B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Arızi Olarak Taşıma Yapan Kişiye TTK Hükümleri Uygulanır mı? TTK m.851 | 2026

Kısa ve net cevap: Evet. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.851, eşya veya yolcu taşımayı arızi olarak üstlenen kişi hakkında da TTK’nın Dördüncü Kitabındaki taşıma hükümlerinin uygun düştükleri ölçüde uygulanacağını açıkça düzenler. Taşıma işinin meslek edinilmemiş olması, tek başına TTK’daki taşıma sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak m.851, bütün taşıma hükümlerini hiçbir ayrım yapmadan aynen uygulayan bir hüküm değildir; somut hükmün arızi taşımanın yapısına uygun olup olmadığı ayrıca belirlenir.
Arızi taşıma yapan kişinin TTK 851 kapsamındaki taşıyıcı sorumluluğu
Photo by Troy Mortier on Unsplash

TTK m.851 neyi düzenler?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Dördüncü Kitabı “Taşıma İşleri” başlığını taşır. Bu kitabın başlangıç hükmü olan TTK m.850, taşıyıcıyı taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini ya da ikisini birlikte üstlenen kişi olarak tanımlar. Aynı maddede taşıyıcının eşyayı varma yerine götürüp gönderilene teslim etme veya yolcuyu varma yerine ulaştırma borcu ile gönderenin ya da yolcunun taşıma ücretini ödeme borcu düzenlenir. TTK m.851 ise bu sistemin yalnız taşıma işini sürekli ve profesyonel biçimde yapan işletmelerle sınırlı olmadığını gösteren özel bir uygulama alanı hükmüdür.

Madde metni nettir: “Eşya ve yolcu taşımayı arızi olarak üstlenen kişi hakkında da bu Kitap hükümleri, uygun düştükleri ölçüde, uygulanır.” Bu hüküm iki ayrı sonucu birlikte doğurur. Birincisi, taşıma faaliyetinin devamlı olmaması kişinin taşıma hukukunun tamamen dışına çıkması için yeterli değildir. İkincisi, Dördüncü Kitaptaki bütün hükümler arızi taşıyıcıya otomatik ve mekanik biçimde uygulanmaz; her hükmün somut taşıma ilişkisinin niteliğine uygun olup olmadığı ayrıca incelenir.

Bu nedenle uyuşmazlıkta yalnız “bu kişinin işi nakliyecilik mi?” sorusu sorulmaz. Eşya veya yolcunun belirli bir varma yerine ulaştırılması borcunun üstlenilip üstlenilmediği, taşımanın bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığı, karşı edimin niteliği, teslim yükümlülüğü, taşıma türü, güzergâh ve özel mevzuatın varlığı birlikte değerlendirilir. TTK m.851, profesyonel taşıma işletmesi bulunmayan ancak hukuken taşıma borcu üstlenilen ilişkilerde Dördüncü Kitabın ilgili hükümlerinin uygulanabilmesini sağlar.

Arızi taşıma ne anlama gelir?

TTK m.851 “arızi taşıma” için ayrıca bir tanım vermemiştir. Bununla birlikte m.850 ve m.851 birlikte okunduğunda sistem açıktır. TTK m.850/3 taşıma işlerini ticari işletme faaliyeti olarak kabul eder; m.851 ise bu işi devamlı bir faaliyet olarak yürütmeyen kişinin de belirli bir eşya veya yolcu taşımasını üstlenmesi halinde taşıma kitabının kapsamına girebileceğini düzenler. Arızilik, taşıma işinin süreklilik göstermemesi veya olay bazında üstlenilmesiyle ilgilidir.

Bir kişinin kendi malını kendi aracıyla bir yerden başka yere götürmesi ile başkasının eşyasını varma yerine götürüp teslim etmeyi üstlenmesi birbirinden ayrılmalıdır. TTK m.851’in uygulanabilmesi için “taşımayı üstlenme” unsurunun bulunması gerekir. Kişi başka birinin eşyasını belirli yere götürme ve teslim etme borcunu üstlenmişse, taşıma faaliyetini meslek edinmemiş olması tek başına TTK’nın taşıma hükümlerini bertaraf etmez.

Arızi nitelik, yalnız taşımanın kaçıncı kez yapıldığına bakılarak belirlenmez. Somut kişinin olağan ticari faaliyeti, taşımanın süreklilik taşıyıp taşımadığı, taşıma hizmetinin dışarıya düzenli biçimde sunulup sunulmadığı ve olayda kurulan sözleşmenin niteliği birlikte önem taşır. Tek seferlik taşıma m.851’in tipik uygulama alanıdır; fakat “tek sefer” sözü tek başına taşıma sözleşmesinin bütün unsurlarının bulunduğunu ispatlamaz.

Taşımayı meslek edinmeyen kişi de taşıyıcı olabilir mi?

TTK m.851’in düzenlenme amacı bu soruya doğrudan cevap verir. Taşımayı meslek edinmeyen kişi de somut taşıma işini üstlendiğinde, Dördüncü Kitap hükümlerine uygun düştükleri ölçüde tabi olabilir. Dolayısıyla kişinin ticaret sicilinde “nakliyecilik” faaliyetinin bulunmaması, taşıma şirketi unvanı kullanmaması veya kendi adına yalnızca bir kez taşıma yapmış olması, kanuni taşıma rejiminin uygulanmasına tek başına engel değildir.

Bununla birlikte m.851, arızi taşıma yapan herkesin otomatik olarak tacir sayılacağı anlamına gelmez. Tacir sıfatı TTK’nın tacire ilişkin genel hükümlerine göre ayrıca belirlenir. Maddenin hukuki işlevi, kişinin bütün ticari statüsünü değiştirmek değil, somut taşıma ilişkisine Dördüncü Kitaptaki uygun hükümlerin uygulanmasını sağlamaktır. Bu ayrım görev, ticari iş karinesi, faiz, ticari defterler ve tacire bağlanan diğer sonuçlar bakımından önem taşır.

Bu nedenle bir uyuşmazlıkta “taşıyıcı” sıfatı ile “tacir” sıfatı birbirine karıştırılmamalıdır. Taşıma hukukunun sorumluluk hükümlerinin uygulanması için m.851 yeterli bir bağlantı kurabilir; buna karşılık kişinin tacir olup olmadığı farklı kanuni ölçütlere göre belirlenir.

“Uygun düştükleri ölçüde” ölçütü nasıl uygulanır?

TTK m.851’in en önemli ifadesi “uygun düştükleri ölçüde” sözleridir. Kanun, arızi taşıma yapan kişiye Dördüncü Kitabın tamamının hiçbir ayrım yapılmadan uygulanacağını söylemez. Uygulanmak istenen hükmün düzenlediği hukuki ilişki ile somut arızi taşımanın yapısı arasında uyum bulunmalıdır. Bu nedenle m.851 uygulaması madde madde ve kurum bazında yapılır.

Eşyanın teslim alınması, varma yerine götürülmesi, gönderilene teslim edilmesi, taşıma sırasında zıya veya hasar meydana gelmesi, teslimde gecikme, gönderenin ambalajlama ve işaretleme yükümlülüğü, yükleme ve boşaltma, talimat verme ve tazminat gibi hükümler; şartları mevcutsa arızi taşıma ilişkisine uygulanabilir. Buna karşılık yalnız sürekli ve kurumsal bir taşıma işletmesinin yapısına özgü bir kuralın arızi taşıyıcıya uygulanıp uygulanmayacağı, hükmün amacı ve içeriği esas alınarak ayrıca değerlendirilir.

Bu ölçüt taşıyıcıya tek taraflı seçim yetkisi vermez. Taşıyıcı “bu hüküm bana uygun değil” diyerek kanunu devre dışı bırakamaz. Uygunluk hukuki bir nitelendirme meselesidir. Uyuşmazlık halinde sözleşmenin niteliği, kullanılan taşıma türü, taşınan eşya, tarafların borçları ve özel kanuni hükümler dikkate alınarak hangi düzenlemelerin uygulanacağı belirlenir.

Arızi taşıma ile hatır taşıması aynı şey midir?

Arızi taşıma ile karşılıksız hatır taşıması birbirinin eş anlamlısı değildir. TTK m.850 taşıma sözleşmesini, taşıyıcının taşıma borcu ile gönderenin veya yolcunun taşıma ücreti ödeme borcu üzerine kurar. TTK m.851 ise “taşımayı arızi olarak üstlenen” kişiyi düzenler. Bu nedenle taşımanın arızi olması, ilişkinin mutlaka ücretsiz olduğu anlamına gelmez.

Bir taşıma işi tek seferlik ve ücretli olabilir; bu durumda arızilik ile ücretlilik aynı anda bulunabilir. Buna karşılık ailevi, arkadaşlık veya sosyal ilişki çerçevesinde hiçbir karşı edim olmadan yapılan bir yardımın doğrudan TTK m.850 anlamında taşıma sözleşmesi sayılıp sayılmayacağı ayrıca incelenmelidir. Sözleşmenin hukuki niteliği, yalnız faaliyetin kaç kez yapıldığına göre belirlenmez.

Bu ayrım özellikle sorumluluk rejimi açısından önemlidir. Tarafların ilişkiyi nasıl adlandırdığı değil, fiilen hangi borçları üstlendikleri belirleyicidir. Yazışmalarda “yardım”, “nakliye”, “teslim”, “taşıma bedeli” gibi ifadeler bulunması tek başına kesin sonuç doğurmaz; bütün sözleşme ve fiili icra birlikte değerlendirilir.

Sözleşme, ücret ve teslim borcu nasıl belirlenir?

TTK m.850’de taşıma sözleşmesinin temel yapısı açıktır: taşıyıcı eşya taşımasında eşyayı varma yerine götürüp gönderilene teslim eder; gönderen de taşıma ücretini öder. Arızi taşıma m.851 kapsamındaysa, tarafların üstlendiği edimler bu kanuni çerçeve içinde incelenir. Sözleşmeye “nakliye sözleşmesi” adı verilmemiş olması, sözleşmenin gerçek hukuki niteliğini tek başına değiştirmez.

Taşıma ücretinin, güzergâhın, teslim yerinin, eşyanın cinsinin ve miktarının, yükleme-boşaltma sorumluluğunun, teslim tarihinin ve özel koruma talimatlarının yazılı belirlenmesi ispat bakımından önemlidir. Arızi taşımada profesyonel taşıma işletmelerinde bulunan standart sipariş, sevk ve teslim sistemleri çoğu zaman bulunmaz. Bu nedenle sözlü anlaşmaya dayalı ilişkilerde uyuşmazlık daha kolay ortaya çıkar.

Taşıyıcının asli borcu yalnız aracı hareket ettirmek değildir. Eşya taşımasında kanuni hedef, eşyanın varma yerine götürülmesi ve gönderilene teslim edilmesidir. Eşyanın kararlaştırılan teslim noktasından farklı yerde bırakılması, yanlış kişiye verilmesi veya teslim düzenine aykırı hareket edilmesi, taşıma borcunun gereği gibi ifa edilip edilmediği sorununu doğurur.

Zıya, hasar ve gecikme sorumluluğu uygulanır mı?

TTK’nın eşya taşımaya ilişkin hükümleri, taşıyıcının eşyayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar meydana gelen zıya ve hasar ile teslimdeki gecikme bakımından ayrıntılı bir sorumluluk sistemi kurar. TTK m.851 uyarınca bu hükümler arızi taşıyıcı hakkında da somut ilişkiye uygun düştükleri ölçüde uygulanabilir. Bu nedenle taşıma işini tek sefer yapan kişinin “ben profesyonel nakliyeci değilim” savunması, zararın doğduğu olayda kanuni sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Zıya, eşyanın hak sahibine teslim edilememesini; hasar, eşyanın maddi bütünlüğünün veya ekonomik değerinin bozulmasını; gecikme ise teslimin kararlaştırılan veya kanunen belirlenecek taşıma süresinden sonra yapılmasını ifade eden ayrı hukuki durumlardır. Hangi zarar türünün bulunduğu, uygulanacak tazminat ve sorumluluk hükümlerini doğrudan etkiler.

Taşıyıcının sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması için kanunda öngörülen koşullar somutlaştırılmalıdır. “Taşıma benim işim değildi” ifadesi tek başına kanuni kurtuluş sebebi değildir. Aynı şekilde zarar gören taraf da eşyanın taşıyıcıya teslim anındaki durumunu, teslim sonrasındaki hasarı, zarar miktarını ve taşıma ilişkisini mümkün olduğunca yazılı ve görsel delillerle ortaya koymalıdır.

Taşıma senedi yoksa hukuki sonuç değişir mi?

TTK m.856 taşıma senedini düzenler. Taşıma sözleşmesinin taraflardan birinin istemi üzerine taşıma senediyle belgelendirilmesi mümkündür. Ancak taşıma senedinin hiç düzenlenmemiş olması, taşıma sözleşmesini kendiliğinden geçersiz hale getirmez. Arızi taşımalarda da sözleşmenin varlığı ve içeriği başka delillerle ispatlanabilir.

WhatsApp yazışmaları, e-posta, fiyat teklifi, banka havalesi açıklaması, sevk veya teslim fişi, irsaliye, depo giriş-çıkış kaydı, araç ve plaka bilgileri, yükleme fotoğrafları ve teslim tutanağı somut olayın özelliğine göre taşıma ilişkisinin ispatında önem taşıyabilir. Hangi delilin kullanılabileceği ve ispat gücü, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile ticari uyuşmazlıklara ilişkin diğer hükümlerle birlikte değerlendirilir.

Arızi taşıma yapan kişinin “tek iş olduğu için belge düzenlemeye gerek yok” yaklaşımı ciddi uyuşmazlık riski yaratır. Tam tersine, standart profesyonel süreçlerin bulunmadığı arızi taşımada yazılı kayıt daha değerlidir. Taşınan eşyanın paket sayısı, görünür durumu, ağırlığı, özel koruma ihtiyacı, yüklemeyi kimin yaptığı ve teslim alacak kişinin kimliği mümkün olduğunca açık kayda bağlanmalıdır.

Özel taşıma mevzuatı ne zaman önceliklidir?

TTK m.852, deniz, demir ve hava yoluyla taşıma ile posta idaresine ilişkin özel hükümleri saklı tutar. Bu nedenle m.851 kapsamındaki bir arızi taşımanın hangi ulaşım türüyle yapıldığı belirlenmeden uygulanacak hukuk kesinleştirilemez. Uluslararası taşımalarda Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin uygulama şartları da ayrıca dikkate alınmalıdır.

Uluslararası karayolu eşya taşımasında CMR’nin uygulama koşulları oluşmuşsa uyuşmazlık yalnız TTK m.851 üzerinden çözülemez. Deniz, hava, demir yolu veya posta taşımasında da kendi özel düzenlemeleri gündeme gelir. TTK m.851 her taşımanın yalnız Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğunu söylemez; Dördüncü Kitabın uygulama alanını diğer özel düzenlemelerle birlikte kurar.

Bu sebeple taşımanın başlangıç ve varış yeri, uluslararası unsur, kullanılan taşıma türü, tarafların sıfatı ve taşımanın konusu dosyanın başında belirlenmelidir. Yanlış hukuki rejime göre süre, sorumluluk sınırı veya bildirim şartı hesaplanması hak kaybı doğurabilir.

İspat ve belge düzeni nasıl kurulmalıdır?

Arızi taşıma sözleşmesinin yazılı yapılması her durumda geçerlilik şartı olmasa da uyuşmazlığın önlenmesi için temel unsurlar yazılı hale getirilmelidir. Gönderen ve taşıyıcının kimliği, eşyanın cinsi ve miktarı, teslim alma yeri, varma yeri, teslim tarihi, taşıma ücreti, yükleme ve boşaltmanın kime ait olduğu, özel ambalaj veya sıcaklık şartları ve teslim edilecek kişinin bilgileri açıkça belirtilmelidir.

Eşyanın teslim alındığı andaki durumunun fotoğraf veya tutanakla belirlenmesi, sonradan ortaya çıkan zararın taşıma sırasında meydana gelip gelmediğinin tespitini kolaylaştırır. Kırılabilir, tehlikeli, yüksek değerli veya özel koruma isteyen eşyalarda gönderene ait açıklama ve işaretleme yükümlülükleri ayrıca önem taşır. Taşıyıcı kendisine bildirilmeyen özel riski ileri sürebilir; gönderen ise gerekli bilgiyi zamanında verdiğini belgeleyebilmelidir.

Ödeme kayıtları da sözleşmenin niteliğini ortaya koyabilir. Banka havalesinde “taşıma bedeli” veya sevkiyata ilişkin açık açıklama bulunması; teslim tutanağında tarih, saat ve teslim alan kişinin adının yazılması; görünür hasarda çekince kaydı düşülmesi ve ihbarların ispatlanabilir kanaldan yapılması uyuşmazlık halinde belirleyici deliller arasında yer alabilir.

Arızi taşıma yapanlar için kontrol listesi

Arızi taşıma üstlenen kişi, faaliyeti meslek edinmediği düşüncesiyle taşıma hukukunu görmezden gelmemelidir. TTK m.851 gereği Dördüncü Kitap hükümleri uygun düştükleri ölçüde uygulanabilir. Bu nedenle taşıma başlamadan önce sözleşmenin konusu, teslim yeri, ücret, süre, yükleme ve boşaltma sorumluluğu ile özel riskler açıklaştırılmalıdır.

Eşya teslim alınırken paket veya parça sayısı, ambalajın görünür durumu, varsa hasar ve özel talimatlar kayda geçirilmelidir. Yükleme gönderen tarafından yapılıyorsa bunun belgelenmesi önemlidir. Teslim süresi ve varma noktası açık belirlenmeli; taşıma sırasında güzergâh veya teslim şartında değişiklik istenirse talimat yazılı alınmalıdır.

Zıya, hasar veya gecikme meydana geldiğinde olay anındaki belgeler korunmalı, zarar fotoğraflanmalı, teslim sırasında gerekli çekince kayıtları oluşturulmalı ve taraflar arasındaki bildirimler ispatlanabilir şekilde yapılmalıdır. Uyuşmazlığın hangi zamanaşımına tabi olduğu, özel bir taşıma mevzuatının bulunup bulunmadığı ve TTK’daki sorumluluk sınırlarının uygulanıp uygulanmadığı ayrıca incelenmelidir.

Sonuç olarak TTK m.851, “tek seferlik taşıma yaptım, taşıma hukukuna tabi değilim” anlayışını kabul etmez. Eşya veya yolcu taşımayı arızi olarak üstlenen kişi hakkında da Dördüncü Kitap hükümleri uygun düştükleri ölçüde uygulanır. Hukuki nitelendirmede esas olan, kişinin meslek adı değil, somut taşıma borcunun içeriği ve uygulanacak özel hükümlerdir.

İlgili içerikler

Resmî kaynak

Hukuki değerlendirme: Arızi taşımalarda uygulanacak sorumluluk rejimi; taşıma türü, sözleşmenin içeriği, uluslararası unsur, teslim kayıtları ve özel mevzuat birlikte incelenerek belirlenmelidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Bir defa eşya taşıyan kişi TTK’ya tabi olur mu?

Taşıma işini arızi olarak üstlenmişse TTK m.851 gereği Dördüncü Kitap hükümleri uygun düştükleri ölçüde uygulanır.

Nakliye şirketi olmayan kişi taşıyıcı olabilir mi?

Evet. Meslek edinmemiş olmak tek başına engel değildir; somut taşıma borcunun üstlenilip üstlenilmediği belirleyicidir.

Arızi taşıyıcı mutlaka tacir sayılır mı?

Hayır. TTK m.851 taşıma hükümlerinin uygulama alanını genişletir; tacir sıfatı TTK’nın tacire ilişkin genel hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.

Arızi taşıma ile ücretsiz hatır taşıması aynı mıdır?

Hayır. Arızi olma faaliyetin sürekliliğiyle ilgilidir. Ücretsiz hatır taşımasının TTK m.850 anlamında taşıma sözleşmesi oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilir.

Taşıma senedi düzenlenmemişse sözleşme geçersiz olur mu?

Hayır. Taşıma senedinin yokluğu sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz; sözleşmenin varlığı ve içeriği başka delillerle ispatlanabilir.

Arızi taşıyıcı eşyanın hasarından sorumlu olabilir mi?

Evet. TTK’nın zıya ve hasara ilişkin hükümleri somut taşıma ilişkisine uygun düştüğü ölçüde uygulanabilir.

Uluslararası arızi taşımada yalnız TTK mı uygulanır?

Hayır. Uygulanma şartları oluşmuş milletlerarası sözleşmeler ile deniz, hava, demir ve diğer özel taşıma düzenlemeleri ayrıca dikkate alınır.

Arızi taşıma sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?

TTK m.851 özel bir yazılı geçerlilik şekli öngörmez. Ancak taşıma konusu, ücret, teslim, süre ve risklerin yazılı belgelenmesi ispat bakımından önemlidir.

Yazar ve hukuki inceleme: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.850-852 ve bağlantılı taşıma hükümleri esas alınarak 17 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Mersin’de Taşıma Hukuku Avukatı

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin. Türkiye genelindeki taşıma ve ticari uyuşmazlıklar Mersin’den takip edilebilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp