Cevap Dilekçesinden Sonra Yetki veya Tahkim İtirazı Yapılabilir mi? HMK m.131 | 2026
Kısa ve net cevap: Hayır. HMK m.131’e göre cevap dilekçesi verildikten sonra cevap süresi henüz dolmamış olsa bile ilk itirazlar ileri sürülemez. HMK m.116 uyarınca ilk itirazlar, kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı ile uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazıdır. HMK m.117 ise bu itirazların tamamının cevap dilekçesinde ileri sürülmesini, aksi hâlde dinlenmemesini emreder. Bu nedenle cevap dilekçesini göndermeden önce yetki ve tahkim yönünden dosyanın kontrolü zorunlu önemdedir.

HMK m.131’in kesin kuralı nedir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 131. maddesi tek fıkralık açık bir hüküm içerir: Cevap dilekçesinin verilmesinden sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazlar ileri sürülemez. Bu düzenleme ilk itirazların ileri sürülebileceği son anı yalnız cevap süresinin bitimine değil, cevap dilekçesinin fiilen verilmesine bağlar.
Bu nedenle davalı iki haftalık cevap süresinin henüz üçüncü gününde cevap dilekçesini sunmuşsa, kalan günlerde yeni bir dilekçeyle ilk itiraz ekleyemez. Kanunun amacı, davalının cevap dilekçesini vermekle usulî itirazlarını da bildirdiğinin veya böyle bir itirazı olmadığının kabul edilmesidir. İlk itiraz bakımından cevap dilekçesinin verilmesi, usulî olarak kapanan bir aşama yaratır.
HMK m.131’in uygulanabilmesi için hangi savunmaların “ilk itiraz” olduğu doğru belirlenmelidir. Kanun her savunmayı ilk itiraz saymaz. İlk itirazların konusu HMK m.116’da sınırlı biçimde düzenlenmiştir.
HMK’ya göre ilk itirazlar hangileridir?
HMK m.116’ya göre ilk itirazlar iki tanedir. Birincisi, kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazıdır. İkincisi, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazıdır. Maddenin eski (c) bendi 22 Temmuz 2020 tarihli 7251 sayılı Kanun ile mülga edilmiştir. Güncel uygulamada ilk itiraz listesi bu iki başlıktan oluşur.
HMK m.117/1 ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmesini zorunlu tutar ve aksi hâlde dinlenmeyeceğini açıkça belirtir. HMK m.117/2’ye göre ilk itirazlar dava şartlarından sonra incelenir. HMK m.117/3’e göre ise ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanır.
Bu sistem üç aşamalıdır: Önce bir savunmanın HMK m.116 anlamında ilk itiraz olup olmadığı belirlenir; sonra HMK m.117 gereğince cevap dilekçesinde ileri sürülüp sürülmediği kontrol edilir; cevap dilekçesi verildikten sonra eklenmek isteniyorsa HMK m.131’in yasağı uygulanır.
Yetki itirazı cevap dilekçesinde nasıl ele alınmalıdır?
Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı HMK m.116/1-a kapsamında ilk itirazdır. Davalı, davanın açıldığı mahkemenin yetkisiz olduğunu düşünüyorsa bu itirazı cevap dilekçesinde ileri sürmelidir. Yetki itirazında yalnız “mahkeme yetkisizdir” demek yeterli değildir. HMK m.19/2 uyarınca yetki itirazında yetkili mahkemenin gösterilmesi; birden fazla yetkili mahkeme varsa bunlardan hangisinin seçildiğinin bildirilmesi gerekir.
Kesin yetki ile kesin olmayan yetki ayrımı burada temel önemdedir. Kesin yetkinin bulunduğu hâllerde yetki bir dava şartı niteliğindedir ve mahkemece resen dikkate alınır. HMK m.116’daki ilk itiraz ise yalnız kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerdeki yetki itirazıdır. Bu nedenle her “yetki” meselesi HMK m.131 kapsamına aynı şekilde girmez.
Yetki itirazı yapılacaksa cevap dilekçesi verilmeden önce davanın türü, tarafların yerleşim yerleri, sözleşmenin ifa yeri, haksız fiil yeri, taşınmazın bulunduğu yer veya özel kanundaki yetki kuralları dosyaya göre değerlendirilmelidir. Cevap dilekçesi sunulduktan sonra HMK m.131 engeli nedeniyle ilk itiraz niteliğindeki yetki itirazı sonradan eklenemez.
Tahkim itirazı ne zaman ileri sürülmelidir?
HMK m.116/1-b, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazını ilk itiraz olarak düzenler. Taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi veya sözleşmede tahkim şartı bulunuyorsa ve buna rağmen mahkemede dava açılmışsa davalı tahkim itirazını cevap dilekçesinde ileri sürmelidir.
Tahkim şartının bulunup bulunmadığı özellikle ticari sözleşmelerde cevap dilekçesi hazırlanmadan önce kontrol edilmelidir. Ana sözleşme, genel işlem şartları, ek protokoller, yabancı dilde düzenlenen sözleşmeler ve uyuşmazlık çözüm maddeleri birlikte incelenmelidir. Tahkim hükmünün yalnız sözleşmenin son sayfasında veya ekinde bulunması, kontrol edilmeden cevap dilekçesi verilmesi riskini ortadan kaldırmaz.
Cevap dilekçesi verildikten sonra tahkim itirazının sonradan eklenmesi HMK m.131’e takılır. Cevap süresinin hâlâ devam ediyor olması sonucu değiştirmez. Bu nedenle özellikle şirketlerin hukuk departmanları ve vekilleri, ilk cevap metnini göndermeden önce sözleşmedeki uyuşmazlık çözüm maddesini ayrı bir kontrol kalemi olarak ele almalıdır.
Cevap dilekçesinin verilmesi neden geri dönüşsüz bir eşiktir?
HMK m.131’in özelliği, süre sonunu beklememesidir. Davalıya HMK m.127 gereğince iki haftalık cevap süresi verilmiş olsa bile, cevap dilekçesini bu sürenin ortasında sunması ilk itirazlar bakımından kalan süreyi kullanma imkânını sona erdirir. Bu yönüyle cevap dilekçesinin sunulması yalnız bir evrak gönderme işlemi değildir; ilk itiraz bakımından usulî sonuç doğuran irade açıklamasıdır.
HMK m.126’ya göre cevap dilekçesinin verilmesi yazısında açıklandığı üzere cevap dilekçesi davanın açıldığı mahkemeye verilir ve havale edildiği tarihte verilmiş sayılır. Bu tarih HMK m.131 bakımından da önem taşır. Dilekçenin mahkemeye verilmesiyle ilk itiraz ekleme imkânı kapanır.
Bu nedenle cevap dilekçesinin yalnız “süre kaçmasın” düşüncesiyle acele biçimde sunulması doğru değildir. Süre yönetimi önemlidir; ancak sunumdan önce mahkemenin yetkisi, tahkim şartı, dava şartları, savunma vakıaları ve deliller birlikte kontrol edilmelidir.
Cevap süresi henüz dolmamışsa ek ilk itiraz verilebilir mi?
Hayır. HMK m.131 tam olarak bu soruyu cevaplar. Cevap dilekçesi verildikten sonra cevap süresi dolmamış olsa dahi ilk itiraz ileri sürülemez. Örneğin iki haftalık sürenin beşinci gününde cevap dilekçesi sunulmuşsa, dokuz günlük bakiye süre ilk itiraz eklemek için kullanılamaz.
Bu kural, HMK m.117/1’deki “ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır” hükmünü tamamlar. Cevap dilekçesinde yer almayan ilk itiraz dinlenmez. Sonradan ek dilekçeyle, beyan dilekçesiyle veya cevap süresinin hâlâ açık olduğu gerekçesiyle bu eksiklik giderilemez.
Cevap dilekçesini vermeden önce ek süre ihtiyacı varsa HMK m.127’deki şartlar ayrıca değerlendirilebilir. Cevabın iki haftalık süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olduğu hâllerde, iki haftalık süre içinde başvurulmak kaydıyla bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek cevap süresi verilebilir. HMK m.127 ek cevap süresi bu nedenle cevap dilekçesini eksik sunmaktan önce değerlendirilmelidir.
Görev itirazı HMK m.131 kapsamında ilk itiraz mıdır?
Hayır. Görev, HMK m.114/1-c kapsamında dava şartıdır. HMK m.115 uyarınca mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir. Bu nedenle görev meselesi, HMK m.116’daki ilk itirazlardan farklıdır.
Bu ayrım uygulamada kritik önemdedir. “Görev ve yetki” çoğu zaman aynı cümlede kullanılsa da usul hukuku bakımından sonuçları farklıdır. Kesin olmayan yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gereken ilk itirazdır; görev ise dava şartıdır ve mahkemece resen incelenir.
Aynı şekilde kesin yetkinin bulunduğu hâllerde yetki konusu dava şartı rejimine yaklaşır; HMK m.114/1-ç, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı kalmak üzere yetkinin kesin olduğu hâllerde mahkemenin yetkili bulunmasını dava şartı olarak kabul eder. Bu nedenle önce yetki kuralının kesin olup olmadığı belirlenmelidir.
Zamanaşımı veya takas gibi savunmalar HMK m.131’deki ilk itiraz mıdır?
Hayır. HMK m.116 ilk itirazları sınırlı sayıda düzenler. Zamanaşımı def’i, takas def’i veya borcun sona erdiğine ilişkin maddi hukuk savunmaları HMK m.116’daki ilk itiraz listesinde değildir. Ancak bunların da cevap dilekçesinde zamanında ileri sürülmesi, savunmanın genişletilmesi yasağı ve ilgili maddi hukuk kuralları nedeniyle önem taşır.
Bir savunmanın HMK m.131 kapsamına girip girmediğini belirlemek için önce hukuki niteliği doğru sınıflandırılmalıdır. Dava şartı, ilk itiraz, def’i ve esasa ilişkin inkâr birbirinden farklı kurallara tabidir. Her savunmaya “itiraz” denilmesi, usul hukuku bakımından aynı sonuçları doğurmaz.
HMK m.131 ile iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı aynı şey midir?
Hayır. HMK m.131 yalnız ilk itirazların cevap dilekçesinden sonra ileri sürülememesini düzenler. İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi ise HMK m.141’de düzenlenir. Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle iddia veya savunmalarını kanunun izin verdiği aşamada serbestçe genişletebilir veya değiştirebilir; dilekçelerin karşılıklı verilmesi tamamlandıktan sonra ise HMK m.141’deki sınırlar uygulanır.
İlk itirazlar bu genel rejimden daha katıdır. HMK m.131 nedeniyle cevap dilekçesi verildikten sonra, ikinci cevap aşamasında dahi yeni bir ilk itiraz ileri sürülemez. Bu özel hüküm, ilk itirazlar bakımından cevap dilekçesini kesin eşik yapar.
Cevap dilekçesi gönderilmeden önce kontrol edilmesi gerekenler
- Davanın açıldığı mahkemenin görevli olup olmadığı incelenmelidir.
- Kesin yetki bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
- Kesin yetki yoksa genel ve özel yetki kuralları incelenerek yetki itirazı gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.
- Yetki itirazı yapılacaksa yetkili mahkeme açıkça gösterilmelidir.
- Sözleşmede tahkim şartı veya bağımsız tahkim sözleşmesi bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
- İlk itirazlar cevap dilekçesinin başında açık ve ayrı biçimde ileri sürülmelidir.
- Esasa ilişkin savunmalar ile ilk itirazlar birbirine karıştırılmamalıdır.
- Cevap dilekçesi gönderilmeden önce HMK m.129’daki zorunlu unsurlar ve deliller son kez kontrol edilmelidir.
HMK m.129 cevap dilekçesi zorunlu unsurları rehberi, bu son kontrol bakımından tamamlayıcıdır.
Resmî kaynaklar
Mevzuat Bilgi Sistemi – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Resmî Gazete – Hukuk Muhakemeleri Kanunu
Sık Sorulan Sorular
Cevap dilekçesinden sonra yetki itirazı yapılabilir mi?
Kesin yetki bulunmayan hâllerdeki yetki itirazı ilk itirazdır. HMK m.131 gereğince cevap dilekçesi verildikten sonra ileri sürülemez.
Cevap süresi dolmamışsa yetki itirazı eklenebilir mi?
Hayır. HMK m.131 açıkça cevap süresi dolmamış olsa bile cevap dilekçesinden sonra ilk itiraz yapılamayacağını düzenler.
Tahkim itirazı ne zaman yapılmalıdır?
HMK m.116 ve m.117 gereğince cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir.
İlk itirazlar hangileridir?
Güncel HMK m.116’ya göre kesin yetki bulunmayan hâllerde yetki itirazı ve uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi gerektiği itirazıdır.
Görev itirazı ilk itiraz mıdır?
Hayır. Görev dava şartıdır ve mahkeme tarafından resen incelenir.
Kesin yetki de cevap dilekçesinde mi ileri sürülmelidir?
Kesin yetki, kesin olmayan yetki ilk itirazından farklıdır. Yetkinin kesin olduğu hâllerde mahkemenin yetkili bulunması dava şartı niteliğindedir ve resen dikkate alınır.
Zamanaşımı HMK m.116 anlamında ilk itiraz mıdır?
Hayır. Zamanaşımı maddi hukuka ilişkin bir def’idir; HMK m.116’daki sınırlı ilk itiraz listesinde yer almaz.
İlk itiraz ikinci cevap dilekçesinde ileri sürülebilir mi?
Hayır. HMK m.131 nedeniyle cevap dilekçesi verildikten sonra ilk itiraz eklenemez.
Cevap hazırlamak için süre yetmiyorsa ne yapılmalıdır?
HMK m.127’deki koşullar varsa cevap süresi içinde ek süre istenmelidir. İlk itirazları eksik bırakıp cevap dilekçesini sunmak, HMK m.131 nedeniyle sonradan telafi edilemeyebilir.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
