Deniz Yükünde Fiilî Taşıyanın Sorumluluğu: TTK 1191
Kısa ve net cevap: Fiilî taşıyanın sorumluluğu, deniz yükünü bizzat taşıdığı bölüm bakımından TTK m.1191’e dayanır. Taşımayı müşteriye karşı üstlenen sözleşmesel taşıyan, işi başka şirkete bırakınca kendiliğinden sorumluluktan kurtulmaz. İki taşıyan aynı zarardan sorumlu oldukları ölçüde müteselsilen sorumludur; zarar iki defa tahsil edilemez. TTK m.1192’deki özel sorumsuzluk kaydının geçerliliği ise belirli taşıma bölümü, fiilî taşıyanın kimliğinin açıklanması, zararın onun hâkimiyetinde meydana geldiğinin ispatı ve yetkili Türk mahkemesinde ona dava açılabilmesi gibi koşullara bağlıdır.

Sözleşmesel taşıyan ve fiilî taşıyan kimdir?
Sözleşmesel taşıyan, navlun sözleşmesinde deniz yoluyla eşya taşımayı üstlenen kişidir. Fiilî taşıyan ise taşımanın tamamının veya belirli bölümünün gerçekleştirilmesi kendisine bırakılan kişidir. Bu iki sıfatın aynı şirkette birleşmesi mümkündür; başka şirketlerde bulunması da hukuki korumayı ortadan kaldırmaz. İnceleme şirketlerin ticari adlarından değil, üstlendikleri ve gerçekleştirdikleri işlerden başlar.
TTK m.1138’deki navlun sözleşmesi yapısı, taşıma taahhüdünün belirlenmesinde temel alınır. Taşıma organizasyonu kuran bir şirketin sadece aracılık mı yaptığı, yoksa kendi adına taşıma borcu mu üstlendiği sözleşmeden anlaşılır. Navlun faturası önemli bir belgedir; ancak tek başına taşıma zincirindeki bütün kişilerin sıfatını belirlemez. Faturanın hangi sözleşmeye dayanarak düzenlendiği ayrıca gösterilmelidir.
Gemi malikinin adı, konişmentoyu imzalayan şirket, rezervasyonu teyit eden işletme ve varma limanındaki acente farklı olabilir. Bu farklılık otomatik olarak dört sorumlu bulunduğu anlamına gelmez. Her kişi için temsil ilişkisi, taşıma taahhüdü ve fiilî hizmet araştırılır. Özellikle yalnız acentelik yapan kişiye, asıl taşıyanmış gibi bütün yük zararını yöneltmek doğru taraf incelemesinin yerine geçmez.
Navlun sözleşmesinde tarafların borçları, genel çerçeveyi açıklar. Buradaki inceleme yük taşımalarına ilişkindir. Deniz yolcuları bakımından taşıyan ve fiilî taşıyanın tanımı TTK m.1248’de ayrıca düzenlenmiştir. Yolcu rejimindeki bir hüküm, eşya taşımacılığındaki m.1191’in yerine doğrudan kullanılmamalıdır.
Taşımayı başka şirkete veren taşıyan sorumluluktan çıkar mı?
TTK m.1191/1’in kuralı açıktır: Taşıma kısmen veya tamamen fiilî taşıyana bırakıldığında sözleşmesel taşıyan taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam eder. Üstelik bu sonuç, navlun sözleşmesinin böyle bir bırakmaya izin verip vermemesinden bağımsızdır. Dolayısıyla yükü başka gemi işletmecisi taşıdı açıklaması tek başına sorumluluğu sona erdirmez.
Taşıyan, fiilî taşıyanın ve onun taşıma borcunun ifasında kullandığı adamlarının görev ve yetki sınırları içindeki fiil ve ihmallerinden de kanuna göre sorumludur. Taşıma zincirinin uzaması, müşterinin her alt sözleşmeyi bizzat imzalaması gerektiği sonucunu doğurmaz. Buna karşılık hangi kişinin fiilinin hangi işin ifası sırasında gerçekleştiği somutlaştırılmalıdır.
Başka şirkete bırakmanın sözleşmeye aykırı olması ayrı bir ihlal tartışması yaratabilir. Bu tartışma ile yük hasarından doğan sorumluluk aynı talep değildir. Taşımanın bırakılmasına izin verilmiş olsa bile zarar bakımından m.1191 uygulanır. İzin verilmemiş olması da her zarar kaleminin neden ve miktarı araştırılmadan koşulsuz kabulünü sağlamaz.
Taşıyanın sorumluluğunun devam etmesi, kusursuzluk savunmalarını veya kanuni tazminat sınırlarını kullanamayacağı anlamına gelmez. TTK m.1178 ve devamındaki maddeler olayın niteliğine göre uygulanır. Esas ayrım, işi başkasına yaptırmanın tek başına bir kurtuluş sebebi olmamasıdır. Savunma, yalnız alt işletmecinin varlığına değil ilgili kanuni koşullara dayanmalıdır.
Fiilî taşıyan bütün yolculuktan mı sorumludur?
TTK m.1191/2, taşıyanın sorumluluğuna ilişkin hükümlerin fiilî taşıyanın bizzat gerçekleştirdiği taşımaya uygulanacağını belirtir. Bu nedenle fiilî taşıyanın hangi bölümde görev yaptığı belirlenmelidir. Yükün ona teslim edildiği ve onun tarafından devredildiği zamanlar, aktarma belgeleri ve taşıma kayıtlarıyla gösterilir. Başka bölümde oluşmuş zarar ona yalnız zincirde bulunduğu için yüklenmez.
Bir aktarma kaydı geminin değiştiğini gösterebilir; bu, hukuki taşıyanın da mutlaka değiştiğini kanıtlamaz. Tersinden, farklı gemiler aynı şirket hesabına işletilebilir. Gemi kimliği ile taşıma borcunun hangi tüzel kişi tarafından ifa edildiği ayrı bilgilerdir. Belgelerdeki şirket adları, temsil açıklamaları ve yük hareketleri birlikte karşılaştırılır.
Zararın fark edildiği liman ile meydana geldiği taşıma bölümü aynı olmak zorunda değildir. Ambalajı kapalı yükte hasar sonraki aşamada görülebilir. Teknik inceleme, yükün durumu ve ara teslim kayıtları bu nedenle önemlidir. Sadece son teslimi yapan şirkete bakarak önceki bütün aşamalardaki zararın ona ait olduğu söylenmemelidir.
Taşıyanın hâkimiyet dönemi ve terminale teslim rehberi zaman bakımından sınırı açıklar. Terminalin taşıyanın yardımcısı, bağımsız saklayan veya gönderilen adına teslim alan kişi olması farklı değerlendirmeler gerektirir. Her terminal hizmeti, kendiliğinden denizdeki fiilî taşıyan sıfatını doğurmaz.
Müteselsil sorumluluk tazminatı iki katına çıkarır mı?
TTK m.1191/4, sözleşmesel ve fiilî taşıyan aynı zarardan sorumlu oldukları takdirde ve ölçüde müteselsil sorumluluk kabul eder. Zarar gören açısından bu, aynı zarar için iki sorumlunun birlikte değerlendirilmesini sağlar. Ancak her davalının sorumlu olduğu kapsamın yine belirlenmesi gerekir. Müteselsillik, sorumluluğu olmayan bir kişiyi kendiliğinden borçlu yapmaz.
Beşinci fıkra, taşıyan, fiilî taşıyan ve adamları tarafından ödenecek tazminat toplamının kanuni sorumluluk sınırlarını aşamayacağını düzenler. Aynı kayıp için ayrı şirketlere yöneltilen talepler, birbirinden habersiz ve mükerrer tahsilat dosyalarına dönüştürülemez. Bir sorumlunun yaptığı ödeme diğer dosyanın hesabında da dikkate alınmalıdır.
Sorumluluk sınırları değerlendirilirken TTK m.1186, sınırdan yararlanma hakkının kaybı iddiasında ise m.1187 ayrıca incelenir. Her zarar için sabit bir tutar veya otomatik sınırsız tazminat sonucu kurulmaz. Deniz taşıyanının sorumluluk sınırı rehberi koli, ağırlık ve gecikme ölçülerini ayrı olarak açıklar.
Taşıyanın verdiği ek garanti fiilî taşıyanı da bağlar mı?
TTK m.1191/3, taşıyanın kanunen yüklenmediği bir borcu üstlenmesini veya kendisine tanınan bir haktan vazgeçmesini sağlayan özel anlaşmaları düzenler. Bu anlaşmalar fiilî taşıyanın açık ve yazılı onayı olmadan onun hakkında hüküm doğurmaz. Ancak fiilî taşıyan onay vermedi diye sözleşmesel taşıyanın kendi taahhüdü de ortadan kalkmaz.
Dosyada önce özel taahhüdün ne olduğu belirlenir. Daha geniş bir sorumluluk üstlenilmesi, belirli savunmadan vazgeçilmesi veya kanuni düzenin ötesinde yükümlülük kabulü farklı içeriklerdir. Anlaşmanın tarafları ve kapsamı okunmalıdır. Fiilî taşıyanın taşıma talimatını kabul etmiş olması, bütün ek garantileri de yazılı olarak onayladığını tek başına göstermez.
Onay belgesinde hangi sözleşme veya ek hükme izin verildiği anlaşılır olmalıdır. Başka bir sefer için verilmiş onay, bu taşımaya otomatik taşınmaz. Şirket adına onaylayan kişinin yetkisi de kontrol edilir. Bu inceleme, genel sorumlulukla özel anlaşmadan doğan genişletilmiş sorumluluğun birbirinden ayrılmasını sağlar.
TTK 1192’deki sorumsuzluk kaydı nasıl değerlendirilir?
TTK m.1192, taşımanın belirli bir bölümünün başka kişi tarafından gerçekleştirileceğinin öngörüldüğü navlun sözleşmesinde özel bir kayıt kurulmasına izin verir. Kayıt, ilgili bölümde eşya fiilî taşıyanın hâkimiyetindeyken meydana gelen zıya, hasar veya gecikmeye ilişkin olmalıdır. Bütün yolculuk için belirsiz biçimde başkası sorumludur yazılmasıyla bu özel düzenin şartları tamamlanmaz.
Zararın fiilî taşıyanın hâkimiyetinde gerçekleştiğini ispat yükü sözleşmesel taşıyandadır. Bu nedenle kayıt mevcut olsa bile taşıma bölümü ve olay zamanı belirlenmelidir. Hasarın hangi aşamada ortaya çıktığının bilinmediği dosyada, yalnız sözleşmedeki genel ibareye dayanarak taşıyanın sorumluluğunun sona erdiği kabul edilmemelidir.
Aynı hüküm, fiilî taşıyana yetkili Türk mahkemesinde dava açılamadığı hâllerde sorumluluğu kaldıran veya sınırlandıran anlaşmayı geçersiz sayar. Ayrıca kimlik ve adres bilgilerinin açıklanmasına ilişkin koşullar vardır. Bu şartlar birbirinin alternatifi değildir. Birinin bulunması diğer eksiklikleri otomatik olarak gidermez.
Fiilî taşıyanın adı ve adresi ne zaman bildirilir?
TTK m.1192/2 uyarınca sorumsuzluk kaydının geçerliliği, fiilî taşıyanın adı, unvanı ve işyeri adresinin navlun sözleşmesinden anlaşılmasına bağlıdır. Sadece geminin adı veya ticari hat markası, tüzel kişinin unvanı ve adresiyle aynı bilgi değildir. Muhatabın doğru belirlenmesi yargısal başvurunun yapılabilmesi için önem taşır.
Sözleşme kurulurken fiilî taşıyan henüz belirli değilse, belirlendiği anda ve en geç eşyanın ona teslimini takiben derhâl gönderilene bu bilgiler bildirilir. Kanun bildirimin alıcısı olarak gönderileni gösterir. Başka şirkete yapılan operasyon yazışmasının gerekli bildirimi karşılayıp karşılamadığı, temsil ve iletim kayıtlarıyla ayrıca değerlendirilir.
Bildirim yapılmazsa taşıyanın sorumluluğu devam eder. Bu açık sonucun yerine yük sahibi zaten gemiyi biliyordu biçiminde genel bir varsayım konulmamalıdır. Bildirimde verilen ad, unvan ve işyeri adresi gerçekten o taşımayı yapan kişiye ait olmalıdır. Yanlış şirket veya kullanılamayan adres, doğru muhatabın açıklanmasıyla eş tutulamaz.
Türk mahkemesinde dava açılabilmesi neden özel koşuldur?
TTK m.1192/1, yük ilgilisinin sözleşmesel taşıyan karşısındaki hakkını kaldırırken fiilî taşıyana karşı etkili bir başvuru imkânını esas alır. Yetkili Türk mahkemesinde fiilî taşıyan aleyhine dava açılamıyorsa kayda dayanılarak sorumluluk dışına çıkılamaz. Bu koşul, yalnız fiilî taşıyanın bir adresinin bulunmasıyla çözülen bir şekil incelemesi değildir.
Yabancı mahkeme veya tahkim kaydı varsa onun kapsamı, geçerliliği ve ilgili kişiye etkisi ayrıca incelenir. Belge görülmeden her yabancı kayıt geçerlidir veya her kayıt geçersizdir denmemelidir. Sözleşmenin uygulanacak hukuku ile yargı yerinin belirlenmesi de farklı sorulardır. Uluslararası eşya taşımasına uygulanacak hukuk bu ayrımda tamamlayıcıdır.
Büronun Mersin’de bulunması, her uyuşmazlıkta Mersin mahkemelerinin yetkili olduğu anlamına gelmez. Geminin uğrakları, teslim yeri, tarafların işyerleri ve sözleşme koşulları değerlendirilir. Türkiye genelindeki hukuki işlemler, yetkili yargı yeri esas alınarak Mersin merkezli yönetilir; başka şehirde fizikî şube bulunduğu izlenimi oluşturulmaz.
Doğru davalı için hangi belgeler karşılaştırılır?
| Belge | Kontrol edilecek bilgi | Tek başına çıkarılmaması gereken sonuç |
|---|---|---|
| Navlun sözleşmesi | Taşıma borcunu üstlenen kişi ve taşıma bölümleri | İmzası olmayan her alt şirketin bütün ek şartları kabul ettiği |
| Konişmento | Taşıyan sıfatıyla imza ve adına işlem yapılan kişi | Gemi adının şirket kimliğini kesin belirlediği |
| Aktarma ve teslim kayıtları | Yükü hangi şirketin hangi aşamada aldığı | Son teslim yapanın önceki bütün zararlardan sorumlu olduğu |
| Kimlik bildirimi | Unvan, adres, gönderilen ve iletim zamanı | Genel sefer bilgisinin TTK 1192 bildirimini her durumda karşıladığı |
| Özel anlaşma ve onay | Fiilî taşıyanın açık ve yazılı kabulü | Taşıma talimatının her ek garantiyi kapsadığı |
Belgeler arasında farklı unvanlar varsa şirket değişikliği, temsilcilik veya ticari marka kullanımı açıklanmalıdır. Aynı adresin bulunması şirketlerin aynı tüzel kişi olduğunu tek başına göstermez. Dava hazırlığında unvan ve kimlik araştırmasıyla yetki belgeleri birlikte okunur. İddianın her davalı için hangi ilişkiye dayandığı ayrı yazılmalıdır.
Taşıyanlar arasındaki rücu yük sahibinin talebini değiştirir mi?
TTK m.1191/6, bu düzenin sözleşmesel taşıyan ile fiilî taşıyan arasındaki rücu ilişkisini etkilemediğini belirtir. Yük ilgilisine karşı sorumluluk ile zarar ödendikten sonra iki taşıyanın kendi aralarında kimin ne kadar katlanacağı farklı aşamalardır. Alt sözleşmedeki gider paylaşımı, yük ilgilisinin kanuni hakkını doğrudan kaldıran bir hüküm olarak sunulmamalıdır.
Rücu dosyasında ödeme, asıl talebin dayanağı, taşıma bölümü ve iç sözleşme birlikte incelenir. TTK m.1188/3’teki doksan günlük özel süre ayrıca önemlidir. Dava dilekçesinin tebliği ile tazminatın ödenmesi ayrı başlangıç olayları olabileceğinden yalnız ödemenin yapılmasını beklemek güvenli bir süre takibi değildir. Ana tazminat davası ve rücu takvimi ayrı tutulur.
Başvuru dosyasında son kontrol nasıl yapılır?
Önce hak sahibinin sıfatı ve ilgili yük belirlenir. Ardından sözleşmesel taşıyan, fiilî taşıyan ve diğer hizmet sağlayıcıların rolleri eşleştirilir. Zararın hangi hâkimiyet döneminde meydana geldiğine ilişkin deliller korunur. Sorumsuzluk kaydı ileri sürülüyorsa TTK m.1192’nin bütün koşulları ayrı satırda kontrol edilir. Sadece bir şirketin talebi reddetmesi üzerine yanlış muhataba yönelmekten kaçınılır.
Hasar bildirimi, yargı yoluna başvuru süresi ve rücu süresi birbirinin yerine geçirilmez. Yük hasarında ihbar ve süreler ayrıca izlenir. Sigorta veya başka sorumludan ödeme alınmışsa talep edilen bakiye buna göre belirlenir. Dosya, tek zarar için her davalının dayanağını ve varsa sorumluluk sınırını açıkça gösteren bir hesapla tamamlanır.
Fiilî taşıyan hakkında bilgi talebi nasıl somutlaştırılır?
Taşıma şirketinden bilgi istenirken yalnız alt taşıyıcınız kim sorusu yöneltilmemelidir. İlgili sözleşme, konişmento ve yük tanımlanmalı; taşımayı hangi bölümde kimin gerçekleştirdiği, o kişinin tam ticaret unvanı ve işyeri adresi sorulmalıdır. Yükün bu kişiye verildiği ve ondan alındığı tarihlere ilişkin mevcut teslim belgeleri de istenir. Böylece bilgi talebi, bir markanın veya gemi adının bildirilmesiyle karşılanmış gibi gösterilemez.
Sorumsuzluk kaydına dayanılarak talep reddedilmişse ret yazısında hangi sözleşme hükmünün kullanıldığı açık olmalıdır. Taşıyanın ilgili bölümdeki zararı gösteren kaydı, fiilî taşıyanın kimlik bildirimi ve bu bildirimin gönderilene ulaştığını gösteren belge ayrı değerlendirilir. Belgelerin istenmesi, dava veya ihbar süresinin kendiliğinden durduğu anlamına gelmez. Bilgi edinme çalışması sürerken hak koruyucu işlemlerin ayrıca takip edilmesi gerekir.
Yanıt geldiğinde unvanın güncel ticaret sicili bilgisiyle aynı kişiyi gösterip göstermediği kontrol edilir. Sözleşme tarihinden sonra meydana gelen unvan değişikliği, şirket birleşmesi veya adres taşınması açıklanmalıdır. Eski unvanla düzenlenmiş taşıma belgesi tek başına başka bir şirkete geçildiğini kanıtlamaz. Buna karşılık benzer isimli iki işletmenin aynı kişi olduğu da varsayılmaz. Talep dilekçesinde hem işlem tarihindeki sıfat hem doğru güncel muhatap anlaşılır biçimde gösterilir.
Son aşamada savunma ve alacak dosyasındaki bütün teslim tarihleri tek bir çizelgede eşleştirilir. Fiilî taşıyana verilen yük miktarıyla onun taşıdığı ve teslim ettiği miktar farklıysa neden açıklanır. Başka partiye ait hasar raporu, bu taşımanın sorumluluğunu ispatlayan belge olarak kullanılmaz. İncelemenin konusu, belirli yükün belirli taşıma bölümündeki gerçek hareketidir.
Sık sorulan sorular
Taşımayı başka şirkete vermek sorumluluğu kaldırır mı?
Hayır. TTK 1191/1 uyarınca sözleşmesel taşıyan taşımanın tamamından sorumlu kalır. TTK 1192’deki özel koşullar ayrıca incelenir.
Fiilî taşıyan hangi bölümden sorumludur?
TTK 1191/2 gereğince bizzat gerçekleştirdiği taşımadan sorumludur. Yükün teslim ve devir kayıtlarıyla ilgili bölüm belirlenir.
İki taşıyana başvurmak iki tazminat kazandırır mı?
Hayır. Aynı zararda sorumluluk koşulları varsa müteselsillik uygulanır; mükerrer tahsilat yapılamaz ve toplam sınır ayrıca gözetilir.
Ek garanti fiilî taşıyanı otomatik bağlar mı?
TTK 1191/3, kanuni yükümlülüğü artıran özel anlaşma için fiilî taşıyanın açık ve yazılı onayını arar.
Sorumsuzluk kaydı için geminin adını yazmak yeterli mi?
Hayır. TTK 1192/2, fiilî taşıyanın adı, unvanı ve işyeri adresinin açıklanmasını arar. Gemi adı farklı bilgidir.
Kimlik bildirimi yapılmazsa sonuç nedir?
TTK 1192/2’de öngörülen bildirim yapılmadığında sözleşmesel taşıyanın sorumluluğu devam eder.
Zararın alt taşıyan döneminde olduğunu kim ispatlar?
TTK 1192’deki sorumsuzluk kaydına dayanan taşıyan, zararın eşya fiilî taşıyanın hâkimiyetindeyken oluştuğunu ispatlar.
Fiilî taşıyana Türkiye’de dava açılamıyorsa kayıt geçerli mi?
TTK 1192/1, yetkili Türk mahkemesinde fiilî taşıyana dava açılamadığı hâllerde bu sorumsuzluk anlaşmasını geçersiz sayar.
Resmî kaynaklar ve kapsam
Temel dayanak Adalet Bakanlığı TTK metni, m.1191–1192; bağlantılı hükümler m.1138, m.1178–1190’dır. TBMM’nin 6102 sayılı Kanun yayımı kabul edilen metni içerir; güncel konsolide kanunun tamamı olarak sunulmamaktadır. Sözleşmenin uygulanacak hukuku, bildirimleri ve olay tarihindeki özel düzenlemeler somut dosyada birlikte incelenmelidir.
Yazar: Av. Halil BAKIRCI — Mersin Barosu, sicil 3472. Yayın: 29 Eylül 2026.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fizikî ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki deniz ticareti süreçleri Mersin merkezli yürütülür. Bu rehber genel hukuki bilgilendirme içerir; belirli bir dosyada sorumluluk veya tahsilat garantisi vermez.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.