B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Alman İthalatçının Türk Bisiklet Kaskında EN 1078 ve CE Belgesi Sorunu: AB 2016/425, PSA-DG ve CISG Rücu (2026)

Alman ithalatçının Türk bisiklet kaskında EN 1078 darbe ve kayış testleri
Bisiklet kaskında teknik uygunluk ve delil incelemesi için örnek laboratuvar kontrolü.

Kısa özet

SoruTemel hukuki cevap
Temel AB düzenlemesi2016/425, Kategori II, Modül B + C
Teknik standartEN 1078; ilgili yürürlük ve kapsam doğrulanmalı
Alman ithalatçım.10, PSA-DG m.7 ve m.8
Türk satıcıdan talepCISG m.35, 38–40, 46–50, 74–77
En kritik delillerModel/parti kaydı, doğrulanmış sertifika, test tutanağı, ihtar
İçindekiler — 35 ayrı hukuki analiz başlığı

1. Sorunun gerçek hukuki çerçevesi

Türkiye'den bisiklet kaskı satın alan Alman şirket açısından iki ayrı hukuk ilişkisi bulunur. Birincisi, kaskın Almanya'da piyasaya sunulabilmesi için geçerli ürün güvenliği ve kişisel koruyucu donanım düzenine uygun olmasıdır. İkincisi, Türk satıcının teslim ettiği malın taraflar arasındaki satış sözleşmesine uygun olup olmadığıdır. Eksik bir AB tip inceleme sertifikası, uygunsuz CE işareti veya başarısız darbe testi bu ilişkilerde farklı sonuçlar doğurur. İdarenin satış yasağı getirmesi, tek başına Türk satıcının bütün giderleri ödeyeceği anlamına gelmez. Önce somut ürün partisi, teslim tarihi, teknik şartname, bildirim yazısı ve düzenleyici makam kararının dayanakları belirlenmelidir. Almanya'daki ithalatçının tüketicilere ve piyasa gözetimi makamına karşı yükümlülükleri, Türk tedarikçiye karşı sözleşmesel haklardan ayrı yürür.

2. Bisiklet kaskı neden AB 2016/425 kapsamındadır?

Bisiklet sürücüsünün başını çarpma ve düşme risklerine karşı korumak üzere tasarlanan kask, AB'nin 2016/425 sayılı Kişisel Koruyucu Donanım Tüzüğü anlamında kişisel koruyucu donanımdır. Özel tüketici kullanımı için satılması, düzenleme dışına çıkmasını sağlamaz. Ürün ailesi, motosiklet kaskı yahut endüstriyel baret ile kendiliğinden aynı kabul edilmemelidir; kullanım amacı, üreticinin talimatı ve pazarlama beyanı belirleyicidir. Kaskın nerede üretildiği değil, Avrupa Birliği pazarına hangi vasıfla sunulduğu ve hangi koruma riskini hedeflediği önemlidir. Bir Türk imalatçı Almanya'da kendi ticari adıyla kask satarsa üretici yükümlülükleri de ayrıca değerlendirilir. Alman alıcı başka bir markayla yeniden etiketlerse aktör statüsünün değişmesi mümkündür.

3. Kategori II sınıflandırması yanlış okunmamalıdır

2016/425 sayılı Tüzüğün Ek I risk sınıflandırması, ürünler için üç kategori belirler. Tüketici bisiklet kaskları normal olarak Kategori II kapsamındadır. Bu sonuç yalnızca üründe CE işaretinin bulunmasıyla yerine getirilmiş sayılmaz; uygunluk değerlendirme zincirinin izlenebilir belgeleri aranır. Avrupa Komisyonunun 11 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan JACOP 2025 tüketici kaskı piyasa gözetimi nihai raporu da incelenen bisiklet kasklarını Kategori II çerçevesinde değerlendirmiştir. Kategori III için öngörülen sürekli bildirilmiş kuruluş üretim gözetimi ile Kategori II prosedürleri birbirine karıştırılmamalıdır. İthalatçı, Türk satıcıdan doğru risk kategorisini ve bu kategoriye uygun belge dosyasını istemeli; sırf reklam katalogunda 'profesyonel kask' yazmasıyla sınıflandırmayı değiştirmemelidir.

4. EN 1078 standardının işlevi ve sınırı

EN 1078:2012+A1:2012, bisiklet ve belirli tekerlekli spor ekipmanı kullanıcılarına yönelik kaskların teknik özelliklerini ele alan harmonize standardın ilgili sürümüdür. Standart, darbe sönümleme, tutma sistemi, işaretleme ve kullanım bilgileri gibi unsurlar için teknik değerlendirme noktaları sağlar. Harmonize standarda uygunluk, kapsadığı temel sağlık ve güvenlik gerekleri bakımından uygunluk karinesi oluşturabilir; bu, ürünün her kullanım koşulunda zararsız olduğu veya belge eksikliğinin önemsiz kaldığı anlamına gelmez. Test raporunun hangi baskıyı, hangi numuneyi, hangi beden aralığını ve hangi yapılandırmayı kapsadığı okunmalıdır. Almanya'ya gönderilen ürün ile raporda tanımlanan numune farklıysa standardın ismi sözleşmeye yazılmış olsa dahi somut uygunluk kanıtlanmış olmaz.

5. 2025 taslak standardı ile yürürlükteki standardın ayrımı

2026 sonbaharında teknik inceleme hazırlanırken FprEN 1078:2025 gibi taslak belgelerin varlığı, otomatik olarak yürürlükteki harmonize atfın değiştiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Bir teknik taslak, ilgili resmî atıf ve geçiş değerlendirmesi yapılmadan 'bütün kasklar için zorunlu yeni AB kuralı' olarak sunulamaz. Komisyonun 2026 tüketici kaskı denetim raporunun eski harmonize standardı ve taslak çalışmayı ayrı anması bu ayrımı göstermektedir. Bir ithalatçı, laboratuvarın sonraki taslaktan ilave testler yürütmesini ticari güvence olarak isteyebilir; fakat piyasaya arz koşullarını belirleyen hukuki metin ile gönüllü kalite şartını sözleşmede ayrı yazmalıdır. Böylece satıcının hangi teknik düzeye taahhüt verdiği açıkça tespit edilir.

6. CE işareti bir makamın genel güvenlik garantisi değildir

Tüzüğün 16 ve 17. maddeleri çerçevesinde CE işareti, üreticinin uygulanabilir uygunluk değerlendirme yükümlülüklerini yerine getirdiğini beyan ettiği düzenleyici işarettir. İşaretin fotoğrafının veya basılı etiketinin bulunması, AB tip incelemesi kaydını, uygunluk beyanını ve ürünün fiziksel performansını otomatik ispatlamaz. CE etiketinin görsel biçimi, konumu ve ürün üzerinde bulunması ayrıca değerlendirilir. Kategori II bisiklet kaskında sadece CE logosunun yanına rastgele dört haneli bir sayı basılması yasal zorunluluğun yerine geldiğini göstermez. İthalatçı gerçek üretici adı, model kodu, sertifika kapsamı ve üretim izlenebilirliği birbirine uymuyorsa kaskı satmadan önce teknik doğrulama yapmalıdır.

7. AB tip incelemesi: Modül B

2016/425 sayılı Tüzüğün 19. maddesinde Kategori II için öngörülen uygunluk değerlendirmesi, Ek V kapsamındaki AB tip incelemesiyle başlar. Yetkili bildirilmiş kuruluş, tasarım ve numune üzerinden teknik dosyanın temel gerekleri karşılayıp karşılamadığını inceler. Kaskın rengi değişmiş olabilir; ancak kabuk malzemesi, darbe emici tabaka, kilit ve kayış gibi güvenlikle ilgili yapıdaki değişiklikler sertifikanın kapsama alanını etkileyebilir. Bir sertifika PDF'inin üstünde kuruluş logosunun bulunması tek başına yeterli değildir. Sertifikayı veren kuruluşun yetki durumu, ilgili tarihteki kapsamı, sertifika numarası, ürün ailesi ve varsa değişiklik ekleri ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Sözleşme dosyasına doğrulanmış belge örneği konulması ispatı kolaylaştırır.

8. Seri üretimde Modül C uyumu

Kategori II kaskın uygunluk değerlendirmesi tip incelemesiyle bitmez. Tüzüğün 19. maddesi, Ek VI kapsamındaki dahili üretim kontrolüyle tip uygunluğunu sürdürmeyi de gerektirir. Başlangıçta test edilen örnek ile sonraki seri üretim arasındaki değişiklikler izlenmelidir. Üretici köpük yoğunluğunu, kabuk tedarikçisini, kemer bağlantısını veya kalıp geometrisini değiştirdiğinde bu değişimin ürün uygunluğuna etkisini kaydetmelidir. Alman ithalatçı, sadece beş yıl önce düzenlenmiş tek bir sertifikaya bakmakla yetinirse farklı parti riskini gözden kaçırabilir. Üretim parti kodu, kalite kontrol formu, tedarikçi değişim kayıtları ve gerektiğinde teyit numuneleri sözleşmesel incelemenin merkezinde olmalıdır.

9. Bildirilmiş kuruluşun gerçekliği nasıl denetlenir?

AB tip inceleme belgesini düzenleyen kurumun bir laboratuvar, danışman veya akredite test kuruluşu olması, her durumda mevzuat anlamında bildirilmiş kuruluş yetkisi bulunduğu anlamına gelmez. İthalatçı, kuruluşun Avrupa Komisyonu bildirim sistemindeki faaliyet alanını ve Tüzük 2016/425 için bildiriminin mevcut olup olmadığını kontrol eder. Belge üzerindeki şirket unvanı, sertifika kapsamı ve geçerlilik bilgisi kuruluştan doğrulanabilir. Aynı numaranın başka modele ait olması, tarihlerin birbirini tutmaması veya sahte e-posta üzerinden PDF iletilmesi dikkat gerektirir. Ticari uyuşmazlık bakımından belgenin gönderilme zamanı da önemlidir; alıcıya sözleşmeden önce hangi güvence verildiği, daha sonra gönderilen açıklamadan ayrı tutulmalıdır.

10. Üreticinin teknik dosya ve saklama yükümlülüğü

Tüzüğün 8. maddesi üreticiye teknik dokümantasyon, uygunluk değerlendirmesi ve ilgili belgelerin belirli süre saklanması dahil görevler yükler. Teknik dosya yalnızca test sonucu sayfasından ibaret değildir: ürünün tanımlanması, tasarım ve üretim unsurları, risk değerlendirmesi, standart uygulaması ve test kayıtları bir bütün olarak değerlendirilir. İthalatçı, dosyanın tamamını kendi sunucusunda barındırmak zorunda olduğu varsayımıyla hareket etmemeli; mevzuatın ithalatçıya yüklediği erişimi sağlama ve gerekli belgeleri hazır bulundurma yükümlülüğünü ayrıca incelemelidir. Satıcının ticari sır iddiası, yetkili makamın yasal belge talebine cevap verilmemesini otomatik haklı kılmaz. Gizlilik sözleşmesi ve güvenli belge paylaşımı birlikte kurgulanabilir.

11. Alman ithalatçının piyasaya arz öncesi kontrolü

Tüzüğün 10. maddesi, AB dışından ürünü pazara sokan ithalatçıya aktif denetim yükler. İthalatçı uygunluk değerlendirme usulünün işletildiğini, teknik dokümantasyonun oluşturulduğunu, gerekli CE işaretinin bulunduğunu ve üreticinin işaretleme yükümlülüklerine uyduğunu doğrulamalıdır. Kontrol, faturayı ödemeden sonra yalnızca bir kutu işaretleme işlemi olmamalıdır. Örneklem seçiminde model, beden, renk, üretim tarihi, parti ve satıcı belgelerinin eşleşmesi aranır. Mevcut belgeler üzerinde açık çelişki varsa satışı ertelemek ve üreticiden düzeltici faaliyet istemek gerekir. Yanlış belgeyle piyasaya arz yapılması halinde ithalatçının 'Türk fabrika öyle söyledi' savunması tek başına idari sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

12. Almanca talimat, üretici ve ithalatçı kimliği

İthalatçının adı, ticari unvanı veya markası ve iletişim adresi gibi bilgiler 2016/425 m.10 kapsamındaki gereklere göre ürün, ambalaj veya ilgili belgede uygun şekilde yer almalıdır. Üreticinin kimliği ve ürünün tip, parti yahut seri tanımlaması da izlenebilirliği sağlar. Almanya'nın PSA-DG m.7 hükmü, belirli talimat ve bilgilerin ve AB uygunluk beyanının Almanca olması gerektiğini açıkça düzenler. Kullanıcı talimatında kaskın nasıl ayarlanacağı, hangi hasarda değiştirilmesi gerektiği ve korunmanın sınırları anlaşılırlık yönünden önem taşır. İngilizce bir kullanma kılavuzunun bulunması, Almanya'daki bütün dil gerekliliklerinin kendiliğinden karşılandığı anlamına gelmez. Belgeleri ve ambalajları ayrı kontrol etmek gerekir.

13. AB uygunluk beyanı ve internet bağlantısı

2016/425 sayılı Tüzüğün 15. maddesi ve ilgili ekindeki beyan düzeni, uygunluk iddiasının hangi ürün, üretici ve normatif temele dayandığını göstermeyi amaçlar. Üreticinin imzaladığı AB uygunluk beyanı ile ilan edilen standardın ve bildirilen kuruluş bilgilerinin tutarlı olması aranmalıdır. Bir internet adresi üzerinden sunma yöntemi benimsenmişse bunun mevzuatta öngörülen biçimiyle açıklanması gerekir. Üretici belgesi ile ithalatçının hazırladığı pazarlama broşürü aynı şey değildir. Belge sonradan düzenlenmişse geçmişte piyasaya sunulan partinin o tarihte uygun olup olmadığı ayrıca incelenir. Türk satıcıdan yenilenmiş beyan istemek, geçmişteki olası fiziki kusuru tek başına ortadan kaldırmaz.

14. Sahte belge ile eksik belge birbirinden ayrılmalıdır

İdarenin önüne gelen olayda bir belge hiç verilmemiş, süresi dolmuş, yanlış ürün modelini kapsamış yahut sahte olabilir. Bu dört ihtimal aynı hukukî sonuca indirgenmemelidir. Eksik belgenin yetkili kuruluşça geçmişte gerçekten düzenlenmiş nüshası sonradan sunulabiliyorsa durum ile olmayan testin varmış gibi gösterilmesi birbirinden farklıdır. Alıcının sözleşmede 'orijinal doğrulanabilir belge teslimi' koşulu bulunduğunda belge teslimi de ifanın unsuruna dönüşebilir. Belge şüphesi doğduğunda ithalatçı düzenleyen kuruluşa doğrudan başvurarak teyit istemeli, satıcıya hukuki haklarını saklı tutan yazılı bildirim yapmalı ve elektronik yazışmanın özgün üstverisini korumalıdır.

15. Darbe sönümleme testinin hukuki değeri

Bisiklet kaskının temel işlevi, belirli standartlaştırılmış test koşullarında darbeye karşı koruma performansı göstermektir. Bağımsız rapor, test cihazının kalibrasyonunu, kullanılan kafa kalıbını, test yüzeyini, numune sayısını ve numunenin şartlandırma koşullarını belirtmelidir. Bir reklam videosunda kaskın yere düşürülmesi, EN 1078 uyumunu kanıtlayan standart test yerine geçmez. Test sonucu yorumlanırken ürünün uğradığı taşıma hasarı, yanlış depolama sıcaklığı ve seri üretim değişiklikleri de incelenir. Alıcı, karşılaştırma için kendi aldığı kask partisine ait mühürlü örnekleri ayırmalı, daha sonra numune değişimi iddiası doğuracak gelişigüzel işlemlerden kaçınmalıdır. Teknik raporda salt 'başarısız' sözcüğü değil, uygulanan yöntem ve ölçüm verileri bulunmalıdır.

16. Çene kayışı, toka ve tutma sisteminin incelenmesi

Kaskın başta kalmasını sağlayan kayış ve toka sistemi, yalnızca kullanıcı konforu değil koruyuculuğun devamı açısından da değerlendirilir. Tokanın açılma kuvveti, kayışın dayanımı ve ayar sisteminin işlevi gibi test parametreleri rapora açıkça yansıtılmalıdır. Türk üreticinin bir partide farklı tokaya geçmesi, aynı model adını kullanıyor olsa da önceki sertifika kapsamına ilişkin ek kontrol gerektirebilir. Bir tüketicinin kaskı yanlış ayarlaması ihtimali araştırılabilir; fakat bu ihtimal, yanlış veya anlaşılmaz kullanım talimatı düzenlenmişse üreticinin her sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İthalatçı kayıtlarını yalnız laboratuvar sonuçlarıyla sınırlamayıp ürün fotoğrafları, talimat ve seri numaralarıyla birleştirmelidir.

17. Çocuk bedenleri ile pazarlama iddiaları

Ürünün çocuklara yönelik satılması halinde ölçü aralıkları, kayış ayarı, reklamda kullanılan yaş ifadeleri ve kullanım talimatının anlaşılabilirliği somut biçimde incelenmelidir. 'Çocuk kaskı' yazılı bir ambalaj, standarttaki beden ve ürün kapsamının doğrulandığı anlamına gelmez. AB 2016/425'e uygunluğun yanında hedef tüketici kitlesi hakkında yanıltıcı pazarlama yapılmaması da önem taşır. German market için hazırlanmış ürün sayfası, kullanım sınırları konusunda üreticinin teknik dosyasından daha geniş koruma vaat ediyorsa ticari uyuşmazlık derinleşebilir. Alman alıcı bu nedenle satıcıya verdiği teknik şartnameyi, onayladığı numuneyi ve pazarlama ifadelerini saklamalı, üreticinin yazılı onayı olmadan mutlak güvenlik iddiaları kullanmamalıdır.

18. İzlenebilirlik: ürün partisi ve depo kayıtları

Piyasa gözetimi makamının sorunu belirli bir üretim serisinde saptaması, bütün geçmiş modellerin aynı kusuru taşıdığını tek başına kanıtlamaz. Ürün partisi sınırını çizmek için üretim kodu, tedarik zinciri irsaliyesi, palet listesi, Almanya depo giriş ve çıkış kayıtları, e-ticaret siparişleri ve dağıtıcı faturaları eşleştirilmelidir. Hatalı partilerle uygun partileri ayırmak, idari önlemin kapsamının doğru belirlenmesini ve olası zararın azaltılmasını sağlayabilir. Seri numarası hiç yoksa bu durum kendi başına izlenebilirlik sorunudur; sonradan hazırlanan Excel dosyası gerçek üretim kaydının yerine geçmeyebilir. Delil kayıtlarında kimin ne zaman veri girdiği ve değişiklik yapıp yapmadığı da tespit edilmelidir.

19. Nakliye ve depolama kaynaklı hasar

İthalat sırasında basınç, aşırı ısı, güneş ışığı veya uygun olmayan istif koşulları kask malzemesini etkileyebilir. Ancak hasarın gerçekten taşıma sırasında oluştuğu yalnızca teorik olasılıkla savunulamaz. Konteyner sıcaklık kayıtları, depoya kabul fotoğrafları, taşımacı tutanakları ve fiziksel numuneler kullanılmalıdır. CISG'de hasar riskinin geçişi ile satıcının sözleşmeye aykırı mal teslim etmiş olması farklı inceleme konularıdır; m.66–70 çerçevesindeki risk kuralları her durumda m.35 aykırılığını yok etmez. Satıcının ürünün belirli depolama koşullarına ihtiyaç duyduğunu bildirmesi gerekiyorsa talimat içeriği de dosyaya girer. İthalatçının kendi depolama ihmalinin tazminat hesabına etkisi ayrı değerlendirilir.

20. GPSR ve sektör özel düzenlemesi birlikte nasıl okunur?

AB 2023/988 sayılı Genel Ürün Güvenliği Tüzüğü, tüketici ürünlerinde genel güvenlik çerçevesi sağlar; ancak aynı riski özel olarak düzenleyen uyumlaştırma mevzuatının yerine geçmez. Kişisel koruyucu donanımın tasarım ve uygunluk değerlendirmesi bakımından 2016/425 temel kaynaktır. GPSR hükümlerinin hangi konularda tamamlayıcı olarak uygulanabileceği, ürün ve risk türü üzerinden incelenmelidir. Bu ayrımı yapmadan 'kask için iki ayrı CE sertifikası gerekir' demek hukuken hatalıdır. Satış kanalının çevrimiçi olması, fiziki mağazadan farklı bilgilendirme ve izlenebilirlik meselelerini gündeme getirebilir. Buna karşılık çevrimiçi ilanı kaldırmak, dağıtılmış ürünler için doğmuş düzeltici faaliyet yükümlülüğünü otomatik olarak sona erdirmez.

21. Alman PSA-DG 2026 değişikliklerinin önemi

Almanya'da PSA-Durchführungsgesetz, doğrudan uygulanan AB 2016/425 Tüzüğünün ulusal yürütme ve yaptırım çerçevesini tamamlar. Resmî Alman mevzuatında kanunun 12 Mayıs 2026 tarihli düzenlemeyle güncellendiği belirtilmektedir. PSA-DG m.2 piyasa gözetiminde uygun örnekleme ve kontrolü, m.3–5 bildirim mekanizmalarını, m.7 Almanca belge zorunluluğunu düzenler. m.8'in farklı fiiller için farklı para cezası üst sınırları öngördüğü, m.9'un belirli ağır kasıtlı fiiller için ceza hükümleri içerdiği unutulmamalıdır. Her CE etiket hatası için otomatik yüz bin avro ceza varmış gibi ilan yapılması yanlıştır. Fiil, kusur, yetkili makam ve kanuni bent somut olayda değerlendirilmelidir.

22. Piyasa gözetimi işlemi geldiğinde ilk 24 saat

Alman yetkili makamından kask hakkında yazı veya elektronik bildirim gelirse ilk iş belgenin gerçekliğini, muhatabını, talep edilen işlemi ve son cevap tarihini belirlemektir. Seri ürünlerin satışı geçici olarak durdurulabilir; fakat her olayda idarenin aynı tedbiri uyguladığı varsayılamaz. Depo stokları karantinaya alınırken satılan adetler ve dağıtım zinciri ayrı listelenmelidir. Teknik dosya ve laboratuvar raporları değiştirilmeden güvenli kopya halinde korunmalıdır. İthalatçı, üreticiye hızlı ve yazılı ihtar göndererek destekleyici belgeleri istemelidir. Kuruma teknik cevap ile satıcıya gönderilecek CISG ayıp bildirimi farklı muhataplara yönelir; birini yapmış olmak diğerinin süresini otomatik korumaz.

23. Gümrükte kontrol, piyasaya arz yasağı ve geri çağırma

Kask sevkiyatının sınırda durdurulması, piyasaya girdikten sonra satışın sınırlandırılması ve tüketiciden geri çağırma birbirinden farklı idari aşamalardır. Her aşamada işlemi yapan makam, hukuki dayanak, hedef parti, gerekçe ve uygulanacak yükümlülük okunmalıdır. Henüz tüketiciye ulaşmamış depodaki ürün için fiziksel ayrıştırma yeterli olabilirken, dağıtılmış ürünlerde perakendeci ve son kullanıcı iletişimi gündeme gelebilir. Hangi masrafın zorunlu idari işlemden kaynaklandığı, hangisinin şirketin gönüllü ticari tercihi olduğu kayıt altına alınmalıdır. Bu ayrım ileride satıcıdan istenecek zarar kalemleri ve makul zarar azaltma yükümlülüğü bakımından önemlidir. Kamu açıklamasında doğrulanmamış 'zehirli kask' gibi kesin etiketler kullanılmamalıdır.

24. Örnekleme, zincirleme muhafaza ve bağımsız laboratuvar

Teknik uyuşmazlığın temel delili ürünün kendisidir. Numune seçim protokolünde hangi paletten, hangi gün, hangi seri numarasıyla ürün alındığı ve kimin tutanağa imza attığı açık olmalıdır. Numune açılmadan önce fotoğraf ve video çekilmesi; laboratuvara sevkte mühür, teslim formu ve taşıma koşullarının kaydı delil bütünlüğünü güçlendirir. ISO/IEC 17025 yetkinliği olan bir laboratuvarın tercih edilmesi güvenilirliği artırabilir; fakat her ölçüm için böyle bir belgeyi yasa gereği tek zorunlu delil gibi sunmamak gerekir. Uyuşmazlık yargıya taşınırsa teknik raporların yöntemi, ölçüm belirsizliği ve karşı tarafa inceleme fırsatı verilmesi bilirkişilik değerlendirmesi açısından önem taşır.

25. Sözleşme ve teknik şartname neden belirleyicidir?

Alman ithalatçı ile Türk üretici arasındaki sözleşme, sadece adet ve birim fiyatı değil hedef satış ülkesini, uygulanacak standardı, belge teslim takvimini ve partiler arası tutarlılık garantisini tanımlamalıdır. 'CE belgeli ürün' gibi tek satırlık genel ifade, hangi modeli kapsayan ve hangi kuruluşça düzenlenmiş AB tip incelemesinin istendiği konusunda uyuşmazlık çıkarabilir. Satıcının Almanya'da satış amacını bildiğini kanıtlayan teklif, e-posta ve örnek onayı CISG m.35 değerlendirmesinde önemlidir. Alıcının kendi belirlediği spesifikasyon açıkça uyumsuzsa tarafların bilgi ve risk paylaşımı da sorgulanır. Kısmi teslim, belge tamamlanmadan ödeme, üçüncü taraf test ve masrafların üstlenilmesi hükümleri önceden düşünülmelidir.

26. CISG uygulama koşulları ve istisnalar

Türkiye ve Almanya'nın taraf olduğu Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG), farklı akit devletlerde işyerleri bulunan tacirler arasındaki mal satışlarına m.1 koşulları dahilinde uygulanabilir. Taraflar m.6 uyarınca uygulamayı dışlayabilir veya hükümlerinden ayrılabilir. Bir satışa Alman hukuku seçilmesi, her zaman CISG'nin otomatik dışlandığı anlamına gelmez; sözleşmenin tam ifadesi önemlidir. CISG m.4, sözleşmenin geçerliliği ve ürünün yol açtığı bedensel zarar gibi ayrı sorumluluk konularının tümünü düzenlemez. Bu nedenle idari mevzuat cezası ile satış sözleşmesinden doğan tazminat talebi ayrıştırılmalı, ilgili ulusal hukuk ve yetkili mahkeme soruları ayrıca incelenmelidir.

27. Alman pazarına uygunluk CISG m.35 kapsamında nasıl değerlendirilir?

CISG m.35 uyarınca satıcı, sözleşmede öngörülen miktar, kalite, tür ve ambalajda mal teslim etmekle yükümlüdür. Malların olağan kullanıma uygunluğu ve özel kullanım amacının satıcıya bildirilmiş olması ayrıca önem kazanabilir. Alman ithalatçı, her ulusal ürün düzenlemesine uyumu sözleşmeden bağımsız biçimde satıcının bildiği varsayımına dayanarak talep etmemelidir. Buna karşılık teklif dosyasında 'Almanya'da EN 1078 Kategori II kask satışı', Almanca talimat ve doğrulanabilir AB tip inceleme belgesi açıkça istenmişse ticari amaç ve sözleşmesel beklenti daha somut olur. Doğrudan belge eksikliği ile çarpma testinde gerçek koruma yetersizliği, m.35 değerlendirmesinde farklı ağırlıklar taşır.

28. Muayene ve ayıp bildirimi: CISG m.38 ve 39

Alıcı, CISG m.38 gereğince içinde bulunulan koşullarda mümkün olan en kısa sürede malları muayene etmeli veya ettirmelidir. m.39 uyarınca aykırılığın niteliğini belirten bildirim makul süre içinde yapılmalıdır; m.39/2 teslimden itibaren kural olarak iki yıllık üst sınır getirir, sözleşmesel garanti ile bağdaşmayan durumlar saklıdır. Bir sevkiyatın tamamı satılana kadar beklemek, özellikle belge eksikliği kutu üzerinde görülebiliyorsa tehlikelidir. Bildirimde parti, model, teslim faturası, eksik belge türü, teknik rapor ve talep açık olmalıdır. Sadece 'ürünler kalitesiz' yazan genel e-posta, aykırılığı yeterince belirtmeyebilir. İdari makam yazısının tarihi ile alıcının aykırılığı öğrenme tarihi ayrıca belgelenmelidir.

29. Satıcının bildiği kusur ve CISG m.40

CISG m.40, satıcının bildiği veya bilmemesinin mümkün olmadığı aykırılıkla ilgili olguları alıcıya açıklamaması halinde m.38 ve m.39 hükümlerine dayanmasını belirli koşullarda engeller. Bu hükmün uygulanması otomatik değildir; satıcının bilgisi, açıklama yükümlülüğü ve saklanan olgular somut delille ortaya konulmalıdır. Örneğin fabrika içi başarısız darbe testi daha sonra olumlu gibi gösterilmişse orijinal laboratuvar yazışmaları ve kalite kayıtları belirleyici hale gelir. Alıcının yalnızca sertifikanın geç geldiğini ileri sürmesi, her zaman m.40 için gereken ispatı sağlamaz. m.44'teki makul mazeret istisnası da hakların kapsamı bakımından dikkatle okunmalı, bütün bildirim eksikliklerini ortadan kaldıran genel af gibi uygulanmamalıdır.

30. Aynen ifa, onarım ve ikame ürün talepleri

CISG m.46, alıcının belirli şartlarda ifa, tamir veya ikame mal istemesine imkân verir. İkame teslimi için aykırılığın esaslı ihlal düzeyinde olması ve talebin bildirimle birlikte veya makul sürede ileri sürülmesi önemlidir. Eksik Almanca talimatın usulüne uygun tamamlanabilmesiyle darbe sönümleme performansı başarısız çıkan kaskın fiziksel olarak güvenli hale getirilememesi aynı değerlendirmeye tabi değildir. Satıcı m.48 şartları çerçevesinde kendi gideriyle aykırılığı gidermeyi önerebilir; alıcının idari satış yasağı ve zaman baskısı da hesaba katılır. Talepler birbirleriyle çelişmeyecek şekilde formüle edilmelidir. Düzeltme için ürünün izinsiz sökülmesi, teknik numunenin bütünlüğünü bozabilir.

31. Sözleşmenin kaldırılması, fiyat indirimi ve esaslı ihlal

CISG m.49 uyarınca sözleşmenin ortadan kaldırılması, her belge eksikliğinde otomatik sonuç değildir; esaslı ihlal koşulu veya ilgili başka şartlar araştırılır. m.25'in sözleşmeden beklenen menfaatten önemli ölçüde yoksun bırakma ölçütü ve öngörülebilirlik unsurları somut olayda değerlendirilmelidir. Bazı kask partilerinin hukuken satılamaz olması esaslı ihlal iddiasını güçlendirebilir; fakat belge eksikliği giderilebilir nitelikteyse ölçülülük farklı sonuç doğurabilir. m.50 kapsamında fiyat indirimi seçenekleri de ihlalin ağırlığına ve fiilî değer farkına bağlıdır. Alıcı aynı anda tamamen bedel iadesi ve malları elinde tutma talebini hukuki gerekçe kurmadan ileri sürmemelidir. İade lojistiği, depolama ve gümrük sonuçları önceden hesaplanmalıdır.

32. Tazminat kalemleri: CISG m.74–77

CISG m.74 kapsamında kural olarak sözleşme ihlalinden doğan ve akit sırasında öngörülebilir zararlar değerlendirilir. Laboratuvarın yeniden test ücreti, depolama, geri sevkiyat, uygun ürünün ikame alım farkı, perakendeci talepleri ve kaybedilen satış kârı farklı delil ve nedensellik sorunları taşır. İdari para cezasının tamamının her durumda otomatik olarak satıcıya yansıtılabileceğini söylemek doğru değildir; kamusal yaptırımın niteliği ve ilgili hukuk ayrıca incelenmelidir. m.75 ve 76, sözleşmenin kaldırılması ve ikame işlem veya cari fiyat koşulları çerçevesinde belirli fiyat farkı hesaplarına ilişkindir. m.77 ise zarar azaltma yükümlülüğünü düzenler. Makul tedbiri almamak, talep edilebilir zararın tutarını etkileyebilir.

33. Zarar dosyası için hesap yöntemi

İthalatçı önce satış yasağı veya teknik aykırılığın etkilediği kesin ürün adedini çıkarır. Ardından ilgili partinin alış bedeli, taşıma ve gümrük masrafları, depolama maliyeti, numune ve test gideri, iade bedeli, üçüncü kişi talepleri ile olası ikame satın alma faturası birbirinden ayrılır. Kâr kaybı yalnız tahmini ciroların toplanmasıyla hesaplanmamalı; iptal edilen müşteri siparişleri, alış-satış marjı ve kaçınılan giderlerle gerekçelendirilmelidir. Ürünlerin güvenli biçimde yeniden işlenip satılması mümkünse elde edilebilecek değer düşülmelidir. Belge yenileme çözümü gerçekçi bir seçenekken gereksiz imha kararı verilmesi, CISG m.77 tartışmasını artırabilir. Her masraf kaleminin tarihi, faturası ve doğrudan nedensellik açıklaması bulunmalıdır.

34. Alman makamına verilen cevap ile satıcıya ihtarın ayrılması

İdari sürecin muhatabı çoğu kez Almanya'daki ithalatçı veya dağıtıcıdır. Türk satıcı sözleşmede Alman kurumuyla doğrudan yazışmayı üstlenmiş olsa dahi bu anlaşma üçüncü kişilere karşı yasal sorumluluğu her zaman değiştirmez. İthalatçı resmi yazıya yanıt verirken taraflar arasındaki ticari savunma stratejisinin farklı olabileceğini dikkate almalıdır. Satıcıya gönderilen ayıp ihbarında ürünün somut aykırılığı, hakların saklı tutulduğu, gerekli belgelerin teslimi ve varsa acil güvenlik önlemleri açıklanır. 'Tüm cezaları derhal öde' şeklindeki genel talep yerine her gider kaleminin doğumu ve sözleşmesel dayanak gösterilmelidir. Kuruma sunulan açıklamaların satıcının yazılı onayı olmadan ürünü kesin uygunsuz ilan etmesinin ilerideki delil sonuçları düşünülmelidir.

35. Elektronik delil, bilirkişi ve HMK hükümleri

Türkiye'de açılacak bir davada HMK m.199 elektronik verileri belge kapsamında değerlendirmeye elverişli bir çerçeve sunar. E-posta başlıkları, üretim lot dosyaları, fabrika kalite kayıtları, test raporu ve numune zinciri birlikte saklanmalıdır. HMK m.219–220 uyarınca tarafların belge ibrazı konuları, m.400 uyarınca uygun şartlarda delil tespiti ve m.389 uyarınca ihtiyati tedbir olasılığı dosyanın niteliğine göre incelenebilir. Teknik tespit gerektiren konularda testin yapıldığı laboratuvara numunenin hangi koşullarda ulaştığı önemlidir. Henüz dava açılmamışken delilin kaybolma tehlikesi varsa yargısal delil tespiti değerlendirilmelidir. Karşı tarafın ticari sırlarına erişim için ölçüsüz ve ilgisiz belge taleplerinden kaçınılmalıdır.

36. Mahkeme, uygulanacak hukuk ve tahkim şartı

İthalatçı ile Türk satıcının sözleşmesindeki mahkeme veya tahkim şartı uyuşmazlığın nerede çözüleceğini etkileyebilir. Ancak uygulanacak hukuk ile uluslararası yetki aynı mesele değildir. Türkiye'de görülecek davada MÖHUK m.24 sözleşmeye uygulanacak hukukun tespiti, m.40 milletlerarası yetki bakımından çerçeve sunar. Tacirler arasındaki ticari para alacağı ve tazminat davalarında TTK m.5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk olasılığı ayrıca somut isteme göre araştırılmalıdır. Alman makamının verdiği idari kararın iptaline ilişkin yetki ile Türk satıcıya açılan sözleşmesel tazminat davasının yetkisi birbirine karıştırılmamalıdır. Hukuki strateji kurulmadan iki farklı ülkede çelişkili kabul ve beyanlar verilmemelidir.

37. Tüketici yaralanması iddiası ayrı değerlendirilir

Bir kaskın CE belge sorunu ile tüketicinin bedensel zarara uğraması aynı olayda görülebilir; fakat satış sözleşmesi ilişkisi ile haksız fiil veya ürün sorumluluğu iddiaları ayrı yasal çerçeveler içerebilir. CISG m.5, malın yol açtığı ölüm ve bedensel zarar için satıcının sorumluluğunu Antlaşmanın kapsamı dışında bırakır. Bu nedenle yalnız CISG tazminat maddelerine atıfla yaralanan kişinin bütün başvuru yolları açıklanmış olmaz. İthalatçı, şikâyet kayıtlarını güvenli biçimde tutarken kişisel verileri gereksiz yaymamalı ve güvenlik bildirimlerini gerektiğinde ilgili makama iletmelidir. Satıcıyla yapılacak rücu sözleşmesi tüketicinin kanundan doğan tüm haklarını kendiliğinden sınırlandırmaz.

38. Önleyici sözleşme ve belge yönetimi

Gelecek sevkiyatlar için teknik ek oluşturulmalı; kask model kodu, beden aralıkları, EN 1078'in kullanılacak sürümü, AB tip inceleme belgesi, uygunluk beyanı, dilde talimat, seri üretim değişiklik bildirimi ve parti izlenebilirliği açıkça yazılmalıdır. Sözleşmede rastgele 'bütün AB mevzuatına uyulacak' hükmü yerine hangi belgelerin hangi aşamada sunulacağı somutlaştırılmalıdır. Alıcı numune onayına dayanacaksa numune ile sevk edilen ürünün aynı yapılandırma olduğunu teyit edebilmelidir. Belge teslimi tamamlanmadan nihai ödemenin tümünün yapılmaması ticari risk dağılımında düşünülebilir. Bağımsız test hakkı, uygunsuzlukta gider sorumluluğu ve üretici değişimlerini bildirme yükümlülüğü müzakere edilmelidir. Bu düzenleme idari sorumluluğu ortadan kaldırmaz; taraflar arasındaki ispatı kolaylaştırır.

39. Pratik kontrol sırası ve riskleri ayırma

Dosya açılırken ilk gün satış kanalı ve stoklar üzerinden ürünün nerede bulunduğu saptanır; ardından idari bildirimlerin süreleri takvime kaydedilir. İkinci aşamada üretici, test kuruluşu ve Alman ithalatçıdan gelen bütün belgeler orijinal sürümleriyle toplanır. Üçüncü aşamada teknik kusur var mı, yoksa şekli belge eksikliği mi olduğu bağımsız incelenir. Dördüncü aşamada CISG m.38–39 bildirim süreci yürütülür ve sözleşme şartlarına göre talep belirlenir. Beşinci aşamada test, depolama, iade, dağıtıcı masrafları ile zarar azaltma kararları belgelenir. Bu sıralama her uyuşmazlık için kesin reçete değildir; acil tüketici güvenliği riski varsa hukuki yazışmadan önce gerekli koruyucu önlem alınır.

İlgili hukuk rehberleri

Resmî ve birincil kaynaklar

Sık sorulan sorular (12 soru)

Türk bisiklet kaskı Almanya’da CE işareti olmadan satılabilir mi?

2016/425 kapsamındaki koruyucu bisiklet kaskının piyasaya arzında ilgili CE işaretleme ve uygunluk yükümlülükleri yerine getirilmelidir; yalnız fiyat veya menşe etiketi bu koşulu değiştirmez.

EN 1078 sertifikası CE işaretinin yerine geçer mi?

Hayır. Standarda ilişkin test veya sertifika, Tüzükte öngörülen uygunluk değerlendirmesi, beyan ve işaretlemenin tamamıyla aynı değildir.

Bisiklet kaskı Kategori II mi Kategori III mü?

İlgili tüketici bisiklet kaskları normalde 2016/425 Ek I bakımından Kategori II olarak değerlendirilir; ürünün özgül kullanım amacı ayrıca incelenmelidir.

Kategori II kaskta bildirilen kuruluş gerekli midir?

Evet, 2016/425 m.19 ve Ek V kapsamında AB tip incelemesi gerekir; tip uygunluğu için Ek VI iç üretim kontrolü de uygulanır.

AB tip inceleme PDF dosyasının sahte olup olmadığı nasıl kontrol edilir?

Sertifika numarası, model kapsamı, veren kuruluşun bildirimi ve belgenin orijinalliği doğrudan yetkili kuruluş ve resmî sistemler üzerinden teyit edilmelidir.

Almanca kullanım talimatı zorunlu mudur?

Almanya PSA-DG m.7, belirli kullanma talimatları ve bilgiler ile AB uygunluk beyanı için Almanca dil gereklilikleri düzenler.

EN 1078:2025 taslağı 2026’da herkes için otomatik zorunlu mudur?

Hayır. Teknik taslak ile resmen atıfta bulunulan harmonize standart birbirinden ayrılır; uygulanacak metin ve geçiş ayrıca kontrol edilir.

Alman gümrüğü kaskları durdurursa satıcı mutlaka bütün zararı öder mi?

Hayır. Durdurma işleminin gerekçesi, sözleşmedeki vaatler, CISG m.35 aykırılığı, nedensellik, öngörülebilirlik ve zarar azaltma değerlendirilir.

Ayıp bildirimi ne kadar sürede yapılmalıdır?

CISG m.38 muayeneyi, m.39 aykırılığı makul sürede ayrıntılı bildirmeyi düzenler; m.39/2 kural olarak teslimden başlayan iki yıllık üst sınır içerir.

Kaskın darbe testi başarısızsa hemen sözleşmeden dönülür mü?

CISG m.49 ve m.25 kapsamında esaslı ihlal koşulları, düzeltme imkânları ve somut sözleşme değerlendirilmeden otomatik sonuç söylenemez.

Laboratuvar, geri çağırma ve depolama giderleri tazmin edilebilir mi?

CISG m.74–77 uyarınca uygun nedensellik, öngörülebilirlik, ispat ve zararı azaltma koşullarıyla talep değerlendirilir; bütün giderler kendiliğinden kabul edilmez.

Türkiye’de dava açılacaksa hangi deliller önemlidir?

İmzalı satış sözleşmesi, ürün ve seri kimlikleri, belgelerin orijinalleri, test raporları, resmi tebligatlar, ihtar, elektronik kayıtlar ve kalem kalem zarar belgeleri önemlidir.

Yazar ve hukuki değerlendirme

Av. Halil BAKIRCI — Mersin Barosu Sicil No: 3472. Bu içerik genel hukuk bilgilendirmesi amacı taşır. Somut olayda sözleşmenin orijinali, ilgili ülke makamının işlem metni ve ürünün teknik delilleri üzerinden değerlendirme yapılmalıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin ve İstanbul olmak üzere iki fizikî ofiste faaliyet göstermektedir.

Ofislerimiz

Mersin ofisi: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin merkez. İstanbul ofisi: Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No: 21, Kat: 9, 34475 Sarıyer/İstanbul. İletişim: +90 552 224 43 66.

Mersin ofisi haritası

İstanbul ofisi haritası

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp