B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Basit Yargılama Usulü Hangi Davalarda Uygulanır? HMK 316 | 2026

Kısa ve net cevap: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 316. maddesi, basit yargılama usulünün uygulanacağı dava ve işleri doğrudan düzenler. Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler; kanunun dosya üzerinden karar verme konusunda mahkemeye takdir hakkı tanıdığı işler; ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki korumalar; her çeşit nafaka davası ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler; hizmet ilişkisinden doğan davalar; konkordato ile sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasına ilişkin davalar; tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren dava ve işler ile diğer kanunlarda yazılı yargılama usulü dışında bir usul öngörülen dava ve işler basit yargılama usulüne tabidir. Basit yargılama, “önemsiz dava” anlamına gelmez. Dilekçe sayısı, delillerin bildirilme zamanı, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının başlangıcı, ön inceleme ve tahkikatın yürütülmesi bakımından HMK 317-322’de özel ve daha yoğunlaştırılmış kurallar uygulanır.

HMK m.316, basit yargılama usulünün uygulanacağı dava ve işleri; HMK m.317-322 ise bu usulün işleyişini düzenler.

HMK 316’nın Temel Kuralı Nedir?

HMK m.316, basit yargılama usulünün uygulama alanını belirleyen ana hükümdür. Bir davanın basit yargılama usulüne tabi olup olmadığı tarafların isteğine, davanın parasal değerine veya mahkemenin “bu dosya kolaydır” değerlendirmesine göre belirlenmez. Ölçüt kanundur. Önce görevli mahkeme ve uyuşmazlığın hukuki niteliği belirlenir; ardından HMK m.316 ile varsa özel kanundaki usul hükmü birlikte incelenir.

Maddenin yapısı iki yönlüdür. Bazı dava ve işler doğrudan sayılmıştır. Bunun yanında başka kanunların yazılı yargılama usulü dışında bir yargılama usulü öngördüğü dava ve işler de basit yargılama sistemine bağlanmıştır. Böylece farklı kanunlarda dağınık biçimde yer alan usul tercihleri HMK’nın ortak çerçevesine bağlanır.

Basit yargılama usulünün amacı yargılamayı yoğunlaştırmak ve gereksiz aşamaları azaltmaktır. Ancak bu amaç hukuki dinlenilme hakkını, tarafların delil sunma hakkını veya hâkimin uyuşmazlığı gereği gibi inceleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. “Basit” sözcüğü dosyanın maddi veya hukuki önemini değil, kanunda seçilen usul modelini ifade eder.

Bu nedenle özellikle süreler ve dilekçe düzeni bakımından yazılı yargılama alışkanlığıyla hareket edilmemelidir. Basit yargılamada cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi bulunmaması, delillerin ilk dilekçelerde yoğunlaştırılması ve iddia-savunmayı genişletme yasağının daha erken başlaması dosyanın başından itibaren dikkat gerektirir.

Sulh Hukuk Mahkemelerinde Basit Yargılama Usulü Uygulanır mı?

Evet. HMK m.316/1-a, sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işlerde basit yargılama usulünün uygulanacağını açıkça düzenler. Bu nedenle görev bakımından sulh hukuk mahkemesine ait olduğu belirlenen bir uyuşmazlıkta, özel kanunda farklı bir düzenleme bulunmadıkça, yargılama HMK 316 ve devamındaki esaslara göre yürütülür.

Kira ilişkisinden doğan ve kanunen sulh hukuk mahkemesinin görev alanında bulunan davalar, ortaklığın giderilmesi gibi sulh hukuk mahkemesine bırakılan uyuşmazlıklar ve çeşitli çekişmesiz yargı işleri buna örnek olabilir. Fakat her somut olayda görev ayrı değerlendirilmelidir. Bir uyuşmazlığın günlük dilde “kira”, “miras” veya “ortaklık” olarak adlandırılması, görevli mahkemeyi tek başına belirlemez.

Görevli mahkeme sulh hukuk olarak belirlendiğinde basit yargılama kuralları dosyanın işleyişini doğrudan etkiler. Davalı cevap dilekçesini, davacı ise dava dilekçesini bütün temel vakıa ve delil planını taşıyacak şekilde hazırlamalıdır. Yazılı yargılama usulünde bulunan dört dilekçeli akışın burada da var olduğu düşünülürse, taraf sonraki aşamada tamamlamayı beklediği iddia veya savunmayı ileri sürmekte sorun yaşayabilir.

Sulh hukuk mahkemesindeki dava için basit yargılama uygulanması, maddi hukuk bakımından Türk Borçlar Kanunu, Kat Mülkiyeti Kanunu, Türk Medeni Kanunu veya başka özel düzenlemelerin devre dışı kalması anlamına gelmez. Maddi hakkı hangi kanun düzenliyorsa o hükümler; yargılama biçimini ise HMK’nın ilgili usul hükümleri belirler.

İhtiyati Tedbir, İhtiyati Haciz ve Delil Tespitinde Hangi Usul Uygulanır?

HMK m.316/1-c, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki koruma taleplerini basit yargılama usulüne tabi tutar. Aynı bentte deniz raporlarının alınması ve dispeççi atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar da yer alır. Geçici hukuki korumaların özelliği, esas uyuşmazlık kesin biçimde çözülmeden önce hakkın veya delilin korunmasını sağlamaktır. Bu nedenle kanun, bu alanlarda hızlı ve yoğun bir usul modelini benimsemiştir.

Basit yargılama usulünün uygulanması, ihtiyati tedbir veya delil tespitinin özel şartlarını ortadan kaldırmaz. İhtiyati tedbir için HMK 389 ve devamındaki koşullar; delil tespiti için HMK 400 ve devamındaki koşullar ayrıca gerçekleşmelidir. HMK 316 yalnız incelemenin hangi yargılama modeli içinde yapılacağını belirler. Örneğin tedbir talebinde yaklaşık ispat, teminat veya tedbir kararının uygulanması gibi özel hükümler kendi maddelerine göre değerlendirilir.

Delil tespiti hakkında sitemizdeki HMK 400-406 delil tespiti rehberi ayrıntılı şartları ayrıca ele alır. Bu yazı ise aynı konu için ikinci bir URL oluşturmak yerine yalnız HMK 316’nın usul seçimine ilişkin işlevini açıklamaktadır.

Geçici koruma talebi asıl davadan önce veya dava sırasında gündeme gelebilir. Talebin zamanı, görev, yetki ve uygulanacak özel hüküm dikkatle belirlenmelidir. Basit yargılama etiketi, her talebin duruşmasız veya karşı taraf dinlenmeden karara bağlanacağı anlamına gelmez; bu husus ilgili geçici koruma hükmüne göre belirlenir.

Nafaka, Velayet ve Vesayet İşlerinde Basit Yargılama Kuralı

HMK m.316/1-ç, her çeşit nafaka davası ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işleri açıkça basit yargılama usulüne bağlar. Bu düzenleme özellikle aile hukuku dosyalarında uygulanacak usulün doğru belirlenmesi bakımından önemlidir. Nafaka talebinin hangi tür nafaka olduğu, maddi hukuk bakımından şartları ve miktarın belirlenmesinde dikkate alınacak unsurlar Türk Medeni Kanunu ve ilgili mevzuata göre değerlendirilirken, yargılama akışı HMK’nın basit yargılama kurallarına göre yürütülür.

Velayet ve vesayet işlerinde mahkemenin çocuğun üstün yararını, korunmaya muhtaç kişinin durumunu veya kamu düzenini gözetmesi gereken hâller bulunabilir. Basit yargılama usulü bu özel yükümlülükleri daraltmaz. Hâkimin resen araştırma yetkisinin bulunduğu veya uzman incelemesinin gerektiği durumlar kendi özel rejimine göre yürütülür.

“Basit yargılama” kavramı velayet veya vesayet meselesinin basit olduğu anlamına gelmez. Bu dosyalar çoğu zaman kapsamlı sosyal inceleme, belge, uzman görüşü ve tarafların ayrıntılı dinlenmesini gerektirebilir. Usulün adı yalnız dilekçelerin ve yargılama aşamalarının kanuni modelini ifade eder.

Taraflar özellikle ilk dilekçelerde taleplerini, somut vakıalarını ve delillerini eksiksiz sunmalıdır. Basit yargılamadaki yoğunlaştırılmış usul, aile hukukunun hassas niteliğiyle birlikte değerlendirildiğinde başlangıç hazırlığının önemini artırır.

Hizmet İlişkisinden Doğan Davalarda HMK 316 Nasıl Uygulanır?

HMK m.316/1-d, hizmet ilişkisinden doğan davaları basit yargılama usulüne tabi tutar. İşçi ile işveren arasındaki ücret, fazla çalışma, yıllık izin, kıdem ve ihbar tazminatı gibi uyuşmazlıklarda maddi hukuk ve görev kuralları İş Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, İş Mahkemeleri Kanunu ve ilgili özel düzenlemelerle birlikte değerlendirilir. Mahkeme aşamasındaki yargılama modeli bakımından ise HMK’nın basit yargılama hükümleri önem taşır.

İş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk uygulanması gereken bir konu varsa, arabuluculuk süreci dava açılmadan önce tamamlanmalıdır. Basit yargılama usulü dava şartını ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev ve yetki gibi meseleler kendi hükümlerine göre değerlendirilir.

İşçilik alacakları çoğu zaman bordro, banka kaydı, özlük dosyası, puantaj, tanık ve işyeri kayıtları gibi çok sayıda delili gerektirir. Basit yargılamada delillerin ilk dilekçelerde yoğun biçimde bildirilmesi zorunluluğu nedeniyle hangi vakıanın hangi delille ispatlanacağı dava açılmadan veya cevap verilmeden önce planlanmalıdır.

Basit usulün uygulanması, yargılamanın her durumda kısa sürede sonuçlanacağını garanti etmez. Bilirkişi incelemesi, tanık dinlenmesi, kurum kayıtlarının celbi veya istinaf incelemesi gibi işlemler dosyanın süresini etkileyebilir. Kanunun amacı yargılamayı gereksiz ara aşamalardan arındırmaktır; maddi gerçeğin ve hukuki uyuşmazlığın gerektiği incelemeyi ortadan kaldırmak değildir.

Konkordato ve Yeniden Yapılandırma Davalarında Basit Yargılama

HMK m.316/1-e, konkordato ile sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin davaların basit yargılama usulüne tabi olduğunu düzenler. Bu alanda İcra ve İflas Kanunu başta olmak üzere özel mevzuatta ayrıntılı süre, ilan, komiser, kurul ve mahkeme işlemleri bulunur. HMK’nın basit yargılama hükümleri, özel kanunun düzenlemediği ve onunla çelişmeyen alanlarda çerçeve oluşturur.

Konkordato süreci kendine özgü ve çok aşamalı bir yapıya sahip olduğu için “basit yargılama” ifadesinden hareketle dosyanın sıradan bir alacak davası gibi yürütüleceği sonucu çıkarılamaz. Geçici mühlet, kesin mühlet, komiser raporları, alacaklıların konumu ve tasdik incelemesi gibi kurumlar özel hükümlere tabidir.

Bu nedenle konkordato dosyasında önce özel hüküm, sonra tamamlayıcı olarak HMK incelenmelidir. Genel usul hükmü, özel düzenlemenin yerine geçmez. HMK 316’nın işlevi, kanun koyucunun bu dava türünde yazılı yargılama yerine yoğunlaştırılmış usul modelini seçtiğini göstermektir.

Tahkimde Mahkemenin Görev Alanına Giren İşlerde Hangi Usul Uygulanır?

HMK m.316/1-f, tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren dava ve işlerin basit yargılama usulüne tabi olduğunu düzenler. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, hakem yargılamasının kendisinin mahkemedeki basit yargılama usulüne dönüşmediğidir. Hüküm, HMK’nın tahkim bölümünde mahkemeye bırakılan yardım veya denetim görevlerinin mahkeme önünde nasıl inceleneceğini belirler.

İç tahkimin hangi uyuşmazlıklarda HMK’ya tabi olduğu HMK 407 iç tahkim uygulama alanı yazısında; tahkime elverişli olmayan uyuşmazlıklar ise HMK 408 rehberinde ayrı olarak incelenmiştir. Tahkimde itiraz hakkının kaybı için de HMK 409 rehberi bulunmaktadır.

Bu ayrım SEO bakımından da önemlidir. HMK 316 yazısının amacı tahkim bölümünün tamamını tekrar etmek değil, mahkemenin görevli olduğu tahkim bağlantılı işlerde neden basit yargılama usulünün uygulandığını açıklamaktır.

Basit Yargılamada Dava ve Cevap Dilekçesi Düzeni Nasıldır?

HMK m.317 basit yargılama usulünde dilekçelerin verilmesini düzenler. Dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçeyle yapılır. Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olduğu hâllerde, yine bu iki haftalık süre içinde mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak üzere bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmeyen ek süre verilebilir.

Basit yargılamanın en belirgin farklarından biri HMK m.317/3’tedir: taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler. Böylece yazılı yargılamadaki dört dilekçeli sistem yerine iki temel dilekçeli bir yapı vardır. Davacı iddiasını dava dilekçesinde, davalı savunmasını cevap dilekçesinde kurmak zorundadır.

Bu düzenleme, dava dilekçesinin veya cevabın kısa ve yüzeysel hazırlanması gerektiği anlamına gelmez. Tam tersine, sonraki bir cevaba cevap veya ikinci cevap dilekçesiyle eksikleri tamamlama imkânı bulunmadığı için başlangıç dilekçeleri daha planlı hazırlanmalıdır. Talepler, vakıalar, hukuki sebep değerlendirmesi, deliller ve usule ilişkin itirazlar dosyanın niteliğine göre ilk aşamada ortaya konulmalıdır.

Davalı açısından cevap süresinin geçirilmesi de ayrıca sonuç doğurur. Cevap vermeyen davalının durumu HMK’nın genel hükümleriyle birlikte değerlendirilir. Bu nedenle tebligat tarihi, cevap son günü ve varsa ek süre talebinin zamanında yapılması dosya yönetiminin temel unsurlarındandır.

Basit Yargılamada Deliller Ne Zaman Bildirilir ve Genişletme Yasağı Ne Zaman Başlar?

HMK m.318’e göre taraflar dilekçeleriyle birlikte bütün delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerindeki delilleri dilekçelerine eklemek ve başka yerden getirilecek belge ve dosyaların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır. Bu hüküm, basit yargılamanın yoğunlaştırılmış karakterinin en açık sonuçlarından biridir.

Delil listesi hazırlanırken yalnız “tanık, bilirkişi, banka kaydı” gibi genel ifadelerle yetinmek her dosyada yeterli olmayabilir. Hangi vakıanın hangi delille ispatlanacağı gösterilmeli; elde bulunan belgeler eklenmeli; mahkeme veya kurumdan getirilecek kayıtların nerede bulunduğu açıklanmalıdır. Böylece mahkeme tahkikatı geciktirmeden planlayabilir.

HMK m.319 ise iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının başlangıcını özel olarak düzenler. Davacı bakımından bu yasak dava açılmasıyla; davalı bakımından cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar. Yazılı yargılama usulündeki dilekçe teatisinin daha uzun yapısıyla karşılaştırıldığında, basit yargılamada tarafların çerçeveyi çok daha erken kesinleştirmesi gerekir.

Islah, karşı tarafın açık muvafakati veya kanunun özel olarak izin verdiği başka durumlar ayrı hükümler çerçevesinde değerlendirilir. HMK 319’un varlığı, kanunun tanıdığı istisnai usul araçlarını kaldırmaz; ancak “sonraki dilekçede eklerim” yaklaşımının basit yargılamada temel kural olmadığını gösterir.

Basit Yargılamada Ön İnceleme, Tahkikat ve Duruşma Nasıl Yürütülür?

HMK m.320, ön inceleme ve tahkikatın basit yargılamaya özgü biçimde yoğunlaştırılmasını düzenler. Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir. Bu kural, her basit yargılama dosyasının mutlaka duruşmasız karara bağlanacağı anlamına gelmez. Uyuşmazlığın çözümü için tarafların dinlenmesi, tanıkların dinlenmesi, bilirkişi veya keşif yapılması gerekiyorsa ilgili işlemler yürütülür.

Mahkeme ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık noktalarının belirlenmesinden sonra hâkim tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik edebilir ve sonuç alınabileceği kanaatindeyse bir defaya mahsus yeni duruşma günü verebilir.

HMK m.320’nin amacı tahkikatın gereksiz yere çok sayıda oturuma yayılmasını önlemektir. Kanundaki duruşma sayısı ve süre hedefleri, dosyanın niteliğine göre hâkim tarafından uygulanır. Bilirkişi raporu, kurum yazışması veya başka zorunlu işlem nedeniyle hedef sürenin aşılması gerekiyorsa mahkeme gerekçesini ortaya koymalıdır.

Tarafların duruşma takibini de ciddiye alması gerekir. Basit yargılamada dosyanın işlemden kaldırılması ve yenilenmesi konusunda HMK m.320’de özel sonuçlar vardır. Özellikle bir kez yenilendikten sonra tekrar takipsiz bırakılan dosyanın durumuna ilişkin özel kural gözden kaçırılmamalıdır.

Basit Yargılamada Hüküm Nasıl Verilir ve Boşluk Varsa Hangi Kurallar Uygulanır?

HMK m.321’e göre tahkikat tamamlandığında mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. Kararın tefhimi kural olarak hükme ilişkin bütün hususların gerekçesiyle birlikte açıklanmasıyla olur; zorunlu hâllerde yalnız hüküm sonucu tutanağa geçirilerek tefhim edilebilir ve gerekçeli karar daha sonra yazılır.

HMK m.322 ise basit yargılama usulünde özel hüküm bulunmayan hâller için tamamlayıcı kural getirir. Kanunda ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan durumlarda yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu nedenle basit yargılama sistemi, HMK’nın geri kalanından kopuk kapalı bir sistem değildir.

Aynı maddede paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi gibi özel işler bakımından satış için satış memurunun görevlendirilmesi ve satışın İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılmasına ilişkin düzenlemeler de bulunur. Bu durum, usulün yalnız dava dilekçesi ve duruşmadan ibaret olmadığını; hükmün yerine getirilmesine uzanan özel kurallar içerebildiğini gösterir.

Mahkemenin basit yargılama usulünü uygulaması, gerekçeli karar yazma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Tarafların hangi vakıa ve delillere dayanıldığı, hangi hukuki sonuca nasıl ulaşıldığı ve hüküm fıkrasının açık biçimde kurulması genel yargılama ilkeleri bakımından korunur.

HMK 316 Uygulamasında Hata Yapmamak İçin Kontrol Listesi

Bir dosyada ilk soru “hangi mahkeme görevli?” olmalıdır. Görev belirlendikten sonra HMK m.316’da sayılan dava veya işlerden biri bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Uyuşmazlığı düzenleyen özel kanunda farklı usul hükmü varsa o hüküm ayrıca incelenmelidir. Basit yargılama sonucu çıktıktan sonra HMK 317-322’nin tamamı birlikte uygulanmalıdır.

Davacı açısından dava dilekçesinde talep sonucu, vakıalar ve deliller eksiksiz kurulmalıdır. Davalı açısından tebliğ tarihi, iki haftalık cevap süresi, ek süre ihtiyacı ve ilk itirazlar baştan takip edilmelidir. Her iki taraf da delilleri hangi vakıa için sunduğunu açıklamalı; elindeki belgeleri eklemeli; başka kurumdan getirilecek kayıtların kaynağını somut biçimde göstermelidir.

İddia ve savunmayı genişletme yasağının basit yargılamada erken başladığı unutulmamalıdır. Davacı için dava açıldığı, davalı için cevap dilekçesinin verildiği an kritik eşiktir. Sonraki aşamalarda yeni vakıa ekleme ihtiyacı doğarsa bunun HMK’nın izin verdiği istisnai araçlardan birine dayanıp dayanmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Ön inceleme ve tahkikat aşamasında uyuşmazlık noktalarının doğru tespiti, gereksiz delillerin ayrılması ve gerçekten gerekli delillerin zamanında toplanması yargılamayı hızlandırır. Kanun yoluna başvurulacaksa, “yanlış usul uygulandı” şeklinde soyut bir iddia yerine hangi HMK hükmünün ihlal edildiği ve bunun kararın sonucuna veya savunma hakkına nasıl etki ettiği açıklanmalıdır.

HMK 316 Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Basit yargılama usulü yalnız sulh hukuk mahkemelerinde mi uygulanır?

Hayır. Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler yanında HMK m.316’da geçici hukuki korumalar, nafaka, velayet, vesayet, hizmet ilişkisinden doğan davalar, konkordato, belirli yeniden yapılandırma davaları ve tahkimde mahkemenin görev alanına giren işler de sayılmıştır.

2. Basit yargılama usulü “küçük dava” anlamına mı gelir?

Hayır. Kavram uyuşmazlığın önemsizliğini değil, HMK’nın seçtiği yoğunlaştırılmış yargılama modelini ifade eder.

3. Basit yargılamada cevap süresi nedir?

HMK m.317’ye göre cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Kanundaki şartlar varsa süresi içinde başvuruyla bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmeyen ek süre verilebilir.

4. Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilir mi?

Hayır. HMK m.317/3 basit yargılama usulünde cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemeyeceğini açıkça düzenler.

5. Deliller ne zaman sunulmalıdır?

HMK m.318 uyarınca taraflar bütün delillerini dilekçeleriyle birlikte, hangi vakıanın delili olduğunu belirterek bildirmeli; ellerindeki belgeleri eklemeli ve başka yerden getirilecek delillerin bulunmasını sağlayacak bilgileri vermelidir.

6. Davacı iddiasını ne zamana kadar serbestçe genişletebilir?

HMK m.319’a göre basit yargılamada iddiayı genişletme veya değiştirme yasağı davacı bakımından dava açılmasıyla başlar. Kanundaki istisnalar ayrıca değerlendirilir.

7. Mahkeme duruşma yapmadan karar verebilir mi?

HMK m.320, mümkün olan hâllerde mahkemenin dosya üzerinden karar verebilmesine izin verir. Ancak uyuşmazlığın gerektirdiği dinleme ve delil işlemleri varsa duruşma ve tahkikat yapılır.

8. İhtiyati tedbir talebi basit yargılama usulüne tabi midir?

Evet. HMK m.316/1-c geçici hukuki koruma taleplerini açıkça basit yargılama kapsamına alır. Tedbirin maddi ve usuli özel şartları HMK 389 ve devamına göre ayrıca aranır.

9. İş davalarında basit yargılama uygulanır mı?

HMK m.316/1-d hizmet ilişkisinden doğan davaları basit yargılama usulüne bağlar. İş hukukuna özgü dava şartları ve özel hükümler ayrıca uygulanır.

10. Basit yargılama bölümünde hüküm yoksa ne yapılır?

HMK m.322’ye göre bu Kanunda veya diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.

Resmî Kaynaklar

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Yazar: – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 19 Eylül 2026 tarihinde HMK m.316-322’nin güncel sistematiği esas alınarak kontrol edilmiştir. Bu içerik yalnız HMK m.316’nın uygulama alanına odaklanır; sitede ayrı URL’si bulunan delil tespiti, tahkim ve kanun yolu rehberlerini tekrar etmez.

(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp