Basit Yargılamada Deliller Ne Zaman Sunulur? HMK 318 | 2026
Kısa ve net cevap: HMK m.318’e göre basit yargılama usulünde taraflar, dilekçeleriyle birlikte bütün delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delilleri dilekçelerine eklemek ve başka yerden getirilecek belge veya dosyaların bulunabilmesini sağlayan bilgileri dilekçelerinde göstermek zorundadır. Kural, “delilleri sonra sunarım” anlayışının tersidir. Davacı dava dilekçesinde, davalı cevap dilekçesinde delil planını mümkün olduğunca tamamlamalıdır. Sonradan delil sunma ancak HMK’nın genel hükümlerinde öngörülen şartlar oluşursa değerlendirilebilir; HMK 318 baştan itibaren yoğunlaştırılmış ve somutlaştırılmış bir delil sunma yükümlülüğü getirir.

HMK 318’in Temel Kuralı Nedir?
HMK m.318, basit yargılama usulünün delil sunma düzenini üç ayrı yükümlülük hâlinde kurar. Taraf bütün delillerini dilekçesiyle birlikte açıkça bildirmeli, her delilin hangi vakıayı ispatlamak için gösterildiğini belirtmeli ve elindeki belgeleri dilekçeye eklemelidir. Elinde olmayan fakat başka bir kurum veya dosyadan getirilecek kayıtlar için de mahkemenin o belgeyi bulmasına elverişli bilgiler verilmelidir.
Bu düzenleme basit yargılamanın hız ve yoğunlaştırma amacıyla doğrudan bağlantılıdır. HMK 316 rehberinde açıklandığı gibi, basit yargılama yazılı yargılamaya göre daha sınırlı dilekçe aşamasına sahiptir. Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez. Bu nedenle delil planının daha ilk aşamada kurulması kanunun sistematik tercihidir.
HMK 318 yalnız şekli bir “delil listesi ekleme” maddesi değildir. Hâkimin hangi vakıanın çekişmeli olduğunu, hangi delilin hangi olguyla bağlantılı bulunduğunu ve hangi delillerin toplanması gerektiğini erken aşamada görmesini sağlar. Bu işlev, HMK 320’deki yoğunlaştırılmış ön inceleme ve tahkikatla tamamlanır.
“Bütün Delilleri Dilekçeyle Birlikte Bildirmek” Ne Anlama Gelir?
Taraf, iddia veya savunmasını hangi ispat araçlarına dayandırıyorsa bunları ilk temel dilekçesinde göstermelidir. Davacı bakımından bu temel dilekçe dava dilekçesi, davalı bakımından cevap dilekçesidir. Belge, tanık, bilirkişi incelemesi, keşif, ticari defter, elektronik kayıt, banka hareketi, kurum kaydı veya uyuşmazlığın niteliğine göre başka bir hukuka uygun delil söz konusu olabilir.
“Bütün deliller” ifadesi, tarafın dava açıldığı anda henüz var olmayan bir delili yaratmasını veya ulaşması objektif olarak mümkün olmayan bir şeyi sunmasını gerektirmez. Kural, mevcut uyuşmazlığın ispat planında bilinen ve dayanılacak delillerin başlangıçta açıklanmasını amaçlar. Taraf bir belgenin kendisinde olmadığını biliyorsa, belgeyi yok saymak yerine HMK 318’in ikinci kısmına uygun biçimde belgeyi elinde bulunduran yer ve kayıt bilgilerini göstermelidir.
Genel ve belirsiz “her türlü yasal delil” kaydı tek başına somutlaştırılmış delil bildirme yükümlülüğünün yerine geçmez. Dilekçede uyuşmazlığın yapısına uygun deliller ayrı ayrı gösterilmeli ve mümkün olduğu ölçüde ispat konusu vakıayla ilişkilendirilmelidir. Böylece karşı taraf da hangi iddianın hangi ispat aracına dayandığını anlayabilir.
Delilin Hangi Vakıanın Delili Olduğu Neden Gösterilmelidir?
HMK 318’in en önemli ifadelerinden biri, delilin “hangi vakıanın delili olduğu”nun belirtilmesidir. Yargılama soyut hukuk tartışmasından ibaret değildir. Taraflar hukuki sonuç bağladıkları somut vakıaları ileri sürer; çekişmeli ve ispatı gerekli vakıalar delillerle ortaya konur. Delilin somutlaştırılması, hâkimin ve karşı tarafın ispat zincirini görmesini sağlar.
Örneğin ödeme savunması yapan taraf banka dekontuna dayanıyorsa, dekontun borcun hangi tarihte ödendiği vakıasını ispatlamak üzere sunulduğu açıklanmalıdır. İşçilik alacağı uyuşmazlığında vardiya çizelgesi fazla çalışma vakıasıyla; kira uyuşmazlığında noter ihtarnamesi temerrüt veya bildirim vakıasıyla ilişkilendirilebilir. Her dosyanın vakıaları farklı olduğundan otomatik ve genel delil listeleri yerine dosyaya özgü eşleştirme yapılmalıdır.
Bu yöntem gereksiz delil toplanmasını da azaltır. Hangi vakıayla bağlantısı açıklanamayan delilin uyuşmazlığın çözümüne etkisi sorgulanabilir. Mahkeme tahkikatı, ön incelemede belirlenen çekişmeli hususlar üzerinde yürütür.
Tarafın Elindeki Belgeler Nasıl Sunulmalıdır?
Tarafın elinde bulunan ve delil olarak dayanılan belgeler dilekçeye eklenmelidir. Sözleşme, makbuz, fatura, banka dekontu, ihtarname, yazışma, tutanak, fotoğraf veya başka belge hukuka uygunluğu ve uyuşmazlıkla ilgisi ölçüsünde dosyaya sunulur. Belgenin okunaklı, tam ve ilgili kısmının anlaşılır olması gerekir.
Birden fazla belge varsa numaralandırma veya açıklayıcı ek listesi kullanılması dilekçedeki vakıa-delil bağını güçlendirir. Yüzlerce sayfalık veri yığını sunup mahkemeden hangi kısmın önemli olduğunu bulmasını beklemek, HMK 318’in somutlaştırma amacına uygun değildir. Elektronik yazışmalarda tarih, taraf, konuşmanın bağlamı ve bütünlük ayrıca önemlidir.
Belgenin hukuka aykırı yöntemle elde edilip edilmediği ayrı bir meseledir. HMK m.189 kapsamında hukuka aykırı şekilde elde edilmiş deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Dolayısıyla HMK 318 sunma zamanını düzenler; delilin hukuken kullanılabilir olup olmadığı diğer delil hükümleriyle birlikte değerlendirilir.
Başka Yerden Getirilecek Belge ve Dosyalar İçin Ne Yazılmalıdır?
Tarafın elinde olmayan bir belge mahkeme, banka, işveren, kamu kurumu, noter veya başka kişi ya da kuruluşta bulunabilir. HMK 318 bu durumda tarafın belgeyi fizikî olarak dilekçesine eklemesini beklemez; ancak belge veya dosyanın bulunabilmesini sağlayan bilgilerin dilekçede yer almasını ister. Kurum adı, dosya numarası, işlem tarihi, hesap veya kayıt türü gibi belirleyici bilgiler mümkün olduğunca somut yazılmalıdır.
“Bankalardan kayıtlar sorulsun” şeklindeki sınırsız ve belirsiz bir talep yerine uyuşmazlıkla ilgili banka, dönem ve kayıt türünün gösterilmesi mahkemenin isabetli müzekkere yazmasına imkân verir. Mahkeme dosyası isteniyorsa mahkeme adı ve biliniyorsa esas-karar numarası; tapu kaydı için taşınmaz bilgileri; SGK kaydı için kişi ve dönem bilgileri somutlaştırılmalıdır.
Mahkeme, taraf yerine uyuşmazlıkla ilgisiz alanlarda delil araştırması yapmakla görevli değildir. Resen araştırma ilkesinin uygulandığı özel işler saklı olmak üzere, delili ileri süren taraf onun nereden getirileceğini anlaşılır şekilde göstermelidir.
Tanık, Bilirkişi ve Keşif HMK 318 Kapsamında Nasıl Ele Alınır?
Tanık deliline dayanılacaksa bunun başlangıçta belirtilmesi gerekir. Tanıkların kimliği ve dinletilmek istenen vakıalar, tanık deliline ilişkin özel HMK hükümleriyle birlikte değerlendirilir. İkinci tanık listesi yasağı ve tanık listesinin sunulmasına ilişkin kurallar ayrıca uygulanır; HMK 318 bu özel kuralların yerine geçmez.
Bilirkişi ve keşif ise tarafın belge eklemesi gibi tamamen kendi kontrolünde olan deliller değildir. Taraf çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususu açıklayarak bilirkişi incelemesi talep edebilir; keşif yapılmasını istediği yer veya şey ile ispat konusunu gösterebilir. Nihai olarak bilirkişi veya keşif yapılmasına mahkeme, uyuşmazlığın çözümü için gerekli olup olmadığına göre karar verir.
Delil avansı ve gider avansı konusu ayrı değerlendirilmelidir. Sitemizde gider avansı ile delil avansı farkı ayrıca incelenmektedir. HMK 318 ise hangi delilin ne zaman ve nasıl bildirileceği sorusuna cevap verir.
Basit Yargılamada Sonradan Delil Sunulabilir mi?
HMK 318’in temel kuralı başlangıçta bildirimdir. Ancak yargılamanın ilerleyen aşamalarında delil sunma konusu yalnız HMK 318’e bakılarak çözülemez. HMK m.145, bir delilin sonradan sunulmasının yargılamayı geciktirme amacı taşımaması veya süresinde sunulamamasının ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmaması hâlinde mahkemenin sonradan delil gösterilmesine izin verebilmesine imkân tanır.
Bu istisna, ilk dilekçede bilinmesine ve sunulmasına hiçbir engel bulunmayan delilleri stratejik olarak saklama hakkı vermez. Sonradan delilin neden daha önce sunulamadığı ve gecikmenin tarafın kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı somutlaştırılmalıdır. Basit yargılamada sürelerin yoğun olması, bu istisnanın dikkatli uygulanmasını gerektirir.
HMK 318 Farklı Dava Türlerinde Nasıl Uygulanır?
Kira uyuşmazlığında davacı kira bedelinin ödenmediğini ileri sürüyorsa kira sözleşmesini, ödeme planını, ihtarnameyi ve mevcut hesap dökümünü dilekçesine eklemeli; banka kayıtlarına dayanıyorsa ilgili banka ve dönem bilgilerini göstermelidir. Davalı ödeme savunması yapıyorsa dekontları veya mahsup iddiasının dayandığı belgeleri cevap dilekçesine eklemelidir. Böylece hangi ayların ve hangi ödemelerin çekişmeli olduğu başlangıçtan itibaren belirlenir.
İş uyuşmazlığında fazla çalışma, ücret veya izin alacağı tartışılıyorsa tarafın elindeki bordro, ücret hesap pusulası, vardiya çizelgesi, banka kaydı ve yazışmalar başlangıçta gösterilmelidir. İşveren nezdinde bulunan özlük dosyası veya puantajın celbi isteniyorsa dönem ve işyeri bilgileri açıklanmalıdır. Tanık deliline dayanılması hâlinde tanıkların hangi çalışma düzenini veya hangi olayı bildiği delil planında düşünülmelidir.
Ticari uyuşmazlıkta sözleşme, sipariş, teslim belgesi, e-fatura, cari hesap, ticari defter ve banka hareketleri farklı vakıaları ispatlayabilir. “Ticari defterlere dayanıyoruz” demek yerine hangi kayıt döneminin ve hangi işlemin uyuşmazlıkla ilgili olduğu gösterilmelidir. Elektronik ticari yazışmalarda bütünlük ve taraf kimliği korunmalıdır.
Aile hukuku veya nafaka dosyasında gelir, gider, yaşam standardı, çocuk masrafları ve tarafların ekonomik durumuna ilişkin belgeler farklı kurumlarda bulunabilir. Taraf kendi elindeki faturaları, eğitim-sağlık giderlerini veya gelir belgelerini sunarken, kurum kayıtları için gerekli kimlik ve dönem bilgisini göstermelidir. Mahkemenin resen araştırma yetkisinin bulunduğu alanlarda dahi tarafın bildiği delilleri zamanında sunması yargılamanın sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar.
HMK 318 Uygulamasında Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
İlk hata, delil listesiyle vakıa anlatımını birbirinden koparmaktır. Dilekçenin sonunda onlarca delil sayılıp bunların hangi olayla ilişkili olduğu açıklanmadığında karşı tarafın ve mahkemenin delil planını anlaması güçleşir. İkinci hata, elde bulunan belgeyi yalnız ismen belirtip eklememektir. HMK 318, eldeki delilin dilekçeye eklenmesini açıkça ister.
Üçüncü hata, celp talebini belirsiz bırakmaktır. “Tüm banka kayıtları”, “tüm kamera görüntüleri” veya “ilgili bütün kurum kayıtları” gibi sınırsız ifadeler yerine somut yer, tarih, dönem ve kayıt türü gösterilmelidir. Dördüncü hata, yeni bir vakıayı sonradan delil sunma talebi içine gizlemektir. HMK 145 yalnız delilin zamanı bakımından değerlendirilir; hiç ileri sürülmemiş yeni vakıa için HMK 319 ayrıca dikkate alınır.
Beşinci hata, hukuka aykırı elde edilen materyalin yalnız önemli olduğu için kullanılabileceğini varsaymaktır. Delilin zamanında sunulması onun hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Altıncı hata ise bilirkişi veya keşif talebinin konusunu açıklamamaktır. “Bilirkişi incelemesi yapılsın” yerine hangi teknik sorunun cevaplanmasının istendiği; “keşif yapılsın” yerine hangi maddi durumun yerinde gözlemleneceği gösterilmelidir.
Mahkeme Bildirilen Her Delili Toplamak Zorunda mıdır?
Hayır. HMK 318 tarafın delili zamanında ve somut biçimde bildirme yükümlülüğünü düzenler; mahkemenin uyuşmazlıkla ilgisiz, ispat konusu olmayan, hukuka aykırı veya yargılamayı gereksiz yere uzatacak delili mutlaka toplamasını emretmez. Hâkim ön incelemede çekişmeli vakıaları belirler ve tahkikatı bu vakıalar üzerinde yürütür. Bir delilin gerçekten uyuşmazlığın çözümüne etkili olup olmadığı bu çerçevede değerlendirilir.
Delil talebinin reddi de gerekçesiz olamaz. Taraf usulüne uygun şekilde bildirdiği ve ispat bakımından önemli olduğunu açıkladığı bir delilin neden toplanmadığını anlayabilmelidir. Özellikle uyuşmazlığın sonucunu değiştirebilecek bir delilin hiçbir gerekçe gösterilmeden dışarıda bırakılması, hukuki dinlenilme ve ispat hakkı bakımından kanun yolu denetimine konu olabilir.
Mahkemenin delili değerlendirmesi ile delili toplaması da farklı aşamalardır. Önce delilin dosyaya usulüne uygun girip girmediği ve toplanmasının gerekip gerekmediği belirlenir; sonra elde edilen delilin ispat gücü hüküm aşamasında değerlendirilir. Bir belgenin dosyaya kabul edilmesi, içeriğinin mutlaka doğru kabul edileceği anlamına gelmez. Tanık anlatımı, bilirkişi raporu ve diğer takdiri deliller de dosyanın bütünüyle birlikte değerlendirilir.
HMK 318’e Uygun Delil Sunumu İstinaf ve Temyiz Açısından Neden Önemlidir?
İlk derece yargılamasında uyuşmazlığın vakıa ve delil çerçevesinin zamanında kurulması, kanun yolu incelemesinin de temelini oluşturur. İstinaf, ilk derece aşamasında hiç kurulmamış bir dosyayı baştan yaratma yolu değildir. HMK 357’de istinafta yeni delil ve yeni iddia-savunma konusunda sınırlamalar vardır. Sitemizdeki HMK 357 istinafta yeni delil rehberi bu sınırlamaları ayrıca açıklar.
Taraf, ilk derece mahkemesinde zamanında sunduğu veya usulüne uygun biçimde celbini istediği bir delilin toplanmadığını düşünüyorsa kanun yolu dilekçesinde bunu somutlaştırmalıdır. Hangi delilin ne zaman bildirildiği, hangi vakıayı ispatladığı, mahkemenin talebe nasıl cevap verdiği ve eksikliğin hükmün sonucuna neden etkili olduğu açık biçimde gösterilmelidir. “Delillerimiz toplanmadı” şeklindeki soyut ifade yerine dosyaya özgü açıklama yapılması incelemeyi güçlendirir.
Temyiz incelemesi ise esasen hukuki denetim niteliğindedir. İlk derece ve istinaf aşamalarında delil sunma yükümlülüklerinin gereği gibi yerine getirilmemesi, son aşamada yeni bir ispat faaliyeti başlatılabileceği anlamına gelmez. Bu nedenle HMK 318’e uygun hazırlık yalnız ilk duruşmayı hızlandıran teknik bir kural değil, davanın bütün kanun yolu zincirini etkileyen dosya yönetimi ilkesidir.
Dava veya Cevap Dilekçesi Verilmeden Önce Delil Kontrolü Nasıl Yapılmalı?
Önce uyuşmazlıktaki her temel vakıa bir tablo veya liste hâlinde çıkarılmalıdır. Her vakıanın karşısına onu ispatlayacak mevcut delil yazılmalı; delil eldeyse ek numarası verilmelidir. Delil başka yerdeyse hangi kurum veya kişide bulunduğu ve mahkemenin onu hangi bilgiyle bulabileceği kaydedilmelidir. Bu çalışma, dava dilekçesi veya cevap dilekçesi tamamlanmadan önce yapılırsa HMK 318’e uyum büyük ölçüde sağlanır.
Ardından delillerin hukuka uygunluğu, ispat konusu bakımından elverişliliği ve gerçekten gerekli olup olmadığı kontrol edilmelidir. Aynı vakıa için birden fazla delil varsa her birinin rolü açıklanabilir. Son aşamada dilekçedeki vakıa numaraları ile ek-delil numaralarının tutarlı olup olmadığı, dosya ve kurum bilgilerinin doğru yazıldığı, elektronik belgelerin okunabilir olduğu ve kişisel veri içeren gereksiz kısımların dosyaya taşınıp taşınmadığı gözden geçirilmelidir.
Bu kontrol kanun yolu bakımından da önemlidir. İlk derece dosyasında zamanında ve açıkça ileri sürülmeyen bir delilin istinafta serbestçe tamamlanabileceği varsayımı doğru değildir. Başlangıçtaki delil disiplini bütün yargılama stratejisini etkiler.
HMK 318 Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Delil listesi dava dilekçesiyle birlikte mi sunulmalıdır?
Evet. Davacı delillerini dava dilekçesinde, davalı cevap dilekçesinde açıkça bildirmelidir.
2. Her delilin hangi vakıayı ispatladığı yazılmalı mı?
Evet. HMK 318 bunu açıkça ister.
3. Elimde olmayan banka kaydını nasıl sunarım?
Bankayı, ilgili hesap veya dönem bilgisini ve istenen kayıt türünü göstererek mahkemeden celbini talep edebilirsiniz.
4. “Her türlü yasal delil” demek yeterli midir?
Tek başına genel bir ifade somutlaştırılmış delil bildirme yükümlülüğünün güvenli biçimde yerine getirildiği anlamına gelmez.
5. Sonradan delil sunmak kesin olarak yasak mıdır?
Hayır. HMK 145’teki koşullar varsa mahkeme sonradan delil gösterilmesine izin verebilir.
6. Tanık da baştan bildirilmeli midir?
Tanık deliline dayanıldığı başlangıçta belirtilmelidir; tanık listesine ilişkin özel hükümler ayrıca uygulanır.
7. Bilirkişi talep etmek incelemeyi zorunlu kılar mı?
Hayır. Bilirkişi gerekip gerekmediğine mahkeme karar verir.
8. Belgeyi eklemeyi unutursam ne olur?
Sonradan sunmanın mümkün olup olmadığı HMK 145 dahil ilgili hükümlere göre değerlendirilir.
9. İspat yükü karşı taraftaysa delil sunmama gerek var mı?
İspat yükü ile delil sunma zamanı farklı konulardır; karşı ispat için delil sunmak gerekebilir.
10. HMK 318 hangi usulde uygulanır?
HMK 316 kapsamındaki basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde uygulanır.
Resmî Kaynaklar
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 19 Eylül 2026 tarihinde HMK m.318 ile bağlantılı HMK m.145, m.189 ve delil hükümleri esas alınarak kontrol edilmiştir. Konu yalnız basit yargılamadaki delil sunma yükümlülüğüne odaklanır.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
