Soruşturma Evrakının Paylaşılması Nedeniyle Gizlilik İhlali Şikâyet Dilekçesi | CMK 157 Word
Kısa cevap: Soruşturma dosyasındaki bir ifade, tutanak, karar, rapor veya başka evrakın sosyal medya hesabında, mesaj grubunda ya da üçüncü kişilere açık bir kanalda yayımlandığı öğrenildiğinde; paylaşımın URL’si, hesap adı, tarih-saat bilgisi ve içeriğin değişmeden görülebilen örneği gecikmeden korunmalı, olay Cumhuriyet başsavcılığına somutlaştırılmış bir dilekçeyle bildirilmelidir. CMK m.157, savunma haklarına zarar vermemek ve kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere soruşturma usul işlemlerinin gizli olduğunu düzenler. Ancak her paylaşım kendiliğinden TCK m.285 suçunu oluşturmaz. TCK m.285/1 bakımından açıklamanın aleni olması, kanunda sayılan haklardan birini ihlal etmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli bulunması birlikte değerlendirilir. Talep; failin peşinen belirlenmesine değil, yayın delilinin ve yetkili makamların elindeki gerçek erişim kayıtlarının korunup araştırılmasına yöneltilmelidir.

Güncelleme: 5 Ekim 2026 · Hukuki dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.157, 158, 160 ve 161; somut fiile göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.285.
Bu dilekçe hangi somut ihtiyaca yöneliktir?
Bu örnek, devam eden bir ceza soruşturmasına ait olduğu anlaşılan belgenin veya soruşturma işlemi içeriğinin yetkisiz biçimde yayımlandığı iddiasında kullanılmak üzere hazırlanmıştır. Amaç, yayımlanan içeriğin gerçekten hangi soruşturma evrakıyla aynı olduğunun doğrulanması, ilk yayın ve sonraki yayılma izlerinin korunması, evraka kimlerin hangi yetkiyle eriştiğinin resmî kayıtlar üzerinden araştırılması ve fiilin kanuni unsurlarının Cumhuriyet savcısı tarafından değerlendirilmesidir. Dilekçe, yalnız “dosya sızdırıldı” biçiminde soyut bir iddiaya dayanmaz; hangi belge, hangi bağlantı, hangi hesap, hangi tarih ve hangi soruşturmayla ilişki bulunduğunu gösteren denetlenebilir bilgiler ister.
Bu başvuru, dosyanın bütünüyle ilgililere kapatılması veya müdafiin kanuni inceleme hakkının kaldırılması talebi değildir. CMK m.157 açıkça savunma haklarına zarar vermeme koşulunu taşır. Müdafiin dosya inceleme yetkisi ve hâkim kararıyla verilebilecek kısıtlama, CMK m.153 kapsamındaki ayrı kurumlardır. Bu nedenle paylaşım olayına verilecek tepki, savunma hakkını ortadan kaldıran genel bir gizlilik emrine dönüştürülemez. Dosyanın kanunen erişilebilir olması ile dosyadan edinilen içeriğin üçüncü kişilere sınırsız biçimde yayımlanması da aynı şey değildir.
Başvurucu; şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanuni temsilci veya olaydan doğrudan etkilenen başka bir kişi olabilir. Sıfat mutlaka gerçeğe uygun yazılmalıdır. Başvurucunun belgeyi hangi yolla gördüğü, paylaşımın hangi bölümünde kişisel bilgiler veya soruşturma ayrıntıları bulunduğu ve olayın devam eden soruşturmaya etkisi ayrı ayrı açıklanır. Paylaşımın kendisi henüz doğrulanmamışsa “kesin sızıntı” denilmez; doğrulanması talep edilen olgular ile başvurucunun bizzat gördüğü olgular ayrılır.
CMK 157 soruşturmanın gizliliğini nasıl sınırlar?
CMK m.157’ye göre kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir. Bu cümlede üç ayrı sınır vardır. Birincisi, korunan dönem soruşturma evresidir. İkincisi, başka kanun hükümleriyle tanınan inceleme, bildirim veya katılma hakları saklıdır. Üçüncüsü, gizlilik savunma hakkını zedeleyecek biçimde uygulanamaz. Dolayısıyla “soruşturma gizlidir” cümlesi, dosyadaki herkesin her belgeye erişemeyeceği veya yetkili müdafiin hiçbir belgeyi kullanamayacağı anlamına gelmez.
Dosya inceleme hakkı ile kamuya yayma eylemi farklı değerlendirilir. Bir müdafiin, şüphelinin veya mağdur vekilinin kanuni yetki kapsamında bir belgeyi görmesi başka; belgenin görüntüsünü kişisel veriler ve soruşturma ayrıntılarıyla birlikte herkese açık hesaba yüklemesi başkadır. Buna karşılık savcılığın resmî açıklamasında yer alan, kamuya zaten açıklanmış bir bilginin haber verme sınırları içinde aktarılması da otomatik olarak gizlilik ihlali sayılmaz. İçeriğin kaynağı, açıklanma biçimi, hedef kitlesi, soruşturmanın seyri ve kanundaki suç unsurları birlikte incelenir.
CMK m.153 kapsamındaki kısıtlama kararı bulunup bulunmadığı da kayda geçirilmelidir; fakat TCK m.285/1’in uygulanması yalnızca bu kararın varlığına bağlanamaz. Aynı şekilde, kısıtlama kararı yoksa soruşturma evrakının sınırsızca yayımlanabileceği sonucu çıkmaz. savcılık dosyasında gizlilik ve kısıtlama kararı arasındaki fark başlıklı rehber, CMK m.153 ile m.157’nin farklı işlevlerini açıklar. Başvuruda bu iki kurum birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
TCK 285 bakımından hangi unsurlar araştırılır?
TCK m.285/1, soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal etmeyi yaptırıma bağlarken suçun oluşabilmesi için iki koşulu ayrıca sayar. Öncelikle soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkını, haberleşmenin gizliliğini veya özel hayatın gizliliğini ihlal etmelidir. Ayrıca bu açıklama, maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olmalıdır. Bu iki unsur, dilekçede varsayım olarak kabul edilmemeli; paylaşımın tam içeriği ve etkisi üzerinden araştırılmalıdır.
Aleniyet de ayrıca önem taşır. Herkese açık sosyal medya yayını, açık internet sayfası veya geniş ve belirsiz bir kullanıcı kitlesine yönelen paylaşım ile yalnız belirli birkaç kişi arasında kalan iletim aynı olgusal zeminde değildir. Kapalı gruptaki paylaşımın kapsamı, katılımcı sayısı, yeniden iletilme biçimi ve içeriğin daha sonra herkese açılıp açılmadığı saptanmalıdır. Başvurucu, erişemediği teknik veriler hakkında kesin sayı üretmek yerine hesabın görünürlüğünü ve bizzat gördüğü paylaşım biçimini yazar; ayrıntılı kayıtların yetkili makamca ilgili platformdan istenmesini talep eder.
TCK m.285/2, soruşturma taraflarına karşı gizli tutulması gereken kararlar ve bunların gereği olarak yapılan işlemler bakımından ayrı bir düzenleme içerir. Bu nedenle yayımlanan evrakın sıradan bir tutanak mı, yoksa taraflara karşı da gizli tutulması gereken bir karar veya o kararın icrası mı olduğu dosyadan doğrulanmalıdır. Kanundaki ikinci fıkra ile birinci fıkranın koşulları aynı cümleye dönüştürülmemelidir. Kamu görevlisinin görevin sağladığı kolaylıktan yararlanması hâlinde m.285/4, kişilerin suçlu olarak algılanmasına yol açacak görüntü yayınında m.285/5 ve haber verme sınırlarında m.285/6 ayrıca gündeme gelebilir.
Bu ayrımlar nedeniyle şikâyet dilekçesinde “suç kesin oluşmuştur” sonucuna atlamak yerine, olayın TCK 285’teki gizlilik ihlali unsurları yönünden araştırılması istenir. Savcılık, fiilin başka bir suça temas edip etmediğini de somut delile göre resen değerlendirir. Başvurucu; özel hayat, kişisel veri veya haberleşme içeriği bulunduğunu düşünüyorsa hangi bölümün neden bu nitelikte olduğunu gösterir, fakat soruşturma makamının hukuki nitelendirmesini bağlayacak biçimde tek bir maddeyi dayatmaz.
Başvuru nereye ve nasıl yapılır?
CMK m.158/1 uyarınca suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. Aynı maddenin beşinci fıkrası başvurunun yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü yapılabileceğini düzenler. Evrak paylaşımının devam eden bir soruşturmayla bağlantısı açık ise olay, mevcut soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısına dosya numarası belirtilerek sunulabilir; ayrıca iddia edilen yeni fiil yönünden gerekli kayıt ve soruşturma işlemlerinin yapılması istenir. Başka bir yerde gerçekleşen yayın veya faili bilinmeyen hesap nedeniyle yetki sorunu doğarsa merci dosyayı kanuni usule göre değerlendirebilir.
Dilekçenin başlığında gerçek yer Cumhuriyet başsavcılığı yazılır. Mevcut soruşturma numarası biliniyorsa “ilgili soruşturma” alanına eklenir; bilinmiyorsa uydurulmaz. Şikâyet edilen kişi biliniyorsa kimliği ve bu sonuca götüren somut bağlantı belirtilir. Yalnız hesap adı görülmüşse kişi adına kesin isnat yöneltilmez; “hesabı kullanan ve paylaşımda sorumluluğu bulunan kişi veya kişiler” şeklinde araştırma talebi kurulur. Genel bir savcılığa suç duyurusu dilekçesi ile bu örnek arasındaki fark, burada soruşturma evrakının kaynağı ve erişim zincirinin ayrıntılı korunmasının istenmesidir.
Başvuruda kanuni bir “şikâyet süresi yoktur” ya da “mutlaka şu kadar günde başvurulmalıdır” biçiminde, somut hukuki nitelendirmeden bağımsız kesin cümle kurulmaz. TCK m.285 yönünden resen soruşturma değerlendirmesi yapılabilse de aynı olay başka, şikâyete bağlı suçları da gündeme getirebilir. Üstelik platform ve sunucu kayıtları zamanla silinebilir. Bu nedenle başvuru, süre tartışmasını bekletmeden ve delil kaybına yol açmadan yapılmalı; öğrenme ve yayın tarihleri açıkça kaydedilmelidir.
Hangi deliller ve erişim kayıtları korunmalıdır?
İlk delil grubu, yayının kendisidir. Tam URL, kullanıcı adı, profil bağlantısı, görünür yayın tarihi ve saati, paylaşım metni, ekli görsel veya dosyanın adı, yorum ve yeniden paylaşım bağlantıları kaydedilir. Ekran görüntüsü tek başına yeterli görülmemeli; mümkünse sayfanın bağlamını ve adres çubuğunu gösteren kayıt, indirilebilen özgün dosya, dosyanın teknik özellikleri ve içeriğin görüldüğü cihazdaki tarih-saat bilgisi birlikte korunmalıdır. Kayıt alınırken başkalarının gereksiz kişisel verilerini çoğaltmamak ve evrakı yeniden kamusallaştırmamak gerekir.
İkinci delil grubu, yayımlanan belge ile soruşturma dosyasındaki gerçek evrakın eşleşmesidir. Evrakın başlığı, tarihi, sayfa sayısı, dosya veya evrak numarası, görünür işaretleri ve yalnız yetkili makamın karşılaştırabileceği özellikler belirtilir. Başvurucu, gizli içeriği dilekçeye gereksiz yere bütünüyle kopyalamamalıdır. Savcılıktan, paylaşımdaki görüntü veya dosyanın mevcut soruşturma evrakıyla aynı olup olmadığını dosya üzerinden karşılaştırması istenir. Belgenin sahte veya değiştirilmiş olma ihtimali de dışlanmadan araştırma yapılmalıdır.
Üçüncü grup, dosyaya erişim ve işlem kayıtlarıdır. UYAP veya kurum sisteminde gerçekten tutulan kullanıcı erişimi, görüntüleme, indirme, yazdırma, dışa aktarma ve evrak işlem kayıtları varsa bunların korunması istenir. Her sistemin aynı ayrıntıda log ürettiği veya her kaydın başvurucuya doğrudan verilebileceği varsayılmaz. Savcılık, CMK m.160 ve 161 kapsamındaki yetkileri çerçevesinde ilgili kurumdan mevcut kayıtları ister; kayıtların varlığı, saklama süresi ve teknik anlamı yetkili birimce açıklanır. “Şu kişi dosyayı indirdi” sonucu, yalnız tahmine dayanarak yazılmaz.
Dördüncü grup, platform ve iletişim kayıtlarıdır. Hesabın kayıt bilgileri, oturum ve IP kayıtları, içerik yükleme zamanı, silme-değiştirme geçmişi ve bağlantılı hesaplar ancak kanuni usulle ve gerçekten mevcut olduğu ölçüde elde edilebilir. Dilekçede ilgili platforma usulüne uygun müzekkere yazılması, içeriğin ve hesap kayıtlarının korunmasının istenmesi talep edilir. Başvurucunun platform hesabına izinsiz girmesi, parola elde etmeye çalışması veya üçüncü kişinin cihazını incelemesi hukuka uygun delil toplama değildir.
Son olarak, paylaşımın soruşturmaya etkisini gösteren gerçek kayıtlar eklenir. Tanığa ulaşılmaya çalışıldığına ilişkin mesajlar, soruşturma işleminden önce delilin yok edilmesi veya beyanların uyumlandırılması yönündeki yazışmalar, suçlu ilan eden yayın başlığı ve özel hayatı açığa çıkaran bölümler varsa bunlar kaynaklarıyla belirtilir. Sadece “soruşturma zarar gördü” denilip nasıl bir elverişlilik bulunduğu açıklanmazsa TCK m.285/1-b yönünden değerlendirme zayıf kalabilir.
Ayrıntılı örnek gizlilik ihlali şikâyet dilekçesi
[YER] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
İLGİLİ SORUŞTURMA NO: [Biliniyorsa gerçek numara]
ŞİKÂYETÇİ / İHBAR EDEN: [Ad-soyad, T.C. kimlik no, adres]
VEKİLİ: Av. [Ad-soyad, baro-sicil, adres; varsa]
ŞÜPHELİLER: [Biliniyorsa gerçek kişi; bilinmiyorsa paylaşımı yapan hesabı kullanan ve erişim zincirinde sorumluluğu bulunan kişi veya kişiler]
KONU: Soruşturma evrakının [platform/hesap] üzerinden yayımlanması olayıyla ilgili yayın delili, platform kayıtları ve mevcut dosya erişim loglarının korunması; olayın CMK m.157 ve somut fiile göre TCK m.285 ile ilgili diğer hükümler yönünden araştırılması talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. [Başsavcılık] nezdindeki [numara] sayılı soruşturmada [gerçek sıfat] olarak bulunmaktayım. [Tarih-saat] tarihinde [tam URL ve hesap adı] adresinde, dosyaya ait olduğu anlaşılan [evrakın başlığı, tarihi veya ayırt edici bilgisi] yayımlanmıştır. Paylaşımı [nasıl öğrendiğinizi] gördüm. Ek-1’de URL, hesap, tarih-saat ve içeriğin bağlamını gösteren kayıt bulunmaktadır.
2. Paylaşılan içeriğin dosyadaki [evrak] ile eşleştiğini düşündüren somut noktalar [yalnız gerçek ayırt edici bilgiler] şeklindedir. Belgenin özgün, değiştirilmiş veya sahte olup olmadığının soruşturma dosyasındaki gerçek evrakla karşılaştırılarak belirlenmesini talep ediyorum.
3. Yayının [herkese açık hesap / erişim biçimi] üzerinden yapıldığı görülmektedir. Açıklanan bölümün [masumiyet karinesi, haberleşmenin gizliliği veya özel hayat bakımından somut etkisi] şudur: [gerçek açıklama]. Açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişliliğini gösteren olay [varsa gerçek mesaj, tanığa ulaşma, delile müdahale veya başka kayıt] ile sınırlıdır; bulunmayan olgu ileri sürülmemektedir.
4. Paylaşımın kaynağı tarafımdan kesin olarak bilinmemektedir. Bu nedenle peşin fail isnadı yerine, UYAP ve ilgili kurum sistemlerinde gerçekten bulunan kullanıcı erişimi, görüntüleme, indirme, yazdırma, dışa aktarma ve evrak işlem kayıtlarının kaybolmadan korunmasını; dosyadaki erişim yetkileriyle karşılaştırılmasını talep ediyorum.
5. [Platform] nezdindeki içerik, hesap, yükleme, değişiklik ve silme kayıtları zaman içinde kaybolabileceğinden kanuni usulle koruma ve bilgi talebi gönderilmesini; paylaşımın ilk yayın zamanı, hesabın kullanım bilgileri ve yeniden yayılma bağlantılarının araştırılmasını talep ediyorum. Bu talep, başvurucunun hesaba izinsiz erişmesi anlamına gelmez.
6. İstenen koruma tedbirleri müdafiin ve diğer ilgililerin kanundan doğan savunma veya dosya inceleme haklarını ortadan kaldırmayı amaçlamamaktadır. CMK m.157’nin savunma haklarına zarar vermeme koşulu gözetilerek, evrakın yalnız gerekli kişiler ve gerekli kapsamla işlenmesi, varsa gereksiz kişisel verilerin çoğaltılmaması ve yeni yayımların önlenmesi için kanuna uygun tedbirlerin değerlendirilmesini talep ediyorum.
HUKUKİ NEDENLER: 5271 sayılı CMK m.157, 158, 160, 161; somut olaya göre 5237 sayılı TCK m.285 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Tam URL ve hesap bilgisi, tarih-saatli ekran ve sayfa kayıtları, indirilebilen özgün yayın dosyası, mevcut soruşturma evrakı, yetkili makamların erişim ve işlem logları, platform kayıtları, varsa paylaşımın etkisini gösteren gerçek mesaj ve tutanaklar, her türlü hukuka uygun delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; yayın içeriği ve hesap kayıtlarının kaybolmadan korunmasına, paylaşılan belgenin soruşturma dosyasındaki gerçek evrakla karşılaştırılmasına, mevcut UYAP/kurum erişim ve işlem kayıtlarının korunup incelenmesine, platformdan gerekli bilgilerin kanuni usulle istenmesine, olayın CMK m.157 ve somut fiile göre TCK m.285 ile resen gözetilecek diğer hükümler yönünden araştırılmasına ve başvurunun sonucu hakkında tarafıma bilgi verilmesine karar verilmesini arz ederim. [Tarih]
EKLER: 1. URL, hesap ve tarih-saat kaydı. 2. İçeriğin bağlamını gösteren ekran/sayfa kaydı. 3. Varsa yayımlanan dosyanın değişmeden indirilen kopyası ve teknik özeti. 4. İlgili soruşturmayla bağı gösteren gerçek belgeler. 5. Varsa paylaşımın soruşturmaya etkisini gösteren kayıtlar.
[Ad-soyad / vekil]
[İmza veya e-imza]
Düzenlenebilir Word dilekçe
Word örneğinde köşeli parantezli alanlar gerçek dosya, yayın ve kişi bilgileriyle doldurulmalıdır. Kullanılmayan seçenekler silinmeli; bilinmeyen fail, erişim kaydı veya teknik veri varmış gibi gösterilmemelidir. Belgenin kişisel veri içeren kısımları yalnız soruşturma için gerekli ölçüde sunulmalı, dilekçe eki tekrar kamuya yüklenmemelidir.
Başvurudan sonra işlem nasıl takip edilir?
Dilekçenin verildiği tarih, evrak kayıt numarası ve ek listesi saklanır. Mevcut soruşturma dosyasına sunulduysa talebin hangi evrak numarasıyla kaydedildiği kontrol edilir. Ayrı soruşturma açılmışsa yeni numara gerçek kayıttan alınır. Platform veya kurum kayıtlarının korunması istenmişse bu istemin karşılanıp karşılanmadığı, başvurucunun erişebileceği usul kayıtları çerçevesinde takip edilir. Savcının her teknik ayrıntıyı başvurucuya açıklaması beklenmez; soruşturma gizliliği bu yeni dosyada da geçerlidir.
CMK m.160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, suç işlendiği izlenimi veren bir hâli öğrenince işin gerçeğini araştırmaya başlar; lehe ve aleyhe delilleri toplayıp muhafaza eder. Bu nedenle dilekçe yalnız aleyhe kayıtların toplanmasını değil, belgenin daha önce resmen açıklanmış olup olmadığını, hesabın gerçekten şüpheli tarafından kullanılıp kullanılmadığını ve içeriğin sahte ya da değiştirilmiş olma ihtimalini de araştırmaya elverişli kurulmalıdır. Tek yönlü ve kesin hüküm dili, maddi gerçeğin araştırılmasına yardımcı olmaz.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar bildirilirse kararın türü, tebliğ tarihi, gerekçesi ve kanun yolu ayrı ayrı incelenir. Her olumsuz yazı aynı süreye ve aynı itiraz usulüne tabi değildir. Yeni delil bulunduğunda bunun kaynağı ve elde edilme biçimi belirtilir; önceki başvurunun aynısı tekrar edilmez. Paylaşım silinmiş olsa bile daha önce hukuka uygun şekilde alınan kayıtların değeri kendiliğinden ortadan kalkmaz, fakat silinme olgusu tek başına fail veya suç ikrarı sayılmaz.
Bu başvuruda yapılan somut hatalar
- Yalnız “dosya sızdırıldı” deyip tam URL, hesap, tarih-saat ve evrak bağlantısını göstermemek.
- Her soruşturma haberini veya resmî açıklamanın aktarılmasını otomatik olarak TCK m.285 suçu saymak.
- TCK m.285/1’deki hak ihlali ve maddi gerçeği engellemeye elverişlilik koşullarını hiç tartışmamak.
- CMK m.157’deki genel gizlilik ilkesi ile CMK m.153’teki hâkim kararlı kısıtlamayı aynı kurum sanmak.
- Dosyaya erişmiş olabilecek herkes hakkında toplu ve kesin fail isnadı yöneltmek.
- Gerçekte bulunup bulunmadığı bilinmeyen UYAP indirme veya IP kayıtlarının kesin mevcut olduğunu yazmak.
- Ekran görüntüsünde URL, hesap ve zaman bağlamını göstermeden kırpılmış bir görsel sunmak.
- Delil toplama bahanesiyle hesaba, cihaza veya yazışmaya izinsiz erişmeye çalışmak.
- Gizli içeriği şikâyet dilekçesinde gereksiz yere bütünüyle çoğaltıp yeni kişilere yaymak.
- Müdafiin kanuni dosya inceleme hakkının kaldırılmasını veya tüm taraf erişiminin süresiz kapatılmasını istemek.
- Platformdan içerik kaldırmanın CMK m.157’nin otomatik sonucu olduğunu varsaymak.
- Yayının soruşturmayı nasıl etkileyebileceğini gerçek olay ve kayıtlarla açıklamamak.
Sık sorulan sorular
1. Soruşturma dosyasındaki her belgenin paylaşılması TCK 285 suçu mudur?
Hayır. CMK m.157 soruşturma usul işlemlerinin gizliliğini düzenler; TCK m.285 ise ceza sorumluluğu için fıkrasına göre özel unsurlar arar. Özellikle m.285/1’de aleniyet, sayılan haklardan birinin ihlali ve açıklamanın maddi gerçeği engellemeye elverişliliği somut içerikle değerlendirilir.
2. Dosyada kısıtlama kararı yoksa evrak sosyal medyada yayımlanabilir mi?
Kısıtlama kararının bulunmaması, dosya evrakını sınırsız biçimde yayımlama yetkisi vermez. Dosyaya erişim hakkı, içeriği kamuya açıklama hakkıyla aynı değildir. CMK m.157, kişisel haklar ve somut olayda uygulanabilecek diğer hükümler ayrıca gözetilir.
3. Yalnız ekran görüntüsü şikâyet için yeterli midir?
Ekran görüntüsü başlangıç delili olabilir; ancak tam URL, hesap bağlantısı, tarih-saat, sayfa bağlamı, varsa özgün dosya ve teknik bilgilerle desteklenmesi daha sağlıklıdır. Kırpılmış bir görsel hesabın kimliğini, yayın zamanını veya içeriğin değişip değişmediğini tek başına göstermeyebilir.
4. Fail bilinmiyorsa dilekçe verilebilir mi?
Evet. Bilinmeyen fail yerine gerçek kullanıcı adı, hesap URL’si, yayın zamanı ve görülen bağlantılar yazılır. Savcılıktan hesabı kullanan ve erişim zincirinde sorumluluğu bulunan kişilerin kanuni yöntemlerle belirlenmesi istenir; tahmine dayalı kişi adı eklenmez.
5. UYAP’ta kimin belgeyi indirdiği her zaman görülür mü?
Her sistemin hangi ayrıntıda kayıt tuttuğu ve kayıtların ne kadar süre saklandığı teknik ve kurumsal koşullara bağlıdır. Başvuruda gerçekten mevcut erişim, görüntüleme, indirme, yazdırma veya işlem kayıtlarının korunması istenir; bulunmayan log varmış gibi kesin ifade kullanılmaz.
6. Paylaşım silinirse şikâyet yapılamaz mı?
Silinme, daha önce hukuka uygun şekilde alınmış URL, ekran, dosya ve tanık kayıtlarını kendiliğinden değersiz kılmaz. Yine de silinen içeriğin ne zaman ve hangi hesapta bulunduğunun doğrulanması gerekir. Silme işlemi tek başına fail veya suç ikrarı sayılmaz.
7. Savcılıktan doğrudan içeriğin kaldırılması istenebilir mi?
Yayının kaldırılması veya erişimin engellenmesi, içeriğin niteliğine ve uygulanacak özel usule göre ayrıca değerlendirilir. CMK m.157 tek başına her platform yayını için otomatik kaldırma kararı doğurmaz. Bu dilekçenin asıl amacı delilin korunması ve ceza soruşturmasının yürütülmesidir.
8. Habercilik faaliyeti her durumda suçtan muaf mıdır?
Hayır. TCK m.285/6, soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılmasının suç oluşturmayacağını düzenler. Sınırın aşılıp aşılmadığı; yayımlanan içerik, kamu yararı, kişisel haklar, masumiyet karinesi ve soruşturmaya etki üzerinden somut biçimde incelenir.
9. Başvuru mevcut soruşturma dosyasına mı sunulmalıdır?
Paylaşımın mevcut soruşturmayla bağı açık ise olay dosya numarasıyla o soruşturmayı yürüten savcılığa bildirilebilir ve gerekli koruma işlemleri istenebilir. İddia edilen yeni fiil için ayrı kayıt açılması gerekebilir. Yetki ve dosyalama biçimini Cumhuriyet başsavcılığı somut olaya göre belirler.
10. Müdafiin dosya inceleme hakkı paylaşım nedeniyle kaldırılabilir mi?
CMK m.157 savunma haklarına zarar vermeme koşulunu açıkça içerir. Bir paylaşım iddiası, bütün müdafi erişiminin otomatik ve süresiz kaldırılması sonucunu doğurmaz. Dosya inceleme ve kısıtlama koşulları CMK m.153 kapsamındaki ayrı kurallara göre değerlendirilir.
Resmî kaynaklar ve ilgili rehberler
- Adalet Bakanlığı – 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu PDF (m.157, 158, 160 ve 161)
- Adalet Bakanlığı – 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu PDF (m.285)
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat – Ceza Muhakemesi Kanunu
- Soruşturmanın gizliliğini ihlal suçu: TCK 285
- Savcılık dosyasında gizlilik ve kısıtlama kararı
- Savcılığa suç duyurusu dilekçesi: CMK 158
- Soruşturma dosyasını inceleme ve belge örneği alma dilekçesi
Avukat Halil Bakırcı – Mersin Barosu sicil no: 3472. Türkiye genelindeki ceza dosyalarına ilişkin çalışmalar Mersin merkezli yürütülür. Fiziki ofis: İhsaniye Mahallesi 4903 Sokak Profit İş Merkezi 3/14 Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.