Tebligatsız Delil Tespiti Kararına İtiraz Dilekçesi | HMK 403 Word
Tebligatsız delil tespiti kararına itiraz dilekçesi, acele hâl gerekçesiyle kendisine önceden haber verilmeden tespit yapılan karşı tarafın HMK m. 403/1’deki bir haftalık hakkını kullanması için hazırlanır. Süre tespit gününden değil, kanunda sayılan belgelerin tebliğinden itibaren işler. Aşağıdaki açıklama, depo mallarındaki hasar tespitine sonradan ulaşan malikin somut itirazını örnek alır; düzenlenebilir Word dosyası bu olayın mahkeme başvurusu için ayrıntılı alanlar içerir.

HMK 403/1 tam olarak ne düzenler?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 403/1, talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde karşı tarafa tebligat yapılmadan da delil tespiti yapılabileceğini düzenler. Tespit tamamlandıktan sonra mahkeme; tespit dilekçesi, tespit kararı, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun birer örneğini kendiliğinden diğer tarafa tebliğ eder. Karşı taraf, bu tebliğden itibaren bir hafta içinde delil tespiti kararına itiraz edebilir. Kanundaki muhatap, tespiti yaptıran kişi değil, kendisine önceden haber verilmeden tespit yapılan karşı taraftır.
Bu madde, her delil tespitine kendiliğinden uygulanmaz. Önceden tebliğ yapılmış olağan tespit düzeni HMK m. 402/3 kapsamında, acele ve tebligatsız tespit ise 403/1 kapsamında ele alınır. Dilekçenin başlığında hangi kararın tebligatsız verildiği, tespitin ne zaman icra edildiği, dört belgenin ne zaman ve nasıl tebliğ edildiği açıkça yazılmalıdır. Bir haftalık süreyi “tespit günü” veya “raporun hazırlanma günü”nden başlatmak kanun metnine aykırıdır.
Örnek olay ve gerçek arama niyeti
Örnek olayda bir depo kiracısı, depoda saklanan mallarda su hasarı olduğunu ileri sürerek karşı tarafa haber verilmeden delil tespiti istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi acele tespit kararı vermiş; keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış, ancak depo malikine tespit öncesinde bildirim yapılmamıştır. Sonradan tebliğ alan malik, rapordaki hasar miktarının depodaki önceki stok listesi ve tahliye tarihleriyle karşılaştırılmadığını, ayrıca önceden haber verilmemesini zorunlu kılan somut olgunun kararda açıklanmadığını ileri sürmektedir.
Bu kurguda amaç, tespit isteyenin talebini tekrar etmek veya doğrudan tazminat davasına cevap vermek değildir. Karşı tarafın HMK m. 403/1 uyarınca kararın acele ve tebligatsız verilme koşullarına itirazını, ölçüm kapsamına ilişkin somut itirazlarını ve eksik belge tebliği varsa bunun kaydını mahkemeye iletmektir. İtirazın kapsamı ile raporun teknik içeriğine dair karşı beyan birbirinden ayrılarak yazılır; aksi takdirde yalnızca “rapora itiraz” başlıklı belgenin hangi kanunî hakka dayandığı belirsiz kalır.
Tebliğ evrakı ve bir haftalık süre nasıl saptanır?
HMK m. 403/1 bir haftalık itiraz süresini “tebliğden itibaren” kurar. Bu nedenle ilk belge, tespit dosyasındaki tebliğ mazbatası veya elektronik tebligat kaydıdır. Dilekçeye tespit kararı ile raporun yazılma tarihlerinden birini seçip kendiliğinden süre başlangıcı olarak yazmayın. Tebliğin muhatabı, adresi, tarihi ve tebliğ edilen belge listesi kontrol edilir. Birden fazla belge farklı günlerde gönderildiyse dosyadaki gerçek evrak hareketi incelenerek olayın hangi tebliğe dayandığı açık ve ihtilafsız gösterilir.
Örnekte “[tarih] tarihinde tespit dilekçesi, karar, tutanak ve [varsa] rapor tarafımıza tebliğ edilmiştir; bu başvuru tebliğden itibaren bir haftalık sürede yapılmaktadır” denir. Belgelerden biri gönderilmemişse varmış gibi yazılmaz; hangi belgenin hangi kayıtta görünmediği açıklanır ve tebliğ eksikliği ileri sürülür. Son gün hesabında resmî tatil veya elektronik tebligatın hüküm doğurma zamanı gibi ayrıntılar dosyanın gerçek kayıtları üzerinden değerlendirilir; bu örnekte uydurma takvim hesabı verilmez.
Önceden haber vermeme zorunluluğu nasıl tartışılır?
Kanun acele tespiti, talep sahibinin haklarını korumak bakımından zorunluluk bulunması koşuluna bağlar. Depodaki malların ertesi gün taşınacağına ilişkin somut belge varsa hızlı tespit ihtiyacı doğabilir. Malların aylardır aynı yerde bulunduğu, ortak anahtarla erişilebildiği ve tespit isteyenin haftalarca beklediği kayıtlarla doğrulanıyorsa karşı tarafa hiç haber verilmemesinin zorunluluğu tartışmaya açılabilir. Bu değerlendirme yalnızca zaman çizelgesi ve belgeler üzerinden yapılmalıdır.
İtiraz dilekçesi, “hiçbir aciliyet yoktu” gibi yalın bir hükümle yetinmemelidir. Tespit isteyenin dilekçesindeki aciliyet gerekçesi aynen tespit edilir, tespit kararının gerekçesi gösterilir, bu gerekçeye karşı depo giriş çıkış çizelgesi, tahliye yazısı, mal teslim tutanağı veya fotoğraf tarihleri somut biçimde karşılaştırılır. Mahkeme koşulların varlığına karar verir; tarafın kendi olgu anlatısını kesin yargı sonucu olarak sunması doğru değildir.
Karar, tutanak ve rapor ayrı ayrı okunur
HMK m. 403/1 dört ayrı belge kategorisini sayar: talep dilekçesi, tespit kararı, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporu. Talep dilekçesinde korunması istenen vakıa, kararda tespit kapsamı ve tebligatsız işleme gerekçe, tutanakta fiilen yapılan işlem, bilirkişi raporunda ölçüm ve çıkarım yer alır. Birbiriyle karıştırıldıklarında, örneğin tutanakta bulunmayan palet sayısı raporda “mahallinde sayıldı” diye görünüyorsa itirazın hedefi tam belirlenemez.
Mahkemenin verdiği izin ile bilirkişinin fiilen yaptığı incelemenin örtüşüp örtüşmediği ayrıca kontrol edilir. Karar yalnızca ıslak paletlerin fotoğraflanmasına ilişkinse tüm stokun piyasa değeri hakkında veri bulunmadan hesap yapılması raporda yöntem sorunu yaratabilir. Bunun sonucu otomatik olarak bütün delilin yok sayılması değildir. İtiraz, hangi sayfanın hangi veri eksikliği nedeniyle karşı incelemeye açılmasını istediğini ve nasıl bir karar beklediğini belirtir.
Bilirkişi raporunun teknik eksikleri nasıl yazılır?
Rapor varsa her itiraz bir karşı veriyle desteklenmelidir. Örneğin raporun 4. sayfasında 120 palet sayılmış, ancak tutanağın 2. sayfasında yalnızca 72 paletin görülebildiği belirtilmişse iki sayfa yan yana yazılır. Fotoğrafların çekim tarihi, palet etiketleri, stok giriş kayıtları ve tahliye sevk fişleri karşılaştırılır. “Rapor yanlıdır” gibi neden göstermeyen bir cümle, ölçüm sorusunu çözmez.
Rapor henüz tebliğ edilmemişse rapor içeriği hakkında görülmemiş sayfa ve tablo numarası uydurulmaz. Dilekçe mevcut tespit kararı ve tutanağına dayandırılır; raporun kanunda sayılan tebliğ evrakı arasında bulunmadığı belirtilir. Sonradan gelen rapora ilişkin beyan ihtiyacı, dosyanın tebliğ ve usul durumuna göre ayrıca izlenir. HMK 403/1’in bir haftalık karar itirazı ile mahkeme bilirkişi raporuna ilişkin genel HMK 281 usulü özdeş değildir.
Dava açılmış veya açılmamışsa dosya ilişkisi
HMK m. 401/1 henüz dava açılmadığında delil tespitinin esas davaya bakacak mahkemeden veya incelenecek şeyin bulunduğu ya da tanığın oturduğu yer sulh mahkemesinden istenebileceğini düzenler. Dava açıldıktan sonraki her delil tespiti talebi için m. 401/4 yalnızca davanın görüldüğü mahkemeyi görevli ve yetkili kılar. Dilekçede tespit dosyası numarası, varsa esas dava mahkemesi ve esas numarası ayrı alanlarda yazılır.
İtirazı hangi mahkemenin tespit kararına yönelttiği, dilekçe üst başlığında o dosyayla eşleşmelidir. Dosya açılmamışken örnekteki “asıl dava” paragrafı doldurulmaz. HMK m. 405/1, tespit dosyasının asıl dava dosyasının eki sayılacağını ve onunla birleştirileceğini; tarafların tutanak ve raporlara iddia veya savunmaları için dayanabileceğini düzenler. Bu yüzden ilk itirazda kayıtların açık tutulması sonraki davada da dosyanın anlaşılmasını sağlar.
Sonuç bölümünde ne istenir?
Sonuç istemi, “HMK 403/1 uyarınca süresinde itirazımızın kabulü, acele ve tebligatsız tespit kararının somut gerekçe yönünden yeniden değerlendirilmesi, gösterilen teknik kapsam ve veri çelişkileri hakkında gerekli işlemlerin yapılması” gibi kararın ve itiraz nedeninin sınırlarını göstermelidir. Tespit tutanağındaki yanlış tarih veya görülemeyen palet, ek belgeye bağlanır. Kısa bir numaralı istem listesi, mahkemenin hangi usul meselesini ve hangi teknik eksikliği inceleyeceğini görünür kılar.
Delil tespiti, tek başına maddi tazminat hükmü kurmaz. İtiraz dilekçesi “depodaki mal ziyanı yoktur” şeklinde nihai esasa ilişkin kesin hüküm talebiyle şişirilmemelidir. Gerekirse raporun belirli ölçümünün açıklığa kavuşturulması, ek kayıtların değerlendirilmesi veya uygun usulî işlem talep edilir. Mahkemenin itiraz üzerine nasıl karar vereceği somut dosyaya bağlıdır; raporun otomatik silineceği ya da tespitin zorunlu olarak baştan yapılacağı vaadi kurulmaz.
Düzenlenebilir Word örneği nasıl kullanılmalı?
İndirilebilir Word, depo malikinin önceden tebligatsız yapılan hasar tespitine süresinde itiraz ettiği örnek üzerine kuruludur. Başlık, tespit dosyası numarası, taraf sıfatı, tebliğ tarihi, karar ve işlem tarihleri, aciliyet gerekçesine karşı belge, tutanak ile rapor arasındaki belirli fark, hukukî nedenler, istem ve ekler bulunur. Somut dosyada teknik tespit farklıysa depo ve palet bölümleri gerçek olaya göre yeniden yazılır; örnek veriler aynen bırakılmaz.
Köşeli alanlar gerçekten mevcut belge ve olayla doldurulur. Raporda palet sayısı yoksa sayısal çelişki paragrafı silinip dosyadaki asıl hataya yöneltilir. Dört belgeyi eksiksiz tebliğ alan taraf eksik tebliğ paragrafını kullanmaz. Vekil bilgisi, e-imza ve tarih gerçek sunuma göre düzenlenir. Word içindeki “doldurma kontrolü” bölümü mahkemeye verilecek nüshadan çıkarılır. Bu ayıklama, şablonu dürüst ve dosyayla uyumlu dilekçeye çevirmenin parçasıdır.
İtirazı güçlendiren belge eşleştirmesi
Depo örneğinde Ek-1 tebliğ mazbatası, Ek-2 tespit kararı, Ek-3 tutanağın ilgili sayfaları, Ek-4 raporun ilgili sayfaları, Ek-5 stok giriş çıkış çizelgesi ve Ek-6 tarihli sevk belgeleri olarak ayrılabilir. Mahkemenin elindeki tespit dosyasını gereksiz yere tamamen çoğaltmak yerine atıf yapılan sayfa ve karşı belgenin yeri açık gösterilir. Elektronik eklerin dosya adları ile dilekçe ek listesi aynı içeriğe işaret etmelidir.
Özel yaşam verisi, çalışanların TCKN bilgileri veya müşterilere ait gereksiz kayıtlar, karşılaştırma için lazım değilse paylaşılmamalıdır. Savunma bakımından zorunlu satırların okunaklı kalması sağlanır. Tarihleri sonradan değiştirilmiş ekran görüntüsü yerine kaynak sistemden alınan zaman damgalı kayıt ve varsa tutanakla karşılaştırılabilir veri sunulur. Belgeye dayanmayan “tespit taraflı yapıldı” iddiası yerine denetlenebilir eksik yazılır.
HMK 402/3 ile HMK 403/1 arasındaki fark
HMK m. 402/3, haklı bulunan delil tespiti talebinde kararın dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğini, tespitin nasıl ve ne zaman yapılacağının ve karşı tarafın hazır bulunabileceğinin bildirilmesini öngörür. Varsa itiraz ve ilave soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiği de kararda yer alır. Böyle bir ön bildirim varsa olayın itiraz takvimi ve dilekçenin konusu m. 402/3 ekseninde kurulur.
HMK m. 403/1 ise zorunlu acele hâlde işlemden önce tebligat yapılmamasına istisna getirir ve tespitten sonra dört belgeyi kendiliğinden tebliğ ettirir. Bir haftalık karar itirazı bu sonradan tebliğe bağlanır. Aynı “bir hafta” sözü iki farklı olay örgüsünde geçer. Okur önce tespitin kendisinden önce mi sonra mı tebliğ aldığını, sonra tebliğ edilen evrak listesini tespit etmelidir.
Süreyi ve istemi bozan yaygın hatalar
İlk hata, itirazı tespiti yaptıran taraf için yazmaktır; HMK 403/1 karşı tarafın tespit kararı itirazını düzenler. İkinci hata, bir haftayı tespit tarihinden başlatıp gereksiz hak kaybı sonucuna varmaktır. Üçüncü hata, tebliğ edilmeyen rapora ilişkin ayrıntılı sayfa eleştirisi uydurmaktır. Dördüncü hata, acelelik koşulunu tartışmadan yalnızca tazminat uyuşmazlığının esasına cevap vermektir.
Beşinci hata, kararın tespit kapsamı ile fiilen yapılan işlemi ayırmamaktır. Altıncı hata, “tespit geçersizdir” diyerek hangi işlemin ne nedenle ve hangi belgelerle tartışıldığını göstermemektir. Yedinci hata, genel delil tespiti talep dilekçesindeki istemleri kopyalayıp karşı tarafın itirazını görünmez kılmaktır. Her düzeltme, önce karar ve tutanağın tarih ve sayfasını, sonra kanun maddesinin uygulanma koşulunu göstermelidir.
İtirazdan sonra asıl dava dosyası nasıl izlenir?
İtirazın sisteme kaydedildiği, eklerin açıldığı ve karşı dosya numarasına bağlandığı kontrol edilir. Mahkemenin itirazı inceleyen ara kararı, gerekçesi ve varsa ek inceleme yönlendirmesi ayrıca okunur. Henüz esas dava yoksa tespit dosyasının ileride hangi davaya bağlandığı izlenir. HMK m. 405/1 uyarınca tutanak ve raporlar asıl davada tarafların dayanabileceği kayıtlar olabileceğinden itirazın hangi teknik noktayı saklı tuttuğu önemlidir.
Esas davada verilen bilirkişi raporuna karşı başka süre ve usuller işleyebilir. Buradaki bir haftalık HMK 403/1 başvurusu, ilerideki dava savunmasının tamamını veya başka raporlara itirazları kendiliğinden tüketmez. İtiraz dilekçesindeki belgeler ve mahkeme cevabı, sonraki dosyada karıştırılmadan gösterilir. Delil tespiti kararı hakkındaki itirazın akıbeti öğrenilmeden internetteki genel örneğe bakarak hukuki sonucun kesinleştiği varsayılmaz.
Resmî kanun ve ilgili yazılar
Kanun maddeleri için Adalet Bakanlığı UYAP 6100 sayılı HMK metninde özellikle m. 400, 401, 402, 403 ve 405 okunmalıdır. TBMM kabul metni m. 403/1’in tebligat, belge ve bir haftalık itiraz cümlelerini gösterir; sonradan değişiklik içermediği uyarısı nedeniyle güncel UYAP metni ayrıca kontrol edilir.
Tespiti ilk isteyen taraf için ayrı delil tespiti talep dilekçesi; genel koşullar için HMK 400–406 rehberi; mahkeme bilirkişisi raporu tebliği ve itirazı için HMK 281 süre yazısı bulunur. Bunlar aynı işlem için eş anlamlı şablonlar değildir. Bu yazı 29 Eylül 2026 tarihinde resmî metin karşılaştırılarak hazırlandı.
Tebligatsız delil tespiti kararına itiraz dilekçesi Word (.docx) indir
Sık sorulan sorular
İtiraz süresi kaç gündür?
HMK m. 403/1 karşı tarafa tebliğden itibaren bir hafta içinde delil tespiti kararına itiraz imkânı verir. Dosyadaki tebliğ kaydı kontrol edilmelidir.
Bir hafta keşif gününden mi başlar?
Hayır. Kanun süreyi tespitin icrası gününe değil karşı tarafa yapılan tebliğe bağlar.
Hangi belgeler tebliğ edilmelidir?
Tespit dilekçesi, tespit kararı, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun birer örneği mahkemece kendiliğinden tebliğ edilir.
Önceden tebligat yapılmadan tespit her zaman mümkün mü?
Hayır. HMK 403/1, talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan acele hâllere ilişkindir.
Rapora itiraz ile karar itirazı aynı mı?
Hayır. HMK 403/1’in bir haftalık başvurusu delil tespiti kararına ilişkindir; raporun yöntem ve verisine dair somut karşı beyan ayrıca açık yazılır.
Rapor hiç tebliğ edilmemişse ne yazılır?
Dosya evrakı ve tebliğ kayıtları gösterilerek hangi belgenin eksik olduğu belirtilir; görülmemiş rapor sayfaları hakkında iddia uydurulmaz.
Esas dava henüz açılmamış olabilir mi?
Evet. HMK 400 ve 401 dava öncesi tespiti de düzenler. Başlıkta tespit mahkemesi ve dosyası; varsa ayrıca esas dava bilgisi yazılır.
İtiraz raporu otomatik kaldırır mı?
Hayır. Mahkemenin itirazı nasıl değerlendirdiği ve hangi usulî işlemi yapacağı somut dosyanın kararıyla belirlenir.
Word örneğinde depo olayı zorunlu mu?
Hayır. Depo olayı örnek kurgudur. Mahkeme, tarih, aciliyet gerekçesi, teknik itiraz ve ekler gerçek olaya göre baştan düzenlenir.
Tespit tutanağı asıl davada kullanılabilir mi?
HMK m. 405/1 tespit dosyasını asıl dava dosyasının eki sayar; taraflar tutanak ve rapora iddia veya savunmaları için dayanabilir.
Yazar: Av. Halil Bakırcı — Mersin merkezli hukuk bürosunda Türkiye genelindeki uyuşmazlıklara ilişkin çalışmalar. Yayın tarihi: 29 Eylül 2026. Dilekçe dosya kayıtlarıyla uyarlanarak kullanılmalıdır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
