B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Üçüncü Kişi Mahkemenin İstediği Belgeyi Vermezse Ne Olur? HMK 221 | 2026

Kısa ve net cevap: Mahkeme, bir üçüncü kişi veya kurumun elindeki belgenin davada ileri sürülen bir hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse HMK m.221 uyarınca belgenin ibrazını emredebilir. Belgeyi elinde bulunduran üçüncü kişi, belgeyi sunmak; sunamıyorsa bunun nedenini delilleriyle açıklamak zorundadır. Mahkeme açıklamayı yeterli görmezse üçüncü kişiyi tanık olarak dinleyebilir. Üçüncü kişi, ancak tanıklıktan çekinme hükümlerine dayanabildiği ölçüde belgeyi ibrazdan veya bu konuda tanıklıktan çekinebilir. Bu düzenleme, davanın tarafının belgeyi sunmamasını düzenleyen HMK m.220’den farklıdır.

HMK 221 üçüncü kişinin mahkemeye belge ibrazı yükümlülüğü
HMK 221, taraf olmayan kişi ve kurumların elindeki zorunlu belgelerin mahkemeye getirtilmesini düzenler.

HMK 221 neyi düzenler?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.221’in konusu, davanın tarafı olmayan bir kişi veya kurumun elinde bulunan belgenin mahkemeye ibrazıdır. Maddenin birinci fıkrasına göre mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elindeki bir belgenin taraflarca ileri sürülen bir hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse bu belgenin ibrazını emreder. Burada iki şart birlikte önemlidir: belge üçüncü kişinin elinde olmalı ve ispat edilmek istenen vakıa için gerekli bulunmalıdır.

Bu düzenleme, tarafların delile ulaşamadığı her durumda sınırsız bir araştırma yetkisi vermez. Hukuk yargılamasında kural, taraflarca getirilme ilkesidir. HMK m.25 uyarınca hâkim, kanundaki istisnalar dışında tarafların söylemediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve kendiliğinden delil toplayamaz. Dolayısıyla HMK m.221 talebi, hangi vakıanın hangi belgeyle ispatlanacağı açıklanarak somutlaştırılmalıdır.

Mahkemenin başka yerdeki delili toplamasıyla ilgili genel çerçeve için Başka yerdeki delil mahkemeye nasıl getirtilir? HMK 195 yazısı ayrıca incelenebilir. HMK m.221 ise özellikle üçüncü kişinin elindeki belgeye odaklanır.

Kim üçüncü kişi veya kurum sayılır?

Üçüncü kişi, görülmekte olan davada taraf sıfatı taşımayan gerçek veya tüzel kişidir. Bir banka, işveren, muhasebe şirketi, sigorta şirketi, site yönetimi, özel hastane, kargo işletmesi, platform işletmecisi, sözleşmenin tarafı olmayan şirket veya bir kamu kurumu somut olaya göre HMK m.221 kapsamındaki belge sahibi olabilir. Önemli olan, belgenin dava tarafının değil üçüncü kişinin fiilî veya hukuki tasarruf alanında bulunmasıdır.

Örneğin işçilik alacağı davasında davacı işçinin eski müşterisindeki teslim tutanakları; ticari davada bağımsız lojistik firmasındaki sevk belgeleri; mal rejimi davasında bankadaki hesap hareketleri; eser sözleşmesi uyuşmazlığında yapı denetim şirketindeki teknik kayıtlar üçüncü kişi belgesi niteliği taşıyabilir. Belgeyi talep eden tarafın, “karşı tarafın bütün ticari ilişkileri araştırılsın” gibi sınırları belirsiz bir talep yerine hangi kurumda hangi belgenin bulunduğunu mümkün olduğunca belirlemesi gerekir.

Bir kamu kurumunun elindeki kayıt da HMK m.221 kapsamında istenebilir; ancak özel kanunlarda gizlilik, erişim veya özel usul düzenlemeleri varsa bunlar saklıdır. Bu nedenle “mahkeme istediği her kaydı koşulsuz alır” şeklinde genelleme doğru değildir. İstenen kayıtla uyuşmazlık arasındaki bağ ve varsa özel mevzuat birlikte değerlendirilir.

Mahkeme her belgeyi HMK 221 ile isteyebilir mi?

Hayır. Maddenin kullandığı ölçüt, belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olmasıdır. Taraf, belgeyi hangi vakıayı ispat için istediğini açıklamalıdır. Mahkeme de talebin uyuşmazlıkla ilgisini, ölçülülüğünü ve delilin gerçekten gerekli olup olmadığını değerlendirir.

Örneğin bir alacak davasında sadece belirli tarihli havalenin yapılıp yapılmadığı tartışılıyorsa, yıllarca süren bütün banka hareketlerinin istenmesi yerine ilgili hesap, tarih aralığı ve işlem türünün belirlenmesi gerekir. İş davasında belirli vardiya kayıtları tartışılıyorsa, işverenle hiç ilgisi olmayan kişilerin tüm kişisel verilerinin istenmesi ölçüsüz olabilir. Belge talebi, delil elde etme amacıyla sınırlı olmalı; ilgisiz kişisel verilerin toplanmasına dönüşmemelidir.

Bu nedenle dilekçede “belgenin adı”, “belgeyi elinde bulunduran kişi veya kurum”, “ilgili dönem”, “ispatlanacak vakıa” ve “belgenin neden zorunlu olduğu” ayrı ayrı gösterilmelidir. Bu yapı hem mahkemenin karar vermesini hem de üçüncü kişinin hangi kaydı sunacağını anlamasını kolaylaştırır.

Üçüncü kişideki belgenin getirtilmesi nasıl talep edilir?

Taraf, delillerini dava veya cevap dilekçesinde somutlaştırmalı ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini belirtmelidir. HMK’daki dilekçe ve delil sunma düzeni nedeniyle, belge talebinin sırf yargılamanın ilerleyen aşamasında akla geldiği için sınırsız şekilde ileri sürülebileceği kabul edilemez. Delil gösterme süresi ve HMK m.145’teki sonradan delil gösterme şartları ayrıca dikkate alınmalıdır.

Dava dilekçesine belge ve delillerin nasıl ekleneceği konusunda HMK 121 kapsamında dava dilekçesine belgeler eklenmezse ne olur? içeriği yardımcıdır. Üçüncü kişideki belge tarafın elinde olmadığı için dilekçeye fiziksel olarak eklenemez; fakat belgenin nerede bulunduğu ve getirtilmesinin neden istendiği açıklanabilir.

Uygulamada talep; belgeyi elinde bulunduran kişi veya kurumun açık adı ve mümkünse adresi, belgenin türü, tarihi, numarası veya ayırt edici bilgileri, istenen tarih aralığı, ispat edilecek somut vakıa, tarafın belgeyi neden kendisinin elde edemediği ve belgenin doğrudan mahkemeye gönderilmesi istemini içermelidir.

Belgenin varlığına ilişkin hiçbir somut açıklama yapmadan “kurumdan tüm belgeler sorulsun” biçimindeki taleplerin kabul edilmesi beklenmemelidir. Mahkeme bir delil araştırma merkezi değil; tarafların somutlaştırdığı uyuşmazlığı kanun çerçevesinde çözen yargı merciidir.

Üçüncü kişi belgeyi sunmazsa ne olur?

HMK m.221/2, belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkesin elindeki belgeyi ibraz etmek; ibraz edemiyorsa bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorunda olduğunu düzenler. Dolayısıyla üçüncü kişinin yalnız “belge bizde yok” şeklinde dayanaksız bir cevap vermesi her durumda yeterli değildir. Belgenin neden bulunmadığı, ne zaman imha edildiği, başka bir birime devredildiği veya teknik olarak erişilemediği ileri sürülüyorsa, bu açıklamayı destekleyen kayıtların sunulması gerekir.

Mahkeme açıklamayı yeterli görmezse HMK m.221/2 gereğince üçüncü kişiyi tanık olarak dinleyebilir. Böylece belgenin varlığı, saklanma düzeni, kaybolma nedeni veya hangi kişi ya da kurumun elinde bulunduğu konusunda doğrudan açıklama alınabilir.

Burada tarafın belgeyi sunmamasındaki HMK m.220/3 sonucu ile üçüncü kişinin durumu karıştırılmamalıdır. Taraf, mahkemenin ibraz kararına rağmen belgeyi mazeretsiz sunmazsa mahkeme koşulları oluştuğunda belgenin içeriği konusunda karşı tarafın beyanını kabul edebilir. HMK m.221’de ise üçüncü kişi bakımından tanıklık hükümleri devreye girer. Dolayısıyla “üçüncü kişi belgeyi vermedi, diğer tarafın iddiası otomatik kabul edilir” şeklinde bir kural yoktur.

Belge saklama süresi dolmuşsa veya kayıt imha edilmişse ne olur?

Üçüncü kişinin belgeyi fiilen ibraz edememesi, HMK m.221/2’de ayrıca öngörülmüştür. Ancak “saklama süresi doldu” beyanı tek başına belgenin gerçekten yok edildiğini ispatlamaz. Kurumun uyguladığı saklama ve imha politikasının dayanağı, imha tarihi, imha tutanağı, sistem kaydı veya arşiv devri gibi deliller mahkemeye sunulmalıdır. Özellikle uyuşmazlık ortaya çıktıktan veya belge talebi kuruma bildirildikten sonra yapılan imha, olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilir.

Belge başka bir kuruma devredildiyse üçüncü kişi bunu açıkça bildirmelidir. Örneğin şirket birleşmesi, arşiv hizmeti, banka devri veya kamu kurumu yeniden yapılanması nedeniyle belge yeni bir tüzel kişi ya da arşiv birimindeyse, “bizde yok” demek yerine belgenin nerede tutulduğunu gösteren kayıt sunulmalıdır. Mahkeme böylece doğru muhataba yeni müzekkere yazabilir.

Elektronik sistem değişikliği de otomatik mazeret değildir. Eski sistem yedeği, log kayıtları, veri göçü tutanakları veya teknik imha raporu bulunuyorsa bunların sunulması beklenebilir. Mahkeme açıklamayı yetersiz bulduğunda HMK m.221/2 uyarınca ilgili kişiyi tanık olarak dinleyebilir. Bu nedenle kurumların dava konusu olabilecek kayıtlar bakımından saklama ve imha süreçlerini belgelendirmesi yalnız veri yönetimi değil, ispat hukuku açısından da önem taşır.

Üçüncü kişi belgeyi ibrazdan çekinebilir mi?

Evet, ancak bu hak sınırsız değildir. HMK m.221/3, belgeyi ibraz etmek zorunda olanların tanıklıktan çekinmeye ilişkin hükümlere göre belgeyi ibrazdan veya bu konudaki tanıklıktan çekinebileceğini düzenler. Bu nedenle çekinme sebebi, tanıklık bakımından kanunda tanınan sebeplerle bağlantılı olmalıdır.

Örneğin kanunda korunan sır, yakınlık ilişkisi veya kişinin kendisini ya da yakınlarını hukuken korunan biçimde ağır sonuçlarla karşı karşıya bırakacak durumlar tanıklıktan çekinme hükümleri çerçevesinde değerlendirilebilir. Ancak sırf belgeyi paylaşmak istememek, ticari ilişkinin rahatsız olması veya belgenin üçüncü kişi aleyhine sonuç doğurabileceği yönündeki soyut kaygı tek başına kanuni çekinme sebebi değildir.

Çekinme ileri sürülüyorsa hangi kanuni sebebe dayanıldığı açıklanmalıdır. Mahkeme çekinmenin haklı olup olmadığını değerlendirir. Gerekli hâllerde tanıklara ilişkin yaptırım ve usul hükümleri üçüncü kişi bakımından da uygulanır.

HMK 220 ile HMK 221 arasındaki fark nedir?

KonuHMK 220HMK 221
Belge kimin elinde?Davanın tarafının elindeTaraf olmayan üçüncü kişi veya kurumun elinde
İbraz yükümlülüğüMahkemenin şartları oluşan ibraz kararıMahkemenin zorunlu gördüğü belgeyi ibraz emri
Belge yok denirseYemin mekanizması gündeme gelebilirSebep delilleriyle açıklanır; açıklama yetersizse tanık olarak dinlenebilir
İbrazdan çekinmeTarafın durumu HMK 220 çerçevesindeTanıklıktan çekinme hükümlerine göre mümkündür
Sunmamanın temel sonucuKoşulları varsa diğer tarafın belge içeriğine ilişkin beyanı kabul edilebilirTanıklık hükümleri uygulanır; otomatik kabul sonucu yoktur

Bu ayrım dilekçede doğru maddeye dayanmak açısından önemlidir. Belge davalı şirketin kendi elindeyse HMK m.220; bağımsız banka, üçüncü şirket, kurum veya başka kişinin elindeyse HMK m.221 değerlendirilir. Bazı olaylarda aynı uyuşmazlıkta hem tarafın hem üçüncü kişinin kayıtları istenebilir; bu durumda her talep ayrı hukuki dayanakla kurulmalıdır.

Banka, şirket ve kamu kurumlarındaki belgeler nasıl getirtilir?

Banka kayıtları, uygulamada HMK m.221 taleplerinin sık görüldüğü alanlardan biridir. Ancak “davalının tüm banka hesapları araştırılsın” şeklindeki sınırsız talep yerine uyuşmazlığın niteliğine göre hesap, dönem ve işlem türü somutlaştırılmalıdır. Mal rejimi, alacak veya miras uyuşmazlığında hangi dönemin neden önemli olduğu açıklanmalıdır.

Yurt dışındaki bankalarda bulunan kayıtlar bakımından ise yalnız HMK m.221 yeterli olmayabilir; uluslararası adli yardımlaşma ve istinabe mekanizmaları gündeme gelir. Bu ayrım için Yurt dışındaki banka kayıtları Türk mahkemesine nasıl getirilir? içeriği incelenebilir.

Şirket kayıtlarında fatura, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, elektronik işlem kaydı, sözleşme eki, kamera veya giriş-çıkış kaydı gibi belgeler söz konusu olabilir. Kamu kurumlarında ise ruhsat, başvuru, bordro, sicil, tapu, vergi veya idari işlem dosyaları bulunabilir. Her kurum bakımından saklama süresi, gizlilik ve özel kanun hükümleri ayrıca gözetilir.

Elektronik kayıtlar HMK 221 kapsamında istenebilir mi?

HMK m.199 belge kavramını geniş düzenler; elektronik ortamdaki veriler de uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli oldukları ölçüde belge niteliği taşıyabilir. HMK m.219 ise elektronik belgelerin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek ibrazını düzenler. Üçüncü kişinin elindeki elektronik kayıt için de HMK m.221 talebi kurulabilir.

Elektronik veri talebinde yalnız ekran görüntüsü değil, gerektiğinde asıl elektronik kayıt, zaman damgası, işlem logu, gönderici-alıcı bilgisi veya doğrulamaya elverişli teknik veri önem kazanabilir. Belgenin güvenilirliğine itiraz edilirse mahkeme teknik inceleme yapabilir. Bu nedenle elektronik kayıt istenirken mümkün olduğu ölçüde özgün formatının ve doğrulama bilgilerinin korunması talep edilmelidir.

Örneğin bir platformdaki sipariş kaydı için yalnız “sipariş ekran görüntüsü” değil; sipariş numarası, işlem zamanı, ödeme durumu, teslim bilgisi ve hesabın kime ait olduğunu gösteren kayıtların birlikte istenmesi ispat değerini artırabilir. Bununla birlikte uyuşmazlıkla ilgisiz kişisel veriler kapsam dışında bırakılmalıdır.

Uygulama örnekleri ve kontrol listesi

Örnek 1: Banka havalesinin ispatı

Davacı, belirli tarihte davalı hesabına gönderilen paranın borç olduğunu ileri sürüyor; dekont kendi elinde değil fakat banka kayıtlarında mevcut. Talepte banka adı, hesap veya IBAN bilgisi, tarih aralığı ve ispatlanacak ödeme olgusu açıkça gösterilerek HMK m.221 uyarınca kayıt istenebilir.

Örnek 2: Üçüncü şirketin teslim tutanağı

Satım sözleşmesinde malın teslim edilip edilmediği çekişmeli ve taşıma bağımsız lojistik şirketince yapılmış. Lojistik şirketindeki teslim tutanağı, imza kaydı ve sevk bilgileri uyuşmazlığın çözümü için zorunluysa mahkeme bu belgelerin ibrazını emredebilir.

Örnek 3: Kamera kaydı

Belirli bir olayın gerçekleştiği iddia edilen işyerinin kamera kaydı üçüncü kişide bulunuyorsa, kayıtların saklama süresi dolmadan tarih ve saat aralığı açıkça belirtilmelidir. Aylarca süren tüm kayıtların istenmesi yerine olayla sınırlı bir aralık seçilmesi ölçülülük açısından daha uygundur.

Talep öncesi kontrol listesi

  • Belge gerçekten üçüncü kişinin elinde mi?
  • Belgenin adı veya türü belirli mi?
  • İstenen dönem daraltıldı mı?
  • Hangi çekişmeli vakıayı ispatlayacağı açık mı?
  • Belge ispat için gerçekten zorunlu mu?
  • Özel gizlilik veya erişim mevzuatı var mı?
  • Elektronik belgenin doğrulanabilir formatı isteniyor mu?
  • Talep delil sunma süresinde mi ileri sürülüyor?

HMK 221 bakımından üçüncü kişinin belge ibraz yükümlülüğü

Net kanun maddesi: HMK m.221/1’e göre mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elindeki bir belgenin tarafların ileri sürdüğü hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse belgenin ibrazını emreder. Bu nedenle talepte belgenin hangi vakıayı ispat edeceği açıkça gösterilmelidir.

HMK m.221/2 uyarınca belgeyi sunması istenen kişi, elindeki belgeyi ibraz etmek; ibraz edemiyorsa bunun sebebini delilleriyle açıklamak zorundadır. Mahkeme açıklamayı yeterli görmezse kişiyi tanık olarak dinleyebilir.

HMK m.221/3 ise tanıklıktan çekinmeye ilişkin hükümlerin belge ibrazı bakımından da dikkate alınacağını düzenler. Bu nedenle üçüncü kişiden belge istenirken yalnız belgenin varlığı değil, varsa kanuni çekinme sebebi de değerlendirilmelidir.

Resmî kaynak: 6100 sayılı HMK – m.221.

Sık Sorulan Sorular

1. Mahkeme üçüncü kişiden belge isteyebilir mi?

Evet. HMK m.221/1 uyarınca belge ispat için zorunluysa mahkeme üçüncü kişi veya kuruma ibraz emri verebilir.

2. Üçüncü kişi “belge bende yok” diyebilir mi?

Belgeyi sunamıyorsa sebebini delilleriyle açıklamak zorundadır. Mahkeme açıklamayı yeterli görmezse kişiyi tanık olarak dinleyebilir.

3. Belgeyi vermemek otomatik olarak davacıyı haklı çıkarır mı?

Hayır. HMK m.220’de tarafın belgeyi ibraz etmemesine bağlı özel sonuç ile HMK m.221’de üçüncü kişinin durumu aynı değildir.

4. Banka kayıtları HMK 221 ile istenebilir mi?

Evet, uyuşmazlıkla ilgili ve gerekli banka kayıtları istenebilir. Talebin hesap, dönem ve ispatlanacak vakıa bakımından somutlaştırılması gerekir.

5. Kamu kurumu belge vermek zorunda mı?

Mahkemenin kanuna uygun ibraz emri esas alınır; ancak özel kanunlardaki gizlilik ve erişim hükümleri ayrıca değerlendirilir.

6. Üçüncü kişi ticari sır gerekçesiyle hiç belge vermez mi?

Ticari sır iddiası otomatik ve sınırsız ret hakkı değildir. Kanuni çekinme sebebi, belgenin kapsamı ve korunma tedbirleri mahkemece değerlendirilir.

7. Elektronik kayıt da belge sayılır mı?

Evet. HMK m.199 ve m.219 kapsamında elektronik veriler belge niteliği taşıyabilir ve incelemeye elverişli şekilde mahkemeye sunulabilir.

8. Üçüncü kişi tanık olarak dinlenebilir mi?

Evet. Belgenin sunulamama açıklaması mahkemece yeterli görülmezse HMK m.221/2 uyarınca tanık olarak dinlenebilir.

9. HMK 220 mi 221 mi kullanılmalı?

Belge davanın tarafındaysa HMK 220; taraf olmayan kişi veya kurumdaysa HMK 221 esas alınır.

10. Belge talebi davanın her aşamasında yapılabilir mi?

Delil gösterme ve sunma süreleri geçerlidir. Sonradan ileri sürülen deliller bakımından HMK m.145 şartları ayrıca incelenmelidir.

Hukuki dayanak ve resmî kaynaklar

E-E-A-T: Bu içerik nasıl hazırlandı?

Bu rehber HMK m.199, 219, 220 ve özellikle 221 hükümleri birlikte okunarak hazırlanmıştır. Tarafın belge ibraz etmemesiyle üçüncü kişinin belgeyi sunmaması ayrı tutulmuş; bankalar, şirketler, kamu kurumları ve elektronik kayıtlar bakımından somutlaştırma ve ölçülülük ilkeleri açıklanmıştır. Amaç, “mahkeme istedi, mutlaka vermek zorunda” veya “üçüncü kişi vermezse karşı taraf otomatik kazanır” gibi eksik genellemelerin önüne geçmektir.

Yazar: Avukat Halil BAKIRCI
İnceleme alanı: Hukuk yargılaması, delil hukuku ve ticari uyuşmazlıklar.
Güncelleme tarihi: 28 Eylül 2026

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp