Alman Şirketi Türkiye ile Mal Satış Sözleşmesi Yaparken CISG Uygulanır mı?
Alman şirketi Türkiye mal satışı CISG: Alman şirketi ile Türk şirket arasındaki uluslararası mal satışında CISG, hukuk seçimi, teslim, ayıp ihbarı, tazminat ve Türk mahkemesi/tahkim ayrımı.
Kısa ve net cevap: Almanya ve Türkiye’de işyeri bulunan şirketler arasındaki kapsam içi uluslararası mal satışlarında, tarafların CISG’yi dışlama iradesi bulunmadıkça Birleşmiş Milletler Uluslararası Mal Satım Sözleşmeleri Hakkında Sözleşme (CISG) kural olarak doğrudan uygulanır. Bunun nedeni hem Almanya’nın hem Türkiye’nin CISG’e taraf olmasıdır. Tarafların sözleşmeye yalnız “Türk hukuku uygulanır” veya “Alman hukuku uygulanır” yazması, tek başına CISG’in dışlandığını güvenli biçimde göstermez. CISG m.6 uyarınca taraflar Konvansiyonu dışlayabilir; dışlama iradesi m.8 çerçevesinde sözleşmenin bütünü ve taraf açıklamalarıyla değerlendirilse de, uyuşmazlığı önlemek için CISG’in uygulanmayacağının açıkça yazılması en güvenli yöntemdir. Buna karşılık taşınmaz satışı, tüketici satışı, hizmet ağırlıklı bazı sözleşmeler ve CISG’in kapsam dışında bıraktığı işlemler için genel Türk/Alman borçlar hukuku kuralları devreye girer. Alman şirketinin Türkiye’ye makine, hammadde veya ticari ürün satması ya da Türk tedarikçiden mal alması hâlinde teslim, ayıp bildirimi, esaslı ihlal, ikame mal, sözleşmeden dönme ve tazminat riskleri sözleşme kurulurken CISG’e göre ayrıca düzenlenmelidir.
Kısa Özet
| Soru | Temel kural |
|---|---|
| Almanya–Türkiye mal satımında CISG uygulanır mı? | Tarafların işyerleri iki taraf devletteyse ve sözleşme kapsam içindeyse kural olarak evet. |
| “Türk hukuku” seçimi CISG’i kaldırır mı? | Tek başına güvenilir dışlama sayılmaz. CISG m.6 kapsamında dışlama mümkündür; açık dışlama uyuşmazlığı önlemek için en güvenli yöntemdir. |
| Hizmet sözleşmesine CISG uygulanır mı? | Kural olarak hayır; mal ve hizmet karışık sözleşmede baskın edim incelenir. |
| Ayıp ihbarı önemli mi? | Evet. Alıcı malı makul sürede muayene etmeli ve ayıbı makul sürede bildirmelidir. |
| Mahkeme veya tahkim? | CISG maddi hukuku düzenler; uyuşmazlık çözüm yeri ayrıca sözleşmeyle belirlenir. |

CISG nedir?
CISG, farklı devletlerde işyeri bulunan ticari taraflar arasındaki uluslararası mal satışlarını yeknesak kurallara bağlayan Birleşmiş Milletler sözleşmesidir. Sözleşmenin amacı, satıcı ile alıcının her uyuşmazlıkta iki farklı ulusal satış hukukunun çatışmasıyla uğraşmasını azaltmaktır. Sözleşmenin kurulması, tarafların temel borçları, ayıplı ifa, sözleşmeye aykırılık, tazminat ve dönme gibi konularda doğrudan maddi hükümler getirir.
Türkiye bakımından CISG 1 Ağustos 2011’den itibaren yürürlüktedir. Almanya da uzun süredir taraf devlettir. Bu nedenle Türkiye’deki şirket ile Almanya’daki şirket arasında ticari mal satışı yapıldığında, sözleşmede hiç hukuk maddesi bulunmasa dahi CISG’in doğrudan uygulanması sık karşılaşılan sonuçtur. Bir Türk mahkemesi uyuşmazlığı incelerken CISG’i yabancı hukuk değil, uygulanması gereken milletlerarası sözleşme olarak dikkate alır.
Alman şirketi ile Türk şirket arasındaki satışta CISG neden uygulanır?
CISG m.1, işyerleri farklı devletlerde bulunan tarafların mal satış sözleşmelerine, bu devletlerin sözleşmeye taraf olması hâlinde uygulanacağını düzenler. Alman GmbH’nin Münih’te, Türk limited şirketin Mersin’de işyeri varsa ve sözleşme ticari mal satışına ilişkinse temel bağlantı gerçekleşir. Tarafların vatandaşlığı belirleyici değildir; işyerinin hangi devlette olduğu önemlidir.
Bir Alman şirketinin Türkiye’de şubesi üzerinden sözleşme yapması hâlinde hangi işyerinin sözleşmeyle en sıkı ilişkiye sahip olduğu ayrıca incelenir. Alman merkez ile Türk müşteri arasındaki işlem sırf faturada Alman unvanı yazdığı için otomatik uluslararası sayılmayabilir. Siparişin, teslim organizasyonunun ve sözleşme ifasının hangi işyeri üzerinden yürütüldüğü önemlidir. Şube modeli hakkında Alman şirketinin Türkiye’de şube açması rehberi ayrıca incelenebilir.
Taraflar CISG’i nasıl dışlayabilir?
CISG m.6, tarafların Antlaşmanın uygulanmamasını kararlaştırmasına veya m.12 saklı kalmak üzere hükümlerinin etkisini değiştirmesine izin verir. Dışlama iradesi, m.8 çerçevesinde taraf açıklamaları ve sözleşmenin bütünü üzerinden değerlendirilir; dışlamanın yalnız belirli sözcüklerle açıkça yazılması kanuni geçerlilik şartı değildir. Bununla birlikte sırf “Türk hukuku uygulanır” veya “Alman hukuku uygulanır” seçimi, Antlaşmanın parçası olduğu bir âkit devlet hukukunu seçtiğinden tek başına güvenilir bir dışlama yöntemi değildir.
Belirsizliği önlemek için metne CISG’nin uygulanmayacağı açıkça yazılmalıdır. Buradaki açık yazma önerisi bir sözleşme güvenliği tedbiridir; örtülü fakat yeterince belirli ortak iradenin hiçbir durumda dikkate alınmayacağı anlamına gelmez. Dışlama kararı verilmeden önce ihbar, giderim, tazminat ve geçerlilik bakımından seçilen iç hukukun sonuçları karşılaştırılır.
Taraflar CISG’i dışladıktan sonra Türk hukukunu seçmişse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu satış hükümleri gündeme gelir. Alman hukuku seçilmişse Alman iç satış hukuku uygulanır. Seçim bilinçli yapılmalıdır. CISG’i sırf alışkanlıkla dışlamak her zaman Alman şirket lehine değildir; uluslararası satışta tarafsız ve öngörülebilir bir rejim sunabilir.
Hangi işlemler CISG kapsamı dışındadır?
CISG esas olarak mal satışına uygulanır. Tüketici amacıyla yapılan belirli satışlar, açık artırma, cebri icra satışı, menkul kıymetler, gemi/tekne ve elektrik gibi sözleşmede sayılan bazı işlemler kapsam dışındadır. Taşınmaz satışı da CISG’in mal satışı rejiminde değildir. Alman yatırımcının Türkiye’de fabrika arsası satın alması CISG değil Türk taşınmaz hukukuna tabidir.
Makine tedarik sözleşmesinde montaj ve eğitim de varsa mal-hizmet ağırlığı incelenir. Alıcının üretim için gerekli malzemenin esaslı kısmını kendisinin sağlaması veya satıcının borcunun ağırlıklı olarak işçilik/hizmetten oluşması hâlinde CISG m.3 kapsam dışına çıkabilir. Bu nedenle “sözleşmenin adı satış sözleşmesi” demek tek başına yeterli değildir.
Teklif ve kabul nasıl sözleşme kurar?
CISG teklif ve kabul için kendi kurallarını getirir. CISG m.14’e göre teklifin yeterince belirli olması için malları göstermesi ve miktar ile bedeli açıkça veya örtülü olarak belirlemesi ya da bunların belirlenmesini sağlayan hükümler içermesi gerekir. Bununla birlikte CISG m.55, sözleşmenin geçerli biçimde kurulmuş olmasına rağmen bedelin açıkça veya örtülü biçimde belirlenmediği bazı durumlarda fiyatın nasıl saptanacağını ayrıca düzenler; bu nedenle fiyat meselesi m.14 ve m.55 birlikte değerlendirilmelidir. Kabul beyanının teklif sahibine ulaşmasıyla kural olarak sözleşme kurulur. Sessizlik tek başına kabul değildir; ancak tarafların önceki uygulaması veya ticari teamül sonucu etkileyebilir.
E-posta siparişleri, teklif formları ve genel işlem şartları uluslararası ticarette kritik delildir. Alman satıcı kendi AGB’sini, Türk alıcı kendi satın alma şartlarını gönderirse “battle of forms” sorunu doğabilir. Hangi şartların sözleşmenin parçası olduğu uyuşmazlığı, teslimden çok önce belge yönetimiyle önlenmelidir.
Teslim yeri, taşıma ve risk nasıl düzenlenir?
CISG m.30, satıcıya malları teslim etme, bunlara ilişkin belgeleri verme ve mülkiyeti geçirme borcu yükler. Buna karşılık m.4/b, satış sözleşmesinin mülkiyet üzerindeki ayni etkisini Antlaşmanın kapsamı dışında bırakır. Başka deyişle mülkiyeti geçirme borcu vardır; mülkiyetin üçüncü kişilere karşı hangi işlemle geçtiği ayrıca uygulanacak eşya hukukuna göre belirlenir. Taşımalı satışlarda hasarın geçişi ise sözleşme ve CISG m.66–70 kapsamında incelenir. FCA, FOB, CIF veya DDP gibi açıkça seçilen Incoterms kuralları teslim, masraf ve risk dağılımını somutlaştırır; mülkiyet devrini kendiliğinden düzenlemez.
“Teslim: İstanbul” gibi kısa bir ifade gümrük, navlun, sigorta ve boşaltma sorumluluğunu tam çözmez. Kullanılacak Incoterms kuralı ve versiyonu, örneğin “FCA Hamburg, Incoterms 2020” şeklinde açık yazılmalıdır. Mülkiyetin geçişi ise CISG’in doğrudan düzenlediği konu değildir; uygulanacak ulusal eşya hukuku ayrıca önem taşır.
Alıcı malı ne zaman kontrol etmeli ve ayıbı bildirmelidir?
CISG m.38 alıcının malları koşulların izin verdiği en kısa sürede muayene etmesini öngörür. Taşımalı satışlarda varışa kadar erteleme gibi maddede belirtilen istisnalar ayrıca incelenir. CISG m.39/1 uyarınca alıcı, uygunsuzluğu öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği andan itibaren makul sürede satıcıya uygunsuzluğun niteliğini belirterek bildirim yapar. Makul süre için her makineye veya ürüne uygulanacak sabit bir gün sayısı yoktur.
CISG m.39/2 ayrıca fiilî teslimden itibaren iki yıllık dış bildirim sınırı getirir. Bu sınır, sözleşmedeki garanti süresiyle bağdaşmadığı hâller saklı olmak üzere uygulanır. İki yıllık sürenin bulunması, bilinen ayıbı bildirmek için iki yıl bekleme hakkı vermez; daha kısa makul süre de korunmalıdır. Bu düzenleme bütün satış alacakları için iki yıllık dava zamanaşımı değildir. Davanın zamanaşımı, uygulanacak diğer hukuk kuralları kapsamında ayrı belirlenir.
Satıcı bildirmediği uygunsuzluk olgularını biliyor veya bilmemesi mümkün değilse CISG m.40 uyarınca m.38 ve 39’a dayanamaz. CISG m.44’teki makul mazeret ise m.39/1 ve 43/1 yönünden sınırlı koruma sağlar: şartları varsa bedel indirimi ve yoksun kalınan kâr dışındaki zararlar istenir; bu hüküm m.39/2’deki iki yıllık sınırı genel olarak kaldırmaz. İstisnalar belgesiz varsayılmamalıdır.
Türk alıcı Alman makineyi depoya aldıktan aylar sonra ilk kez “çalışmıyor” diye genel e-posta gönderirse geç ve belirsiz ihbar tartışması doğabilir. Seri numarası, teknik kusur, test sonucu, fotoğraf/video, teslim tarihi ve talep edilen çözüm yazılı bildirimde yer almalıdır. Gizli ayıplarda öğrenme zamanı ayrıca önem taşır.
Alıcının sözleşmeye aykırılık hâlindeki hakları nelerdir?
Alıcı ifa talebi, belirli şartlarda ikame mal veya onarım, bedel indirimi, tazminat ve esaslı ihlal hâlinde sözleşmeden dönme yollarını kullanabilir. Her küçük ayıp sözleşmenin tamamen sona ermesini sağlamaz. CISG m.25’teki esaslı ihlal ölçütü, karşı tarafı sözleşmeden beklemekte haklı olduğu şeyden esaslı ölçüde yoksun bırakma sonucuna dayanır.
Örneğin üretim hattının kalbi olan makinenin sözleşmedeki kapasiteye ulaşmaması ve makul sürede giderilememesi esaslı ihlal tartışması yaratabilir. Buna karşılık kolayca değiştirilebilen küçük parça eksikliği doğrudan tüm sözleşmeden dönmeyi haklı kılmayabilir. Alıcının seçtiği hukuki yol, zarar azaltma yükümlülüğüyle birlikte planlanmalıdır.
Alman satıcının alıcı ödeme yapmazsa hakları nelerdir?
Satıcı bedelin ödenmesini ve malın teslim alınmasını isteyebilir; koşulları varsa ek süre verebilir, tazminat talep edebilir ve esaslı ihlal hâlinde sözleşmeyi sona erdirebilir. Döviz bedelli alacak Türkiye’de takip edilecekse TBK m.99 ve İcra ve İflas Kanunu bakımından takip talebi ayrıca doğru kurulmalıdır.
Yurt dışındaki alacaklının Türkiye’de döviz alacağını tahsili için döviz alacağı tahsil rehberi bağlantılıdır. Satıcının malı teslim etmeye devam edip etmemesi, alıcının ödeme gücü ve yaklaşan iflas/konkordato riski de değerlendirilmelidir.
CISG tazminatı nasıl hesaplanır?
CISG m.74, ihlal sonucu uğranılan zarar ile yoksun kalınan kârın tazminini temel alır; ancak zarar sözleşme kurulurken ihlalin muhtemel sonucu olarak öngörülebilir olmalıdır. Zarar gören taraf m.77 uyarınca zararı azaltmak için makul önlemleri almak zorundadır. Önlenebilecek zararın büyümesine izin verip tamamını karşı taraftan istemek mümkün değildir.
İkame alım, üretim durması, ek navlun, depolama veya müşteri kaybı belgeleri sistematik saklanmalıdır. Tazminat hesabı yalnız fatura farkı değildir. Nedensellik, öngörülebilirlik ve zarar azaltma adımları ayrı ayrı ispatlanır. İfanın olağanüstü olay nedeniyle engellendiği dosyalarda CISG m.79 ile Türk hukukundaki TBK m.136–138 sonuçlarının ayrımı için Almanya–Türkiye mücbir sebep ve aşırı ifa güçlüğü rehberi ayrıca değerlendirilmelidir.
CISG ile Incoterms aynı şey midir?
Hayır. CISG milletlerarası satış sözleşmesinin genel maddi hukuk rejimidir. Incoterms ise ICC tarafından geliştirilen ve tarafların seçmesi hâlinde teslim yeri, masraf, taşıma, gümrük ve risk dağılımını somutlaştıran ticari kurallardır. Birbirini tamamlayabilirler.
Tarafların Incoterms kullanması CISG’i kendiliğinden dışlamaz. Sözleşmede CISG + Incoterms + ödeme aracı + kalite şartları birlikte tasarlanmalıdır. Akreditif veya banka garantisi kullanılıyorsa bunların kendi kuralları da satış sözleşmesinden ayrı incelenir. Teslim, risk ve gümrük dağılımı için Almanya–Türkiye Incoterms 2020 rehberi ayrıca incelenebilir.
CISG uygulanıyorsa dava mutlaka Türkiye’de mi açılır?
Hayır. CISG hangi maddi satış hukukunun uygulanacağını düzenler; mahkeme yetkisini tek başına belirlemez. Taraflar geçerli bir yetki sözleşmesi veya tahkim şartı yapabilir. Türk tacirler arasındaki yetki sözleşmesi HMK m.17-18; yabancılık unsuru ve yabancı mahkeme seçimi MÖHUK hükümleri bakımından incelenir.
ICC, ISTAC veya Alman/Türk mahkemesi seçenekleri tahsil edilecek malvarlığına göre değerlendirilmelidir. Bir Alman şirketi Türk alıcının esas malvarlığının Türkiye’de olduğunu biliyorsa alınacak kararın Türkiye’de icra edilebilirliği sözleşme yazılırken düşünülmelidir.
Sık yapılan hatalar
- “Türk hukuku uygulanır” yazarak CISG’in dışlandığını sanmak.
- Sözleşmenin mal mı hizmet mi ağırlıklı olduğunu incelememek.
- Incoterms kuralı ve versiyonunu yazmamak.
- Ayıp ihbarını geç ve belirsiz yapmak.
- Her ayıbı esaslı ihlal kabul edip doğrudan dönme talep etmek.
- Zarar azaltma yükümlülüğünü ihmal etmek.
- Genel işlem şartlarının gerçekten sözleşmeye dahil olup olmadığını kontrol etmemek.
- CISG uygulanmasıyla mahkeme yetkisini aynı konu sanmak.
Türkiye geneli takip ve Mersin’den koordinasyon
Almanya–Türkiye satış uyuşmazlığı İstanbul, Mersin, İzmir veya başka bir yerde ortaya çıkabilir; yetkili merci sözleşme ve usul kurallarına göre belirlenir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; üstlenilen uluslararası ticaret dosyaları görev ve yetki kuralları çerçevesinde Türkiye genelinde Mersin’den koordine edilir.
Almanca şirket yöneticileri için Almanca Türkiye hukuku ana sayfası, genel kurumsal temsil için Yurt Dışındaki Müvekkiller sayfası kullanılabilir.
Sık sorulan sorular
Alman şirket ile Türk şirket arasındaki her sözleşmeye CISG uygulanır mı?
Hayır. CISG uluslararası mal satışına uygulanır. Hizmet, taşınmaz veya kapsam dışı işlemler için başka hukuk kuralları geçerlidir.
Türk hukuku seçimi CISG’yi tek başına dışlar mı?
Hayır. Taraf bir devletin hukukunun seçilmesi, CISG’nin uygulanmamasına ilişkin ortak iradeyle aynı şey değildir. CISG m.6 kapsamında dışlama iradesi, m.8 uyarınca sözleşme ve taraf açıklamalarıyla değerlendirilir. Açık bir dışlama cümlesi uyuşmazlığı önlemek için güçlü yöntemdir; dışlamanın yalnız belirli sözcüklerle yapılabileceği şeklinde kanuni zorunluluk bulunmaz.
Teklif, sipariş ve satıcı şartları farklıysa hangi belge esas alınır?
Önce sözleşmenin hangi teklif ve kabulle kurulduğu, genel şartların karşı tarafa ne zaman verildiği ve sonradan değişiklik üzerinde anlaşma bulunup bulunmadığı incelenir. Siparişin altında küçük puntolarla yazılı bir bağlantı olması, o bağlantıdaki her hükmün tartışmasız kabul edildiği anlamına gelmez. Belgelerin sürümleri ve iletim tarihleri korunmalıdır.
Örneğin Alman satıcı teknik teklifte Türk hukuku, Türk alıcı sipariş formunda kendi satın alma şartları ve farklı bir mahkeme yazmış olsun. Satıcı siparişi üretime almakla birlikte yeni bir teyit belgesi göndermişse yalnız en son tarihli kâğıda bakılarak bütün uyuşmazlık çözülmez. Teklifin esaslı unsurları, değişikliklerin niteliği ve tarafların davranışları birlikte değerlendirilir. Üretime başlama, teslim alma ve ödeme olgularının her biri kendi tarihiyle gösterilir.
Sözleşme hazırlanırken bir belge öncelik sırası belirlemek bu uyuşmazlığı azaltır. Ana metin, teknik ek, sipariş, kalite protokolü ve genel şartlar çeliştiğinde hangisinin uygulanacağı açıklaştırılır. Öncelik sırası, emredici hükümlere aykırı düzenlemeyi geçerli hâle getiren bir araç değildir. Aynı zamanda her yeni siparişte bütün eski şartların değiştiği varsayımını önlemeye yarar.
Uyuşmazlık doğduktan sonra eksik bir eki geçmişte gönderilmiş gibi dosyaya koymak yerine, mevcut delil eksikliği açıkça kaydedilmelidir. E-posta ekinin adı, gerçek dosya içeriği ve gönderim kaydı eşleştirilir. İmzalı sözleşme bulunmasa da tarafların gerçekten üzerinde anlaştığı koşullar araştırılır; olmayan imza veya kabul beyanı üretilmez. Bu belge düzeni, CISG’nin teklif ve kabul incelemesini uygulanabilir kılar.
Alıcı ayıbı kaç günde bildirmeli?
CISG sabit tek günlük süre yerine makul süre ölçütü kullanır. Muayene ve ihbar olayın mal türü, teslim ve ayıbın niteliğine göre gecikmeden yapılmalıdır.
Türk alıcı bedeli ödemezse Alman satıcı Türkiye’de icra başlatabilir mi?
Geçerli ve muaccel alacak varsa Türk icra hukuku çerçevesinde takip mümkündür. Yetki, para birimi ve sözleşmedeki uyuşmazlık çözüm şartı önce kontrol edilir.
Incoterms 2020 yazmak CISG’i kaldırır mı?
Hayır. Incoterms teslim/risk/masraf konularını düzenler; CISG’in diğer satış hükümleri dışlama yoksa uygulanmaya devam eder.
Ayıplı malda doğrudan sözleşmeden dönebilir miyim?
Her ayıp dönme hakkı vermez. Esaslı ihlal, giderim imkânı, ek süre ve diğer CISG şartları değerlendirilir.
CISG’de cezai şart var mı?
CISG cezai şartın geçerliliğini kapsamlı biçimde düzenlemez. Sözleşmedeki cezai şartın geçerliliği uygulanacak ulusal hukuk bakımından ayrıca incelenir.
CISG uyuşmazlığı tahkimde çözülebilir mi?
Evet. Taraflar geçerli tahkim şartı kurabilir; hakem heyeti maddi uyuşmazlığa CISG’i uygulayabilir.
Resmî dayanaklar
UNCITRAL – CISG resmî metin ve durum bilgisi. 5718 sayılı MÖHUK: sözleşmeden doğan borç ilişkileri ve yetki. 6098 sayılı TBK: CISG kapsamı dışında kalan satış/borç ilişkileri. Bu içerik genel bilgilendirmedir; sözleşme, tarafların işyerleri, mal türü ve hukuk/tahkim maddeleri somut dosyada birlikte değerlendirilmelidir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Hukukçu incelemesi: Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 13 Eylül 2026 tarihinde CISG m.1, m.3, m.6, m.8, m.14, m.25, m.38-40, m.44, m.55, m.66-79 ve bağlantılı Türk milletlerarası özel hukuk kuralları yönünden yeniden kontrol edilmiştir.
Yazar: Av. Halil Bakırcı. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; üstlenilen uluslararası ticaret dosyaları görev ve yetki kuralları çerçevesinde Türkiye genelinde Mersin’den koordine edilir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi
İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
