Alacağın Devri EPİAŞ Kayıtlarına İşlenmezse Ne Olur? AYM 2020/11163 (2026)
Kısa ve net cevap: Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/11163 sayılı başvuruda elektrik piyasasında doğan alacağın devrine ilişkin işlemin EPİAŞ kayıtlarına işlenmemesi sonucunda alacağın elde edilememesi bağlamında Anayasa m.35 kapsamındaki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Türk Borçlar Kanunu m.183’e göre kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir; m.184 uyarınca devir sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Enerji piyasasında ise genel alacak devri kurallarının yanında EPİAŞ’ın piyasa işletim, teminat, ödeme ve kayıt prosedürleri de uygulanır. Devrin özel sistemde gereği gibi kayda alınmaması, geçerli bir malvarlığı alacağının fiilen kullanılamamasına yol açıyorsa mülkiyet hakkı boyutu doğabilir.
AYM 2020/11163 Kararının Konusu Nedir?
Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli Bölüm sonuçlarında B. No: 2020/11163 sayılı başvuru, elektrik piyasası kapsamında doğmuş bir alacağın devredilmesine rağmen bu devrin ilgili EPİAŞ kayıtlarına işlenmemesi nedeniyle alacağın elde edilememesi ve bunun başvurucunun malvarlığına etkisi üzerinden değerlendirilmiş; Mahkeme Anayasa m.35 yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır.
Karar, ticari alacakların yalnız özel hukuk sözleşmesi boyutuyla sınırlı olmadığını gösterir. Bir alacak özel bir düzenlenmiş piyasada doğuyorsa, ödeme zinciri piyasa işletmecisinin elektronik kayıtları, teminat sistemi, mahsuplaşma ve ödeme süreçleri üzerinden yürütülebilir. Geçerli bir devir sözleşmesinin ilgili sistemde hiç dikkate alınmaması, devralanın alacağını ekonomik olarak kullanmasını engelleyebilir.
AYM’nin rolü, EPİAŞ’ın her kayıt uyuşmazlığında hangi ticari tarafın haklı olduğunu baştan belirlemek değildir. Bireysel başvuruda kamu gücüyle bağlantılı yargısal/idari süreçlerin kişinin mevcut ve yeterince belirli malvarlığı hakkını koruyup korumadığı incelenir.
Bu nedenle karar “EPİAŞ sistemine bildirim yapılmasa da her temlik otomatik olarak ödenir” şeklinde yorumlanmamalıdır. Genel borçlar hukuku kurallarıyla piyasa mevzuatının birlikte yerine getirilmesi gerekir.
TBK m.183: Alacağın Devri Nasıl Yapılır?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183’e göre kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir. Bu işlem uygulamada “alacağın temliki” olarak da adlandırılır.
Devirle birlikte alacak, devredenin malvarlığından çıkar ve devralanın malvarlığına geçer. Devir konusu alacak mevcut bir alacak olabileceği gibi kanuni koşulları sağlamak kaydıyla gelecekte doğacak veya belirlenebilir nitelikteki alacak da olabilir. Ancak devredilen alacağın konusu belirlenebilir olmalıdır.
Borçlunun rızasının kural olarak gerekmemesi, borçlunun veya ödeme sisteminin devirden habersiz kalmasının önemsiz olduğu anlamına gelmez. TBK’daki bildirim ve iyi niyet hükümleri, borçlunun yanlış kişiye ödeme yapması riskini düzenler. Düzenlenmiş enerji piyasasında ayrıca özel kayıt/işlem prosedürleri bulunabilir.
Alacağın devrini yasaklayan kanun hükmü veya sözleşme kaydı varsa devir yetkisi ayrıca incelenmelidir. Özellikle finansman sözleşmeleri, teminat yapıları ve piyasa katılım sözleşmelerinde alacağın devrine ilişkin sınırlamalar bulunabilir.
TBK m.184: Yazılı Şekil Geçerlilik Şartıdır
TBK m.184’e göre alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Yazılı şekil burada ispat kolaylığı değil, geçerlilik şartıdır. Sözlü temlik anlaşması veya yalnız ticari niyet yazışması, kanunun aradığı yazılı devir sözleşmesinin yerini her zaman tutmaz.
Devir sözleşmesinde tarafların kimlik ve unvanları, devredilen alacağın kaynağı, dönemi, tutarı veya hesaplama yöntemi, borçlusu, varsa fatura/uzlaştırma referansı ve devir tarihi açıkça gösterilmelidir. Enerji piyasası alacaklarında piyasa katılımcısı kodu, portföy veya uzlaştırma dönemi gibi teknik tanımlayıcıların doğru yazılması özellikle önemlidir.
Gelecekte doğacak alacak devrediliyorsa alacağın hangi hukuki ilişkiden doğacağı belirlenebilir olmalıdır. “Şirketin ileride doğacak bütün alacakları” şeklindeki çok geniş hükümler somut sözleşme ve üçüncü kişi etkileri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Temlik sözleşmesinin noterlikte yapılması TBK m.184 açısından genel kural olarak zorunlu değildir; adi yazılı şekil yeterlidir. Ancak özel mevzuat, taraf sözleşmesi veya ispat/kurumsal kabul açısından noter onayı ya da güvenli elektronik imza gibi ek şartlar aranabilir.
Borçluya Devir Bildirimi Neden Önemlidir?
TBK m.186, alacağın devrinin borçluya bildirilmemiş olması hâlinde borçlunun önceki alacaklıya iyi niyetle yaptığı ödeme ile borcundan kurtulabileceğini düzenler. Bu nedenle borçlunun devri zamanında öğrenmesi, devralanın tahsil güvenliği açısından temel önemdedir.
Bildirimde devir sözleşmesinin tarihi, devreden ve devralan, devir konusu alacak ve ödeme talimatı tereddütsüz biçimde gösterilmelidir. Borçlunun “hangi alacak devredildi?” sorusunu ayrıca araştırmak zorunda kalacağı belirsiz bildirimlerden kaçınılmalıdır.
EPİAŞ veya başka bir piyasa işletmecisinin kayıt sistemi üzerinden yapılması gereken bildirimin bulunması hâlinde sıradan e-posta veya noter ihtarı özel sistemdeki kayıt yükümlülüğünün yerini tutmayabilir. Güncel piyasa prosedürü işlem tarihinde ayrıca kontrol edilmelidir.
Devir bildiriminin alındığını gösteren elektronik kayıt, KEP iletisi, teslim tutanağı veya sistem onayı saklanmalıdır. Sonradan “devir hiç bildirilmedi” uyuşmazlığında tarih ve içerik ispatı bu belgeler üzerinden yapılır.
EPİAŞ Alacaklarında Özel Kayıt Sistemi Neden Önemlidir?
Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ), elektrik ve doğal gaz piyasalarının çeşitli segmentlerinde piyasa işletim, uzlaştırma ve finansal işlemleri yürüten piyasa işletmecisidir. Piyasa katılımcılarının alacak ve borçları ilgili piyasa kuralları, uzlaştırma bildirimleri ve merkezi ödeme/teminat mekanizmalarıyla bağlantılıdır.
Bu yapı nedeniyle alacağın özel hukukta devredilmiş olması ile piyasa işletim sisteminde ödemenin kime yöneltileceği aynı teknik adım değildir. Temlik işleminin geçerli olması yanında, ilgili piyasa prosedüründe öngörülen kayıt ve bildirim adımları da zamanında yerine getirilmelidir.
AYM 2020/11163 kararının güncel önemi, sistem kayıtlarının geçerli bir alacağın malvarlığı niteliğini fiilen ortadan kaldıracak şekilde uygulanmasının anayasal sonuç doğurabileceğini göstermesidir. Kamu makamları ve mahkemeler, salt teknik kayıt eksikliğine bakarken alacağın gerçekte devredilip devredilmediği ve devralanın mülkiyet menfaatini etkili biçimde değerlendirmelidir.
Buna karşılık bu yaklaşım kayıt prosedürlerine uyulmamasını teşvik etmez. Finansman işlemi yapan şirketler, devir sözleşmesiyle eş zamanlı biçimde EPİAŞ’ın güncel duyuru, piyasa işletim prosedürü, temlik/kayıt ekranı ve gerekli yetkilendirme belgelerini kontrol etmelidir.
Alacak Hakkı Neden Anayasa m.35 Kapsamına Girebilir?
Anayasa m.35 yalnız taşınır ve taşınmaz fiziksel malları korumaz. Mevcut, yeterince belirli ve ekonomik değere sahip alacaklar da malvarlığı değeri olarak mülkiyet hakkı korumasından yararlanabilir.
Bir alacağın anayasal korumaya konu olabilmesi için salt gelecekte kazanılacağı umulan soyut gelir beklentisinden daha güçlü bir hukuki temele sahip olması gerekir. Sözleşme, uzlaştırma kaydı, fatura veya kesinleşmiş hak üzerinden belirli hâle gelen alacaklar bu açıdan daha güçlüdür.
Alacağın özel kayıt sistemindeki işlem nedeniyle hiç ödenmemesi, yalnız sözleşmesel bir teknik aksaklık olmaktan çıkıp kişinin malvarlığında gerçek kayıp doğurabilir. AYM 2020/11163 sonucu, böyle bir uyuşmazlıkta mahkemelerin mülkiyet hakkını koruyan etkili bir değerlendirme yapması gerektiğini gösterir.
EPİAŞ Kaynaklı Alacak Temlik Sözleşmesi Nasıl Hazırlanmalıdır?
Sözleşmenin ilk bölümünde devreden ve devralanın ticaret unvanı, MERSİS/vergi bilgileri ve yetkili temsilcileri doğru yazılmalıdır. İmza yetkisinin güncel imza sirküleri veya elektronik yetki kaydıyla doğrulanması gerekir.
Devir konusu alacak mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır. Hangi piyasa faaliyeti, hangi uzlaştırma dönemi, hangi fatura veya hesap, hangi tutar veya hesaplama yöntemi ve hangi para birimi devrediliyor açıkça gösterilmelidir.
Temlikin tam mı kısmi mi olduğu belirtilmelidir. Alacağın belirli yüzdesi veya belirli tutarı devrediliyorsa kalan kısmın devredende kaldığı açıkça yazılmalıdır. Aynı alacağın daha önce temlik edilip edilmediği ve üzerinde rehin/haciz/teminat bulunup bulunmadığı devredenin beyan ve tekeffül hükümlerinde düzenlenebilir.
EPİAŞ ve ilgili ödeme kuruluşuna yapılacak bildirimin kim tarafından, hangi sürede ve hangi belgelerle yapılacağı sözleşmede açık yükümlülük hâline getirilmelidir. Sistem kaydının tamamlanması için karşı tarafın ek imza veya onayı gerekiyorsa işbirliği borcu düzenlenmelidir.
Devredilen alacağın tahsil edilememesi hâlinde devredenin sorumluluğu TBK m.191 ve devamındaki garanti/tekeffül hükümleri ile sözleşmedeki özel kayıtlar çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Uyuşmazlık Çıkarsa Hangi Belgeler Saklanmalıdır?
Özellikle şu belgeler önemlidir:
- yazılı alacak devir sözleşmesi,
- temlik eden ve devralanın imza yetki belgeleri,
- EPİAŞ piyasa katılımcısı kayıtları,
- uzlaştırma bildirimleri ve faturalar,
- devir bildirimi/Kep/e-posta/sistem kayıtları,
- EPİAŞ veya ilgili kurumun kabul/red cevabı,
- ödeme ve teminat hareketleri,
- alacak üzerinde haciz veya başka temlik bulunup bulunmadığını gösteren kayıtlar,
- ilgili piyasa prosedürünün işlem tarihindeki sürümü,
- taraflar arasındaki finansman veya ana sözleşme.
Enerji piyasası prosedürleri zaman içinde değişebildiği için yalnız bugünkü web sayfası saklanmamalı; işlem tarihindeki prosedür, duyuru veya kılavuzun arşivlenmiş kopyası da dosyada bulunmalıdır.
Devir Kayıtlara İşlenmez ve Ödeme Yapılmazsa Ne Yapılabilir?
İlk olarak ödeme sisteminin hangi nedenle devri tanımadığı yazılı olarak istenmelidir. Eksik belge, yetki sorunu, temlik yasağı, teknik kayıt hatası veya başka bir haciz/teminat nedeniyle mi ödeme yapılamadığı netleştirilmelidir.
Devralan, devreden ve piyasa işletmecisi arasındaki hukuki ilişki ayrı ayrı incelenmelidir. Devreden geçersiz veya daha önce devredilmiş alacağı temlik etmişse sözleşmesel sorumluluk doğabilir. Sistem geçerli devri işlememişse kayıt/uygulama hatası başka bir sorumluluk alanı yaratabilir.
Görevli mahkeme, tarafların sıfatına ve uyuşmazlığın özel hukuk/enerji piyasası idari düzenleme niteliğine göre belirlenir. Ticari işletmeler arasındaki alacak devri çoğu durumda ticari dava niteliği taşıyabilir; ancak piyasa işletmecisinin kamu gücü niteliğindeki işlemi veya EPDK düzenlemesiyle ilgili uyuşmazlıklarda görev ayrıca değerlendirilmelidir.
İcra takibi düşünülüyorsa devralanın alacaklı sıfatını gösteren temlik zinciri eksiksiz sunulmalıdır. Borçlu temlikten haberdar değilse veya borcun kime ödeneceği çekişmeliyse TBK m.187’deki tevdi mekanizması gibi hükümler de somut olaya göre gündeme gelebilir.
AYM 2020/11163 Kararı Her Kayıt Eksikliğinde Ödeme Garantisi Verir mi?
Hayır. Karar, somut bireysel başvuruda mülkiyet hakkı ihlalini tespit eder. Geçersiz temlik, sözleşmesel devir yasağı, çifte temlik veya özel piyasa prosedürüne uyulmaması hâllerinde farklı sonuçlar doğabilir.
AYM kararının pratik mesajı, geçerli ve ekonomik değeri belirli bir alacağın salt teknik veya şekli bir uygulamayla etkisizleştirilmesi hâlinde mahkemelerin malvarlığı hakkını gerçek ve etkili biçimde değerlendirmesi gerektiğidir.
Sık Yapılan Hatalar
- Temliki sözlü yapmak: TBK m.184 yazılı şekli geçerlilik şartı olarak düzenler.
- Borçlu/piyasa işletmecisine bildirim yapmamak: Yanlış kişiye iyi niyetli ödeme riski doğar.
- EPİAŞ özel prosedürünü TBK’dan ibaret sanmak: Genel borçlar hukuku yanında güncel piyasa kayıt kuralları uygulanır.
- Devredilen alacağı belirsiz bırakmak: Dönem, tutar, kaynak ve borçlu belirlenebilir olmalıdır.
- Aynı alacak üzerindeki önceki temlik ve hacizleri kontrol etmemek: Öncelik ve ödeme uyuşmazlığı doğabilir.
- AYM kararını prosedürlere uymama serbestisi gibi okumak: Karar teknik kuralları kaldırmaz; mülkiyet hakkına uygun uygulama gerektirir.
Resmî Kaynaklar
- Anayasa Mahkemesi – 3 Eylül 2026 İkinci Bölüm Toplantısı Gündemi ve Sonuçları
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu – m.183 ve devamı
- Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ)
- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası – m.35
Sık Sorulan Sorular
1. Alacağın devri için borçlunun onayı gerekir mi?
TBK m.183’e göre kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça borçlunun rızası gerekmez.
2. Temlik sözleşmesi sözlü yapılabilir mi?
Hayır. TBK m.184 gereği yazılı şekil geçerlilik şartıdır.
3. Borçluya bildirim zorunlu mu?
Devrin geçerliliği için genel olarak borçlu rızası aranmaz; ancak bildirim yapılmazsa borçlu önceki alacaklıya iyi niyetle ödeme yaparak borcundan kurtulabilir.
4. EPİAŞ alacağı normal ticari alacak gibi devredilebilir mi?
TBK hükümleri uygulanır; ayrıca ilgili enerji piyasasının güncel temlik, kayıt, ödeme ve teminat prosedürleri kontrol edilmelidir.
5. AYM 2020/11163 hangi hakkın ihlal edildiğine karar verdi?
Anayasa m.35 kapsamındaki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
6. EPİAŞ kaydı yapılmazsa temlik otomatik geçersiz mi?
Genel özel hukuk geçerliliği ile piyasa sisteminde ödeme/kayıt etkisi ayrı değerlendirilmelidir; somut prosedür ve sözleşme incelenmelidir.
7. Devreden aynı alacağı iki kişiye temlik ederse ne olur?
Çifte temlikte tarafların hakları, temlik tarihleri, bildirimler ve ilgili özel hükümler çerçevesinde değerlendirilir; ayrıca devredenin sorumluluğu doğabilir.
8. Alacak hacizliyse temlik yapılabilir mi?
Haczin alacak üzerindeki etkisi ve tasarruf yetkisi ayrıca incelenmelidir; temlik hacizli alacağı hacizden kendiliğinden kurtarmaz.
9. Uyuşmazlık hangi mahkemede görülür?
Tarafların sıfatı, alacağın kaynağı ve uyuşmazlığın özel hukuk veya düzenleyici işlem niteliğine göre görev belirlenir.
10. AYM kararı her temlik uyuşmazlığını çözer mi?
Hayır. Karar somut başvurunun mülkiyet hakkı boyutuna ilişkindir; sözleşmenin geçerliliği ve ödeme hakkı olağan hukuk kurallarına göre belirlenir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

