi Nasıl Yapılır?
- İdare Cevap Vermezse KDK 6 Aylık Süre Ne Zaman Başlar?
- Türk Petrol Kanununda İtiraz ve Dava Açma Usulü
Resmî kaynaklar
İYUK m.28’de genel kural: mahkeme kararının gereği gecikmeksizin ve en geç 30 günde yerine getirilir
İYUK m.28/1’e göre Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; genel kuralda bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak 30 günü geçemez.
Ancak 11 Temmuz 2026 tarihli 7588 sayılı Kanunla belirli güvenlik/personel uyuşmazlıkları için m.28/1’e özel bir cümle eklenmiştir. Bu özel kapsama giren davalarda göreve iade sonucu doğuran kararların gereği, nihai karar kesinleştikten sonra yerine getirilir. Dolayısıyla 2026 itibarıyla m.28 yazısı bu yeni istisnayı da ayrıca göstermelidir.
Sık sorulan sorular
İYUK m.28 bu konuda doğrudan uygulanır mı?
Evet. Bu rehberde açıklanan ana kural İYUK m.28 hükmüne dayanır. Somut olayda bağlantılı süre, görev, yetki ve kanun yolu hükümleri ayrıca kontrol edilir.
Dava süresi nasıl güvenli hesaplanır?
Önce dava süresini başlatan tebliğ, ilan, yayın veya özel olay kesinleştirilir; sonra özel kanun süresi olup olmadığı kontrol edilir ve İYUK m.8 süre hesabı uygulanır.
Hangi belgeler başlangıçta dosyalanmalıdır?
Dava konusu işlem, tebliğ belgesi, varsa idari başvuru ve cevap, vekaletname, zararı veya menfaat bağını gösteren belgeler ve ilgili teknik kayıtlar birlikte hazırlanmalıdır.
Yürütmenin durdurulması otomatik mıdır?
Hayır. Dava açılması işlemi kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27 şartları oluşuyorsa yürütmenin durdurulması ayrıca ve gerekçeli biçimde istenir.
Mahkeme dosyayı kendiliğinden araştırır mı?
İYUK m.20 re’sen araştırma yetkisi verir; buna rağmen taraf elindeki delilleri sunmalı ve idarede bulunan kayıtları açıkça tanımlamalıdır.
Resmî mevzuat nereden doğrulanır?
Güncel kanun metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden, yüksek idari yargıya ilişkin kurumsal bilgiler Danıştayın resmî sitesinden kontrol edilmelidir.
Dosya hazırlığında ek kontrol
Vekille takip edilen dosyada vekaletnamenin kapsamı ve özel yetki gerektiren işlemler ayrıca kontrol edilir. Tebligatın kime ve ne zaman yapıldığı süre hesabı bakımından önem taşır. Yurt dışındaki taraflarda konsolosluk ve elektronik tebligat imkanları da dosyanın koşullarına göre değerlendirilir. Delil bakımından idari yargının re’sen araştırma ilkesi tarafın dosyasını belgesiz bırakmasına izin veren bir kural değildir. Elde bulunan belgeler başlangıçta sunulmalı; idarede bulunan ve tarafın erişemediği kayıtlar açıkça tanımlanarak mahkemeden getirtilmesi istenmelidir. Elektronik tebligat ve UYAP kayıtları da tarih ispatı bakımından saklanmalıdır.
Dosya hazırlığında ek kontrol
Dava dilekçesinde olay anlatımı ile hukuki nedenler ayrılmalıdır. Önce olayların tarih sırasına göre kısa ve doğrulanabilir özeti, sonra İYUK m.28 kapsamında kanuni kural, ardından bu kuralın somut olaya uygulanması ve en sonda açık sonuç-talep yazılmalıdır. Belirsiz, alternatifli ve birbiriyle çelişen taleplerden kaçınılmalıdır. Arama motorunda bu başlığı arayan kişinin ihtiyacı yalnız bir madde numarası değildir; hangi tarihin esas alınacağı, hangi belgeye ihtiyaç bulunduğu, hangi mahkemeye gidileceği ve hangi hatanın hak kaybı yaratacağıdır. Bu nedenle hukuki içerik, kanun hükmünü pratik işlem sırasıyla birlikte açıklamalıdır.
Dosya hazırlığında ek kontrol
İdari işlemin gerekçesi ile dava dilekçesindeki itiraz aynı düzlemde karşılaştırılmalıdır. İşlem yetki yönünden sakatsa yetkili makam; şekil yönünden sakatsa zorunlu usul; sebep yönünden sakatsa maddi ve hukuki neden; konu yönünden sakatsa doğurduğu hukuki sonuç; maksat yönünden sakatsa kamu yararı amacı tartışılır. 30 gün idarenin dilediği kadar bekleyebileceği olağan süre değil, kanunun koyduğu azami sınırdır; mümkün olan işlem gecikmeksizin yapılmalıdır. Bunun pratik anlamı, kanun metninin yalnız alıntılanması değil, hükümdeki kavramların dosyanın gerçek olgularıyla eşleştirilmesidir. İşlem, başvuru, cevap ve tebliğ evrakı ayrı kronolojik sıraya konulduğunda hem süre hesabı hem de talebin kapsamı denetlenebilir hale gelir.
Dosya hazırlığında ek kontrol
Sonuç bölümü açık olmalıdır: hangi idari işlemin iptali, hangi miktar veya zarar kaleminin tazmini, varsa yürütmenin durdurulması ve yargılama giderleri ayrı ayrı talep edilir. Mahkemenin idare yerine geçerek yeni bir işlem kurması değil, hukuka uygunluk denetimi yapması istendiği unutulmamalıdır. Görev ve yetki, kamu düzeniyle ilişkili usul sorunlarıdır. Konu personel, taşınmaz, tam yargı veya vergi uyuşmazlığına dönüşüyorsa İYUK m.32-37 arasındaki özel yetki kuralları ayrıca incelenmelidir. Sadece davacının bulunduğu şehirden hareketle mahkeme seçmek güvenli bir yöntem değildir.
Dosya hazırlığında ek kontrol
Süre hesabında tebliğ veya kanunun özel olarak esas aldığı başka başlangıç olayı belirlenmeden takvim çıkarılmamalıdır. İYUK m.7 ve m.8’in genel ilkeleri ile İYUK m.28 hükmünde yer alan özel süre veya usul varsa birlikte uygulanır. Özel düzenleme genel kuraldan farklıysa özel düzenleme esas alınır. Dosya kontrolünde bir sayfalık kronoloji tablosu etkili olur: işlem tarihi, tebliğ tarihi, idari başvuru tarihi, idarenin cevap tarihi, zımni ret tarihi varsa bu tarih, dava son günü ve yapılan yargısal işlemler ayrı satırlara yazılır. Bu tablo, İYUK m.28 uygulamasında tarih kaynaklı hatayı azaltır.
Dosya hazırlığında ek kontrol
Mahkeme kararından sonra da süre ve işlem takibi sona ermez. Kararın tebliği, varsa istinaf veya temyiz yolu, yürütmenin durdurulması kararı ve kararın idarece uygulanması ayrı aşamalardır. İYUK m.28 kapsamındaki uygulama yükümlülüğü gibi sonraki hükümler, dosyanın niteliğine göre ayrıca devreye girebilir. Uygulamada şu örnek kuralın sınırını gösterir: İptal kararı idareye tebliğ edildiğinde tebliğ tarihi kaydedilir ve kararın gerektirdiği yeni işlem veya geri alma süreci izlenir. Örneğin değeri, başka dosyaya otomatik sonuç taşımak değil; İYUK m.28 hükmündeki unsurun hangi somut vakıa üzerinden test edildiğini göstermesidir. Benzer görünen dosyada tarih, işlem türü veya statü farklıysa hukuki sonuç da farklılaşabilir.
Dosya hazırlığında ek kontrol
İdare, Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem veya eylem tesis etmek zorundadır; süre kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde 30 günü geçemez. Bu düzenleme, uyuşmazlığı soyut bir hakkaniyet değerlendirmesine bırakmaz; hangi hukuki koşulun aranacağını önceden belirler. Dava dosyasında kullanılan her iddia, bu kanuni koşullardan biriyle ilişkilendirilmeli ve işlemin tarih-sayısı ile tebliğ ya da öğrenme tarihi açıkça gösterilmelidir. İdari başvuru yapılmışsa başvurunun hangi kanun maddesine dayandığı açıkça belirlenmelidir. Özellikle İYUK m.10 ile m.11 farklı işlevlere sahiptir; birinde işlem veya eylem yapılması istenirken diğerinde mevcut işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni işlem yapılması talep edilir. Süreye etkileri de buna göre hesaplanır.
Dosya hazırlığında ek kontrol
Delil bakımından idari yargının re’sen araştırma ilkesi tarafın dosyasını belgesiz bırakmasına izin veren bir kural değildir. Elde bulunan belgeler başlangıçta sunulmalı; idarede bulunan ve tarafın erişemediği kayıtlar açıkça tanımlanarak mahkemeden getirtilmesi istenmelidir. Elektronik tebligat ve UYAP kayıtları da tarih ispatı bakımından saklanmalıdır. Bir uyuşmazlığın hukuki adı ile gerçekte talep edilen sonuç aynı olmayabilir. Davacı ‘itiraz’ dediği halde hukuken iptal davası, ‘zararım ödensin’ dediği halde tam yargı davası gerekebilir. Bu nedenle başlığa değil talebin maddi içeriğine bakılarak İYUK’taki doğru dava türü ve usul seçilir.
Dosya hazırlığında ek kontrol
Arama motorunda bu başlığı arayan kişinin ihtiyacı yalnız bir madde numarası değildir; hangi tarihin esas alınacağı, hangi belgeye ihtiyaç bulunduğu, hangi mahkemeye gidileceği ve hangi hatanın hak kaybı yaratacağıdır. Bu nedenle hukuki içerik, kanun hükmünü pratik işlem sırasıyla birlikte açıklamalıdır. 30 günlük sınırın kararın tarafça öğrenildiği tarihten değil, idareye tebliğden itibaren hesaplandığı gözden kaçırılmamalıdır. Bu risk dava açılmadan önce giderilebilir. Bunun için dava konusu işlemin tam örneği, tebliğ belgesi, varsa idari başvuru ve cevabı, yetki-görev bağlantısını gösteren bilgiler ve talebi destekleyen maddi belgeler aynı kontrol dosyasında tutulmalıdır.
Dosya hazırlığında ek kontrol
30 gün idarenin dilediği kadar bekleyebileceği olağan süre değil, kanunun koyduğu azami sınırdır; mümkün olan işlem gecikmeksizin yapılmalıdır. Bunun pratik anlamı, kanun metninin yalnız alıntılanması değil, hükümdeki kavramların dosyanın gerçek olgularıyla eşleştirilmesidir. İşlem, başvuru, cevap ve tebliğ evrakı ayrı kronolojik sıraya konulduğunda hem süre hesabı hem de talebin kapsamı denetlenebilir hale gelir. Dava açıldıktan sonra dosya tebligatları günlük değil, hukuki süre doğuran işlemler olarak takip edilmelidir. Savunma, ara karar, bilirkişi incelemesi, duruşma veya kanun yolu bildirimi geldiğinde tebliğ tarihi aynı gün kayda alınmalı; son gün hafta sonu ve resmi tatil kontrolüyle hesaplanmalıdır.
Sonuç: İdare, Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem veya eylem tesis etmek zorundadır; süre kararın idareye tebliğinden itibaren hiçbir şekilde 30 günü geçemez. 30 günlük sınırın kararın tarafça öğrenildiği tarihten değil, idareye tebliğden itibaren hesaplandığı gözden kaçırılmamalıdır. Bu nedenle İdare Mahkeme Kararını Kaç Günde Uygulamak Zorunda? İYUK m.28 konusunda işlem yapılmadan önce güncel mevzuat metni ile somut dosya tarihleri birlikte kontrol edilmelidir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
