B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Kişisel Nedenlerle Tanıklıktan Çekinme Dilekçesi | HMK 248

Kısa ve net cevap: Hukuk davasında tanık olarak çağrılan kişi, HMK m.248’de sayılan kişisel ilişkilerden birine dayanıyorsa çekinme sebebini ve bunu haklı gösteren delilini HMK m.252 uyarınca mahkemeye bildirir. Bildirim, dinleneceği günden önce yazılı veya davet edildiği duruşmada sözlü yapılır. Yakınlık bağının bulunması tek başına bütün konularda çekinme sonucu doğurmaz; HMK m.251’deki istisnalar ayrıca incelenir. Çekinmenin haklılığına mahkeme karar verir.

Bu sayfa, kişisel yakınlığa dayanan çekinme başvurusunun hazırlanması ve düzenlenebilir Word dilekçesi içindir. Sır veya menfaat ihlali tehlikesi gibi farklı sebepler aynı metne gelişigüzel eklenmemelidir. Genel hak açıklaması için tanıklıktan çekinme hakkı yazısı incelenebilir. Aşağıdaki başvuru, tanığın kendi sıfatını, yakınlık bağını ve dinleneceği konuyu somutlaştırmasına odaklanır.

Kişisel yakınlık nedeniyle tanıklıktan çekinme başvurusu için düzenlenmiş çağrı evrakı ve aile bağı belgeleri
Çekinme sebebi, tarafla ilişki ve bu ilişkiyi gösteren gerçek kayıtlarla açıklanır.

Başvuru tanığın kendi hukuki durumunu açıklamalı

Tanıklıktan çekinme bildirimi, tanığı bildiren davacı veya davalının genel beyanından farklıdır. Çekinme hakkı tanığın kendi durumuna ilişkindir. Dilekçede başvurucu “tanık” olarak gösterilir; dava tarafı olmadığı hâlde davacı ya da davalı sıfatı yazılmaz. Tanığı listeye ekleyen tarafın isteği, tanığın kanuni çekinme sebebinin varlığını veya yokluğunu tek başına belirlemez.

Mahkeme adı, esas numarası ve davet edilen duruşmanın tarihi çağrı evrakından kontrol edilir. Aynı kişiye birden fazla dosyadan çağrı yapılmışsa her dosyanın tarafları ve tanıklık konusu ayrı değerlendirilir. Bir dosyada kişisel nedenle çekinme hakkının bulunması, başka dosyada aynı koşulların bulunduğunu göstermez. Başvuru, belirli çağrı ve belirli ilişki için hazırlanmalıdır.

HMK m.247/2, kişisel çekinme sebeplerinin varlığı hâlinde hâkimin tanığa bu hakkını önceden hatırlatmasını öngörür. Bununla birlikte tanık, bildiği ilişkiyi ve dayanaklarını açıkça sunmalıdır. “Mahkeme zaten bilir” düşüncesiyle gerekli kayıtları belirsiz bırakmak, başvurunun değerlendirilmesini güçleştirir. Dilekçenin amacı tarafların davasını savunmak değil, tanığın kanuni sebebini göstermektir.

HMK 248 bakımından hangi ilişki yazılmalı?

HMK m.248, kişisel nedenleri belirli ilişki gruplarıyla düzenler. Başvuruda yalnız “yakınıyım” denilmez; tarafın adı ve ilişkinin türü gösterilir. Hısımlık söz konusuysa ilişki zinciri açıklanmalıdır. Aynı soyadını taşımak tek başına kanundaki yakınlığı kanıtlamaz. Soyadlarının farklı olması da kanunda sayılan bir ilişkinin bulunmadığı sonucunu kendiliğinden doğurmaz.

  • Nişanlılık: Taraflardan biriyle mevcut nişanlılık ilişkisi belirtilir.
  • Eşlik: Taraflardan birinin eşi olma durumu, evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi maddenin kapsamında düzenlenmiştir.
  • Altsoy ve üstsoy: Kişinin veya eşinin altsoy ve üstsoy ilişkisi kanundaki kapsamıyla gösterilir.
  • Evlatlık bağı: Taraflardan biriyle evlatlık ilişkisi bulunması ayrı bir benttir.
  • Kan ve kayın hısımlığı: Üçüncü derece dahil olmak üzere düzenlenmiştir; kayın hısımlığını doğuran evliliğin sona ermesi maddede ayrıca ele alınır.
  • Koruyucu aile ilişkisi: Koruyucu aile, onların çocukları ve koruma altındaki çocuk yönünden maddenin ilgili bendi değerlendirilir.

Listedeki ilişkilerin her biri aynı belgeyle gösterilmez. Nüfus kaydı bazı aile bağlarını açıklarken nişanlılık veya koruyucu aile ilişkisi farklı dayanaklar gerektirir. Başvurucu elinde olmayan bir resmî kayıt varmış gibi anlatmamalıdır. Dayandığı ilişki hangi bilgi ve belgeyle ortaya konulabiliyorsa bunlar doğru adlarıyla sunulur; gerekli görülürse belirli kaydın incelenmesi talep edilir.

İlişkiyi gösteren delilin hazırlanması

HMK m.252/1, çekinme sebebiyle birlikte bunu haklı gösterecek delilin bildirilmesini arar. Dilekçede tarafla bağ kuran açıklama ile ekler eşleştirilir. Belge birden çok kişiyi içeriyorsa hangi kayıt üzerinden ilişki kurulduğu belirtilir. Karışık bir aile tablosunun açıklamasız eklenmesi yerine, ilgili kişiler ve aralarındaki bağ metinde anlaşılır biçimde gösterilmelidir.

Hısımlık derecesi ileri sürülüyorsa yalnız derece numarası yazılmasıyla yetinilmemelidir. Kişiler arasındaki bağlantı doğru kurulmalıdır; günlük dilde “akraba” denilen her ilişki kanundaki derece sınırının içinde değildir. Derece hesabı konusunda tereddüt varsa ilişki zinciri üzerinden hukuki değerlendirme yapılır. Tanık, gerçekte olmayan bir yakınlığı başvuruyu kolaylaştırmak için varmış gibi göstermemelidir.

Boşanma veya ilişki durumundaki başka değişiklik ileri sürülüyorsa tarih ve kayıt açık yazılır. HMK m.248’in bazı ilişkiler bakımından sona ermeden sonraki durumu da düzenlediği unutulmamalıdır. Buna karşılık bütün kişisel ilişkilerin sona erdikten sonra aynı biçimde korunduğu genellemesi yapılmaz. Başvurunun dayandığı bent ayrı okunmalı; eşlik, nişanlılık ve kayın hısımlığı birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Yakınlık bulunduğunda HMK 251 neden ayrıca incelenir?

HMK m.251, m.248’e dayanan kişisel çekinme hâlleri için de istisnalar içerir. Bu nedenle dilekçede önce ilişki, sonra tanıklık yapılacak olay değerlendirilir. Bir kişinin tarafın yakını olması ile o davada her konuda çekinebileceği aynı sonuç değildir. İstisna incelemesi yapılmadan yalnız akrabalık belgesinin sunulması, başvurunun bütün hukuki koşullarını tamamlamaz.

Bir hukuki işlem yapılırken tanık olarak bulundurulan kişinin o işlemin esası ve içeriği hakkında tanıklığı m.251/1-a kapsamında ele alınır. Aile bireylerinin doğum, ölüm veya evlenmelerinden kaynaklanan olaylar da ayrı bentte düzenlenmiştir. Tanığın hangi olay hakkında çağrıldığı bu nedenle önemlidir. Davetiyedeki konu ile dilekçede anlatılan konu birbirine karıştırılmamalıdır.

Aile bireyleri arasında ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlıklara ilişkin vakıalar ve kişinin taraflardan birinin hukuki selefi veya temsilcisi olarak yaptığı işler de m.251’de sayılır. Dava başlığının aile hukukuna ait olması, tek başına bütün soruların aynı istisnaya girdiğini göstermez. Tanıklık konusu somut olay ve ilgili bent birlikte değerlendirilir; genel dava adından otomatik sonuç çıkarılmaz.

İstisnaların ayrıntıları için tanıklıktan çekinme hakkının istisnaları yazısı incelenebilir. Aşağıdaki Word örneği, tanıklık konusunu açıklamak için ayrı alan içerir. Bu alanın boş bırakılması veya yalnız “istisna yoktur” yazılması yerine, bilinen konu ve buna ilişkin gerçek açıklama sunulmalıdır.

Kişisel sebeple tanıklıktan çekinme bildirim metni

Örneği kendi kişisel ilişkinize göre tamamlayın. HMK m.248’in hangi bendine dayandığınızı doğru belirleyin. İlişkiyi gösteren belgeleri ve tanıklık konusuna ilişkin açıklamayı ekleyin. Dosyanın niteliği gereği m.251 istisnası bulunuyorsa hazır dilekçeyi yalnız yakınlık bağına dayanarak kabul garantisi gibi kullanmayın.

[YER] [NUMARA] [MAHKEME TÜRÜ] MAHKEMESİNE

DOSYA NO: [Yıl/Esas numarası]

BİLDİRİMDE BULUNAN TANIK: [Ad soyad, kimliği belirleyen bilgiler ve adres]

DAVET EDİLEN DURUŞMA: [Tarih ve saat]

KONU: HMK m.248 kapsamındaki kişisel çekinme sebebimin ve dayanaklarının m.252 uyarınca bildirilmesi, çekinmenin haklılığının değerlendirilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Mahkemenizin yukarıda esas numarası belirtilen dosyasında [tarih] tarihli duruşmada tanık olarak dinlenmek üzere çağrıldım. Çağrıya ilişkin bilgi [davetiye veya dosya kaydı]dır. Bildiğim tanıklık konusu [davetiyede veya ilgili kayıtta gösterilen konu]dur.

2. Davanın [davacı/davalı] tarafı [ad soyad] ile aramda [kanunda sayılan gerçek ilişki] bulunmaktadır. Bu ilişki HMK m.248/1-[ilgili bent] kapsamında ileri sürdüğüm kişisel çekinme sebebidir. İlişkinin açıklaması [kişiler ve aralarındaki bağ] şeklindedir.

3. Çekinme sebebimi haklı gösteren dayanaklar [belge ve kayıtların adı, tarihi ve ilgili kısmı]dır. Bunlar Ek-[numara] olarak sunulmaktadır. [Varsa: İlgili resmî kaydın bulunduğu kurum ve belirleyici bilgiler] de mahkemenizin değerlendirmesine sunulmaktadır.

4. Dinleneceğim konuya ilişkin açıklamam [somut olay ve bilinen kapsam]dır. HMK m.251’deki istisnalar yönünden değerlendirilmesi gereken hususlar [dosyaya özgü gerçek açıklama]dır. Kişisel ilişkim ve tanıklık konusu birlikte değerlendirilerek çekinme sebebim hakkında karar verilmesini talep ediyorum.

5. Çekinme sebebimi ve dayanaklarını HMK m.252 uyarınca bildiriyor, kişisel nedenle tanıklıktan çekinme hakkımı kullanmak istediğimi açıklıyorum. Başvurum, davanın tarafı sıfatıyla iddia veya savunma ileri sürme amacı taşımamaktadır.

HUKUKİ NEDENLER: 6100 sayılı HMK m.247, 248, 251, 252 ve ilgili hükümler.

DAYANAKLAR: Tanık çağrısı, [ilişkiyi gösteren gerçek belgeler], [ilgili kayıt bilgileri], dosya kayıtları.

SONUÇ VE İSTEM: Bildirdiğim kişisel çekinme sebebi, dayanakları ve tanıklık konusu değerlendirilerek HMK m.248 ve 252 kapsamında tanıklıktan çekinmemin haklı olduğunun kabulüne karar verilmesini arz ve talep ederim.

[Tarih]
Bildirimde bulunan tanık
[Ad soyad ve imza]

EKLER: 1. [İlişkiyi gösteren belge] 2. [Varsa çağrı örneği] 3. [Diğer ilgili kayıt]

Kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinme dilekçesi Word indir

Dosyayı indirip tanık sıfatınızı, tarafla ilişkinizi ve dayanak belgeleri tamamlayın. HMK 248 bendini ve HMK 251 istisnalarını gerçek tanıklık konusuyla birlikte kontrol edin. Son nüshada mahkeme, esas numarası, çağrı günü ve ek listesini karşılaştırarak dilekçeyi imzalayın.

Tanıklıktan Çekinme Dilekçesini Word Olarak İndir

Eski eşin tanık olarak çağrılması: Evlilik bağı sona ermiş kişi için HMK m.248/1-b dayanağını, çağrı bilgilerini ve HMK m.251 istisnalarını ayrı ayrı doldurmaya uygun eski eşin tanıklıktan çekinme dilekçesini Word olarak indirin. Dört istisna alanını dosyanın gerçek durumuna göre tamamlayın.

Çekinme sebebi ne zaman bildirilir?

HMK m.252/1 iki bildirim yolunu açıkça düzenler: dinlenilecek günden önce yazılı bildirim veya davet edilen duruşmada sözlü açıklama. Yazılı başvuruda sebep ve onu haklı gösterecek delil birlikte belirtilir. Sadece “tanıklık yapmak istemiyorum” yazılması, kanuni çekinme nedeninin açıklanması anlamına gelmez. Bildirim, mahkemenin kişisel ilişkiyi ve tanıklık konusunu değerlendirebileceği içerikte hazırlanmalıdır.

Duruşmada sözlü bildirim yapılacaksa tanık, kişisel ilişkinin hangi tarafa ait olduğunu açıkça söyler ve dayanaklarını belirtir. Hâkimin sorularına gerçeğe uygun cevap verilir. Dilekçenin önceden hazırlanmış olması, mahkemeye sunulmadığı sürece yazılı bildirim işleminin tamamlandığını göstermez. Başvurunun kayda alındığı tarih ve varsa ekler listesi saklanmalıdır; bilgisayardaki dosya tarihi mahkeme kayıt tarihi yerine kullanılamaz.

Yazılı bildirimin hangi aşamada yapılacağı hakkında ayrıntı için HMK 252 kapsamında çekinme sebebinin bildirilmesi yazısına da bakılabilir. Tanık çağrısındaki duruşma günü ile başvurunun sunulduğu gün karşılaştırılmalıdır. Son dakikada yapılan bildirimin doğru dosyaya ulaştığı varsayılmadan kayıt kontrolü yapılır. Yanlış mahkeme veya esas numarasına verilmiş dilekçe, ilgili dosyada bildirim bulunduğunu tek başına göstermez.

Önceden bildirim yapılırsa duruşmaya gelmek gerekir mi?

HMK m.252/2, çekinme sebeplerini ve bunların dayanaklarını önceden bildirmiş tanığın belli günde mahkemeye gelmek zorunda olmadığını açıkça düzenler. Burada yalnız bir itiraz başlığının gönderilmesi değil, sebebin ve dayanaklarının bildirilmesi söz konusudur. Hangi kişisel ilişkiye dayanıldığı ve delilin ne olduğu yazılmalıdır. Dilekçenin içeriği ile bu hükmün koşulları birlikte okunur.

Bu düzenleme, mahkemenin çekinmeyi daha sonra mutlaka haklı bulacağı anlamına gelmez. Önceden bildirim nedeniyle belli gün için gelme zorunluluğunun bulunmaması ile çekinme sebebi hakkında verilecek karar ayrı meselelerdir. Tanık, başvurunun sonucunu takip etmelidir. Mahkemenin ek açıklama, belge veya yeni işlem konusundaki kararları görülmeden dosyayla bütün ilişkisinin sona erdiği kabul edilmemelidir.

Tanığı bildiren tarafın dilekçe verildiğini söylemesi yerine gerçek başvuru kaydı esas alınır. Tanık kendi adına sebep ve dayanaklarını bildirdiğini doğrulayabilmelidir. Yalnız telefon görüşmesi veya dosyada karşılığı bulunmayan bir mesaj, yazılı başvurunun tamamlandığını gösteren kayıt gibi sunulmaz. Uygulamada hangi işlemin yapıldığı, dilekçe nüshası ve dosyaya giriş bilgisi üzerinden izlenebilir olmalıdır.

Mahkeme çekinme hakkında nasıl karar verir?

HMK m.252/3 uyarınca mahkeme, duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir. Tarafların bu konuda görüş bildirmesi, karar yetkisinin onlara ait olduğu anlamına gelmez. Bir tarafın çekinmeye itiraz etmesi hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmadığı gibi, tarafların tanığın gelmesini istememesi de kanuni koşulların incelenmesini gereksiz kılmaz.

Değerlendirmede ilişkinin varlığı ile tanıklık konusu birlikte ele alınmalıdır. Mahkeme dayanak belgenin açıklanmasını isterse hangi kaydın hangi ilişkiyi gösterdiği belirtilir. Belgedeki isim değişikliği veya farklı yazım varsa gerçek kayıtlarla açıklanır. Farklı kişilere ait bilgiler birleştirilerek kanunda aranan bağ kurulmuş gibi gösterilmez. Talep sahibinin görevi, kendi durumunu doğru ve denetlenebilir biçimde anlatmaktır.

Karar verildiğinde kabulün veya reddin kapsamı okunur. Dosyada birden fazla olay veya farklı çekinme sebebi tartışılmışsa kararın neyi değerlendirdiği belirlenir. Tanığın kişisel çekinme sebebinin kabul edilmesi, taraflardan birinin davadaki iddiasının doğru olduğuna ilişkin karar değildir. Çekinme işlemi, esas uyuşmazlığı çözen bir hüküm gibi sunulmamalıdır.

Çekinme kabul edilmezse ne olur?

HMK m.253/1, kanuni sebep göstermeden çekinme, yemin etmeme veya ileri sürülen sebep kabul edilmediği hâlde tanıklık yapmaktan çekinme durumları için disiplin para cezası ve gider sonuçlarını düzenler. Aynı fıkrada yeniden dinleme için yargılamanın başka güne bırakılması öngörülür. Bu nedenle başvuru yapmış olmak, mahkemenin sonraki kararına rağmen sınırsız biçimde tanıklığı reddetme hakkı oluşturmaz.

HMK m.253/2, sorulara cevap vermeme veya yemin etmemekte direnme hâlinde iki haftayı geçmeyen disiplin hapsini düzenler. Kişisel çekinme hakkının kullanılması ile kanuni dayanak bulunmadan direnilmesi aynı hukuki durum değildir. Tanık, hakkında verilen kararı ve bunun gerekçesini öğrenmeli; sonraki işlemleri gerçek dosya durumuna göre değerlendirmelidir. Başvurunun reddi görmezden gelinerek ilk dilekçe yeterli sayılmaz.

Bir yaptırım kararı verilmişse dayanak madde ayrıca okunmalıdır. Duruşmaya gelmeme nedeniyle HMK m.245 uyarınca verilen yaptırım ile çekinmenin kabul edilmemesine rağmen direnmeye ilişkin m.253 yaptırımı farklıdır. İkisinde de para cezası ifadesinin bulunması başvuru yollarını aynı hâle getirmez. Yanlış kanun maddesine hazırlanmış dilekçe, kararın gerçek nedenini karşılamaz.

Sır ve menfaat ihlali sebepleri bu örnekten farklıdır

HMK m.249, kanunen sır olarak korunması gereken bilgiler; m.250 ise belirli menfaat ihlali tehlikeleri bakımından çekinmeyi düzenler. Bu hükümler, kişisel yakınlığı düzenleyen m.248 ile aynı koşullara sahip değildir. Tanık yakınlık bağı göstermeden yalnız zarar göreceğini ileri sürüyorsa hukuki dayanak ayrıca belirlenmelidir. Bu örneğin ilişki alanına genel bir endişe yazmak, diğer maddelerin koşullarını tamamlamaz.

HMK m.251’in hangi çekinme sebeplerine uygulandığı da metindeki göndermelere göre okunmalıdır. Maddede m.248, m.249 ve m.250’nin ilgili bendi ayrı belirtilmiştir. Bütün çekinme sebeplerinin istisnaları aynıymış gibi genişletme yapılmaz. Birden fazla sebep bulunuyorsa her birinin somut olgusu ve dayanağı ayrı gösterilir; kişisel ilişki kanıtı, başka bir tehlikenin kanıtı olarak otomatik kullanılamaz.

İmza öncesi ilişki, konu ve kayıt denetimi

Son nüshada tarafın adı ile ilişkiyi gösteren belgedeki kişi eşleştirilir. Dilekçe içinde davacı denilen kişinin dosyada davalı olması gibi basit görünen hatalar giderilmelidir. Çağrı günü ve esas numarası asıl evraktan kontrol edilir. İlgili bent yazılmışsa bu bendin gerçekten ileri sürülen ilişkiyi kapsadığı okunur. Sadece madde numarasının doğru olması, yanlış ilişki anlatımını düzeltmez.

Ek listesinde anılan bütün belgelerin gönderilen nüshada bulunduğu doğrulanır. Belgede bulunmayan bir tarih veya ilişki açıklamaya eklenmez. Tanıklık konusu bilinmiyorsa biliniyormuş gibi uydurulmaz; çağrı ve dosya kaydındaki mevcut bilgi açıklanır. İstisna değerlendirmesi için gerekli bilgi eksikse bu eksiklik görünür tutulmalıdır. Mahkemenin incelemesine sunulacak gerçek durum, yapay bir kesinlikle değiştirilmemelidir.

Başvurunun imzalı nüshası ve kayıt bilgisi saklanır. Dilekçeyi hazırlayan başka biri olsa bile içerdiği kişisel açıklamaların doğru olduğu tanık tarafından kontrol edilmelidir. Hazır metin, kişinin gerçek iradesinin yerine geçmez. Tanık çekinme hakkını kullanmak istediğini açıkça ifade eder; yalnız başkalarının baskısı veya yönlendirmesiyle gerçekte bulunmayan sebep bildirilmemelidir.

Kişisel nedenle çekinme dilekçesi hakkında sorular

Akraba olduğumu söylemem tek başına yeterli mi?

İlişkinin HMK m.248 kapsamında olduğu ve dayanakları açıklanmalıdır. Ayrıca tanıklık konusu bakımından m.251’deki istisnalar değerlendirilir.

Boşanmış eş çekinme sebebi bildirebilir mi?

HMK m.248/1-b, evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşlik ilişkisini düzenler. Bununla birlikte tanıklık konusu ve m.251 istisnaları ayrıca incelenir.

Bildirim mutlaka yazılı mı olmalıdır?

HMK m.252/1, dinleme gününden önce yazılı veya davet edilen duruşmada sözlü bildirime imkân verir. Sebep ve onu haklı gösteren delil belirtilmelidir.

Önceden sebep ve dayanak bildirilirse o gün gelmek gerekir mi?

HMK m.252/2’ye göre bu bildirimi önceden yapan tanık belli günde mahkemeye gelmek zorunda değildir. Çekinmenin haklılığı hakkındaki mahkeme kararı ayrıca takip edilir.

Çekinme hakkında kararı kim verir?

Mahkeme, duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir. Tarafların tek başına izin vermesi veya karşı çıkması mahkeme kararı yerine geçmez.

Bu Word örneği ceza davasına da aynen uygulanır mı?

Hayır. Örnek hukuk yargılamasında HMK m.248 ve 252 için hazırlanmıştır. Ceza yargılamasındaki tanıklık ve çekinme hükümleri kendi kanuni düzenlemeleriyle ele alınır.

Resmî kaynaklar

Mevzuat kontrol tarihi: 28 Eylül 2026. İçerik genel hukuki bilgilendirme ve başvuru hazırlığı içindir. Bildirim, gerçek kişisel ilişki, tanıklık konusu ve dayanak belgelerle uyumlu tamamlanmalıdır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp