HMK İç Tahkim Hangi Uyuşmazlıklarda Uygulanır? HMK m.407 | 2026
HMK m.407 neyi düzenler?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun On Birinci Kısmı “Tahkim” başlığını taşır. Bu kısmın ilk hükmü olan HMK m.407, iç tahkim hükümlerinin hangi uyuşmazlıklarda uygulanacağını belirleyen temel sınır maddesidir. Madde metni iki açık koşul kurar: uyuşmazlık 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun tanımladığı anlamda yabancılık unsuru içermemeli ve tahkim yeri Türkiye olarak belirlenmiş olmalıdır.
Bu nedenle HMK m.407 yalnızca teknik bir başlangıç maddesi değildir. Tahkim sözleşmesinin hangi kanun rejimine tabi olduğunu, mahkemenin hangi tahkim hükümlerini uygulayacağını ve hakem kurulunun usul bakımından hangi yasal çerçeve içinde hareket edeceğini belirleyen ilk kontroldür. Uygulanacak rejim tespit edilmeden hakem seçimi, ihtiyati tedbir, tahkim süresi veya iptal davası gibi sonraki konulara geçilmemelidir.
HMK’nın 407-444. maddeleri iç tahkim sistemini düzenler. Uygulanma alanı bakımından m.407’deki iki koşul karşılanmadığında bu kısmın doğrudan uygulanacağı varsayımıyla işlem yapılması doğru değildir. Önce yabancılık unsurunun ve tahkim yerinin hukuken belirlenmesi gerekir.
İç tahkim nedir?
İç tahkim, HMK m.407’nin çizdiği kapsam içinde kalan tahkimdir. Kanun, kavramı soyut bir etiketle değil iki ölçüt üzerinden tanımlar. Birincisi, Milletlerarası Tahkim Kanunu anlamında yabancılık unsurunun bulunmamasıdır. İkincisi ise tahkim yerinin Türkiye olmasıdır. Bu iki unsurun birlikte bulunması, HMK tahkim hükümlerinin uygulanmasını sağlar.
İç tahkimde tarafların uyuşmazlığı devlet mahkemesi yerine hakem veya hakem kuruluna bırakmış olması gerekir. Ancak yalnızca tahkim şartının bulunması, uyuşmazlığın otomatik biçimde HMK iç tahkim rejimine girdiği anlamına gelmez. Tahkim anlaşmasının varlığı ayrı, hangi tahkim kanununun uygulanacağı ayrı bir hukuki sorudur.
HMK m.412 tahkim sözleşmesinin tanımını ve yazılı şekil koşulunu; m.408 tahkime elverişliliği; m.410 tahkimde görevli ve yetkili mahkemeyi; m.439 ise iç tahkim hakem kararına karşı iptal davasını düzenler. Bu hükümlerin ortak başlangıç noktası m.407’deki uygulama alanıdır.
Yabancılık unsuru nasıl ayrılır?
HMK m.407, yabancılık unsurunun içeriğini kendisi yeniden saymaz; açıkça 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun tanımladığı anlamdaki yabancılık unsuruna gönderme yapar. Bu nedenle iç tahkim değerlendirmesinde yalnızca tarafların Türk vatandaşı veya Türk şirketi olup olmadığına bakmak yeterli değildir. Milletlerarası Tahkim Kanunu m.2’de düzenlenen yabancılık unsuru kriterleri kontrol edilmelidir.
4686 sayılı Kanun m.2; tarafların yerleşim yeri veya olağan oturma yerlerinin yahut işyerlerinin farklı devletlerde bulunması, tahkim yerinin veya sözleşmeden doğan yükümlülüklerin önemli bölümünün ifa yerinin tarafların bulunduğu devletten başka bir yerde olması ve uyuşmazlığın birden çok ülkeyle bağlantısı gibi kanunda sayılan ölçütleri esas alır. Ayrıca sermaye veya yabancı sermaye bağlantısına ilişkin kanuni bentler de kendi koşulları içinde değerlendirilir.
Bu nedenle “taraflar Türk olduğu için iç tahkimdir” veya “sözleşme Türkçe olduğu için iç tahkimdir” biçimindeki tek ölçütlü sonuçlar m.407’nin gönderme sistemine uygun değildir. Yabancılık unsuru 4686 sayılı Kanun m.2 üzerinden somut bağlantılar incelenerek belirlenmelidir.
Tahkim yerinin Türkiye olması neden önemlidir?
HMK m.407’nin ikinci açık şartı tahkim yerinin Türkiye olarak belirlenmesidir. Tahkim yeri, duruşmanın fiziksel olarak yapıldığı salonla aynı kavram değildir. Tahkim yeri, tahkim yargılamasının hukuki merkezini ifade eder ve uygulanacak usul rejimi ile mahkeme yardımının kapsamı bakımından belirleyici sonuç doğurur.
HMK m.425 uyarınca taraflar veya onların seçtiği bir tahkim kurumu tahkim yerini serbestçe kararlaştırabilir. Taraflar arasında anlaşma yoksa hakem veya hakem kurulu olayın özelliklerine göre tahkim yerini belirler. HMK m.407 bakımından iç tahkim hükümlerinin uygulanabilmesi için ortaya çıkan bu tahkim yerinin Türkiye olması gerekir.
Tarafların çevrim içi duruşma yapması, tanığın başka şehirden dinlenmesi veya bilirkişinin farklı yerde inceleme yapması tahkim yerini kendiliğinden değiştirmez. Hukuki tahkim yeri ile yargılama faaliyetinin fiilen yürütüldüğü yer birbirinden ayrılmalıdır.
HMK ile Milletlerarası Tahkim Kanunu arasındaki temel fark nedir?
HMK m.407 iç tahkimi, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ise kendi uygulama şartları içinde milletlerarası tahkimi düzenler. İki sistem birçok ortak tahkim kurumunu barındırsa da maddeler, görevli mahkemeler, süreler ve başvuru yolları bakımından aynı metin değildir. Bu nedenle tarafların sözleşmede yalnızca “uyuşmazlık tahkimle çözülür” yazması, uygulanacak yasal rejimin tespit ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Milletlerarası Tahkim Kanunu m.1, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya Kanunun taraflar ya da hakem tarafından uygulanmasının kararlaştırıldığı uyuşmazlıklara ilişkin kapsamı düzenler. HMK m.407 ise yabancılık unsuru taşımayan ve tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıkları doğrudan iç tahkim sistemine bağlar.
Bu ayrım özellikle hakem kararına karşı açılacak iptal davasında önemlidir. İç tahkim hakem kararının iptali HMK m.439’a; milletlerarası tahkim kararının iptali ise 4686 sayılı Kanun m.15’e dayanır. Yanlış maddeye göre hazırlanan başvuru, görev, süre ve hukuki sebep bakımından gereksiz risk oluşturur.
Tahkim sözleşmesi tek başına yeterli mi?
Hayır. Geçerli bir tahkim sözleşmesi tahkim yargılamasının hukuki temelidir; fakat HMK iç tahkim hükümlerinin uygulanması için ayrıca m.407 kapsamı bulunmalıdır. Tahkim sözleşmesinin tanımı ve şekli HMK m.412’de düzenlenir. Bu hüküm sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş ya da doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının hakeme bırakılmasına izin verir.
HMK m.412/3 yazılı şekil şartını ayrıntılı biçimde düzenler. İmzalı belge, taraflar arasında teati edilen iletişim araçları, elektronik ortam veya dava dilekçesindeki tahkim sözleşmesi iddiasına cevap dilekçesinde itiraz edilmemesi kanunda belirtilen yollar arasındadır. Asıl sözleşmede bir tahkim şartına atıf yapılması da kanundaki koşulla yazılı şekli sağlayabilir.
Dolayısıyla doğru sıra; tahkim anlaşmasının varlığını ve kapsamını belirlemek, uyuşmazlığın tahkime elverişli olup olmadığını kontrol etmek, yabancılık unsurunu incelemek ve tahkim yerini tespit etmektir. Bu kontrollerin ardından HMK m.407’nin uygulanıp uygulanmadığı netleştirilir.
Tahkime elverişlilik ayrıca aranır mı?
Evet. HMK m.407’nin uygulama alanına giren her uyuşmazlık otomatik olarak tahkimle çözülebilir değildir. HMK m.408 ayrı bir sınırlama getirir. Taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir.
Bu hüküm emredici nitelikteki tahkime elverişlilik sınırını oluşturur. Tarafların sözleşmeye tahkim şartı koyması, kanunun tahkime kapattığı bir uyuşmazlığı hakemlerin çözebileceği bir uyuşmazlığa dönüştürmez. Tahkim şartı hazırlanırken yalnızca ticari ilişki bulunup bulunmadığı değil, uyuşmazlık konusunun taraf iradesine tabi olup olmadığı da incelenmelidir.
Tahkime elverişlilik, hakem kararının iptali aşamasında da önem taşır. HMK m.439/2-g uyarınca hakem kararına konu uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmaması iptal sebebidir.
Mahkeme ile hakem arasındaki görev dağılımı nasıl kurulur?
Tahkim devlet yargısını tamamen dışlayan bir alan değildir. HMK, hakemlerin asıl uyuşmazlığı karara bağladığı; mahkemelerin ise kanunda açıkça öngörülen yardım ve denetim görevlerini yerine getirdiği bir sistem kurar. HMK m.410, tahkim yargılamasında mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkemeyi düzenler.
HMK m.410’a göre görevli ve yetkili mahkeme, konusuna göre tahkim yeri asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesidir. Tahkim yeri belirlenmemişse görevli mahkeme yine konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi; yetkili mahkeme ise davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, oturduğu yer veya işyeri mahkemesidir.
HMK m.411 de mahkemelerin tahkime müdahalesini kanunun izin verdiği hallerle sınırlar. Bu sistem, tahkimin özerkliğini korurken hakem seçimi, tedbir, delil ve karar sonrası denetim gibi alanlarda kanuni mahkeme desteğini mümkün kılar.
Yanlış tahkim rejimi seçilirse hangi noktalar kontrol edilmelidir?
Öncelikle sözleşmedeki tahkim şartının tam metni, tahkim yeri, seçilen kurumsal tahkim kuralları ve uygulanacak hukuk kaydı birlikte okunmalıdır. Ardından 4686 sayılı Kanun m.2 bakımından yabancılık unsuru bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Yabancılık unsuru yok ve tahkim yeri Türkiye ise HMK m.407-444 iç tahkim hükümleri esas alınır.
Yabancılık unsuru varsa 4686 sayılı Kanunun uygulama şartları incelenir. Tarafların bir tahkim kurumunun kurallarını seçmiş olması da kanuni rejim tespitinden ayrı değerlendirilir. Kurumsal kurallar, emredici kanun hükümlerini bertaraf eden bağımsız bir devlet hukuku oluşturmaz.
İptal davası, mahkeme yardımı veya ihtiyati tedbir başvurusu yapılmadan önce hangi kanunun uygulandığı yeniden kontrol edilmelidir. Çünkü görevli mahkeme, süre, başvuru sebebi ve talebin çerçevesi uygulanacak tahkim rejimine göre kurulmalıdır.
Sözleşme hazırlanırken hangi kayıtlar açık yazılmalıdır?
Tahkim şartında uyuşmazlığın hangi hukuki ilişkiden doğan hangi tür uyuşmazlıkları kapsadığı açıkça belirlenmelidir. Tahkim yeri ayrıca ve tereddütsüz biçimde yazılmalıdır. Hakem sayısı, hakem seçim yöntemi, tahkim dili, uygulanacak hukuk ve kurumsal tahkim tercih ediliyorsa kurum ile kuralların doğru adı belirtilmelidir.
HMK m.412 bakımından yazılı şekil korunmalı; tahkim şartı çelişkili mahkeme yetki kayıtlarıyla birlikte bırakılmamalıdır. Aynı sözleşmede hem münhasır mahkeme yetkisi hem tüm uyuşmazlıklar için tahkim şartı bulunması, kapsam tartışmasına yol açabilecek bir düzenlemedir. Hangi uyuşmazlıkların hakeme, hangilerinin mahkemeye bırakıldığı açıkça ayrılmalıdır.
İç tahkim hedefleniyorsa m.407’deki yabancılık unsuru ve tahkim yeri kriterleri sözleşmenin imzalandığı tarihte ve uyuşmazlık çıktığında ayrıca incelenmelidir. Tarafların ticari yapısı veya sözleşmenin ifa bağlantıları sonradan değişmişse yabancılık unsuru değerlendirmesi güncel olgular üzerinden yapılmalıdır.
HMK iç tahkim için uygulama kontrol listesi
Birinci adım, geçerli ve yazılı bir tahkim sözleşmesinin bulunup bulunmadığını HMK m.412’ye göre kontrol etmektir. İkinci adım, uyuşmazlığın HMK m.408 kapsamında tahkime elverişli olup olmadığını belirlemektir. Üçüncü adım, 4686 sayılı Kanun m.2 anlamında yabancılık unsurunu araştırmaktır. Dördüncü adım tahkim yerini tespit etmektir.
Yabancılık unsuru yoksa ve tahkim yeri Türkiye ise HMK m.407 uygulama alanı oluşur. Bundan sonra hakem sayısı ve seçimi için HMK m.415-416, yargılama usulü için m.423-432, karar için m.433-438 ve iptal davası için m.439 başta olmak üzere ilgili iç tahkim hükümleri uygulanır.
Bu kontrol sırası sözleşme hazırlığında, uyuşmazlık çıktığında ve hakem kararı sonrası başvuru aşamasında aynı temel işlevi görür: yanlış kanun rejimine göre işlem yapılmasını önlemek.
İlgili içerikler
- Milletlerarası Tahkim Kanunu ne zaman uygulanır?
- Milletlerarası tahkimde yabancılık unsuru
- Vekâletnamede tahkim ve hakem sözleşmesi yetkisi
Resmî kaynaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – m.407 ve devamı
- 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu – m.1-2
Sık Sorulan Sorular
HMK iç tahkim hükümleri hangi maddeler arasındadır?
HMK’nın tahkim hükümleri 407-444. maddeler arasında düzenlenmiştir.
HMK m.407’nin iki temel şartı nedir?
Uyuşmazlığın 4686 sayılı Kanun anlamında yabancılık unsuru içermemesi ve tahkim yerinin Türkiye olması gerekir.
Tarafların ikisi de Türkse mutlaka iç tahkim mi uygulanır?
Hayır. Yabancılık unsuru yalnızca tarafların vatandaşlığına göre belirlenmez; 4686 sayılı Kanun m.2’deki kriterler ayrıca incelenir.
Tahkim yeri ile duruşma yeri aynı olmak zorunda mı?
Hayır. Tahkim yeri hukuki merkezdir; duruşma veya delil işlemlerinin fiilen başka yerde yapılması tahkim yerini kendiliğinden değiştirmez.
Yabancılık unsuru varsa hangi kanun incelenir?
4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun uygulama şartları incelenir.
Geçerli tahkim şartı her uyuşmazlığı tahkime götürür mü?
Hayır. HMK m.408’deki tahkime elverişlilik sınırı ayrıca uygulanır.
İç tahkim hakem kararına karşı hangi yol vardır?
HMK m.439’da düzenlenen sebeplerle iptal davası açılabilir.
İç tahkimde görevli mahkeme hangi maddede düzenlenir?
HMK m.410, tahkimde mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkemeyi düzenler.
Tahkim sözleşmesinin yazılı olması gerekir mi?
Evet. HMK m.412/3 yazılı şekli ve bu şartın hangi yöntemlerle sağlanacağını düzenler.
Mersin’de Hukuki Destek
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.