Teslim Alınmayan Deniz Yükü: Tevdi ve Satış Usulü
Kısa ve net cevap: Teslim alınmayan deniz yükü taşıyan tarafından kendiliğinden sahiplenilemez veya istenilen şekilde satılamaz. TTK m.1174, gönderilenin teslimi geciktirmesi, reddetmesi, cevap vermemesi veya bulunamaması durumlarında TBK m.107–109’daki tevdi ve satış yollarına gönderme yapar. Ticari mallar, şartları varsa hâkim kararı olmadan ardiyeye tevdi edilebilir. Satışta ise TBK m.108’deki nedenler, kural olarak ön ihtar ve hâkim izni aranır. Açık artırmanın veya ön ihtarın aranmadığı istisna, mahkeme iznini de kaldırmaz. Gönderilene ve gerekli durumda taşıtana bildirim yapılır; yükün teslim borcu ile navlun alacağı ayrı değerlendirilir.

TTK 1174 hangi durumlarda uygulanır?
Birinci durum, gönderilenin eşyayı almaya hazır olduğunu bildirmesine rağmen boşaltma süresi ve kararlaştırılmış sürastarya içinde eşyanın tamamını almamasıdır. Taşıyan, gönderilene haber verdikten sonra TBK m.107–109’daki hakları kullanabilir. Burada teslimin bir bölümünün gerçekleşmesi, kalan yük için hiçbir işlem yapılamayacağı anlamına gelmez. Hangi kısmın alındığı ve hangisinin gemide veya ilgili yerde kaldığı belirlenmelidir.
İkinci grup, gönderilenin teslim almaktan kaçınması, TTK m.1168’deki bildirim üzerine hazır olup olmadığını açıklamaması veya bulunamamasıdır. TTK m.1174/2 bu durumlarda aynı yola başvurmayı ve aynı zamanda taşıtanı bilgilendirmeyi düzenler. Açık ret, cevapsızlık ve muhatabın bulunamaması farklı olgulardır. Başvuru dosyasında hangisinin gerçekleştiği yazışma ve teslim kayıtlarıyla gösterilir.
Yükün teslim alınmaması, navlun sözleşmesinden doğan borçların ortadan kalkmasıyla aynı şey değildir. Bunun borçlu taraf bakımından sonucu mevcut gönderilen yükü teslim almazsa navlunu kimin ödeyeceği rehberinde açıklanmıştır. Bu yazının konusu ise gemide veya limanda kalan eşya için hangi hukuki muhafaza ve satış yolunun kullanılacağıdır.
Teslimin gereği gibi önerilip önerilmediği de incelenir. TBK m.106, alacaklının haklı neden olmadan usulüne uygun ifayı kabulden veya gerekli hazırlık işlerinden kaçınmasını temerrüt olarak düzenler. Taşıyanın yanlış kişiye yaptığı çağrı veya teslim için gerekli koşulları sağlayamadığı durum, gönderilenin haksız reddiyle otomatik olarak eşitlenmez. Somut engel ve tarafların görevleri belirlenmelidir.
Kime hangi bildirim yapılmalıdır?
TTK m.1174/1, gönderilene haber verilmesini tevdi ve satış haklarının kullanılmasından önceki aşama olarak gösterir. İkinci fıkrada taşıtanın da bilgilendirilmesi gerekir. Taşıtan ile gönderilen aynı tüzel kişi olabilir; farklı olduklarında tek muhataba yazı göndermek diğerinin de haberdar edildiğini göstermez. Taşıma belgelerindeki sıfatlar doğru eşleştirilmelidir.
Bildirimde gemi, sefer, yük, teslim çağrısı ve gerçekleşen gecikme açıklanmalıdır. Hangi eşyanın nerede tutulduğu ve hangi hukuki işlemin planlandığı anlaşılır olmalıdır. Yalnız genel bir ardiye faturası göndermek, eşyanın ardiyeye tevdi edileceğini veya satış izni isteneceğini her durumda bildirmiş sayılmaz. Para talebiyle eşya hakkında yapılacak işlem ayrı içeriklerdir.
TTK m.1174’teki haber verme ile TBK m.108’deki satış öncesi ihtar birbirinden ayrılır. Aynı yazı gerekli bütün açıklamaları taşıyabilir; ancak yalnız teslim almaya davet, her durumda satış öncesi ihtarın yerine geçtiği varsayılan bir belge değildir. Satışın dayanağı, yükün durumu ve ilgiliye tanınan imkân açık olmalıdır.
Gönderim ve ulaşma kayıtları saklanır. Bildirim acenteye veya başka temsilciye yapılmışsa yetkisi kontrol edilir. Muhatabın bulunamaması ileri sürülüyorsa hangi bilgilerle arandığı ve hangi sonuçların alındığı gösterilir. Ulaşılamayan kişiye ulaşıldığı şeklinde kayıt oluşturulmaz; mevcut hukuki durum TTK’nın öngördüğü özel yollarla ele alınır.
Ticari yük mahkeme kararı olmadan ardiyeye bırakılabilir mi?
TBK m.107, alacaklı temerrüdünde teslim edilecek şeyin hasar ve giderleri alacaklıya ait olacak şekilde tevdi edilerek borçtan kurtulmayı düzenler. Genel olarak tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler. Aynı madde, ticari malların hâkim kararı olmadan ardiyeye tevdi edilebileceğini ayrıca belirtir. Bu istisna mahkemece satış izniyle karıştırılmamalıdır.
Tevdi, eşyanın hukuken belirlenmiş amaçla muhafazaya bırakılmasıdır. Gemiden herhangi bir açık alana indirmek veya eşyayı kimliği belirsiz kişiye vermek tek başına usulüne uygun tevdi sayılmaz. Teslim alınan yükün niteliği, miktarı ve kimin için saklandığı belirlenebilir olmalıdır. Ardiyenin teslim belgesi, eşyanın gerçek kabulüyle örtüşmelidir.
TBK m.107’nin sağladığı borçtan kurtulma sonucu, işlemin kanuni şartlarına bağlıdır. Bir depo faturası kesilmiş olmasıyla taşıyanın bütün görevlerinin kesin sona erdiği söylenemez. Doğru muhataba bildirim, yükün uygun yerde muhafazası ve tevdi işleminin tamamlanması değerlendirilir. Navlun, daha önce oluşmuş hasar ve diğer bağımsız alacaklar aynı işlemle otomatik olarak silinmez.
Hasar ve giderlerin alacaklıya ait olması, tevdi sırasında özensiz davranılmasının sonuçlarını incelemeyi gereksiz kılmaz. Yükün türü için gerekli muhafaza koşulları dikkate alınır. Taşıyanın veya depoyu işleten kişinin bağımsız kusuru varsa ilgili sorumluluk hükümleri ayrıca uygulanır. Eşyanın bozulması sonradan fark edildiğinde, ne zaman ve hangi aşamada oluştuğu kayıtlarla belirlenir.
Tevdi dosyasında hangi kayıtlar bulunmalıdır?
Dosyada teslim alınmayan eşyanın ayırt edici bilgileri, paket veya konteyner sayısı, ağırlık, görünür durum ve teslim yeri yer almalıdır. Taşıma belgesindeki miktarla ardiyenin kabul ettiği miktar karşılaştırılır. Ambalajı açılmamış bir kolinin içeriği bilinmiyorsa depo görevlisinin dış görünüş kaydı, içerik eksiksizmiş gibi kesin kabul belgesine dönüştürülmemelidir.
Muhafaza koşulları ve ücretin hangi hizmetlere ait olduğu da açıklanmalıdır. Soğutma, ayırma, güvenli saklama veya özel elleçleme gerekiyorsa bu ihtiyacın nasıl karşılandığı kayıt altına alınır. Bu hukuki rehber teknik depolama standardı seçmez; verilen hizmetin yükün gerçek ihtiyaçlarıyla bağlantılı olduğunu gösteren belgelerin tutulmasını gerektirir. İlgisiz hizmet bedelleri aynı yüke açıklamasız yüklenmemelidir.
Eşyanın ardiyeye teslimi ile bu yerden daha sonra hak sahibine verilmesi ayrı aşamalardır. Kimin hangi belgeyle teslim alabileceği ve taşıma belgesinin durumu belirlenir. Eşya üzerinde üçüncü kişilerin hakkı bulunduğu biliniyorsa bunlar yok sayılmaz. Tevdi, yükün mülkiyetini taşıyana veya ardiyeye geçiren bir satış işlemi değildir.
Teslim alınmayan yük hangi şartlarla satılabilir?
TBK m.108 üç ana gerekçe içerir: Eşyanın veya işin niteliğinin tevdiye uygun olmaması, eşyanın bozulabilir olması ya da bakım, koruma veya tevdiin önemli gider gerektirmesi. Bu koşulların varlığı somut belgelerle açıklanır. Teslim almayan müşteriyle ticari ilişkinin bozulması, tek başına eşyanın serbestçe satılabileceği anlamına gelmez.
Genel usulde alacaklıya önceden ihtar yapılır, hâkimden izin alınır ve eşya açık artırmayla sattırılarak bedeli tevdi edilir. Taşıyanın kendisine alıcı bulması, mahkemenin izin aşamasının yerine geçmez. Kanuni süreç, yükün satışıyla ekonomik değerinin korunmasını ve hak sahibinin menfaatinin gözetilmesini amaçlar. Satış gerekçesiyle tahsil edilecek alacağın dayanağı ayrı tutulmalıdır.
Bozulabilir yükte teknik rapor, raf veya kullanım ömrü bilgisi, gözlem ve muhafaza seçenekleri önem taşır. Önemli gider gerekçesinde ise gerçek veya öngörülebilir depolama maliyeti ve eşyanın değeri karşılaştırılır. Yalnız maliyet artıyor cümlesiyle bütün koşullar ispatlanmış sayılmaz. Raporun hangi partiye ve hangi tarihe ait olduğu açıkça belirtilir.
Gümrük gözetimi, ithalat sınırlaması veya özel ürün mevzuatı varsa bunlar da ayrıca uygulanır. TBK m.108 izni, malın bütün idari işlemlerden muaf biçimde piyasaya sunulabileceği yönünde genel izin değildir. Satışın hukuki yetkisiyle ürünün dolaşım ve teslim koşulları farklıdır. Başvuruda mevcut idari statü de doğru açıklanmalıdır.
Açık artırma yapılmadan veya ihtar beklenmeden satış mümkün mü?
TBK m.108/2, eşyanın borsada kayıtlı olması, piyasa fiyatının bulunması veya değerinin yapılacak gidere oranla az olması hâllerini düzenler. Bu durumlarda açık artırma zorunlu değildir; hâkim önceden ihtar şartını aramadan satışa izin verebilir. Bu düzenlemede kaldırılabilen unsurlar ile devam eden mahkeme izni birbirinden ayrılmalıdır.
Piyasa fiyatı var denilmesi, kaptanın veya taşıyanın kendi tercih ettiği bedelle hemen satış yapmasına yeterli hukuki dayanak değildir. Eşyanın niteliği, fiyatın kaynağı ve somut durum mahkemeye sunulur. İstisnanın hangi unsuruna dayanıldığı belirtilir. Borsadaki fiyatın farklı kaliteye veya farklı teslim koşullarına ait olması durumunda bunun etkisi açıklanmalıdır.
Mahkemenin izin verdiği satış yöntemiyle fiilen uygulanan yöntem karşılaştırılır. Satış miktarı, alıcı, bedel ve giderler kaydedilir. İzin yalnız belirli kısmı kapsıyorsa bütün yük aynı kararla satılmış gibi davranılmaz. Gerçek satış sonucu, sonraki tevdi ve hesap işlemlerinin dayanağını oluşturmalıdır.
Satış bedeli doğrudan taşıyanın navlun alacağına sayılır mı?
TBK m.108, satış bedelinin tevdi edilmesini düzenler. Bu nedenle satıştan gelen paranın tamamını hiçbir ayrı hukuki inceleme yapmadan taşıyanın alacağına mahsup etmek, maddenin otomatik sonucu değildir. Eşyanın teslim borcundan kurtulma amacıyla satış ile bir rehin veya hapis hakkının paraya çevrilmesi farklı işlemlerdir.
Brüt satış bedeli, belgeli giderler ve tevdi edilen tutar ayrı gösterilir. Aynı masraf hem satış bedelinden düşülüp hem yük ilgilisinden yeniden talep edilmemelidir. Bedelin hangi yük sahibinin hangi eşyasından doğduğu belirlenir. Birden fazla hak sahibinin yükü birlikte satılmışsa dağıtım yöntemi ve miktar bağlantısı açık tutulur.
Taşıyanın bağımsız navlun veya masraf alacağı varsa bunun talep yolu ayrıca değerlendirilir. Yük üzerindeki hapis hakkı bu ayrı güvence ilişkisinin konusudur. Tevdi satışı yapıldı diye bütün alacakların kesinleştiği veya bütün borçluların aynı kişi olduğu söylenmemelidir.
Tevdi edilen eşya sonradan geri alınabilir mi?
TBK m.109, alacaklı tevdi edilen şeyi kabul ettiğini açıklamadıkça veya tevdi bir rehnin ortadan kalkmasına yol açmadıkça borçlunun şeyi geri alabileceğini belirtir. Bu iki sınır önemlidir. Tevdi edilen yük her durumda ve hiçbir sonuç doğurmadan geri çekilebilecek kişisel stok gibi görülmemelidir. Kabul ve rehin durumu kontrol edilmelidir.
Tevdi edilen şey geri alındığı anda alacak bütün yan haklarıyla varlığını sürdürür. Dolayısıyla daha önce sağlanan borçtan kurtulma etkisi, geri alma sonrasında aynı biçimde devam ediyor kabul edilemez. Yeni teslim veya muhafaza düzeni gerekiyorsa ayrıca kurulmalıdır. Depodan çıkış, alacaklının teslim almasıyla taşıyanın geri çekmesi arasında açıkça ayrılır.
Geri alma işlemi yapılırken kimin talimat verdiği ve hangi sıfatla hareket ettiği belirlenir. Ardiyenin elindeki kayıtta eşyanın hak sahibine teslim edildiği yazarken fiilen taşıyana geri verilmişse önemli bir uyuşmazlık doğar. Teslim belgesi gerçek işlemi göstermelidir. Sonraki sorumluluk dönemi bu kayıtlar üzerinden değerlendirilecektir.
Teslim gecikmesinde sürastarya ve diğer zararlar nasıl hesaplanır?
TTK m.1174/3, gönderilenin gecikmesi veya tevdi işlemi nedeniyle boşaltma süresi aşılmışsa taşıyanın sürastarya parası isteyebileceğini düzenler. Sürastarya süresi dolduktan sonraki gecikmelerde uğranılan bütün zararın tazmini istenebilir. Bu iki dönem aynı tek fiyatın belirsiz süreyle uzatılması gibi ele alınmamalıdır. Dönem başlangıç ve bitişleri ayrı gösterilir.
Boşaltma süresinin doğru hesaplanması ön koşuldur. Teslim çağrısı, hazır olma bildirimi, fiilî boşaltma ve engellerin hangi tarafın faaliyet alanına ait olduğu incelenir. Demuraj alacağı rehberi genel süre ve delil sistemini açıklar. Bu yazıda özellikle teslim almama ve tevdi nedeniyle doğan sonucun kapsamı ele alınmaktadır.
Sürastarya sonrası zararda gerçek bağlantı gösterilmelidir. Gemi başka bir nedenle de bekliyor olabilir veya aynı masraf farklı sözleşme kapsamında karşılanmış olabilir. Tevdi işlemi için fiilen yapılan gider, teklif edilen bedel ve daha önce tahsil edilmiş tutar ayrılır. Aynı zarar birden fazla isimle tekrar istenmemelidir.
Kırkambar ve birden çok çarterde bildirim nasıl değişir?
TTK m.1176, kırkambar sözleşmesinde gönderilenin taşıyanın veya yetkili temsilcinin bildirimi üzerine eşyayı gecikmeden teslim almasını ister. Gönderilen tanınmıyorsa bildirim yerel teamüle göre ilanla yapılır. Madde m.1174’ü kırkambara da uygular; taşıtana yapılacak bildirim bakımından yerel âdete göre ilan yolunu ayrıca belirtir. Bu özel usul görünmez bırakılmamalıdır.
Geminin bölümleri için bağımsız yolculuk çarterleri varsa TTK m.1175, m.1168–1174 hükümlerinin her sözleşmeye ayrı uygulanmasını öngörür. Bir gönderilenin gecikmesi bütün diğer sözleşmelerdeki teslimin de aynı hukuki durumda olduğu anlamına gelmez. Her yük ve muhatap için süre, bildirim ve teslim kaydı ayrılmalıdır.
TTK m.1177, yolculuk çarterindeki taşıtanın üçüncü kişilerle kırkambar sözleşmesi yapmasının ilk taşıyanın m.1168–1174 kapsamındaki ilişkisini değiştirmeyeceğini belirtir. Dolayısıyla sözleşme zincirinin alt halkasında farklı taşıma biçimi bulunması, üst halkadaki bütün kuralları otomatik olarak dönüştürmez. Hangi kişiyle hangi sözleşmenin kurulduğu belirlenmelidir.
Tevdi, hapis hakkı ve gümrük tasfiyesi aynı işlem midir?
Tevdi, teslim borcunun gereği gibi yerine getirilememesi karşısında eşyanın muhafazaya bırakılmasıdır. Hapis hakkı ise belirli alacağın güvencesiyle ilgilidir. Gümrük tasfiyesi de kendi kamu hukuku kurallarına dayanır. Yükün limanda kalması bu üç mekanizmayı tek bir işlem hâline getirmez. Her biri için yetkili kişi, şart ve sonuç ayrı tespit edilmelidir.
Navlun çekişmeliyse çekişmeli tutarın yatırılması ve teminat yolu ayrıca incelenebilir. Yük sahibinin bedeli tartışmasıyla yükü hiç teslim almak istememesi aynı davranış değildir. Taşıyanın haksız teslim engeli ileri sürüldüğünde, gönderilen temerrüdü koşulları belgeler görülmeden peşinen kabul edilmemelidir.
Taşıyan ve yük ilgilisi hangi adımları kontrol etmelidir?
Taşıyan önce gönderilenin davranışını, teslim çağrısını, süreleri ve taşıtana yapılacak bildirimi belirler. Sonra tevdi mi, mahkeme izniyle satış mı gerektiği eşyanın durumuna göre değerlendirilir. Ardiyeye teslim veya satış işlemi tamamlanınca miktar, bedel ve tutanaklar kontrol edilir. İşlemin sonucunun ilgili kişilere bildirilmesi ve bütün hesapların saklanması gerekir.
Yük ilgilisi ise çağrının doğru kişiye yapılıp yapılmadığını, teslimin gereği gibi önerilip önerilmediğini, tevdi yerini ve satış izninin kapsamını incelemelidir. Eşya alınmak isteniyorsa yetki ve taşıma belgeleri hazırlanır. Satış veya masraf hesabı tartışılıyorsa hangi kalemin neden hatalı olduğu açıklanır. Yalnız yük benimdi demekle satışın bütün koşulları incelenmiş olmaz; aynı şekilde teslim almadı denilmesi de sınırsız satış hakkı yaratmaz.
Mahkemeden satış izni istenirken talep nasıl somutlaştırılır?
Başvurunun konusu, satılması istenen eşyanın açık tanımıyla başlamalıdır. Yükün taşıma belgesi, bulunduğu yer, miktarı ve mevcut durumu gösterilir. Ardından TBK m.108’deki hangi sebebe dayanıldığı açıklanır: Tevdie uygun olmama, bozulma ihtimali veya önemli koruma gideri. Bozulabilirlik için teknik tespit; gider bakımından hizmet teklifleri, işleyen depo ücreti ve eşyanın değeri gibi mevcut belgeler sunulur. Bir sebebin adı yazılarak onun gerçekleştiği kabul edilmiş sayılmaz.
Talep edilen satış yöntemi de açık olmalıdır. Açık artırma dışında satış veya ihtar aranmadan izin isteniyorsa ikinci fıkradaki dayanak ayrıca gösterilir. Mahkemenin kararında hangi yükün, hangi kapsamda ve hangi yöntemle satılmasına izin verildiği sonradan kontrol edilir. Karar yalnız eşyanın bir kısmına ilişkinse geri kalan bölüm hakkında ayrıca hukuki değerlendirme yapılır. Satışın tamamlanmasıyla bedelin usulüne uygun tevdi edildiği de ayrı belgeyle ortaya konulur.
İzin dosyasıyla alacak hesabı birbirine karıştırılmamalıdır. Mahkemeye sunulan depo maliyeti, satış ihtiyacını açıklayabilir; fakat bu maliyetin tamamının hangi kişiden tahsil edileceği ayrı hukuki sorudur. Aynı belgelerin farklı amaçlarla kullanılması mümkündür. Önemli olan satış izni kararının, gerçekte hükme bağlanmamış bütün borçlar için kesin alacak kararı gibi gösterilmemesidir.
Sık sorulan sorular
Teslim alınmayan yük taşıyanın malı olur mu?
Hayır. TTK 1174 ve TBK 107–109 belirli tevdi ve satış yolları tanır; teslim almama mülkiyeti kendiliğinden taşıyana geçirmez.
Ticari mal ardiyeye mahkeme kararı olmadan bırakılabilir mi?
TBK 107 ticari mallar için bu imkânı tanır. Temerrüt, bildirim ve uygun tevdi koşulları ayrıca bulunmalıdır.
Piyasa fiyatı bulunan yük izinsiz satılabilir mi?
Hayır. TBK 108/2 açık artırma ve ön ihtar bakımından istisna getirir; hâkimden satış izni alınmasını ortadan kaldırmaz.
Satış bedeli ne yapılır?
TBK 108 satış bedelinin tevdiini öngörür. Taşıyanın bağımsız alacağına mahsup veya hapis hakkının paraya çevrilmesi ayrı incelenir.
Gönderilen bulunamazsa taşıtana da haber verilir mi?
TTK 1174/2 bunu zorunlu kılar. Kırkambardaki özel ilan düzeni ayrıca TTK 1176’ya göre değerlendirilir.
Tevdi edilen yük geri çekilirse borç ne olur?
TBK 109’daki sınırlar içinde geri alınabilir; geri alındığı anda alacak bütün yan haklarıyla varlığını sürdürür.
Tevdi gecikmesi için sürastarya istenir mi?
TTK 1174/3, gönderilenin gecikmesi veya tevdi yüzünden boşaltma süresi aşılırsa sürastarya; sonraki dönem için gerçek zarar istemini düzenler.
Yükün teslim alınmaması navlun borcunu bitirir mi?
Hayır. Navlun borcu ve kimin ödeyeceği TTK 1207 gibi ilgili hükümlerle ayrıca belirlenir; tevdi başka bir işlemdir.
Resmî kaynaklar ve kapsam
Doğrudan dayanak TTK m.1174–1177 ve TBK m.107–109‘dur. Temerrüt koşulları bakımından TBK m.106 da dikkate alınır. Bu resmî arşiv belgeleri bütün kanunların güncel konsolide sürümü olarak sunulmamaktadır. Somut yükün sözleşmesi, muhafaza ihtiyacı ve idari statüsü ayrıca incelenir.
Yazar: Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu Sicil 3472. Yayın: 28 Eylül 2026.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki süreçler Mersin merkezli yürütülür. Teslim alınmayan yük dosyalarında bildirim, depo, satış ve ödeme belgeleri birlikte değerlendirilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.