Çocuk Şüpheli veya Sanığa Avukat Zorunlu mu? CMK 150/2
Kısa ve net cevap: CMK m.150/2’ye göre müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. Çocuğun “avukat istemiyorum” demesi, ailesinin avukat talep etmemesi veya özel avukat tutacak maddi imkânın bulunup bulunmaması bu zorunluluğu kaldırmaz. Kanunun şartı, kişinin çocuk olması ve müdafiinin bulunmamasıdır.
Özet: Çocuk şüpheli veya sanık için barodan avukat zorunlu mu?
Evet. Ceza soruşturması veya kovuşturmasında çocuk şüpheli ya da sanığın müdafii yoksa CMK m.150/2 gereğince müdafi görevlendirilmesi zorunludur. Bu hüküm talebe bağlı CMK m.150/1’den farklıdır. Çocuk, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan etmek veya barodan avukat istemek zorunda değildir; görevlendirme istem aranmaksızın yapılır.
Çocuk Koruma Kanunu m.3, çocuğu daha erken yaşta ergin olsa bile on sekiz yaşını doldurmamış kişi olarak tanımlar. Ceza muhakemesinde çocukların savunma hakkı ayrıca güçlendirilmiştir. Müdafi yalnız ifade sırasında salonda bulunan bir kişi değildir; çocukla görüşür, isnadı hukuken açıklar, ifade ve sorguya katılır, dosya ve deliller üzerinde savunma görevini yürütür.

CMK 150/2 Çocuklar İçin Ne Emreder?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.150/2, müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirileceğini açıkça düzenler. Buradaki “görevlendirilir” ve “istemi aranmaksızın” ifadeleri, müdafi yardımının çocuğun tercihine veya ekonomik durumuna bırakılmadığını gösterir.
Dolayısıyla m.150/1’deki “müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan etme” şartı çocuk için aranmaz. Çocuğun ailesinin gelir seviyesi yüksek olsa dahi seçilmiş bir müdafi yoksa ceza muhakemesi makamı zorunlu müdafilik sistemini işletmelidir. Aile daha sonra özel müdafi seçerse CMK m.156/3 uyarınca baro tarafından görevlendirilen müdafiin görevi sona erer.
Zorunluluk soruşturma ve kovuşturma evrelerini kapsar. Çocuğun kolluk/savcılık ifadesi, hâkim sorgusu ve mahkeme duruşması sırasında savunma hakkı, dosyanın aşamasına göre müdafi aracılığıyla korunur.
Ceza Muhakemesinde “Çocuk” Kimdir?
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.3/1-a, çocuğu “daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişi” olarak tanımlar. Aynı Kanun, suça sürüklenen çocuğu kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk olarak tanımlar.
CMK m.150/2’deki zorunlu müdafi güvencesi çocuk şüpheli veya sanığın ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı tartışmasından ayrıdır. Türk Ceza Kanunu m.31 yaş küçüklüğünün ceza sorumluluğuna etkisini ayrıca düzenler; CMK m.150/2 ise ceza muhakemesinde savunma yardımını güvence altına alan usul hükmüdür.
Bu nedenle “çocuk zaten yaptığı fiilin sonucunu biliyordu” veya “kendini iyi ifade ediyor” gibi değerlendirmeler, müdafii bulunmayan çocuk bakımından zorunlu müdafiliği kaldırmaz. Kanun kişinin çocuk olmasını yeterli koruma nedeni kabul etmiştir.
Çocuğun “Avukat İstemiyorum” Demesi Geçerli midir?
CMK m.150/2’de görevlendirme isteme bağlı değildir. Bu nedenle müdafii bulunmayan çocuk “avukat istemiyorum” dese bile zorunlu müdafi görevlendirilir. Çocuğun bu beyanı, m.150/2’nin emredici korumasını ortadan kaldırmaz.
Bu sonuç, çocuğun görüşünün hiçbir önem taşımadığı anlamına gelmez. Çocuk ceza muhakemesinde dinlenir, hakları anlayabileceği şekilde açıklanır ve savunmaya ilişkin iradesi değerlendirilir. Ancak müdafinin bulunması kanuni güvence olduğundan, bu güvence çocuğun tek taraflı vazgeçmesine bırakılmamıştır.
Talebe bağlı müdafilik ile farkı burada belirgindir. CMK m.150/1’de kendi müdafiini seçemeyen yetişkin şüpheli veya sanığın müdafi istemesi gerekirken, m.150/2’de çocuk bakımından istem aranmaz. Ayrıntılı karşılaştırma için CMK 150/1 talebe bağlı müdafi rehberi incelenebilir.
Anne veya Baba “Avukat İstemiyoruz” Derse Görevlendirme Yapılmaz mı?
Hayır. CMK m.150/2’deki zorunluluk, anne-babanın veya diğer kanuni temsilcinin müdafi isteyip istememesine bağlı değildir. Müdafii bulunmayan çocuk için istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Kanuni temsilcinin “avukata gerek yok” şeklindeki görüşü, kanunun emredici hükmünü ortadan kaldırmaz.
Bununla birlikte CMK m.149/1, kanuni temsilcisi varsa onun da şüpheli veya sanığa müdafi seçebileceğini düzenler. Dolayısıyla anne, baba veya yetkili kanuni temsilci çocuk için özel bir avukat seçebilir. Seçilmiş müdafi görevi üstlenirse çocuk artık “müdafii bulunmayan” durumda değildir ve baro görevlendirmesinin devamı CMK m.156/3 uyarınca sona erer.
Kanuni temsilci ile çocuğun menfaatlerinin çatıştığı dosyalarda temsil ilişkisi ayrıca dikkatle ele alınmalıdır. Müdafiin görevi çocuğun savunmasını bağımsız biçimde yürütmektir; müdafi ebeveynin avukatı değildir.
Çocuk Şüphelinin İfadesinde Müdafi Bulunması Gerekir mi?
Evet. Çocuk şüphelinin seçilmiş müdafii yoksa CMK m.150/2 gereğince müdafi görevlendirilmelidir. Soruşturma evresindeki ifade alma işlemi CMK m.147’deki hak bildirimleri ve çocuklara ilişkin özel usul güvenceleriyle birlikte yürütülür. Müdafi çocuğa isnadı ve haklarını hukuken açıklar, ifade süresince yanında bulunur ve hukuki yardım sunar.
CMK m.149/3, müdafiin şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceğini veya kısıtlanamayacağını düzenler. Çocuk bakımından m.150/2 bu yardımın bulunmasını zorunlu hâle getirir.
İfade işlemi yapılmadan önce görevlendirme kaydı oluşturulmalı ve müdafiin fiilen katılımı sağlanmalıdır. Yalnız “baroya haber verildi” şeklinde bir kayıt, müdafi henüz gelmeden çocuğun ifadesinin alınmasını kanunen güvenli hâle getirmez.
İfade sırasındaki genel müdafi hakları için CMK 147 ve 149 ifade sırasında avukat hakkı rehberi tamamlayıcıdır.
Çocuk Şüpheli Hâkim Önünde Sorgulanırken Müdafi Nasıl Sağlanır?
Şüphelinin hâkim tarafından dinlenmesi sorgudur. Çocuk şüphelinin müdafii yoksa zorunlu müdafilik sorguda da devam eder. CMK m.156/1-a uyarınca soruşturma evresinde sorgu için müdafi görevlendirilmesini sorguyu yapan hâkim barodan ister.
Tutuklama veya adli kontrol talebiyle yapılan sorgu çocuğun özgürlüğü bakımından ağır sonuçlar doğurabilecek bir işlemdir. Müdafi; isnadın hukuki niteliğini, mevcut delilleri, tutuklama koşullarını, ölçülülüğü ve çocuk bakımından uygulanabilecek tedbirleri değerlendirerek savunma yapar.
Çocuğun daha önce kollukta başka bir müdafiyle ifade vermiş olması, sorgu sırasında müdafisiz kalabileceği anlamına gelmez. Mevcut görevlendirmenin devam edip etmediği kontrol edilir; müdafi yoksa m.150/2 ve m.156 uyarınca görevlendirme sağlanır.
Çocuk Sanığın Duruşmasında Zorunlu Müdafi Bulunur mu?
Evet. İddianamenin kabulünden sonra kişi sanık sıfatını alır; çocuk sanığın müdafii yoksa CMK m.150/2’nin zorunlu müdafi güvencesi kovuşturma evresinde de geçerlidir. Barodan görevlendirme istemini CMK m.156/1-b uyarınca mahkeme yapar.
Görevlendirilen müdafi duruşmaya gelmez, vakitsiz çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa CMK m.151/1 uyarınca mahkeme derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar. Yeni müdafi savunmayı hazırlamak için yeterli zamanı olmadığını bildirirse m.151/2 gereğince oturum ertelenir.
Bu nedenle çocuk sanık bakımından müdafi zorunluluğu yalnız ilk duruşmada bir avukat adı bulunmasıyla tamamlanmaz. Savunmanın duruşma boyunca fiilen sürmesi ve müdafi değişirse yeni avukatın hazırlanabilmesi gerekir. Ayrıntı için CMK 151 duruşmaya gelmeyen müdafi rehberi incelenebilir.
Çocuğun Özel Avukatı Varsa Barodan Ayrıca Müdafi Atanır mı?
CMK m.150/2, “müdafii bulunmayan” çocuk şüpheli veya sanığı esas alır. Çocuğun seçilmiş ve görevi fiilen üstlenmiş bir müdafii varsa, aynı gerekçeyle ayrıca baro müdafii görevlendirilmesi zorunlu değildir. Zorunluluk çocuğun mutlaka baro avukatıyla değil, müdafi yardımından yararlanarak savunulmasıdır.
Çocuk veya kanuni temsilcisi sonradan özel müdafi seçerse CMK m.156/3 uyarınca baro tarafından görevlendirilen müdafiin görevi sona erer. Ancak geçiş sırasında çocuk müdafisiz bırakılmamalıdır. Seçilmiş avukatın yalnız isminin bildirilmesi değil, görevi gerçekten üstlenmesi önemlidir.
Özel avukatın görevi sona erer veya duruşmaya katılamazsa çocuk hâlâ m.150/2 kapsamındaysa zorunlu müdafi ihtiyacı yeniden doğar. Yargı makamı yeni görevlendirme sürecini işletmelidir.
Çocuk İçin Müdafi Görevlendirmesini Kim İster, Hangi Baro Yapar?
CMK m.156, m.150 kapsamındaki görevlendirmenin usulünü belirler. Soruşturmada ifadeyi alan merci veya sorguyu yapan hâkim; kovuşturmada mahkeme barodan müdafi görevlendirilmesini ister. Müdafi, soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yerdeki baro tarafından görevlendirilir.
Çocuğun ikamet ettiği il, ailesinin yaşadığı şehir veya nüfusa kayıtlı olduğu yer tek başına görevli baroyu belirlemez. CMK m.156/2’nin ölçütü ceza muhakemesinin yürütüldüğü yerdir. Bu ayrıntı için CMK 156/2 görevli baro rehberi incelenebilir.
Görevlendirilen avukat kolluk, savcılık veya mahkemenin temsilcisi değildir. Çocuğun savunmasını bağımsız biçimde yürütür ve Avukatlık Kanunu ile meslek kurallarındaki yükümlülüklerine tabidir.
Çocuk İçin CMK Müdafii Görevlendirilmesinde Maddi Durum Araştırılır mı?
CMK m.150/2, çocuk bakımından ekonomik yetersizlik şartı içermez. Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanığın çocuk olması, istem aranmadan görevlendirme için yeterlidir. Ailenin gelirinin yüksek olması, taşınmazının bulunması veya özel avukat tutabilecek mali güçte görülmesi m.150/2’deki zorunluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bu husus, çocuk için CMK müdafiliğinin “yoksullara özel bir sosyal yardım” olmadığını gösterir. Düzenleme ceza muhakemesindeki savunma hakkının çocuğun yaşına bağlı özel güvencesidir. Ekonomik duruma dayalı talebe bağlı sistem m.150/1’de farklı biçimde düzenlenmiştir; çocuk bakımından kanun m.150/2 ile istemi ve mali beyanı aramamıştır.
CMK müdafiinin tarifeye göre ücreti 5320 sayılı Kanun m.13 uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanır ve yargılama gideri sayılır. Özel avukatlık ücret ilişkisi ise bundan ayrıdır. Ailenin özel müdafi seçmesi mümkündür; seçilmiş müdafi görevi üstlendiğinde baro müdafiinin görevi CMK m.156/3 uyarınca sona erer.
Çocuk Müdafiinin Görevi Yalnız İfade Vermekle Biter mi?
Hayır. CMK görevlendirme rejimi müdafiin yalnız tek bir tutanakta imza atması için kurulmuş değildir. Soruşturma sırasında görevlendirilen müdafiin görevinin kapsamı, CMK ve ilgili görevlendirme yönetmeliği uyarınca dosyanın sonraki işlemleri bakımından devamlılık gösterebilir. Çocuğun savunma ihtiyaçları ifade, sorgu, tutukluluk/adli kontrol, iddianame, duruşma ve kanun yolu aşamalarında farklılaşabilir.
Müdafi dosyayı incelemeli, çocukla yaşına uygun iletişim kurmalı, açıklanan hakların gerçekten anlaşıldığını gözetmeli ve çocuğun lehine olan maddi ve hukuki hususları ileri sürmelidir. Müdafinin görevi yalnız ebeveynin talebini tekrar etmek değildir. Çocukla ebeveynin savunma menfaatleri ayrışırsa avukatın sadakat borcu müdafiliğini üstlendiği çocuğa yöneliktir.
Duruşmada önceki müdafiin görev yapamayacağı anlaşılırsa CMK m.151 ve m.156 mekanizmaları savunma sürekliliğini sağlar. Yeni görevlendirilen müdafi yeterli hazırlık zamanı olmadığını açıklarsa m.151/2 uyarınca oturum ertelenir. Böylece çocuk sanık dosyayı hiç bilmeyen bir avukatla hazırlıksız savunmaya zorlanamaz.
Çocuk Şüpheli/Sanık Müdafii ile Çocuk Mağdur Vekili Aynı Hukuki Statü müdür?
Hayır. CMK m.150/2’deki kişi, suç isnadı altında bulunan çocuk şüpheli veya sanıktır ve görevlendirilen avukatın sıfatı müdafidir. Suçun mağduru olan çocuk bakımından ise CMK m.234/2 ve kovuşturmaya katılma hâlinde m.239/2 kapsamındaki vekil görevlendirmesi gündeme gelir. Her iki sistem çocukları korumaya yönelik olsa da taraf sıfatı, avukatın muhakemedeki rolü ve dayanak maddeleri farklıdır.
Bu ayrım uygulamada önemlidir. Aynı olayda bir çocuk şüpheli, başka bir çocuk mağdur olabilir. Şüpheli çocuk için m.150/2 uyarınca zorunlu müdafi sağlanırken mağdur çocuk için m.234 ve m.239 hükümleri uygulanır. “Çocuk olduğu için barodan avukat atanır” şeklinde tek bir genel cümle, bu iki farklı muhakeme rolünü birbirine karıştırır.
Görevlendirilen müdafi yalnız çocuğun ceza sorumluluğuna ilişkin savunmayı değil, hukuka aykırı delile itiraz, koruma tedbirleri, ifade ve sorgu usulü ile kanun yolu haklarını da takip eder. Mağdur vekili ise mağdurun haklarını, delil taleplerini ve katılma sürecini takip eder. Bu sitede mağdur çocuk bakımından CMK m.234/2 ve m.239/2 ayrıca ayrı içeriklerde ele alınmaktadır.
CMK 150/2 Çocuk Müdafiliği Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Çocuk şüpheli avukat istemese de müdafi atanır mı?
Evet. CMK m.150/2 uyarınca müdafii bulunmayan çocuk için istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
2. Anne-baba avukat istemediğini söylerse görevlendirme yapılmaz mı?
Yapılır. Kanuni temsilcinin istememesi m.150/2’deki zorunlu müdafiliği kaldırmaz.
3. Ailenin gelir durumu iyi olsa da CMK avukatı atanır mı?
Çocuğun müdafii yoksa evet. CMK m.150/2 ekonomik yetersizlik şartı içermez.
4. Çocuk için kaç yaşına kadar bu kural uygulanır?
Çocuk Koruma Kanunu m.3, çocuğu daha erken yaşta ergin olsa bile on sekiz yaşını doldurmamış kişi olarak tanımlar.
5. Çocuğun özel avukatı varsa ayrıca baro avukatı gerekir mi?
Görevi üstlenmiş seçilmiş müdafi varsa çocuk “müdafii bulunmayan” durumda değildir; ayrıca aynı gerekçeyle baro müdafii gerekmez.
6. Çocuk kollukta avukatsız ifade verebilir mi?
Müdafii bulunmayan çocuk şüpheli için m.150/2 gereğince müdafi görevlendirilmelidir ve ifade işleminde müdafi yardımının fiilen sağlanması gerekir.
7. Tutuklama sorgusunda müdafiyi kim ister?
Soruşturma evresinde sorguyu yapan hâkim CMK m.156/1-a uyarınca barodan müdafi görevlendirilmesini ister.
8. Dava açılınca çocuk için zorunlu müdafi biter mi?
Hayır. Müdafii olmayan çocuk sanık bakımından m.150/2 kovuşturma evresinde de uygulanır.
9. Özel avukat sonradan dosyadan ayrılırsa ne olur?
Çocuk hâlâ müdafisiz kalıyorsa m.150/2 gereğince yeni zorunlu müdafi görevlendirilmesi sağlanmalıdır.
10. CMK avukatı çocuğun ailesinin mi avukatıdır?
Hayır. Müdafi, şüpheli veya sanık olan çocuğun savunmasını bağımsız biçimde yürütür.
Resmî Kaynaklar
- T.C. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat – 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu – resmî mevzuat metni
- Adalet Bakanlığı – CMK Müdafi ve Vekil Görevlendirme Yönetmeliği
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 15 Eylül 2026 tarihinde CMK m.149-151 ve m.156 ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.3 esas alınarak kontrol edilmiştir. Yazı yalnız çocuk şüpheli veya sanığın zorunlu müdafiliğine odaklanır.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
