Şüpheli Ölümün Savcılığa Bildirilmesi ve Delillerin Korunması Dilekçesi | CMK 159 Word
Kısa cevap: Bir ölümün doğal nedenlerle meydana gelmediği kuşkusunu doğuran somut bir durum varsa veya ölen kişinin kimliği belirlenemiyorsa, CMK m.159/1’de sayılan kolluk görevlisi, köy muhtarı, sağlık ya da cenaze işleriyle görevli kişiler durumu derhâl Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlüdür. Ölenin yakını ya da olayı gören başka bir kişi bu özel yükümlüler listesinde olmasa da CMK m.158 uyarınca savcılığa veya kolluğa ihbarda bulunabilir. Başvuru; “ölüm şüphelidir” biçiminde soyut bırakılmamalı, şüpheyi doğuran gözlem ve kayıtları, olay yerini, zaman çizelgesini, kimlik tespitine yarayan bilgileri ve kaybolma riski bulunan delilleri açıkça göstermelidir. CMK m.159 kapsamındaki ölümde gömme işlemi, Cumhuriyet savcısının yazılı iznine bağlıdır; yakınların dilekçesi bu iznin yerini tutmaz ve başvurucu cenazeye kendiliğinden müdahale etmemelidir.

Güncelleme: 5 Ekim 2026 · Hukuki dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.86, 87, 158, 159, 160 ve 161.
Bu dilekçe hangi somut ihtiyaca yöneliktir?
Bu örnek; yakınını kaybeden, olay yerinde bulunan veya ölüm koşulları hakkında doğrulanabilir bilgiye sahip olan kişinin, henüz yeterince araştırılmadığını düşündüğü doğal olmayan ölüm ihtimalini Cumhuriyet başsavcılığına bildirmesi için hazırlanmıştır. Amaç bir kişiyi peşinen fail ilan etmek, ölüm nedenini tıbbi rapor olmadan belirlemek veya cenaze işlemlerini özel güç kullanarak durdurmak değildir. Amaç; yetkili makamın ölüm olayından haberdar olmasını, eldeki gerçek bilgilerin dosyaya girmesini, bozulabilir kayıtların korunmasını ve kanunun öngördüğü ölü muayenesi, kimlik tespiti, otopsi ya da diğer incelemeler hakkında savcının somut delile göre karar vermesini sağlamaktır.
CMK m.159 iki ayrı eşik kurar. Birinci eşik, ölümün doğal nedenlerden meydana gelmediği kuşkusunu doğuracak bir durumun bulunmasıdır. İkinci eşik, ölünün kimliğinin belirlenememesidir. Bunlardan birinin bulunması yeterlidir; ancak her beklenmedik ölüm otomatik olarak cinayet, intihar, kaza veya tıbbi hata kabul edilemez. Dilekçede sadece başvurucunun bildiği ve kaynağını gösterebildiği olgular yazılır: cesedin bulunduğu yer ve zaman, görünür yaralanma veya çevre koşulu, çelişkili anlatım, son iletişim, sağlık kaydı, kamera varlığı, acil çağrı zamanı veya kimlik belgesinin bulunup bulunmadığı gibi. Henüz görülmemiş otopsi bulgusu, toksikoloji sonucu ya da kamera içeriği üretilmez.
Bu başvuru, otopside müdafi veya vekilin getirdiği hekimin hazır bulunması talebinden farklıdır. O yazı, belirlenmiş otopsi işlemine CMK m.87/1 kapsamında hekimle katılımı ele alır. Buradaki dilekçe ise ölümün savcılığa bildirilmesi ve ilk delil koruma zincirinin kurulması içindir. Aynı şekilde zehirlenme şüphesinde organ ve madde incelemesi, ancak gerçek bir zehirlenme belirtisi veya şüpheli madde varsa ayrıca değerlendirilir.
CMK 159 hangi ölüm olaylarında uygulanır?
CMK m.159/1’in başlığı “Şüpheli ölümün ihbarı”dır. Hüküm, kesin bir suç tespiti istemez; doğal neden dışındaki ölüm kuşkusunu doğuracak bir durumun varlığını yeterli görür. Örneğin olay yerindeki nesnelerin durumu, dıştan görülen yaralanma, düşme veya trafik olayı ihtimali, zehirlenme belirtisi, ölümden hemen önceki tehdit veya çatışma kaydı, kişinin bulunduğu yer ile anlatılan ölüm biçimi arasındaki açıklanamayan uyumsuzluk ya da sağlık görevlisinin doğal ölüm belgesi düzenleyememesi savcılığın değerlendirmesini gerektirebilir. Bunların her biri yalnız gerçek kaydı ve bağlamı içinde yazılır; tek başına suçun işlendiğini kanıtladığı söylenmez.
Kimliği belirlenemeyen ölüm, doğal ölüm ihtimali güçlü görünse bile maddede ayrıca sayılmıştır. Kimliği tespit edilemeyen ceset hakkında kıyafet, eşya, fotoğraf, parmak izi, diş kayıtları, hastane ve kayıp kişi kayıtları gibi kimliklendirme araçları yetkili makamlarca değerlendirilir. Başvurucuya ait olmayan telefona, hesaba veya belgeye izinsiz erişilmez. Ölenin kimliği hakkında aile anlatımı varsa bu anlatım; nüfus belgesi, fotoğraf, ayırt edici özellik ve kayıp başvurusu gibi doğrulanabilir kayıtlarla birlikte sunulur. Kimlik kesinleşmeden bir kişinin adı cesede kesin olarak bağlanmaz.
CMK m.159/1’de bildirimi yapmakla yükümlü olanlar sınırlı biçimde sayılmıştır: kolluk görevlisi, köy muhtarı, sağlık işleriyle görevli kişi ve cenaze işleriyle görevli kişi. Bu özel görev, yakının veya sıradan tanığın üzerine kanun metnindeki aynı sıfatla yüklenmez. Bununla birlikte CMK m.158/1 ve 5, suça ilişkin ihbarın Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü yapılabilmesini düzenler. Bu nedenle yakının başvurusu, “CMK 159’daki görevli benim” iddiasına değil; gözlenen şüpheli durumun CMK m.158 uyarınca bildirilmesine ve m.159 sürecinin değerlendirilmesinin istenmesine dayanır.
Bildirim için kanunda gün veya hafta olarak belirlenmiş bir dilekçe süresi yoktur. Özel yükümlüler bakımından kullanılan kelime “derhâl”dir. Yakın veya tanık açısından da olay yeri, kamera, giriş-çıkış, telefon, sağlık ve numune kayıtlarının kaybolma riski nedeniyle gecikmeden başvurmak gerekir. Acil durumda yalnız ayrıntılı bir yazı hazırlamayı beklemek yerine kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına sözlü bildirim yapılıp tutanak numarası alınabilir; ardından gerçek belgeler düzenli bir ek listesiyle sunulabilir.
Defin için yazılı savcı izni ne zaman gerekir?
CMK m.159/2, birinci fıkra kapsamına giren hâllerde ölünün gömülmesini Cumhuriyet savcısının yazılı iznine bağlar. Bu sonuç, Türkiye’deki her ölüm için savcılık izni gerektiği anlamına gelmez. Yazılı izin şartı, doğal olmayan ölüm kuşkusu doğuran durum veya kimliğin belirlenememesi hâlinde uygulanır. Başvurucu, somut olayın bu eşiklerden hangisine girdiğini gösterir; cenaze hizmetleri ve sağlık makamlarının hangi belgeye dayanarak işlem yaptığını bildirir. “Aile izin vermediği için defin yapılamaz” ya da “dilekçe verdik, defin kendiliğinden durdu” gibi kanunda bulunmayan sonuçlar kurulmaz.
Yazılı defin iznini veren makam Cumhuriyet savcısıdır. Yakın, belediye, hastane veya cenaze hizmeti görevlisi bu izni kendi belgesiyle ikame edemez. Başvurunun amacı, savcının bilgisi ve kanuni yazılı izin olmadan m.159 kapsamındaki cenazenin gömülmemesini; ölümün araştırılması için gerekli işlemlerin tamamlanmasını istemektir. Savcının hangi tıbbi veya kriminal işlemi gerekli göreceği dosyadaki koşullara bağlıdır. Dilekçe “mutlaka otopsi yapılsın” diyebilir; fakat otopsinin gerekliliğini ve kapsamını yetkili makamın somut delile göre belirleyeceğini de açıkça kabul etmelidir.
Defin gerçekleşmişse, m.159/2’deki izin sürecini geriye dönük olarak yeniden kurmak mümkün değildir. Yeni ve somut bir araştırma ihtiyacı varsa gömülmüş cesedin çıkarılması CMK m.87/4’e göre ayrı kararı gerektirir. Soruşturma evresinde bu kararı Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme verir. mezardan çıkarma kararının yakına bildirilmesi hakkındaki rehber, tamamlanmış defin sonrasındaki farklı usulü açıklar. Şüpheli ölüm bildirim dilekçesi, mezardan çıkarma kararının yerine geçmez.
Ölü muayenesi, kimlik tespiti ve otopsi nasıl ayrılır?
CMK m.86/1, engelleyici sebepler olmadıkça ölü muayenesinden veya otopsiden önce ölünün kimliğinin her suretle, özellikle kendisini tanıyanlara gösterilerek belirlenmesini öngörür. Elde edilmiş bir şüpheli veya sanık varsa ceset teşhis için ona da gösterilebilir. Bu hüküm, her yakının bütün işlemlere sınırsız katılma hakkı bulunduğu anlamına gelmez. Kimlik tespitine yarayacak kişilerin, ayırt edici kayıtların ve güvenli teşhis usulünün savcılıkça belirlenmesini sağlar.
CMK m.86/2’ye göre ölü adli muayenesinde tıbbi belirtiler, ölüm zamanı ve ölüm nedenini belirlemek için tüm bulgular saptanır. Üçüncü fıkra bu muayenenin Cumhuriyet savcısının huzurunda ve bir hekim görevlendirilerek yapılmasını emreder. Adli muayene ile otopsi aynı işlem değildir. Otopsinin usulü CMK m.87’de ayrıca düzenlenir; kural olarak Cumhuriyet savcısı huzurunda iki hekim görev yapar, zorunlulukta tek hekimle işlem yapılabilir ve bu zorunluluk raporda açıklanır. Cesedin durumu olanak verdiğinde baş, göğüs ve karın açılır; ceset görüntüleri kayda alınır.
Yakın, gördüğü tıbbi bulguyu kesin ölüm nedeni diye nitelendirmemelidir. “Boyunda iz gördüm”, “ilaç kutusu bulundu”, “düşme anlatımıyla olay yeri uyuşmuyor” veya “son sağlık kaydına erişilemiyor” gibi gözlemler kaynaklarıyla yazılabilir. Buna karşılık “boğularak öldürüldü”, “zehir verildi” veya “sağlık çalışanı öldürdü” sonucu, uzman raporu ve diğer deliller görülmeden ileri sürülmemelidir. otopsi, kamera ve balistik delillerinin birlikte değerlendirilmesi hakkındaki yazı, tek bir bulgunun neden bütün olayı otomatik açıklamadığını gösterir.
Başvuru nereye ve nasıl yapılır?
Başvuru ölüm olayının öğrenildiği yer Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamına yapılabilir. Gerçek başsavcılık adı dilekçenin üstüne yazılır. Mevcut soruşturma numarası biliniyorsa eklenir; bilinmiyorsa numara uydurulmaz. İhbar edenin ölenle yakınlık veya bilgi ilişkisi, ölüm tarihi ve yeri, bilgiyi ne zaman ve hangi kaynaktan öğrendiği açıkça belirtilir. Olay başka bir yargı çevresinde ise dosyanın görevli ve yetkili makama gönderilmesi ilgili mercilerce değerlendirilir.
CMK m.158 uyarınca ihbar yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü yapılabilir. Bu örnek yazılı başvuruya yöneliktir. Çok acil durumda kolluğa yapılan ilk çağrının saati, başvuru yapılan birim, görüşülen görevlinin adı biliniyorsa adı ve olay kayıt numarası saklanır. Sonraki dilekçede ilk bildirimin yerine yeni bir hikâye kurulmaz; sözlü bildirim ile yazılı ekler arasındaki zaman çizelgesi açıklanır. Genel başvuru usulü için savcılığa suç duyurusu dilekçesi rehberi ayrıca incelenebilir.
Başvurucu bir fail bilmiyorsa “faili meçhul” veya “sorumluluğu araştırılacak kişi ya da kişiler” ifadesini kullanabilir. Ölümün şüpheli bulunması, mutlaka belirli bir kişinin şüpheli sıfatı alacağı anlamına gelmez. CMK m.160 uyarınca Cumhuriyet savcısı bir suç işlendiği izlenimini veren hâli öğrenince işin gerçeğini araştırır; lehe ve aleyhe delilleri toplar ve muhafaza eder. Bu nedenle dilekçe yalnız suç ihtimalini destekleyen kayıtları değil, doğal ölüm veya kaza ihtimalini aydınlatabilecek sağlık, olay yeri ve tanık kayıtlarının da korunmasını istemelidir.
Hangi deliller gecikmeden korunmalıdır?
Birinci grup olay yeri kayıtlarıdır. Cesedin bulunduğu yer, kapı ve pencerelerin durumu, aydınlatma, hava veya zemin koşulları, görünür eşya ve ilaçlar, kıyafet, olası mücadele izi, aracın konumu ve ortamın ilk fotoğrafları yetkili ekipçe kayıt altına alınır. Başvurucu olay yerine girip nesneleri düzenlememeli, cesedi taşımamalı, ilaç veya eşyayı paketlememeli ve kolluk gelmeden temizlik yaptırmamalıdır. Bizzat gördüğü ilk durumu, kimin ne zaman müdahale ettiğini ve hangi görevlilerin geldiğini anlatabilir.
İkinci grup zaman çizelgesidir. Son canlı görülme, son telefon veya mesaj, 112 çağrısı, ambulansın gelişi, sağlık ekibinin tespiti, kolluğun gelişi, cesedin nakli ve morg kabul zamanı gerçek kayıtlarla karşılaştırılır. Telefon ekranındaki saat tek başına kesin zaman kabul edilmez; acil çağrı, hastane, kamera ve cihaz kayıtlarının saat uyumu kontrol edilir. Başvurucu yalnız elindeki kayıtları sunar; operatör verisine, hastane sistemine veya başka kişinin hesabına yetkisiz şekilde girmeye çalışmaz.
Üçüncü grup kamera ve dijital kayıtlardır. Apartman, işyeri, yol, araç, toplu taşıma veya hastane kamerası varsa cihazın yeri, görülen açı, tarih aralığı ve kayıt sorumlusu belirtilir. Kamera kaydının içeriği görülmemişse “şu kişi görüntüde vardır” denmez; yalnız ilgili zaman aralığının silinmeden korunması istenir. Telefon, akıllı saat, araç konum sistemi veya mesaj kayıtları da ancak kanuni usulle incelenebilir. Şifre kırmak, başkasının hesabına girmek veya cihaza veri eklemek hukuka uygun delil toplama değildir.
Dördüncü grup sağlık ve cenaze kayıtlarıdır. Acil yardım formu, ambulans kayıtları, ölüm tespiti, hastane kabulü, önceki hastalık ve reçete kayıtları, ceset teslim-tesellüm tutanakları, morg kayıtları ve defin sürecindeki yazılı belgeler gerçek dosyadan istenir. Sağlık geçmişi doğal ölüm ihtimalini destekleyebilir veya tek başına açıklamayabilir; kayıtlar uzmanlarca değerlendirilir. Kimliği belirsiz ölümde parmak izi, diş, fotoğraf, kıyafet, ayırt edici iz ve kayıp kişi kayıtları arasındaki bağlantı yetkili makam tarafından kurulur.
Beşinci grup biyolojik ve kriminal örnek zinciridir. Otopsi veya incelemede numune alınmışsa numunenin türü, kabı, etiketi, mühür numarası, teslim eden ve alan kişi, tarih-saat, laboratuvar kabulü ve kalan numune bilgisi raporla eşleştirilir. Her şüpheli ölümde aynı testlerin zorunlu olduğu ileri sürülmez. Zehirlenme, ateşli silah, kesici alet, boğulma, düşme veya trafik olayı ihtimallerinden hangisinin araştırılacağı gerçek bulgulara göre belirlenir.
Ayrıntılı şüpheli ölüm bildirim ve delil koruma dilekçesi
[YER] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
SORUŞTURMA NO: [Biliniyorsa gerçek numara]
İHBAR EDEN / BAŞVURAN: [Ad-soyad, T.C. kimlik no, adres, ölenle ilişkisi]
VEKİLİ: Av. [Ad-soyad, baro/sicil, adres; varsa]
ÖLEN: [Kimliği biliniyorsa ad-soyad; belirlenemiyorsa bilinen ayırt edici bilgiler]
KONU: Doğal olmayan ölüm kuşkusu doğuran veya kimliği belirlenemeyen ölümün bildirilmesi; olay, kimlik, sağlık, kamera ve diğer delillerin korunması; CMK m.159 kapsamının ve yazılı defin izni sürecinin değerlendirilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. [Tarih-saat] tarihinde [açık olay yeri] adresinde [kişinin kimliği biliniyorsa adı / kimliği henüz belirlenemeyen kişi] ölü olarak bulunmuştur. Olayı [bizzat gördüm / şu kişi veya resmî kayıt aracılığıyla öğrendim]. Bilgimin kaynağı [gerçek açıklama] olup görmediğim hususları kesin olgu olarak ileri sürmüyorum.
2. Ölümün doğal nedenlerle meydana gelmediği kuşkusunu doğuran somut durumlar şunlardır: [yalnız gerçek gözlem, kayıt ve çelişki]. Varsa kimliğin belirlenemediğini gösteren durum [kimlik belgesi yokluğu, kayıt uyuşmazlığı veya resmî bildirim] şeklindedir. Bu bilgiler henüz tıbbi ölüm nedeni veya belirli bir kişi hakkında suç isnadı değildir; yetkili makamca araştırılması gereken başlangıç olgularıdır.
3. Olayın zaman çizelgesinde doğrulanmasını istediğim kayıtlar; son canlı görülme zamanı, [112/acil çağrı], ambulans gelişi, sağlık ekibinin işlemi, kolluk gelişi, olay yeri incelemesi, ceset nakli ve morg kabul bilgileridir. [Kamera/kurum] nezdinde [tarih-saat aralığına] ait kayıt bulunma ihtimali vardır. İçeriğini görmediğim kayda sonuç atfetmeden, silinmeden korunmasını talep ediyorum.
4. Olay yerinin ilk hâlini gösteren fotoğraf ve görüntülerin, teslim-tesellüm tutanaklarının, ceset ve eşya üzerindeki ayırt edici bulguların, varsa telefon/araç/dijital kayıtların kanuni usulle korunmasını; başkalarının hesap veya cihazlarına izinsiz erişim yapılmaksızın yetkili makamca incelenmesini talep ediyorum.
5. CMK m.86 uyarınca kimlik tespitinin ve ölü adli muayenesinde tıbbi belirtiler, ölüm zamanı ile ölüm nedenine yönelik bütün bulguların kaydedilmesini; CMK m.87 ve somut olayın gerektirdiği diğer hükümler çerçevesinde otopsi ve uzman incelemesi gerekip gerekmediğinin Cumhuriyet savcılığınca değerlendirilmesini talep ediyorum. Görülmemiş tıbbi sonucu veya alınmamış numuneyi varmış gibi göstermiyorum.
6. Olay CMK m.159/1 kapsamına giriyorsa, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince gömme işleminin ancak Cumhuriyet savcısının yazılı izniyle yürütülmesini; verilmiş bir yazılı izin varsa tarih ve dosya bilgisinin soruşturma kaydına alınmasını talep ediyorum. Başvurum aile onayını savcılık izni yerine koyma veya yetkili personelin işlemine fiilen müdahale etme amacı taşımamaktadır.
HUKUKİ NEDENLER: 5271 sayılı CMK m.86, 87, 158, 159, 160, 161 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Olay yeri ve zaman kayıtları, ilk bildirim/çağrı kayıtları, kamera ve dijital kayıtlar, sağlık ve ambulans belgeleri, ölüm ve morg kayıtları, kimlik tespitine yarayan belgeler, fotoğraflar, tanık bilgileri, teslim-tesellüm ve numune zinciri, her türlü hukuka uygun delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; (1) ölüm olayının ve mevcut bilgilerin ihbar kaydına alınmasına, (2) CMK m.159 koşullarının değerlendirilmesine, (3) olay yeri, zaman çizelgesi, kamera, sağlık, dijital ve kimlik kayıtlarının kaybolmadan korunmasına, (4) CMK m.86–87 uyarınca gerekli kimlik tespiti, adli muayene, otopsi ve uzman incelemelerinin somut delile göre yapılmasına, (5) m.159 kapsamı varsa defin işleminin yalnız Cumhuriyet savcısının yazılı izniyle yürütülmesine, (6) başvurunun sonucu hakkında kanuni sınırlar içinde tarafıma bilgi verilmesine karar verilmesini arz ederim. [Tarih]
EKLER: 1. Olay ve zaman çizelgesi. 2. İlk çağrı/bildirim kaydı. 3. Varsa olay yeri fotoğrafı veya kamera yeri listesi. 4. Sağlık ve ambulans belgeleri. 5. Kimlik/ayırt edici bilgi belgeleri. 6. Tanık iletişim listesi. 7. Diğer hukuka uygun kayıtlar.
[Ad-soyad / vekil]
[İmza veya e-imza]
Düzenlenebilir Word dilekçe
Şüpheli ölümün savcılığa bildirilmesi ve delillerin korunması dilekçesini Word olarak indir (.docx)
Word örneğinde köşeli alanlar gerçek olay ve dosya kayıtlarıyla doldurulmalıdır. Kullanılmayan seçenekler silinmeli; görülmeyen tıbbi bulgu, kamera içeriği, fail, numune veya savcı izni varmış gibi yazılmamalıdır. Yakınlık ilişkisi, başvurucunun bilgi kaynağı ve bildirimin daha önce hangi birime yapıldığı açıkça gösterilmelidir.
Başvurudan sonra hangi işlemler takip edilir?
Dilekçenin verildiği tarih, evrak numarası, soruşturma numarası ve ek listesi saklanır. Sözlü bildirim yapılmışsa tutanak veya olay kayıt numarası yazılı başvuruyla eşleştirilir. Kamera veya sistem kaydı için koruma talebi varsa hangi kurum, hangi cihaz, hangi tarih-saat aralığı ve hangi yazıyla talep edildiği not edilir. Başvurucu soruşturmanın gizli belgelerini kamuya yaymadan, kendisine kanunen bildirilebilecek işlem sonucunu takip eder.
Ölü muayene veya otopsi yapıldıysa raporun düzenlenme durumu, görüntü ve ek listesi, numune teslim zinciri ve beklenen laboratuvar sonuçları dosya üzerinden incelenir. Her ara rapor nihai ölüm nedeni değildir. Ek uzman incelemesi istenecekse hangi bulgu ile hangi sorunun cevaplanmadığı somutlaştırılır. Sırf aile sonucu kabul etmedi diye aynı incelemenin belirsiz biçimde tekrarı istenmez.
Kimlik belirlenememişse başvurucu kendi elindeki fotoğraf, diş veya sağlık kaydı, ayırt edici iz, kıyafet bilgisi ve kayıp başvurusu numarasını sunabilir. DNA veya başka biyolojik karşılaştırmanın gerekliliği ve usulü yetkili makamca belirlenir. Başvurucu örneği kendi imkânıyla toplamaz, mühürlü materyali açmaz ve kimlik tespiti tamamlanmadan kamuya kesin isim açıklamaz.
Bu başvuruda yapılan somut hatalar
- Her beklenmedik ölümü, somut kayıt göstermeden kesin cinayet veya tıbbi hata olarak nitelendirmek.
- CMK m.159’daki özel bildirim yükümlülerini, yakının CMK m.158 kapsamındaki ihbar hakkıyla karıştırmak.
- “Derhâl” bildirim gerekirken yalnız uzun dilekçe hazırlığını bekleyip ilk kolluk veya savcılık bildirimini geciktirmek.
- Ölüm yeri, zaman, bilgi kaynağı ve kuşku doğuran gerçek olguları yazmadan soyut şüphe ileri sürmek.
- Görülmeyen kamera kaydında belirli bir kişinin bulunduğunu veya bilinmeyen numunenin alındığını iddia etmek.
- Olay yerindeki eşya, ilaç, kıyafet veya cesedin konumunu değiştirmek; temizlik yaptırmak.
- Başkasının telefonuna, hesabına veya sağlık kaydına izinsiz erişerek delil toplamaya çalışmak.
- Ölü adli muayenesi ile otopsiyi aynı işlem sanmak ve her dosyada aynı testlerin yapılacağını varsaymak.
- CMK m.159/2’deki yazılı savcı iznini aile onayı, belediye belgesi veya dilekçe kaydıyla ikame etmek.
- Dilekçe verildiğinde defin işleminin kendiliğinden durduğunu düşünmek ve yetkili personele fiilen müdahale etmek.
- Defin tamamlandıktan sonra CMK m.87/4’teki mezardan çıkarma usulünü m.159 bildirimiyle karıştırmak.
- Başvurucunun ölenle ilişkisini, bilgiyi nasıl öğrendiğini ve eklerin kaynağını açıklamamak.
Sık sorulan sorular
1. Şüpheli ölüm ihbarını yalnız kamu görevlileri mi yapabilir?
CMK m.159/1 özel bildirim yükümlülerini kolluk görevlisi, köy muhtarı ile sağlık veya cenaze işleriyle görevli kişiler olarak sayar. Ancak diğer kişiler CMK m.158 uyarınca savcılığa veya kolluğa ihbarda bulunabilir. Yakının dilekçesi, özel görevli sıfatı iddiasına değil ihbar hakkına dayanır.
2. Doğal olmayan ölüm kuşkusu için suçun kesinleşmesi gerekir mi?
Hayır. Madde, doğal neden dışındaki ölüm kuşkusunu doğuracak durumun varlığını arar. Bununla birlikte yalnız duygu veya sonuç cümlesi yeterli değildir; kuşkuyu doğuran olay, gözlem ve kayıt somutlaştırılmalıdır.
3. Kimliği bilinmeyen cesette suç şüphesi yoksa CMK 159 uygulanır mı?
Evet. Ölünün kimliğinin belirlenememesi maddede doğal olmayan ölüm kuşkusundan ayrı bir koşul olarak sayılmıştır. Kimlik tespiti ve gömme izni yetkili makamların yazılı kayıtlarıyla yürütülür.
4. Yakınlar defin işlemini kendi kararıyla durdurabilir mi?
Yakınların dilekçesi veya sözlü itirazı savcının yazılı izin yetkisinin yerine geçmez. Kuşku derhâl yetkili makama bildirilir ve CMK m.159/2 koşullarında defin, Cumhuriyet savcısının yazılı iznine bağlıdır. Fiziksel müdahale yerine resmî kayıt ve acil bildirim kullanılmalıdır.
5. Şüpheli ölümde otopsi mutlaka yapılır mı?
CMK m.159 bildirim ve yazılı defin izni kuralını koyar; yapılacak tıbbi ve adli işlemler somut bulguya göre savcılıkça belirlenir. Ölü muayenesi CMK m.86’da, otopsi m.87’de ayrı düzenlenmiştir. Dilekçe gerekçeli otopsi talebi içerebilir ama sonucu başvurucu belirlemez.
6. Dilekçede bir kişiyi şüpheli göstermek zorunlu mudur?
Hayır. Ölüm koşulları araştırılırken fail veya suç bulunmayabilir. Belirli kişi hakkında gerçek bir bağlantı yoksa isim verilmez; olayın ve sorumluluğu bulunabilecek kişi ya da kişilerin araştırılması istenir.
7. Kamera görüntüsü görülmeden koruma talep edilebilir mi?
Evet. Kameranın yeri, zaman aralığı ve kayıt sorumlusu belirtilerek görüntünün silinmeden korunması istenebilir. Fakat içeriği görülmediyse belirli kişi veya olayı gösterdiği kesinmiş gibi yazılamaz.
8. Sağlık geçmişi varsa ölüm doğal sayılır mı?
Tek başına önceki hastalık kaydı bütün olayları açıklamayabilir; aynı şekilde hastalık bulunmaması da suç kanıtı değildir. Sağlık kayıtları, olay yeri, adli muayene, otopsi ve diğer delillerle uzmanlarca birlikte değerlendirilir.
9. Defin yapılmışsa artık başvuru yapılamaz mı?
Başvuru yapılabilir; ancak gömülmüş cesedin çıkarılması CMK m.87/4 kapsamında ayrı karar gerektirir. Yeni ve somut delil ihtiyacı açıklanmalı, m.159/2’deki defin öncesi izin süreci geriye dönük olarak aynı işlem gibi sunulmamalıdır.
10. Başvurunun sonucu hakkında her belge verilir mi?
Hayır. Başvurucuya kanuni sınırlar içinde bilgi verilir; soruşturmanın gizliliği, kişisel veriler ve dosyadaki sıfat erişim kapsamını etkileyebilir. Evrak kaydı ve başvuru sonucu takip edilirken gizli belgeler kamuya açıklanmaz.
Resmî kaynaklar ve ilgili rehberler
- Adalet Bakanlığı – 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m.86, 87, 158–161)
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat – Ceza Muhakemesi Kanunu
- Adalet Bakanlığı – Yabancı ölüm olaylarının bildirilmesinde kullanılacak resmî kayıtlar
- Otopside müdafi veya vekilin getirdiği hekimin hazır bulunması
- Zehirlenme şüphesinde organ ve şüpheli madde incelemesi
- Mezardan çıkarma kararının yakına bildirilmesi
- Savcılığa suç duyurusu dilekçesi: CMK 158
Avukat Halil Bakırcı – Mersin Barosu sicil no: 3472. Türkiye genelindeki ceza dosyalarına ilişkin çalışmalar Mersin merkezli yürütülür. Fiziki ofis: İhsaniye Mahallesi 4903 Sokak Profit İş Merkezi 3/14 Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.