Yurt Dışındaki Mirasçı Türkiye’de Miras Sebebiyle İstihkak Davasını Nasıl Açar?
yurt dışındaki mirasçı miras sebebiyle istihkak: Yurt dışındaki mirasçının Türkiye’de TMK m.637 miras sebebiyle istihkak davası; tereke malını elinde tutan kişiye karşı talep, 1/10/20 yıllık süreler.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Kısa ve net cevap: Yurt dışında yaşayan yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya belirli tereke malını elinde tutan kişiye karşı üstün mirasçılık hakkını ileri sürüyorsa TMK m.637 kapsamındaki miras sebebiyle istihkak yolunu kullanır. Her mirasçı arasındaki paylaşım veya kullanım uyuşmazlığı bu davaya girmez; mirasçılık sıfatı, üstün hak ve malın terekeye aidiyeti birlikte incelenir. Yabancılık unsuru bulunan dosyada uygulanacak hukuk ayrıca belirlenir. Avukatla dava ve uygun koruma işlemlerinin takibi için kural olarak Türkiye’ye seyahat zorunlu değildir.
Gurbetçilerde sık görülen durum; mirasbırakanın ölümünden sonra Türkiye’deki evin, banka parasının, ziynet/eşyanın veya ticari malvarlığının bir akraba ya da üçüncü kişi tarafından “zaten bana bırakmıştı” denilerek teslim edilmemesidir. Önce davacının gerçekten mirasçı olduğu ve malın terekeye ait bulunduğu ispatlanmalıdır.
TMK m.637 Miras Sebebiyle İstihkak Davası
TMK m.637’ye göre yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir. Mahkeme davacının mirasçılık sıfatını ve üstün hakkını tespit ettikten sonra malın teslimine karar verebilir.
Adi İstihkak Davasından Farkı
Miras sebebiyle istihkak davasının temel dayanağı mülkiyet değil mirasçılık sıfatıdır. Davacı “bu mal zaten benim mülkiyetimdeydi” demek yerine “mirasçı sıfatımla tereke üzerinde üstün hakkım var” iddiasında bulunur. Bu nedenle veraset ilamı, vasiyetname ve mirasçılık ilişkisi davanın merkezindedir.
Kimlere Karşı Açılır?
Tereke malını mirasçı sıfatı olmadan veya davacıdan daha zayıf bir mirasçılık iddiasıyla elinde tutan kişiye karşı açılabilir. Davalı başka bir mirasçıysa pay ve mirasçılık sıralaması ayrıca değerlendirilir. Üçüncü kişinin malı satın aldığını iddia etmesi hâlinde devir işleminin geçerliliği ve iyi niyet durumu incelenir.
Hangi Mallar İçin Açılabilir?
- Taşınmaz ve arsalar,
- Banka hesapları ve nakit,
- Araçlar,
- Şirket payları,
- Ziynet, değerli eşya ve koleksiyonlar,
- Ticari işletme malları,
- Terekeye ait alacak ve haklar.
Veraset İlamı Şart mı?
Davacının mirasçılık sıfatı ispatlanmalıdır. Mirasçılık belgesi bu konuda temel belgedir ancak yanlış veraset ilamı bulunması hâlinde iptal/düzeltme gerekebilir. Mirasçılık Belgesinin İptali rehberi bu durumda kullanılabilir.
Vasiyetname Varsa
Atanmış mirasçı, geçerli vasiyetname veya miras sözleşmesine dayanabilir. Vasiyetnamenin açılması ve iptal/tenkis süreleri ayrıca değerlendirilmelidir. Vasiyetnamenin Açılması ve Tenkis Davası içerikleri ilgili durumlarda kullanılabilir.
Zamanaşımı: İyi Niyetli Davalı
TMK m.639 uyarınca iyiniyetli davalıya karşı, davacının mirasçılığını ve malın davalıda bulunduğunu öğrenmesinden itibaren bir yıl; her hâlde ölüm veya vasiyetnamenin açılması üzerinden on yıl geçmesiyle zamanaşımı söz konusudur. İyiniyetli olmayana karşı süre yirmi yıldır. Bunlar tenkis davasındaki hak düşürücü sürelerle aynı hukuki rejim değildir. Zamanaşımı def’i ve süreyi etkileyen işlemler ayrıca değerlendirilir; yalnız iki davada da “bir yıl” ifadesinin bulunması bütün kuralların aynı olduğunu göstermez.
M.638 ise iadenin zilyetlik hükümlerine göre yapılmasını ve davalının tereke malını kazandırıcı zamanaşımıyla edindiğini bu davada ileri sürememesini düzenler. Kazandırıcı zamanaşımı savunmasının sınırlandırılması, m.639’daki dava zamanaşımının bulunmadığı anlamına gelmez. Uzun süredir malı kullanmakla dava süresine ilişkin def’i farklı konulardır. Kaynak: TMK m.637-639.
Davacının üstün mirasçılık hakkı ne demektir?
Davacı, malın kendisine sıradan bir sözleşmeyle satıldığını değil, mirasçı sıfatı nedeniyle tereke üzerinde davalıya göre üstün hakkı bulunduğunu ileri sürer. Yasal mirasçılık nüfus ve aile ilişkisi kayıtlarına, atanmış mirasçılık geçerli ölüme bağlı tasarrufa dayanır. Mirasın reddi, mirastan çıkarma veya mirastan feragat gibi durumlar davacının sıfatını etkileyebilir. Sadece mirasbırakanla akrabalık bağı bulunması her olayda yeterli değildir.
Örneğin geçerli sonraki vasiyetnameyle mirasçı atanan kişinin karşısında, önceki belgeye dayanarak terekeyi elinde tutan başka kişi bulunabilir. Hangi belgenin ne sonuç doğurduğu ve mirasçılıktaki üstünlük araştırılır. M.637, hâkimin mirasçılık sıfatına ilişkin uyuşmazlığı da çözmesini düzenler. Buna karşılık yalnız belirli mal vasiyeti alacaklısı olmak, kişiyi bütün terekenin atanmış mirasçısı yapmaz; TMK m.600’deki kişisel istem yolu ayrıca değerlendirilir.
Gerçek mirasçılar arasındaki her anlaşmazlık bu dava değildir
Taraflar birbirlerinin mirasçı olduğunu kabul ediyor fakat malların yönetimi veya paylaşımı üzerinde anlaşamıyorsa mesele her zaman miras sebebiyle istihkak değildir. Ortaklığın giderilmesi, paylaşma, hesap verme, denkleştirme veya tereke temsilcisi atanması farklı ihtiyaçları karşılar. Dava adı, yalnız karşı tarafın malı teslim etmemesi nedeniyle otomatik seçilmez. Üstün mirasçılık iddiası ile aynı ortaklık içindeki kullanım tartışması ayrılmalıdır.
Bir kardeşin terekeye ait kiraları toplaması hâlinde hangi dönem ve hangi sıfatla tahsilat yaptığı araştırılır. Mirasçılık sıfatını reddetmeden diğer mirasçıların hesabını vermemesi ile kendisini tek mirasçı sayıp hepsini dışlaması farklı olaylardır. Talep doğru kurulduğunda görevli mahkeme, taraf yapısı ve ispat konuları da daha açık belirlenir. Sadece “miras kalan malımı vermiyor” cümlesi bütün bu ayrımı karşılamaz.
Tereke malının kapsamı nasıl belirlenir?
Malın ölüm tarihinde mirasbırakana ait olduğu veya hukuken terekeye dahil bulunduğu ispatlanmalıdır. Tapu, araç, banka, şirket ve alacak kayıtları bu amaçla toplanır. Mirasbırakanın hayattayken geçerli biçimde devrettiği malın sadece eski aile malı olması onu tekrar terekeye sokmaz. O devrin muvazaalı, geçersiz veya tenkise tabi olduğu iddiası varsa farklı hukuki sebep ve koşullar ayrıca ileri sürülür.
Evde bulunan her eşyanın mirasbırakana ait olduğu da varsayılmaz. Kiralanmış eşya, üçüncü kişiye emanet mal veya aile üyelerinin kendi eşyaları ayrılır. Ziynet ve nakit iddialarında miktar, aidiyet ve elde bulundurma olgusu somutlaştırılır. Belgesiz biçimde yüksek toplam tutarlar yazmak yerine hangi eşyanın hangi delille belirlendiği gösterilmelidir. Değerleme ile malın aidiyeti ayrı ispat konularıdır.
Mirasçılık belgesinin ispat gücü ve sınırları
Mirasçılık belgesi önemli başlangıç delilidir; fakat geçersizliğinin ileri sürülebilmesi mümkündür. Nüfus kaydında görünmeyen çocuk, sonradan ortaya çıkan vasiyetname veya yanlış aile bağlantısı varsa belge incelenir. Yabancı mirasçılık belgesi de kendi niteliği ve Türkiye’deki kullanım koşullarıyla değerlendirilir. Bir belgenin apostilli olması, içindeki mirasçı listesinin bütün Türk hukuku uyuşmazlıklarını kesin olarak çözdüğü anlamına gelmez.
Davacı elindeki belgenin eksik olduğunu biliyorsa bunu saklamamalı; uyuşmazlık ve gerekli kayıtlar açıklanmalıdır. Önceki mirasçılık belgesi, düzeltme veya iptal dosyası ve kesinleşmiş kararlar birlikte alınır. Aynı konuda çelişen belgeler bulunması hâlinde yalnız davacı lehine olan örneği seçmek dosyanın güvenilirliğini zayıflatır. Mahkeme gerçek mirasçılık ilişkisini ilgili usul çerçevesinde değerlendirir.
İyiniyet ve kötüniyetin somutlaştırılması
Davalının tereke malını elinde tutarken hangi hakka dayandığı ve hakkının bulunmadığını bilip bilmediği önemlidir. Geçerli sandığı mirasçılık belgesine güvenen kişi ile mirasçılardan malı bilerek gizleyen kişi aynı değerlendirmeye tabi değildir. İyiniyetin varlığına ilişkin genel kural ve durumun gerektirdiği özen TMK m.3 kapsamında dikkate alınır. Kötüniyet yalnız akrabalık veya anlaşmazlık bulunduğu için otomatik kabul edilmez.
Yazılı teslim talepleri, davalının verdiği cevaplar, daha önce gördüğü mahkeme kararı ve belgenin sahteliğini bildiğine ilişkin kayıtlar önemli olabilir. Ancak noter ihtarı gönderilmesi bütün geçmiş dönemi kendiliğinden kötüniyetli hâle getirmez. Hangi tarihten itibaren hangi bilginin mevcut olduğu ayrı incelenir. Süre hesabı ve iade kapsamı bu somut bulgularla değerlendirilir.
İade ve masraf talepleri
TMK m.638’deki zilyetlik hükümlerine gönderme nedeniyle malın iadesi yanında kullanım, semere ve giderler de ilgili kurallarla ele alınır. Davalının iyiniyetli veya kötüniyetli oluşu, yaptığı zorunlu ve yararlı giderler ile elde ettiği gelirlerin hesabını etkiler. Her masraf belgesiz olarak iade borcundan düşülemez; malın korunması için gereken giderle davalının kişisel tercihiyle yaptığı harcama ayrılır.
Taşınmaz kiraya verilmişse kira sözleşmesi, tahsil edilen tutarlar ve giderler aynı dönemde karşılaştırılır. Mirasçıların kullanmadığı evin bütün piyasa kira tutarının her durumda otomatik tazminat olduğu söylenemez. Kullanım tazminatı veya semerelere ilişkin talebin hukuki dayanağı ve şartları ayrıca belirtilir. Aynı zarar veya gelir kalemi farklı dava isimleri altında iki kez tahsil edilmez.
Mal başka kişiye devredilmişse
İlk davalının malı üçüncü kişiye devretmesi, yeni kişinin hukuki durumunu ayrıca incelemeyi gerektirir. Tapu siciline güven, taşınırın kazanılması ve ilgili iyiniyet hükümleri önemlidir. Yeni malikin kazanımı korunuyorsa ilk elde tutana karşı bedel veya tazminat talebi gündeme gelebilir; her durumda tapu kaydı doğrudan geri alınacakmış gibi kesin sonuç verilmez. Devir tarihleri ve resmi senetler alınmalıdır.
Dava sırasında devir olmuşsa taraf değişikliği ve dava konusunun devrine ilişkin usul hükümleri uygulanır. Önceki tedbirin sicile işlenip işlenmediği de kontrol edilir. Malın mevcut sahibi bilinmeden sadece ilk kişiye karşı eski talebi sürdürmek sonuçsuz kalabilir. Yeni işlemin varlığı öğrenildiğinde mahkemeye gecikmeden bilgi verilmesi ve talebin doğru biçimde düzenlenmesi gerekir.
Banka hesabı ve ölüm sonrası tahsilat
Ölüm tarihindeki hesap bakiyesi, sonraki hareketler ve parayı alan kişinin sıfatı araştırılır. Ortak hesap, vekâlet, banka talimatı ve ölüm bilgisinin bankaya ulaşması farklı hukuki sorunlar doğurabilir. Ölümden sonra her para hareketinin otomatik hırsızlık veya her vekâlet işleminin kesin geçersiz olduğu söylenemez. Temsilin sona ermesine ve zorunlu işlerin sürdürülmesine ilişkin hükümler somut olayla birlikte değerlendirilir.
Paranın nereye aktarıldığı, aynı kişinin başka hesabına mı geçtiği, tereke borcu mu ödendiği veya kişisel harcama mı yapıldığı belirlenir. Davacı, yalnız hesaptan çıkış görüldüğü için bütün miktarın doğrudan kendisine ait olduğunu varsaymamalıdır. Miras ortaklığının hakkı, davacının payı ve talebin kimin yararına kurulacağı ayrılır. Banka kayıtları usulüne uygun yolla elde edilir; başkasının şifresiyle erişim yapılmaz.
Yetki, görev ve uygulanacak hukuk
Miras sebebiyle istihkak davası kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. İç hukuk bakımından mirasa ilişkin kesin yetki kuralları ile yabancılık unsuru bulunan işlerde MÖHUK m.43 birlikte değerlendirilir. Mirasbırakanın Türkiye’deki son yerleşim yeri, böyle bir yer yoksa Türkiye’deki tereke malları bağlantısı araştırılır. Sulh hukukta mirasçılık belgesi alınmış olması, çekişmeli istihkak davasının da otomatik sulh hukukta görüleceği anlamına gelmez.
MÖHUK m.20’deki mirasın uygulanacak hukuku ve Türkiye’deki taşınmazlara ilişkin ayrım ayrıca gözetilir. Yurt dışındaki banka veya şirket payı, Türkiye’deki evle her bakımdan aynı hukuka tabi kabul edilmez. Uluslararası sözleşmeler ve yabancı kararların etkisi talebe göre incelenir. Büro Mersin’de olduğu için yabancı veya başka ildeki bütün tereke üzerinde sınırsız yerel yetki varmış gibi açıklama yapılmaz.
Koruma önlemleri
TMK m.637, davacının istemi üzerine hakkın korunması için güvence veya tapu kütüğüne şerh gibi önlemleri düzenler. HMK’nın ihtiyati tedbir koşulları da ilgili talebe göre değerlendirilir. Taşınmazın devir riski, banka parasının çekilme tehlikesi veya eşyanın yok edilme ihtimali somutlaştırılmalıdır. Her aile uyuşmazlığında bütün mirasçıların malvarlığının bloke edilmesi istenemez.
Kararın alınmasıyla uygulanması ayrı aşamalardır. Tapu şerhinin işlenmesi, banka bildirimi veya eşyanın korunmasına ilişkin işlemler takip edilir. Teminat şartı varsa yerine getirilir; tedbirin kapsamı dışında kalan mal ve kişiler kararla bağlıymış gibi anlatılmaz. Koruma amacıyla alınan önlem, davanın esastan kazanıldığı veya davalının suçlu olduğu anlamına gelmez.
Örnek uyuşmazlık ve dosya kontrolü
Almanya’da yaşayan atanmış mirasçı, Türkiye’deki terekenin eski bir vasiyetnameye dayanılarak başka kişi tarafından tutulduğunu öğrenmiş olsun. Önce her iki vasiyetname, açılma dosyaları, mirasçılık belgeleri ve malların ölüm tarihindeki kayıtları alınır. Davalı hangi hakka dayandığını açıklar; davacı üstün mirasçılık iddiasını ve öğrenme tarihini belgeler. Malın yeniden devredilmesi riski varsa uygun koruma talebi ayrıca sunulur.
Bu varsayımsal olayda yalnız yeni vasiyetnamenin tarihinin daha geç olması bütün sorunları çözmez; geçerlilik, kapsam ve önceki tasarrufla ilişkisi incelenir. Süreler bekletilmeden talep doğru mahkemeye yöneltilir. İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerinden yürütülen Türkiye geneli koordinasyonda dosyanın temel hedefi, mirasçı sıfatı ve tereke malının aidiyetini birlikte ispatlayarak uygun iade yolunu kullanmaktır.
Kötü Niyetli Davalıya Karşı Süre
İyi niyetli olmayan zilyede karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır. Davalının mirasçı olmadığını bildiği hâlde malı elinde tuttuğu, sahte belge kullandığı veya mirasçılardan malı bilerek gizlediği iddia ediliyorsa kötü niyet delillerle gösterilmelidir.
Mal Üçüncü Kişiye Satılmışsa
Tereke malını elinde tutan kişi malı üçüncü kişiye devretmişse yeni kişinin iyi niyeti, tapu siciline güven, taşınır mülkiyeti ve devir zinciri incelenir. Her durumda ilk zilyetten aynen iade mümkün olmayabilir; tazminat veya başka dava türleri gündeme gelebilir.
Tapuya İhtiyati Tedbir Konulabilir mi?
Taşınmazın dava sırasında yeniden devredilme riski varsa HMK m.389 kapsamında tedbir talep edilebilir. Yurt Dışındaki Taraf İhtiyati Tedbir Nasıl Alır? rehberi kullanılabilir.
Banka Hesabındaki Para Çekilmişse
Banka kayıtları, ölüm tarihi, para çekim tarihi, vekâletname ve işlemi yapan kişinin yetkisi incelenir. Ölümden sonra vekâletin sona ermesi, miras ortaklığı ve haksız tahsil iddiaları somut dosyada değerlendirilmelidir.
Tereke Malı Başka Mirasçıda İse
Bir mirasçının tereke malını kendi kişisel malı gibi saklaması paylaşım ve hesap verme sorununa yol açabilir. Miras ortaklığının yönetilememesi hâlinde tereke temsilcisi atanması da düşünülebilir.
Yurt Dışındaki Mirasçı Türkiye’ye Gelmek Zorunda mı?
Hayır. Avukat veraset belgesi, tapu, banka ve şirket kayıtlarını toplayabilir; dava ve tedbirleri takip edebilir. Mahkeme gerekli görürse tarafın beyanı uygun usulle alınabilir.
Yurt Dışındaki Müvekkiller, Almanya’da vekâlet için Almanya Türk Konsoloslukları ve Almanca bilgi için Almanca ana sayfa kullanılabilir.
Belge Listesi
- Mirasçılık belgesi,
- Vasiyetname/miras sözleşmesi,
- Tereke malının kayıtları,
- Tapu ve banka hareketleri,
- Davalının malı elinde tuttuğunu gösteren belgeler,
- Yazışmalar ve teslim talepleri,
- İyi/kötü niyete ilişkin deliller.
Sık Sorulan Sorular
Miras kalan evi akrabam vermiyorsa bu dava açılır mı?
Taşınmaz terekeye ait ve davacının üstün mirasçılık hakkı varsa miras sebebiyle istihkak davası değerlendirilebilir.
On yıl geçtiyse dava kesin biter mi?
İyi niyetli davalı bakımından TMK m.639’deki süreler uygulanır; kötü niyetli davalıya karşı yirmi yıllık süre vardır. Somut başlangıç tarihi hesaplanmalıdır.
Tapu başkasına geçtiyse ne olur?
Yeni malikin iyi niyeti ve tapu sicili kuralları ayrıca incelenir; talep türü değişebilir.
Tedbir isteyebilir miyim?
Devir riski varsa HMK şartları çerçevesinde ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Mirasçı olduğum kabul ediliyor; sadece paylaşamıyoruz. Yine istihkak mı açılır?
Üstün mirasçılık hakkına ilişkin uyuşmazlık ile gerçek ortak mirasçıların paylaşım anlaşmazlığı farklıdır. Talebin niteliğine göre paylaşma, ortaklığın giderilmesi veya hesap verme yolu değerlendirilir. Dava adı, yalnız bir kişinin malı fiilen kullanmasına bakılarak seçilmez.
Vasiyetnamede belirli bir eşya bana bırakıldıysa atanmış mirasçı mıyım?
Belirli mal vasiyeti ile mirasçı atama aynı değildir. Belgenin bütün içeriği incelenir; yalnız bir malın bırakılması hâlinde TMK m.600’deki kişisel ifa talebi gündeme gelebilir. Bu sıfat ayrımı, kullanılacak dava ve borçların kapsamını doğrudan etkiler.
TMK m.638’de kazandırıcı zamanaşımı yasaksa dava süresiz mi olur?
Hayır. M.638, davalının tereke malını kazandırıcı zamanaşımıyla edindiği savunmasını sınırlar. Dava zamanaşımı ise m.639’da ayrıca düzenlenmiştir. İyiniyet, öğrenme ve mutlak başlangıç tarihleri bu maddeye göre değerlendirilir; iki farklı zamanaşımı kurumu birbirinin yerine kullanılmaz.
Resmî mevzuat nerede?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.637-639 birlikte incelenmelidir: m.637 dava koşullarını, m.638 iadenin hükümlerini, m.639 ise zamanaşımını düzenler. Güncel resmî metne Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat üzerinden de ulaşılır.
Sonuç
Miras sebebiyle istihkak davası, yurt dışındaki mirasçının Türkiye’de başkası tarafından elde tutulan tereke malını mirasçılık hakkına dayanarak geri istemesini sağlar. Davalı iyi niyetliyse 1 ve 10 yıllık, kötü niyetliyse 20 yıllık süreler kritik olduğundan malın kimde ve hangi sıfatla bulunduğu gecikmeden araştırılmalıdır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
