Alman İthalatçının Türk Tekstilinde REACH Azo Boya Uygunsuzluğu: CISG, Delil ve Tazminat
Kısa ve Net Cevap
Alman ithalatçının Türk tekstil ürünlerinde REACH Ek XVII giriş 43 kapsamındaki azo boya uygunsuzluğunu tespit etmesi, satış kısıtlaması ve sözleşmesel başvuru haklarını gündeme getirebilir. Ancak her olumsuz rapor otomatik tam iade veya tazminat hakkı yaratmaz. Ürün kapsamı, numune zinciri, CISG m.35–40 uygunluk ve bildirim, m.45–50 başvuru yolları ve m.74–77 zarar koşulları ayrı ayrı incelenir.

Kısa Özet
| Konu | İncelenecek kural |
|---|---|
| Kimyasal kısıtlama | REACH m.67, Ek XVII giriş 43 |
| Numune | Lot, mühür ve Ek 10 test yöntemi |
| Satım sözleşmesi | CISG m.1, 3 ve 35–36 |
| Muayene ve bildirim | CISG m.38–40 |
| Başvuru ve zarar | CISG m.45–50 ve 74–77 |
| Türk mahkemeleri | MÖHUK m.24, 40, 47; HMK m.6, 10; TTK m.5/A |
Uyuşmazlığı doğru sınıflandırmak
Almanya’da faaliyet gösteren bir şirketin Türkiye’den aldığı giysi veya kumaş partisinde kimyasal uygunsuzluk tespit edilmesi, birbiriyle bağlantılı ama farklı iki hukuki incelemeyi gerektirir. Birincisi, eşyanın Avrupa Birliği pazarına arzında REACH kısıtlamalarının uygulanıp uygulanmadığıdır. İkincisi, Alman alıcı ile Türk satıcı arasındaki sözleşmenin ihlal edilip edilmediğidir. Bir laboratuvarın olumsuz sonucu, satıcının her zarardan otomatik sorumlu olmasını sağlamaz. Ürünün türü, hangi partiden numune alındığı, sözleşmedeki kalite standardı, numunenin ne zaman alındığı, mal üzerinde sonradan işlem yapılıp yapılmadığı ve yasal satış amacının satıcıya bildirilmiş olması araştırılır.
İthalatçının ihtiyacı genel bir ayıplı mal anlatımı değil, satışa çıkaramadığı belirli lotun maliyetlerini hukuken nasıl yöneteceğini bilmektir. Türk tedarikçinin ihtiyacı da tek taraflı bir Alman test raporuna hangi somut teknik delillerle cevap vereceğini öğrenmektir. Kamu otoritesinin piyasadan çekme talebi, ticari müşterinin satın alma şartı ve tazminat davasındaki sözleşme ihlali farklı ispat koşullarına sahiptir.
REACH m.67 ve Ek XVII giriş 43’ün kapsamı
1907/2006 sayılı REACH Tüzüğü m.67, Ek XVII’de kısıtlanan maddelerin belirlenen koşullara aykırı biçimde üretim, kullanım veya piyasaya arzını sınırlar. Giriş 43, her azo boyanın her tekstilde mutlak şekilde yasak olduğu anlamına gelmez. Belirli azo boyar maddelerin indirgenmesiyle açığa çıkabilen ve Ek 8’de sıralanan aromatik aminler, insan derisi veya ağız boşluğuyla doğrudan ve uzun süre temas edebilecek tekstil ve deri ürünleri bakımından özel koşullara tabidir. Giysi, yatak tekstili, havlu, belirli aksesuarlar, tekstil oyuncakları ve son tüketicinin kullanacağı kumaşlar açıkça örneklenmiştir.
Teknik sanayi kumaşı ile tenle uzun süre temas eden çocuk giysisi aynı sınıfa kendiliğinden girmez. Ürünün ticari etiketinden ziyade kullanım amacı ve nesnel fiziksel özellikleri incelenir. Alman alıcı, kısıtlamanın tam olarak hangi fıkra ve ürün grubuna uygulandığını göstermelidir. Türk üretici ise gerçek kullanım alanını ve sözleşmede kendisine açıklanan pazar hedefini teknik belgelerle ortaya koyabilir.
30 mg/kg ve yüzde 0,1 rakamlarının ayrılması
REACH Ek XVII giriş 43/1, ilgili azo boyaların açığa çıkarabileceği Ek 8 aromatik aminleri bakımından 30 mg/kg, başka ifadeyle kütlece yüzde 0,003 düzeyini kullanır. Sonuç, eşyanın tamamı veya ilgili boyanmış kısmı için ve Ek 10’da belirtilen test yöntemleri dikkate alınarak değerlendirilir. ’30 ppm’ ile ’30 mg/kg’ birimleri bu bağlamda aynı düzeyi ifade eder. Raporda hangi amin maddesinin ölçüldüğü, hangi kumaş katmanının incelendiği ve numunenin temsil ettiği parti belirlenmeden teknik sonuç hukukileştirilemez.
Aynı girişin üçüncü fıkrasındaki yüzde 0,1 sınırı ise Ek 9’da sayılan bazı azoboyar maddelerin boyamada kullanılmak üzere piyasaya sunulan madde veya karışımlarıyla ilgilidir. Bunları bitmiş ürün üzerindeki aromatik amin düzeyiyle karıştırmak ciddi bir sınıflandırma hatasıdır. Sözleşmesel özel laboratuvar limitleri daha katı olabilir; ancak mağaza şartnamesinin ihlali ile doğrudan REACH ihlali aynı şekilde adlandırılmamalıdır.
Almanya’da piyasaya arz yasağı ve özel sözleşme
İthalatçının AB’deki düzenleyici yükümlülüğü ile Türk satıcıdan isteyebileceği bedel iadesi veya zarar tazmini birbirinden ayrılmalıdır. Ürün Almanya’da piyasaya sunulamaz durumdaysa ithalatçının satış ve stok faaliyetlerinde hızla güvenli tedbir alması gerekebilir. Fakat bu kamusal yükümlülük, müşteriye kesilen bütün cezaların ve işletmenin tüm kâr kaybının Türk tedarikçiden koşulsuz tahsil edileceği anlamına gelmez. Sözleşmenin içerdiği teknik koşullar, garantiler, sorumluluk sınırlamaları ve antlaşmanın emredici veya tamamlayıcı kuralları ayrı değerlendirilir.
Özel perakende zincirleri mevzuattan daha katı kalite eşikleri kullanabilir. Böyle bir eşiğe uyulmaması ticari sözleşmeye aykırılık yaratabilir, fakat kısıtlamanın kanuni eşiğini değiştirmez. Sözleşmenin imzasından önce iletilen teknik şartnameler ile daha sonra gönderilen mağaza politikaları aynı bağlayıcılık gücünde değildir. Hukuki analizde her belgenin hangi tarihte taraflarca kabul edildiği gösterilmelidir.
CISG’nin uygulanması ve üretim sözleşmeleri
Türk satıcı ile Alman alıcının işyerleri farklı taraf devletlerde bulunuyor ve işlem uluslararası taşınır mal satımı oluşturuyorsa CISG m.1/1-a genel uygulama başlangıcını verir. Antlaşmanın m.6 kapsamında açık veya yoruma elverişli bir dışlama anlaşması bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılır. Faturanın avro ile kesilmesi tek başına Alman Medeni Kanunu’nun bütün uyuşmazlığa uygulanacağını göstermez. Bir ülke hukukunun seçilmesiyle o hukuk düzeninde geçerli olan CISG hükümlerinin ilişkisi de değerlendirilir.
CISG m.3, henüz imal edilecek malların tedarikini kural olarak satımla bağlantılı biçimde ele alır; fakat alıcının üretim için gerekli malzemenin esaslı kısmını sağladığı veya satıcı ediminin ağırlığını işçilik ve hizmetlerin oluşturduğu durumlar farklı olabilir. Alman markanın tasarımı göndermesi ile kumaş hammaddesinin esaslı kısmını sağlaması eşdeğer değildir. Fason üretim, yalnız boyama hizmeti ve bitmiş ürün satışı birbirinden ayrılmalıdır.
Satıcının CISG m.35 uygunluk borcu
CISG m.35/1 uyarınca satıcı, sözleşmedeki miktar, kalite, tanım ve ambalaj şartlarını taşıyan ürün teslim etmelidir. ‘REACH compliant’ ibaresi, belirli yasaklı amin raporu, teknik çizelge veya onaylanmış numune sözleşmeye dahil edilmişse bunların teslim edilen lotla uyumu incelenir. Önceki koleksiyon için verilen genel sertifika, daha sonraki farklı boya reçetesi kullanılan ürünün uygunluğunu kesin olarak kanıtlamaz. Belgenin örnek kapsamı ve düzenlenme tarihi önemlidir.
CISG m.35/2 ayrıca olağan kullanıma uygunluk, satıcıya bildirilen özel kullanım amacı, örneğe uygunluk ve yeterli ambalaj koşullarını düzenler. Almanya’da perakende satışı hedefleniyorsa bu amacın ne ölçüde satıcıya açıklanıp sözleşme beklentisine dönüştüğü araştırılır. Yabancı pazardaki her teknik kuralın bilgisi satıcıya otomatik yüklenemez. Satıcı ile alıcının uzmanlığı, müzakere e-postaları ve ticari ilişkilerinin geçmişi değerlendirilmeden kesin kanaat verilmemelidir.
Almanya pazarının satıcıya bildirildiği deliller
Sipariş e-postaları, Almanca teknik şartnameler, perakende zincirinin uygunluk protokolü, numune onayları, satın alma genel koşulları ve sevkiyat adresi birlikte okunmalıdır. Bunlar arasındaki sürüm ve tarih farklılıkları önem taşır. Alıcı, daha sonra değiştirdiği kimyasal kısıtlama listesini geçmişe etkili olarak satıcıya kabul ettirdiğini varsayamaz. Türk üretici, kendisine gönderilen şartnamenin hangi versiyonunu onayladığını ve sipariş teslimi öncesinde değişiklik bildirimi alıp almadığını gösterebilir.
Örnek kumaşla seri üretim arasındaki fark özellikle renklendirme ve apre süreçlerinde ortaya çıkabilir. Boya tedarikçisinin değişmesi, bir üretim hattının başka tesise kaydırılması veya aksesuar bileşenlerinin farklılaşması tek raporun kapsamını daraltabilir. Almanya’da satışa elverişliliğin sözleşmesel edim hâline geldiği kabul edilse bile hangi parti için hangi standardın üstlenildiği hâlâ ispatlanmalıdır.
Riskin geçişi ve sonradan ortaya çıkan ayıp
CISG m.36/1, riskin alıcıya geçtiği sırada var olan sözleşmeye aykırılıklardan satıcının sorumluluğunu düzenler; uygunsuzluğun daha sonra tespit edilmesi tek başına sorumluluğu dışlamaz. Alman ithalatçının depoya girişteki ürün durumunu, Türk üreticinin ise imalattaki boya ve kimyasal kayıtlarını koruması bu nedenle önemlidir. Uygunsuzluk Almanya’da ürünlerin yeniden boyanması veya kimyasal işleme uğraması sonrasında oluşmuşsa neden ve zaman ayrı değerlendirilir.
CISG m.36/2, risk geçtikten sonra satıcının yükümlülük ihlalinden veya belirli süreli özellik taahhüdünden doğan uygunluk eksikliklerini de düzenler. Teslim şekli, taşıma riski ve ürün kalitesinin sözleşmesel uygunluğu eşanlamlı değildir. ‘EXW teslim edildi, bu nedenle üretimden gelen kimyasal ayıptan sorumluluk bitti’ şeklindeki otomatik sonuç hukuken hatalı olabilir. Incoterms ve teslim belgeleri sözleşme bağlamında yorumlanmalıdır.
Numune zinciri olmadan raporun ispat gücü
Laboratuvara gönderilen kumaşın hangi lot, renk, beden, koli, üretim tarihi ve teslimatla bağlantılı olduğu gösterilmelidir. Depo giriş kayıtları, palet numaraları, müşteri iade etiketleri, numune tutanağı, mühür ve zaman damgalı fotoğraflar birlikte korunur. Bir mağazadan alınan belirsiz menşeli kumaş parçası bütün konteynerin aynı ölçüde uygunsuz olduğunu tek başına kanıtlamayabilir. Bunun tersi de doğrudur: satıcıya ait tek olumlu üretim numunesi başka partinin uygunluğunu kendiliğinden göstermeyebilir.
Analiz işleminin hangi laboratuvarda ve hangi yöntemle yapıldığı, akreditasyon kapsamı, tespit sınırları ve ölçüm belirsizliği incelenmelidir. Eşik değere çok yakın sonuçlarda laboratuvarın karar kuralı önemlidir. Alıcı, aynı partiden karşılaştırmalı numune ayırmalı; satıcı ise formül ve parti kayıtlarını korumalıdır. Teknik sırlar gerektiğinde uygun gizlilik tedbirleriyle bilirkişi incelemesine açılır.
CISG m.38 muayene yükümlülüğü
CISG m.38/1, malların koşullara göre mümkün olan en kısa sürede muayenesini veya muayene ettirilmesini arar. Taşıma içeren sözleşmelerde m.38/2 uyarınca muayene varışa kadar ertelenebilir. Bu kural her mal için teslim günü kapsamlı kimyasal analiz zorunluluğu anlamına gelmez. Ürün niteliği, testin maliyeti, ticari uygulama ve analizin teknik olarak ne kadar sürede yapılabildiği göz önüne alınır.
İthalatçının önceden risk sinyali bulunmasına rağmen uzun süre satışa devam etmesi, bildirim ve zarar azaltma değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Muayeneye başlandığı tarih, raporun tamamlandığı tarih ve satıcıya bildirim tarihi ayrı kayıtlanmalıdır. Türk üretici de yalnızca malın teslim tarihine dayanarak makul muayene süresinin her olayda sona erdiğini iddia etmemelidir. Bu hüküm somut deliller ve ticari koşullarla uygulanır.
CISG m.39 bildiriminde iki farklı süre
CISG m.39/1, alıcının uygunsuzluğun niteliğini belirterek onu öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği andan itibaren makul sürede satıcıya bildirmesini düzenler. ‘Ürün kalitesiz’ şeklindeki belirsiz ileti yerine ilgili lot, saptanan amin, rapor numarası ve başlıca aykırılık açıklanmalıdır. Bildirimin satıcıya eriştiğini gösteren e-posta, kayıtlı mesaj veya başka kanıt korunmalıdır. Gerekli laboratuvar eki gönderilemiyorsa ilk açıklamanın içeriği ve sonraki tamamlayıcı belgeler dikkatle planlanmalıdır.
M.39/2, fiili teslimden itibaren iki yıllık üst bildirim sınırını düzenler ve belirli sözleşmesel garanti ilişkileri bakımından istisna içerir. Bu iki yıl, dava açma zamanaşımıyla aynı şey değildir; m.39/1’deki makul süre şartını da ortadan kaldırmaz. Alıcı uygunluk şüphesini tespit ettiği hâlde sırf iki yıllık süreye güvenerek aylarca beklememelidir. Türk satıcı bildirimin içeriği, gönderiliş zamanı ve belgelerin teslim alınmasını ayrı incelemelidir.
Satıcının bildiği olgular ve haklı mazeret
CISG m.40, satıcının bildiği veya bilmemesinin düşünülemeyeceği ve alıcıya açıklamadığı uygunluk eksikliklerinde m.38–39’a dayanmasının sınırını düzenler. Önceki iç kalite testinde olumsuz sonuç çıkması, üretim reçetesindeki yasaklı bileşen uyarısı veya saklanan tedarikçi bilgisi gibi somut kayıtlar önemlidir. Salt ‘satıcı mutlaka biliyordu’ iddiası gerekli kanıt yerine geçmez.
CISG m.44 ise bildirim eksikliği için makul mazereti bulunan alıcıya belirli koşullarda bedel indirimi ve kâr kaybı dışında tazminat olanağı tanır. Bu, bildirim yapılmamasını her hâlde affeden bir genel kural değildir. Hakların korunması için en güvenli yöntem, olgular belli olur olmaz yeterli içeriğe sahip yazılı ihtarda bulunmaktır. Karşı tarafın yanıtında hangi eksiklikleri kabul ettiği de ayrıca kayda geçirilmelidir.
CISG m.45–50 kapsamındaki seçimlik yollar
Satıcının borcuna aykırı davranması durumunda CISG m.45, m.46–52’deki talepler ile m.74–77 kapsamındaki zarar tazminini gündeme getirir. CISG m.46/2’de ikame mal talebinin ağır, esaslı ihlal ve bildirimle bağlantılı özel koşulları vardır. M.46/3 onarımın makul olması hâlinde uygulanabilir; kimyasal uygunsuzluğu sadece basit yıkamayla gidereceğini iddia eden taraf bunun teknik ve hukuki güvenilirliğini göstermelidir.
CISG m.50 bedel indirimi, malın teslim anındaki uygun ve uygunsuz değerleri arasındaki orana dayanır. M.49 uyarınca sözleşmenin ortadan kaldırılması için esaslı ihlal ve diğer süre koşulları araştırılır. Satıcının m.48 çerçevesinde makul giderme önerisinin değerlendirilmesi de önem taşıyabilir. Alıcının aynı zararı hem bedel indirimi hem tam tazminat gibi çelişkili hesaplarla iki kez istemesinden kaçınılmalıdır.
Piyasadan çekme, imha ve alternatif kullanım
Almanya’daki ithalatçı yetkili makamın kararlarını ve uygulanabilir AB piyasa güvenliği kurallarını dikkate alarak satış durdurma, stok izolasyonu, ticari müşteriyi bilgilendirme, gerektiğinde geri çekme veya geri çağırma işlemlerini yönetir. Özel mağaza zincirinin stok iadesi ile idari makamın bağlayıcı geri çağırma işlemi aynı nitelikte değildir. Ürün henüz tüketiciye ulaşmamışsa tedbirlerin maliyeti ve kapsamı farklı olabilir.
İmha zorunluysa delil kaybı yaşanmaması için hukuka uygun ölçüde mühürlü numune, görüntü, sevk ve imha tutanağı saklanmalıdır. Ürünün başka bir güvenli ve yasal kullanım alanına yönlendirilmesi teknik olarak mümkünse bunun makul maliyeti değerlendirilebilir; ancak yasaklı ürünü başka kanaldan tüketiciye sunmak çözüm değildir. Ürünlerin imhası öncesinde her iki tarafın da delile erişim hakkı ile kamu güvenliği gerekleri dengelenmelidir.
CISG m.74–77 ile gerçek zarar hesabı
CISG m.74, sözleşme ihlali nedeniyle oluşan kayıp ve koşulları varsa yoksun kalınan kârı tazminat çerçevesinde ele alır; öngörülebilirlik sınırı önemlidir. Alman ithalatçının özel müşterisiyle kararlaştırdığı ağır ceza hükmü, Türk satıcı bakımından her olayda öngörülebilir sayılmaz. Sözleşmenin kurulması sırasında bu satış planının satıcıya bildirilip bildirilmediği araştırılır. Depolama, analiz, nakliye, yeniden üretim ve yeniden satış maliyetleri tek tek belgelenir.
M.75 ve m.76, koşulları sağlanan durumlarda ikame alım ve cari fiyat üzerinden hesaplama yollarını düzenler; bu yolları sözleşmenin ortadan kaldırılması şartları incelenmeden kullanmak doğru değildir. M.77, zarar gören tarafın zararı azaltmak için makul tedbirler almasını bekler. İthalatçı aylarca önlemsiz beklemişse bu davranış iddia ettiği bazı maliyetleri etkileyebilir; tüketiciyi korumak için satışın durdurulmasıysa haklı bir tedbir olabilir.
Zarar tablosunda belgelendirilecek kalemler
Alman şirketin mali kayıtlarında uygunsuz lotun alış bedeli, antrepo ve depo giderleri, laboratuvar faturaları, iç ve dış taşıma, mağaza iadeleri, bağımsız analiz, ayrı toplama, bertaraf ve ikame ürün tedariki kalem kalem gösterilmelidir. Aynı gider hem müşterinin faturasında hem şirket içi masraf tablosunda tekrar yazılmamalıdır. Ticari müşteri tarafından kesilen ceza faturası sözleşme ihlali, gerçek ödeme ve nedensellik yönünden ayrıca incelenir.
Türk tedarikçinin üretim giderleri, uygun partiyle değişim teklifi, teslim planı ve yanlış iddia edilen zarar kalemlerine ilişkin savunması da hesaplamada önem taşır. Bir kalemin ödenmiş olması, hukuken karşı tarafa yöneltilebilecek zarar olduğu anlamına her zaman gelmez. Hesaplama raporunda hangi taleplerin alternatif, hangilerinin birlikte ileri sürüldüğü açıklanmalıdır.
Delil tespiti ve milletlerarası teknik inceleme
Türk hukukunda HMK m.400 ve devamı, koşulları varsa kaybolma veya sonradan elde edilmesinde güçlük doğma riski bulunan delillerin tespitini gündeme getirebilir. Ancak Almanya’daki bir depoda duran mallara Türk mahkemesinin otomatik fiilî keşif yapacağı varsayılmamalıdır. Yabancı ülkede delil elde edilmesi için ilgili devletin usul kuralları ve gerektiğinde adli yardım mekanizmaları ayrıca değerlendirilir.
Aceleyle imha edilen ürünlerde sonradan tarafsız analiz imkânı kaybolabilir. Bu nedenle kamu otoritesinin zorunlu talimatları saklı kalmak üzere, numune saklama ve tarafların katılımına uygun laboratuvar takvimi oluşturulması faydalıdır. Türk üretici de yalnızca Alman test raporunun yabancı kaynaklı oluşuna bakarak onu yok saymamalı; yöntem, parti ve temsil gücünü teknik itirazın konusu yapmalıdır.
Görev, yer bakımından yetki ve MÖHUK
Davanın Almanya’da veya Türkiye’de açılabilmesi, alıcının Alman şirket oluşuna bakılarak belirlenemez. Yetki veya tahkim anlaşmasının geçerliliği, davalının merkezi, sözleşmenin ifa yeri ve uyuşmazlık talebi incelenmelidir. Türkiye yönünden MÖHUK m.40 milletlerarası yetkide iç hukuk yetki kurallarına gönderme yapar; HMK m.6 genel yetkiyi davalının yerleşim yeriyle, HMK m.10 sözleşmeden doğan davadaki ifa yeriyle ilişkilendirir.
MÖHUK m.24 hukuk seçimini, m.47 yabancı mahkeme yetki anlaşmalarının koşullarını düzenler. Hukuk seçimiyle mahkeme seçimi birbirinden ayrıdır; taraflar Türk mahkemesinde CISG’yi uygulama tartışması yapabilirler. Türk ticari yargısında görev TTK m.4–5 çerçevesinde ve talep niteliğine göre değerlendirilir. Bir tahkim şartının varlığı da tek cümlelik genel yetki cevabını geçersiz kılabilir.
Türkiye’de ticari arabuluculuk dava şartı
TTK m.5/A, maddede belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurmayı dava şartı olarak düzenler. İthalatçının para iadesi veya tazminat talebi Türkiye’de dava konusu olacaksa somut talebin bu kapsamda bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Sırf yabancı şirket taraf olduğu için zorunlu arabuluculuğun kendiliğinden ortadan kalktığı söylenemez.
Buna karşılık para talebi olmayan her istemin otomatik olarak m.5/A kapsamına sokulması da yanlıştır. Teknik uzlaşmada numune yöntemi, ödeme takvimi, üretim değişikliği, iade lojistiği ve karşılıklı ibra açık biçimde yazılmalıdır. Arabuluculuk görüşmesinde yapılan anlaşmanın kapsamı ileride başka partiler hakkında açılacak davaları da etkilememelidir. Teknik raporun hangi kısmının tartışmasız kabul edildiği belirtilmelidir.
Alman GmbH’nin Türkiye’deki dava temsil belgeleri
Alman GmbHG §35, şirketin mahkeme önünde ve dışında temsilini müdürlere bağlar. Birden fazla Geschäftsführer bulunuyorsa temsil şekli, şirket sözleşmesi ve ticaret sicili kaydı birlikte incelenmelidir. Kalite kontrol yöneticisinin imzaladığı laboratuvar şikâyeti ile davanın açılması için düzenlenen vekâletname farklı belgeler olabilir. Türk avukata başvuruda güncel Handelsregister verileri, imza yetkisi, vekâletnamenin düzenlendiği yer ve gerekli tercüme-tasdik işlemleri dosya türüne göre planlanır.
Türk hukuku bakımından şirketin yurtdışında bulunması davadan feragat etmeyi veya yalnızca uzaktan görüşme yapmayı zorunlu kılmaz. Usulüne uygun temsil ve vekâlet belgeleriyle Türkiye genelindeki işlemler yürütülebilir. Buna karşılık her belgeye aynı apostil ve tercüme prosedürü uygulanacağını söylemek gereksiz masraf yaratabilir. Belgenin mahkemede nasıl kullanılacağına göre gereklilik kontrol edilir.
Türk üreticinin somut savunması
Türk satıcı sözleşmenin hangi teknik sürümünü kabul ettiğini, uygunsuzluğun hangi lotta bulunduğunu, test edilen ürünün kendi üretiminden olup olmadığını, riskin ne zaman geçtiğini ve sonradan işlem yapılıp yapılmadığını incelemelidir. Önceden düzenlenmiş kalite raporları, boya reçeteleri, tedarikçi kayıtları ve parti bazlı izlenebilirlik teknik savunmanın temelidir. Genel ‘ürünlerimiz kaliteli’ açıklaması yeterli kanıt oluşturmaz.
Satıcının makul bir değiştirme veya giderme önerisinde bulunması bazen zararı azaltabilir. Ancak tüm masraf ve ceza kalemlerini delilsiz kabul etmesi de beklenemez. Gizlilik yükümlülükleri ile teknik delilin bilirkişi tarafından incelenmesi arasında usulüne uygun denge kurulmalıdır. Satıcı bilerek gizlediği bir kimyasal uygunsuzluk bulunuyorsa CISG m.40’ın sonuçlarını ayrıca düşünmelidir.
Alıcı için hatalı güvence ve yanlış beklentiler
Alman ithalatçı satıcıdan REACH uyum garantisi alabilir; ancak kendi piyasaya arz ve güvenlik yükümlülüklerini sadece sözleşmeye bir cümle koyarak kamu otoritesine karşı tümüyle devretmiş sayılmaz. Şüpheli ürünleri incelemeden satışa devam etmek ayrı risk yaratır. Uygunluk belgelerinin parti, renk ve bileşen bazında güncellenmesi gerekir. Tedarikçiden alınan genel beyan her zaman düzenleyici kontrolün yerine geçmez.
Alıcının müşterisine yüksek tutarda ticari taviz vermesi ya da bütün koleksiyonu piyasadan çekmesi, zorunluluk ve orantılılık araştırılmadan Türk satıcıya yöneltilemez. Her tedbirin sebebi, tarihi, maliyeti ve gerçekten etkilenen ürün miktarı kayda bağlanmalıdır. Böylece hem tüketici güvenliği sağlanır hem de hukuken ispatlanabilir bir tazminat dosyası hazırlanır.
Uzlaşma protokolü nasıl kurulmalı?
Uyuşmazlık uzlaşmayla çözülecekse protokol lotları, ürün kodlarını, analiz yöntemini, mevcut raporların kabul edilen veya ihtilaflı bulgularını ve numunelerin korunma yöntemini belirlemelidir. Değişim, kısmi bedel iadesi, bertaraf veya yeniden üretim kararlaştırılıyorsa masrafların ve teslim sorumluluğunun kimde olacağı yazılmalıdır. Ödeme tutarları, para birimi, banka masrafı, vergi ve gümrük sonuçları ayrı değerlendirilmelidir.
Şirketlerin gelecekteki tüm uyuşmazlıklardan genel olarak feragat etmesi isteniyorsa bunun kapsamı, bilinmeyen partiler ve kamu hukuku yükümlülükleri bakımından titizlikle sınırlandırılmalıdır. Gizlilik maddesi düzenleyici makamın zorunlu bilgi taleplerini engelleyemez. Tarafların yetkili temsilcilerince imzalanmış, uygulanabilir teknik ekleri olan bir uzlaşma ileride ikinci uyuşmazlığı önleyebilir.
Pratik işlem sırası ve kaçınılacak beş hata
Olay öğrenildiğinde ilk iş etkilenen lotu ayırmak, ilgili satış kanalındaki yasal riski değerlendirmek ve temsil gücü bulunan numuneleri korumaktır. Ardından laboratuvar raporu ve tedarik sözleşmesi karşılaştırılarak satıcıya yeterli teknik içeriği bulunan yazılı bildirim gönderilir. Testin tekrarlanması gerekiyorsa tarafların katılımına elverişli plan hazırlanır. Daha sonra masraf tablosu, yetki ve hukuk seçimi hükümleri ve mümkün olan giderme teklifleri incelenir. Bu sıra kanunda yer alan sabit gün sayısı değildir; hukuki haklar bakımından daha kısa makul bildirim gereği doğabilir.
En sık hata, bütün azo boyaları yasak sanmak; 30 mg/kg ile yüzde 0,1’i karıştırmak; tek numuneyi tüm stok yerine koymak; CISG m.39 makul bildirimini göz ardı etmek ve zarar kalemlerini belge olmadan aynı anda istemektir. Bunlar teknik raporla sözleşmesel talep arasındaki bağlantıyı koparır. Hukuki strateji kanun maddelerini çokça sıralamaktan ziyade bu bağlantıları somut belgelerle kurmalıdır.
Son değerlendirme
Almanya’ya tekstil satan Türk üretici ile ithalatçı Alman şirket arasındaki uyuşmazlığın sonucu, tek bir ‘REACH başarısız’ raporuna bağlı değildir. REACH Ek XVII giriş 43’ün doğru fıkrası, hangi amin ve ürünün kapsandığı, gerçek numune zinciri, sözleşmedeki kalite taahhüdü, CISG m.35–40 bildirim usulü ve m.45–50 ile m.74–77 kapsamındaki her talebin koşulları birlikte değerlendirilir. Bu çerçeve hem talepte bulunan şirketin hem karşı tarafın ispatlı ve ölçülü hukukî yol izlemesini sağlar.
Dava veya arabuluculuk öncesinde sipariş, teknik ek, numune raporu, bildirimin muhataba ulaşması, zarar belgeleri ve şirketin temsil yetkisi tek kronolojide toplanmalıdır. Türkiye’deki işlemler Alman şirketin usulüne uygun vekâletnamesiyle yürütülebilir. Somut dosya görülmeden zarar tutarı veya dava sonucu hakkında kesin güvence verilmez.
Sık Sorulan Sorular
1. REACH bütün azo boyaları yasaklar mı?
Hayır. Ek XVII giriş 43, belirli aromatik aminleri açığa çıkarabilen boyalar ve ilgili eşya türleri için sınır getirir.
2. 30 mg/kg sınırı her tekstilde geçerli midir?
Hayır. Ürünün giriş 43/1 kapsamına girip girmediği ve ölçülen amin ile test yöntemi incelenmelidir.
3. Yüzde 0,1 ile 30 mg/kg aynı eşik midir?
Hayır. Giriş 43/3 madde ve karışımlara ilişkin ayrı kısıtlamadır.
4. Bir laboratuvar raporu bütün konteyneri uygunsuz yapar mı?
Numune ve parti ilişkisi kurulmadan bütün ürünler için kesin sonuç çıkarılamaz.
5. Alman ithalatçı hemen satışa devam edebilir mi?
Uygulanabilir ürün güvenliği kuralları ve yetkili makam kararları dikkate alınmadan güvenli kabul edilemez.
6. CISG’de ayıp bildirimi için sabit sekiz gün var mı?
Hayır. CISG m.39/1 makul süreyi, m.39/2 farklı bir iki yıllık üst bildirim sınırını düzenler.
7. Teknik uygunsuzluğu satıcı biliyorsa ne olur?
CISG m.40 koşulları varsa satıcının m.38–39’a dayanmasını sınırlar.
8. Alman şirket ikame ürün isteyebilir mi?
CISG m.46/2 bakımından esaslı ihlal ve diğer koşullar araştırılır.
9. Satıcının tüm mağaza cezalarını ödemesi zorunlu mudur?
Hayır. Sözleşmesel temel, illiyet, öngörülebilirlik ve zarar azaltma incelenir.
10. Dava hangi ülkede açılır?
Mahkeme veya tahkim anlaşması, tarafların konumu ve milletlerarası yetki kuralları belirleyicidir.
11. Türkiye’de ticari tazminat davası için arabuluculuk gerekir mi?
TTK m.5/A kapsamındaki para taleplerinde dava şartı arabuluculuk değerlendirilir.
12. GmbH müdürü Türkiye’ye gelmeden avukat tutabilir mi?
GmbHG §35’teki temsil şekli ve Türk usulüne uygun vekâlet belgeleriyle işlem yapılabilir.
Resmî Mevzuat ve İlgili Rehberler
- AB REACH 1907/2006 m.67, Ek XVII giriş 43
- ECHA – Giriş 43 kısıtlama metni
- UNCITRAL – CISG açıklaması
- UNCITRAL – CISG resmî tam metni
- Adalet Bakanlığı – 6102 sayılı TTK
- Adalet Bakanlığı – 6100 sayılı HMK
- TBMM – 5718 sayılı MÖHUK
- Almanya Federal mevzuatı – GmbHG §35
Konuyla İlgili Diğer Yazılar
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi
Profit İş Merkezi, Akdeniz/Mersin. İletişim · Telefon: +90 552 224 43 66
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – İstanbul Ofisi
Maslak, Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No: 21, Kat: 9, 34475 Sarıyer / İstanbul. İletişim ve ulaşım bilgileri.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.