Arabulucuyu Kim Seçer? Taraflar İstedikleri Arabulucuyu Seçebilir mi? HUAK m.14 Rehberi 2026
Güncelleme: 11 Eylül 2026
Arabulucuyu Kim Seçer? Taraflar İstedikleri Arabulucuyu Seçebilir mi?
Kısa ve net cevap: Evet. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.14’e göre taraflar, arabulucuyu veya arabulucuları, başka bir seçme usulü kararlaştırılmadıkça kendileri seçer. Bu kural ihtiyari arabuluculuk bakımından temel seçim kuralıdır. Dava şartı arabuluculukta ise HUAK m.18/A uyarınca arabuluculuk bürosu görevlendirme yapar; ancak tarafların listeden bir arabulucu üzerinde anlaşması halinde üzerinde anlaşılan arabulucu görevlendirilebilir.

HUAK m.14’e göre arabulucuyu kim seçer?
Kanunun kuralı nettir: başka bir usul kararlaştırılmadıkça arabulucu veya arabulucular taraflarca seçilir. İhtiyari arabuluculukta devletin taraflara belirli bir arabulucuyu zorunlu olarak ataması söz konusu değildir. Taraflar uyuşmazlığın türüne, arabulucunun uzmanlık alanına, bulunduğu yere, dil bilgisine ve uygunluğuna göre ortak seçim yapabilir.
Bu seçim hakkı arabuluculuğun iradi yapısının önemli parçasıdır. Tarafların sürece güvenebilmesi için arabulucunun her iki taraf açısından da kabul edilebilir olması gerekir. Bir tarafın tek başına belirlediği kişi, diğer taraf kabul etmedikçe ihtiyari süreçte kendiliğinden ortak arabulucu haline gelmez.
Arabulucunun seçilmesi, uyuşmazlığın esası hakkında herhangi bir kabul anlamına gelmez. Taraflardan biri “bu arabulucuyu kabul ediyorum” dediğinde karşı tarafın alacağını, kusurunu veya iddiasını kabul etmiş olmaz; yalnız süreç yöneticisinin kim olacağı konusunda anlaşmış olur.
Taraflar arabulucuyu nasıl birlikte seçer?
Taraflar doğrudan bir isim üzerinde anlaşabilir. Örneğin iki ticari şirket, aralarındaki distribütörlük sözleşmesi uyuşmazlığında ticaret hukuku tecrübesi olan sicile kayıtlı bir arabulucuyu birlikte belirleyebilir. İşçi ve işveren, aynı şehirde faaliyet gösteren ve iki tarafın da kabul ettiği başka bir arabulucuyu seçebilir.
Seçimin yazılı hale getirilmesi ispat açısından uygundur. E-posta, KEP yazışması, tarafların imzaladığı arabuluculuk sözleşmesi veya arabulucunun ilk tutanağındaki ortak beyan bu işlevi görebilir. Taraflar arabulucuyu seçtikten sonra arabulucunun görevi kabul etmesi gerekir; hiç kimse zorla arabuluculuk görevi üstlenmeye mecbur değildir.
Seçim yapılırken taraflar arabulucunun güncel sicil kaydını, taraflarla önceki ilişkisini ve uyuşmazlıkla bağlantılı bir çıkar çatışması bulunup bulunmadığını kontrol etmelidir. İsim üzerinde anlaşmak, tarafsızlık sorunlarını ortadan kaldırmaz.
Taraflar başka bir arabulucu seçme usulü kararlaştırabilir mi?
Evet. HUAK m.14 “başka bir usul kararlaştırılmadıkça” ifadesini kullanır. Taraflar sözleşmede doğrudan belirli kişiyi yazmak yerine seçim mekanizması kurabilir. Örneğin “uyuşmazlık halinde taraflar üç kişilik listeden ortak arabulucu seçer; beş iş günü içinde anlaşamazlarsa belirlenen kurum listeden bir kişiyi seçer” şeklinde bir yöntem kararlaştırılabilir.
Kurumsal arabuluculuk merkezlerinin seçim mekanizmaları da tarafların sözleşmesine dahil edilebilir. Ancak kararlaştırılan yöntemin emredici hukuk kurallarına, arabuluculuk sicili koşullarına ve tarafsızlık ilkesine aykırı olmaması gerekir.
Seçim maddesinin anlaşılır olması önemlidir. “Arabulucu satıcı tarafından seçilir ve alıcı itiraz edemez” gibi tek taraflı mekanizma, özellikle tüketici ilişkilerinde genel işlem koşulları ve haksız şart denetimine konu olabilir. Tarafların gerçek iradesini ve eşitliğini zedeleyen kayıtların geçerliliği ayrıca değerlendirilir.
Arabulucu seçimi sözleşmede önceden yapılabilir mi?
Taraflar uzun süreli ticari sözleşmelerinde uyuşmazlık halinde belirli arabulucuya veya belirli bir seçim yöntemine başvuracaklarını önceden kararlaştırabilir. Ancak yıllar sonra uyuşmazlık doğduğunda adı yazılı kişinin artık sicilde bulunmaması, görevi kabul etmemesi, taraflardan biriyle çıkar çatışmasının oluşması veya başka nedenle görevi yürütememesi mümkündür.
Bu nedenle sözleşmede tek bir ismi değiştirilemez biçimde yazmak yerine yedek seçim mekanizması kurulması daha işlevseldir. “Belirlenen kişi görevi kabul etmezse taraflar sicilden başka arabulucu seçer” gibi hüküm süreci tıkanmaktan korur.
Önceden yapılan seçim, arabulucunun tarafsızlık açıklaması yapma yükümlülüğünü kaldırmaz. HUAK m.9 gereğince tarafsızlıktan şüphe edilmesini gerektirecek önemli hal ve şartlar sonradan ortaya çıkmışsa arabulucu bunları taraflara açıklamalıdır.
Dava şartı arabuluculukta arabulucuyu kim seçer?
Dava şartı arabuluculukta genel seçim sistemi farklıdır. HUAK m.18/A/5’e göre arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları halinde bu arabulucu görevlendirilir.
Dolayısıyla dava şartı arabuluculukta da tarafların ortak isim belirleme imkanı tamamen ortadan kalkmış değildir. Taraflar listede bulunan arabulucu üzerinde anlaşır ve bunu usulüne uygun şekilde bildirirse ortak tercih dikkate alınabilir. Anlaşma yoksa görevlendirmeyi arabuluculuk bürosu yapar.
Bir tarafın tek başına “ben şu arabulucuyu istiyorum” demesi dava şartı sistemde diğer tarafı bağlamaz. Ortak anlaşma yoksa kanuni atama mekanizması işler. Bu, ihtiyari arabuluculuktaki doğrudan ortak seçim kuralından temel farktır.
Seçilen kişinin arabuluculuk sicilinde kayıtlı olması gerekir mi?
6325 sayılı Kanun kapsamında arabuluculuk faaliyetini yürütmek ve kanunun arabulucuya bağladığı sonuçlardan yararlanmak için arabulucunun Arabuluculuk Daire Başkanlığı sicilinde kayıtlı olması gerekir. Tarafların güvendikleri herhangi bir danışmanı “arabulucu” diye isimlendirmesi, o kişiye kanundaki arabulucu statüsünü kazandırmaz.
Sicil kaydı, kişinin hukuk fakültesi mezuniyeti, mesleki kıdem, eğitim, sınav ve diğer kanuni koşulları taşıdığına ilişkin resmi statüyü gösterir. Taraflar seçim öncesinde Adalet Bakanlığının arabulucu sicilinden kontrol yapabilir.
Özellikle internet üzerinden bulunan kişi veya kurumların “arabuluculuk hizmeti” başlığı kullanması tek başına yeterli değildir. Resmi arabuluculukta görevi üstlenen gerçek kişinin sicil kaydı kontrol edilmelidir.
Taraflardan birinin önerdiği arabulucu tarafsız sayılır mı?
Bir ismi ilk olarak taraflardan birinin önermesi, arabulucuyu otomatik olarak taraflı yapmaz. Belirleyici olan arabulucunun taraflarla ilişkisi, uyuşmazlıkla bağlantısı ve görevini HUAK m.9’daki tarafsızlık ve eşitlik kurallarına uygun yürütmesidir.
Örneğin davacı şirketin hukuk müdürü, daha önce hiç çalışmadıkları bir arabulucuyu uzmanlığı nedeniyle önerir ve davalı da kabul ederse seçim geçerlidir. Buna karşılık önerilen arabulucu davacı şirketin sürekli danışmanıysa bu ilişki açıkça değerlendirilmelidir.
HUAK m.9/2 gereğince tarafsızlıktan şüphe edilmesini gerektirecek önemli hal ve şartlar taraflara açıklanmalıdır. Tarafların ortak seçimi, açıklama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Açıklamadan sonra taraflar birlikte devam isterse kanunun izin verdiği çerçevede görev sürdürülebilir.
Arabulucuyu değiştirmek mümkün mü?
İhtiyari arabuluculukta taraflar sürecin devamı konusunda irade sahibidir. Seçilen arabulucu görevi bırakır, tarafsızlık sorunu doğar veya taraflar başka kişide ortaklaşırsa yeni arabulucu seçilebilir. Önceki arabulucunun dosya ve gizlilik yükümlülükleri sona erdikten sonra da devam eder.
Dava şartı arabuluculukta değişiklik resmi görevlendirme sistemi içinde yapılır. Arabulucunun görevi yürütememesi halinde büro tarafından yeni görevlendirme yapılır. Tarafların keyfi biçimde resmi atamayı yok sayıp farklı biriyle “dava şartını tamamladık” kabulüne dayanması doğru değildir.
Değişiklik halinde sürelerin dikkatle izlenmesi gerekir. Dava şartı arabuluculukta m.18/A/9’daki üç haftalık ve zorunlu hallerde bir haftalık uzatma süresi, görevlendirme sistemi içinde değerlendirilir.
Birden fazla arabulucu seçilebilir mi?
Evet. HUAK m.14 açıkça “arabulucu veya arabulucuları” ifadesini kullanır. Özellikle çok taraflı, teknik veya yüksek bedelli uyuşmazlıklarda eş arabuluculuk yöntemi tercih edilebilir. İki arabulucu birlikte süreci yönetebilir.
Birden fazla arabulucu seçilmesi halinde görev paylaşımı, ücret, toplantı yönetimi ve imza düzeni başlangıçta netleştirilmelidir. Taraflar kimin hangi uzmanlık alanına katkı sunacağını bilmelidir. Eş arabuluculuk, tarafsızlık ve gizlilik yükümlülüklerini azaltmaz; her arabulucu kanuni yükümlülüklere tabidir.
Ücret bakımından yürürlükteki Arabulucu Asgari Ücret Tarifesinin birden fazla arabulucuya ilişkin hükümleri ayrıca incelenmelidir. “İki arabulucu seçtik, ücret otomatik tek kişi ücreti olarak kalır” varsayımı yapılmamalıdır.
Uzman arabulucu seçmek zorunlu mu?
Arabuluculuk sicilinde uzmanlık alanları bulunabilir ve bazı dava şartı dosyalar sistem üzerinden belirli uzmanlık kategorilerinde görevlendirilebilir. Ancak ihtiyari arabuluculukta tarafların seçiminde temel ölçüt, seçilen kişinin sicil statüsü ve uyuşmazlığı sağlıklı yönetebilmesidir.
İş, ticaret, tüketici, enerji, spor veya fikri mülkiyet gibi alanlarda ilgili deneyime sahip arabulucunun seçilmesi sürecin verimliliğini artırabilir. Uzmanlık, tarafların hukuki danışman ihtiyacını ortadan kaldırmaz; arabulucu taraf vekili değildir.
Teknik konuların bulunduğu uyuşmazlıklarda HUAK m.15/6 çerçevesinde uzman kişiler müzakerelerde hazır bulundurulabilir. Bu kişi arabulucu değildir; teknik açıklama sunan ayrı katılımcıdır.
Arabulucu seçerken hangi kriterlere bakılmalı?
İlk kriter sicil kaydıdır. İkinci kriter uyuşmazlığın türüyle ilgili uygulama tecrübesidir. Üçüncü kriter tarafsızlık ve çıkar çatışması kontrolüdür. Dördüncü kriter süreç yönetimi kapasitesi, toplantı erişilebilirliği ve gerektiğinde yabancı dil veya çevrim içi görüşme imkanıdır.
Tarafların yalnız “en ucuz” veya “en hızlı” arabulucuyu seçmesi her dosyada doğru yaklaşım olmayabilir. Karmaşık ortaklık, büyük inşaat, uluslararası ticaret veya çok taraflı miras uyuşmazlığında dosyanın niteliğine uygun süreç yönetimi önem taşır.
Arabulucu seçiminde bir tarafın diğerine güven vermeyen kapalı ilişki önerileri yerine şeffaf özgeçmiş ve sicil bilgisi paylaşılmalıdır. Bu yöntem daha başlangıçta tarafsızlık tartışmasını azaltır.
Arabulucu seçimi için taraflar anlaşamazsa ne olur?
İhtiyari arabuluculukta taraflar arabulucu veya seçim usulü üzerinde anlaşamazsa süreç başlamayabilir. Bir taraf diğerine tek taraflı arabulucu dayatamaz. Taraflar alternatif isim listeleri paylaşabilir, bağımsız kurumdan öneri isteyebilir veya önceden kararlaştırılmış seçim mekanizmasını uygulayabilir.
Dava şartı arabuluculukta ise anlaşamama süreci durdurmaz; büro kanuni listeden arabulucuyu görevlendirir. Bu nedenle dava şartı sistemde bir tarafın ortak seçime yanaşmaması başvurunun sonuçsuz kalmasına yol açmaz.
Arabulucu ismi üzerindeki anlaşmazlık ile uyuşmazlığın esası üzerindeki anlaşmazlık ayrı konulardır. Taraflar arabulucu üzerinde uzlaşamasa bile diğer uyuşmazlık çözüm yolları devam eder.
Seçilen arabulucu sonradan taraflardan birinin avukatı olabilir mi?
Aynı uyuşmazlık bakımından hayır. HUAK m.9/4 arabulucunun, arabulucu sıfatıyla görev yaptığı uyuşmazlıkla ilgili açılan davada daha sonra taraflardan birinin avukatı olarak görev üstlenmesini yasaklar. Tarafların arabulucuyu ortak seçmiş olması bu yasağı değiştirmez.
Bu kural arabuluculukta paylaşılan gizli bilgi ve müzakere stratejisinin daha sonra taraflardan biri lehine kullanılmasını önler. Arabulucunun görevi taraflar arasında çözümü kolaylaştırmaktır; anlaşma olmazsa bir tarafa geçerek dava vekili olmak değildir.
Sık sorulan sorular
Arabulucuyu kim seçer?
İhtiyari arabuluculukta HUAK m.14’e göre taraflar, başka bir seçim usulü kararlaştırmadıkça arabulucuyu veya arabulucuları birlikte seçer.
Bir taraf tek başına arabulucu seçebilir mi?
İsim önerebilir; ancak ihtiyari arabuluculukta ortak arabulucu olabilmesi için diğer tarafın da kabulü gerekir.
Dava şartı arabuluculukta arabulucuyu taraflar seçebilir mi?
Taraflar listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşırsa bu kişi görevlendirilebilir; anlaşma yoksa büro listeden görevlendirme yapar.
Sözleşmede arabulucu önceden belirlenebilir mi?
Evet. Taraflar belirli kişi veya seçim usulü kararlaştırabilir; ancak sicil, görev kabulü ve tarafsızlık şartları uyuşmazlık çıktığında ayrıca kontrol edilmelidir.
Birden fazla arabulucu seçilebilir mi?
Evet. HUAK m.14 “arabulucu veya arabulucuları” diyerek birden fazla arabulucu seçimine izin verir.
Arabulucunun sicilde kayıtlı olması gerekir mi?
6325 sayılı Kanun kapsamındaki arabuluculuk faaliyetini arabuluculuk siciline kayıtlı kişiler yürütür.
Taraflardan birinin tanıdığı arabulucu seçilebilir mi?
Salt tanışıklık otomatik yasak değildir; ancak tarafsızlık şüphesi doğuran önemli ilişki varsa HUAK m.9 gereğince açıklanmalıdır.
Seçilen arabulucu değiştirilebilir mi?
Evet. İhtiyari arabuluculukta tarafların ortak iradesiyle değişiklik yapılabilir; dava şartında resmi görevlendirme sistemi izlenir.
İlgili içerikler
- Arabulucu tarafsız olmak zorunda mı?
- Arabuluculuk teklifine kaç gün içinde cevap verilir?
- Arabulucunun aydınlatma yükümlülüğü
Resmî hukuki dayanak
Temel hüküm 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.14’tür. Dava şartı arabuluculukta arabulucunun belirlenmesi için m.18/A/5, tarafsızlık için m.9 uygulanır. Güncel metin Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmelidir.
Bu içerik, HUAK m.14’teki seçim serbestisi ile m.18/A’daki dava şartı görevlendirme sistemi ayrıştırılarak 11 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır.
Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 D:14 Akdeniz/Mersin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
