Bilirkişi Teknik Terimleri Anlaşılır Biçimde Açıklamak Zorunda mı? Yönetmelik m.7/2 | 2026

Teknik terimleri açıklama yükümlülüğünün hukuki dayanağı
Bilirkişilik Yönetmeliği m.7, bilirkişinin yetkinlik ve mesleki özen yükümlülüğünü düzenler. Maddenin ikinci fıkrası, bilirkişinin uzmanlık alanına ilişkin teknik terim ve ifadeleri görevlendirmeyi yapan merci ve tarafların anlayabileceği şekilde açıklamasını ister. Bu yükümlülük raporun yalnız biçimini değil, denetlenebilirliğini doğrudan etkiler.
Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmelik, bilirkişiyi yargı merciine özel veya teknik bilgi sağlayan yardımcı olarak konumlandırır. Teknik bilgi anlaşılmaz bırakılırsa bu yardım işlevi gerçekleşmez. Bilirkişinin görevi yalnız uzmanların kendi aralarında okuyabileceği bir metin oluşturmak değil; teknik bilgiyi yargısal değerlendirmeye elverişli hâle getirmektir.
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m.3’te yer alan temel ilkeler de raporun uzmanlık sınırı içinde kalmasını gerektirir. Anlaşılır açıklama yapmak, hukuki nitelendirme yapmak anlamına gelmez; bilirkişi teknik kavramı açıklarken hukuki hüküm kurmamalıdır.
Anlaşılır bilirkişi raporu ne demektir?
Anlaşılır rapor, uzmanlık alanının doğruluğunu basitleştirme uğruna kaybetmeyen fakat teknik kavramları açıklayan rapordur. Mesleki terim kullanılabilir; hatta bazı alanlarda kullanılması zorunludur. Ancak terimin ilk geçtiği yerde tanımı, teknik bağlamı ve rapor sonucundaki işlevi açıklanmalıdır. Bir kısaltma kullanılıyorsa neyi ifade ettiği belirtilmeli; özel bir hesap veya ölçüm yöntemi varsa temel mantığı gösterilmelidir.
Raporun anlaşılır olması tarafların itiraz hakkı bakımından da önem taşır. Taraf, hangi teknik kabulün kullanıldığını, hangi verinin hesaba katıldığını ve sonucun nasıl üretildiğini anlayamıyorsa etkili itiraz geliştirmesi güçleşir. Bu nedenle anlaşılır dil, yalnız yazım kalitesi değil usulî denetlenebilirlik unsurudur.
Örneğin bir mühendislik raporunda teknik standardın kodunu yazmak tek başına yeterli olmayabilir. Hangi standardın hangi maddesinin hangi ölçüm veya tolerans açısından uygulandığı açıklanmalıdır. Muhasebe raporunda formülün sonucu verilmekle yetinilmemeli; hesaba alınan dönem, kalem, oran ve varsa kabul açıkça gösterilmelidir.
Bilirkişi inceleme yöntemini ve teknik dayanağı açıklamak zorunda mı?
Evet. Yönetmelik m.55, bilirkişi raporunda incelemede kullanılan yöntem ile bilimsel ve teknik dayanakların bulunmasını zorunlu unsurlar arasında sayar. M.7/2’deki anlaşılır açıklama yükümlülüğü ile m.55 birlikte uygulandığında raporun yalnız sonuç değil, sonuca götüren teknik yol bakımından da açıklanması gerektiği ortaya çıkar.
Bir rapor “hesap sonucunda şu tutar bulunmuştur” dediğinde, hesap yönteminin ne olduğu ve hangi verilerle uygulandığı anlaşılmıyorsa denetlenebilirlik zayıflar. Aynı durum laboratuvar, ölçüm, değerleme, veri analizi ve tıbbi inceleme bakımından da geçerlidir. Bilimsel ve teknik yöntem, sonucu yeniden değerlendirmeye imkân verecek ölçüde ortaya konulmalıdır.
Bilirkişi, uzmanlık alanında herkesin bildiğini düşündüğü bir kavramı dahi mahkeme ve tarafların anlamayabileceğini göz önünde bulundurmalıdır. Yönetmelik m.7/2’nin muhatabı yalnız diğer uzmanlar değildir. Rapor hukukçular, taraflar ve gerektiğinde üst inceleme mercileri tarafından da okunacaktır.
Teknik terimi açıklamak ile hukuki değerlendirme yapmak arasındaki sınır
Bilirkişinin teknik kavramı açıklama yükümlülüğü ona hukuki sonuç kurma yetkisi vermez. Yönetmelik m.5/2 ve m.55/4, bilirkişinin hukuki nitelendirme ve değerlendirme yapmasını yasaklar. Bu konuda Bilirkişi Hukuki Değerlendirme Yapabilir mi? rehberimiz ayrıntılıdır.
Bilirkişi örneğin teknik bir kusurun ne olduğunu, hangi standarda göre tespit edildiğini ve etkisini açıklayabilir. Ancak bu teknik kusur nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi gerektiğini, tarafın hukuken sorumlu olduğunu veya davanın kabul edilmesi gerektiğini belirleyemez. Teknik kavramın hukuki sonuçlarını karara bağlamak yargı merciinin görevidir.
Bu ayrım raporun dilinde açıkça korunmalıdır. “Teknik açıdan şu standarda aykırıdır” biçimindeki tespit ile “bu nedenle davalı hukuken kusurludur” cümlesi aynı nitelikte değildir. Birincisi uzmanlık alanında kalabilir; ikincisi hukuki nitelendirmedir.
Teknik terimler tablo ve şema ile açıklanabilir mi?
Evet. Yönetmelik m.55/3, bilirkişinin raporuna inceleme konusu ile ilgili kroki, plan, şema, fotoğraf, tablo ve benzeri unsurları ekleyebilmesine imkân tanır. Özellikle çok sayıda teknik terim veya hesap içeren raporlarda tablo ve şema anlaşılabilirliği artırabilir.
Ancak görsel unsur açıklamanın yerine geçmez. Bir tablo kullanılıyorsa sütunların neyi ifade ettiği, birimlerin ne olduğu ve hesaplama mantığı metin içinde açıklanmalıdır. Şema veya fotoğraf eklenmişse hangi teknik bulguyu göstermek amacıyla kullanıldığı belirtilmelidir.
Raporun sadeleştirilmesi, bilimsel kesinliğin azaltılması anlamına gelmez. Doğru hedef, mesleki doğruluğu koruyarak teknik kavramların anlamını erişilebilir kılmaktır. Bilirkişinin yetkinliği yalnız doğru sonuca ulaşmayı değil, sonucu mesleki özenle açıklamayı da kapsar.
Anlaşılmaz veya teknik dayanağı belirsiz rapora nasıl itiraz edilir?
İtirazda “rapor anlaşılmazdır” demek yerine anlaşılmayan bölüm somutlaştırılmalıdır. Hangi terimin açıklanmadığı, hangi formülün dayanağının gösterilmediği, hangi tablonun veri kaynağının belli olmadığı veya sonuç ile ara hesap arasında hangi bağlantının kurulamadığı sayfa ve paragraf düzeyinde belirtilmelidir.
Hukuk yargılamasında HMK m.281 kapsamındaki itiraz süresi dikkate alınmalıdır. Süre ve uygulama için bilirkişi raporuna itiraz süresi rehberimize bakılabilir. Gerektiğinde eksikliklerin açıklattırılması veya ek rapor istenmesi talep edilebilir.
Yönetmelik m.56, görevlendirmeyi yapan merciye rapordaki eksiklik veya belirsizliği gidermek amacıyla bilirkişiden yazılı veya sözlü açıklama isteme imkânı verir. Aynı konuda ek rapor meselesi için ikinci bilirkişi raporu ve ek rapor rehberimiz tamamlayıcıdır.
Raporun anlaşılır olmaması tek başına yeni bilirkişi atanmasını gerektirir mi?
Hayır. Anlaşılmazlık çoğu zaman mevcut bilirkişiden açıklama veya ek rapor istenerek giderilebilir. Yönetmelik m.5/7 aynı konuda kural olarak bir kez rapor alınmasını, eksiklik veya belirsizlik varsa ek rapor yolunun kullanılabilmesini öngörür. Yeni bilirkişi görevlendirmesi, somut teknik ihtiyaç ve dosyanın şartlarına göre ayrıca değerlendirilir.
Örneğin raporun yalnız bir kavramı açıklamaması yeni heyet kurulmasını gerektirmeyebilir. Buna karşılık raporun temel yönteminin hiç açıklanmaması, uzmanlık alanının yanlış seçilmiş olması veya teknik değerlendirmenin mevcut bilirkişinin alanını aşması daha farklı sonuçlar doğurabilir.
Görevlendirme kapsamının doğru kurulması bu sorunların önlenmesinde önemlidir. bilirkişi görevlendirmesinde konu ve sınırlar başlıklı yazımız m.51’deki zorunlu unsurları açıklar.
Teknik terimler raporun sonuç bölümünde nasıl kullanılmalıdır?
Sonuç bölümü raporun önceki inceleme ve gerekçesinden kopuk olmamalıdır. Sonuçta kullanılan her kritik teknik kavramın rapor içinde tanımı, veri kaynağı ve teknik gerekçesi bulunmalıdır. Bir kavram ilk kez sonuç bölümünde ortaya çıkıyor ve ne anlama geldiği açıklanmıyorsa raporun anlaşılabilirliği zedelenebilir.
Bilirkişi sonuç bölümünde görevlendirme sorularına sırayla cevap vermeli ve mümkünse her sonucun hangi inceleme bölümüne dayandığını görünür kılmalıdır. Bu yapı mahkemenin raporu değerlendirmesini ve tarafların itirazlarını somutlaştırmasını kolaylaştırır.
Farklı uzmanlık alanlarından oluşan heyet raporunda anlaşılır dil
Birden fazla bilirkişinin görevlendirildiği dosyalarda her uzman kendi alanına özgü terimler kullanabilir. Yönetmelik m.55/2 farklı görüşlerin raporda ayrı ayrı açıklanmasına veya ayrı rapor sunulmasına imkân verir. Heyet raporunda hangi tespitin hangi uzmanlık alanına ait olduğu anlaşılır olmalıdır.
Farklı disiplinlerin kavramları birbirine karışıyorsa ortak sonuç bölümünde teknik ilişkinin açıklanması gerekir. Ancak heyet üyeleri bu açıklama sırasında hukuki değerlendirme yapmamalıdır. Her uzman kendi teknik alanındaki veri ve sonucu anlaşılır biçimde ortaya koyar; hukuki bağ yargı merciince kurulur.
Bilirkişi raporunda anlaşılabilirlik kontrol listesi
- Teknik terimler ilk kullanımda açıklanmış mı?
- Kısaltmaların açılımı verilmiş mi?
- Ölçü birimleri ve hesap dönemleri açık mı?
- İnceleme yöntemi anlaşılır biçimde anlatılmış mı?
- Bilimsel ve teknik dayanaklar gösterilmiş mi?
- Tablo ve şemaların neyi gösterdiği açıklanmış mı?
- Sonuç ile ara hesap veya teknik tespit arasında bağ kurulmuş mu?
- Rapor hukuki sonuç yerine teknik bulgu ile sınırlı kalmış mı?
Bu kontrol yalnız raporun dilini değil, Yönetmelik m.7/2 ve m.55 bakımından teknik denetlenebilirliğini de değerlendirir. Bir rapor uzun olduğu hâlde anlaşılmaz olabilir; kısa olduğu hâlde yöntemini ve teknik sonucunu yeterince açık gösterebilir. Esas ölçüt, uzmanlık bilgisinin denetlenebilir biçimde aktarılmasıdır.
Sık sorulan sorular
1. Bilirkişi raporunda teknik terim kullanabilir mi?
Evet. Ancak Yönetmelik m.7/2 uyarınca bu terimleri merci ve tarafların anlayabileceği şekilde açıklamalıdır.
2. Bilirkişi her kısaltmayı açıklamak zorunda mı?
Raporun anlaşılabilirliği bakımından mesleki veya teknik kısaltmaların anlamı açıklanmalıdır.
3. Yöntem açıklanmadan yalnız sonuç yazılması yeterli mi?
Yönetmelik m.55 raporda kullanılan yöntem ile bilimsel ve teknik dayanakların bulunmasını zorunlu unsurlar arasında sayar.
4. Anlaşılmaz rapora ek rapor istenebilir mi?
Evet. Yönetmelik m.56 kapsamında eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için açıklama veya ek rapor istenebilir.
5. Teknik terimi açıklamak hukuki yorum yapmak mıdır?
Hayır. Teknik kavramın uzmanlık yönünden açıklanması ile hukuki nitelendirme farklıdır.
6. Raporun uzun olması anlaşılır olduğu anlamına gelir mi?
Hayır. Önemli olan yöntem, veri, kavram ve sonuç arasındaki ilişkinin açık ve denetlenebilir olmasıdır.
7. Tablo veya şema kullanılması mümkün mü?
Evet. Yönetmelik m.55/3 rapora tablo, şema, fotoğraf, plan ve benzeri unsurlar eklenmesine izin verir.
8. Taraf rapordaki teknik kavramı anlamıyorsa ne yapabilir?
İlgili usul hükümleri içinde açıklanması gereken kavramı ve rapor bölümünü somut göstererek itiraz veya açıklama talebinde bulunabilir.
Resmî kaynaklar
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Bilirkişilik ve delil hukuku rehberleri.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
