Bağışlama Önerisi Kabulden Önce Geri Alınabilir mi? TBK 293
Kısa ve net cevap: Evet. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 293. maddesine göre bir kişi, başkasına bağışlamayı önerdiği bir malı kendi diğer mallarından fiilen ayırmış olsa bile, bağışlanan bağışlama önerisini kabul edinceye kadar önerisini geri alabilir. Bu hak, bağışlama sözleşmesinin henüz kurulmadığı kabul öncesi aşamaya ilişkindir. Kabul gerçekleşmişse artık TBK m.293’e dayanılarak “öneriyi geri alma” yoluna gidilemez; varsa bağıştan geri alma, ifadan kaçınma veya başka bir hukuki sebep kendi şartlarına göre değerlendirilir.

TBK 293’ün Açık Kuralı Nedir?
TBK m.293 bağışlama önerisinin geri alınmasını özel olarak düzenler. Kanuna göre bağışlama teklifinde bulunan kişi, bağışlamak istediği malı başka mallarından ayırmış olsa dahi, karşı tarafın kabulüne kadar teklifini geri alabilir. Maddenin koruduğu aşama, henüz bağışlama sözleşmesinin kurulmadığı dönemdir.
Bağışlama bir sözleşmedir. Bu nedenle yalnız bağışlayanın “bu malı sana bağışlayacağım” yönündeki tek taraflı iradesi her durumda tamamlanmış bir bağışlama sözleşmesi oluşturmaz. Sözleşmenin kurulması için öneri ile kabulün karşılıklı ve birbirine uygun olması gerekir. TBK m.293, bağışlama bakımından kabul gerçekleşene kadar öneride bulunan kişiye özel ve açık bir geri alma imkânı tanımıştır.
Bu düzenleme özellikle bağışlanacak malın hazırlanmış, paketlenmiş, ayrı bir depoya konulmuş, envanterde ayrılmış veya teslim için fiziksel olarak hazır hâle getirilmiş olduğu dosyalarda önem taşır. Kanun, malın diğer mallardan fiilen ayrılmış olmasının tek başına bağışlama önerisini geri alınamaz hâle getirmediğini açıkça belirtir.
Güncel kanun metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilebilir. Bağışlama hükümleri TBK m.285–298 arasında düzenlenmiştir.
Bağışlananın Kabulü Neden Belirleyicidir?
TBK m.293’te sınır açık biçimde “bağışlananın kabulüne kadar” olarak belirlenmiştir. Bu nedenle dosyada ilk incelenecek tarih, bağışlama teklifinin yapıldığı tarih değil, kabulün gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçekleşmişse hangi tarihte gerçekleştiğidir.
Kabul açık bir beyanla yapılmış olabilir. Yazılı mesaj, sözleşme imzası, teslim tutanağı veya bağışın niteliğine göre başka bir belge kabulü gösterebilir. Kabulün hangi şekilde geçerli olacağı, bağışlama işleminin şekil şartlarından bağımsız düşünülemez. Özellikle taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki ayni haklar bakımından resmi şekil kuralları uygulanır. Bu nedenle günlük konuşmadaki “kabul ettim” ifadesi ile resmi şekle tabi bir bağışlamanın hukuken tamamlanması aynı şey değildir.
Kabul gerçekleşmeden önce öneri geri alınmışsa, TBK m.293’ün öngördüğü geri alma hakkı kullanılmış olur. Buna karşılık kabul gerçekleştikten sonra “teklifimi geri alıyorum” demek, kurulmuş sözleşmeyi m.293’e dayanarak sona erdirmez. Kabul sonrası aşamada bağışlama sözleşmesinin niteliğine, ifa edilip edilmediğine ve varsa kanuni geri alma sebeplerine bakılır.
Bu ayrım pratikte önemlidir. “Bağışlamadan vazgeçtim” cümlesinin hukuki sonucu, söylendiği tarihte henüz kabul bulunup bulunmadığına göre tamamen değişir. Bu nedenle yazışmaların, resmi senet taslaklarının, toplantı tutanaklarının ve teslim belgelerinin tarih sırası korunmalıdır.
Bağışlanacak Malın Diğer Mallardan Ayrılması Sonucu Değiştirir mi?
Hayır. TBK m.293 bu ihtimali özellikle düzenlemiştir. Bağışlayan, malı başka mallarından fiilen ayırmış olsa bile, kabul gerçekleşmemişse öneriyi geri alabilir. Dolayısıyla malın depodan çıkarılması, etiketlenmesi, ayrı bir odaya konulması veya teslim için ayrılmış olması tek başına bağışlama sözleşmesini kurmaz.
Fiili ayırma, uyuşmazlıkta delil değeri taşıyabilir. Örneğin bağışlama iradesinin ciddi olduğunu gösterebilir. Fakat maddenin açık hükmü karşısında, sırf bu fiili hazırlık nedeniyle önerinin geri alınamayacağı söylenemez. Kanun koyucu, fiziksel hazırlık ile hukuki kabulü birbirinden ayırmıştır.
Taşınırın zilyetliğinin gerçekten devredildiği ve elden bağışlamanın TBK m.289 anlamında tamamlandığı durumda ise mesele artık sadece “öneri” aşamasında değildir. Elden bağışlama, bağışlayanın taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulur. Bu nedenle bir malın yalnız ayrılması ile fiilen teslim edilmesi aynı hukuki olay değildir.
Bu ayrım, yüksek değerli taşınırların bağışında özellikle önemlidir. Araç, ziynet, sanat eseri, makine veya ticari eşya “bağış için ayrılmış” olabilir; fakat henüz zilyetlik ve gerekli tescil/şekil işlemleri gerçekleşmemiş olabilir. Uyuşmazlıkta malın nerede ve kimin hakimiyetinde bulunduğu, teslim tutanağı olup olmadığı ve kabul beyanının tarihi birlikte incelenir.
Bağışlama Önerisinin Geri Alınması Nasıl Bildirilmelidir?
TBK m.293 geri alma hakkının varlığını açıkça düzenler. Uyuşmazlık çıkmaması için geri alma iradesinin karşı tarafa açık ve ispatlanabilir biçimde bildirilmesi gerekir. “Belki vermeyeceğim”, “şimdilik bekleyelim” veya kapsamı belirsiz ifadeler yerine, bağışlama önerisinin geri alındığını açıkça belirten bir bildirim kullanılmalıdır.
Kanunda her bağışlama önerisi için tek tip noter bildirimi şartı öngörülmemiştir. Ancak işlemin değeri, niteliği ve sonradan çıkabilecek ispat sorunu dikkate alınarak yazılı ve tarih tespiti yapılabilir bir yöntem tercih edilmelidir. Özellikle taraflar arasında sonradan “geri alma kabulden önce mi sonra mı yapıldı?” uyuşmazlığı çıkabilecekse zaman damgası taşıyan kayıtlar önem kazanır.
Taşınmaz bağışında resmi işlem hazırlığı başlamışsa geri alma iradesinin noterlik veya tapu işlemiyle ilişkili belgelerde de açık hâle getirilmesi gerekir. Bir taraftan özel mesajla “vazgeçtim” denilirken diğer taraftan resmi işlemin tamamlanmasına devam edilmesi, ispatı gereksiz biçimde karmaşıklaştırır.
Geri alma bildiriminin konusu da belirli olmalıdır. Birden fazla mal için ayrı bağış teklifleri varsa hangi mal veya hak bakımından önerinin geri alındığı açıkça yazılmalıdır. Bütün öneriler geri alınacaksa bunun da tereddütsüz ifade edilmesi gerekir.
Taşınmaz Bağışında ve Yazılı Bağışlama Sözünde TBK 293 Nasıl Uygulanır?
TBK m.288 uyarınca bağışlama sözü verme kural olarak yazılı şekle tabidir. Taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin bağışlama sözü ise resmi şekilde yapılmalıdır. Bu nedenle taşınmaz bağışında yalnız öneri-kabul tartışmasına bakılmaz; resmi şeklin yerine getirilip getirilmediği de incelenir.
Henüz resmi işlem tamamlanmadan önce taraflardan birinin tek taraflı hazırlık yapması, tapu evrakı toplaması veya taşınmazı bağış için ayırdığını aile içinde açıklaması, kendiliğinden tamamlanmış taşınmaz bağışı anlamına gelmez. Taşınmaz bağışının hukuki yapısı hakkında TBK 288 ve taşınmaz bağışı rehberi ayrıca incelenebilir.
Bağışlama sözü geçerli şekilde kurulmuş ve kabul edilmişse, artık salt TBK m.293 kapsamındaki öneri geri alma aşaması geride kalmıştır. Bundan sonra bağışlayanın ifadan kaçınma veya geri alma hakkı varsa, bunların şartları TBK m.295–297 gibi diğer hükümlere göre değerlendirilir.
Bu nedenle yazılı “bağışlama taahhüdü” belgesinin başlığı değil, içeriği ve imza düzeni incelenmelidir. Belge yalnız tek taraflı teklif mi içeriyor, karşı tarafın kabulü var mı, şekil şartı yerine getirilmiş mi ve hangi tarihte taraflara ulaştı soruları cevaplanmalıdır.
Kabulden Sonra Hangi Hükümler Uygulanır?
Kabul gerçekleşmişse TBK m.293’e dayanarak öneriyi geri alma yolu kapanır. Ancak bu, bağışlayanın hiçbir durumda bağışlamadan dönemeyeceği anlamına gelmez. Bağışlama ifa edilmişse TBK m.295’teki geri alma sebepleri; bağışlama sözü henüz ifa edilmemişse TBK m.296’daki özel ifadan kaçınma ve geri alma halleri gündeme gelebilir.
TBK m.295, bağışlananın bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır suç işlemesi, bağışlayana veya ailesinden birine karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması ya da yüklemeli bağışta yüklemeyi haklı sebep olmaksızın yerine getirmemesi gibi sebepleri düzenler. Bu sebepler kabul öncesi öneri geri almayla aynı değildir.
TBK m.292’deki bağışlayana dönme koşullu bağışlama da farklıdır. O hüküm, bağışlananın bağışlayandan önce ölmesi hâlinde malın geri dönmesini tarafların sözleşmede kararlaştırmasına izin verir. Yeni yayımlanan TBK 292 bağışlayana dönme koşulu rehberi bu ayrımı ayrıntılı açıklar.
Başka bir ifadeyle, kabul öncesinde m.293; kabul ve ifa sonrasında ise olayın niteliğine göre m.292, m.295, m.296 ve m.297 gibi farklı hükümler uygulanır. Bu maddeler birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
İspat İçin Hangi Belgeler Saklanmalıdır?
TBK m.293 uyuşmazlıklarında en önemli mesele zaman çizelgesidir. Öneri hangi tarihte yapıldı, karşı tarafa ne zaman ulaştı, kabul ne zaman açıklandı, geri alma bildirimi ne zaman gönderildi ve ne zaman ulaştı? Bu soruların cevabı delillerle kurulmalıdır.
- Bağışlama teklifinin yazılı metni,
- E-posta, mesaj veya noter bildirimi gibi iletişim kayıtları,
- Karşı tarafın kabul beyanı varsa bunun tarihli örneği,
- Geri alma bildiriminin gönderim ve tebliğ kayıtları,
- Taşınır söz konusuysa teslim veya teslimden kaçınma tutanakları,
- Taşınmaz söz konusuysa tapu ve noterlik işlem kayıtları,
- Bağışlanan malın fiilen ayrıldığını gösteren envanter ve depo kayıtları,
- İşlemi temsilci yapmışsa vekâletname ve yetki belgeleri.
Belgelerin kronolojik sırada tutulması önemlidir. Kabulden önceki geri alma ile kabulden sonraki geri alma iddiası arasındaki ayrım, birkaç saat veya birkaç günlük tarih farkına dayanabilir. Elektronik yazışmaların yalnız ekran görüntüsü değil, mümkünse gönderim tarihi ve bütün konuşma akışını gösteren özgün kayıtları korunmalıdır.
Uyuşmazlık Çıkarsa Hangi Hukuki Sorular İncelenir?
Bir uyuşmazlıkta ilk olarak tarafların gerçekten bağışlama amacı taşıyıp taşımadığı belirlenir. Para veya mal devri bir borcun ödenmesi, avans, ödünç, emanet ya da başka bir sözleşmenin ifası olabilir. İşlem bağışlama değilse TBK m.293 uygulanmaz.
İkinci olarak geçerli bir bağışlama önerisinin bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Üçüncü olarak bağışlananın kabulü araştırılır. Dördüncü olarak geri alma beyanının kabulden önce mi sonra mı karşı tarafa ulaştığı belirlenir. Son olarak işlemin türüne göre şekil şartları incelenir.
Para transferlerinde bağış ile ödünç ayrımı özellikle önemlidir. Bu konuda akraba hesabına gönderilen para borç mu bağış mı? rehberi kullanılabilir. Miras planlaması bağlamında yapılmış görünürde satışlarda ise muris muvazaası hükümleri ayrı değerlendirilir.
Mahkemeye taşınan bir dosyada talep sonucu da hukuki sebebe uygun kurulmalıdır. Kabulden önce geri alınmış öneride bağışlama sözleşmesinin kurulmadığı savunulurken, kabul ve ifa gerçekleşmiş bir bağışta “öneriyi geri aldım” iddiası aynı sonucu doğurmaz. Bu yüzden dava dilekçesinde olayların sırası, sözleşmenin hangi aşamada bulunduğu ve dayanılan kanun maddesi açık gösterilmelidir.
2026 İçin Uygulama Kontrol Listesi
- Bağışlama teklifinin tarihini ve kapsamını belirleyin.
- Teklif edilen mal veya hakkı kesin biçimde tanımlayın.
- Bağışlananın kabul beyanı olup olmadığını tespit edin.
- Kabulün hangi tarihte ve hangi yolla yapıldığını belgeleyin.
- Geri alma beyanının kabulden önce yapılıp yapılmadığını kontrol edin.
- Malın sadece ayrılmış mı yoksa gerçekten teslim edilmiş mi olduğunu ayırın.
- Taşınmaz veya ayni hakta resmi şekil şartlarını ayrıca inceleyin.
- Kabulden sonra geri alma isteniyorsa TBK m.295–297’ye göre ayrı değerlendirme yapın.
- Tüm mesaj, noter, tapu ve teslim belgelerini tarih sırasıyla saklayın.
- Güncel kanun metnini Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden doğrulayın.
Sık Sorulan Sorular
Bağışlama teklifinden kabulden önce vazgeçilebilir mi?
Evet. TBK m.293, bağışlananın kabulüne kadar bağışlama önerisinin geri alınabileceğini açıkça düzenler.
Malı ayırmış olmam bağışlamayı kesinleştirir mi?
Hayır. Kanuna göre mal başka mallardan fiilen ayrılmış olsa bile kabul gerçekleşene kadar öneri geri alınabilir.
Bağışlanan “kabul ediyorum” dedikten sonra TBK 293 kullanılabilir mi?
Kabul gerçekleşmişse m.293’teki öneriyi geri alma aşaması sona erer. Sonraki hukuki imkânlar başka maddelere göre değerlendirilir.
Bağışlama önerisini geri almak için noter şart mı?
TBK m.293 her olay için tek tip noter şartı öngörmez. Ancak geri alma tarihinin ve içeriğinin ispatı için yazılı ve doğrulanabilir bildirim önemlidir; işlemin kendi şekil şartları ayrıca uygulanır.
Taşınmaz bağışında sözlü kabul yeterli midir?
Taşınmaz ve taşınmaz üzerindeki ayni haklarda resmi şekil kuralları uygulanır. Bu nedenle yalnız sözlü kabul resmi şekle tabi işlemin yerine geçmez.
Bağışlanacak araba depodan çıkarılıp hazırlanmışsa geri alınabilir mi?
Yalnız hazırlık ve ayırma yapılmış, kabul ve gerekli devir işlemleri gerçekleşmemişse TBK m.293 kapsamında önerinin geri alınması mümkündür. Fiilen teslim ve tescil tamamlanmışsa değerlendirme farklıdır.
Elden bağışlamada TBK 293 ne zaman sona erer?
TBK m.289’a göre elden bağışlama taşınırın teslimiyle kurulur. Teslimle tamamlanmış bağışta artık yalnız kabul öncesi öneri geri alma hükmüne dayanılmaz.
Geri alma bildirimi belirsiz olabilir mi?
Uyuşmazlığı önlemek için açık olmalıdır. Hangi bağışlama önerisinin geri alındığı ve geri alma iradesi tereddütsüz anlaşılmalıdır.
Kabulden sonra bağıştan dönmenin hiç yolu yok mudur?
Vardır; ancak TBK m.293 değil, olayın şartlarına göre TBK m.295–297 gibi bağışlamanın geri alınmasına ilişkin özel hükümler incelenir.
Bağışlama önerisinin geri alındığını kim ispatlar?
Uyuşmazlıkta geri alma beyanına hukuki sonuç bağlayan taraf, genel ispat kuralları çerçevesinde beyanın içeriğini ve zamanını ortaya koymalıdır. Bu nedenle yazılı ve tarihli kayıtlar önemlidir.
Sonuç
TBK m.293 bağışlama önerisinin kabulden önce geri alınabileceğini açık biçimde düzenler. Bağışlanacak malın diğer mallardan fiilen ayrılmış olması bu hakkı ortadan kaldırmaz. Belirleyici sınır, bağışlananın kabulüdür. Kabulden sonra artık öneri geri alma hükmü değil, sözleşmenin şekli, ifa durumu ve varsa kanuni geri alma sebepleri uygulanır.
Güncellik: 23 Eylül 2026. Temel dayanak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.293’tür; işlemin niteliğine göre TBK m.1, m.288–289 ve m.295–297 de birlikte değerlendirilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
