B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Eşin Belge İbrazından Çekinme Dilekçesi Örneği | HMK 221/3 Word

Eşin belge ibrazından çekinme dilekçesi, bir hukuk davasında taraf olmayan eşe, elindeki belirli belgeyi mahkemeye sunması emredildiğinde kullanılan başvurudur. Bu sayfadaki örnek, davanın taraflarından birinin eşi olan üçüncü kişinin kendi adına yaptığı başvuru içindir.

Eşin belge ibrazından çekinme dilekçesi için hukuk belgesi ve adalet terazisi
Eş olan üçüncü kişinin ibrazdan çekinme nedeni mahkemeye belge bazında bildirilir.

Kısa cevap: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.221/3, belgeyi ibraz etmek zorunda olan üçüncü kişinin tanıklıktan çekinme hükümlerine göre belge ibrazından da çekinebileceğini düzenler. HMK m.248/1-b uyarınca taraflardan birinin eşi, evlilik bağı ortadan kalkmış olsa bile tanıklıktan çekinebilir. Fakat HMK m.251’deki istisnalar ayrıca incelenir. Üçüncü kişi, mahkemeye belgeyi vermeden önce dosya numarasını, hangi belgenin istendiğini, tarafla evlilik bağını ve varsa istisnanın neden uygulanmadığını somut olarak açıklar; çekinmenin kabulüne mahkeme karar verir.

Bu dilekçe kimin için ve hangi dosyada kullanılır?

Örnek olayda bir ticari alacak davası görülmektedir. Davalı gerçek kişinin eşi, davanın tarafı değildir. Mahkeme, eşin elinde bulunduğu ileri sürülen belirli tarihli yazışma çıktısını üçüncü kişi sıfatıyla istemiştir. Başvuruyu davalı veya davacı adına vekilleri değil, belgeyi ibraz etmesi istenen eş kendi sıfatıyla yapar. Dilekçenin muhatabı belgeyi isteyen aynı hukuk mahkemesidir; dava numarası ve ara karar tarihi gösterilir.

Eş, belgenin kendisinde bulunmadığını ileri sürüyorsa konu farklıdır. HMK m.221/2, ibraz edememe nedeninin delillerle açıklanmasını ister. “Belge elimde yok” cevabı ile “belge elimde, fakat kanuni çekinme hakkımı kullanıyorum” beyanı aynı anda gelişigüzel yazılmaz. Gerçek durum hangisiyse o açıklanır. Bu örnek, belgenin üçüncü kişinin elinde bulunduğu ve HMK m.248’deki kişisel çekinme nedeninin ileri sürüldüğü durum içindir.

Belge davanın tarafı olan eşin elindeyse HMK m.220’de tarafın ibrazı rejimi gündeme gelir. Üçüncü kişi adına hazırlanmış bu metin tarafın kendi belge ibraz yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Dava dilekçesi veya cevap dilekçesinde delili isteyen taraf için de bu dilekçe uygun değildir; onun talebi HMK m.221/1 kapsamında üçüncü kişiden belge getirtme istemidir.

HMK 221/3 ve 248/1-b birlikte nasıl uygulanır?

HMK m.221/1, mahkemenin üçüncü kişinin elindeki belgeyi, tarafların ileri sürdüğü bir hususun ispatı için zorunlu gördüğünde ibrazını emredeceğini söyler. İkinci fıkra, emre muhatap olan kişinin belgeyi sunmasını veya sunamama nedenini delilleriyle açıklamasını düzenler. Üçüncü fıkra ise ibraz yükümlüsü için ayrı bir çekinme kapısı açar: tanıklıktan çekinme hükümlerine göre belgeyi ibrazdan veya bu konudaki tanıklıktan çekinebilir. Bu hak, üçüncü kişinin mahkeme yazısına sessiz kalması anlamına gelmez; dayanak mahkemeye bildirilir.

HMK m.247/1, yalnız kanunda açıkça gösterilen hallerde tanıklıktan çekinmeye izin verir. HMK m.248/1-b, evlilik bağı sona ermiş olsa bile iki taraftan birinin eşini sayar. Buradaki “taraf” görülen davanın tarafıdır. Dava tarafının eşi olma olgusu, evlenme kaydı, nüfus kayıt örneği veya dosyada mevcut resmî kayıtla gösterilir. Eşin adının tanık listesinde bulunması şart değildir; m.221/3, bu tanıklık nedenlerini üçüncü kişinin belge ibrazına bağlar.

Çekinme hakkının varlığı, mahkemenin ara kararını kendiliğinden geçersiz kılmaz. Ara kararın tarih ve kapsamı dilekçede belirlenir, çekinme gerekçesi belgeyle ilişkilendirilir ve mahkemeden karar istenir. Mahkeme haklılığı değerlendirirken tarafları dinleyebilir. Belgeyi tutan eş, belgeyi doğrudan karşı tarafa teslim edip sonra çekinme ileri sürmek yerine, kanuni hakkını emri veren mahkemeye bildirir.

HMK 251 istisnaları neden kritik?

HMK m.251/1, m.248’e dayanan kişisel çekinmeyi dört konu bakımından kaldırır. Bir hukuki işlemin yapılması sırasında tanık olarak hazır bulunan kişi, o işlemin esası ve içeriği hakkında çekinemez. Aile bireylerinin doğum, ölüm veya evlenmesinden kaynaklanan olaylar da istisna kapsamındadır. Aile bireyleri arasındaki ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlık vakıaları ile taraflardan birinin hukuki selefi veya temsilcisi olarak kişinin bizzat yaptığı işler de hükümde sayılır. İstisna varsa, sırf evlilik bağına dayanmak yeterli değildir.

Örnekteki ticari alacak davası, eşler arasında ailevi ilişkiden doğan bir mali uyuşmazlık değildir; taraflardan biri diğerinin eşi, diğeri bağımsız şirkettir. Buna rağmen dava başlığından otomatik sonuç çıkarılmaz. İstenen belge bir aile içi para devrine ilişkinse, uyuşmazlığın gerçek dayanağı incelenir. Eş, sözleşmenin kurulması sırasında tanık olarak hazır bulunduysa m.251/1-a; davalıyı temsil ederek işlemi bizzat yaptıysa m.251/1-ç ayrıca sorun olur. Dilekçede bu olguların dosyaya uyan karşılığı açıkça yazılır.

İstisnayı gizleyen şablon, arama niyetini karşılamaz. Başvuran, “tarafın eşiyim; istisna yok” cümlesini tek başına kullanmaz. Belgenin ilgili olduğu işlemde tanık olarak bulunup bulunmadığını, ailevi mali uyuşmazlığın taraflar arasında olup olmadığını ve temsilci sıfatıyla işlem yapıp yapmadığını gerçek bilgilere göre açıklar. Bu kayıtlar doğru değilse metin değiştirilir; yanlış bir olgu beyanı dilekçenin güvenilirliğini zedeler.

Dilekçe ne zaman ve nasıl sunulur?

Mahkemenin ibraz emri veya müzekkeresi tebliğ edildiğinde, yazıda yer alan süre ve istenen belgenin tanımı okunur. Çekinme sebebi, ibraz için verilen sürenin sonuna bırakılmadan yazılı olarak aynı mahkemeye iletilir. HMK m.252/1, tanıklıktan çekinme nedenini ve dayanağını dinleme gününden önce yazılı veya duruşmada sözlü bildirmenin yolunu düzenler. HMK m.221/3’ün tanıklık hükümlerine atfı nedeniyle belge ibrazı bakımından da neden ve kanıtın önceden açıkça sunulması doğru usuldür.

Dilekçe UYAP üzerinden dosyaya gönderilebiliyorsa gönderim alındısı saklanır; fiziksel sunum yapılıyorsa evrak kayıt tarihi alınır. Mahkemenin kararını görmeden sürenin uzatıldığını varsaymak doğru değildir. Süre bitmeden başvuru yapılmış olsa dahi ara kararın uygulanma biçimi mahkemeden sorulur. Başvuru sonucuna dair tebligat ve tutanak takip edilir; reddedilirse yeni ara karar ve süre dikkatle incelenir.

HMK m.252/2, nedenlerini ve dayanaklarını önceden bildiren tanığın belirlenen günde mahkemeye gelmek zorunda olmadığını söyler. Bu hükmü, ibraz emri alan üçüncü kişinin her durumda duruşmaya gitmeyeceği biçiminde genişletmek doğru değildir. Mahkeme ayrıca tanık sıfatıyla çağrı yapmışsa çağrının türü, çekinme bildiriminin içeriği ve mahkemenin kararı birlikte değerlendirilir. Başvuruda hem belge ibrazına hem bu belge konusunda tanıklığa ilişkin istem, gerçekten ikisi de talep edilmişse ayrı cümlelerle kurulabilir.

Dilekçede hangi bilgiler bulunmalı?

Başlık, belgenin istendiği hukuk mahkemesi ve esas numarasıdır. “Üçüncü kişi / ibraz emrinin muhatabı” bölümüne ad, soyad ve güvenli tebligat adresi yazılır. Davacı ve davalı bilgileri dosyayla tutarlı gösterilir. Konu satırında ara kararın tarihi, tebliğ tarihi, istenen belgenin adı veya ayırt edici niteliği ve HMK m.221/3 ile m.248/1-b uyarınca çekinme istemi yer alır. Mahkemede birden fazla belge istenmişse hangisi için hak kullanıldığı tek tek belirtilir.

Açıklama kısmı üç olguyu ispatlar: başvuranın dava tarafı olmadığını, taraflardan biriyle evlilik bağını ve ibraz emrinin başvurana yöneldiğini. Bunun ardından m.251’deki istisna bakımından ilgili olaylar ele alınır. Sonuç talebi, belirli belge için çekinmenin haklı sayılmasını, ibraz emrinin bu kişi yönünden uygulanmamasını ve başvuruyla ilgili kararın tebliğini ister. Yalnız “kanun gereği vermiyorum” demek hangi kanun hükmünün hangi somut olguya uygulandığını göstermez.

Ekler olarak ibraz emri veya tebliğ belgesi ve evlilik bağını gösteren resmî belge kullanılır. Nüfus kayıt örneği özel bilgileri de içeriyorsa yalnız ispat için gerekli kısmın dosyaya sunulması ve gereksiz kişisel verilerin yayılmaması gözetilir. Belgenin kendisini çekinme dilekçesine eklemek amaca aykırı olabilir; istenen belgenin içeriğini açıklamadan ayırt edici bilgileri vermek gerekir. Resmî kaydın mahkemece dosyadan temini de istenebilir.

Eşin belge ibrazından çekinme dilekçesi örneği

Aşağıdaki metin, davalı kişinin eşine yöneltilen belirli bir yazışma çıktısı ibraz emri için düzenlenmiştir. Köşeli alanlar dosya bilgileriyle doldurulur. “İstisna uygulanmaz” açıklaması ancak gerçekten işlemde tanık, temsilci veya ailevi mali uyuşmazlık durumu yoksa korunur.

[… ] ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE
Dosya No: […/… Esas]
Üçüncü Kişi / İbraz Emri Muhatabı: [Ad Soyad, tebligat adresi]
Davacı: [Ad/Unvan]
Davalı: [Ad Soyad]
Konu: [Tarih] tarihli ara kararla istenen [belgenin ayırt edici tarifi] yönünden HMK m.221/3 ve m.248/1-b kapsamında belge ibrazından çekinme nedenimin incelenmesi ve kabulü istemidir.

Açıklamalar: 1. Mahkemenizin [tarih] tarihli ara kararı ve tarafıma [tarih] tarihinde tebliğ edilen müzekkereyle [belge ve dönem] istenmiştir. Davanın tarafı değilim; davalı [ad] ile [evlilik tarihi] tarihinden beri evliyim / [tarih] tarihinde sona eren evliliğin eski eşiyim. İlişkiyi gösteren resmî kayıt ektedir. 2. HMK m.221/3, ibraz emrinin muhatabı üçüncü kişiye tanıklıktan çekinme hükümlerine göre belge ibrazından çekinme hakkı tanır. HMK m.248/1-b uyarınca taraflardan birinin eşi, evlilik sona ermiş olsa da tanıklıktan çekinebilir. Bu nedenle [belge] bakımından çekinme hakkımı kullanıyorum. 3. İstenen belgeye konu işlemin kuruluşunda tanık olarak bulunmadım; davalı adına hukuki temsilci sıfatıyla işlem yapmadım. Uyuşmazlık aile bireyleri arasındaki ailevi ilişkiden doğan mali uyuşmazlığa ilişkin değildir. Bu açıklamalar somut dosya durumuyla sınırlıdır. 4. İstenen belgenin içeriğini dilekçeye aktarmadan, çekinme nedenimin ekli resmî kayıt ve müzekkere üzerinden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Hukuki nedenler: HMK m.221/3, 247, 248/1-b, 251 ve 252.
Deliller: İbraz ara kararı/müzekkere, tebliğ kaydı, evlilik bağını gösteren resmî kayıt, dosya kapsamı.
Sonuç ve istem: Açıklanan nedenlerle [belge] yönünden HMK m.221/3 ve 248/1-b kapsamında ibrazdan çekinme nedenimin kabulüne, bu belgeye ilişkin ibraz emrinin şahsım yönünden uygulanmamasına ve kararın tarafıma tebliğine karar verilmesini arz ederim.
Tarih: […]
Ad Soyad / İmza: […]

Eşin belge ibrazından çekinme dilekçesini Word (.docx) indir. İndirilebilir dosyada doldurulacak alanlar, somut olay açıklamaları, ek listesi ve belge bazında karar istemi düzenlenebilir biçimde yer alır. Dosyadaki örnek olay gerçek bir davaya ilişkin değildir; kişi ve dosya bilgileri doldurulmadan mahkemeye sunulmaz.

Hangi durumlarda bu örnek değiştirilir?

Eski eş: HMK m.248/1-b, evlilik bağının sona ermesini çekinmeye engel saymaz. Evlilik ve sona erme olgusu resmî kayıtla gösterilir. Dilekçedeki “halen evliyim” ifadesi eski eş için kullanılmaz. Boşanmanın kesinleşme kaydı varsa tarih doğru yazılır; buna karşılık dava tarafı ile hiç evlenmemiş birlikte yaşama ilişkisi m.248/1-b kapsamında eş olarak sunulmaz.

Çocuk veya ebeveyn: Yakın kişi dava tarafının altsoyu veya üstsoyuysa m.248/1-c incelenir. Eşin annesi, üçüncü derece kan veya kayın hısımlığı, evlatlık ve koruyucu aile ilişkisi için m.248’in ilgili bentleri ayrı ayrı uygulanır. Bu Word metnindeki “eş” sıfatı başka akrabalık için yalnız kelime değiştirilerek kullanılmaz; hukuki dayanak, ilişkinin ispatı ve m.251 istisnaları yeniden yazılır.

Taraf değil şirket temsilcisi: İbraz emri tüzel kişiye yöneltilmişse başvuruyu kimin hangi sıfatla yapacağı ayrı değerlendirilir. Şirket müdürünün bir dava tarafıyla evli olması, şirketin kayıtları bakımından şirketin kendisine otomatik kişisel çekinme hakkı vermez. HMK m.248 kişiyle dava tarafı arasındaki ilişkiyi düzenler; tüzel kişinin temsil ve belge muhafaza yükümlülükleri farklıdır.

Birden çok belge: Ara kararda üç belge varsa hepsi aynı hukuki durumda olmayabilir. Belge bazında tarih, isim ve çekinme nedeninin etkisi yazılır. Bağımsız bir kurumsal rapor ile eşin kişisel elindeki yazışma birbirine karıştırılmaz. Kısmi ibraz veya başka koruma yöntemi mahkemece değerlendirilirken başvuranın açık talebi ve belgelerin sınırı anlaşılabilir olmalıdır.

Mahkeme çekinmeyi reddederse ne olur?

HMK m.252/3 uyarınca mahkeme duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir. HMK m.221/3, belge ibraz etmek zorunda olanlar hakkında tanıklara ilişkin hükümlerin uygulanacağını söyler. HMK m.253, kanuni sebep olmaksızın tanıklıktan çekinen veya ileri sürdüğü sebep kabul edilmediği halde çekinmeyi sürdüren tanık için disiplin para cezası ve giderlerle ilgili düzenleme içerir. Bu yüzden mahkemenin çekinme kararını beklemek ve ret kararını görmezden gelmemek gerekir.

Bu sayfa, her ret kararına karşı ayrı bir kanun yolu bulunduğu iddiasını kurmaz. Somut ara kararın hukuki niteliği, aşaması ve dosyanın tabi olduğu kanun yolu rejimi incelenmeden “hemen istinaf” talimatı verilmez. Kişi, kararda hangi belge ve hangi süre için ne istendiğini, gerekçenin m.248 ile m.251’i nasıl değerlendirdiğini ve varsa sonraki duruşma çağrısını kontrol eder. Yanlış veya eksik evlilik kaydı yüzünden ret verilmişse kayıt sunularak açıklama istenmesi, uyuşmazlığın gerçek durumuna göre değerlendirilir.

Mahkeme üçüncü kişinin “belge yok” açıklamasını yeterli görmezse m.221/2 kapsamında tanık olarak dinleyebilir. Böyle bir çağrı geldiğinde ibrazdan çekinme başvurusu ile tanıklık konusunu ayırmak önemlidir. Kişi hem belgenin varlığına ilişkin bilgiye hem belgenin içeriğine dair sorularla karşılaşabilir; hangi soru bakımından hangi çekinme sebebinin kullanıldığı belirli olmalıdır.

Başka çekinme nedenleriyle farkı

HMK m.249, kanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiye ilişkindir. HMK m.250, kişinin veya m.248’de sayılan yakının doğrudan maddi zarara uğraması, şeref ve itibarının ihlali ya da ceza soruşturması tehlikesi ve meslek sırrı gibi ayrı durumları sayar. Bu nedenler, eş olma olgusundan farklı unsurlar ister. Dilekçede kanıtlanmayan sır veya ceza tehlikesi sırf güçlendirme amacıyla eklenmez.

Özellikle avukatın meslek sırrı nedeniyle tanıklıktan çekinme dilekçesi ayrı bir ihtiyaca yöneliktir: tanık çağrılan avukatın mesleki bilgiye ilişkin başvurusu. Buradaki Word örneği ise davanın tarafı olmayan eşe gönderilen belge ibraz emridir. HMK 221 üçüncü kişi belge ibrazı rehberi genel yükümlülüğü ve sunmama sonuçlarını açıklar. HMK 248 kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinme örneği ise tanık çağrısı içindir.

Belgeyi davanın tarafı istiyorsa talep dilekçesi, belgenin sahibi üçüncü kişi çekiniyorsa bu dilekçe kullanılır. Üçüncü kişiden belge ibrazı talep dilekçesi karşı yöndeki talebin örneğidir. Aynı maddeye dayanması iki metnin muhatabını eşitlemez.

Başvuruda sık yapılan hatalar

İlk hata, davanın tarafı olan eşin belgeyi tutan üçüncü kişi adına imzasız dilekçe vermesidir. İkinci hata, m.248’deki yakınlığı belgelememek veya yanlış bendi yazmaktır. Üçüncü hata, mahkeme yazısındaki belgenin tanımını geçiştirip tüm arşiv için genel bir bağışıklık istemektir. Dördüncü hata, m.251 istisnalarını görmezden gelmektir. Beşinci hata, dilekçeyi kanuni süreyle ilişkilendirmemek veya dosyaya sunulduğunu doğrulamamaktır.

Bir başka hata, çekinme nedenini açıklarken belgenin içeriğini bütünüyle dilekçeye kopyalamaktır. Mahkeme haklılık incelemesi yapabilmek için ilişkiyi ve ara kararı bilmelidir; fakat başvuru, sırf korumaya çalıştığı belgeyi kendisi yayımlayan bir metin olmamalıdır. Somut belgeye ilişkin olgular yeterli ayrıntıyla fakat gereksiz üçüncü kişi verileri olmadan anlatılır.

“Eşim davalı olduğu için hiçbir belge vermem” ifadesi de aşırıdır. HMK m.221/3 ile m.248, belirli kanuni sebebe dayanan çekinmeye imkân verir; m.251’de açık istisnalar vardır. Mahkeme karar verir. Bu nedenle talep, ibraz emrine konu belirli belgeye ve somut evlilik bağına bağlanır. İddianın kapsamı genişletildiğinde başvurunun güçlü tarafı olan kanuni eşleştirme kaybolur.

Sunmadan önce kontrol listesi

  • Dosya ve mahkeme adı ibraz emrindekiyle aynı mı?
  • Başvuran gerçekten davanın tarafı olmayan belge muhatabı mı?
  • İstenen belge ve tebliğ tarihi açık mı?
  • Evlilik veya eski evlilik bağı resmî kayıtla gösteriliyor mu?
  • HMK m.251’deki tanıklık, aile olayı, ailevi mali uyuşmazlık ve temsilci işleri değerlendirildi mi?
  • Belge gerçekten elde mi; değilse HMK m.221/2 açıklaması gerekir mi?
  • İstenen şey belge ibrazı mı, tanıklık mı, ikisi birden mi?
  • Dilekçe süresinde dosyaya girdi mi ve teslim kaydı saklandı mı?

Sık sorulan sorular

1. Mahkeme eşimden belge isteyebilir mi?

HMK m.221/1 şartları varsa üçüncü kişiden belge istenebilir. Eş, m.221/3 ve m.248/1-b uyarınca çekinme nedenini mahkemeye bildirebilir; haklılığı m.251 istisnaları da incelenerek karara bağlanır.

2. Boşandığım kişinin davasında da çekinebilir miyim?

HMK m.248/1-b, evlilik bağı ortadan kalksa da eşe tanıklıktan çekinme hakkı tanır. HMK m.221/3 atfı ve m.251 istisnaları belge ibrazında birlikte değerlendirilir.

3. Belge bende yoksa bu örneği kullanmalı mıyım?

Hayır. HMK m.221/2 gereğince ibraz edememe nedenini delilleriyle açıklayan ayrı bir cevap gerekir. Var olmayan belge için “çekiniyorum” demek olguyu yanlış anlatır.

4. Evlilik cüzdanı şart mı?

İlişkiyi gösteren güvenilir resmî kayıt sunulur veya mahkemenin mevcut nüfus kaydını incelemesi istenir. Belgenin türü somut kayıt durumuna göre belirlenir; kanun tek bir belge adı saymaz.

5. Aile içi para davasında da eş olduğum için çekinebilir miyim?

HMK m.251/1-c, aile bireyleri arasında ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlığa ilişkin vakıaları istisna tutar. Olayın bu kapsamda olması halinde sırf m.248’e dayanılarak çekinilemez.

6. Davalı adına sözleşmeyi ben imzaladıysam?

HMK m.251/1-ç, tarafın hukuki selefi veya temsilcisi olarak bizzat yapılan işlere ilişkin çekinmeyi kaldırır. İşlemin hangi sıfatla yapıldığı incelenir.

7. Cevap vermeden süreyi geçirirsem çekinmiş sayılır mıyım?

Hayır. Kanuni sebep ve dayanak mahkemeye bildirilmeli, karar takip edilmelidir. HMK m.221/3 tanıklık hükümlerine atıf yapar; sessizlik güvenli başvuru değildir.

8. Word dosyası doğrudan mahkemeye sunulabilir mi?

Dosyadaki köşeli alanlar doldurulmalı, örnek olay cümleleri doğrulanmalı ve somut dosyanın HMK m.251 istisnaları kontrol edilmelidir. İmza ve ekler tamamlanmadan şablon bitmiş dilekçe değildir.

Kanun metni ve ilgili içerikler

Bu içerikteki doğrudan dayanaklar Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Kanunu metnindeki HMK m.221, 247, 248, 251–253 hükümleridir. Genel belge ibrazı çerçevesi için sitedeki HMK 219–221 belge ibrazı rehberi okunabilir. Kanunun güncel bütünlüğü ve değişiklik geçmişi için T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi ayrıca kontrol edilir.

Hazırlayan: Avukat Halil BAKIRCI. İnceleme tarihi: 28 Eylül 2026. Örnek, hukuk yargılamasında eş olan üçüncü kişinin belirli belgeye ilişkin başvurusunu açıklar; mahkemenin somut olay ve istisna incelemesinin yerine geçmez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp