B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Bilirkişi Görevini Başkasına Devredebilir mi? 6754 m.3/4 ve Yönetmelik m.5/4 | 2026

Kısa ve net cevap: Hayır. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m.3/4 ve Bilirkişilik Yönetmeliği m.5/4 uyarınca bilirkişi, kendisine verilen görevi bizzat yerine getirmek zorundadır; görevin icrasını kısmen veya tamamen başka bir kişiye devredemez. Bir büro çalışanına, meslektaşa, şirket personeline veya bilirkişilik listesinde bulunan başka bir uzmana raporu hazırlatma yetkisi yoktur. Başka bir uzmanlık alanında desteğe ihtiyaç varsa usul, görevi devretmek değil, durumu görevlendiren mercie bildirmektir.
Bilirkişinin görevi bizzat yerine getirme ve devredememe yükümlülüğü
Photo by Anastassia Anufrieva on Unsplash

Bilirkişinin görevi bizzat yerine getirme yükümlülüğünün hukuki dayanağı

6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m.3/4, bilirkişinin kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirmekle yükümlü olduğunu ve görevin icrasını kısmen yahut tamamen başka bir kimseye devredemeyeceğini açıkça düzenler. Bilirkişilik Yönetmeliği m.5/4 aynı kuralı tekrarlar. Hüküm, bilirkişilik faaliyetinin şahsa bağlı niteliğini ortaya koyar.

Bilirkişi seçilirken uzmanlık alanı, mesleki deneyim, liyakat, sicil ve liste kaydı dikkate alınır. Bu nedenle görevlendirmenin konusu yalnız hazırlanacak bir metin değildir; mahkeme veya ilgili merci belirli bir uzman kişinin bilgi ve tecrübesine başvurur. Seçilen kişinin incelemeyi başka bir kişiye bırakması, bilirkişi seçiminin temelini ortadan kaldırır.

Kanunun Resmî Gazete metninde yer alan bu ilke, bağımsızlık, tarafsızlık, gizlilik ve uzmanlık kurallarıyla birlikte uygulanır. Dosyanın kim tarafından incelendiği, teknik tespiti kimin yaptığı ve raporun hangi uzmanlık bilgisine dayandığı yargılamanın güvenilirliği açısından belirlenebilir olmalıdır.

“Görevi bizzat yerine getirmek” ne anlama gelir?

Bizzat yerine getirme, bilirkişinin incelemeyi, değerlendirmeyi ve raporun uzmanlık sonucunu kendi mesleki bilgisiyle oluşturması anlamına gelir. Bilirkişi dosyayı kendisi incelemeli, ihtiyaç duyduğu teknik verileri kendisi değerlendirmeli, sonuçlarını kendisi oluşturmalı ve raporun arkasındaki bilimsel veya teknik gerekçeyi açıklayabilecek durumda olmalıdır. Raporun yalnız son sayfasına imza atmak, bizzat çalışma yükümlülüğünü karşılamaz.

Özellikle büro veya şirket ortamında çalışan uzmanlar bakımından bu sınır önemlidir. Sekreterlik, tarama, dosya düzenleme veya teknik cihazın işletilmesi gibi idari ve yardımcı işlemler ile bilirkişilik görevinin esasının devri aynı şey değildir. Yardımcı kişi raporun teknik sonucunu belirliyor, hesaplamayı uzman yerine kendi takdiriyle yapıyor, dosyayı esaslı biçimde değerlendiriyor veya rapor metnini uzmanlık görüşü olarak oluşturuyorsa görev devri sorunu doğar.

Bilirkişi, kullanılan hesaplama programı veya laboratuvar cihazı nedeniyle bizzat çalışma yükümlülüğünden kurtulmaz. Araç, yazılım veya cihaz yalnız incelemenin yöntemidir. Verilerin seçimi, yöntemin uygunluğu, sonucun kontrolü ve teknik görüşün oluşturulması görevlendirilen bilirkişinin sorumluluğundadır.

Teknik yardım ile görevin devri arasındaki fark nedir?

Her yardımcı işlem görev devri sayılmaz. Büyük hacimli dosyanın sınıflandırılması, kamuya açık verilerin toplanması, tarama veya biçimlendirme gibi karar içermeyen destek faaliyetleri çalışma organizasyonunun parçası olabilir. Ancak bu destek, dosyadaki özel veya teknik sorunun çözümünü başka kişiye bırakamaz. Bilirkişinin raporda kullanacağı maddi verileri, hesap yöntemini, teknik kabulü ve sonucu kendisinin kontrol etmesi gerekir.

Sınırı belirlemek için şu sorular kullanılabilir: Teknik kanaati kim oluşturdu? İncelenecek belgeleri kim seçti? Hesaplamanın varsayımlarını kim belirledi? Yöntemin doğruluğunu kim denetledi? Raporun sonucunu açıklamak üzere mahkeme çağırdığında kim teknik gerekçeyi savunabilecek? Bu soruların cevabı görevlendirilen bilirkişi değilse bizzat çalışma yükümlülüğü tartışmalı hâle gelir.

Gizlilik kuralı da bu konuda ayrıca önem taşır. Yönetmelik m.5/5 uyarınca bilirkişi görevi sebebiyle teslim edilen bilgi ve belgelerin ve öğrendiği sırların gizliliğini sağlamak zorundadır. Dosya içeriğini görevle ilgisi bulunmayan kişilere açmak, görev devrinden bağımsız olarak gizlilik sorunu da yaratabilir.

Başka bir uzmanlık alanına ihtiyaç varsa bilirkişi ne yapmalıdır?

Bilirkişi, inceleme konusunun açıklığa kavuşturulması için kendi alanı dışında başka bir uzmanın katkısına ihtiyaç duyduğunu fark ederse görevi gizlice paylaşamaz. Yönetmelik m.53, alanında uzman başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu görevin verilmesinden veya bu ihtiyacın öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mercie bildirmesini öngörür.

Görevlendiren merci işin niteliğine göre birden fazla bilirkişi görevlendirebilir. Yönetmelik m.50/2, gerekçesi açıkça gösterilmek kaydıyla birden fazla bilirkişi atanmasına izin verir. Böylece ikinci uzman dosyaya usulüne uygun biçimde dahil edilir; uzmanlık alanı, görevi ve sorumluluğu görünür hâle gelir.

Bilirkişinin kendi inisiyatifiyle dışarıdan bir uzmana dosyayı inceletip onun görüşünü kendi raporuna aktarması bu usulün yerine geçmez. Bilirkişilik görevlendirmesinde kimin hangi sıfatla dosyaya eriştiği ve teknik görüş sunduğu yargı merciinin denetiminde olmalıdır.

Birden fazla bilirkişinin bulunduğu heyette kişisel sorumluluk

Bir heyet görevlendirildiğinde görev artık isimsiz bir kurula ait hâle gelmez. Her bilirkişi kendi uzmanlık alanı bakımından incelemeye katılır ve rapora imza koyar. Yönetmelik m.55/2, birden fazla bilirkişi görevlendirilen hâllerde farklı görüşlerin raporda ayrı ayrı açıklanabileceğini veya ayrı rapor hâlinde sunulabileceğini düzenler. Bu hüküm, her uzmanın kişisel teknik kanaatinin önemini gösterir.

Heyet raporunda bir üyenin diğer üyelerin değerlendirmesini hiç incelemeden imza atması, bizzat görev ilkesinin amacıyla bağdaşmaz. Uzman, kendi alanına ilişkin veri ve sonucu kontrol etmeli; katılmadığı görüş varsa bunu belirtmelidir. Heyetin varlığı kişisel inceleme ve mesleki özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Tüzel kişi bilirkişilerde görev kimin tarafından yerine getirilir?

Bilirkişilik sistemi özel hukuk tüzel kişilerinin de belirli şartlarla bilirkişilik hizmeti vermesine imkân tanır. Yönetmelik m.38/2, tüzel kişilerde kabul şartlarını taşıyan ve sicile kayıtlı gerçek kişilerin istihdam edilmesini ister. Yönetmelik m.55/1-i ise tüzel kişi adına raporu tanzim eden gerçek kişi bilirkişinin adı, soyadı, sicil numarası ve imzasının raporda bulunmasını zorunlu kılar.

Bu düzenlemeler, tüzel kişi bünyesinde de raporu hazırlayan uzman gerçek kişinin görünür ve sorumlu olmasını sağlar. Rapor şirket adına sunulsa bile teknik incelemenin kim tarafından yürütüldüğü belirsiz bırakılamaz. Uzmanlık faaliyeti, sicil şartlarını taşımayan personele devredilip yalnız şirket unvanı altında sunulamaz.

Görevin başkasına devredilmesinin sonuçları nelerdir?

Bizzat yerine getirme yükümlülüğü Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmelikte “temel ilke” olarak düzenlenmiştir. Yönetmelik m.48/1-ç, temel ilkelere aykırı bilirkişilik faaliyetini sicil ve listeden çıkarılma sebepleri arasında sayar. İhlalin niteliğine göre m.48/2 kapsamında listeden çıkarma yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici çıkarma yaptırımı uygulanabilmesi de mümkündür.

Denetim bakımından Yönetmelik m.59-63 hükümleri önemlidir. Bölge kurulları bilirkişinin görevle ilgili tutum ve davranışlarının mevzuata uygunluğunu resen veya başvuru üzerine inceleyebilir. Teknik içeriğin doğruluğu ise bölge kurulunun denetim konusu değildir; teknik içerik yargılama dosyasındaki usul yollarıyla tartışılır. Görevin bizzat yapılmadığı iddiası, raporun teknik sonucundan farklı olarak bilirkişilik ilkesine uyum meselesidir.

Raporun yargılamadaki etkisi ayrıca görevlendirmeyi yapan merci tarafından değerlendirilir. Hukuk yargılamasında taraflar rapora ilişkin itirazlarını HMK m.281 çerçevesinde ileri sürebilir. Süre için bilirkişi raporuna itiraz süresi rehberimize, örnek yapı için bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sayfamıza bakılabilir.

Dosyada görev devri şüphesi varsa hangi kayıtlar incelenmelidir?

İlk olarak bilirkişi görevlendirme kararı ve raporun imza bölümü karşılaştırılmalıdır. Görevlendirilen kişi veya kişiler ile raporu düzenleyen ve imzalayan kişilerin aynı olup olmadığı kontrol edilir. Tüzel kişi bilirkişide raporu tanzim eden sicilli gerçek kişi ayrıca belirlenmelidir. İkinci olarak raporun yöntem bölümünde incelemeyi kimin yaptığına ilişkin açıklamalar değerlendirilir.

Rapor eklerinde laboratuvar, ölçüm veya üçüncü kişi çalışması bulunuyorsa bunların niteliği ayrıştırılmalıdır. Dışarıdan alınan ham ölçüm ile teknik kanaatin dışarıya devredilmesi aynı şey değildir. Belge veya veri sağlayan kişi raporun uzmanlık sonucunu oluşturmuyorsa yalnız yardımcı faaliyet söz konusu olabilir. Ancak teknik yorumun özü dışarıdan alınmış ve görevlendirilen bilirkişi bunu kendi incelemesi olmadan benimsemişse temel ilke yönünden ciddi sorun doğar.

Üçüncü olarak bilirkişinin m.53 uyarınca başka uzman ihtiyacını mahkemeye bildirip bildirmediği kontrol edilebilir. Dosyada böyle bir bildirim ve ek görevlendirme yokken raporda başka uzmanların teknik kanaatleri belirleyici hâle gelmişse bu durum itirazda somutlaştırılabilir.

Görev devri ile bilirkişinin çekinmesi aynı şey değildir

Bilirkişi, görevi yapamayacak durumda ise veya haklı çekinme sebebi varsa bu durumu saklayıp işi başka kişiye bırakamaz. Yönetmelik m.53 kapsamında çekinme veya uzmanlık dışı kalma durumu en geç bir hafta içinde bildirilmelidir. Görevlendiren merci gerekli kararı verir; yeni bilirkişi görevlendirilebilir veya heyet genişletilebilir.

Bu usul hem tarafların hem de bilirkişinin korunmasını sağlar. Bilirkişi, uzman olmadığı alanda başkasının çalışmasını imzalamak yerine görev sınırını açıkça bildirir. Yargı mercii de dosyada hangi uzmanlık alanına ihtiyaç olduğunu ve kimin görevlendirildiğini denetler. UYAP üzerinden bilirkişi işlemlerinin teknik görünümü için UYAP Bilirkişi Portalı Rehberi kullanılabilir.

Sık sorulan sorular

1. Bilirkişi raporunu asistanına yazdırabilir mi?

İdari yazım desteği ile uzmanlık görevinin devri ayrıdır. Teknik inceleme, değerlendirme ve sonuç görevlendirilen bilirkişi tarafından bizzat oluşturulmalıdır.

2. Bilirkişi hesaplamayı başka uzmana yaptırabilir mi?

Hesaplama bilirkişilik görevinin esaslı teknik kısmıysa görev devri yapılamaz. Başka uzmanlık gerekiyorsa m.53 uyarınca merciye bildirim yapılmalıdır.

3. Bilirkişi başka bilirkişiden görüş alabilir mi?

Kendi inisiyatifiyle dosyanın uzmanlık kısmını başka kişiye devredemez. Başka uzman ihtiyacı görevlendiren mercie bildirilir ve usulüne uygun görevlendirme yapılır.

4. Heyet raporunda bütün bilirkişiler inceleme yapmak zorunda mı?

Her bilirkişi kendi uzmanlık alanındaki incelemeye bizzat katılmalı ve teknik kanaatini oluşturmalıdır.

5. Tüzel kişi bilirkişide raporu kim imzalar?

Yönetmelik m.55 uyarınca tüzel kişinin bilgileri yanında raporu tanzim eden gerçek kişi bilirkişinin adı, sicil numarası ve imzası bulunur.

6. Görev devri listeden çıkarılma sebebi midir?

Temel ilkeye aykırılık Yönetmelik m.48 kapsamında sicil ve listeden çıkarılma sebebi olabilir; ihlalin niteliğine göre uyarma veya geçici çıkarma da uygulanabilir.

7. Görevin uzmanlık alanı dışında olduğu ne zaman bildirilir?

Görevin verilmesinden veya durumun sonradan öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde görevlendiren mercie bildirilir.

8. Görev devri şüphesi rapora itirazda ileri sürülebilir mi?

Evet. Yargılamadaki etkisi görevlendiren merci tarafından değerlendirilmek üzere, somut belge ve rapor bölümleri gösterilerek itiraz konusu yapılabilir.

Bizzat çalışma yükümlülüğünün rapor kalitesine etkisi

Bilirkişilikte görevin bizzat yerine getirilmesi yalnız kimlik denetimi amacı taşımaz; raporun teknik gerekçesinin denetlenebilir olmasını da sağlar. Görevlendirilen bilirkişi inceleme yöntemini kendisi seçtiğinde, kullanılan verileri gördüğünde ve sonuçları kontrol ettiğinde mahkemenin yönelteceği açıklama taleplerine cevap verebilir. Buna karşılık raporun esasını başka kişi hazırlamışsa imza sahibi bilirkişinin yöntem, ara hesap ve teknik kabul hakkında yeterli açıklama yapamaması mümkündür. Bu durum, Yönetmelik m.55’te aranan bilimsel ve teknik dayanakların görünürlüğünü zayıflatır.

Mahkeme, Yönetmelik m.56/3 kapsamında eksik veya anlaşılmaz hususlar için bilirkişiden yazılı ya da sözlü açıklama isteyebilir. Bizzat çalışma yükümlülüğü bu aşamada da önemlidir. Bilirkişi, raporun hangi veriye, hangi yönteme ve hangi teknik gerekçeye dayandığını kendi uzmanlık bilgisiyle açıklayabilmelidir. Başkasının hazırladığı teknik görüşün yalnız imzalanmış olması bu yükümlülüğü karşılamaz.

Elektronik dosya ve UYAP erişiminde görev devri riski

Yönetmelik m.51/2, UYAP üzerinden dosyanın incelenmesinin mümkün olduğu hâllerde bilirkişiye sistem üzerinden dosya inceleme yetkisi verilebileceğini düzenler. Bu erişim kişisel görevlendirmeyle bağlantılıdır. Kullanıcı bilgileri, dosya görüntüleri veya yargısal belgeler görevle ilgisi olmayan kişilerle paylaşılamaz. Bilirkişinin dosyayı başka bir kişiye inceletmesi, bizzat çalışma yükümlülüğünün yanında gizlilik ve bilgi güvenliği sorununa da dönüşebilir.

UYAP’tan indirilen belgelerin yerel cihazlarda tutulması, üçüncü kişilere gönderilmesi veya bir ekip içinde kontrolsüz paylaşılması ayrıca dikkat gerektirir. Bilirkişilik Yönetmeliği m.5/5 gizlilik yükümlülüğünün görev bittikten sonra da devam edeceğini açıkça belirtir. Bu nedenle çalışma organizasyonu kurarken yalnız raporu kimin yazdığı değil, dosya içeriğine kimin eriştiği de değerlendirilmelidir.

Yardımcı teknik araç kullanılması görev devri sayılır mı?

Bilirkişinin hesap tablosu, mesleki yazılım, ölçüm cihazı, laboratuvar ekipmanı veya veri analiz aracı kullanması tek başına görev devri değildir. Bu araçlar uzmanlık faaliyetinin icrasında kullanılan yöntemlerdir. Ancak aracın ürettiği sonuçların doğru veriyle oluşturulması, yöntem seçiminin uygunluğu ve çıktının teknik yorumu görevlendirilen bilirkişinin sorumluluğundadır. Programın otomatik sonuç vermesi bilirkişinin mesleki kontrol yükümlülüğünü kaldırmaz.

Aynı şekilde cihazı bir teknisyenin kullanması ile teknik kanaatin teknisyene bırakılması arasında fark vardır. Ölçümün usulüne uygun alınması için yardımcı personel kullanılabilse bile bilirkişi hangi ölçümün neden yapıldığını, sonucun ne ifade ettiğini ve rapora nasıl yansıtıldığını kendisi değerlendirmelidir. Bilirkişilik görüşünü oluşturan çekirdek faaliyetin başka kişiye devredilmesi yasaktır.

Görev devri iddiasının somutlaştırılması nasıl yapılır?

Bir raporun başkası tarafından hazırlandığı ileri sürülecekse yalnız tahmine dayalı ifade yeterli değildir. İddia, rapordaki imza, yazar bilgileri, elektronik belge özellikleri, raporda açıkça belirtilen üçüncü kişi çalışmaları, bilirkişinin duruşmadaki açıklamaları veya dosyada bulunan diğer belgeler gibi somut verilere dayanmalıdır. İtirazın amacı kişiyi itham etmek değil, bilirkişilik görevinin mevzuata uygun biçimde icra edilip edilmediğini denetlenebilir şekilde ortaya koymaktır.

Raporun teknik içeriğine ilişkin hata ile görevin devri iddiası da birbirinden ayrılmalıdır. Hesabın yanlış olması tek başına raporu başkasının hazırladığını göstermez. Benzer şekilde görevin devredilmiş olması, teknik sonucun mutlaka yanlış olduğu anlamına gelmez. Birinci sorun bilirkişilik temel ilkesine uyumla, ikinci sorun teknik doğrulukla ilgilidir ve farklı usul değerlendirmeleri gerektirir.

Görev devri ile etik ilkeler arasındaki bağlantı

Bilirkişilik Yönetmeliği m.6 ve devamındaki etik hükümler yetkinlik, mesleki özen, bağımsızlık, dürüstlük, tarafsızlık ve saygınlık ilkelerini düzenler. Görevin başka kişiye bırakılması bu ilkelerin birden fazlasını etkileyebilir. Bilirkişinin uzmanlık yeterliliği seçimin temel sebebidir; dolayısıyla başka kişinin kanaatini kendi görüşü gibi sunmak mesleki özen ve güven ilkeleri bakımından da sorun yaratır.

Doğru yöntem, bilirkişinin uzmanlık sınırını açıkça korumasıdır. Dosya kendi alanını aşıyorsa bir hafta içinde bildirim yapılmalı; ek uzman gerekiyorsa görevlendiren merciin kararı beklenmelidir. Böylece bilirkişilik faaliyeti hem uzmanlık hem usul bakımından şeffaf kalır.

Resmî kaynaklar

E-E-A-T notu: Bu içerik 6754 sayılı Kanun ve güncel Bilirkişilik Yönetmeliğinin açık hükümlerine dayanır. Doğrulanmamış karar veya varsayımsal içtihat kullanılmamıştır.
Av. Halil Bakırcı
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Bilirkişilik, delil hukuku ve hukuk yargılaması içerikleri.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp