Avustralya NSW AVO ve ADVO Türkiye’de Koruma Sağlar mı? 6284 Sayılı Kanun, MÖHUK 50 ve Acil Tedbirler
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
| Hukuki mesele | Ayrım ve dayanak |
|---|---|
| NSW ADVO | Aile veya ev içi şiddete karşı Avustralya koruma kararı. |
| NSW APVO | Ev içi ilişki bulunmayan kişiler arasındaki AVO. |
| Türkiye’de koruyucu tedbir | 6284 m.3–4: mülki amir ve hâkim yetkileri. |
| Türkiye’de önleyici tedbir | 6284 m.5: uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişim ve diğer yasaklar. |
| Delil şartı | 6284 m.8/3: koruyucu tedbir için belge aranmaz. |
| Yabancı ilamın tenfizi | MÖHUK m.50: yabancı kararın niteliği ayrıca incelenir. |
| Tedbir süresi ve itiraz | 6284 m.8 ve m.9: ilk tedbir azami altı ay; iki hafta itiraz. |

NSW AVO ve ADVO ne anlama gelir, Türkiye’de neden ayrı işlem gerekir?
New South Wales eyaletinde Apprehended Violence Order (AVO), bir kişiyi şiddet, tehdit, taciz, takip ve korkutma gibi davranışlardan korumaya yönelik mahkeme kararıdır. NSW Police ve NSW Local Court resmî açıklamalarına göre iki temel tür bulunur: Apprehended Domestic Violence Order (ADVO), aile veya ev içi ilişki bulunan kişilerin korunması içindir; Apprehended Personal Violence Order (APVO) ise aile veya ev içi ilişki bulunmayan kişiler arasındaki uyuşmazlıklarda gündeme gelir. Belge üzerindeki “AVO” sözcüğü tek başına korunan kişiler, yasaklar ve hukuki kapsam konusunda yeterli açıklama sağlamaz.
NSW Local Court, ADVO kararının Avustralya’nın tamamında uygulanabildiğini açıkça belirtir. Bununla birlikte Avustralya içindeki bu ülke çapında uygulama, mahkeme kararının Türkiye’de kendiliğinden Türk kolluk kuvvetlerinin icra edebileceği bir koruma kararı hâline geldiği anlamına gelmez. Türkiye’de koruma ve uzaklaştırma tedbirleri bakımından 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uygulanır. Bu kanunun 3, 4, 5 ve 8. maddelerinde farklı koruyucu ve önleyici tedbir mekanizmaları vardır.
Özellikle Avustralya’dan Türkiye’ye gelen ya da Türkiye’deki aile bireyinden tehdit alan kişinin yapacağı ilk hukuki ayrım, yabancı ADVO kararının belge olarak değeri ile Türkiye’de acilen talep edilebilecek koruma tedbirinin birbirinden farklı olduğudur. Avustralya kararının yetkili mahkeme, korunan kişi, yasaklanan kişi, kararın süresi ve koşulları bakımından incelenmesi, yeni Türk başvurusunun somut olay anlatımına yardımcı olabilir. Ancak acil korunma için yabancı kararın Türkiye’de tenfiz edilmesini beklemek zorunlu bir başlangıç aşaması olarak gösterilmemelidir.
ADVO ile APVO ayrımı Türkiye’de neden önemlidir?
NSW Police’in açıklamasına göre ADVO, mevcut veya geçmiş ev içi ilişkiye dayanan koruma kararını; APVO ise böyle bir ilişki bulunmayan kişilerin korunmasını konu alır. Eski eş, partner veya aile bireyi hakkında alınan ADVO ile iş arkadaşı veya komşu hakkında alınan APVO aynı başvuru tipi değildir. Kararın başlığı, yasaklanan kişinin korunan kişiyle ilişkisi ve olayın içeriği Türk makama sunulan dilekçede doğru açıklanmalıdır.
Türkiye’de 6284 sayılı Kanun’un koruma kapsamı, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarına ilişkin hükümler içerir. Bu nedenle yalnız Avustralya’daki “domestic” etiketinin bulunup bulunmadığıyla Türkiye’deki hukuki koruma hakkı hakkında karar verilemez. Başvuran kişi ve olayın 6284 kapsamındaki statüsü Türk kanununun şartlarına göre belirlenir. Farklı bir suç veya idari koruma ihtiyacı varsa diğer Türk mevzuatı da ayrıca değerlendirilir.
Örneğin Sydney’de eski eşine karşı ADVO alan kişi, tatil için Mersin’e geldiğinde aynı kişiden tehdit görüyorsa, korunma ihtiyacını doğuran yeni Türkiye olayları Türk makama bildirilir. Melbourne’de bir iş arkadaşına karşı alınan APVO ise Türkiye’de aynı kişiyle karşılaşıldığında koruma talebinin kapsamını belirlemede farklı hukuki sınıflandırma gerektirebilir. Belgeyi yanlış nitelendirmek, doğru müdahale ve delil değerlendirmesini geciktirir.
NSW AVO kararında hangi yasaklar bulunabilir?
NSW Police ve Local Court kaynaklarına göre AVO kararının temel davranış yasakları; korunan kişiye saldırı veya tehdidi, takip etmeyi, taciz ve korkutmayı, ilgili mallara bilerek veya pervasızca zarar vermeyi engellemeye yöneliktir. Bunlar AVO’nun standart ve zorunlu hükümleridir. Ayrıca kararın içeriğine göre evden uzaklaşma, işyerine veya okula yaklaşmama, iletişim kurmama veya avukat üzerinden iletişim kurma gibi ek kısıtlamalar getirilebilir.
Avustralya’dan gelen PDF’nin yalnız ilk sayfası, kararda bütün bu ek yasakların bulunduğunu ispatlamaz. Her ADVO aynı iletişim yasağına veya aynı metre sınırına sahip değildir. Korunan kişi veya avukatı, kararın hangi maddelerinin gerçekten yer aldığını ve ne kadar süre yürürlükte olduğunu kontrol etmelidir. Şiddet uyguladığı iddia edilen kişiye yönelik yasak, belgedeki ad ve eklerle açık olmalıdır.
Bu bilgiler Türkiye’de olgu anlatımını kurmak bakımından önemlidir, fakat Türk hukuku yönünden aynı tedbirlerin otomatik var olduğu anlamına gelmez. 6284 m.5/1-c, korunan kişinin konutuna, okuluna veya işyerine yaklaşmama tedbirini; m.5/1-f ise iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme tedbirini düzenler. Türkiye’de hangi tedbirin gerekli olduğu Türk makamının vereceği kararla belirlenir.
NSW provisional, interim ve final AVO kararları neden karıştırılmamalıdır?
NSW resmî makamlarının bilgilendirmesinde AVO’lar korunma ihtiyacına göre provisional, interim veya final statüsünde bulunabilir. Provisional AVO acil durumlarda geçici koruma için gündeme gelebilir; interim AVO yargılama tamamlanıncaya kadar kullanılabilir; final AVO ise mahkemenin nihai koruma kararıdır. Bu kavramlar aynı kararın üç farklı kesinlik ve sürelilik aşamasını gösterebilir. Dolayısıyla bir belgenin “interim” ibaresini silerek final karar gibi tercüme edilmesi belgeye aykırı olur.
Türkiye’ye sunulacak AVO kararı bakımından kararın hangi tarihte verildiği, hangi tarihte tebliğ edilip uygulanabilir hâle geldiği, süresi ve daha sonra kaldırılıp kaldırılmadığı önemlidir. Özellikle farklı tarihlerde provisional ve final kararlar bulunuyorsa, korunma koşulları da değişmiş olabilir. Önceki geçici belgenin yeni ve yürürlükteki karara rağmen tek belge olarak sunulması yanlış olay anlatımı doğurabilir.
Yabancı kararın güncel durumunu bilmek Türk makamındaki korunma talebinin hukuki dayanağını ortadan kaldırmaz. Türkiye’de yeni tehdit veya şiddet tehlikesi varsa 6284 kapsamında değerlendirme ayrıca yapılır. Avustralya’daki kararın süresi dolmuş olsa da Türkiye’deki güncel tehlike ortadan kalkmış sayılmaz. Benzer şekilde Avustralya’da uzun süre geçerli bir ADVO bulunması, Türkiye’de aynı süreyle koruma kararının kendiliğinden oluşması anlamına gelmez.
Avustralya AVO kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi ayrı mıdır?
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.50, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin verilmiş ve o ülke hukukuna göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icrası için tenfiz kararını düzenler. NSW Local Court tarafından verilmiş AVO, koruma ve önleme amacı taşıyan özel bir karar türüdür. Bunun m.50 anlamında kesinleşmiş yabancı hukuk ilamı sayılıp sayılmayacağı, talep edilen hüküm ve kararın niteliği bakımından incelenmelidir.
Bu nedenle “ADVO var, Türk polisi belgeyi görür görmez NSW kararını ihlalden doğrudan uygulamak zorundadır” demek doğru değildir. Diğer taraftan yabancı AVO’nun Türkiye’de hiçbir hukuki değeri bulunmadığını söylemek de yanlıştır. Karar kişinin daha önceki tehdit iddialarını, koruma ihtiyacını ve yabancı yargı sürecini ortaya koyan delillerden biri olabilir. Yabancı yargısal kararın Türkiye’de tanınması sorunu ile yeni ve bağımsız 6284 tedbiri talebi ayrıdır.
Türk makamına sunulan dosyada esas hedef korunma ise, 6284 sayılı Kanun’un doğrudan başvuru ve acil tedbir hükümleri değerlendirilmelidir. MÖHUK m.50 şartlarının tartışılması, kişi açısından bugünkü güvenlik ihtiyacını karşılayacak koruma başvurusunu gereksiz hâle getirmez. Bu ayrımı doğru yapmak özellikle uluslararası aile uyuşmazlıklarında gereksiz tenfiz tartışması nedeniyle koruma sürecinin gecikmesini önler.
6284 sayılı Kanun m.3–4 hangi koruyucu tedbirleri içerir?
6284 sayılı Kanun m.3, mülki amir tarafından verilebilecek koruyucu tedbirleri düzenler. Uygun barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal rehberlik, hayati tehlike varsa geçici koruma altına alınma ve kanunda öngörülen koşullarda kreş desteği bu madde kapsamındadır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde m.3/2 belirli koruma tedbirlerinin kolluk amirlerince alınmasını ve kanuni sürede mülki amir onayına sunulmasını öngörür.
6284 m.4, hâkim tarafından verilecek koruyucu tedbirleri düzenler. Kişinin işyerinin değiştirilmesi, evli olması hâlinde ayrı yerleşim yeri belirlenmesi, TMK şartları varsa talep üzerine aile konutu şerhi konulması ve hayati tehlikenin önlenmesi için gerekli koşullarda kimlik ve ilgili bilgilerin değiştirilmesi sayılan tedbirler arasındadır. Bu tedbirler NSW AVO’daki standart yasak listesiyle aynı metin değildir; Türk hukukunda korunan kişi için kurulacak ayrı koruma rejimidir.
Türkiye’ye Avustralya’dan gelen kişinin barınma ihtiyacı veya hayati tehlikesi varsa, öncelik hangi koruyucu tedbirin gerekli olduğunun belirlenmesidir. Kişinin Avustralya ADVO sahibi olması ve aynı zamanda Türkiye’de koruma talebinde bulunması birbirini dışlamaz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı resmî açıklamalarında başvurulabilecek koruma tedbirlerini ve ilgili mercileri ayrı ayrı anlatır.
6284 m.5 hangi önleyici tedbirleri sağlar?
6284 sayılı Kanun m.5/1, şiddet uygulayan kişiye yönelik önleyici tedbirler arasında tehdit, hakaret ve aşağılayıcı davranış yasağını; müşterek konuttan uzaklaştırmayı; korunan kişinin konutuna, okuluna ve işyerine yaklaşmamayı; gerekli hâllerde çocukla kişisel ilişkinin gözetim altında yapılmasını veya sınırlandırılmasını; kişisel eşyalara zarar vermemeyi ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmemeyi sayar. Silahların kolluğa teslimine ilişkin ve diğer tedbirler de kanunda düzenlenmiştir.
NSW ADVO’da belirli metre yaklaşmama koşulu bulunan kişi, Türkiye’ye geldiğinde aynı sayısal mesafenin otomatik olarak Türk tedbirine dönüştüğünü varsayamaz. Türkiye’de talep edilen önleyici tedbirin içeriği ve kapsamı, 6284 m.5 uyarınca somut olaya göre belirlenir. Kararın hangi kişileri koruduğu, çocukların durumu, konut ve işyeri bilgileri, irtibat girişimleri ve güncel tehditler ayrı değerlendirilir.
6284 m.5/2, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde sayılan belirli bentler bakımından kolluk amirinin tedbir almasına ve kararın kanuni sürede hâkim onayına sunulmasına imkân tanır. Acil başvuruda usulün yalnız aile mahkemesine yazılı dilekçe sunulmasından ibaret olduğu düşünülmemelidir. İlgili kolluk, mülki amir veya aile mahkemesi üzerinden somut ihtiyaca uygun koruma yolu seçilebilir.
Türkiye’de koruyucu tedbir için Avustralya ADVO belgesi zorunlu mudur?
6284 m.8/3 açık hüküm içerir: koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının resmî SSS sayfası aynı kuralı tekrarlar. Dolayısıyla Türkiye’de korunma ihtiyacı bulunan kişiden sırf AVO’nun apostilli aslı henüz gelmedi diye koruyucu tedbir başvurusu yapmaması istenmemelidir. Önleyici tedbir kararı da geciktirilmeksizin verilir.
Yine de mevcut AVO kararının nüshası, NSW polis şikâyetleri, ihlale ilişkin kayıtlar, tehdit mesajları ve Türkiye’de meydana gelen yeni olayların tarihleri somut başvurunun açıklanması açısından yararlı olabilir. Kanunun koruyucu tedbir için delil belgesi aramaması ile dosyanın doğru ve kronolojik anlatılmasını istemek birbirini dışlamaz. Delil şartının olmadığını bahane ederek olay tarihleri veya ilgili kişi bilgilerinin yanlış sunulması doğru bir hukuki yöntem değildir.
Hayati tehlike bulunan bir olayda yabancı belgeyi apostillemek ve tercüme ettirmek için günler geçirilmesi, 6284’ün acil koruma düzeniyle bağdaşmaz. Kişi öncelikle güvenlik ihtiyacını ilgili kolluk veya en kolay ulaşabileceği tedbir makamına bildirmelidir. Sonrasında NSW kararının resmî örneği, tercüme ve diğer dosya delilleri hukuki süreç içinde tamamlanabilir.
Türkiye’de kim nereye ve hangi usulle başvurabilir?
6284 m.8/1, tedbir kararlarının en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden veya kolluk biriminden talep edilebileceğini düzenler. Başvuru için kişinin yalnız kendi yerleşim yerindeki mahkemeye gitmesini gerektiren tek yol bulunmaz. Kişinin bulunduğu yer, tehlikenin niteliği ve acil korumanın gerekip gerekmediği başvurunun hangi merci önünde yürütülmesini etkiler.
Türkiye’deki başvuruda korunan kişi ile şiddet uyguladığı iddia edilen kişinin kimlikleri, varsa çocuklarla bağlantı, önceki Avustralya AVO’nun türü ve süresi, Türkiye’deki güncel olaylar ile talep edilen tedbirler açıkça gösterilir. Talep yalnız “Avustralya kararım tanınsın” şeklinde kurulmak zorunda değildir. Kanunun m.3–5 hükümlerinden somut ihtiyaca uygun koruma tedbiri bağımsız olarak talep edilebilir.
6284 m.10, verilen tedbir kararlarının ilgili kurum ve kolluk birimlerine bildirilmesi ile uygulanmasına ilişkin esasları düzenler. Türkiye’de fiilen uygulanacak koruma, kararın verilmesi ve ilgili kolluk tarafından takip edilmesiyle ortaya çıkar. NSW’deki emrin Avustralya polisinin sisteminde yer alması, Türk kolluk sisteminde aynı yükümlülüğün otomatik oluştuğu anlamına gelmez.
Türkiye’de tedbir kararı ne kadar sürer ve itiraz süresi nedir?
6284 m.8/2, ilk defasında tedbir kararının en çok altı ay için verilebileceğini düzenler. Bununla birlikte şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesi devam ediyorsa, kanunda öngörülen ilgililerin başvurusu ya da resen değerlendirme ile tedbirin süresi veya şekli değiştirilebilir, tedbir kaldırılabilir veya aynen devam ettirilebilir. Bu nedenle “her tedbir mutlak altı ay sürer” ifadesi doğru değildir.
6284 m.9/1, bu Kanun kapsamında verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilmesini düzenler. İtirazın kanuni usulü ve hangi makamın inceleme yapacağı, kararın verildiği mercie göre belirlenir. Korunan kişi veya tedbirin muhatabı, Avustralya AVO’daki süre ve itiraz kurallarını Türk kararına uygulamamalıdır.
NSW’de final ADVO’nun süresi, yerel mahkeme kararındaki hükümlere bağlıdır. Türkiye’deki tedbir ise 6284 m.8 ve m.9 kapsamında ayrı süre ve itiraz mekanizmasına sahiptir. İki ülke kararının süresini tek takvimde birleştirmek yerine her kararın yürürlük tarihi, başlangıcı, sona ermesi ve değişiklikleri ayrı izlenmelidir.
Türkiye’de tedbir ihlali ile Avustralya ADVO ihlali aynı mıdır?
NSW Police, Avustralya’daki AVO’nun ihlalinin belirli şartlarda suç oluşturabileceğini açıklar. Türkiye’de ise 6284 m.13, bu Kanun kapsamında verilmiş Türk tedbir kararına aykırılığın koşulları ve zorlama hapsini düzenler. Yabancı ADVO’nun kendi başına ihlal edilmesi ile Türk aile mahkemesinin verdiği tedbire aykırılık arasında hukuki dayanak bakımından ayrım vardır.
6284 m.13/1, bu Kanun uyarınca verilen tedbire aykırılık halinde fiil ayrıca suç oluşturmasa bile üç günden on güne kadar zorlama hapsini düzenler. Tekrarlanan ihlallerde on beş günden otuz güne kadar süre öngörülür ve kanunun toplam süre sınırı saklıdır. Somut ihlal iddiasında Türk tedbir kararının neyi yasakladığı ve muhataba nasıl bildirildiği incelenir.
Bir kişinin Türkiye’de tehdit, takip veya yaralama eyleminde bulunması ayrıca Türk Ceza Kanunu bakımından suç oluşturabilir. Ceza sorumluluğu ile 6284 koruma tedbiri, tek başına aynı dosya ve aynı hukuki sonuç değildir. Tehlike devam ediyorsa soruşturma sürecinin tamamlanmasını beklemeden koruma başvurusunun yürütülmesi mümkündür.
NSW ADVO, çocukla kişisel ilişki ve Türkiye’de velayet bakımından nasıl değerlendirilir?
NSW AVO’da ebeveynlerin birbirine yaklaşması veya iletişim kurması sınırlanmış olabilir. Ancak bu belgeyi Türkiye’deki velayet veya kişisel ilişki düzeninin tümüyle ortadan kalktığını gösteren genel bir karar saymak doğru değildir. Çocukla görüşme düzeninin içeriği, NSW aile hukuku kararları, Türk aile hukuku tedbirleri ve çocuğun güvenliği bakımından ayrı incelenir.
6284 m.5/1-ç, çocuklarla ilgili daha önce verilmiş kişisel ilişki kararı varsa bu ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlandırılması veya tümüyle kaldırılması gibi tedbirlerin uygulanabileceğini düzenler. Bu hüküm çocuğun korunması bakımından önemlidir. NSW’de ebeveynler arasında bulunan AVO hükmünü tercüme ederek Türkiye’deki velayet kararının yerine koymak, kararların hukuki konularını karıştırır.
Çocuk Avustralya’dan Türkiye’ye götürülmüş ve iade sorunu da mevcutsa, 1980 Lahey Sözleşmesi ve 5717 sayılı Kanun kapsamında ayrı uluslararası iade süreci doğabilir. Avustralya–Türkiye çocuk iadesi ve merkezî makam yazımız bu başka hukuki konuyu açıklar. Koruma tedbiri, velayet davası ve çocuk iadesi birbirinin yerine kullanılabilecek aynı başvuru değildir.
Avustralya kararını Türk dosyasına sunarken hangi belgeler ayrılır?
NSW Local Court’un verdiği AVO kararının tamamı, korunan kişiler listesi, başvurulan kişinin kimliği, zorunlu ve ek yasaklar, düzenleme tarihi, süresi, varsa uzatma veya kaldırma kararı ayrı belge başlıkları olarak kontrol edilir. İlgili NSW polis kaydı ve yeni ihlale ilişkin resmî belge varsa bunlar da dosyaya eklenebilir. Yalnız sosyal medyada paylaşılan bir mahkeme ekran görüntüsü, resmî kararın bütün koşullarını gösteren belgeyle eşdeğer tutulmamalıdır.
Yabancı resmî kararın Türkiye’de delil olarak kullanılması için gerektiğinde Lahey Apostil Sözleşmesi kapsamındaki uygun tasdik ve usulüne uygun Türkçe tercüme değerlendirilir. Burada apostil, yabancı kararın kaynak ve tasdik şartlarını ilgilendirir; Türk 6284 tedbirini kendiliğinden doğurmaz. Ayrıca 6284 m.8/3 uyarınca koruyucu tedbir için delil veya belge aranmadığından, acil tehlike altında bulunan kişi apostil işleminin tamamlanmasını beklemek zorunda değildir.
Türkiye’deki tehdit olayları bakımından kronolojik mesaj kayıtları, kolluk başvuruları, varsa sağlık belgesi, tanık bilgileri ve çocukların güvenliğine ilişkin olgular ayrı açıklanır. Ancak bunların hepsinin bulunması 6284 koruyucu tedbiri bakımından zorunlu ön koşul değildir. Belgeleri düzenlemenin amacı koruma ihtiyacını ve talep edilen tedbirin kapsamını doğru göstermektir.
Üç Avustralya–Türkiye koruma senaryosunda hukuki yol nasıl ayrılır?
Örnek 1: NSW’de eski eşine karşı ADVO bulunan kişi Mersin’e gelir ve aynı eş tarafından yeniden tehdit edilir. NSW kararı geçmiş ilişki ve koruma şartları bakımından belge olarak sunulabilir. Türkiye’de güncel tehlike için 6284 m.3–5 kapsamında koruma ve önleyici tedbir talep edilir. Yabancı kararın otomatik Türk kararı sayılması veya tenfiz sonucu beklenmesi korunmanın zorunlu ilk aşaması değildir.
Örnek 2: Sydney’de komşuya karşı APVO bulunan kişi, Türkiye’de farklı bir şehirde aynı komşunun ısrarlı takibine uğrar. Avustralya belgesi ev içi şiddet değil kişisel şiddet başlığında düzenlenmiş olabilir. Türkiye’de 6284 sayılı Kanun’un tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarına ilişkin kapsamı ile gerekirse ilgili ceza hükümleri ayrı değerlendirilir. Kişilerin Avustralya’daki ilişki türü, Türk hukuku kapsam incelemesini gereksiz kılmaz.
Örnek 3: NSW’de provisional ADVO alınmıştır; kişi Türkiye’ye dönene kadar NSW mahkemesi daha sonra final kararı vermiştir. Türkiye’de doğru delil seti için her kararın tarih ve koşulları ayrı gösterilir. Korunma ihtiyacı varsa Türk merciinden yeni tedbir istenir. NSW’deki final kararın süresi ve Türkiye’de alınan tedbirin süresi birbirine karıştırılmaz.
Türkiye’ye dönüşte acil koruma için uygulanacak hukuki kontrol planı
İlk adım, kişinin güvenliğini esas alarak Türkiye’de bulunduğu yerin kolluk birimine veya 6284 kapsamında en hızlı ulaşabileceği mercie başvurmasını sağlamaktır. İkinci adım, korunan kişi ve şiddet uyguladığı iddia edilen kişinin kimlik bilgilerini, mevcut Avustralya ADVO veya APVO kararını ve Türkiye’deki güncel tehlikenin olay tarihlerini ortaya koymaktır. Üçüncü adım, koruyucu tedbirlerle önleyici tedbirleri m.3–5 üzerinden ayırmaktır.
Dördüncü adım, korunma talebini yabancı mahkeme kararının tenfiziyle karıştırmadan 6284 m.8’deki acil usule göre yürütmektir. Beşinci adım, karar verildikten sonra uygulanacak kolluk ve bildirim sürecini izlemektir. Altıncı adım, mevcut kararda yaklaşmama, iletişim yasağı, barınma veya çocuklarla kişisel ilişki düzeninin hangi biçimde kurulduğunu yazılı olarak doğrulamaktır.
Yedinci adım, kararın süresini ve kanunda öngörülen değişiklik veya itiraz olanaklarını ayrı takip etmektir. Sekizinci adım, bir ihlal gerçekleşirse ilgili Türk tedbir kararının koşullarını temel alarak durumu Türk kolluğuna bildirmektir. Türkiye genelindeki hukuki dosyalar Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu’nun Mersin ofisinden koordine edilir; acil tehlike söz konusuysa hukuki belge hazırlığı can güvenliği tedbirlerinin önüne geçirilmemelidir.
NSW AVO, ADVO ve 6284 sayılı Kanun hakkında 12 sık sorulan soru
1. NSW ADVO Türkiye’de otomatik koruma kararı olur mu?
Hayır. NSW Local Court’un ADVO kararı Avustralya genelinde uygulanabilir; Türkiye’de 6284 sayılı Kanun kapsamında ayrıca tedbir talebi ve Türk makamının kararı değerlendirilir. Yabancı karar başvuruda belge olabilir.
2. NSW AVO ve ADVO arasındaki fark nedir?
AVO genel adı ifade eder. ADVO ev içi/aile ilişkisine dayalı koruma, APVO ise böyle bir ilişki bulunmayan kişiler arasındaki koruma içindir. NSW Police bu iki türü ayrı açıklar.
3. ADVO varsa Türkiye’ye geldiğimde polis otomatik uygulama yapar mı?
Avustralya ülke içi uygulama gücü Türkiye’de otomatik icra anlamına gelmez. Türkiye’de güncel tehdit varsa 6284 m.3–5 ve m.8 uyarınca koruma ve önleyici tedbir talep edilir.
4. Koruyucu tedbir için apostilli ADVO aslı şart mıdır?
6284 m.8/3, koruyucu tedbir kararı verilmesi için şiddetin uygulandığı konusunda delil veya belge aranmayacağını açıkça söyler. Yabancı kararın varlığı yardımcı belge olabilir; acil koruma başvurusu için apostil beklenmemelidir.
5. Türkiye’de uzaklaştırmayı hangi makam verir?
6284 m.5 kapsamındaki önleyici tedbirler hâkim tarafından verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan belirli durumlarda kolluk amirinin geçici tedbir alma ve kanuni sürede hâkim onayı alma yetkisi vardır.
6. Türkiye’de barınma ve geçici koruma talep edilebilir mi?
Evet. 6284 m.3 kapsamında mülki amirce verilebilecek koruyucu tedbirler arasında uygun barınma yeri ve hayati tehlike hâlinde geçici koruma bulunur. Somut şartlara göre değerlendirme yapılır.
7. 6284 tedbirinin ilk süresi kaç aydır?
6284 m.8/2’ye göre ilk tedbir kararı en çok altı ay için verilir. Şiddet veya tehlike sürüyorsa kanuni şartlarla devamına, değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verilebilir.
8. Türkiye’de tedbir kararına itiraz süresi nedir?
6284 m.9’a göre tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. NSW AVO itiraz süresi farklı olduğundan iki ülke kararı ayrı izlenmelidir.
9. Türkiye’de koruma tedbiri ihlal edilirse ne olur?
6284 m.13, Türk tedbir kararının ihlalinde koşullarına göre zorlama hapsi düzenler. İhlalin ayrıca suç oluşturması hâlinde Türk Ceza Kanunu bakımından da değerlendirme yapılır.
10. NSW kararında iletişim yasağı yoksa Türkiye’de istenebilir mi?
6284 m.5/1-f Türkiye’de korunan kişinin iletişim araçlarıyla rahatsız edilmemesi yönünde önleyici tedbir düzenler. Somut ihtiyaca göre Türk makamından bu tedbir talep edilebilir; NSW kararındaki koşullarla otomatik özdeş değildir.
11. Avustralya AVO Türkiye’deki velayet veya çocuk iadesi yerine geçer mi?
Hayır. Koruma kararı, velayetin esası ve 1980 Lahey kapsamında uluslararası çocuk iadesi ayrı hukuki yollardır. 6284 m.5 çocukla kişisel ilişkiye dair koruyucu kısıtlamalara imkân verebilir.
12. Avustralya’dan gelen kişi Türkiye’de nereye başvurmalıdır?
6284 m.8/1 tedbirin en hızlı ulaşılabilecek yer hâkimi, mülki amir veya kolluktan istenebileceğini öngörür. Acil güvenlik tehlikesinde kişinin bulunduğu yerde derhal kolluğa başvurması önceliklidir.
Resmî kanun ve kurum kaynakları
- NSW Local Court – Apprehended Violence Orders, ADVO/APVO ve Avustralya genelinde uygulama
- NSW Police – AVO türleri ve standart/ek yasaklar
- NSW Government – Provisional, Interim ve Final AVO farkları
- NSW Government – AVO koşulları ve sınırlamalar
- Türkiye Büyük Millet Meclisi – 6284 sayılı Kanun
- T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı – Koruyucu ve önleyici tedbirlerin kapsamı
- T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı – 6284 kapsamında delil şartı, itiraz ve uygulama
- 5718 sayılı MÖHUK m.50 ve devamı
İstanbul ofisi
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.