B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Borçlu Ölürse İcra Takibi Ne Olur? Mirasçılara Devam Edilir mi? İİK 53 | 2026

Kısa ve net cevap: Borçlunun ölmesi, borcu ve icra dosyasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.53, tereke borçları bakımından ölüm günüyle birlikte üç günlük takip yasağı öngörür; mirasçıların mirası kabul veya reddetme durumu kesinleşmemişse Türk Medeni Kanunu’ndaki ret süresi boyunca takip bakımından özel kurallar uygulanır. Borçlunun sağlığında başlamış takip, kanundaki şartlarla terekeye karşı devam edebilir. Mirasçılara kişisel olarak yönelme ise mirasın geçişi, ret durumu, terekenin temsil edilmesi ve takibin hangi aşamada bulunduğu dikkate alınarak yapılmalıdır.

Borçlunun ölümü sonrası icra takibi ve tereke işlemleri
Borçlunun ölümü icra dosyasını düşürmez; takip tereke, mirasın reddi ve İİK m.53 hükümleri çerçevesinde yeniden yönlendirilir.

Borçlunun Ölümü Borcu ve İcra Takibini Sona Erdirir mi?

Para borçlarının büyük kısmı borçlunun kişiliğine sıkı sıkıya bağlı değildir. Borçlu öldüğünde malvarlığı hak ve borçları terekeye dahil olur. Türk Medeni Kanunu m.599 uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanırlar; kanunda öngörülen hâller saklı olmak üzere mirasbırakanın alacak ve diğer malvarlığı haklarını, zilyetliklerini ve borçlarını doğrudan kazanırlar. Bununla birlikte mirası reddetme hakkı ve terekenin korunmasına ilişkin hükümler bu geçişin icra hukukundaki sonuçlarını etkiler.

Bu nedenle icra dosyasındaki borçlu öldüğünde icra müdürlüğünün dosyayı “borçlu öldü” diyerek kapatması doğru değildir. Önce ölüm tarihi, mirasçılar, mirasın reddedilip reddedilmediği ve terekenin temsil durumu belirlenir. Takibin borçlunun sağlığında başlayıp başlamadığı da İİK m.53 bakımından önem taşır.

Alacaklının amacı, mirasçıların kişisel malvarlığına hemen yönelmek değil; kanunun ölüm sonrası koruma sürelerine uyarak tereke ve mirasçılık statüsünü doğru tespit etmektir. Yanlış kişiye ödeme emri gönderilmesi veya ret süresi dolmadan işlem yapılması usul şikâyeti ve takibin iptali tartışmalarına yol açabilir.

İİK m.53 Borçlunun Ölümü Hâlinde Ne Düzenler?

İcra ve İflas Kanunu m.53, borçlunun ölümü hâlinde icra takibinin nasıl etkileneceğine ilişkin özel hükümler getirir. Düzenlemenin amacı, bir yandan alacaklının takibi tamamen kaybetmesini önlemek, diğer yandan mirasçıların mirası kabul veya reddetme hakkını kullanabilecekleri dönemde ani icra baskısıyla karşılaşmamasını sağlamaktır.

Madde uyarınca terekenin borçlarından dolayı ölüm günüyle beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçıların mirası kabul veya reddetme durumu henüz kesinleşmemişse, Türk Medeni Kanunu’ndaki ret süresi de dikkate alınır. Tereke için temsilci atanması hâlinde ise kanunun izin verdiği ölçüde takibin temsilciye yöneltilmesi mümkün olabilir.

Borçlunun sağlığında başlamış olan takip ile ölümden sonra ilk defa başlatılmak istenen takip aynı şekilde değerlendirilmez. Mevcut dosyanın terekeye karşı devamı, taraf değişikliğinin doğru yapılması ve mirasçılara tebligat usulünün gözetilmesi gerekir.

Ölüm Günüyle Birlikte Üç Günlük Takip Yasağı Ne Anlama Gelir?

İİK m.53’teki ilk koruma, ölüm günüyle birlikte üç günlük kısa bekleme süresidir. Bu süre içinde terekenin borçları bakımından takip işlemlerine devam edilmemesi gerekir. Sürenin amacı ölümün hemen ardından tereke ve mirasçılık durumunun belirlenebilmesine asgari bir zaman tanımaktır.

İcra müdürlüğü ölüm bilgisini dosyaya aldıktan sonra yeni cebri icra işlemlerini bu hükme göre değerlendirmelidir. Ölümden önce tamamlanmış işlemlerin hukuki etkisi ile ölümden sonra yapılacak yeni işlemler ayrıdır. Örneğin daha önce konulmuş geçerli haczin varlığı, ölümle otomatik olarak ortadan kalkmaz; ancak satış ve yeni işlem aşamalarında ölüm sonrası taraf ve tereke kuralları gözetilir.

Üç günlük sürenin dolması, mirasçıların hemen kişisel borçlu gibi işlem göreceği anlamına gelmez. Mirasın reddi hakkı ve ret süresi ayrıca önemlidir.

Mirasın Reddi Süresinde İcra Takibi Nasıl Etkilenir?

Türk Medeni Kanunu m.605 ve devamında mirasın reddi düzenlenmiştir. TMK m.606 uyarınca miras kural olarak üç ay içinde reddolunabilir. Yasal mirasçılar bakımından süre, kural olarak mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetnameyle atanmış mirasçılar bakımından ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Somut olayda süre başlangıcı ayrıca belirlenmelidir.

Mirasçı, süresinde ve usulüne uygun şekilde mirası reddederse mirasçılık sıfatının borçlardan sorumluluk boyutu buna göre değişir. Bu nedenle alacaklının ret süresi içinde mirasçıların kişisel malvarlıklarına yönelmesi hukuken risklidir. Önce mirasın reddine ilişkin sulh hukuk kayıtları ve mirasçılık belgesi kontrol edilmelidir.

TMK m.605/2’de, ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse mirasın reddedilmiş sayılmasına ilişkin “hükmen ret” düzenlemesi de vardır. Bu durum ayrıca dava ve ispat konusu olabilir. Alacaklı bakımından yalnız veraset ilamında kişinin mirasçı görünmesi, hükmen ret iddiasını her durumda bertaraf etmez.

İcra Takibi Terekeye Karşı Nasıl Devam Eder?

Borçlunun sağlığında başlamış takipte, ölüm sonrasında dosyanın terekeye yöneltilmesi mümkündür. Tereke henüz paylaşılmamışsa miras ortaklığı söz konusu olur. Takipte taraf temsilinin doğru kurulması gerekir. Mirasçıların kimliği, mirasçılık belgesi ve varsa tereke temsilcisi dosyaya sunulmalıdır.

Türk Medeni Kanunu m.640, miras ortaklığını düzenler. Birden çok mirasçı varsa paylaşmaya kadar mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur. Terekeye temsilci atanmışsa, tereke adına işlemler temsilci üzerinden yürütülebilir. İcra dosyasında yanlış veya eksik mirasçıya tebligat yapılması, takip işlemlerinin geçerliliğini etkileyebilir.

Alacaklı, terekeye ait taşınır ve taşınmazlar, banka dışındaki alacaklar ve diğer malvarlığı değerleri üzerinde takip talep edebilir; ancak her haciz türü kendi kanuni şartlarına tabidir. Özellikle ölümden sonra yeni haciz talebinde taraf sıfatı ve ret süresi önem taşır.

Mirasçılara Karşı Takip Ne Zaman ve Nasıl Yürütülür?

Mirasın kabul edilmiş sayıldığı veya ret süresinin geçtiği durumlarda, mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğu Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre değerlendirilir. TMK m.599, mirasçıların mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olduklarını da düzenler. Ancak mirasın resmi tasfiyesi, reddi veya özel sorumluluk sınırlamaları varsa sonuç değişebilir.

Alacaklının, mirasçıların kimliğini kesinleştirmeden “ölenin çocuğu olduğu için borçludur” şeklinde hareket etmesi doğru değildir. Veraset ilamı, reddi miras kararı, nüfus kayıtları ve varsa vasiyetname dikkate alınmalıdır. Mirasçıların her biri bakımından tebligatın doğru adrese ve usule uygun yapılması gerekir.

Miras paylaşılmış olsa bile tereke borçlarından sorumluluk bakımından TMK’daki özel hükümler uygulanır. Bu nedenle takip stratejisi, mirasın paylaşılma tarihi ve borcun niteliğine göre belirlenmelidir.

Borçlunun Ölümünden Önce Haciz Konulmuşsa Ne Olur?

Geçerli biçimde konulmuş haciz, borçlunun ölümüyle kendiliğinden silinmez. Haczin sıra, süre ve satış isteme bakımından sonuçları İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre devam eder. Bununla birlikte ölümden sonraki satış, kıymet takdiri ve tebligat işlemlerinde tereke/mirasçı tarafı doğru kurulmalıdır.

Örneğin borçlunun taşınmazına sağlığında haciz konulmuş, daha sonra borçlu ölmüşse alacaklı haciz hakkını kaybetmez. Ancak satış sürecinde mirasçıların ve terekenin usulüne uygun şekilde dosyada yer alması gerekir. Taşınmazın miras yoluyla tescil edilmemiş olması, cebri icra yönünden ayrıca tapu ve tereke işlemlerini gerektirebilir.

Satış isteme süreleri bakımından ölümün otomatik bir uzatma yaratıp yaratmadığı somut dosyanın tarihleri ve kanuni düzenlemeler çerçevesinde ayrıca hesaplanmalıdır. Bu konuda site içindeki haciz ve satış rehberleriyle dosya bazında kontrol yapılmalıdır.

Alacaklı ve Mirasçı Hangi Belgeleri Kontrol Etmeli?

Belge / kayıtNeden önemli?
Ölüm belgesi ve nüfus kaydıÖlüm tarihini ve takip yasağının başlangıcını belirler.
Mirasçılık belgesiYasal/atanmış mirasçıları gösterir.
Reddi miras kararı veya başvuru kaydıMirasçının tereke borçlarından sorumluluğunu etkiler.
Tereke temsilcisi kararıTakibin kime yöneltileceğini belirleyebilir.
İcra dosyası işlem dökümüÖlümden önce hangi haciz ve tebligatların tamamlandığını gösterir.
Tapu ve malvarlığı kayıtlarıTereke malvarlığını ve mevcut hacizleri belirler.

İcra dosyasında güncel taraf ve adres kayıtlarının doğru tutulması özellikle önemlidir. Tebligat hataları, takip aşamasını aylarca geri götürebilir. Mirasçılar da kendilerine gelen icra tebligatını görmezden gelmek yerine mirası reddedip reddetmediklerini ve dosyanın hangi sıfatla kendilerine yöneltildiğini kontrol etmelidir.

Uygulama Örnekleri

Örnek 1: Takip devam ederken borçlu ölüyor

Ödeme emri borçluya sağlığında tebliğ edilmiş, takip kesinleşmiş ve borçlu daha sonra ölmüştür. Dosya kendiliğinden kapanmaz. Ölüm sonrası İİK m.53 hükümleri, mirasçıların durumu ve terekeye yönelme usulü uygulanır.

Örnek 2: Borçlu öldükten sonra alacaklı ilk defa takip başlatmak istiyor

Alacaklı, borçlunun ölümünü öğrendikten sonra doğrudan ölen kişi adına takip başlatmamalıdır. Terekenin ve mirasçıların hukuki statüsü belirlenerek takip doğru tarafa yöneltilmelidir. Ret süresi ve varsa tereke temsilcisi dikkate alınır.

Örnek 3: Mirasçı mirası reddediyor

Çocuk, sulh hukuk mahkemesine süresinde ret beyanında bulunmuştur. Alacaklının bu kişiye sırf veraset bağından dolayı kişisel takip yöneltmesi mümkün olmayabilir; ret kararının dosyaya sunulması ve sonraki mirasçılık sırasının incelenmesi gerekir.

Örnek 4: Tereke temsilcisi atanıyor

Mirasçılar arasında uyuşmazlık bulunduğu için terekeye temsilci atanmıştır. İcra dosyasında terekenin temsilinin bu kişi üzerinden yürütülmesi mümkün olabilir; temsil kararının kapsamı dosyaya sunulmalıdır.

Alacaklı İçin Kontrol Listesi

  • Ölüm tarihini resmi kayıttan doğrulayın.
  • İİK m.53’teki ölüm sonrası bekleme sürelerini gözetin.
  • Güncel mirasçılık belgesini alın.
  • Reddi miras veya hükmen ret ihtimalini araştırın.
  • Tereke temsilcisi bulunup bulunmadığını kontrol edin.
  • Ölümden önceki hacizlerin tarih ve geçerliliğini inceleyin.
  • Yeni tebligatları doğru taraf ve adrese yöneltin.
  • Satış ve haciz isteme sürelerini dosya tarihleri üzerinden yeniden hesaplayın.

Resmî Hukuki Dayanaklar

Borçlunun ölümü sonrası takip bakımından temel kaynak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu özellikle m.53’tür. Mirasın geçişi ve reddi bakımından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.599, m.605 ve devamı ile m.640 önemlidir. Güncel metinler Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

1. Borçlu ölünce icra dosyası kapanır mı?

Hayır. Ölüm borcu ve dosyayı kendiliğinden sona erdirmez. Takip, İİK m.53 ve miras hükümlerine uygun şekilde tereke/mirasçılar yönünden sürdürülür.

2. Ölen kişinin borcu çocuklarına kalır mı?

Mirası kabul eden mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğu TMK hükümlerine göre doğabilir. Süresinde reddi miras yapılmışsa sonuç farklıdır.

3. Ölümden sonra kaç gün icra işlemi yapılamaz?

İİK m.53 ölüm günüyle birlikte üç günlük ilk takip yasağı öngörür. Mirasın reddi süresi bakımından ayrıca özel sonuçlar vardır.

4. Mirasın reddi süresi kaç aydır?

TMK m.606’ya göre kural olarak üç aydır; sürenin başlangıcı mirasçının türüne ve ölümü/tasarrufu öğrenme-bildirim tarihine göre belirlenir.

5. Mirasçı reddi miras yaptıysa haciz gelir mi?

Geçerli ret beyanı, tereke borçlarından sorumluluğu etkiler. İcra dosyasına ret kararı sunulmalı ve takibin yanlış kişiye yönelip yönelmediği incelenmelidir.

6. Borçlunun sağlığında konulan haciz ölümle kalkar mı?

Kural olarak geçerli haciz sırf ölüm nedeniyle kendiliğinden ortadan kalkmaz; sonraki işlemler tereke ve mirasçılık usulüne uygun sürdürülür.

7. Tereke temsilcisi varsa takip kime yapılır?

Temsil kararının kapsamına göre tereke temsilcisi takipte muhatap olabilir. Mahkeme kararının içeriği ve İİK m.53 birlikte değerlendirilmelidir.

8. Ölenden sonra doğrudan mirasçının maaşına haciz konabilir mi?

Mirasçının sorumluluğu ve takipte taraf sıfatı kesinleşmeden doğrudan kişisel malvarlığına yönelinmesi doğru değildir. Mirasın kabul/ret durumu ve usulüne uygun takip gerekir.

9. Hükmen ret nedir?

TMK m.605/2’de, ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması hâlinde mirasın reddedilmiş sayılmasına ilişkin özel düzenleme vardır.

10. Mirasçılar borcu bilmiyorsa yine sorumlu olur mu?

Borcu bilmemek tek başına mirasçılık sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak reddi miras, hükmen ret ve terekenin resmi tasfiyesi gibi kurumlar somut olayda değerlendirilmelidir.

Hukukçu İncelemesi ve Güncellik

Yazar / hukukçu incelemesi: Av. Halil Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Bu rehber 23 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki İİK m.53 ve TMK m.599, 605–606 ile 640 hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Borçlunun ölümü sonrası her icra dosyasında ölüm tarihi, takibin başladığı aşama, mevcut hacizler, mirasçılık belgesi ve reddi miras durumu ayrı ayrı incelenmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp