B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Bağışlanan Şey Zarar Verirse Bağışlayan Sorumlu mu? TBK 294

Kısa ve net cevap: Bağışlayan, bağışlamadan doğan her zarardan otomatik olarak sorumlu değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 294. maddesine göre bağışlayan, bağışlamadan doğan zarardan ancak zarara ağır kusuruyla sebep olmuşsa bağışlanana karşı sorumlu olur. Buna ek olarak bağışlayan, bağışlanan şey veya alacak hakkında ayrıca bir garanti sözü vermişse, verdiği garanti ölçüsünde sorumluluk taşır. Bu nedenle bağışlamada sorumluluk değerlendirmesi; zararın kaynağı, bağışlayanın kusur derecesi ve ayrıca garanti verilip verilmediği üzerinden yapılır.

Bağışlayanın bağışlamadan doğan zarardan sorumluluğu ve TBK 294

TBK 294 Bağışlayanın Sorumluluğu İçin Hangi Kuralı Koyuyor?

Türk Borçlar Kanunu m.294 iki ayrı kural içerir. Birinci fıkraya göre bağışlayan, bağışlamadan doğan zarardan ancak zarara ağır kusuruyla sebep olmuşsa sorumludur. İkinci fıkra ise bağışlayanın bağışlanan şey veya alacak hakkında ayrıca garanti sözü vermesi hâlini düzenler. Bu durumda bağışlayan, garanti taahhüdünün kapsamıyla sorumludur.

Bağışlama karşılıksız bir kazandırmadır. Bağışlayan, karşı taraftan denk bir karşı edim elde etmez. Kanun bu sözleşme tipinin karşılıksız niteliğini dikkate alarak bağışlayanın zarar sorumluluğunu diğer bazı sözleşmelere göre daraltmıştır. Bu nedenle her eksiklik, her bozulma veya her olumsuz sonuç bağışlayanın tazminat sorumluluğunu doğurmaz.

Ancak “bağış olduğu için hiçbir sorumluluk yoktur” sonucu da yanlıştır. Ağır kusur varsa m.294 açıkça sorumluluk öngörür. Ayrıca bağışlayan belirli bir özellik, hukuki durum veya alacağın varlığı hakkında garanti vermişse, bu taahhüt ayrıca bağlayıcıdır.

Kanunun güncel metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilebilir. TBK m.294, bağışlama sözleşmesinin özel hükümleri arasında yer alır.

Ağır Kusur Neden Belirleyicidir?

TBK m.294’ün ilk fıkrası, bağışlayanın zarar sorumluluğunu “ağır kusur” eşiğine bağlar. Bu nedenle bağışlanan kişi zarar gördüğünü ileri sürdüğünde yalnız zararı göstermesi yeterli değildir. Zararın bağışlamayla bağlantısı ve bağışlayanın ağır kusuru birlikte ortaya konulmalıdır.

Ağır kusur değerlendirmesi, her olayın kendi koşullarına göre yapılır. Burada önemli olan, bağışlayanın davranışının sıradan bir dikkat eksikliğinin ötesinde ağır bir özensizlik veya bilinçli ihmal niteliği taşıyıp taşımadığıdır. Kanun maddesi “kusur” değil açıkça “ağır kusur” ifadesini kullanır. Bu nedenle hukuki değerlendirme yapılırken madde metnindeki bu eşik düşürülmemelidir.

Bağışlanan malın tehlikeli veya ciddi zarar doğurabilecek bilinen bir özelliğinin kasıtlı biçimde gizlenmesi ile bağışlayanın hiçbir şekilde bilmediği ve bilmesinin beklenemeyeceği gizli bir durum aynı hukuki kategoriye konulamaz. Somut dosyada bağışlayanın bilgisi, davranışı, açıklamaları ve zararla nedensellik bağı ayrı ayrı incelenir.

Bağışlama tarihindeki belge ve mesajlar bu nedenle önemlidir. Bağışlayan belirli bir riskin farkında olduğunu yazılı olarak ifade etmiş, buna rağmen hiçbir uyarı yapmadan malı devretmişse bu kayıtlar kusur değerlendirmesinde dikkate alınır. Buna karşılık sonradan ortaya çıkan ve bağışlayanın bilgi alanı dışında kalan bir durum, sırf bağışlama gerçekleşti diye otomatik tazminat borcu yaratmaz.

“Bağışlamadan Doğan Zarar” Nasıl İncelenir?

TBK m.294 kapsamındaki ilk soru zararın gerçekten bağışlamadan doğup doğmadığıdır. Bağışlanan malın devrinden tamamen bağımsız bir zarar bu maddeye bağlanamaz. Zarar ile bağışlama konusu veya bağışlayanın bağışlama sürecindeki davranışı arasında hukuken anlamlı bir bağlantı bulunmalıdır.

İkinci soru zararın miktarıdır. Tazminat talebi soyut bir memnuniyetsizliğe değil, ispatlanabilir bir zarara dayanmalıdır. Maddi zarar iddiasında fatura, onarım kaydı, ekspertiz, değer kaybı belgesi veya başka objektif kayıtlar önem taşır. Kişiye veya başka mallara zarar meydana gelmişse olayın oluş biçimini gösteren teknik ve resmi kayıtlar da değerlendirilir.

Üçüncü soru ağır kusurdur. Bağışlayanın davranışı ile zarar arasında nedensellik bağı bulunmadan m.294’e dayanılarak sorumluluk kurulamaz. Bu nedenle “mal bozuldu” veya “beklediğim gibi çıkmadı” ifadesi tek başına maddenin şartlarını karşılamaz.

Bağış konusu bir alacak ise de aynı madde uygulanabilir. Kanun ikinci fıkrada “bağışlanılan şey veya alacak” ifadesini kullanır. Bu nedenle alacağın varlığı, tahsil kabiliyeti veya belirli niteliği hakkında ayrıca garanti verilip verilmediği incelenmelidir.

Bağışlayan Garanti Sözü Vermişse Ne Olur?

TBK m.294/2, bağışlayanın bağışlanan şey veya alacak hakkında ayrıca garanti sözü vermesi hâlinde bu garantiyle sorumlu olacağını düzenler. Bu hüküm, ilk fıkradaki ağır kusur kuralından farklı bir sorumluluk kaynağıdır. Garanti taahhüdü varsa, bağışlayanın bu taahhüdünün içeriği ve kapsamı belirlenir.

Garanti sözünün belirsiz bırakılmaması gerekir. “Sorunsuzdur”, “şu tarihe kadar çalışacaktır”, “üzerinde üçüncü kişi hakkı yoktur” veya “alacak şu miktarda mevcuttur” gibi ifadelerin hukuki anlamı, bağlamına ve sözleşmedeki düzenlemeye göre değerlendirilir. Garanti verildiği ileri sürülüyorsa bunun mümkün olduğunca yazılı belgeyle ispatlanması uyuşmazlığı azaltır.

Bağışlayan garanti vermemişse, satış sözleşmesindeki satıcıya özgü bütün sorumluluk hükümlerinin otomatik biçimde bağışlayana uygulanacağı varsayımı doğru değildir. Bağışlama sözleşmesinin karşılıksız niteliği nedeniyle TBK özel bir sorumluluk rejimi kurmuştur.

Garanti taahhüdü özellikle yüksek değerli taşınır, ticari ekipman, araç, kıymetli evrak veya alacak bağışlarında önem taşır. Tarafların, garanti edilen niteliği, süreyi ve kapsamı açık biçimde yazması ispat bakımından güçlü bir yöntemdir.

Bağışlanan Şeyde Ayıp veya Üçüncü Kişi Hakkı Varsa Ne Olur?

Bağışlamada ayıp veya üçüncü kişi hakkı iddiası, satış sözleşmesiyle aynı mantıkta değerlendirilmemelidir. TBK m.294 bağışlayanın sorumluluğunu özel olarak sınırlar. Bağışlanan kişi bir zarar talep ediyorsa, ağır kusur veya ayrıca verilmiş garanti sözünün bulunup bulunmadığı belirleyicidir.

Üçüncü kişinin hak iddiası özellikle araç, makine, kıymetli eşya veya alacak devrinde ortaya çıkabilir. Bağışlayan belirli bir hukuki durumu garanti etmişse, bu garanti m.294/2 kapsamında sonuç doğurur. Garanti yoksa bile bağışlayanın üçüncü kişi hakkını bilerek ve ağır kusurlu biçimde gizlemesi m.294/1 bakımından ayrıca incelenir.

Taşınmaz bağışında tapu sicili ve resmi senet doğrudan incelenmelidir. Taşınmaz bağışının şekil şartları için TBK 288 taşınmaz bağışı rehberi kullanılabilir. Bağıştan sonra ortaya çıkan miras uyuşmazlıklarında ise işlemin bağış mı, görünürde satış mı olduğu ayrı bir konu olabilir; muris muvazaası rehberi bu ayrımı açıklar.

Bağışlayanın Sorumluluğu Nasıl İspatlanır?

TBK m.294 uyuşmazlığında delil planı dört ana konuya ayrılmalıdır: bağışlama işlemi, zarar, ağır kusur veya garanti ve nedensellik bağı. Bu unsurlardan biri eksikse yalnız “bağışlanan şey sorunlu çıktı” iddiası yeterli olmaz.

  • Bağışlama sözleşmesi veya teslim belgesi,
  • Bağışlanan malın devir anındaki durumunu gösteren kayıtlar,
  • Taraflar arasındaki mesaj ve e-postalar,
  • Garanti taahhüdü varsa yazılı metin,
  • Zararı gösteren fatura, ekspertiz ve teknik raporlar,
  • Arıza veya zararın oluş tarihini gösteren servis kayıtları,
  • Üçüncü kişi hakkı varsa sicil ve resmi kayıtlar,
  • Bağışlayanın riski bildiğini gösteren hukuka uygun deliller.

Özellikle garanti sözü bakımından sözleşmenin kelimeleri önemlidir. Bir özellik yalnız tanımlanmış mı, yoksa belirli bir sonuç açıkça garanti edilmiş mi? Bu ayrım yapılmadan sorumluluk kapsamı belirlenemez.

Elektronik yazışmalarda tek bir ekran görüntüsü yerine konuşma bütünlüğünün ve tarihin korunması gerekir. Teknik zarar iddiasında ise tarafların kişisel değerlendirmesi yerine uzman incelemesi daha sağlıklı sonuç verir.

TBK 294 Diğer Bağışlama Hükümlerinden Nasıl Ayrılır?

TBK m.294 zarar sorumluluğuna ilişkindir. Bağışlama önerisinin kabulden önce geri alınmasını düzenleyen TBK m.293 başka bir konudur. Bu konuda TBK 293 bağışlama önerisinin geri alınması rehberi incelenebilir.

Bağışlananın bağışlayandan önce ölmesi hâlinde malın geri dönüşünü düzenleyen TBK m.292 de farklıdır. TBK 292 bağışlayana dönme koşulu rehberi ölüm koşulunu ve tapu şerhini açıklar.

TBK m.295 ve devamı ise bağışlamanın belirli sebeplerle geri alınması ve bağışlama sözünü ifadan kaçınma hakkıyla ilgilidir. TBK m.294’e dayalı tazminat talebi ile bağışın geri verilmesi talebi aynı hukuki talep değildir.

Bu nedenle bir dosyada “bağışlanan şey zarar verdi” ile “bağışlanan kişi ağır suç işledi” veya “bağışlanan benden önce öldü” olayları aynı başlık altında çözülmemelidir. Her biri farklı madde, farklı şart ve farklı ispat konusuna sahiptir.

Uyuşmazlıkta İnceleme Sırası Nasıl Olmalıdır?

  1. Önce geçerli bir bağışlama işlemi olup olmadığı belirlenir.
  2. Bağış konusu mal veya alacak kesin olarak tanımlanır.
  3. İleri sürülen zarar ve zarar tarihi tespit edilir.
  4. Zarar ile bağışlama arasındaki nedensellik bağı incelenir.
  5. Bağışlayanın davranışında ağır kusur bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
  6. Ayrıca garanti sözü verilmiş olup olmadığı araştırılır.
  7. Garanti varsa kapsamı ve ihlal edilen özellik belirlenir.
  8. Zarar miktarı objektif belgelerle hesaplanır.
  9. Talebin tazminat mı yoksa bağışın geri verilmesine ilişkin başka bir talep mi olduğu ayrılır.
  10. Güncel mevzuat ve görev-yetki kuralları dava öncesinde kontrol edilir.

Bu sıra, m.294’ün ağır kusur ve garanti olmak üzere iki ayrı sorumluluk temelini karıştırmadan incelemeyi sağlar.

Sık Sorulan Sorular

Bağışlanan mal bozuk çıkarsa bağışlayan her durumda tazminat öder mi?

Hayır. TBK m.294’e göre bağışlayan bağışlamadan doğan zarardan ancak ağır kusuruyla sebep olmuşsa sorumludur; ayrıca garanti sözü vermişse garanti kapsamındaki sorumluluk doğar.

Bağışlayan hafif kusurundan sorumlu mu?

TBK m.294 özel olarak ağır kusur şartını arar. Bu nedenle maddenin zarar sorumluluğu bakımından eşik ağır kusurdur.

Garanti verilmişse ağır kusur ayrıca aranır mı?

Garanti sözü m.294/2’de ayrı bir sorumluluk temelidir. Garanti verildiyse bağışlayan verdiği garanti kapsamında sorumludur.

Sözlü garanti geçerli olur mu?

Garanti iddiasının şekli ve ispatı somut işlemin niteliğine göre değerlendirilir. Yazılı garanti, kapsam ve ispat bakımından çok daha açıktır.

Bağışlanan alacak tahsil edilemezse bağışlayan sorumlu olur mu?

Otomatik olarak değil. Alacağın varlığı veya tahsil edilebilirliği hakkında ayrıca garanti verilip verilmediği ve ağır kusur bulunup bulunmadığı incelenir.

Bağışlanan araçta gizli arıza çıkarsa ne olur?

Arızanın bağışlama anındaki durumu, bağışlayanın bilgisi ve davranışı, ağır kusur ve varsa garanti taahhüdü araştırılır. Sırf arıza çıkması tek başına m.294 sorumluluğu doğurmaz.

Bağışlanan şey üçüncü kişiye ait çıkarsa ne olur?

Bağışlayan bu hukuki durum hakkında garanti vermişse garanti kapsamında; ağır kusurlu davranmışsa m.294/1 kapsamında sorumluluk değerlendirilir. Sicil ve devir kayıtları önemlidir.

TBK 294 bağışı geri alma maddesi midir?

Hayır. TBK m.294 bağışlayanın zarar sorumluluğunu düzenler. Bağışlamanın geri alınması TBK m.295 ve devamında düzenlenmiştir.

Zararın miktarı nasıl ispatlanır?

Fatura, servis kaydı, ekspertiz, teknik rapor ve diğer objektif belgelerle zarar ve nedensellik bağı ortaya konulmalıdır.

Bağışlayan hiçbir garanti vermediyse sorumluluk tamamen kalkar mı?

Hayır. Garanti olmasa da bağışlayan zarara ağır kusuruyla sebep olmuşsa TBK m.294/1 uyarınca sorumludur.

Sonuç

TBK m.294 bağışlayanın zarar sorumluluğunu iki temel üzerinden düzenler: ağır kusur ve ayrıca verilen garanti sözü. Bağışlamadan doğan her olumsuz sonuç bağışlayanın tazminat borcu anlamına gelmez. Zarar, nedensellik bağı, ağır kusur ve garanti kapsamı ayrı ayrı incelenmelidir.

Güncellik: 23 Eylül 2026. Temel dayanak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.294’tür. Bağışlamanın şekli ve diğer sonuçları bakımından TBK m.285–298 hükümleri birlikte değerlendirilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp