Yoldaki Mal Satılırsa Hasar Kime Aittir? CISG 68
Taşıma sırasında satılan malın hasar riski, CISG m.68’in başlangıç kuralına göre satış sözleşmesinin kurulduğu andan itibaren alıcıya geçer. Ancak olayın koşulları bunu gösteriyorsa alıcı riski, malın taşıma sözleşmesini içeren belgeleri düzenleyen taşıyıcıya teslim edildiği andan itibaren üstlenir. Satıcı sözleşme kurulurken malın kaybolduğunu veya hasarlandığını biliyor yahut bilmesi gerekiyor ve bunu alıcıya açıklamıyorsa ilgili kayıp veya hasar riski satıcıda kalır. Bu nedenle yalnız faturanın tarihi veya malın limana varışı üzerinden kesin sonuç kurulamaz.
Bu rehber, taşıma zaten başlamışken satılan yükü konu alır. Önce satış sözleşmesi yapılıp sonra malın sevk edilmesi farklıdır. Ayrıca hasarın satış ilişkisinde kimin üzerinde kaldığı, taşıyıcının tazminat sorumluluğu ve sigortacının ödeme yükümlülüğü ayrı hukuki sorulardır. Birinin cevabı diğer ikisini otomatik olarak çözmez. İthalat ve ihracat dosyasında bu üç ilişkinin belgeleri aynı yük kimliği üzerinden fakat ayrı başlıklarda değerlendirilmelidir.

Yoldaki mal satışı ile taşımalı satış arasındaki fark
CISG m.68, malın taşıma sırasında satıldığı durumu düzenler. Satış yapılırken yük zaten taşıma sürecindedir. Buna karşılık satış sözleşmesinin yerine getirilmesi amacıyla daha sonra taşıyıcıya teslim edilen malda m.67’nin koşulları incelenir. Bu ayrım yalnız taşıma türüne bağlı değildir. Deniz, demiryolu veya başka bir taşıma kullanılması kadar sözleşme ve sevk işlemlerinin hangi sırayla gerçekleştiği de önemlidir.
Dosyanın ilk sayfasında satış sözleşmesinin kurulma anı ile taşıma için teslim anı ayrı gösterilmelidir. Faturanın sonradan düzenlenmiş olması, satışın o gün kurulduğunu tek başına kanıtlamaz. Teklifin kabulü, sipariş onayı ve ilgili yazışmalar incelenir. Aynı şekilde yükleme rezervasyonu yapılması ile malın gerçekten taşıyıcıya verilmesi aynı olay değildir. İlgili taşıma belgesi ve teslim kaydı birbirini doğrulamalıdır.
Satışın kurulmasına ilişkin tereddüt, risk hesabıyla örtülmemelidir. Tarafların henüz görüşme yaptığı gün ile bağlayıcı kabulün oluştuğu gün farklı olabilir. CISG m.18 kapsamında kabul ve sipariş teyidi bu ön soruya ilişkindir. Riskin hangi anda geçtiğinin belirlenebilmesi için önce gerçekten hangi sözleşmenin ne zaman kurulduğu ortaya konulur.
Hasar riskinin alıcıya geçmesinin ödeme borcuna etkisi
CISG m.66’ya göre risk alıcıya geçtikten sonra malların kaybolması veya hasarlanması, kural olarak alıcıyı satış bedelini ödeme borcundan kurtarmaz. Satıcının eylem veya ihmali nedeniyle meydana gelen kayıp veya hasar bu kuralın istisnasıdır. Bu nedenle risk sözcüğü yalnız fiilî tehlikeyi değil, zarar gerçekleştiğinde satış bedelinin yine de ödenip ödenmeyeceğini ilgilendiren hukuki dağılımı ifade eder.
Malın hiç kullanılamaması alıcı bakımından ciddi bir ticari sonuç doğurur; fakat tek başına satıcının bedel talebinin her durumda sona erdiğini göstermez. Önce riskin geçişi, sonra hasarın nedeni ve satıcının ilgili davranışı incelenir. Satıcı da riskin geçtiğini söyleyerek kendi kusurlu eylemini veya ayrı sözleşmesel ihlalini inceleme dışında bırakamaz. Risk dağılımı ile ihlalden doğan hukuki yollar birlikte fakat farklı ölçütlerle değerlendirilir.
Bu ayrım özellikle taşıyıcıya veya sigortacıya başvuru sürerken önemlidir. Alıcının üçüncü kişiden henüz ödeme alamamış olması, satış borcunu kendiliğinden askıya alan genel bir CISG kuralı değildir. Bir askıya alma hakkı ileri sürülecekse kendi koşulları ayrıca gösterilmelidir. Üçüncü kişi başvurusunun sonucu ile satış ilişkisindeki ödeme takvimi birbirine açıklamasız bağlanmamalıdır.
Başlangıç kuralı: satış sözleşmesinin kurulduğu an
M.68’in ilk cümlesi riski sözleşmenin kurulmasından itibaren alıcıya bağlar. Bu nedenle hasarın satıştan önce mi sonra mı meydana geldiğinin belirlenmesi önemlidir. Hasarın teslim yerinde tespit edilmiş olması, mutlaka o yerde veya o gün oluştuğunu göstermez. Tespit zamanı ile oluşma zamanı ayrılmalıdır. Taşıma raporu, sıcaklık kaydı, ürün durumu ve ara kontroller bu ayrım için kullanılabilir.
Satış anı belirlenirken farklı saat dilimleriyle düzenlenen belgeler aynı zaman çizelgesine dönüştürülmelidir. Teknik olarak bir e-postanın gönderim saati ile alıcı sistemindeki kayıt saati farklı gösterilebilir. Bu durum otomatik çelişki sayılmadan önce kayıtların hangi saat dilimini kullandığı anlaşılmalıdır. Hukuki sonuca esas alınacak zaman, belgenin görünür başlığından tahmin edilmemeli; ilgili iletişim ve kabul kurallarıyla birlikte saptanmalıdır.
Riskin geçişi ile mülkiyetin geçişi de aynı soru değildir. CISG m.4, sözleşmenin malın mülkiyeti üzerindeki etkisini kural olarak Antlaşmanın kapsamı dışında bırakır. Bu nedenle riskin alıcıda olması, mülkiyetin mutlaka aynı gün geçtiğini göstermez. CISG’de mülkiyet ve geçerlilik ayrımı bu sınırı ayrıca açıklamaktadır.
Koşullar gerektiriyorsa risk taşıyıcıya teslim anından üstlenilir
M.68’in ikinci cümlesi, olayın koşulları bunu gösteriyorsa riskin taşıma sözleşmesini içeren belgeleri düzenleyen taşıyıcıya teslim anından itibaren alıcı tarafından üstlenilmesini düzenler. Bu, sözleşmenin kurulmasından önceki taşıma döneminin de risk hesabına girmesine neden olabilir. Ancak yoldaki her satışta bu sonucun otomatik uygulandığı söylenemez. İlk cümledeki başlangıç kuralından neden ayrıldığı açıklanmalıdır.
İncelenecek taşıyıcı ve belge doğru belirlenmelidir. Lojistik zincirinde birden fazla teslim, aktarma ve belge bulunabilir. Maddede belirtilen taşıyıcıya teslim ile yükün başka bir depoya aktarılması aynı işlem değildir. Taşıma sözleşmesini içeren belgenin kim tarafından düzenlendiği, hangi taşıma aşamasını kapsadığı ve söz konusu yükle ilişkisi gösterilir. Yalnız bir araç plakasının veya konteyner numarasının bulunması bütün zinciri açıklamaz.
Satışın şartları ve tarafların kabul ettiği belge düzeni bu değerlendirmede dikkate alınır. Sonradan ortaya çıkan hasara göre taraflardan birinin işine gelen tarih seçilmemelidir. Sözleşme kurulurken hangi taşıma aşamasının ve hangi belgelerin işlem kapsamında olduğu araştırılır. İkinci cümleye dayanılıyorsa sonucun hukuki gerekçesi, satış sözleşmesiyle taşıma belgesinin ilişkisi üzerinden kurulmalıdır.
Bir taşıma belgesinin daha sonra düzeltilmesi veya başka kişi adına yeniden düzenlenmesi de kayda geçirilmelidir. Belgenin düzenlenme tarihi, malların taşıyıcıya fiilen verildiği tarihten farklı olabilir. Hangi tarihin neden esas alındığı açıklanmadan yalnız belge üzerindeki son işlem gününe dayanmak hatalı risk dağılımı doğurur. Orijinal kayıt ve değişiklik zinciri birlikte saklanmalıdır.
Satıcının bildiği veya bilmesi gereken hasarı açıklamaması
M.68’in son cümlesi, satıcının sözleşme kurulurken kayıp veya hasarı bilmesi yahut bilmesi gerekmesi ve bunu alıcıya açıklamaması durumunu düzenler. Bu iki unsur birlikte ele alınır. Hasarın varlığı kadar satıcının bilgi durumu ve alıcıya yapılan açıklama da incelenir. Satıcının sadece hasarın kendi elinde oluşmadığını söylemesi, bu özel açıklamama kuralını ortadan kaldırmaz.
Bilgi durumuna ilişkin dosyada satıcıya gelen taşıyıcı bildirimi, yük kontrol raporu, sigorta ihbarı ve iç yazışmalar yer alabilir. Bunların hangi tarihte ulaştığı belirlenmelidir. Sözleşmeden sonra öğrenilmiş bir olay ile sözleşme kurulurken bilinen olay aynı zaman şartını karşılamaz. Buna karşılık ilgili kayıtlar incelenmeden satıcının hiçbir şey bilmediği yönünde kesin ifade de kullanılmamalıdır.
Alıcıya yapılan açıklamanın kapsamı önemlidir. Genel bir taşıma riski uyarısı, bilinen belirli hasarın açıkça bildirildiğini her durumda göstermez. Hangi malın hangi bölümünde ne tür sorun bulunduğu ve bunun alıcıya hangi belgeyle anlatıldığı belirlenir. Açıklamanın gerçek içeriği, sonradan gönderilen bir sözleşme özetiyle değiştirilmemelidir. Tarafların aldığı ve kabul ettiği metinler esas alınmalıdır.
Bu kuralın anlatımı bir kusur veya sahtekârlık suçlaması üretmeye dönüştürülmemelidir. Hukuki dosya, kanuni unsurları karşılayan olgulara dayanmalıdır. Satıcının bilgi sahibi olduğuna ilişkin belgenin bulunması ile bunun hangi hukuki sonucu doğuracağı farklı aşamalardır. Somut delil olmadan kasıtlı gizleme yapıldığı söylenmemeli; fakat mevcut bildirim kayıtları da göz ardı edilmemelidir.
Malın hangi sözleşmeye ait olduğu kesinleştirilmelidir
Bir taşıma içinde birden fazla alıcıya ait yük veya sonradan bölünecek toplu mal bulunabilir. Risk değerlendirmesinde satış konusu malların hangi partiye karşılık geldiği açıklanmalıdır. M.67/2 ve m.69/3’ün kendi uygulama alanlarında öngördüğü belirleme kuralları da malların sözleşmeyle ilişkilendirilmesinin önemini gösterir. Bu fıkralar m.68’in metnine aynen eklenmiş yeni şartlar gibi sunulmamalı; her hükmün alanı korunmalıdır.
Toplu emtia satışında miktar, kalite ve parti bağlantısı; ambalajlı üründe seri, paket ve taşıma kaydı üzerinden inceleme yapılabilir. Bir konteynerin hasarlanması, içinde yer alan bütün malların aynı satış sözleşmesine ait olduğunu göstermez. Satış faturası, yük listesi ve taşıma belgesi arasında miktar uyumu kontrol edilir. Bölünmüş veya birleştirilmiş yüklerde bu işlemin ne zaman yapıldığı ayrıca belirlenir.
Hasar hesabının yalnız toplam yük miktarı üzerinden kurulması, farklı satışların riskini aynı tarafa yükleyebilir. Bu nedenle hangi mal bölümünün hangi sözleşmeye ait olduğu teknik ve ticari belgelerle birlikte gösterilmelidir. Eksik veya birbiriyle çelişen kayıtlar varsa bunlar giderilmeden bütün bedel yönünden kesin sonuç açıklanmamalıdır. Belgenin sayısal toplamı ile gerçek parti dağılımı ayrı kontrol edilir.
Risk geçişi satıcının gizli ayıp sorumluluğunu kaldırır mı?
CISG m.36, riskin geçtiği anda mevcut olan sözleşmeye aykırılıktan satıcının sorumluluğunu, aykırılık daha sonra ortaya çıksa bile düzenler. Bu nedenle taşıma sırasında fark edilen her sorun, risk alıcıda denilerek satış sonrası tesadüfî hasar sayılmamalıdır. Üretim veya ambalaj aşamasından gelen uygunsuzluk ile taşımanın sonraki safhasında meydana gelen zarar teknik olarak ayrılmalıdır.
Risk geçişinden sonra ortaya çıkan gizli uygunsuzluk hakkındaki rehber bu ayrı sorumluluğu ele alır. M.68 incelemesinde hangi hasarın değerlendirildiği açık olmalıdır. Taşıyıcı raporunun malın varışta bozuk olduğunu göstermesi, tek başına bozulmanın üretim kusurundan mı taşımadan mı doğduğunu açıklamayabilir. Teknik neden ile hukuki risk zamanı birlikte belirlenmelidir.
M.70 de satıcının esaslı ihlali varsa m.67–69’un alıcının bu ihlalden doğan hukuki yollarını zedelemeyeceğini düzenler. Bu nedenle risk geçmiş olması bütün alıcı haklarının ortadan kalkması şeklinde anlatılamaz. Uygunsuzluk, esaslı ihlal ve ilgili bildirim süreleri kendi hükümleriyle ayrıca incelenmelidir. Risk dağılımı, sözleşmeye uygun mal teslim etme borcunun yerine geçen bir sorumsuzluk belgesi değildir.
Satış sözleşmesindeki teslim kaydı ve Incoterms nasıl ele alınır?
Tarafların sözleşmeyle kabul ettiği risk ve teslim düzeni CISG m.6 ve ilgili yorum kuralları kapsamında incelenir. Bir teslim kısaltması bulunuyorsa kullanılan sürüm, belirtilen yer ve sözleşmedeki özel değişiklikler açıklaştırılır. Aynı kısaltmanın yanında farklı yerlerin yazılı olduğu belgeler birbirine karıştırılmamalıdır. Riskin hangi noktada değiştiği, sadece navlun giderini kimin ödediğine bakılarak belirlenemez.
Incoterms, teslim ve risk ayrımı hakkındaki mevcut yazı, sözleşmesel kayıtların genel çerçevesini açıklar. Bu rehberin konusu ise yoldaki malın satışı için m.68’deki özel sıralamadır. Özel teslim hükmü ile Antlaşmanın tamamlayıcı risk kuralı arasında çelişki varsa önce tarafların gerçekten neyi kabul ettiği belirlenmelidir.
Taşıma ücretinin satıcı tarafından ödenmesi, satış bedelinin peşin alınması veya sigorta belgesinin alıcıya verilmesi tek başına bütün risk sorusunu çözmez. Bunlar ilgili sözleşme düzeninin parçalarıdır. Her belgenin hukuki işlevi açıklanmalıdır. Ödeme, risk, mülkiyet ve sigorta teminatı için ayrı satırlar içeren bir işlem özeti, aynı belgeden birbirinden farklı sonuçlar çıkarılmasını önler.
Taşıyıcı ve sigortacıya başvuru ayrı dosyalardır
Satışta riski taşıyan tarafın taşıyıcıya karşı hangi hakka sahip olduğu, ilgili taşıma hukuku ve belgelerine göre ayrıca belirlenir. CISG m.68, taşıyıcının sorumluluk sınırlarını veya ona yapılacak ihbarın bütün sürelerini düzenlemez. Satış sözleşmesindeki inceleme tamamlanırken taşıma dosyasındaki süreler gözden kaçırılmamalıdır. Bir tarafa yapılan bildirim, diğer tarafa yöneltilmesi gereken başvurunun yerine otomatik olarak geçmez.
Sigorta bakımından da poliçenin kapsadığı mal, menfaat, dönem ve zarar türü okunmalıdır. Riskin alıcıda olması, her poliçede alıcının doğrudan ve eksiksiz ödeme alacağını göstermez. Sigorta belgesi ile satış konusu parti arasında bağlantı kurulmalı; hangi kişinin başvuruyu yapacağı belirlenmelidir. Bu hukuki inceleme tamamlanmadan ödeme sözü veya teminat garantisi verilmemelidir.
Aynı zarar için satış, taşıma ve sigorta kayıtları ortak bir olay çizelgesinde birleştirilebilir. Ancak her başvurunun hukuki dayanağı ve talep edilen kalemi ayrı tutulur. Yapılmış bir ödemenin hangi kaybı karşıladığı kaydedilmelidir. Böylece gerçek zarar hesabı korunur ve aynı ekonomik kaybın farklı dosyalarda birbirinden habersiz biçimde mükerrer yazılması önlenir.
Hasarlı yük dosyası için kronoloji ve belge tablosu
| Olay | Kontrol edilecek belge | Yanıtlanan soru |
|---|---|---|
| Satışın kurulması | Teklif, kabul, sipariş teyidi | Başlangıç risk tarihi nedir? |
| Taşıyıcıya teslim | Taşıma sözleşmesini içeren belge ve fiilî teslim kaydı | M.68’in ikinci cümlesindeki tarih hangisidir? |
| Hasarın oluşması | Teknik kayıt, olay ve kontrol raporu | Oluşma zamanı tespit zamanından farklı mı? |
| Satıcının bilgisi | Taşıyıcı bildirimi ve satıcıya ulaşan raporlar | Sözleşme kurulurken bilgi durumu nedir? |
| Alıcıya açıklama | Gönderilen metin, ekler ve alındı kaydı | Bilinen hasar gerçekten bildirildi mi? |
| Malın kimliği | Parti, miktar, paket ve fatura eşleştirmesi | Hasar hangi satış konusu malları kapsar? |
Bu tablo kanunen zorunlu bir resmî form değildir. Risk değerlendirmesinde gereken farklı zaman ve ilişkileri aynı dosyada görünür kılmak için önerilir. Belirlenemeyen bir tarih, tahmini bir kesin gün olarak yazılmamalıdır. Bunun yerine hangi zaman aralığının kayıtlarla doğrulandığı ve hangi noktanın teknik inceleme gerektirdiği açıkça gösterilmelidir.
Sık sorulan sorular
Yoldaki mal satılınca risk kural olarak ne zaman geçer?
CISG m.68’in ilk cümlesine göre sözleşmenin kurulduğu andan itibaren alıcıya geçer. Maddenin diğer cümlelerindeki özel durumlar ayrıca incelenir.
Risk satıştan önceki taşıma dönemini de kapsayabilir mi?
Olayın koşulları gösteriyorsa risk, taşıma sözleşmesini içeren belgeleri düzenleyen taşıyıcıya teslim anından üstlenilir. Bu sonuç her yoldaki satış için otomatik değildir.
Satıcı hasarı biliyor ve açıklamıyorsa ne olur?
Sözleşme kurulurken kayıp veya hasarı bilen yahut bilmesi gereken satıcı bunu açıklamamışsa m.68 uyarınca ilgili risk satıcıda kalır.
Mal hasarlı diye satış bedeli her zaman ödenmez mi?
M.66’ya göre risk geçtikten sonraki kayıp veya hasar kural olarak ödeme borcunu kaldırmaz. Satıcının eylem veya ihmali ve diğer ihlal hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Hasarın teslimde görülmesi teslimde oluştuğunu gösterir mi?
Hayır. Tespit ve oluşma zamanı farklıdır. Teknik kayıtlar, taşıma süreci ve ürünün mevcut durumu birlikte incelenmelidir.
Risk geçince mülkiyet de geçmiş olur mu?
Bu sonuç otomatik değildir. CISG m.4, mülkiyet üzerindeki etkiyi kural olarak Antlaşmanın dışında bırakır.
Gizli üretim ayıbında satıcının sorumluluğu biter mi?
Hayır. M.36, risk geçişinde mevcut olan uygunsuzluğu ayrıca düzenler. Sonradan ortaya çıkması tek başına satıcıyı sorumluluktan kurtarmaz.
Navlunu satıcının ödemesi riski kesin olarak onda bırakır mı?
Tek başına bırakmaz. Sözleşmenin teslim ve risk hükümleri ile ilgili CISG kuralı birlikte incelenir.
CISG 68 taşıyıcıya başvuru süresini belirler mi?
Hayır. Taşıyıcıya yöneltilecek talebin dayanağı, tarafları ve süreleri ilgili taşıma rejiminden ayrıca belirlenir.
Sigorta belgesi varsa hasarın tamamı kesin ödenir mi?
Poliçenin kapsamı ve başvuru koşulları ayrı incelenir. Satıştaki risk dağılımı tek başına sigorta ödeme garantisi değildir.
Resmî kaynaklar ve hukuki kapsam
Temel dayanak CISG m.68; bağlantılı hükümler m.4, 6, 25, 36 ve 66–70’tir. UNCITRAL Antlaşma sayfası ile resmî arşivdeki CISG madde metni üzerinden karşılaştırma yapılmıştır. Arşiv bağlantısı Antlaşma metni içindir; belirli bir ülkenin iç hukukunun somut sözleşmeye uygulanacağı iddiası değildir. Kaynak kontrolü: 29 Eylül 2026. Sözleşme, taşıma, sigorta ve hasar kayıtları somut dosyada birlikte incelenmelidir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
