B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Vasinin Görev Süresinin Uzatılması Dilekçesi | TMK 456

Kısa ve net cevap: Türk Medenî Kanunu’nun 456. maddesine göre vasi kural olarak iki yıl için atanır; vesayet makamı süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir. Uzatma kendiliğinden gerçekleşmez. TMK 480 uyarınca uzatılmayan görev, sürenin dolmasıyla sona erer. Göreve devam etmek isteyen vasi, mevcut vesayet dosyasına önceki kararın tarihini, görev dönemini ve devam eden koruma ihtiyacını açıklayan bir dilekçe sunmalıdır.

Bu sayfa, zaten atanmış vasinin görev süresinin yenilenmesi için hazırlanmıştır. İlk defa vasi atanmasını isteyenler vasi tayini dilekçesi sayfasını incelemelidir. Buradaki düzenlenebilir Word örneği, görevi sürdürmeye uygun olan ve iki yıllık uzatma isteyen mevcut vasi içindir. Vasi değişikliği, vesayetin kaldırılması ve belirli bir işlem için izin verilmesi ayrı taleplerdir.

Vasinin görev süresinin uzatılması için önceki kararlar ve yeni dönem belgeleri
Uzatma talebinde önceki görev dönemi ve yeni dönemde sürdürülecek işler birlikte açıklanır.

TMK 456: İki yıllık görev ve uzatma kararı

TMK 456, ilk atamanın süresi ile sonraki dönemleri aynı maddede düzenler. İlk fıkradaki iki yıllık süre, kanunun olağan atama kuralıdır. İkinci fıkra, vesayet makamına her defasında iki yıllık uzatma kararı verme yetkisi tanır. Bu nedenle dilekçede “süresiz vasi olarak görevimin devamı” şeklinde bir sonuç istenmemelidir. İstenen dönem, son karar ve kanundaki uzatma birimiyle ilişkilendirilmelidir.

Mahkemenin uzatma yetkisi, başvurunun mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez. Vesayet altındaki kişinin korunması, mevcut vasinin görevi yerine getirme yeterliliği ve dosyanın güncel durumu değerlendirilir. TMK 413, vasi olacak kişinin görevi yapabilecek yetenekte bir ergin olmasını arar. TMK 418’deki engeller de göz ardı edilemez. Önceki atama, sonraki dönemde ortaya çıkan önemli bir menfaat çatışmasını veya görev engelini ortadan kaldırmaz.

Kanunun güncel metni Adalet Bakanlığı Türk Medenî Kanunu sayfasından incelenebilir. Başvuruda temel dayanak TMK 456’dır; sürenin dolmasının sonucu için 480, görev sonrasındaki zorunlu işler için 482 birlikte okunmalıdır. Böylece yalnız uzatma talebi değil, karar henüz verilmemişken ortaya çıkan görev sınırı da doğru anlaşılır.

Dilekçe hangi mahkemeye ve hangi dosyaya verilir?

TMK 397 uyarınca vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir. Mevcut vasiliğin süresini uzatma talebi, vesayet işini yürüten mahkemeye mevcut dosya numarası belirtilerek yöneltilir. Dilekçenin üst bölümünde mahkemenin tam adı, esas numarası, varsa ilgili karar numarası ve talepte bulunan vasinin kimliği bulunmalıdır. Dosyanın bulunmasını zorlaştıran eksik numara, özellikle eski yıllarda açılmış vesayet işlerinde gereksiz yazışma doğurur.

Yetki bakımından TMK 411, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerini esas alır. Yerleşim yeri değişmişse yalnız yeni adresin yazılmasıyla yetki sorunu çözülemez. TMK 412’de yerleşim yerinin değiştirilmesi için vesayet makamının izni ve değişikliğin yetkiye etkisi düzenlenmiştir. Dosyanın başka mahkemeye gönderildiği durumda son yetkili mahkeme ve yeni dosya numarası kullanılmalıdır; eski dosyaya gönderilen dilekçenin kendiliğinden doğru dosyada işleme alındığı varsayılmamalıdır.

Uzatma talebinin konusu, aynı kişinin aynı vesayet ilişkisinde görevine devam etmesidir. Bu yüzden örnekte bir davalı gösterilmemiştir. Vesayet altındaki kişi ayrı bir kimlik satırında belirtilir. Vasi ile korunan kişinin adlarının karıştırılması, mahkemeden kimin görevinin uzatıldığının anlaşılmasını güçleştirir. Birden fazla vasi atanmış dosyalarda ayrıca önceki karardaki görev paylaşımı ve uzatılması istenen kişinin görevi açıkça yazılmalıdır.

Başvuru ne zaman yapılmalı, tarih nasıl belirlenmeli?

TMK 456, uzatma talebi için herkes bakımından geçerli “otuz gün önce” veya “on beş gün önce” biçiminde özel bir başvuru süresi koymaz. Bununla birlikte TMK 480’in sonucu açıktır: görev süresi uzatılmazsa süre sonunda görev sona erer. Bu nedenle talebin süre dolmadan, mahkemenin inceleme yapmasına elverecek zamanda sunulması işlerin kesintiye uğramaması bakımından önem taşır. Bu öneri, kanunda bulunmayan bir hak düşürücü süre olarak okunmamalıdır.

Hesaplama yapılırken yalnız ilk atama kararına bakmak yeterli değildir. Daha sonra verilmiş uzatma kararları varsa en son kararın hüküm bölümü incelenir. Başlangıç ve bitiş tarihi hükümde belirtilmişse dilekçeye aynen aktarılır. Kararın tarihi, tebliğ tarihi ve görev döneminin başlangıcı birbirinin yerine gelişigüzel kullanılmamalıdır. Başlangıcın veya dönemin belirsiz olduğu dosyada bu belirsizlik saklanmadan mahkemeden görev döneminin açıkça belirlenmesi istenir.

Takip çizelgesinde ilk atama, her uzatma, mevcut dönemin bitişi ve yeni başvurunun kayıt tarihi ayrı satırlarda tutulmalıdır. Bu çizelge resmî kararın yerine geçmez; dosyadaki belgeler arasındaki ilişkiyi görünür kılar. Bankaya sunulmuş eski bir karar örneği güncel dönemi göstermiyorsa, mahkeme dosyasındaki son karar esas alınır. Talep dilekçesine de aynı güncel karar eklenir.

Uzatma gerekçesi ve ekler nasıl hazırlanır?

Uzatma gerekçesi “işlemler devam ediyor” cümlesinden ibaret bırakılmamalıdır. Vasi, korunan kişinin kişisel ve malvarlığına ilişkin hangi işlerini yürüttüğünü açıklamalıdır. Süregelen tedavi ve bakım takibi, gelirlerin yönetimi, düzenli ödemeler veya mevcut yargısal işlemler dosyada gerçekten bulunuyorsa, her biri ilgili kaydıyla birlikte gösterilir. Dilekçeye gerçek dosyada olmayan bir banka hesabı, sağlık durumu veya taşınmaz eklenmez.

TMK 454’e göre vasi malvarlığını özenle yönetmek, hesap tutmak ve mahkemenin belirlediği tarihlerde, her hâlde yılda bir kez hesabı incelemeye sunmakla yükümlüdür. Uzatma dilekçesi, bu yıllık hesap yükümlülüğünün yerine geçtiği düşüncesiyle hazırlanmamalıdır. Son hesap raporunun sunulma tarihi ve dosya kaydı belirtilir. Mahkemenin henüz yerine getirilmemiş bir hesap veya belge talebi varsa durumu açıkça anlatılır; verilmemiş hesabın verilmiş olduğu yazılmaz.

Temel ekler; önceki atama veya son uzatma kararının örneği, talebi destekleyen güncel belgeler ve varsa sunulmuş hesap raporuna ilişkin kayıtları içerir. Her dosyada aynı sayıda ek bulunması zorunlu değildir. TMK 456 tek başına her uzatma için yeni sağlık kurulu raporu zorunluluğu getiren bir hüküm içermez. Mahkemenin somut dosya bakımından istediği rapor ve belgeler ayrıca yerine getirilir; ilk kısıtlama sürecindeki bir belge şartı uzatma başvurusuna otomatik taşınmaz.

Mevcut vasinin iki yıllık uzatma talebi örneği

Aşağıdaki metindeki köşeli parantezler gerçek dosya bilgileriyle doldurulmalıdır. Örnek, göreve devam etmek isteyen mevcut vasi için düzenlenmiştir. Görev engeli ortaya çıkmış veya görevden ayrılma kararı verilmiş bir kişi, bu metindeki uygunluk beyanını gerçeğe aykırı biçimde kullanmamalıdır.

[YER] [NUMARA] SULH HUKUK MAHKEMESİNE

DOSYA NO: [Esas numarası]

TALEPTE BULUNAN VASİ: [Ad soyad, T.C. kimlik numarası, adres]

VESAYET ALTINDAKİ KİŞİ: [Ad soyad, T.C. kimlik numarası, adres]

KONU: TMK 456 uyarınca vasilik görev süremin iki yıl uzatılması talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Mahkemenizin [tarih] tarihli, [esas ve karar numarası] sayılı kararıyla [ad soyad] için vasi olarak atandım. [Varsa son uzatma kararının tarih ve numarası] ile görev dönemim [başlangıç]–[bitiş] olarak belirlendi. Güncel karar örneği ektedir.

2. Vesayet dosyasında takip edilen koruma ve temsil ihtiyacı devam etmektedir. Hâlen yürüttüğüm işler [gerçek dosyadaki bakım, gelir yönetimi ve diğer somut işler] olup bunların mevcut durumu [belge adı ve tarihi] ile gösterilmiştir. Bu işlerin düzenli takibini yeni görev döneminde de sürdürmek istiyorum.

3. TMK 454 kapsamında son hesap ve raporumu [tarih ve kayıt bilgisi] ile sundum. [Varsa mahkemenin ek belge talebi ve yerine getirilme durumu.] Görevi yürütme yeterliliğim devam etmekte olup bildiğim bir vasiliğe engel durum bulunmamaktadır. Güncel durumuma ilişkin açıklamalarım ve dayanak belgelerim dosyaya sunulmuştur.

4. Mevcut görev döneminin sona ermesi nedeniyle TMK 456 kapsamında iki yıllık uzatma kararı verilmesini istiyorum. Önceki karar ile yeni dönem arasındaki tarih ilişkisinin hükümde açıkça gösterilmesini ve verilecek kararın tarafıma tebliğini talep ediyorum.

HUKUKİ NEDENLER: TMK 397, 411, 413, 418, 454, 456, 480, 482 ve ilgili hükümler.

DELİLLER: Vesayet dosyası, atama ve uzatma kararları, sunulmuş hesap ve rapor kayıtları, devam eden işleri gösteren ekli belgeler.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle vasilik görev süremin TMK 456 uyarınca iki yıl uzatılmasına, yeni görev döneminin kararda açıkça belirlenmesine ve kararın tarafıma tebliğine karar verilmesini arz ederim.

Tarih: [Gün/ay/yıl]
Talepte bulunan vasi: [Ad soyad]
İmza

EKLER: 1. Son atama/uzatma kararı. 2. Hesap ve rapor sunum kaydı. 3. Devam eden işleri gösteren belgeler. [Yalnız fiilen sunulan ekler listelenir.]

Vasi süresi uzatma dilekçesini Word olarak indir

Düzenlenebilir dosya yalnız dilekçe metnini içerir. Köşeli parantezleri gerçek kayıtlarla doldurun; son görev kararını, hesap sunum tarihini ve ek listesini kontrol edin. Gerçekte sunulmamış bir hesap veya mevcut olmayan bir belgeyi dilekçede bırakmayın. Açıklamaları tamamladıktan sonra tarih ve imza bölümünü düzenleyin.

Word dilekçeyi indir (.docx)

Görev süresi dolduysa dilekçe tek başına yetkiyi yeniler mi?

Hayır. Dilekçenin mahkemeye verilmesi ile görev süresinin mahkeme kararıyla uzatılması farklı işlemlerdir. Başvuru alındısı, yalnız talebin sunulduğunu kanıtlar. TMK 480 karşısında henüz verilmemiş uzatma kararı varmış gibi kurumlara beyanda bulunulamaz. Süre dolmuşsa dilekçede bu tarih açıkça belirtilmeli, güncel görev durumunun mahkemece değerlendirilmesi istenmelidir. Eski kararın üzerindeki tarihi değiştirmek veya başvuru tarihini gizlemek çözüm değildir.

TMK 482, görevi sona eren vasinin yenisi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapma yükümlülüğünü düzenler. Bu hüküm bütün işlemler için sınırsız bir uzatma sayılmaz. Zorunlu bir iş bulunduğu ileri sürülüyorsa işin niteliği, son tarihi, gecikmenin doğuracağı zarar ve ilgili belge mahkemeye bildirilmelidir. Hangi işlemin zorunlu olduğu somut olayın içeriğiyle değerlendirilir; sıradan bir planlama tercihi kendiliğinden kanuni zorunluluk oluşturmaz.

Özellikle önemli malvarlığı işlemlerinde süre sorunu ile izin sorunu birlikte kontrol edilmelidir. Geçerli görev dönemi bulunması, kanunen ayrıca izin gerektiren bir işlemi izinsiz yapma yetkisi vermez. Süresi sona ermiş dosyada ise yalnız bir işlem için alınmış eski izin belgesinden genel görev süresinin devam ettiği sonucu çıkarılmamalıdır. Bu iki kararın konusu, tarihleri ve kapsamı ayrı ayrı okunmalıdır.

Dört yıl dolunca vasi değişmesi zorunlu mudur?

TMK 456’nın üçüncü fıkrası, dört yıl sonunda vasiye vasilikten kaçınma hakkı tanır. Bu düzenleme, dört yıl dolunca aynı kişinin bir daha vasi olamayacağı anlamına gelmez. Göreve devam etmek isteyen kişinin süre uzatma talebi ile kaçınma hakkını kullanarak ayrılmak isteyen kişinin başvurusu farklıdır. Uzatma isteyen kişi dilekçesinde devam iradesini açıkça belirtmeli; ayrılmak isteyen kişi ise bunun tersini söyleyen hazır metni imzalamamalıdır.

Sonradan bir görev engelinin doğması ayrıca TMK 481 kapsamında değerlendirilir. Görevin ağır biçimde savsaklanması, yetkinin kötüye kullanılması veya korunan kişinin menfaatlerinin tehlikeye girmesi ise TMK 483 ve devamındaki görevden alma düzenlemeleriyle ilgilidir. Bu durumda mesele sıradan süre yenilemesi olmaktan çıkar. İlgili başvuru için vasinin görevden alınması ve değiştirilmesi dilekçesi incelenmelidir.

Uzatma kararı satış veya dava açma izni içerir mi?

Görev süresinin uzatılması, vasinin görev dönemini yeniler; TMK 462’de sayılan işlemler için gereken vesayet makamı iznini kaldırmaz. Taşınmaz satışı ve dava açılması buna ilişkin iki önemli örnektir. Sonuç bölümüne yalnız “görevimin uzatılması” yazılmış bir karardan, belirli bir taşınmazın satışına da izin verildiği çıkarılamaz. İzin talebinin konusu, gerekçesi ve ilgili mal veya uyuşmazlık ayrıca belirlenmelidir.

Taşınmaz işleminde vesayet altındaki taşınmazın satış izni dilekçesi, dava açılması gereken durumda vasi için dava açma ve husumete izin dilekçesi ilgili özel başvuruyu açıklar. Bu ayrım, uzatma dosyasının gereksiz taleplerle belirsizleşmesini ve bankaya, tapuya veya mahkemeye kapsamı yanlış yorumlanmış bir karar sunulmasını önler.

Başvurunun dosyaya girdiği nasıl takip edilir?

Dilekçenin tesliminden sonra tarih ve evrak kayıt numarası saklanır. Eklerin sayısı, dilekçenin sonundaki listeyle karşılaştırılır. Özellikle son uzatma kararı yerine ilk atama kararının yanlışlıkla eklenmesi, mahkemenin mevcut dönemi yeniden araştırmasına yol açar. Dijital başvuruda da yalnız dosyanın yüklenmiş olmasıyla yetinilmez; gönderimin tamamlandığı ve doğru vesayet dosyasına işlendiği başvuru kaydından kontrol edilir.

Mahkeme ek açıklama istediğinde cevap, ilgili talebin tarihi belirtilerek aynı dosyaya sunulur. Cevapta önceki dilekçenin tamamını tekrarlamak yerine eksik kalan görev dönemi, hesap kaydı veya devam eden iş açıklanır. Bir kurumun yaklaşan işlem tarihi varsa bu tarih belgeyle gösterilir. Dilekçeye “acildir” yazılması yerine gecikmenin korunan kişi bakımından hangi somut sonucu doğuracağı anlatılır. Böylece mahkeme başvurunun zaman bakımından önemini dosyadaki kayıtlar üzerinden değerlendirebilir.

Karar çıktıktan sonra hangi kontroller yapılır?

Önce hüküm bölümünde uzatılan görevin kime ait olduğu, vesayet altındaki kişinin kimliği ve yeni dönemin nasıl belirlendiği okunur. Dilekçede istenen süre ile kararda verilen süre aynı kabul edilmez; esas olan mahkemenin kurduğu hükümdür. Kimlik veya tarih bakımından açık bir uyuşmazlık görüldüğünde bu durum mahkemeye bildirilir. Kararın bir kopyası vasilik belgeleriyle birlikte saklanır ve önceki kararların tarih sırası korunur.

Ardından güncel karar, gerçekten işlem yürütülen kurumların istediği belge biçimine uygun olarak sunulur. Mahkemeye verilen dilekçenin ekran görüntüsü karar örneği yerine kullanılmaz. Banka, bakım kurumu veya diğer muhataplara hangi belgenin hangi tarihte sunulduğu kayıt altına alınır. Kurumun ek belge talebi bulunduğunda talebin ne olduğu yazılı olarak belirlenir; mahkeme kararının kapsamı kurum görevlisinin sözlü anlatımına göre değiştirilmez.

Yeni dönemin başlaması, önceki hesapların ve belgelerin saklanmasını gereksiz kılmaz. Yıllık hesap takvimi, devam eden düzenli ödemeler ve yaklaşan görev bitişi ayrı ayrı izlenmelidir. Vasi görevi sırasında önemli bir engel veya menfaat çatışması doğarsa iki yıllık sürenin sonu beklenmeden mahkemeye bildirilir. Uzatma kararı, bu dönemde ortaya çıkan yeni olguları açıklama sorumluluğunu ortadan kaldıran bir güvence değildir.

Sık sorulan sorular

Vasinin görev süresi kaç yıldır?

TMK 456’ya göre vasi kural olarak iki yıl için atanır. Vesayet makamı bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir. Dosyadaki son kararın hüküm bölümü kontrol edilmelidir.

Vasilik süresi kendiliğinden uzar mı?

Hayır. TMK 480, uzatılmayan görevin süre sonunda sona ereceğini düzenler. Dilekçe sunulması tek başına uzatma kararı yerine geçmez.

Her uzatma için yeni sağlık kurulu raporu şart mı?

TMK 456’da her uzatma başvurusu için yeni sağlık kurulu raporu zorunluluğu yazılı değildir. Mahkemenin somut dosyada istediği güncel inceleme ve belgeler ayrıca yerine getirilir.

Dört yıl sonunda aynı vasi devam edebilir mi?

Dört yılın dolması vasiye kaçınma hakkı verir; aynı kişinin devamını mutlak olarak yasaklamaz. Devam için görev koşulları ve mahkemenin uzatma kararı gerekir.

Süresi biten vasi hiçbir iş yapamaz mı?

TMK 482, yeni vasi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapma yükümlülüğünü korur. Bu hüküm genel ve sınırsız temsil yetkisinin otomatik uzaması anlamına gelmez.

Word dosyası tüm vesayet başvuruları için kullanılabilir mi?

Bu örnek mevcut vasinin iki yıllık süre uzatma talebine yöneliktir. İlk atama, görevden alınma, vesayetin kaldırılması ve belirli işlem izni farklı hukuki taleplerdir.

Resmî kaynak ve kontrol tarihi

Hukuki açıklamalar, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun Adalet Bakanlığında yayımlanan metnindeki 397, 411–413, 418, 454, 456, 462 ve 480–483. maddeler esas alınarak hazırlanmıştır. Mevzuat kontrol tarihi: 28 Eylül 2026. Dilekçedeki olay ve belge bilgileri, sunulacağı vesayet dosyasının gerçek kayıtlarıyla eşleştirilmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp