B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

KYOK veya Beraat Sonrası Kayyım Ücretinin Hazineden Faiziyle Ödenmesi Talep Dilekçesi | CMK 133/2 Word

Kısa cevap: CMK 133/2’ye göre şirket yönetimine kayyım atanması nedeniyle şirket bütçesinden ödenen kayyım ücretlerinin tamamı, soruşturulan veya kovuşturulan suç hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) ya da beraat kararı verilirse kanunî faiziyle birlikte Devlet Hazinesince karşılanır. Başvuruyu, ücreti gerçekten şirket bütçesinden ödeyen tüzel kişi yapmalıdır. Her ücret kalemi; atama ve ücret kararı, banka dekontu, muhasebe kaydı, kesinti belgesi ve ödeme tarihiyle eşleştirilmelidir. CMK 133/2 özel bir başvuru formu, özel süre, kesin faiz başlangıcı veya tek bir ödeme birimi göstermediğinden, dilekçenin KYOK veren Cumhuriyet Başsavcılığına ya da beraat kararı veren mahkemeye sunularak ödeme tespiti ve yetkili mali birime gönderim işlemlerinin istenmesi; ret veya cevapsızlık hâlinde ise somut idari işlemin niteliğine göre sonraki yolun ayrıca belirlenmesi güvenli yaklaşımdır.

CMK 133/2 kayyım ücreti Hazine ödeme talep dilekçesi hakkında Avukat Halil Bakırcı

CMK 133/2 kayyım ücreti geri ödemesi hangi durumda istenir?

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 133. maddesi, bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olan suçlarla ilgili kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması hâlinde, hâkim veya mahkemenin şirket işlerini yürütmek üzere kayyım atayabilmesine izin verir. Kararda yönetim organının işlemlerinin geçerliliğinin kayyım onayına bağlandığı mı, yoksa yönetim yetkisinin tümüyle kayyıma verildiği mi açıkça gösterilmelidir. Sitedeki CMK 133 kapsamında şirkete kayyım atanmasının şartları yazısı, tedbirin başlangıç koşullarını ve kararın kapsamını açıklar.

Bu yazının konusu atama kararına itiraz değil, tedbir bittikten sonra şirket bütçesinden çıkan ücretin kanundaki özel sonuç nedeniyle karşılanmasıdır. CMK 133/2, kayyım için hâkim veya mahkemece belirlenecek ücretin şirket bütçesinden karşılanacağını söyler. Aynı fıkranın ikinci cümlesi, soruşturulan veya kovuşturulan suça ilişkin olarak KYOK ya da beraat kararı verilmesi hâlinde, şirket bütçesinden kayyıma ücret olarak ödenen paranın tamamının kanunî faiziyle Devlet Hazinesince karşılanacağını açıkça düzenler.

Dolayısıyla üç temel unsur birlikte bulunmalıdır: CMK 133 kapsamında bir kayyım görevlendirmesi, ücretin fiilen şirket bütçesinden ödenmesi ve tedbirin dayandığı suç bakımından KYOK veya beraat sonucu. Yalnız kayyım kararı verilmiş olması ödeme hakkını doğurmaz. Ücret hiç şirketten çıkmamışsa varsayımsal bir tutar istenemez. Dosyanın başka bir nedenle sona ermesi de metinde sayılan kararlarla otomatik olarak aynı kabul edilmemelidir.

Kim başvurabilir ve ödeme kime yapılır?

Kanun, karşılanacak tutarı “şirket bütçesinden kayyıma ücret olarak ödenen para” şeklinde tanımlar. Bu nedenle başvurunun doğal sahibi, ödemeyi bütçesinden yapan şirkettir. Dilekçe şirket unvanı, MERSİS veya vergi numarası, ticaret sicili adresi ve güncel temsil yetkisi gösterilerek şirket adına imzalanmalıdır. Şirket vekille temsil ediliyorsa vekâletname ve avukat bilgileri eklenir.

Ortak, yönetici veya pay sahibi yalnız bu sıfatı nedeniyle ücreti kendi adına talep edemez. Ödeme bir yöneticinin kişisel hesabından yapılmışsa bunun şirkete verilen avans, şirket borcunun ifası veya başka bir muhasebe ilişkisi olduğu kayıtlarla açıklanmalıdır. Şirket bütçesine hiç yansımayan kişisel ödeme için CMK 133/2 kapsamındaki hak sahibinin kim olduğu, somut belge ve iç ilişki görülmeden varsayılamaz.

Şirket birleşmiş, bölünmüş, tür değiştirmiş veya tasfiye sürecine girmişse ticaret sicili kayıtları hak sahipliğini ve temsil zincirini göstermelidir. Tasfiye hâlinde şirket tüzel kişiliği kural olarak tasfiye amacıyla devam eder; ancak ödeme hesabı ve temsil yetkisi güncel sicil kaydına göre sunulmalıdır. Şirketin hesabına haciz, konkordato tedbiri veya başka kısıt bulunması, CMK 133/2 hakkını ortadan kaldırdığı varsayımıyla ele alınmamalı; ödemenin hangi hesaba ve hangi statüde yapılacağı ilgili kayıtlarla belirlenmelidir.

KYOK ve beraat koşulu nasıl belgelenir?

Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, kovuşturma aşamasında ise ceza mahkemesinin beraat hükmü temel belgedir. Kararın tarih ve numarası, hangi şüpheli veya sanıklar ile hangi suçlar hakkında verildiği ve CMK 133 tedbiriyle bağlantısı gösterilmelidir. Yalnız kararın sonuç bölümünü eklemek, kayyım tedbirinin dayandığı soruşturma ile bağlantıyı açıklamaya yetmeyebilir; atama kararı ve esas dosya bilgisi birlikte sunulmalıdır.

CMK 133/2 metni “karar verilmesi” ifadesini kullanır ve ayrıca kesinleşme kelimesi içermez. Buna rağmen ödeme işleminin geri alınabilir bir karara dayandırılmaması için KYOK’un itiraz sürecinin, beraatin ise kanun yolu ve kesinleşme durumunun gösterilmesi pratikte önemlidir. Kesinleşme şerhi sunmak, kanunda yazmayan yeni bir maddi koşul üretmek değil; kararın güncel ve icra edilebilir durumunu ispat etmektir. Karar henüz kesinleşmemişse bu durum açıkça yazılmalı ve kayıt kesinleştiğinde tamamlanmalıdır.

Birden fazla suç veya sanık bulunan dosyada sonuçlar farklı olabilir. Bazı suçlardan beraat, bazılarından mahkûmiyet verilmişse kayyım tedbirinin hangi suç şüphesine dayandığı, görev süresi ve ücretlerin hangi dönemle bağlantılı olduğu incelenmelidir. Kanun metnindeki “soruşturulan veya kovuşturulan suça ilişkin” bağ, karma sonuçlu dosyada tüm ücretlerin hiçbir ayrım yapılmadan otomatik olarak ödeneceği sonucunu tek başına desteklemez. Talep, tedbir kararı ve gerekçesi üzerinden kurulmalıdır.

Ceza verilmesine yer olmadığı, düşme, davanın reddi, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları metinde KYOK ve beraatla birlikte sayılmamıştır. Bu kararları yalnız sonuç bakımından benzer bularak doğrudan CMK 133/2 kapsamına sokmak güvenli değildir. Somut kararın niteliği ve başka bir hukuki dayanak bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Hangi tutarlar Devlet Hazinesinden istenebilir?

Talebin ana parası, kayyıma ücret olarak şirket bütçesinden fiilen ödenen tutarlardır. Hâkim veya mahkemenin ücret belirleme kararı, bordro veya makbuz, banka transferi, muhasebe fişi, yevmiye ve büyük defter kaydı birbirini doğrulamalıdır. Birden fazla kayyım veya birden fazla ücret dönemi varsa her kişi ve dönem ayrı satırda gösterilmelidir. Toplu bir rakam yazmak, hangi tutarın gerçekten kayyım ücreti olduğunu denetlenemez hâle getirir.

Brüt ücret, net ödeme, gelir vergisi, damga vergisi, sosyal güvenlik veya başka kesinti bulunuyorsa çizelge bu ayrımı göstermelidir. Şirket bütçesinden çıkan toplam yük ile kayyımın hesabına geçen net tutar aynı olmayabilir. “Tamamı” ifadesi ileri sürülürken vergi ve kesinti belgeleri saklanmamalı; her kalemin şirket tarafından hangi hukuki sıfatla ödendiği açıklanmalıdır. Böylece aynı tutarın hem net hem brüt olarak iki kez istenmesi önlenir.

Kayyımın ulaşım, konaklama, danışmanlık, personel veya işletme giderleri ücret kararından ayrıysa bunların CMK 133/2’deki “ücret” kapsamına otomatik olarak girdiği söylenemez. Mahkeme kararında ücretin parçası olarak açıkça belirlenmiş ve şirket bütçesinden bu adla ödenmiş kalemler ayrıca gösterilebilir. Fakat şirketin faaliyet kaybı, kredi maliyeti, müşteri kaybı, itibar zararı, avukatlık ücreti veya yönetim tedbirinden kaynaklandığı ileri sürülen başka zararlar bu doğrudan ödeme talebine eklenmemelidir.

Şirket payına, taşınmazına veya banka hesabına elkoyma gibi başka tedbirlerin sonuçları da kayyım ücretiyle karıştırılmamalıdır. CMK 128 kapsamında şirket payı ve banka hesabına elkoyma ayrı koşullara ve ayrı kayıt zincirine dayanır. Yönetici veya üçüncü kişinin malvarlığına ilişkin uyuşmazlıklar için de kişisel mal, üçüncü kişi ve görünüşte devir ayrımı ayrıca incelenmelidir.

Kanunî faiz hangi tarihten ve hangi oranla hesaplanır?

CMK 133/2, ana paranın “kanunî faiziyle birlikte” Devlet Hazinesince karşılanacağını söyler. Buna karşılık faiz başlangıcını açıkça belirlemez. Bu nedenle her dosyada tartışmasız tek başlangıç tarihi varmış gibi kesin cümle kurmak doğru olmaz. Şirket açısından en güçlü birincil talep, malvarlığı eksilmesinin gerçekleştiği her ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesidir. Çünkü her ücret farklı tarihte şirket bütçesinden çıkmış olabilir ve tek bir ortalama tarih gerçek ödeme akışını yansıtmaz.

Alternatif olarak KYOK veya beraat kararının verildiği ya da kesinleştiği tarih ile şirkete ödeme yapılması için başvurunun ulaştığı ve temerrüdün oluştuğu tarih ileri sürülebilir. Dilekçede bu olasılıklar saklanmamalı; öncelikli görüş ile alternatif talep açıkça sıralanmalıdır. Karar veren veya ödeme işlemini yürüten makamdan seçtiği faiz başlangıcını gerekçesiyle belirtmesi istenmelidir.

Faiz çizelgesi her ana para kalemi için ödeme tarihi, hesap başlangıcı, hesap sonu ve gün sayısını göstermelidir. Kanunî faiz oranı zaman içinde değişmişse bütün döneme bugünkü oran uygulanmamalı; oran dönemleri ayrı hesaplanmalıdır. Sitedeki 2026 kanunî faiz oranı ve dönemsel hesaplama rehberi hesap mantığını açıklar; başvuruda ise ödeme döneminde yürürlükte bulunan resmî oranlar ve 3095 sayılı Kanun esas alınmalıdır.

Faiz hesabı, ana para hakkını ispatlayan belgelerin yerine geçmez. Tablonun yüksek hassasiyetle hazırlanması, temel ücret kararındaki veya ödeme dekontundaki eksikliği gidermez. Hesap uzmanlık gerektiriyorsa bilirkişi incelemesi talep edilebilir; bilirkişiye her ödemenin tarihi, brüt/net niteliği, kesintiler ve uygulanacak alternatif başlangıç tarihleri sorulmalıdır.

Başvuru hangi makama sunulur?

CMK 133/2, ödemeyi Devlet Hazinesine yükler; ancak “şu birime, şu form ve şu süre içinde başvurulur” şeklinde ayrıntılı bir idari usul düzenlemez. Bu nedenle dosyadaki karar ve ödeme kayıtlarına en doğrudan erişimi olan makamdan başlanması gerekir. Soruşturma KYOK ile bittiyse dilekçe, karar veren Cumhuriyet Başsavcılığına soruşturma numarasıyla sunulabilir. Kovuşturma beraatla bittiyse dilekçe, beraat kararını veren ceza mahkemesine esas ve karar numarasıyla verilebilir.

Bu başvuruda makamdan yalnız para ödemesi değil; kayyım atama ve ücret dosyasındaki kararların, şirket ödeme belgelerinin ve sonuç kararının eşleştirilmesi, ana para toplamının tespiti ve ödeme için gerekli onaylı evrakın yetkili mali birime gönderilmesi istenir. Dosya başka bir adliye veya birime devredilmişse dilekçenin doğru dosyaya havalesi takip edilmelidir.

Yetkili mali birimin adı, uygulamadaki yazışma düzenine ve kamu muhasebe teşkilatına göre değişebilir. Kanunda açıkça yazmayan tek bir vergi dairesi, mal müdürlüğü veya muhasebe birimini bütün dosyalar için kesin yetkili göstermek sakıncalıdır. Mahkeme ya da başsavcılık, ödeme yazısını hangi birime gönderdiğini ve başvurucunun ayrıca sunması gereken belge bulunup bulunmadığını bildirmelidir.

İdari ödeme açıkça reddedilirse veya başvuru cevapsız bırakılırsa, sonraki yargısal yol ret işleminin hukuki niteliği, bildirilen gerekçe, talebin dayanağı ve görev kuralları görülerek belirlenmelidir. CMK 133/2’nin ödeme hükmü bulunması, her ret için kendiliğinden tek bir ceza muhakemesi itirazı ya da tek bir dava türü yaratmaz. Süre hesabı da gerçek bildirim ve seçilecek yol belirlenmeden genellenmemelidir.

Başvuru dosyasındaki zorunlu kayıt zinciri

Kayyım atama ve ücret kararları

İlk atama kararı, görevin kapsamını değiştiren ara kararlar, kayyım sayısı, görev süresi ve her ücret tespit kararı dosyaya eklenmelidir. Ücretlerin aylık mı, dönemsel mi, kişi başına mı yoksa toplam mı belirlendiği açık olmalıdır. Kararda yazılı tutar ile muhasebe kaydındaki tutar farklıysa farkın vergi, kesinti, ek karar veya düzeltmeden kaynaklandığı belgeyle açıklanmalıdır.

Fiilî ödeme ve şirket bütçesi belgeleri

Banka dekontunda gönderen hesap, alıcı, tarih, tutar ve açıklama görünmelidir. Nakit ödeme ileri sürülüyorsa imzalı makbuz, kasa kaydı ve muhasebe fişi birlikte sunulmalıdır. Yevmiye maddesi, kebir hesabı, muavin döküm ve dönem mali tabloları ödemenin şirket bütçesinden çıktığını teyit eder. Şirketin başka bir şirket üzerinden ödeme yapması hâlinde grup içi borç veya mahsup zinciri eksiksiz gösterilmelidir.

Sonuç kararı ve kesinlik kaydı

KYOK veya beraat kararının tam örneği, tebliğ ve kanun yolu kayıtları, varsa itiraz veya istinaf sonucu ve kesinleşme şerhi sunulmalıdır. Yalnız UYAP ekran görüntüsü yerine doğrulanabilir onaylı veya elektronik imzalı karar tercih edilmelidir. Kararın kayyım tedbirinin dayandığı suçla bağlantısı dilekçede kısa bir kronolojiyle kurulmalıdır.

Ödeme ve faiz çizelgesi

Çizelgede sıra numarası, kayyım adı, ücret kararı tarihi, ücret dönemi, brüt tutar, kesinti, net ödeme, şirketten çıkış tarihi, banka referansı ve ek numarası bulunmalıdır. Ayrı faiz çizelgesi, her kaleme ilişkin başlangıç ve oran dönemlerini göstermelidir. Toplamlar formülle kontrol edilmeli; ana para ile faiz ayrı sütunlarda sunulmalıdır.

Örnek CMK 133/2 kayyım ücreti ödeme talep dilekçesi

[KYOK VEREN CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA / BERAAT KARARI VEREN CEZA MAHKEMESİNE]

SORUŞTURMA / ESAS-KARAR NO: [Numaralar]
TALEPTE BULUNAN ŞİRKET: [Unvan, MERSİS/vergi no, adres]
YETKİLİ TEMSİLCİ: [Ad-soyad, görev ve yetki belgesi]
VEKİLİ: [Varsa ad-soyad, baro ve sicil no]
İLGİLİ KAYYIM KARARI: [Tarih, dosya ve karar bilgisi]
KONU: CMK 133/2 uyarınca şirket bütçesinden fiilen ödenen kayyım ücretlerinin tespiti, Devlet Hazinesince kanunî faiziyle karşılanması için ödeme işlemlerinin başlatılması ve gerekli kayıtların yetkili mali birime gönderilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1. [Tarih] tarihli [hâkim/mahkeme] kararıyla şirket yönetimine CMK 133 kapsamında [karardaki yetki ve süre] ile kayyım atanmıştır. Atama, görev kapsamı ve ücret kararları ektedir.

2. Kayyım ücretleri şirket bütçesinden ödenmiştir. Her ödeme; ücret kararı, brüt/net tutar, kesinti, banka işlem numarası ve muhasebe fişiyle Ek-1 çizelgesinde ayrı satırda gösterilmiştir. Ana para toplamı [tutar] TL’dir.

3. Soruşturma sonunda [tarih ve numaralı] KYOK / kovuşturma sonunda [tarih ve numaralı] beraat kararı verilmiştir. Tam karar ve mevcutsa kesinleşme kaydı ektedir. Sonuç kararı, kayyım tedbirinin dayandığı suç ve dosyayla bağlantılıdır.

4. CMK 133/2, bu durumda şirket bütçesinden kayyıma ücret olarak ödenen paranın tamamının kanunî faiziyle Devlet Hazinesince karşılanacağını düzenlemektedir. Talep, şirketin başka ticari zararlarını değil yalnız belgeli ücret ödemelerini kapsar.

5. Ödemelerin şirket bütçesinden çıktığı banka ve muhasebe kayıtlarıyla sabittir. Kesintiler, net ödemeler ve toplam yük mükerrer talebe yol açmayacak biçimde çizelgede ayrılmıştır.

6. Kanun faiz başlangıcını ayrıca göstermediğinden, öncelikle her ücretin şirket bütçesinden çıktığı ödeme tarihinden; bu kabul edilmezse KYOK/beraat kararının kesinleştiği tarihten veya ödeme başvurusuyla temerrüdün oluştuğu tarihten itibaren kanunî faiz talep olunur. Kabul edilen başlangıç ve oran dönemlerinin gerekçeli kararda gösterilmesini isteriz.

7. Ek-2 faiz çizelgesinde her ödeme ayrı tutulmuş ve oran değişiklikleri dönemlere bölünmüştür. Gerekirse ana para ve faiz hesabı bilirkişi incelemesiyle denetlenebilir.

8. Kayyım atama ve ücret dosyasındaki kayıtların, ödeme belgelerinin ve sonuç kararının ilişkilendirilerek toplam ana paranın tespitini; kanunî faizle ödeme için gerekli yazı ve onaylı belgelerin görevli mali birime gönderilmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ NEDENLER: 5271 sayılı CMK m.133/2, 3095 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat.

DELİLLER VE EKLER: Ödeme ve faiz çizelgeleri; kayyım atama, görev ve ücret kararları; şirket banka dökümleri ve dekontlar; bordro, makbuz ve kesinti belgeleri; yevmiye, kebir ve muhasebe fişleri; KYOK/beraat kararı; tebliğ ve kesinleşme kayıtları; ticaret sicili, temsil yetkisi, imza sirküleri ve şirket IBAN belgesi.

SONUÇ VE İSTEM: Şirket bütçesinden kayyım ücreti olarak fiilen ödenen kalemlerin tespitine; CMK 133/2 uyarınca ana paranın kanunî faiziyle Devlet Hazinesince karşılanması için gerekli ödeme işlemlerinin başlatılmasına ve kayıtların yetkili mali birime gönderilmesine; faizin öncelikle her ödeme tarihinden, bu görüş benimsenmezse kabul edilen alternatif tarih ve gerekçesi gösterilerek hesaplanmasına; eksik belge görülürse tamamlamak üzere süre verilmesine ve sonucundan tarafımıza bildirim yapılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]

[Şirket yetkilisi / vekili]
[Ad-soyad]
[İmza / E-imza]

Düzenlenebilir Word dilekçe örneğini indirin. Köşeli parantezlerdeki şirket, dosya, karar, ödeme, kesinti, tarih ve ek bilgilerini gerçek kayıtlara göre doldurun. Uygulanmayan seçenekleri silin; tutarları banka ve muhasebe kayıtlarıyla karşılaştırın.

Başvurudan sonra hangi adımlar izlenmelidir?

Dilekçenin evrak numarası alınmalı ve doğru soruşturma ya da esas dosyasına işlendiği kontrol edilmelidir. Mahkeme kalemi veya başsavcılıktan başvurunun hangi mali birime gönderildiği, ilave onaylı karar veya banka bilgisi istenip istenmediği sorulmalıdır. Sözlü yönlendirmeyle yetinilmemeli; eksiklik bildirimi ve ret gerekçesi yazılı olarak alınmalıdır.

Ödeme cetveli dosya kayıtlarıyla karşılaştırılırken özellikle ücret kararlarının tarihleri, kayyım sayısı, görev bitişi ve şirketten çıkan toplam kontrol edilmelidir. Bir ödeme kararda belirlenen dönem dışında kalıyorsa ek karar veya hukuki dayanak aranmalıdır. Mükerrer banka transferi, iade edilen ödeme veya mahsup varsa ana para toplamı düzeltilmelidir.

Faiz hesabı ödeme tarihine kadar güncellenmeli; oran değişikliği olursa çizelge yeni dönemle tamamlanmalıdır. Ödeme yalnız ana para üzerinden yapılır veya bazı kalemler reddedilirse, kabul ve ret kalemlerini gösteren ayrıntılı yazı istenmelidir. Kısmi ödeme, kalan tutardan açıkça vazgeçme anlamına gelmeyecek bir kayıtla alınmalıdır.

Ret veya uzun süre cevapsızlık hâlinde, ilk başvuru, alındı belgesi, tebliğ, ret yazısı, ödeme cetveli ve dosya kararları bir araya getirilmelidir. Sonraki başvuru ya da dava süresi belirlenirken varsayımsal bir başlangıç yerine gerçek tebliğ tarihi ve ret işleminin niteliği esas alınmalıdır. CMK 133/3’teki kayyım işlemlerine ilişkin itiraz yolu, Hazinenin ödeme işlemine karşı her durumda kullanılabilen otomatik bir yol gibi sunulmamalıdır.

CMK 133/2 talebi ile diğer taleplerin farkı

CMK 133/3, ilgililerin kayyımın işlemlerine karşı Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre görevli mahkemeye başvurabilmesini düzenler. Bu yol, kayyım görevdeyken veya işlemleri nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklarla ilgilidir. KYOK veya beraat sonrası şirket bütçesinden çıkan ücretin Hazinece karşılanması ise ikinci fıkranın doğrudan sonucudur.

CMK 133/5, kayyımın eylem ve işlemlerinden dolayı tazminat davalarının Devlet aleyhine açılacağını ve Devletin ödediği tazminatı görevin gereklerine aykırı hareket eden kayyıma rücu edeceğini belirtir. Bu tazminat sistemi, şirketin bizzat ödediği ücretin kanunî faizle karşılanmasından farklıdır. Bir dosyada her iki tür zarar bulunduğu ileri sürülebilir; fakat maddi vakıalar, görevli yol, zarar hesabı ve süreler birbirine karıştırılmamalıdır.

Şirket hakkında ayrıca TCK 60 kapsamında güvenlik tedbiri tartışılıyorsa, tüzel kişi güvenlik tedbirinin koşulları farklıdır. Kayyım atanması tek başına şirket hakkında müsadere veya izin iptali sonucu doğurmaz; aynı şekilde beraat sonrası kayyım ücretinin karşılanması başka bütün zararların kabul edildiği anlamına gelmez.

Sık yapılan somut hatalar

  • Başvuruyu, ücreti ödeyen şirket yerine yalnız ortak veya eski yönetici adına yapmak.
  • Kayyım atama kararı ile ücret belirleme kararlarını eklememek.
  • Tek bir toplam rakam yazıp her ödeme tarihini, dekontunu ve muhasebe fişini göstermemek.
  • Brüt ücret, net ödeme ve vergi/kesinti kalemlerini iki kez talep etmek.
  • KYOK veya beraat kararının tedbirin dayandığı suçla bağlantısını kurmamak.
  • Karma sonuçlu dosyada bütün ücretlerin otomatik olarak karşılanacağını varsaymak.
  • Düşme, HAGB veya ceza verilmesine yer olmadığı kararını açıklamasız biçimde beraat saymak.
  • Kanunda açık faiz başlangıcı varmış gibi yalnız tek tarihi tartışmasız göstermek.
  • Oran değişikliklerine rağmen bütün döneme tek kanunî faiz oranı uygulamak.
  • Ticari zarar, avukatlık ücreti ve kayyım ücretini aynı doğrudan ödeme talebinde toplamak.
  • Kanunda yazmayan belirli bir mali birimi bütün Türkiye için kesin yetkili ilan etmek.
  • Ret yazısını ve tebliğ tarihini almadan otomatik bir dava veya itiraz süresi hesaplamak.

Sık sorulan sorular

1. CMK 133/2 kayyım ücretinin tamamını mı kapsar?

Hüküm, şirket bütçesinden kayyıma ücret olarak ödenen paranın tamamını kapsar. Her kalemin gerçekten ücret olduğu ve şirket bütçesinden çıktığı karar, banka ve muhasebe kayıtlarıyla gösterilmelidir.

2. Başvuruyu şirket ortağı kendi adına yapabilir mi?

Yalnız ortaklık sıfatı yeterli değildir. Kanundaki tutar şirket bütçesinden çıkmıştır; bu nedenle şirket güncel yetkili temsilcisi veya vekili aracılığıyla başvurmalıdır. Kişisel ödeme varsa iç ilişki ayrıca belgelenir.

3. Beraat kararının kesinleşmesi zorunlu mudur?

CMK 133/2 metni ayrıca “kesinleşme” demeden karar verilmesini esas alır. Bununla birlikte ödeme işleminin güncel ve geri alınabilir olmayan sonuca dayandığını göstermek için kesinleşme kaydı pratikte güçlü bir belgedir.

4. Düşme kararı beraat gibi kabul edilir mi?

Kanun açıkça KYOK ve beraatı sayar. Düşme, HAGB veya ceza verilmesine yer olmadığı kararları otomatik olarak aynı kapsamda gösterilmemeli; kararın niteliği ve başka dayanaklar ayrıca incelenmelidir.

5. Faiz her ödeme tarihinden mi başlar?

CMK 133/2 faiz başlangıcını açıkça belirtmez. Her ödeme tarihi öncelikli talep olarak ileri sürülebilir; alternatif olarak sonuç kararının kesinleşmesi veya ödeme başvurusuyla temerrüt tarihi gösterilmeli ve makamdan gerekçeli tercih istenmelidir.

6. Faiz hesabında tek oran kullanılabilir mi?

Oran, hesap dönemi içinde değişmişse tek oran kullanılmamalıdır. Her ana para kalemi ve yürürlük dönemi ayrı hesaplanmalı; çizelgede gün sayısı ile oran kaynağı gösterilmelidir.

7. Avukatlık ücreti ve ticari kayıp bu dilekçeye eklenebilir mi?

CMK 133/2 doğrudan kayyım ücretini düzenler. Avukatlık gideri, finansman maliyeti, itibar veya kazanç kaybı aynı kalem değildir; varsa ayrı hukuki dayanak ve usulle değerlendirilmelidir.

8. Birden fazla kayyım varsa nasıl hesap yapılır?

Her kayyım, ücret kararı, dönem, brüt/net tutar, kesinti ve ödeme tarihi ayrı satırda gösterilir. Kişi başına karar ile toplam ücret kararı karıştırılmamalıdır.

9. Başvuru doğrudan mali birime yapılabilir mi?

Kanun tek bir başvuru birimi göstermez. Dosya kararlarını ve ödeme kayıtlarını tutan başsavcılık veya mahkemeden tespit ve yetkili mali birime gönderim istenmesi güvenli başlangıçtır; yerel uygulamaya göre ek başvuru gerekebilir.

10. Ödeme reddedilirse hangi dava açılır?

Ret işleminin gerekçesi, işlemi yapan makam, bildirimin niteliği ve talebin dayanağı görülmeden tek bir dava türü söylenemez. Yazılı ret ve tebliğ alınmalı; görev, süre ve başvuru yolu somut işleme göre belirlenmelidir.

Resmî kaynak ve ilgili yazılar

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

KYOK veya Beraat Sonrası Kayyım Ücretinin Hazineden Faiziyle Ödenmesi Talep Dilekçesi | CMK 133/2… Hakkında Sık Sorulan Sorular

KYOK veya Beraat Sonrası Kayyım Ücretinin Hazineden Faiziyle Ödenmesi Talep Dilekçesi | CMK 133/2… için görevli ve yetkili merci nasıl belirlenir?

Görev ve yetki; talebin hukuki niteliği, tarafların sıfatı, işlem veya olay yeri ve özel kanun hükümlerine göre belirlenir. Başvuru öncesinde güncel mevzuat ve somut dosya birlikte kontrol edilmelidir.

KYOK veya Beraat Sonrası Kayyım Ücretinin Hazineden Faiziyle Ödenmesi Talep Dilekçesi | CMK 133/2… bakımından kanuni süre nasıl hesaplanır?

Sürenin başlangıcı tebliğ, öğrenme, işlem veya olay tarihine göre değişebilir. Başlangıç ve son gün belge üzerinden hesaplanmalı; zamanaşımı ile hak düşürücü süre ayrımı ayrıca değerlendirilmelidir.

Dilekçeye hangi belgeler ve deliller eklenmelidir?

Sözleşme, ihtar, tebligat, ödeme kaydı, tutanak, yazışma, rapor ve diğer hukuka uygun deliller uyuşmazlığın türüne göre numaralandırılarak ekler bölümünde gösterilmelidir.

Word DOCX dilekçe şablonu doğrudan kullanılabilir mi?

Hayır. Taraflar, tarihler, görev, yetki, süre, olaylar, hukuki nedenler, deliller ve sonuç talebi somut dosyaya göre uyarlanmadan şablon imzalanmamalıdır.

Dilekçenin sonuç ve talep bölümü nasıl yazılmalıdır?

Her talep ayrı bentte, açık, ölçülebilir ve uygulanabilir biçimde yazılmalıdır. Faiz, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve diğer feri talepler varsa hukuki dayanaklarıyla belirtilmelidir.

Dilekçe UYAP veya elektronik sistem üzerinden gönderilebilir mi?

İşlemin türü, başvurucunun sıfatı ve teknik koşullar elveriyorsa ilgili UYAP portalı, KEP veya kurum sistemi kullanılabilir. Elektronik imza, dosya biçimi ve teslim belgesi gereklilikleri önceden kontrol edilmelidir.

Bu dilekçe örneği Türkiye genelinde kullanılabilir mi?

Temel mevzuat Türkiye genelinde uygulanabilir; ancak görevli ve yetkili merci, yerel uygulama, dosyanın usul aşaması ve özel düzenlemeler her başvuruda ayrıca belirlenmelidir.

Hazır dilekçe hukuki danışmanlığın yerine geçer mi?

Hayır. Örnekler genel bilgilendirme ve taslak amacı taşır. Süre, görev, yetki, delil veya talep hatası hak kaybı doğurabileceğinden somut dosya ayrıca değerlendirilmelidir.

Telefon WhatsApp