B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Sağır ve Dilsiz Şüpheli veya Sanığa Avukat Zorunlu mu? CMK 150/2

Kısa ve net cevap: CMK m.150/2’ye göre müdafii bulunmayan sağır ve dilsiz şüpheli veya sanığa, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. Kanun bu durumda kişinin ayrıca “avukat istiyorum” demesini, maddi yetersizlik beyanını veya yakınlarının talebini şart koşmaz. Müdafi bulunması zorunludur. Bunun yanında CMK m.202/2-3 gereğince engelli şüpheli, sanık veya mağdura muhakemenin esaslı noktaları anlayabileceği biçimde anlatılmalıdır.

Özet: Sağır ve dilsiz şüpheli için CMK avukatı zorunlu mu?

Evet. CMK m.150/2’de çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul kişi ve sağır ve dilsiz kişi, müdafii yoksa istem aranmaksızın müdafi görevlendirilecek gruplar arasında sayılmıştır. Bu hüküm zorunlu müdafiliktir; kişinin özel avukat tutabilecek mali gücü olup olmaması sonucu değiştirmez.

Kanundaki “sağır ve dilsiz” ifadesi yürürlükteki m.150/2 metninin terminolojisidir. Uygulamada işitme ve konuşma engeli bulunan kişinin iletişim ihtiyacının doğru belirlenmesi ayrıca önem taşır. Müdafi görevlendirilmesi iletişim desteğinin yerine geçmez; CMK m.202, engelli sanık veya mağdura iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktaların anlayabileceği biçimde anlatılmasını ve bu kuralın soruşturmada dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygulanmasını düzenler.

CMK 150/2 kapsamında sağır ve dilsiz şüpheli veya sanığa zorunlu müdafi görevlendirilmesini anlatan adalet ve iletişim görseli
CMK m.150/2 zorunlu müdafiliği, CMK m.202 ise engelli kişinin ceza muhakemesini anlayabilmesi için iletişim güvencesini düzenler.

CMK 150/2 Sağır ve Dilsiz Şüpheli veya Sanık İçin Ne Söyler?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.150/2’nin yürürlükteki metni, “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir” hükmünü içerir. Sağır ve dilsiz şüpheli veya sanık yönünden temel şart, müdafiinin bulunmamasıdır.

Kanun burada m.150/1’deki talebe bağlı modeli kullanmaz. Kişinin “müdafi seçebilecek durumda değilim” demesi veya ayrıca müdafi istemesi beklenmez. Muhakeme makamı, şartı tespit ettiğinde zorunlu müdafi görevlendirme mekanizmasını işletir.

Bu koruma soruşturma ve kovuşturma boyunca geçerlidir. Kolluk veya savcılık ifadesi, hâkim sorgusu, duruşma ve diğer savunma işlemlerinde müdafi yardımının yalnız kâğıt üzerinde değil fiilen sağlanması gerekir.

Kişi “Avukat İstemiyorum” Derse Zorunlu Müdafilik Sona Erer mi?

Hayır. CMK m.150/2’de “istemi aranmaksızın” ifadesi vardır. Bu nedenle kanundaki sağır ve dilsiz olma hâli mevcut ve kişinin seçilmiş müdafii yoksa, “avukat istemiyorum” beyanı zorunlu müdafi güvencesini ortadan kaldırmaz.

Bu durum talebe bağlı müdafilikten farklıdır. CMK m.150/1’de kendi müdafiini seçemeyecek durumda olduğunu beyan eden şüpheli veya sanığın ayrıca müdafi istemesi gerekir. m.150/2’de ise kanun belirli kişisel durumlar nedeniyle savunma yardımını zorunlu kılmıştır.

Kişinin kendi özel müdafiini seçme hakkı ise devam eder. Zorunluluk “mutlaka barodan atanmış avukat” bulunması değil, kişinin müdafiyle savunulmasıdır. Seçilmiş müdafi görevi üstlendiğinde baro müdafiinin görevi CMK m.156/3 uyarınca sona erer.

Zorunlu Müdafi İçin Gelir veya Malvarlığı Araştırması Yapılır mı?

CMK m.150/2, sağır ve dilsiz şüpheli veya sanık bakımından ekonomik yetersizlik şartı getirmez. Kişinin gelir düzeyi, mesleği, taşınmazı veya ailesinin mali durumu zorunlu müdafiliğin doğum şartı değildir. Müdafii bulunmayan kişi m.150/2 kapsamındaysa görevlendirme istem aranmaksızın yapılır.

Bu nedenle sistem, baro adli yardımındaki mali durum incelemesiyle karıştırılmamalıdır. Baro adli yardımında Avukatlık Kanunu ve TBB Adli Yardım Yönetmeliği uyarınca başvuru sahibi mali ve hukuki durumunu gösteren belgeler sunar. CMK zorunlu müdafiliğinde ise ceza muhakemesi makamı kanundaki kişisel şartı esas alır.

Görevlendirilen müdafiin ücretinin nasıl karşılandığı ayrı konudur. 5320 sayılı Kanun m.13 uyarınca CMK kapsamında görevlendirilen müdafi ve vekillere yapılacak ödeme, Adalet Bakanlığı bütçesindeki ödenekten karşılanır ve yargılama gideri sayılır.

CMK 202 Engelli Sanık veya Şüpheli İçin Hangi Ek Güvenceyi Sağlar?

Müdafi bulunması, kişinin muhakemeyi anlayabilmesi için gerekli iletişim tedbirlerinin yerini tutmaz. CMK m.202/2, engelli sanığa veya mağdura duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktaların anlayabilecekleri biçimde anlatılacağını düzenler. m.202/3 ise bu hükmün soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygulanacağını belirtir.

Soruşturma evresinde tercüman hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır. Kişinin işaret dili, yazılı iletişim veya başka erişilebilir yöntemle muhakemeyi anlayabilmesi, somut iletişim ihtiyacına göre sağlanmalıdır. Kanunun ölçütü esaslı noktaların kişinin anlayabileceği biçimde aktarılmasıdır.

Bu iki güvence birbirini tamamlar: CMK m.150/2 bağımsız hukuki savunma için müdafi zorunluluğunu, m.202 ise muhakemenin anlaşılabilmesi için iletişim erişilebilirliğini düzenler. Yalnız tercüman/iletişim desteği sağlanması zorunlu müdafiin yerine geçmez; yalnız müdafi bulunması da iletişim ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Kolluk veya Savcılık İfadesinde Ne Yapılmalıdır?

İfade öncesinde şüpheliye CMK m.147’deki haklar bildirilir. Müdafii bulunmayan sağır ve dilsiz şüpheli bakımından m.150/2 uyarınca zorunlu müdafi görevlendirilmelidir. Ayrıca kişinin hakları, isnat ve sorular ile verdiği cevapların içeriği anlayabileceği iletişim yöntemiyle aktarılmalıdır.

CMK m.156/1-a uyarınca soruşturma evresinde müdafi görevlendirilmesini ifadeyi alan merci barodan ister. Şüphelinin kendi başına baro adli yardım bürosuna gitmesi veya form doldurması beklenmez. Görevlendirme ceza muhakemesi içinde yürütülür.

Müdafi, ifade öncesi şüpheliyle görüşebilmeli ve ifade süresince yanında bulunarak hukuki yardım sunabilmelidir. CMK m.149/3 bu yardımın engellenemeyeceğini veya kısıtlanamayacağını düzenler. İfade sırasında erişilebilir iletişim sağlanmaması savunmanın etkili kullanılmasını doğrudan etkileyebilir.

İfade hakkının genel çerçevesi için CMK 147 ve 149 müdafi hakkı rehberi incelenebilir.

Hâkim Önündeki Sorguda Zorunlu Müdafii Kim Sağlar?

Şüphelinin hâkim tarafından dinlenmesi sorgudur. Soruşturma evresindeki sorguda m.150/2 kapsamındaki müdafi görevlendirilmesini CMK m.156/1-a uyarınca sorguyu yapan hâkim barodan ister. Müdafi soruşturmanın yapıldığı yerdeki baro tarafından görevlendirilir.

Tutuklama veya adli kontrol sorgusunda hukuki ve iletişim güvenceleri birlikte uygulanmalıdır. Şüpheli, isnadı ve koruma tedbiri talebinin nedenlerini anlayabilmeli; müdafi de deliller ve tedbir şartları hakkında etkili savunma yapabilmelidir.

Kişinin önceki aşamada “avukat istemiyorum” demiş olması, m.150/2’nin zorunlu niteliği nedeniyle sorguda müdafisiz kalmasına gerekçe değildir. Mevcut seçilmiş müdafi yoksa görevlendirme sağlanmalıdır.

Duruşmada Sağır ve Dilsiz Sanığın Müdafii Bulunmak Zorunda mı?

Evet. Sanığın seçilmiş müdafii yoksa m.150/2 kapsamındaki zorunlu müdafilik kovuşturma evresinde de uygulanır. Barodan görevlendirme istemini CMK m.156/1-b uyarınca mahkeme yapar; görevlendirmeyi kovuşturmanın yapıldığı yerdeki baro gerçekleştirir.

Duruşmada ayrıca CMK m.202/2 gereğince iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar sanığın anlayabileceği biçimde anlatılmalıdır. Bu, iddianamenin içeriği, delil tartışmaları, tanık anlatımları, savcılık mütalaası ve savunmanın esaslı noktalarının sanık tarafından anlaşılabilmesini kapsayan bir usul güvencesidir.

Görevlendirilmiş müdafi duruşmaya gelmez, vakitsiz çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa CMK m.151/1 uyarınca mahkeme yeni müdafi görevlendirilmesi için derhâl işlem yapar. Yeni müdafi yeterli hazırlık zamanı olmadığını bildirirse m.151/2 gereğince oturum ertelenir. CMK 151 rehberi bu süreci ayrıntılı açıklar.

Özel Avukat Varsa Barodan Ayrıca Avukat Atanır mı?

CMK m.150/2 “müdafii bulunmayan” şüpheli veya sanığı esas alır. Kişinin seçilmiş ve görevi üstlenmiş bir müdafii varsa ayrıca aynı hükme dayanılarak baro müdafii görevlendirilmesi zorunlu değildir. Kişi zorunlu müdafi gerektiren grupta olsa da müdafiini serbestçe seçebilir.

Barodan müdafi görevlendirildikten sonra özel avukat seçilirse CMK m.156/3 uygulanır ve baro müdafiinin görevi sona erer. Bu geçişte seçilmiş müdafiin görevi gerçekten üstlenmesi gerekir; zorunlu müdafilik devam ederken kişi savunma boşluğu içinde bırakılamaz.

Özel müdafi daha sonra çekilir veya görev yapamaz hâle gelirse, m.150/2 şartı devam ettiği sürece yeni müdafi sağlanmalıdır. Görevin sona ermesine ilişkin ayrıntı için CMK 156/3 özel avukat ve baro müdafii rehberi incelenebilir.

Sağır ve Dilsiz Kişi İçin Zorunlu Müdafilik, Çocuk ve Malullük Hâllerinden Nasıl Ayrılır?

CMK m.150/2 üç koruma grubunu aynı fıkrada sayar: çocuk; kendisini savunamayacak derecede malul kişi; sağır ve dilsiz kişi. Bu grupların ortak sonucu müdafii yoksa istem aranmadan görevlendirme yapılmasıdır; fakat hukuki koşulları aynı cümleyle birbirine karıştırılmamalıdır.

CMK 150/2 grubuKanuni ölçütİstem
ÇocukÇocuk statüsü + müdafinin bulunmamasıAranmaz
Kendisini savunamayacak derecede malul kişiMalullüğün kişinin kendisini savunamayacak dereceye ulaşması + müdafinin bulunmamasıAranmaz
Sağır ve dilsiz kişiKanunda sayılan kişisel durum + müdafinin bulunmamasıAranmaz

Bu nedenle sağır ve dilsiz kişiye ilişkin sayfa, “her engelli kişi otomatik m.150/2 kapsamındadır” şeklinde genişletilemez. Diğer engellilik veya hastalık hâllerinde kanundaki “kendisini savunamayacak derecede malul” ölçütü ayrıca değerlendirilir. Bu konu ayrı bir rehberde ele alınmaktadır.

Görevlendirme ve İletişim Desteği Dosyada Nasıl Belgelenmelidir?

Sonradan savunma hakkının etkili kullanılıp kullanılmadığı denetlendiğinde tutanakların açık olması önemlidir. Müdafi görevlendirme istemi, baronun görevlendirme kaydı, müdafiin işleme katılımı ve kişinin muhakemeyi anlayabilmesi için kullanılan iletişim yöntemi dosyada görülebilmelidir.

İfade veya sorgu tutanağında yalnız “hakları anlatıldı” şeklindeki genel bir cümle, kişinin gerçekten anlayabildiğini her durumda göstermeyebilir. CMK m.202’nin amacı, esaslı noktaların engelli kişiye anlayabileceği biçimde aktarılmasıdır. Kullanılan tercüman veya erişilebilir iletişim yöntemi, işlemin niteliğine göre tutanakta belirlenmelidir.

Bu kayıtlar özellikle ifade, sorgu ve duruşmada müdafiin fiilen bulunup bulunmadığı, kişinin isnadı anlayıp anlamadığı ve savunma hakkına erişimin sağlanıp sağlanmadığı yönünden önem taşır. Hangi baronun müdafi görevlendireceği için CMK 156/2 görevli baro rehberi incelenebilir.

Her İşitme veya Konuşma Güçlüğü CMK 150/2’deki Aynı Sonucu Doğurur mu?

CMK m.150/2’nin yürürlükteki lafzı “sağır ve dilsiz” ibaresini kullanır. Bu nedenle somut olayda yalnız kısmi işitme kaybı, yalnız konuşma güçlüğü veya başka bir engellilik hâli bulunduğunda, kişinin doğrudan bu ibare kapsamında olup olmadığı dosyadaki tıbbi ve fiilî durum üzerinden belirlenmelidir. Kanun metnini genişleterek “her türlü işitme engelinde otomatik olarak aynı bent uygulanır” şeklinde bir cümle kurmak doğru değildir.

Bununla birlikte aynı fıkrada ayrıca “kendisini savunamayacak derecede malul” kişiye de istem aranmaksızın müdafi görevlendirileceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla kişinin engellilik veya sağlık durumu m.150/2’deki diğer ölçüte ulaşıyorsa zorunlu müdafilik bu ayrı kanuni nedenle gündeme gelebilir. Bu değerlendirme soyut engel adından değil, kanunda yazılı şarttan yapılmalıdır.

CMK m.202 ise daha geniş bir iletişim güvencesi getirir ve “engelli olan sanık veya mağdur” ifadesini kullanır. Bu nedenle bir kişi m.150/2’deki “sağır ve dilsiz” ibaresinin uygulanması konusunda ayrıca değerlendirme gerektirse bile, muhakemedeki esaslı noktaların kendisine anlayabileceği biçimde anlatılması ihtiyacı m.202 yönünden ayrıca incelenir. Müdafi zorunluluğu ve erişilebilir iletişim aynı hukuki soru değildir.

Dosyada tereddüt varsa sağlık raporu, kişinin fiilî iletişim kapasitesi, kullanılan yardımcı araçlar ve işlem tutanakları birlikte değerlendirilmelidir. Amaç, kanunun koruyucu hükmünü soyut varsayımla daraltmak veya belirsiz biçimde genişletmek değil, somut kişisel durumu doğru kanun maddesine bağlamaktır.

Şüpheli veya Sanığın İletişim İhtiyacı İlk İşlemde Nasıl Tespit Edilmelidir?

Yakalama, ifade, sorgu veya duruşmanın başlangıcında kişinin iletişim biçimi göz ardı edilmemelidir. Hakların standart metin olarak okunması, kişi bunları fiilen anlayamıyorsa tek başına yeterli değildir. İşlem makamı, kişinin hangi yöntemle sağlıklı iletişim kurabildiğini belirlemeli; CMK m.202 kapsamındaki anlatım veya tercüman ihtiyacını buna göre sağlamalıdır.

Müdafi de ilk görüşmede müvekkilin isnadı, susma hakkını, yapılacak işlemin niteliğini ve olası sonuçlarını anlayıp anlamadığını kontrol etmelidir. İletişim yöntemi yalnız kimlik bilgilerini vermeye yetecek seviyede değil, hukuki savunmanın karşılıklı kurulmasına elverişli olmalıdır. Özellikle tutuklama sorgusu ve esas hakkında savunma gibi ağır sonuç doğuran işlemlerde bu husus daha belirgindir.

CMK 150/2 Sağır ve Dilsiz Kişide Zorunlu Müdafi Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Sağır ve dilsiz şüpheli avukat istemese de müdafi atanır mı?

Evet. Müdafii yoksa CMK m.150/2 uyarınca istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.

2. Geliri yüksekse zorunlu müdafi atanmaz mı?

Gelir şartı yoktur. m.150/2’deki kişisel durum ve müdafinin bulunmaması esas alınır.

3. Tercüman olması avukat gereğini ortadan kaldırır mı?

Hayır. Müdafi hukuki savunmayı, CMK m.202 kapsamındaki iletişim desteği ise muhakemenin anlaşılmasını sağlar; işlevleri farklıdır.

4. Kollukta ifade alınırken müdafi bulunmalı mı?

Müdafii bulunmayan m.150/2 kapsamındaki şüpheli için zorunlu müdafi görevlendirilmelidir.

5. Sorguda müdafi talebini kim baroya yollar?

Soruşturma evresinde sorguyu yapan hâkim CMK m.156/1-a uyarınca barodan görevlendirme ister.

6. Duruşmada iletişim nasıl sağlanır?

CMK m.202/2 uyarınca iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar engelli sanığa anlayabileceği biçimde anlatılır.

7. Özel avukatı varsa baro ayrıca müdafi atar mı?

Görevi üstlenmiş seçilmiş müdafi varsa kişi “müdafii bulunmayan” durumda değildir; ayrıca m.150/2’ye dayalı baro müdafii zorunlu değildir.

8. Özel avukat ayrılırsa ne olur?

m.150/2 şartı devam ediyorsa kişi müdafisiz bırakılamaz ve yeni müdafi görevlendirilmesi sağlanır.

9. CMK 202 yalnız duruşmada mı uygulanır?

Hayır. m.202/3, ilgili hükümleri soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygular.

10. Baro müdafiini kim seçer?

İlgili muhakeme makamı görevlendirme istemini iletir; müdafiyi soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yerdeki baro görevlendirir.

Resmî Kaynaklar

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Yazar: – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 15 Eylül 2026 tarihinde CMK m.149, m.150/2, m.156 ve m.202’nin güncel metni esas alınarak kontrol edilmiştir. Kanundaki “sağır ve dilsiz” ibaresi m.150/2’nin yürürlükteki lafzıdır.

(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp