B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Bütünleyici Parça Taşınır Rehnine Otomatik Dahil Olur mu? | 6750 m.6 (2026)

Kısa ve net cevap: 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu’nun 6/1. maddesine göre bir taşınır varlık üzerinde kurulan rehin hakkı, o varlığın bütünleyici parçalarını da kendiliğinden kapsar. Bütünleyici parçanın rehin sözleşmesinde tek tek yazılması, ayrıca TARES’te bağımsız bir rehin kurulması veya zilyetliğinin alacaklıya devredilmesi şart değildir. Buna karşılık eklentiler bakımından aynı otomatik sonuç yoktur; mevcut veya sonradan eklenen eklentilerin rehin kapsamına alınması tarafların anlaşmasına bağlıdır.
Rehinli taşınır varlıklar makine ve işletme ekipmanları
Photo by Ant Rozetsky on Unsplash

6750 m.6 Bütünleyici Parça Rehni İçin Ne Diyor?

6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu, teslimsiz taşınır rehnini işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştıran özel bir teminat sistemi olarak düzenler. Kanunun 6. maddesi, rehne konu taşınırın fiziksel ve ekonomik bütünlüğü bakımından özellikle önemlidir. Maddenin birinci fıkrasında, taşınır varlık üzerindeki rehnin o varlığın bütünleyici parçasını da kapsadığı açık biçimde düzenlenmiştir. Bu nedenle hukuki sonuç, tarafların ayrıca “bütünleyici parçalar da rehnedilmiştir” cümlesi kurmasına bağlı değildir.

Buradaki temel sonuç şudur: Asıl taşınır üzerinde 6750 sayılı Kanuna uygun bir rehin hakkı kurulmuş ve TARES’e tescil edilmişse, asıl şeyin hukuken bütünleyici parçası niteliğindeki unsur rehin kapsamının dışında bırakılamaz. Rehin hakkının ekonomik amacı da bunu gerektirir. Asıl şeyden ayrıldığında asıl şeyin temel işlevini, değerini veya bütünlüğünü kaybettirecek parçanın teminat dışında düşünülmesi, rehin değerinin yapay biçimde azaltılmasına yol açardı.

Güncel resmî mevzuat seti, Ticaret Bakanlığının Taşınır Rehni mevzuat sayfasında birlikte yayımlanmaktadır. Bu sette 6750 sayılı Kanunun yanında Rehinli Taşınır Sicili Yönetmeliği, rehin hakkının kurulması ve temerrüt sonrası haklara ilişkin Yönetmelik ile taşınır varlıkların değer tespitine ilişkin Yönetmelik yer alır. Uygulamada yalnız Kanun maddesine değil, bu ikincil düzenlemelere de birlikte bakılmalıdır.

Bütünleyici Parça Nedir?

6750 sayılı Kanun “bütünleyici parça” kavramını tek başına ayrıntılı biçimde tanımlamaz. Kavramın özel hukukta yerleşik anlamı Türk Medeni Kanunundaki bütünleyici parça anlayışıyla değerlendirilir. Bir şeyin kullanılış amacına göre ana şeyin temel unsuru olan ve ana şey yok edilmeden, zarara uğratılmadan veya yapısı değiştirilmeden ondan ayrılması mümkün olmayan parça, bütünleyici parça niteliği taşır.

Bu nitelendirme yalnız fiziksel bağlantıya bakılarak yapılmaz. Parçanın ana şeyin işlevi içindeki rolü de önemlidir. Bir üretim makinesinin makineyi çalıştıran ayrılmaz motoru, makinenin özel üretim kafası veya sistemin asli kontrol ünitesi somut olayın teknik özelliklerine göre bütünleyici parça olabilir. Buna karşılık makinenin yanında kullanılan, kolaylıkla ayrılabilen ve bağımsız ekonomik işlevini sürdüren yardımcı ekipman otomatik olarak bütünleyici parça sayılmaz. O unsur eklenti veya tamamen bağımsız taşınır olarak değerlendirilebilir.

Bu ayrımın hukuki sonucu doğrudan rehin kapsamını etkiler. Bütünleyici parça ise m.6/1 gereğince rehin otomatik olarak kapsar; eklenti ise m.6/2 uyarınca tarafların anlaşması aranır. Dolayısıyla rehin sözleşmesi hazırlanırken teknik envanter yalnız muhasebe listesi gibi ele alınmamalı, her parçanın ana varlıkla hukuki ilişkisi de değerlendirilmelidir.

Bütünleyici Parçanın Rehin Kapsamına Girmesi İçin Ayrı Tescil Gerekir mi?

Hayır. Bütünleyici parça bakımından rehin hakkının kapsamı kanundan doğar. Asıl taşınır üzerinde geçerli bir taşınır rehni kurulduğunda, bütünleyici parça ayrıca bir rehin sözleşmesine konu edilmeden aynı rehin kapsamına girer. Bunun nedeni, bütünleyici parçanın hukuken ana şeyden bağımsız bir mülkiyet ve tasarruf konusu olarak ele alınmamasıdır.

Ancak “ayrı tescil gerekmemesi”, sözleşmede teknik ayrıntı verilmesinin gereksiz olduğu anlamına gelmez. Özellikle yüksek değerli üretim hatlarında, motor-servo-kontrol ünitesi-kalıp sistemi gibi çok sayıda bileşen bulunduğunda, sonradan çıkabilecek kapsam tartışmasını azaltmak için ana taşınırın marka, model, seri numarası, üretim yılı, bulunduğu yer ve ayırt edici özellikleri açık yazılmalıdır. Gerekirse teknik ek listede ana varlığın bütünleyici parçaları açıklanabilir. Bu açıklama rehnin doğması için kurucu şart değildir; uyuşmazlık çıktığında ispat ve kapsamın belirlenmesi bakımından önemlidir.

TARES sisteminin kuruluş mantığını ve rehnin hangi anda doğduğunu ayrıntılı olarak TARES’te Taşınır Rehni Ne Zaman Kurulur? yazımızda; sistemin genel çerçevesini ise Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Nedir? rehberimizde açıklıyoruz.

Bütünleyici Parça ile Eklenti Arasındaki Fark Neden Önemli?

Kanun m.6 iki farklı hukuki rejim kurar. Birinci fıkra bütünleyici parçayı otomatik olarak rehnin içine alır. İkinci fıkra ise taraflara, taşınırın mevcut veya sonradan ilave edilen eklentilerini rehin kapsamına dahil etme konusunda anlaşma özgürlüğü tanır. Bu ayrım, “parça” kelimesinin günlük dildeki kullanımından bağımsızdır.

Örneğin fabrika içindeki bir CNC tezgâhının üretici tarafından cihazın ayrılmaz parçası olarak tasarlanmış ana kontrol sistemi, teknik özelliklerine göre bütünleyici parça olabilir. Aynı tezgâhla kullanılan fakat kolayca sökülüp başka makinede de kullanılabilen bağımsız bir kompresör veya yardımcı taşıma aparatı ise eklenti ya da ayrı taşınır niteliğinde olabilir. İkinci unsurun rehin kapsamına girip girmediği için sözleşmenin kapsam hükmü ve tescil kayıtları ayrıca incelenir.

Bu nedenle “makineyi rehin verdim, işletmedeki her şey otomatik olarak rehinlidir” sonucu doğru değildir. 6750 sayılı Kanun hangi taşınır varlıkların rehne konu olabileceğini m.5’te ayrı ayrı düzenler. Makine, teçhizat ve ekipman rehni bakımından ayrıntılı açıklamaya Makine, Teçhizat ve Ekipman TARES’te Rehnedilebilir mi? yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Makine ve Üretim Hattında Bütünleyici Parça Nasıl Belirlenir?

Makine ve üretim hattı rehinlerinde en önemli konu teknik bütünlüktür. Bir bileşenin ana makineye fiziksel olarak vidalanmış olması tek başına yeterli değildir. O bileşenin ana makinenin tahsis amacına göre zorunlu olup olmadığı, sökülmesinin ana varlığa veya bileşene zarar verip vermeyeceği, bağımsız ticari kullanımının bulunup bulunmadığı ve üretim hattının ekonomik fonksiyonundaki yeri birlikte değerlendirilir.

Uygulamada seri numarası taşıyan bağımsız cihazların sırf aynı hatta bağlı olmaları nedeniyle otomatik olarak bütünleyici parça sayılması doğru değildir. Tersi şekilde, muhasebe kayıtlarında ayrı demirbaş olarak görünen bir unsur da teknik ve hukuki niteliği itibarıyla ana makinenin bütünleyici parçası olabilir. Muhasebe sınıflandırması tek başına eşya hukuku niteliğini değiştirmez.

Bu nedenle kredi kuruluşu, işletme ve rehin veren açısından sağlıklı uygulama; rehin sözleşmesi kurulmadan önce teknik varlık listesinin çıkarılması, ana varlıkların ayırt edici bilgilerinin doğrulanması, yüksek değerli bileşenlerin bütünleyici parça mı eklenti mi olduğunun tespit edilmesi ve tereddütlü unsurların sözleşmede açıkça düzenlenmesidir. Bu işlem “otomatik kapsam” kuralını değiştirmez; ileride üçüncü kişi iddiası, mal devri, haciz, değerleme veya temerrüt aşamasında çıkabilecek kapsam uyuşmazlığını azaltır.

Rehin Sözleşmesinde Bütünleyici Parça Nasıl Yazılmalı?

6750 m.6/1 nedeniyle bütünleyici parçaları tek tek saymak rehin hakkının doğumu için zorunlu değildir. Buna rağmen profesyonel bir rehin sözleşmesinde asıl varlığın teşhisine imkân veren tüm ayırt edici bilgiler yer almalıdır. Marka-model, seri veya şasi numarası, üretim yılı, kapasite, işletmedeki konumu, varsa tescil/ruhsat bilgisi ve teknik tanım somut olmalıdır. “İşletmedeki tüm parçalar” gibi sınırı belirsiz ifadeler özellikle birden fazla üretim ünitesi bulunan işletmelerde ihtilaf doğurabilir.

Sözleşmede ayrıca eklentilerin durumu açıkça belirtilmelidir. Çünkü bütünleyici parça ile eklentinin hukuki rejimi aynı değildir. Taraflar mevcut eklentileri ve sonradan eklenecek eklentileri rehin kapsamına almak istiyorsa bu irade m.6/2’ye uygun biçimde sözleşmede gösterilmelidir. Sözleşmede zorunlu unsurların tamamı için Taşınır Rehni Sözleşmesinde Hangi Bilgiler Zorunlu? başlıklı incelememize bakabilirsiniz.

TARES Tescili Bütünleyici Parça Bakımından Ne Sağlar?

6750 sayılı Kanuna göre rehin hakkı TARES’e tescille kurulur ve üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder. Bütünleyici parçanın rehin kapsamına girmesi ayrı bir tescil işlemine bağlı değildir; kapsam, ana taşınırın geçerli rehni üzerinden kanunen genişler. Bu sebeple asıl varlığın doğru tanımlanması ve tescil kaydının sözleşmeyle uyumlu olması özellikle önemlidir.

Üçüncü kişi, bir parçanın bağımsız mülkiyetine sahip olduğunu ileri sürüyorsa sorun yalnız TARES kaydına bakılarak çözülemez. O parçanın gerçekten ana şeyin bütünleyici parçası olup olmadığı, üçüncü kişinin hakkının hangi tarihte ve hangi hukuki işlemle doğduğu, ana varlıkla bağlantının ne zaman kurulduğu ve özel sicil hükümlerinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir. 6750 sayılı Kanun ayrıca özel siciline tescili zorunlu taşınırlar bakımından kendi sisteminin uygulanmayacağı halleri de düzenler.

Bütünleyici Parça Rehin Değerini ve Temerrüt Sonucunu Nasıl Etkiler?

Rehin hakkının bütünleyici parçayı da kapsaması, teminatın ekonomik değerinin hesaplanmasını doğrudan etkiler. Ana makinenin değerinin içinde ayrılmaz motor, kontrol ünitesi veya üretim sistemi bulunuyorsa değerleme bunlarla birlikte yapılır. Parçanın hukuken kapsam dışında kabul edilmesi, rehinli varlığın piyasa değerini ve temerrüt sonrası mülkiyet devri hesabını değiştirebilir.

6750 sayılı Kanunun 13. maddesi, belirli durumlarda lisanslı değerleme kuruluşu veya uzman eliyle değer tespitini öngörür. Özellikle temerrüt sonrası hakkın kullanılmasında gerçek değerin belirlenmesi, ilk sıradaki alacaklı ile sonraki sıradaki alacaklıların menfaat dengesini korur. Ana şeyin bütünleyici parçaları bu değerin doğal parçasıdır. Bu sebeple ekspertiz raporunda ana varlığın teknik konfigürasyonu eksiksiz gösterilmelidir.

Rehin verenin, rehinli varlığın değerini düşüren davranışlardan kaçınma yükümlülüğü de bütünleyici parçaları kapsar. Ayrılmaz bir bileşenin sökülmesi, satılması, başka işletmeye aktarılması veya kullanılmaz hâle getirilmesi, rehinli varlığın değerini azaltıyorsa alacaklının kanuni koruma haklarını gündeme getirebilir. Bu durumda sözleşmesel borca aykırılığın yanında 6750 m.12’deki koruma ve tazminat hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Uyuşmazlık Çıkarsa Hangi Deliller Önemlidir?

Bütünleyici parça tartışmalarında en güçlü delil yalnız rehin sözleşmesi değildir. Teknik servis kayıtları, üretici katalogları, makine şemaları, seri numarası kayıtları, fatura ve envanter belgeleri, ekspertiz raporları, sigorta poliçeleri, montaj kayıtları ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi önem taşır. Uyuşmazlığın temel sorusu “bu parça sözleşmede yazıyor mu?” değil, “bu unsur hukuken ve teknik olarak ana taşınırın bütünleyici parçası mı?” sorusudur.

Rehin sözleşmesi yine de kritik önemdedir. Ana taşınır belirsiz tanımlanmışsa hangi şeyin bütünleyici parçasından söz edildiği de tartışmalı hâle gelir. Bu nedenle finansman işlemi kurulurken doğru varlık tanımı yapmak, temerrüt aşamasında delil toplamaya çalışmaktan daha güvenlidir.

Bir başka önemli nokta, sonradan yapılan değişikliklerin belgelendirilmesidir. Üretim makinesinde ana bileşen değiştirildiğinde eski parçanın sökümü, yeni parçanın montajı, teknik servis faturaları ve seri numarası kayıtları muhafaza edilmelidir. Bu belgeler, hangi unsurun hangi tarihten itibaren ana varlığın bütünleyici parçası hâline geldiğinin ispatında kullanılabilir. Rehinli varlığın teknik kimliği değişmişse TARES kaydının ve sözleşme eklerinin güncellenmesi gerekip gerekmediği de ayrıca kontrol edilmelidir.

İcra veya temerrüt aşamasında rehinli malın teslimi, mülkiyet devri ya da değerlemesi gündeme geldiğinde ana varlığın bütünleyici parçalarının eksiksiz olup olmadığı tespit edilmelidir. Eksik bileşen yalnız mekanik bir sorun değildir; teminatın değerini ve sonraki sıradaki alacaklıların hakkını etkileyebilir. Bu sebeple teslim ve tespit tutanaklarında yüksek değerli parçaların seri numarası ve fiziksel durumu mümkün olduğu ölçüde gösterilmelidir.

Uygulama sonucu: Bütünleyici parçanın rehin kapsamına girmesi tarafların seçimine bırakılmış bir genişletme değildir; 6750 m.6/1’in kanuni sonucudur. Sözleşmede asıl taşınırın doğru teşhisi, eklentilerin ayrıca düzenlenmesi ve TARES kaydının sözleşmeyle uyumlu tutulması gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Bütünleyici parça ayrıca rehin sözleşmesine yazılmak zorunda mı?

Hayır. 6750 m.6/1 uyarınca asıl taşınır üzerindeki rehin, bütünleyici parçayı kanunen kapsar. Ancak ispat ve teknik açıklık için sözleşmede veya ek listede gösterilmesi yararlıdır.

Bütünleyici parça için ayrı TARES tescili gerekir mi?

Hayır. Ana taşınırın geçerli rehninin kapsamı içinde yer alır. Ayrı tescil, otomatik kapsamın kurucu şartı değildir.

Eklenti de otomatik olarak rehne girer mi?

Hayır. 6750 m.6/2, mevcut veya sonradan eklenen eklentilerin rehne dahil edilmesini tarafların anlaşmasına bağlar.

Makinenin motoru her durumda bütünleyici parça mıdır?

Her durumda aynı sonuç kurulamaz. Motorun makinenin yapısı ve tahsis amacı içindeki konumu, ayrılmasının etkisi ve bağımsız kullanım niteliği teknik olarak incelenir.

Muhasebede ayrı demirbaş görünen parça bütünleyici parça olabilir mi?

Evet. Muhasebe kaydı tek başına eşya hukuku niteliğini belirlemez. Teknik ve hukuki bütünlük esas alınır.

Bütünleyici parça sonradan değiştirilirse rehin ne olur?

Yeni unsurun ana şeyin bütünleyici parçası hâline gelip gelmediği ve ikame/ürün hükümleri birlikte değerlendirilir. Somut tescil ve teknik kayıtların güncellenmesi uyuşmazlığı önler.

Üçüncü kişi parçanın kendisine ait olduğunu iddia ederse ne olur?

Mülkiyetin kaynağı, hakkın doğum tarihi, parçanın ana şeyle ilişkisi ve varsa özel sicil kayıtları incelenir. TARES kaydı tek başına üçüncü kişinin her türlü mülkiyet iddiasını ortadan kaldırmaz.

Bütünleyici parça sökülüp satılabilir mi?

Rehinli varlığın değerini azaltacak biçimde sökme ve tasarruf, rehin verenin koruma yükümlülüğüne aykırılık ve 6750 m.12 kapsamındaki sonuçları doğurabilir.

Ekspertiz bütünleyici parçaları hesaba katmalı mı?

Evet. Rehin konusu ana varlığın gerçek ekonomik değerinin tespiti, onun bütünleyici parçalarıyla birlikte teknik konfigürasyonu üzerinden yapılır.

Bütünleyici parça ile eklenti ayrımı için bilirkişi gerekir mi?

Teknik nitelikli makinelerde uyuşmazlık çıktığında bilirkişi incelemesi belirleyici olabilir. Hukuki nitelendirme ise teknik bulgular üzerinden yargı merciince yapılır.

Mevzuat ve kaynak kontrolü

Bu içerik 17 Eylül 2026 tarihi itibarıyla 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu m.6, ilgili TARES düzenlemeleri ve Ticaret Bakanlığının güncel taşınır rehni mevzuat seti esas alınarak hazırlanmıştır. Kanun maddesi ile sözleşme/tescil uygulaması ayrı ayrı değerlendirilmiştir.

Avukat Halil BAKIRCI

Mersin Barosu’na kayıtlı avukat. Ticaret ve sözleşmeler hukuku, icra ve teminat uyuşmazlıkları alanında hukuki danışmanlık ve dava takibi. Dosyalar Türkiye genelinde Mersin’den koordine edilmektedir.

Ofis: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin
Telefon / WhatsApp: +90 552 224 43 66

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp